Kültür Sanat Edebiyat Şiir

alıntı kitap cümleleri sizce ne demek, alıntı kitap cümleleri size neyi çağrıştırıyor?

alıntı kitap cümleleri terimi Fastina Lente tarafından tarihinde eklendi

  • Erşen Muslu
    Erşen Muslu

    Aşıklarla delilerin beyni böyle kaynar durur işte,
    Soğukkanlı bir aklın zinhar almayacağı
    Yoktan var eden taşkın fantazilerle.

    Bir Yazdönümü Gecesi Rüyası (Emine Ayhan ve Aysun Şişik çevirisi)

  • Ters Tepki
    Ters Tepki

    Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun.

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    İçim rahat değilse, karşılıksız bile olsa, mutluluğu istemem.

    Başkaldıran İnsan, Albert Camus

  • Gül Şirin Yürektürk
    Gül Şirin Yürektürk

    Ben, üzerinden geçen ufacık bir dalgayı tufan zanneden bir kaşık su. Benim acım dindiyse dinmeyecek acı yoktur.

    Mücella

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    " sevda ,çocuk gözlerinden ,uyku gibi akıyor."
    (Çalıkuşu ) Reşat Nuri Güntekin

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    "Oysa Tanrı çok farklı bir yol izlemiş, keyfi bir kural koymuş, sonra insanoğlunu bu kuralı çiğnemeye ikna edecek bir yol bulmuştu, sırf ceza kavramını icat edebilmek için. Adem ile Havva'nın kusursuz bir yaşamdan sıkılacaklarını çok iyi biliyordu, er geç onun sabrını denemeye kalkacaklardı. Resmen tuzak kurmuştu , belki kendisi de, yani her şeye kadir Tanrı , her şeyin kusursuzca sürüp gitmesinden sıkılmıştı. Eğer Havva yasak meyveyi tatmasaydı, son birkaç milyar yıl boyunca ilginç hiçbir olay meydana gelmeyecekti."

    Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    "Uykuya dalarken, uykuda ölen insanlar olduğunu hiç düşünmedin mi? Dişlerini fırçalarken, işte tamam, bu son günüm demedin mi hiç? Çok süratle, hem de çok süratle hareket etmek gerektiğini, çünkü zamanın kalmadığını hiç hissetmedin mi? Ölümsüz mü sanıyorsun kendini!"

    Sözcükler, Jean-Paul Sartre

  • Yitikler Sokağı
    Yitikler Sokağı

    Bizim orada ölmeye üç kala kesilir tavuklar. O da murdar olup ziyan olmasın diye. Haliyle beş altı yıl boyunca yumurtlamış hayvanın etinin yumuşak olması beklenmiyor.
    Vay efendim köy tavuğu lezzetli olur, doğal
    beslenir, iyidir. İnanmayın böyle şeylere. Israr
    ediyorsa biri bunları size söylerken, hayatında
    köy tavuğu yememiştir.
    Sabahtan başlar kaynamaya akşam olur pişmez. Sonunda elinizde haşlanmış bir kamyon lastiği, dilinizde kurbağa boku tadı bırakır.

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    "Ne kadar da zor bütünüyle kurtulmak bizden öncesine ait sığ âdet ve inançlardan; hele de bazen hayat boyu başka bir hayat muhafaza ederken."

    Yarın Savaşta Beni Düşün, Javier Marias

  • Elif Key
    Elif Key

    "" yoklama alıyorum ,
    Sessiz olun !
    Kaygı ? Burda !
    Hüzün ? Burda !
    Yalnızlık ? Burda !
    Mutluluk ? ...... Mutluluk ?
    Cemal süreya.

  • Aslı Keskin
    Aslı Keskin

    acılar hatıralaşınca güzelleşir..
    c.meriç

    ..

    Beni boş ver. Konu ben değilim ki. Hiçbir zaman da olmadım. Asıl sen kimsin? Senin heyecanların neler, tutkuların neler, hayallerin neler? Şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? Seni karşılıksız seven insan kimdir, ne bok yersen ye seni bağrına basacak insan kimdir? Eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara, halini hatrını sor bu vesileyle. Yoksa sen de bir gün benim gibi yapayalnız kaldığında ufacık bir şey danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. Bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. Çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum, tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim. İstersen sonra yine araşalım, daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü.

    Emrah Serbes / Erken Kaybedenler

  • Aslı Keskin
    Aslı Keskin

    ..
    "Hayat hep bir ağlatıp bir güldürdü bizi.Ağlarken önce bekledik gözyaşlarımız silinsin,olmadı.Kendi gözyaşımızı kendimiz silmeye alıştık.Sonra daha çok ağladık,bu sefer gözyaşlarımız silinsin diye değil,biri gelip ağrıyan yanımızı sımsıkı sarsın diye bekledik,yine olmadı.Ya bir şeyler tersti ya da olması gereken buydu .Hayat başka türlü nasıl ögretebilirdi ki güçlü olmayı ?İnsan yara aldığında kanayan yerini temizlesin ,sevsin,sarsın,merhem olsun istiyor.Ama bilmiyor ki insanın en iyi ilacı yine kendisidir.Kimse kimsenin yarasına kendisi kadar merhametli davranamaz.Insanın en güvenli limanı kendisidir."
    ..
    Önce olmaz dediklerin olur. Sonra gitmez dediklerin gider. En son da ölmez demeye korktukların ölür.
    Her biri omuzlarındaki yerini aldığında ne zaman pes edeceğini merak eden bir düşmandan farksızdırlar.
    Bu; hayatın, gücünü sınama şeklidir.

    ..
    Sana mahsun bakan bir çift göz getirdim.
    Acıyı tarif etmeye yeltendigim sözler.
    Ne olursa olsun her zaman yanında hissedecegin cesur bir yürek...
    Hayatının tam bagrına bıraktım onları gör, hisset, sahip çık diye.
    Sana bir avuç gökyüzü hediye ettim kalbimin derinliklerinden.
    Hayatının en degerli anlamı olsun...
    Sevginin varlıgını iliklerinde hisset diye ruhumun bir köşesinden kopup gelen şefkati,karanlıklar aydınlıgını bogmasın diye yüregimden bir parça mutlulugu, getirip vicdanının huzuruna bıraktım.
    Dilersen sevgiye boyun egip iyi insan olmanın onurunu yaşa dilersen de reddet fakat bil istedim iyiler kaybetmez kaybedilir...

    ..
    İnsan bazen çok sevdiklerinin de bir gün gidebileceğini düşünemiyor.
    Sonsuza kadar yanında olacaklarını düşünüp düşebileceği en büyük yanılgıya düşüyor..

    Seda Eroğlu / iyiler kaybetmez, kaybedilir

  • Zümra Yıldız
    Zümra Yıldız

    "Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin, derdi öğretmenim
    Bunca yıl, bunca yol, bunca hayat ve bunca kitaptan
    sonra bütün kelimelerin altını çiziyorum
    - Öğretmenim artık izin istiyorum."

    M. Mungan / Mürekkep balığı

  • Osman Aslan
    Osman Aslan

    Ruhunuz için tanımladığınız biçim sizin kendi gözünüzdeki görüntünüzün doğrudan yansımasıdır. Ruhunuzun doğası için yaptığınız tanım sizin kendiniz hakkındaki duygularınızdır.
    Kokoloji - Tadahiko Nagao&Isamu Saito

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    “Canım insan çekiyor.
    Yan çizmeyen.
    Dolaysız.
    Güzel şeylere iştahı kabarık.
    Hevesini, tutkusunu yitirmemiş.
    Dünyayı seninle yeni baştan tasarlamaya aday.
    Boğmayan ama isteyen…
    Dedikodusuz, yalansız, çekiştirmesiz, seni bütünleyen, seninle bütünlenebilen.
    Soruluyor bazen: “Sıkılınca n’aparsın?”
    Ne mi yaparım?
    Güzele odaklanırım.
    Güzel hikayelere… Güzel havalara…
    Güzel tatlara… Güzel seslere…
    Güzel kitaplara… Güzel kelimelere…
    Güzel insanlara… Güzel yollara…
    Bak, ne geldi aklıma?
    Güzel bir eşya alırsın örneğin; belki onu satın almak için epey çalışıp didinmiş de olabilirsin, eyvallah. Ama o eşyayı satın aldıktan bir süre sonra, ona adapte olamıyorsun. Motivasyonun, onu alana kadarmış.
    O zaman daha iyi anlıyorsun:
    Satın alınan şeyler sana iyi deneyim ve anı sunamıyorsa, örneğin bir dostun, bir seyahatin veya sabaha kadar süren bir konuşmanın benzersiz hazzını veremiyorsa…
    Bu anlamsız ortalamada mülkiyetin belirleyici bir hükmü yok.
    En değerli şeyler anıların, deneyimlerin ve insanların.
    Turgut Uyar’ın, adını “anlamsız ortalama” koyduğu bu hayatta, anlamlı ortalar bulmak için yaşıyorum.”

    * Alıntı

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Hayattan herkesin aynı dersleri almadığını biliriz elbet. Hayat herkese aynı dersi vermez. Hayat karşısında ne kadar iyi bir öğrenci olduğunuz da önemlidir. Hatta daha önemlidir. Zaman herkesin üstünden aynı hız ve derinlikle geçmez, bu yüzden bıraktığı izlerde farklıdır. Zaman yalnızca sizi değil, çevrenizdeki hemen her şeyi az çok değiştirmiştir. Her dönemeçte yaşamla kurulan ilişkinin formüllerini yeniden çatarken, değişkenleri doğru hesaplamak gerekir. Zamanın bizden aldıklarının yerine neleri koyduğumuza bakarız. Yaşama yapılan yatırımın tazelenmesi temelde budur.
    Murathan Mungan/Bir Kutu Daha

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bir Eşşeğin Hikayesi

    Bir zamanlar eşşeğin biri, tüm arkadaşları çalışmaya gittiği için ormanda yalnız kaldı. “Ne yapsam da onlar gelinceye kadar eğlensem?” dedi. Kendi kendine bir oyun oynamaya karar verdi. Uzun uzun ne oynayacağını düşündü. Hiç acele etmiyordu. Çünkü zamanı çoktu eşşeğin. Uzun zaman sonra aklına saklambaç oynamak geldi.

    Yalnızdı; ama bu önemli değildi. “Kendim saklanır, kendim bulurum.” dedi. Bir ağaca dayandı ve yüzden geriye doğru saymaya başladı. “100, 99, 98… 3, 2,1,0. Önüm, arkam, sağım, solum ebe ve sobedir…” dedi ve aramaya koyuldu. “Acaba nereye saklanmış olabilirim?” diye derin derin düşündü. Akşama kadar aradı; ama bir türlü bulamadı, nereye saklandığını. Hava karardı. Eşşeğin tüm arkadaşları ormana geri döndü. Yeni oyunlar oynadılar. Aklından bir türlü çıkmıyordu eşşeğin. Hep kendi kendine “Acaba nereye saklandım?” diye soruyordu.

    Onlar sabah işe gider gitmez bizim eşşek aranmaya başlıyordu. Aradan aylar geçti. Bir gün misket oynarken kafası iyice karıştı ve neyi aradığını da unuttu eşşek. Artık sadece arıyordu. Neyi aradığını bilmeden sadece arıyordu. Kafasını karıştırdıkları için arkadaşlarıyla da arası iyice açıldı. Onları sorumlu tuttu: “Ben ne güzel biliyordum. Hep sizin yüzünüzden oldu. Hayatımı mahvettiniz. Benim suçum yok. Bütün suç sizin !” dedi ve hep küfretti. Ömrü aramakla geçti; ama hiçbir zaman bulamadı aradığını.

    Eğer bir yerlerde çözümü kendi dışında arayan ve başarısızlıklarını sürekli dış etkenlere bağlayıp, bir şeylere küfrede ede aranan bir eşşek görürsen, ona yaklaş: “Senin ne aradığını ben biliyorum.” de. Ve küçük bir ayna tut tam suratının ortasına. Eğer anlarsa ne ala, anlamazsa eşşekliğine ver geç.

    İnsan bir şeyi başaramıyorsa, ya da her işini yarım yamalak yapıyorsa, bir türlü istediği sonuca ulaşamıyorsa tüm suç bizzat kendindedir. İnsan başkasına rağmen başarılı olmaz, kendine rağmen başarılı olur. Benim hiç yanımdan ayırmadığım küçük bir aynam var. Onu saçlarımı taramak için taşımıyorum yanımda. Başarılı olamadığımda veya hak etmediğim bir sonuçla karşılaştığımda ilk yaptığım iş, o aynaya bakıp suçluyu incelemektir.

    ***
    İki tip vardır şu hayatta
    Kimi “kendi sorununu” çözer, kimisi “sorunun kendisini” çözer

    ''Adam Dediğin Benim Gibi Olur'' kitabından alınmıştır..

  • Scarlett Ohara
    Scarlett Ohara

    ''Fakat her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!''

    Sabahattin Ali

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum.
    Eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla böyle bir kayıp yaşamazdım.

    Nietzche Ağladığında-Irvın D.Yalom

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    "Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
    Karl Marx - 1844 El yazmaları

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.

    Ursula K. Le Guin / Mülksüzler

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric?
    - Hayır efendimiz, nasıl bir şey?
    - Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır Olric…

    Tutunamayanlar, Oğuz Atay

  • Black Feelings
    Black Feelings

    Var olsun şiir ve yıldızlar, nur dolsun kalbimiz

    -Sermayem Yok Derdimden Başka-Serdar Tuncer-

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    Sanırım kim olduğumu merak ediyorsun ama ben sürekli bir adı olmayanlardanım.. Adım sana bağlı. Aklından geçtiği gibi seslen bana. Eğer uzun zaman önce olmuş bir şeyi düşünüyorsan, diyelim biri sana bir şey sormuştu ve sen de cevabı bilmiyordun. İşte Benim adım O.

    Karpuz Şekerinde, Richard Brautigan

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Ne tarihi, ne de dini açıdan hakikate giden bir yol yoktur. Diyalektler yoluyla tecrübe edilemez ya da bulunmaz; değişen fikirlerde ya da inançlarda görülmez. Zihin kendi oluşturduğu şeylerin hepsinden kurtulmasıyla hakikat ile karşı karşıya gelirsiniz.O koca tepe de aynı zamanda yaşamın bir mucizesidir.

    Eğer gerçeklik ya da hakikat tecrübe edilecek olsaydı, o zaman sadece kendi zihninizin bir yansıması olurdu. Tecrübe edilen hakikat değil, kendi zihninizin bir yaratımıdır.

    J.Krishnamurti-Krishnamurti'nin Günlüğü

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini bize tekrar tekrar hatırlatmalarıdır. Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir. Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir. Hep ama hep hatırlarız.ne biçim kaybetmektir bu.

    Murathan Mungan

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Beklemenin en iyi yolu unutmaktır. Unutmanın en iyi yolu da kendini bir işe kaptırmaktır.

    Vedat Türkali-Kayıp Romanlar

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Bu da kaderin mantığıydı işte. Kendi hasretinin sebebi kendin oluyordun, başkası değil.

    Kün-Sezgin Kaymaz

  • Eylül Geldi Sonra
    Eylül Geldi Sonra

    Yaşamını yalnızca ihtiras üzerine kuran kişiler için amaç diye bir şey yoktur. Amaç sürekli değişir. Mutlak olan ihtirastır, ne olursa olsun ihtiras... Dolayısıyla ihtiras sanıldığının tersine amaçsız bir şeydir.
    Murathan Mungan/Cenk Hikayeleri/Şahmeran'ın Bacakları

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *ben onu görmeden evvel hayatın manasını bilmiyordum, bulamamıştım. şimdi görüyorum ki o da bensiz yaşayamayacak. söyledikleri doğru, en az doğru olanlar bile doğru. birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. ne aradığını bilmeden aramak.*

    (içimizdeki şeytan, sabahattin ali)

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *ben onu görmeden evvel hayatın manasını bilmiyorum, bulamamıştım. şimdi görüyorum ki o da bensiz yaşayamayacak. söyledikleri doğru, en az doğru görünenleri bile doğru. birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. ne aradığını bilmeden aramak.*

    (içimizdeki şeytan, sabahattin ali)

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *ben onu görmeden evvel hayatın manasını bilmiyorum, bulamamıştım. şimdi görüyorum ki o da bensiz yaşayamayacak. söyledikleri doğru, en az doğru görünenleri bile doğru. birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. ne aradığını bilmeden aramak.*

    (içimizdeki şeytan, sabahattin ali)

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *ben onu görmeden hayatın manasını bilmiyorum, bulamamıştım. şimdi görüyorum ki o da bensiz yaşayamayacak. söyledikleri doğru,en az doğru görünenleri bile doğru. birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. ne aradığını bilmeden aramak.*

    (içimizdeki şeytan,sabahattin ali)

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil

    Ölmek için doğmak. Hayatından bezmiş zavallı bir kemirgen gibi yaşamak kaderimdi sanki. Yaşadığın andan çılgınca zevk almak bana hiç nasip olmayacak mıydı? Neden kendi cenaze törenimi izliyormuş gibi hissediyordum?

    Pulp, Charles Bukowski

  • İrem Başar
    İrem Başar


    ''Sadece ölümden nefret edenler intihar eder; melankolikler ölüme aşık olduklarından onun gelişini beklemekten zevk alırlar ve böylece ne kadar çok beklerlerse o kadar uzatırlar bu zevki.''

    Miguel De Unamuno / Aşk ve Pedagoji


  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    Sonradan görme insanlar maymunlar gibidirler. Hayran olunacak bir çeviklikle yukarılara tırmanırlar, ama zirveye ulaştıkları zaman yalnız ayıp yerleri görünmeye başlar.
    Vadideki Zambak - Balzac

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz

    İnanç görünmeyene inanmaktır. Görünmeyene inanırsanız, başkalarının görmediklerini görürsünüz... !

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *aşkını kalbinde sakla. koşullar imkansız gibi görünse de aşk seni bulduğunda ona açık ol. ona güven. başarısız olmaktan korkma. çünkü başarısız olsan bile aşkın varlığını sürdürecektir...*
    (sarah jio, agapi)

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    *aşkını kalbinde sakla. koşullar imkansız gibi görünse de aşk seni bulduğunda ona açık ol. ona güven. başarısız olmaktan korkma. çünkü başarısız olsan bile aşkın varlığını sürecektir..*
    (sarah jio, agapi)

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam

    Kabiliyetli şair. Bilim adamından daha iyi öğrettiği, psikiyatrdan daha iyi tedavi ettiği muhakkak.

    Âlimin onca ilmine rağmen bir tür hakikat habercisi, sahib–i kelâm muamelesi âlime değil de şaire reva görülür.

    N. BEKİROĞLU

  • Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar
    Biraz Sonra Gelir Yine Sonbahar

    acı ne kadar derinde olsa da, zamanla tüm çiçekler güneşe döner yüzünü...(sarah jio, gündüzsefası)

  • İrem Başar
    İrem Başar



    İsa'yı bekleyenler,
    Mehdi'yi bekleyenler,
    Hızır'ı bekleyenler,
    Ali'yi bekleyenler,
    Güzel günlerin gelmesini bekleyenler,

    Godot'u bekleyenlerden yok farkınız!

    Kalabalık yapmayın kardeşim, manzarayı kapatıyorsunuz…

    Bu arada; Alem-i kevn û Fesad yani Dünya, çok fena bir yer oldu sayenizde…



  • Ahmet Alp Kozan
    Ahmet Alp Kozan

    Mülk gibi söz de, ne senin, ne benim.
    Cümle gibi aşk da, ne senin, ne benim.
    Söz de, aşk da,
    Ne senin, ne benim.
    Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,
    Ağustos göklerinde başımın üstünden geçen bulut,
    Mayıs gülü,
    Işıklı nisan yağmuru,
    Ne kadar Allah'tansa;
    Mülk gibi söz de ve aşk da O'ndan.
    'Sen' tahtına yazıcı kimi oturtsa da;
    Beşeri bir sevgili ya da cismani bir aşk gibi görünen,
    Hiçbir yol O'ndan özgeye çıkmıyor aslında,
    Gönül tahtına O'ndan özge sultan olmuyor.
    Değil mi ki her şey O'ndan;
    Gidecek yer yok O'ndan başka,
    Gelinen yer yok O'ndan başka

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Komünistlerin ekspres treniyle mi, kapitalistlerin yarış otomobiliyle mi, bireycilerin otobüsüyle mi, yoksa kollektivistlerin devletçe denetlenen raylar üstünde işleyen tramvayıyla mı cehenneme gideceğimizi kararlaştırmak için savaşıyorlar. Hepsinin gideceği yer aynı. Hepsi cehenneme gidecek, hepsi aynı ruhsal çıkmaza girecek; hepsi ruhsal çöküntünün sonucu olan toplumsal çöküntüye varacak. Anlaşamadıkları tek bir nokta var: cehenneme neyle gidecekler.


    Aldous Huxley - ‘’ Point Counter Point ‘’

  • Ters Tepki
    Ters Tepki

    Gelecekte aklında bulunsun Mike, balıklar kesinlikle tahrik edici değiller. Çiçekleri dene.

  • Ayfer Altunsöğüt
    Ayfer Altunsöğüt

    her keder mükafatlanır
    her fedakarlık ödüllenir
    ve her borç ödenir.

  • İrem Başar
    İrem Başar


    “Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnızca kendi postuna özen göstermen yeterli.”



    Karl Marx

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam

    Rabbim! dedi Adem,
    Senden af dilemeye bildiğim kelimeler yetmiyor, bana yenilerini ver.

    Nazan Bekiroğlu

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş otoyollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var. Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımızaedemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz. Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır. Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız. Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz. Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür.''


    George Carlin

  • İrem Başar
    İrem Başar


    “Ruhum ölümsüz yaşamın ardından koşma, olanaklar alanını tüketmeye bak.“



    Pindaros