Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mağara sizce ne demek, mağara size neyi çağrıştırıyor?

mağara terimi Cem Nizamoglu tarafından 22.07.2004 tarihinde eklendi

  • Les Temps Des Gitans
    Les Temps Des Gitans 06.06.2011 - 22:07

    Beynim bir mağaraya benziyor,
    ağzımda binyılların kalıntısı,
    konuşma benimle,ısırırım..

  • Seraben Serap
    Seraben Serap 21.04.2011 - 12:05

    İN..

    inebildiğin kadar İN,
    korkma; orda yaşam daha bir saf ve sade,
    ve daha da çok mutluluk var...DENE...

  • Çiçek Seval
    Çiçek Seval 22.04.2010 - 11:10

    içimizdeki adam...

  • Melda Gül Ve Diken
    Melda Gül Ve Diken 18.12.2009 - 14:14

    magaraya benzeyen bır evde 45 gun kaldım bütün derdımı o evden aldım allah kımseyı deyıl magara ona benzeyen yere bıle dusurmesın

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.06.2009 - 22:34

    Maria adlı sekiz yaşında bir kız 1875'te İspanya'nın Altamira civarında babasıyla gezerken kaybolur.ve kendini bir mağarada bulur.15.000 yil evvelin tanığı olur.Dünya'nın M.Ö 4004 yılında yaratıldığına inananlar daha Darwin'nin şokunu atlatamayanlar (1859) şimdi de ilkel insanların kalıntılarının yerine usta ressamları eserlerıyle karşılaşmışdı

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.06.2009 - 22:24

    Mağaraları süsleyen yüzlerce duvar resimlerinde insanları savaşırken,birbirini avlarken,öldürürken gösteren bir tek resim bile yok.

  • Nazan Aslan
    Nazan Aslan 19.12.2008 - 14:22

    in...seni hatırlatan bir kelime daha...

  • Selcen Yalçınkaya
    Selcen Yalçınkaya 14.08.2008 - 16:33

    Sükunet!

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 02.10.2006 - 22:07

    meymenetsiz bir toplumun lâyık olduğu barınak... ;) ...-ki bir çoğu halâ - haketiği şekilde- orada yaşıyor... ;)

  • Tamer Öztürk
    Tamer Öztürk 01.10.2006 - 16:19

    ibonun evi :)

  • Muvahhid Duranoglu
    Muvahhid Duranoglu 01.10.2006 - 13:39

    mutlak karanlık paylaşılırken kurulan arkadaşlık... kişi yanlızlığını paylaşabilen en ulvi jeolojik şekil.

    aşk oydum mağaranın duvarına
    aşk oydum
    ağrıdı taşlar
    ağladı mağara

  • Muaz Eminoğlu
    Muaz Eminoğlu 23.09.2006 - 12:21

    Mağara, yüzeyle bağlantısı olan en az bir insanın sürünerek girebilmesine olanak verecek genişlik ve yüksekliğe sahip olan yeraltı boşluklarıdır. Bazı mağaralar lavların soğuması sırasında içlerinde bulunan boşluklardan da meydana gelebilir; fakat bu mağaralarda zehirli gaz çıkışları olması ihtimali nedeniyle girilmesi tehlikelidir. Buz içinde oluşan mağaralar da vardır.

    Kireçtaşı, dolomit, mermer, jips, tuz, kalsit çimentolu konglomera ve kumtaşı gibi erimeye uygun karbonatlı ve sülfatlı kayaların, yeraltı suları tarafından eritilerek aşındırılmasıyla meydana gelen mağaralara karstik mağaralar denir. Bu tür mağaralar oluşum açısından en zengin mağaralardır.

  • Akguness
    Akguness 15.09.2006 - 18:49

    bizim atalarımız medeniyetin sefasını sürerken avrupalı öküzlerin konakladıkları mekanlar demek hatta bir rivayete göre ayılarlada in savaşı veriyorlarmıs hahahahaha :)))))))

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 03.08.2006 - 03:13

    biraz korku................ yarasaların olabilme ihtimali.......:(

  • Yavuz Elçik
    Yavuz Elçik 12.07.2006 - 15:48

    yerin altında karanlıkşla dolu bir boşluk..yarasaların kol ğezdiği bir korku tüneli.benim pskolojimi bozup atan bir yaratık

  • Faruk Demir
    Faruk Demir 06.07.2006 - 19:28

    Hira..

  • Başak
    Başak 26.05.2006 - 22:17

    tek sığınağı...
    yalnızlığımın en büyük tanığı...
    'ben inime çekiliyorum..orada hayal kırıklığına yer yok...'

  • Nisa Gül
    Nisa Gül 16.05.2006 - 00:08

    acep kaç dönem uyuduğu bilinmeyen yedi uyuyanlarla (gerçek sayısı ALLAHU ALEM) hicret eden mağara arkadaşlarının soluduğu hava aynımıdır.mağara bir peygamberin olgunluk süreci gibi gelir bana...
    insan evinde huzur ve rahat bulur mağarada doğal evler gibi gelir....sukutu simgeler bence.....hangimiz kafa dinlemeyi istemez şimdilerde tatil köyleri var ama çok acayip kafa dinlemek isteyen bir sürü insan ama ortada birşey eksik geliş sebebimiz yok sessizlik......dağın doruklarında bir yer... bir kaç dilim ekmek ve bir yerlerden kaynayıp gelen su.

  • Merve Çifcibaşı
    Merve Çifcibaşı 08.05.2006 - 08:17

    pre-hıstorıık donemde ınsanları az saklamamıs.magaralarda yasarmıslar.ohhh kebab valla,gır yat.
    toz alma,sılıpsupurme derdı yok,helekı ev kırası hıc yok.
    pardon bısı sorcam burdan en yakın magaraya nasıl cıkabılırım acaba :-))

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz 24.04.2006 - 00:54

    psikolojik testlerde 'mağara' kişinin hayatını simgeler..

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz 24.04.2006 - 00:53

    sonunda ışık görmeyi tercih ederim..

  • Muhammed Zafer Haberal
    Muhammed Zafer Haberal 09.04.2006 - 21:04

    ayı sonra da kastamonu :))

  • Ant Dede
    Ant Dede 31.03.2006 - 18:10

    in, ayı, yosun :=))))

  • Dilara Alan
    Dilara Alan 10.02.2006 - 22:06

    Haydi mağarana! Sen ininden çıkarsan yaşayamazsın**

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 29.12.2005 - 11:16

    Osmanlı'nın tek bir insanı fakir değilken, Osmanlı'nın sahiplendiği insanların ailesi mağarada yaşamış. Yıl 2005 aç telefonu, en bilindik olanı İbrahim Tatlıses'e sor. Diyecek ki sana benim ailemin gönlü zengindi. Zenginlik nedir bilmiyorduk ki, sokak başlarına bırakılan altını alıp ne edecektik?

  • Hamza
    Hamza 20.12.2005 - 08:01

    Ah, yalnızlığın şekle bürünen cenâzesi
    Ah, ruhumun hastalık taşıyan ferâcesi
    Her akşam hançeriyle bani kalpten yaralar
    İçime karanlığı dolduran mağaralar

    n.g

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 10.12.2005 - 19:11

    kaptan mağara adamı geliyor anacıııııııııım!

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 21.09.2005 - 16:56

    odam mutfak WC ve banyo dörtgeni

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 02.08.2005 - 18:16

    Ğar-i Hira

  • Pınar Kaya
    Pınar Kaya 19.08.2004 - 01:00

    Bir Damlataş birde İnsuyu magarası beni etkiledi oldukça sıradışılar.

    sarkıtlar... dikitler... sütunlar... o yapıları görünce oluşmalarındaki zamanıda düşünmek elde olmuyor.

  • F
    F 18.08.2004 - 16:54

    - yeraltı dünyasını sembolize eder,
    - geçici zaman için ölüm, uyku gibi hallerle kendinden geçip, ölüp tekrar dirilmenin sembolüdür,
    - yeraltı dünyasının kaynağı Sümer ülkesidir. Sümer hükümdarı Gılgamış yer altında öbür dünyaya gitmiş, orada uyumuş, tekrar uyanmıştır,
    - Demeter'in kızı Persephone yeraltında ölür, dirilir, yer yüzüne çıkar,
    - Mağara korku, dehşet, çile, eziyet, uyku ve geçici ölümü sembolize eder,
    - Zeus'un annesi Gaia mağaraya gizlenmiştir,
    - İbrahim peygamberin annesi, Urfa'da mağaraya saklanmıştır,
    - Eyüp peygamber, mağarada çile çekmiştir,
    - Eshab-ı keyf (yedi uyurlar) , Efes yakınlarındaki bir mağarada 309 yıl uyumuş, tekrar uyanmış, sonra da ölmüşlerdir,
    - Havariler mağarada din telkini yapmışlardır,
    - Rapihler, üzerlerindeki baskıların arttığı dönemlerde, mağaralarda ibadet etmişlerdir.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 18.08.2004 - 12:52

    Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yer altı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi, ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor... uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Gözbağcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin,üzerlerinde kuklalarını sergilerler, öyle bir duvar işte. Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan, taştan insan veya hayvan heykelcikleri, boy boy biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca yürümektedirler, kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garip. Doğru... O esirler ki ömür boyu başlarını çeviremeyecek, kendilerinin de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen neneleri de duvara vuran gölgelerinden izleyecekler. Şimdi de mağarada seslerin yankılandığını düşün... Dışarıdan biri konuştu mu, esirler gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi? Kısaca onlar için tek gerçek vardır: Gölgeler.

    Tutalım ki zincirlerini çözdük esirlerin, onları vehimlerinden kurtardık. Ne oldu dersin anlatayım.. Ayağa kalkmaya, başını çevirmeye, yürümeye ve ışığa bakmaya zorlanan esir, bunları yaparken acı duyardı. Gözleri kamaşır, gölgelerini görmeye alıştığı cisimleri tanıyamazdı. Biri, ona: “Ömür boyu gördüklerin hayaldi. Şimdi gerçekler karşı karşıyasın” diyecek olsa, sonra da eşyaları bir bir gösterse, “bunlar nedir” diye sorsa, şaşırıp kalır, mağarada gördüklerini, şimdi gösterilenlerden çok daha gerçek sanırdı.

    Bir de düşün ki tutsağı mağaradan çıkarıp dik bir patikadan güneşin aydınlattığı bölgelere sürükledik. Bağırdı, yanıp yakıldı, öfkelendi... Kulak asmadık. Gün ışığına yaklaştıkça gözleri daha çok kamaştı. Hiçbirini seçemez oldu gerçek nesnelerin. Sonra yavaş yavaş alıştı aydınlığa. Önce gölgelerini farketti, arkasından insanların ve cisimlerin suya vuran akislerini. Akşam olunca göğe çevirdi bakışlarını, ayı gördü, yıldızları gördü. Zamanla güneşin sulardaki aksine bakabildi. Nihayet gökteki güneşe çevirdi gözlerini. Ve düşünmeye başladı. Ona öyle geldi ki mevsimleri de, yılları da güneş yaratıyor, görünen dünyanın yöneticisi o. Esirlerin mağarada gördükleri ne varsa onun eseri. Ve eski günlerini hatırladı. Ne kadar yanlış anlamışlardı bilgeliği. Mutluydu şimdi, mağarada kalan eski arkadaşlarına acıyordu. Eski hayatına, eski vehimlerine dönmemek için her çileye katlanabilirdi.

    Adamın mağaraya döndüğünü tasavvur et. Karanlığa kolay kolay alışabilir mi? Dostlarına hakikati söylese dinlerler mi onu? Ağzını açar açmaz alay ederler: 'Sen dışarda gözlerini kaybetmişsin, arkadaş. Saçmalıyorsun. Biz yerimizden çok memnunuz. Bizi dışarı çıkmaya zorlayacakların vay haline...”

    İşte böyle aziz dostum. Sana anlattığım hikaye kendi halimizin tasviridir. Yer altındaki mağara: Görünürler dünyası. Yücelere çıkan tutsak, idealar alemine yükselen ruh...

    _________________
    Cemil MERİÇ
    İletişim Yayınları
    Sf. 11-12
    1997 1. Baskı

  • Nilhan Cihan
    Nilhan Cihan 18.08.2004 - 10:36

    ibrahim tatlıses in doğduğunu söylediği yer geliyor klıma ilk.

    ya bi de ilk çağ insanları filan..
    ıyy yeter..

  • F
    F 16.08.2004 - 12:50

    İbrahim Tatlıses in her katıldığı programda gözleri yaşlanarak 'doğduğunu' söylediği yer.