Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ümraniye Belediyesi Şiir Yarışması
  • Şuur13.02.2024 - 22:20

    Aklıselim

  • desem de inanma13.02.2024 - 03:42

    'Seni sevmiyorum' desem de inanma.

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:59

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:58

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:58

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:57

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:57

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:56

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:56

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik

  • Ömür adam01.02.2024 - 18:55

    Ömür
    Kızgınım-Kırgınım, çünkü: Zaman kavramının ne olduğunu, dolayısıyla zamanın bir dilimi olan “ömür” kavramının ne anlama geldiğini kesinlikle çözdüğüme inanıyorum. Megalomanyak değilim ve çözüm formülünü DOM-sistemi bilgileri içinde doğa-bilimsel argümanlarıyla ortaya koyup, herkesin görüşüne açtım. Verilerde veya mantıksal değerlendirmelerde bir hata varsa bildirilmesini bilim-insanları dahil herkesten rica ettim. Şimdiye dek hiçbir itiraz gelmedi.
    Yani:
    >1- Hayatın ne olduğunu,
    >2- Niçin doğup-öldüğümüzü,
    >3- Doğada herhangi bir şeyin nasıl yapıldığını,
    >4- Varlıkların neden birleşerek hücre, beden, toplum gibi üst-sistemler içinde bir araya geldiklerini,
    >5- Toplumsallaşmanın neden gerekli olduğunu ve nasıl örgütlenmesi gerektiğini,
    >6- Tepeye (liderliğe) bağımlı örgütlenmelerin tüm toplumsal sorunların kaynağı olduğunu,
    >7- Toplumsal sorunların üstesinden gelebilmek için mutlaka tabana dayalı bir örgütlenme içine girilmesinin şart olduğunu,
    >8- Atalarımızın neden hayatı ve doğayı yanlış anladıklarını,
    >9- Bu yanlış doğa görüşlerini nasıl geleneklere yansıtıp, çocukluğumuzda otomatik olarak bizlere aktarıp, nasıl bizleri hatalı bir hayat görüşüne sürüklediklerini,
    >10- Beyinlerimizde geleneksel sistemlerle oluşturulan bu hatalı sinaps bağlantılarını kırmadan, düşünce ve davranışlarımızı değiştirmenin mümkün olamayacağını,
    >11- Bu nedenle kendimizle mücadele edip, “aklım-başka, gönlüm başka” ikileminden kurtulmanın şart olduğunu,
    >12- Bunun için kendimizde (beynimizdeki programlarda) değişiklik yapmaya çaba harcamamız ve “kral çıplak” diyecek kadar gerçekleri görüp benimsememiz gerektiğini,
    >13- vs, vs.yi yaklaşık 20 yıldır sizlere anlatmaya çalıştım.

    Artık yapılabileceklerin sonuna geldim. Görüşlerimde bir veri veya mantık hatası varsa, düzeltmenizi, yoksa, bu görüşü benimseyip, sahip çıkmanızı, çünkü bu görüş sayesinde çocuklarımıza güzel bir miras bırakma şansımızın olduğunu defalarca vurguladım.

    “Hocam, çok uzun yazıyorsunuz, onları okuyup-değerlendirecek zaman bulamıyoruz” dediniz, yaklaşık 500 sayfalık bir genel metni önce 30 küsur sayfa indirecek şekilde özetledim.

    Gene çok uzun dediniz, 15-16 sayfada özetledim.

    Gene çok uzun buldunuz, 5 sayfada özetledim!
    Tüm sorunlarımızın kaynağını tek bir nedene indirgeyip- çözen bir formül ortada iken, alternatif bir çözüm önerisi olmadığı halde, önerilen çözümü kabul etmemekte direnen insanlar görüşlerini gözden geçirmelidirler.

    Haydi koyun ortaya çözüm önerilerinizi, veyahut kabul edin önerileni ve uzlaşmaya örgütlenmeye başlayalım.

    Eh artık benden bu kadar, sizler için, insanlık için, çocuklarımız ve torunlarımız için 30 senedir didiniyorum, ama sizleri aktif hale getirmekte zorlanıyorum.

    İsmet Gedik