Fesci hainlerin yetiştirdiği bir tarih algısında yetişmiş hainler sürüsünün ölüm yıldönümünde kurucu Liderler için ileri geri konuşmaları yine köpekliğe devam etmelerinden..
Çöl Şulesi, biraz kitap/tarih karıştır ve sadece ülkeyi kurtarıp Cumhuriyet'i kurmakla kalmayıp, kadını/yani seni kafesten/kara çarşaftan kurtararak, Batı'nın kimi gelişmiş ülkelerinin kadınlarından bile önce çağdaşlığa/uygarlığa/aydınlığa taşıyan O İNSANIN verdiği mücadeleleri/devrimleri öğren de öyle gel.
"Benim naciz vücudum elbet birgün toprak olacaktır Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" M.K.Atatürk Karakteri özgürlük olan bir milletin fikri hür irfanı hür vicdanı hür bireyleri olarak hayatta en hakiki mürşit ilimdir bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti ile kalbimizde ilelebet payidar kalacaksın....
huzurla yat mekanında bizi biz yapan Ulu Önder ATAMIZ.
Seviyorum
seviyorum,yerdeki karıncayı, tarladaki darıyı, oğul yapan arıyı. seviyorum anamı,babamı, yavrumu,kocamı.
seviyorum başı dumanlı dağlarLa, dört yanı donanmış vatanımı seviyorum,şehit kanıyla daha bir kızarmış şerefli bayrağımı.
seviyorum,seviyorum vucudunu sınırda siperlemiş yarim diye vatanı ezberlemiş gözü kara mehmetciği.
seviyorum elimden tutmuş, bana herşeyi öğretmiş yıllarını okulda tüketmiş, fedakar öğretmenimi.
seviyorum,tarlada saban tutmuş, belkide gençliğini unutmuş, yavrusunu bazen aç uyutmuş, amma vatan deyince kudurmuş kurtlara, baş tutmuş köylümü.
seviyorum ırmağımı,dağımı seviyorum yağmurumu,karımı, seviyorum gurbette sıla için, çektiğim efkarımı.
içtiğim cigaramı,döktüğüm göz yaşımı, öpeyim onun her kilometre taşını seviyorum yurdumun her türlü insanını, çerkezini,lazını.gürcüsünü,kürdünü
Türt insani anlıdır, Türk insanı şanlıdır, Türk insanı herşeyden önce delikanlıdır.
bileğinin hakkıyla Türklüğünü asırlardır, belleklere kazımış, diyorlar ki seveni azımış.
seviyorum bu yüzden işte ben onu, diyorum ki sökmiyecek düşmanların oyunu, taşıyoruz gururla Türklüğün onurunu, çün ki biz büyük önder, Kustafa Kemal in torunuyuz torunu.
Cnntürk tartışma programı "dindar nesil istemenin nesi kötü..." Dindarlığınızın ölçüsü hükümet ve hükümetinizin tercihi kindar bir nesil için fetö tipi cemaat ve tarikatlerle uzun ince bir yolda gündüz gece yürüyüp aynı menzile giden ayrı kurşunlar olunca dindar mı dinci mi çok farkına varılmıyor. Her seferinde kandırılan bu kârhaneciler artık bu işi gelenek haline getiriyorlar... Malum liberal işbirlikçilerinden öğrendikleri "tecavüz kaçınılmaz ise zevk almaya bak" şiarı besmele gibi duruyor bu ahlaksız görüntüler içinde...
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaari : GARİP-ZAVALLI-FUKARA KIZ 20. KATTAN ATILMIŞ!?
BİLİRKİŞİ RAPOR "İNTİHAR DEĞİL CİNAYET“ DEDİ !?
Annesi ölmüş, babası hasta ve üniversite eğitim parasını kazanmak için çalışan bir genç kız, patronları tarafından tecavüz edilip öldürülüyor. Karşı taraf avukatı saçma sapan bahanelerle ceza indirimi istiyor. Bir genç kızın hayatının bedeli kolay ödenmemeli.Adalet yerini bulmalı.
*Yüreğinde birazcık insanlık kalmış herkesin bu davayı bilmesi ve takip etmesi gerekiyor. Şule Çet, 23 yaşında bir üniversite öğrencisi, annesini 7 yaşında kaybetmiş, yoksul bir aileden geliyor ve okuyabilmek için çalışıyor. İki patronu gecenin bir saatinde iş var diye çağırıp, tecavüz ediyor ve bulundukları plazanın 20. katından atıp öldürüyorlar onu.
Kızcağızın o saatlerde arkadaşına attığı mesajlar var, iş diye çağrıldığını, ayrılmak istediği halde adamların onu bırakmadığını yazan. Onlarca delile rağmen mesleğin yüz karası bir adli tıp uzmanı :
"Geç bir saatte tenha bir yerde bir erkekle buluşmayı kabul eden bir kadın,tecavüzü kabul etmiş demektir. " diyor ve Şule'nin antidepresan ilaç kullanımını da bahane ederek olayı intihar olarak kapattırmaya çalışıyor.
*Bu dava iyilerle, kötülerin, parayla herşeyi yapabileceklerini sananlarla, mazlumların arasındaki bir davadır. Daha iyi bir dünyada yaşamak istiyorsak itiraz etmeliyiz, kamuoyu önemlidir. Lütfen izleyin ve takipçisi olun.
Bu bütün hayatı acılarla geçmiş, gelecek için çırpınırken iki yaratığın birkaç dakikalık zevki için, değil geleceği, canı elinden alınmış bir genç insana karşı görevimiz,son görevimiz.
Hakan Akdag
NOT; Paylaşalım ki adalet için sessimiz güçlü çıksın!?
aşağıdaki yazıyı içim yana,yana,utanarak ve lanet okuyarak en önemliside insan olduğumdan utanarak kopiledim ilgilenelim lütfen,
ben seni,düşe kalka, yanıla yıkıla,taaa yürekten içim titriye,titriye sevdim ama sen beni hiç sevmemişsin ki
ben seni taparcasına, ben seni çıldırasıya, ben seni ölesiye sevdim ama sen beni hiçsevmemişsinki
ben seni yüreğime soktumda sevdim ben sana körlemesine inanıpta sevdim, ben seni,düştüm kalktım,tökezledim yine sevdim ama sen beni hiç sevmemişsinki
baktıkça sana, tutuşur kanım,kaynardı bağrım durmaz külhanca yanardı, bilirdim bu sevda bana zarardı, usul,usul temkinli sevmek karardı.
ama coştu yüreğim sellercesine, estim gürledim yellercesine, düştümde bir sevdaya, yıllarcasına, bıkmadım,yılmadım hep sevdim. ama sen beni hiç sevmemişsinki.
en kıymetlilerimi, önüne doktüm, sevda denilen derdi, gönlüme diktim başkasına değil,birsana eğiktim, bilmedin kıymetim, ben diktim sen hoyratça söktün.
tapındığım,hayalimdeki o mavi göktün, ama sen beni hiç sevmemişsinki, hemde hiçççççç
yine bir mevlid kanrili yine vıcık vıcık mesajlaşmalar, mevlidin idrakine varamadan karşılıklı ay ne kibarız ne kairşinas ne dostsever yollu cilveleşmeler ve sırnaşmalar, yine göya başkasını övme üzerinden lafı ustalıkla kendine getirmeler peygamber kimdi, ne isterdi, vatan peygamber için ne demekti, bunları sorgulamadan ya da aslında çok iyi bilip te bilmeze yataraktan bir iki fetöcü adına mağdur edebiyatına ya da gerçekten münferit bir iki örneği alıp koskoca memleketin karşı karşıya kaldığı felaketi görmezden gelip gözlerden sakındırmalar vatanı denklemeler. çok çok kıymetli peygamberin hayatını hayatlarımıza rehber edinmek dileğiyle hayırlı kandiller.
Ve Macron dan beyizsizliğinden beklenmeyecek bir tesbit "natonun beyin ölümü gerçekleşti" gerçekten de öyle.. Amerikanın fransa' hükümetin kârhaneci gibi kullanıp sonra da hedef tahtasına koymasına içerlenen Fransa amerikaya bir şey diyemediği için Türkiyeyi saldırganlıkla suçluyor. Koca koca uçak gemileri ile akdeniz'de mülteci gemisi batırarak katliam ve soykırım yapmaktan utanmayan fransızların nato üyesi Müttefiği Türkiye yi saldırganlıkla suçlaması ancak bir Fransız kârhaneciliği ile izah edilebilir. Türkiye bütün terör operasyonlarında öldürdükleri teröristlerin toplamı Fransa'nın bir haftada ege ve akdeniz'de silahsız katlettiği mültecilerin yanından geçmez..
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset. Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın. Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et; Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.
Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın. Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın; Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın, Tek başına dileğe doğru at salmalısın.
Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın! İradenle olmalı bütün uzaklar yakın, Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın, Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.
Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan! Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan? Mefkuresinden başka her varlığı unutan, Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...
II Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak, Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin; Seninde bu dünyada nasibin var savaşmak!... Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.
Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla, Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova ,yayla... Hayata ne biçimde geldinse bir borayla Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.
KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından, Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından. Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından. Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.
Yüz paralık kurşunla gider “HAYAT” dediğin; “ Tanrı yolu” uzaktır; erken kalk sıkı giyin. Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin Güzel Kızıl Elma’na varmadan öleceksin.
III Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini, Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına. Işıksız kulübende boranın esişini Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.
Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca; Namert bir el arkandan seni vurur kadınca; Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...
Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar, Senin büyük derdinden başkaları ne anlar? Vicdanını “Paris”e, “Moskova”ya satanlar, Küfür diye bakarlar senin dualarına.
Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim, Beraberiz seninle, işte elinde elim. Seninle bu hayatın gel beraber gülelim, Ölümüne , gamına, tipisine, karına...
IV Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile, Onu bütün gücünle vuracaksın çağında. Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın, Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...
Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara, Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara... Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara “Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.
Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra... Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara... Lenin’den bahsederse karşında bir maskara, Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.
Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar! Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar... Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar? Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...
V Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin , Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da, Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın, Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.
Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan? Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan. Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan, Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.
Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın, Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın. Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın, Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.
Iztırabı kanına kat da göz kırpmadan iç! Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç... Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç, Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında.... Hüseyin Nihal Atsız
Ruşen Çakır' dan seçimsiz hükümet devirme, seçimsiz ve ama erdoğansız bir türkiye tarifi, sıcağı sıcağına, üstüne pkk ile pkk silah bırakmaksızın nasıl anlaşma yapılır tarifli muhteşem sosu eklemeyi unutmayın, buyrun, hep beraber tabii yersek.
İki İsrail'li asker otomatik tüfekleri ile küçük bir çocuğu taş attı diye esir almaya çalışırken basını çocuğun önünde eşek sudan gelinceye kadar dövüyor... Bu terörist devlet ve bu devletin terörist askerlerinin rutini haline gelmiş bu görüntülere sesini çıkaramayan dünya Devletleri konu Türkiye nin barış harekatları olunca birden bire insan hakları savunucusu oluyorlar. Aslında teröristleri savunan bu ülkeler soykırım faaliyetlerinin sekteye uğramasından rahatsız oluyorlar... Yoksa terörist iki askerin tam otomatik tüfekleri küçücük bir çocuğa doğrultmasının izah edilebilir bir yanı yok
Ruşen Çakır iyiyse fetöden yana taraf olması kendi beyanı... Madem fetöden yana taraf lar adam öldürmeye azmettirici olmak terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suç değilse nedir... Herkesi kendi gibi aptal mı zannediyor.. Biz duymadık mı tv kanallarında neler söylediklerini... Biz burada hainliği açık seçik tescilli biri hakkında yazılar yazıyoruz diye yazılarımızı silinirken bu aşağılık işbirlikçilerin neler neler söyledikleri hala kulaklarımızda üstelik hükümete bile değil devlete.. Ruşen de aynı ağızla devlete yükleniyor hükümete değil. Bu devlet bizim yani milletin hükümetler gelip geçer biz kimin kime düşmanlık ettiğini not alır notumuzu veririz. Ruşen bey Reis kitabı ile yağ yakarken düşünecekti bu gün olacakları biz vatandaş halimizle gördük o neyi görememiş acaba aydın hali ile...
Ergenekon da şehit olan askerlerden sonra 15 temmuzda ülkeye kalkışma yapılmıştır. Bu kalkışmanın siyasi, mali ve medya isimleri teker teker serbest bırakılmaktadır hükümet edenler bu vebalin sorumlularının. Hem ergenekon da hem 15 temmuzda şehid olan insanlar şahittir hem de bu gazi millet şahittir. İstediğiniz kadar silin biz Allahı şahit ve Hak bildik.. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner.. Biz sabrettik doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir... Hep anlattık yine anlatacağız Hakikat düşmanlarını..
İltihaplanmalara, bakterilere ve mantarlara karşı çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Fakat yanmış defne yaprakları kesinlikle olayı başka bir boyuta taşır.
Hem yapı olarak hem de içerik olarak oldukça güçlü bir yapıya sahip olan defne yaprağının sağlık açısından da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Çayını içebilir, yemeklerinize katabilirsiniz. Fakat bugün bu özel bitkinin bir başka etkileyici faydasından bahsedeceğiz.
Kül tablasına bir kaç tane defne yaprağı koyun ve yakın ve 10 dakika bekleyin. O mis kokusu havaya yayılırken, sizden de bakın hangi dertleri alıp götürecek.
1. Baş Ağrısına Çok İyi Gelir : Defne yaprağı yandığı zaman, yaydığı güzel koku vücut daha fazla sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. Sizi rahatlatır ve ağrınızı azaltır.
2. Anksiyete İle Savaşır : İçerdiği linalool anksiyete ile savaşır. Amerikan Anestezi Hemşireleri Derneğine göre 10 dakika boyunca yanan defne yaprağı koklamak çok daha iyi hissettirir.
3. Solunum Sistemi Rahatlatır : İçerdiği “mycrene” ve öcenol akciğeri ve nefes yollarını temizler. Daha rahat nefes almanızı sağlar.
Aynı zamanda çok iyi de bir balgam sökücüdür.
4. Diyabete Faydalıdır : Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için defne yaprağı önerilir. Kötü kolestrolü, kandaki glükoz ve trigliserid seviyesini düşürdüğü bilinir. Bunun için çayını içebilir, yemeklerde kullanabilirsiniz.
Ayrıca kalp fonksiyonlarını arttırmak ve kan şekerini kontrol altında tutmak için defne yaprağını tavsiye edilir. İçeriğindeki antioksidanlar, insülin üretimini arttır. Bu da diyabeti kontrol altında tutmaya yardımcı olur.
5. Kalbi Daha İyi Çalıştırır: Defne yaprağında bulunan rutin ve kafeik asit kalp fonksiyonlarını daha iyi çalışmasını sağlar. Rutin, kılcal damarları güçlendirir. Kafeik asit ise kolestrolü düzenler.
6. Ağrı Keser : Defne yaprağının baş ağrısına ve migrene iyi geldiğini yazımızın başında belirtmiştik. Defne yaprağı aynı zamanda eklem ağrılarına, artrite ve diş ağrısına da iyi gelir. Bir bardak defne çayı ile vücudunuzdaki bir çok ağrılardan kurtulabilirsiniz.
7. Bağışıklık Sistemine İyi Gelir : Defne yaprağı A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Bu vitaminler sayesinde bağışıklık sistemi üzerinde oldukça güçlü etkileri vardır. A vitamini başta burnu, gözleri, boğazı, ağız boşluğunu, sindirim sistemini olmak üzere akciğer zarını korur. Bu sayede bakteriyel ve viral enfeksiyonları önler.
8. Sindirimi Rahatlatır : Mide vebağırsak sorunları ve çölyak hastalığı için defne yaprağı kullanabilirsiniz. Mide ve bağırsakta gazdan dolayı oluşan şişkinlikleri giderir ve proteinin sindirilmesini kolaylaştırır. Bu sayede hem şişliğiniz iner hem de kendinizi daha iyi hissedersiniz.
9. Kepek Giderir ve Oluşumunu Önler : Tek yapmanız gereken soğuk suya defne yapraklarını koymak ve saçınızı şampuanladıktan sonra bu su ile durulamak. Bu şekilde kullanıma başladıktan sonra kepek probleminiz kaybolacak ve tekrar ortaya çıkması önlenecektir.
10. Böbrek Taşını Düşürmenize Yardımcı Olur : Özellikle defne yaprağı çayı böbrek iltihaplanmalarına ve böbrek taşlarına çok iyi gelir. 1 bardak suya 3-4 adet defne yaprağı ekleyin. Suyu yarısı buharlaşana kadar kaynatın ve sonra süzün. Günde iki kere bu çayı için.
11. Uykusuzluğu Giderir : Uykusuzluk için birebirdir. Çayı, tütsüsü sizi rahatlatır. Sinirleriniz gevşetir, sakinleştirir.
Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
şu an türkiye, yani benim güzide yurdum canım memleketim bir şeyler yaşıyor, tarihinin belki de en zorlu sınavını veriyor, bir taraftan sırtlan gibi etinden et koparmaya çalışan fetö ile diğer taraftan tek dişi kalmış canavarın en medeni silahlarıyla donatılan ordusu terör ile ( pkk pyd deaş vb) ile uğraşıyor, ve bir taraftan burnumuzun dibindeki enerjiyi bize kaptırmamaya uğraşan garbın afakının neferleri . işte bizi bu vaziyette kurtaracak olan yegane imkan ve şeraet çok okuyup ta pkkyı özgürlük savaşçısı gibi gösteren aydın bozmaları değil, hayat üzerine derin tefekkürünü gerçekleştirebilen içten saf vatanseverler olacaktır. bu böyle biline.
bazen koca koca kitaplar okumak insanı kibre sürükler, ben biliyorum havasına girer insan, başkalarına ve hatta yaratıcısına meydan okumaya kalkar. bir şeyin ne kadar içindeysen o şeye yukardan bakabilmen büyük resmi görmen o kadar zorlaşır. en iyisi okuduklarını sindirebilmek hayatta iz düşümlerini görebilmek için biraz tefekkür yapabilmek. biraz da yaşamak okuduklarını sınamak gerek. hep okumak yetmez, cümleyi doğru kurabilmek adına derim ki düşünmek en güzeli, kafa yormak
Bu millet biziz ve asla böyle bir adaletsizliğe göz yummayacak değiliz.. Biz Hakkın tecilli etmesini her zaman sabırla bekledik yine bekleriz... Ağa babalarına şirin gözükmek için içerdeki köpekleri tasmasız sokağa salanları da unutacak değiliz... Allahın bir bildiği var ki sabredenleri seviyor...
Ne zaman Türk ordusuna kumpas kuran hain fetöcü konusunda bir şey söylesem hemen siliniyor.. Bu gün Sayın Cumhurbaşkanı çıktı diyeceğini dedi RTÜK hiç bir şey yapmadı. Yani şu işin adını koyun bu hainin hin oğlu hin açıklamaları neden her seferinde Cumhurbaşkanın arkasından kuyu kazıp yüzüne gelince süt dökmüş kedi durumunda anlayabilmiş değilim... Hain olarak yaşadı hep öyle kalacak... Asla unutmadık unutturmayacağız..
sayın Rabia, benim naçizane fikrimce her kesimden yazarları okumalı insan, bize gelenler,.. kütüphanemizdeki kitapları görünce şaşırıp aaa ama sizin tandansınız,.. bunlarınki değilki diye çok demişlerdir.
Fesci hainlerin yetiştirdiği bir tarih algısında yetişmiş hainler sürüsünün ölüm yıldönümünde kurucu Liderler için ileri geri konuşmaları yine köpekliğe devam etmelerinden..
Çöl Şulesi, biraz kitap/tarih karıştır ve sadece ülkeyi kurtarıp Cumhuriyet'i kurmakla kalmayıp, kadını/yani seni kafesten/kara çarşaftan kurtararak, Batı'nın kimi gelişmiş ülkelerinin kadınlarından bile önce çağdaşlığa/uygarlığa/aydınlığa taşıyan O İNSANIN verdiği mücadeleleri/devrimleri öğren de öyle gel.
Irmaklar gibi çağlasın ateşin içimde
Volkanlar gibi yaksın kavursun beni.
Sonsuzluğa uzansın bedenlerimiz
Sabah olmasın koynunda.
Öleceksek sevdiğim sevişerek ölelim.
Gel sevgilim gel, seviş benimle..
"Benim naciz vücudum elbet birgün toprak olacaktır Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" M.K.Atatürk Karakteri özgürlük olan bir milletin fikri hür irfanı hür vicdanı hür bireyleri olarak hayatta en hakiki mürşit ilimdir bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti ile kalbimizde ilelebet payidar kalacaksın....
huzurla yat mekanında bizi biz yapan Ulu Önder ATAMIZ.
Seviyorum
seviyorum,yerdeki karıncayı,
tarladaki darıyı,
oğul yapan arıyı.
seviyorum anamı,babamı,
yavrumu,kocamı.
seviyorum başı dumanlı dağlarLa,
dört yanı donanmış vatanımı
seviyorum,şehit kanıyla daha bir kızarmış
şerefli bayrağımı.
seviyorum,seviyorum
vucudunu sınırda siperlemiş
yarim diye vatanı ezberlemiş
gözü kara mehmetciği.
seviyorum elimden tutmuş,
bana herşeyi öğretmiş
yıllarını okulda tüketmiş,
fedakar öğretmenimi.
seviyorum,tarlada saban tutmuş,
belkide gençliğini unutmuş,
yavrusunu bazen aç uyutmuş,
amma vatan deyince kudurmuş kurtlara,
baş tutmuş köylümü.
seviyorum ırmağımı,dağımı
seviyorum yağmurumu,karımı,
seviyorum gurbette sıla için,
çektiğim efkarımı.
içtiğim cigaramı,döktüğüm göz yaşımı,
öpeyim onun her kilometre taşını
seviyorum yurdumun her türlü insanını,
çerkezini,lazını.gürcüsünü,kürdünü
Türt insani anlıdır,
Türk insanı şanlıdır,
Türk insanı herşeyden önce
delikanlıdır.
bileğinin hakkıyla
Türklüğünü asırlardır,
belleklere kazımış,
diyorlar ki seveni azımış.
seviyorum bu yüzden işte ben onu,
diyorum ki sökmiyecek düşmanların oyunu,
taşıyoruz gururla Türklüğün onurunu,
çün ki biz büyük önder,
Kustafa Kemal in torunuyuz torunu.
GÜLEN
Cnntürk tartışma programı "dindar nesil istemenin nesi kötü..." Dindarlığınızın ölçüsü hükümet ve hükümetinizin tercihi kindar bir nesil için fetö tipi cemaat ve tarikatlerle uzun ince bir yolda gündüz gece yürüyüp aynı menzile giden ayrı kurşunlar olunca dindar mı dinci mi çok farkına varılmıyor. Her seferinde kandırılan bu kârhaneciler artık bu işi gelenek haline getiriyorlar... Malum liberal işbirlikçilerinden öğrendikleri "tecavüz kaçınılmaz ise zevk almaya bak" şiarı besmele gibi duruyor bu ahlaksız görüntüler içinde...
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaari :
GARİP-ZAVALLI-FUKARA KIZ
20. KATTAN ATILMIŞ!?
BİLİRKİŞİ RAPOR "İNTİHAR DEĞİL CİNAYET“ DEDİ !?
Annesi ölmüş, babası hasta ve üniversite eğitim parasını kazanmak için çalışan bir genç kız, patronları tarafından tecavüz edilip öldürülüyor. Karşı taraf avukatı saçma sapan bahanelerle ceza indirimi istiyor. Bir genç kızın hayatının bedeli kolay ödenmemeli.Adalet yerini bulmalı.
*Yüreğinde birazcık insanlık kalmış herkesin bu davayı bilmesi ve takip etmesi gerekiyor. Şule Çet, 23 yaşında bir üniversite öğrencisi, annesini 7 yaşında kaybetmiş, yoksul bir aileden geliyor ve okuyabilmek için çalışıyor. İki patronu gecenin bir saatinde iş var diye çağırıp, tecavüz ediyor ve bulundukları plazanın 20. katından atıp öldürüyorlar onu.
Kızcağızın o saatlerde arkadaşına attığı mesajlar var, iş diye çağrıldığını, ayrılmak istediği halde adamların onu bırakmadığını yazan. Onlarca delile rağmen mesleğin yüz karası bir adli tıp uzmanı :
"Geç bir saatte tenha bir yerde bir erkekle buluşmayı kabul eden bir kadın,tecavüzü kabul etmiş demektir. " diyor ve Şule'nin antidepresan ilaç kullanımını da bahane ederek olayı intihar olarak kapattırmaya çalışıyor.
*Bu dava iyilerle, kötülerin, parayla herşeyi yapabileceklerini sananlarla, mazlumların arasındaki bir davadır. Daha iyi bir dünyada yaşamak istiyorsak itiraz etmeliyiz, kamuoyu önemlidir. Lütfen izleyin ve takipçisi olun.
Bu bütün hayatı acılarla geçmiş, gelecek için çırpınırken iki yaratığın birkaç dakikalık zevki için, değil geleceği, canı elinden alınmış bir genç insana karşı görevimiz,son görevimiz.
Hakan Akdag
NOT; Paylaşalım ki adalet için sessimiz güçlü çıksın!?
aşağıdaki yazıyı içim yana,yana,utanarak ve lanet okuyarak en önemliside insan olduğumdan utanarak kopiledim
ilgilenelim lütfen,
Uzun süre beraber olacağınız birinin fenomen olması yerine menemen,çay ve türküden anlıyormu ona bakın.
ben seni,düşe kalka,
yanıla yıkıla,taaa yürekten
içim titriye,titriye sevdim
ama sen beni hiç sevmemişsin ki
ben seni taparcasına,
ben seni çıldırasıya,
ben seni ölesiye sevdim
ama sen beni hiçsevmemişsinki
ben seni yüreğime soktumda sevdim
ben sana körlemesine inanıpta sevdim,
ben seni,düştüm kalktım,tökezledim yine sevdim
ama sen beni hiç sevmemişsinki
baktıkça sana, tutuşur kanım,kaynardı
bağrım durmaz külhanca yanardı,
bilirdim bu sevda bana zarardı,
usul,usul temkinli sevmek karardı.
ama coştu yüreğim sellercesine,
estim gürledim yellercesine,
düştümde bir sevdaya, yıllarcasına,
bıkmadım,yılmadım hep sevdim.
ama sen beni hiç sevmemişsinki.
en kıymetlilerimi, önüne doktüm,
sevda denilen derdi, gönlüme diktim
başkasına değil,birsana eğiktim, bilmedin kıymetim,
ben diktim sen hoyratça söktün.
tapındığım,hayalimdeki o mavi göktün,
ama sen beni hiç sevmemişsinki,
hemde hiçççççç
GÜLEN
Kandiliniz mübarek olsun arkadaslar
Ya Resulullah
Uhrevi Dünyevi yâdımızdasın
İnsanda Rical'sın ya Resulullah
Ağzımız dilimiz tadımızdasın
Lisanda mecal'sın ya Resulullah
Rızkınla libasin eyleyensin pay
Ömründe bir an'ı etmemişsin zay
Bir elinde güneş bir elinde ay
Tercihte hilal'sın ya Resulullah
Hatemi enbiya özün güzeldir
Nuru ilahiden yüzün güzeldir
Tefsirul kur-an'da sözün güzeldir
Halinle meal'sın ya Resulullah
Şükrünle hallere rehber olansın
Zikrinle dillere rehber olansın
Fikrinle kullara rehber olansın
Âlimul kemal'sın ya Resulullah
Elhamdüllillah'ki olduk ümmetin
Nolur bize helal eyle zahmetin
Dağa taşa uçan kuşa rahmetin
Aleme emsal'sın ya Resullullah..
Metin Arpacı 5
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati :
ya aba altından sopa göstererek kandil kutlaması yapmayın Allah aşkına...
alınmak isteyen rahatlıkla alınabilir...
yine bir mevlid kanrili
yine vıcık vıcık mesajlaşmalar, mevlidin idrakine varamadan
karşılıklı
ay ne kibarız ne kairşinas ne dostsever
yollu cilveleşmeler ve sırnaşmalar, yine göya başkasını övme
üzerinden lafı ustalıkla kendine getirmeler
peygamber kimdi, ne isterdi, vatan peygamber için ne demekti,
bunları sorgulamadan
ya da aslında çok iyi bilip te bilmeze yataraktan
bir iki fetöcü adına mağdur edebiyatına ya da
gerçekten münferit bir iki örneği alıp koskoca memleketin
karşı karşıya kaldığı felaketi görmezden gelip gözlerden sakındırmalar
vatanı denklemeler.
çok çok kıymetli peygamberin hayatını hayatlarımıza rehber edinmek dileğiyle
hayırlı kandiller.
Ve Macron dan beyizsizliğinden beklenmeyecek bir tesbit "natonun beyin ölümü gerçekleşti" gerçekten de öyle.. Amerikanın fransa' hükümetin kârhaneci gibi kullanıp sonra da hedef tahtasına koymasına içerlenen Fransa amerikaya bir şey diyemediği için Türkiyeyi saldırganlıkla suçluyor. Koca koca uçak gemileri ile akdeniz'de mülteci gemisi batırarak katliam ve soykırım yapmaktan utanmayan fransızların nato üyesi Müttefiği Türkiye yi saldırganlıkla suçlaması ancak bir Fransız kârhaneciliği ile izah edilebilir. Türkiye bütün terör operasyonlarında öldürdükleri teröristlerin toplamı Fransa'nın bir haftada ege ve akdeniz'de silahsız katlettiği mültecilerin yanından geçmez..
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset.
Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın.
Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et;
Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.
Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın.
Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın;
Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın,
Tek başına dileğe doğru at salmalısın.
Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın!
İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın,
Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.
Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkuresinden başka her varlığı unutan,
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...
II
Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin;
Seninde bu dünyada nasibin var savaşmak!...
Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.
Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla,
Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova ,yayla...
Hayata ne biçimde geldinse bir borayla
Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.
KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından,
Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından.
Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından.
Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.
Yüz paralık kurşunla gider “HAYAT” dediğin;
“ Tanrı yolu” uzaktır; erken kalk sıkı giyin.
Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin
Güzel Kızıl Elma’na varmadan öleceksin.
III
Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini,
Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına.
Işıksız kulübende boranın esişini
Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.
Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...
Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını “Paris”e, “Moskova”ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına.
Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim,
Ölümüne , gamına, tipisine, karına...
IV
Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında.
Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...
Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.
Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra...
Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara...
Lenin’den bahsederse karşında bir maskara,
Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.
Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...
V
Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin ,
Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın,
Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.
Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan?
Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan.
Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.
Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın,
Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın.
Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın,
Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.
Iztırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında....
Hüseyin Nihal Atsız
tehditkar ve darbesevici adamların burda bize reklamını yapma cıs yanarsın, tuttuğun yol yol değil
Ruşen Çakır' dan seçimsiz hükümet devirme, seçimsiz ve ama erdoğansız bir türkiye tarifi, sıcağı sıcağına, üstüne pkk ile pkk silah bırakmaksızın nasıl anlaşma yapılır tarifli muhteşem sosu eklemeyi unutmayın, buyrun, hep beraber
tabii yersek.
İki İsrail'li asker otomatik tüfekleri ile küçük bir çocuğu taş attı diye esir almaya çalışırken basını çocuğun önünde eşek sudan gelinceye kadar dövüyor... Bu terörist devlet ve bu devletin terörist askerlerinin rutini haline gelmiş bu görüntülere sesini çıkaramayan dünya Devletleri konu Türkiye nin barış harekatları olunca birden bire insan hakları savunucusu oluyorlar. Aslında teröristleri savunan bu ülkeler soykırım faaliyetlerinin sekteye uğramasından rahatsız oluyorlar... Yoksa terörist iki askerin tam otomatik tüfekleri küçücük bir çocuğa doğrultmasının izah edilebilir bir yanı yok
eytan bizi buraya toplayıncaya kadar üç çift çarık eskitmiştir ..
Yazdıklarımızı okuyorsa bu ne kabilyet diyor şapka çıkartıyordur ..
Ruşen Çakır iyiyse fetöden yana taraf olması kendi beyanı... Madem fetöden yana taraf lar adam öldürmeye azmettirici olmak terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suç değilse nedir... Herkesi kendi gibi aptal mı zannediyor.. Biz duymadık mı tv kanallarında neler söylediklerini... Biz burada hainliği açık seçik tescilli biri hakkında yazılar yazıyoruz diye yazılarımızı silinirken bu aşağılık işbirlikçilerin neler neler söyledikleri hala kulaklarımızda üstelik hükümete bile değil devlete.. Ruşen de aynı ağızla devlete yükleniyor hükümete değil. Bu devlet bizim yani milletin hükümetler gelip geçer biz kimin kime düşmanlık ettiğini not alır notumuzu veririz. Ruşen bey Reis kitabı ile yağ yakarken düşünecekti bu gün olacakları biz vatandaş halimizle gördük o neyi görememiş acaba aydın hali ile...
Ergenekon da şehit olan askerlerden sonra 15 temmuzda ülkeye kalkışma yapılmıştır. Bu kalkışmanın siyasi, mali ve medya isimleri teker teker serbest bırakılmaktadır hükümet edenler bu vebalin sorumlularının. Hem ergenekon da hem 15 temmuzda şehid olan insanlar şahittir hem de bu gazi millet şahittir. İstediğiniz kadar silin biz Allahı şahit ve Hak bildik.. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner.. Biz sabrettik doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir... Hep anlattık yine anlatacağız Hakikat düşmanlarını..
Defne Yaprağını Yakıp 10 dk Bekleyin
İltihaplanmalara, bakterilere ve mantarlara karşı çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Fakat yanmış defne yaprakları kesinlikle olayı başka bir boyuta taşır.
Hem yapı olarak hem de içerik olarak oldukça güçlü bir yapıya sahip olan defne yaprağının sağlık açısından da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Çayını içebilir, yemeklerinize katabilirsiniz. Fakat bugün bu özel bitkinin bir başka etkileyici faydasından bahsedeceğiz.
Kül tablasına bir kaç tane defne yaprağı koyun ve yakın ve 10 dakika bekleyin. O mis kokusu havaya yayılırken, sizden de bakın hangi dertleri alıp götürecek.
1. Baş Ağrısına Çok İyi Gelir : Defne yaprağı yandığı zaman, yaydığı güzel koku vücut daha fazla sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. Sizi rahatlatır ve ağrınızı azaltır.
2. Anksiyete İle Savaşır : İçerdiği linalool anksiyete ile savaşır. Amerikan Anestezi Hemşireleri Derneğine göre 10 dakika boyunca yanan defne yaprağı koklamak çok daha iyi hissettirir.
3. Solunum Sistemi Rahatlatır : İçerdiği “mycrene” ve öcenol akciğeri ve nefes yollarını temizler. Daha rahat nefes almanızı sağlar.
Aynı zamanda çok iyi de bir balgam sökücüdür.
4. Diyabete Faydalıdır : Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için defne yaprağı önerilir. Kötü kolestrolü, kandaki glükoz ve trigliserid seviyesini düşürdüğü bilinir. Bunun için çayını içebilir, yemeklerde kullanabilirsiniz.
Ayrıca kalp fonksiyonlarını arttırmak ve kan şekerini kontrol altında tutmak için defne yaprağını tavsiye edilir. İçeriğindeki antioksidanlar, insülin üretimini arttır. Bu da diyabeti kontrol altında tutmaya yardımcı olur.
5. Kalbi Daha İyi Çalıştırır: Defne yaprağında bulunan rutin ve kafeik asit kalp fonksiyonlarını daha iyi çalışmasını sağlar. Rutin, kılcal damarları güçlendirir. Kafeik asit ise kolestrolü düzenler.
6. Ağrı Keser : Defne yaprağının baş ağrısına ve migrene iyi geldiğini yazımızın başında belirtmiştik. Defne yaprağı aynı zamanda eklem ağrılarına, artrite ve diş ağrısına da iyi gelir. Bir bardak defne çayı ile vücudunuzdaki bir çok ağrılardan kurtulabilirsiniz.
7. Bağışıklık Sistemine İyi Gelir : Defne yaprağı A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Bu vitaminler sayesinde bağışıklık sistemi üzerinde oldukça güçlü etkileri vardır. A vitamini başta burnu, gözleri, boğazı, ağız boşluğunu, sindirim sistemini olmak üzere akciğer zarını korur. Bu sayede bakteriyel ve viral enfeksiyonları önler.
8. Sindirimi Rahatlatır : Mide vebağırsak sorunları ve çölyak hastalığı için defne yaprağı kullanabilirsiniz. Mide ve bağırsakta gazdan dolayı oluşan şişkinlikleri giderir ve proteinin sindirilmesini kolaylaştırır. Bu sayede hem şişliğiniz iner hem de kendinizi daha iyi hissedersiniz.
9. Kepek Giderir ve Oluşumunu Önler : Tek yapmanız gereken soğuk suya defne yapraklarını koymak ve saçınızı şampuanladıktan sonra bu su ile durulamak. Bu şekilde kullanıma başladıktan sonra kepek probleminiz kaybolacak ve tekrar ortaya çıkması önlenecektir.
10. Böbrek Taşını Düşürmenize Yardımcı Olur : Özellikle defne yaprağı çayı böbrek iltihaplanmalarına ve böbrek taşlarına çok iyi gelir. 1 bardak suya 3-4 adet defne yaprağı ekleyin. Suyu yarısı buharlaşana kadar kaynatın ve sonra süzün. Günde iki kere bu çayı için.
11. Uykusuzluğu Giderir : Uykusuzluk için birebirdir. Çayı, tütsüsü sizi rahatlatır. Sinirleriniz gevşetir, sakinleştirir.
Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati :
Huzur Bulduğumuz 15 An!
Yalnız kalıp huzurbulmak isterseniz bunları yapabilirsiniz;
1. Dikkatini dağıtacak biri olmadan kitabınla başbaşa kaldığında,
2. Şehrin kalabalığından bunalıp tek başına şehir dışına çıktığında,
3. Yorucu geçen bir haftanın ardından sessiz sakin geçen bir pazar gününde,
4. Sırt çantanı ve fotoğraf makineni alıp yeni yerler keşfetmeye çıktığında,
5. Kafa şişiren kişiler sonunda evinden gittiğinde,
6. Bisikletine atlayıp şehrin hiç gitmediğin sokaklarında gezindiğinde,
7. İşlerini halletmiş olmanın rahatlığıyla eve dönerken kulaklığınla başbaşa kaldığında,
8. Temponu aksatmaman gereken bir sabah koşusuna çıktığında,
9. Aylardır beklediğin filmi tek başına sinemaya gidip izlediğinde,
10. Odana çekilip daha iyi ders çalışmak, işini daha iyi yapmak istediğinde,
11. İnsanların seni yaptıkların için yargılayacağını bildiğin şeyi yaptığında,
12. En ufak bir gürültüyü bile kaldıramayacakken uykuya çekildiğinde,
13. Duymak istemediğin şeyler duyduğun insanlara cevap vermek istemediğinde,
14. Seni olduğundan farklı biri yapmak için yer arayan sevgilinin hayatından çıktığında,
15. Kimseden çekinmek zorunda olmayıp istediğin gibi davranabildiğinde,
Ç/Alıntı
şu an türkiye, yani benim güzide yurdum canım memleketim bir şeyler yaşıyor, tarihinin belki de en zorlu sınavını veriyor, bir taraftan sırtlan gibi etinden et koparmaya çalışan fetö ile diğer taraftan tek dişi kalmış canavarın en medeni silahlarıyla donatılan ordusu terör ile ( pkk pyd deaş vb) ile uğraşıyor, ve bir taraftan burnumuzun dibindeki enerjiyi bize kaptırmamaya uğraşan garbın afakının neferleri . işte bizi bu vaziyette kurtaracak olan yegane imkan ve şeraet çok okuyup ta pkkyı özgürlük savaşçısı gibi gösteren aydın bozmaları değil, hayat üzerine derin tefekkürünü gerçekleştirebilen içten saf vatanseverler olacaktır.
bu böyle biline.
bazen koca koca kitaplar okumak insanı kibre sürükler, ben biliyorum havasına girer insan, başkalarına ve hatta yaratıcısına meydan okumaya kalkar.
bir şeyin ne kadar içindeysen o şeye yukardan bakabilmen büyük resmi görmen o kadar zorlaşır.
en iyisi okuduklarını sindirebilmek hayatta iz düşümlerini görebilmek için biraz tefekkür yapabilmek. biraz da yaşamak okuduklarını sınamak gerek. hep okumak yetmez, cümleyi doğru kurabilmek adına derim ki düşünmek en güzeli, kafa yormak
Bu millet biziz ve asla böyle bir adaletsizliğe göz yummayacak değiliz.. Biz Hakkın tecilli etmesini her zaman sabırla bekledik yine bekleriz... Ağa babalarına şirin gözükmek için içerdeki köpekleri tasmasız sokağa salanları da unutacak değiliz... Allahın bir bildiği var ki sabredenleri seviyor...
Ne zaman Türk ordusuna kumpas kuran hain fetöcü konusunda bir şey söylesem hemen siliniyor.. Bu gün Sayın Cumhurbaşkanı çıktı diyeceğini dedi RTÜK hiç bir şey yapmadı. Yani şu işin adını koyun bu hainin hin oğlu hin açıklamaları neden her seferinde Cumhurbaşkanın arkasından kuyu kazıp yüzüne gelince süt dökmüş kedi durumunda anlayabilmiş değilim... Hain olarak yaşadı hep öyle kalacak... Asla unutmadık unutturmayacağız..
sayın Rabia,
benim naçizane fikrimce her kesimden yazarları okumalı insan,
bize gelenler,.. kütüphanemizdeki kitapları görünce şaşırıp aaa ama sizin tandansınız,.. bunlarınki değilki diye çok demişlerdir.
Nedenmiş günahkar şeytan şeytanın avukatı filminde "kibir benim en sevdiğim günahtır"
Üstüne ayet var "ikra" (oku)" yaratan Rabbin adıyla oku " oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir"