Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Nakşibendi Tarikatı sizce ne demek, Nakşibendi Tarikatı size neyi çağrıştırıyor?

Nakşibendi Tarikatı terimi Cay Keyfi tarafından 20.12.2003 tarihinde eklendi

  • Ensar Demir
    Ensar Demir17.01.2017 - 08:08

    Nakşibendi-Haznevi tarikatı Nakşibendi-Halidiye kollarından bir tanesidir ve ünümüze kadar olduğu gibi muhafaza edilerek hiç bir değişikliğe gidilmeksizin devam etmektedir.

    Haznevi yolunun en önemli olan iki prensibi şöyledir;

    1. Şeyh Muhammed Muta hiç bir kimseden ne kendi ülkesinde ne de dünyanın hiç bir yerinde asla ve hiç bir sebep ile dünya malı talep etmez,hatta verilse dahi kabul etmez.Bütün hizmetleri kendi öz mallarından karşılamaktadırlar.
    2.İse ne kendi ülkesinde ne de dünyanın herhangi bir yerinde siyaset ile ilgilenmez, siyasi işlere müdahale, yönlendirme veya bir siyasi gruba yakınlık göstermez.

    Şuan ülkemizde yaşıyor sevenleriyle buluşuyor ve vaaz İrşad hizmetleri devam ediyor ve
    suan Gaziantep ilinde inşaati devam etmekte ve inşallah en kisa zamanda ilim irfan yaymak için açılacak olan haznevi Külliyesi büyük hizmetlerinden dir ve yine suan Suriye'de Rabbimin inayeti Büyüklerin duası ile 500 yakın talebe var hizmet orda da ve dünyanin her yerinde devam ediyor

  • Nur Ata
    Nur Ata08.06.2016 - 17:59

    yol demek..

  • Hulusi Vural
    Hulusi Vural26.02.2016 - 18:04

    Nakşibendî terbiye okulu, hicri: 791, miladi: 1389 tarihinde vefat eden Hace Muhammed Bahauddin Nakşibend Hz.lerinin temel usullerini belirlediği bir manevi terbiye sistemidir. Onun adına nispet edilerek “Nakşibendîlik” diye anılmaktadır.

  • Melike Atasagun
    Melike Atasagun16.02.2016 - 23:52

    Dikiş-nakış kursu veya şiir bendi olmadığı kesin. Bu kadarını bilmek yeter. Gerisi külliye alimlerinin işi.

  • Süleyman Sırrı Özsevilgen
    Süleyman Sırrı Özsevilgen01.02.2016 - 14:26

    yeryüzündeki 11 tarikatın zikri dıştan yapılır...halbuki en efdal zikir kalpten içten yapılan zikirdir.nakşibendilikte de zikr kalpten yapılır. bu yüzden insan kaç sene nakşi olursa olsun zarar değil fayda görür...

  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız27.02.2015 - 17:08

    nakşibendi tarikatı yoksa bildiğimiz menzil mi oluyor?

  • Ercan Elmas
    Ercan Elmas20.05.2014 - 02:14

    Onbir temel esas


    Abdulhalik Gücdevanî k.s., büyük velilerden öğrendiği ve bizzat tecrübe ettiği bu terbiye usullerini onbir temel prensiple ortaya koymuştur. Bu prensipler her müslüman için hedef ahlâklardır. Bütün hak yolcuları için lazım olan usullerdir. Onlar zikrin meyveleridir, güzel terbiyenin sonuçlarıdır. Zikir ayetlerinin tefsiridir. Hz. Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in devamlı zikir halinin açıklamasıdır. Halk içinde Hak ile olma sünnetinin her devirde yaşanmasıdır. Her an Yüce Allah ile olmanın ispatıdır.

    Bu usuller Farsça ifade edilmiştir. Arifler, kâmil mürşidler onları bizzat yaşamışlar ve bizlere açıklamışlardır. Biz de bu usulleri ve açıklamaları onların eserlerinden özetle nakledeceğiz. Bu usuller şunlardır:

    Vukuf-i Zaman: Yaşanan her anın farkında olmaktır. Hak yolcusu, her anını kontrol etmelidir. O vakit içinde kendisine gereken en hayırlı amelin ne olduğunu bilmeli ve o ameli yapmalıdır.

    Vukuf-i Aded: Çektiği zikrin farkında olmak, adedi korumaktır. Hak yolcusu zikrin sayısına dikkat etmelidir. Zikri, öğretilen edebe uygun yapmalıdır.

    Vukuf-i Kalb: Kalbi zikirde toplamak ve bütünüyle zikrettiği varlığa bağlanmaktır.

    Nazar ber kadem: Gözün ayağın üzerinde olmasıdır. Hak yolcusu, yürürken devamlı önüne bakmalıdır. Hep kendi işi ile meşgul olmalıdır. Gözünü haramdan ve kalbini karıştıracak şeylerden korumalıdır.

    Huş der dem: Her nefes alış verişte uyanık bulunmak, gaflette olmamaktır. Hak yolcusu her nefesini Allah ile huzur ve uyanıklık içinde alıp vermelidir. Bütün vakitlerini bir çeşit ibadet ve taat içinde geçirmelidir.

    Sefer der vatan: Halktan kaçıp Hakk’a gitmektir. Hak yolcusu, devamlı seyir ve sefer halindedir. “Ben Rabbime gidiciyim” (Sâffât, 99) ayetiyle anlatılan durumda olmalıdır. Gidilecek yer cennettir, aranacak şey ilâhi rızadır.

    Halvet der encümen: Halkın arasında iken Cenab-ı Hak ile beraber olmaktır. Buna, zahiri halk, batını hak ile olmak denir. Hak yolcusunun kalbi ilâhi zikrin tadıyla dopdulu olmalı ve her şeyi zikre vesile etmelidir. Varlıklar kalbe perde yapılmamalı, her şey değerine göre yerine konulmalıdır.

    Yad kerd: Murakabe dersine geldikten sonra lâ ilâhe illallah zikriyle meşgul olmak, tevhin manasına ulaşmak, devamlı Yüce Allah’ı hatırda tutmak, kalb ile dilin zikrini birleştirmektir.

    Baz geşt: Dönüş demektir. Bununla anlatılmak istenen; “Nefy u isbat” yani lâ ilâhe illallah zikrini çekerken, nefesi serbest bırakma anında, bütün hayalini şu cümlenin manasında toplamaktır: “İlâhi ente maksudî ve rızâke matlubî”.

    Nigah daşt: Hak yolcusu zikir esnasında kalbine sahip olmalıdır. Zikir esnasında nefy u isbâtın manasını düşünmeli, kalbini nefsanî düşünce ve endişelerden korumalıdır.

    Yad daşt: Anmak, hiç unutmamak, devamlı zikretmektir. Hak yolcusu her an ve mekanda zevk yoluyla Cenab-ı Hakk ile beraber olmalıdır. İlâhî huzur ve neşeden hiç ayrılmamalıdır. Bütün eşyada ilâhî tecellileri müşahede ile kalbini uyanık tutmalıdır.

    Bütün bu anlatılanlar, salih müminlerin vasıflarıdır. Onlar, yaşanmış ve ehlince yaşanmaya devam edilen hallerdir. Bir mümin için Yüce Allah’ı zikirden ve hayatın her safhasında O’nunla beraber olduğunu fark etmekten daha kıymetli, daha tatlı, daha kârlı hangi iş vardır?

    O halde, neticesi ebedi nimetler olan bu güzel hali elde etmenin yoluna düşmeli, bu yolun esaslarını bilmeli ve yaşamalıyız.

    Dr. Dilaver Selvi

  • Dabbetül-arz-ı Mevud
    Dabbetül-arz-ı Mevud26.11.2013 - 12:03

    yusuf karaca:
    (yeni mesaj gazetesi yazarı)
    'Şimdi de, Barzani’nin Nakşî olduğunu anlatıyorlar. El-Hak doğrudur! Biz Ali’ye çıkmayan yolların, eskiden İngiliz’e şimdi Amerika ve İsrail’e çıktığını anlattığımız için, bu gruplar tarafından devletin ve askerin adamı olarak suçlanmıştık.'

    Ayhan Aytaç'ın Notları a.a.yazarefendi:'hacı bektaş-ı velinin soyu ebu bekirden geliyormu? ' bir arkadaşım dedi ki:hacıbektaş ebu bekirin soyundan geliyor? ben de şaşırdım.nasıl yani.oda cevap verdi:hacıbektaş imam rızanın torunu değilmi? evet? peki imamrıza musayı kazımdam musada cafer-i sadıktan değil mi? evet.cafer-i sadık ta muhammed bakır ile ümmü ferveden olmadır.ümmü ferve iki cihetten ebubekirin kızıdır? dedi? ? ?

    Ayhan Aytaç'ın Notları a.a.yazarefendi:'hacı bektaş-ı velinin soyu ebu bekirden geliyormu? '...buna göre? cafer-i sadıktan devam eden isna-aşeriyye 12 imamların hepside muhammed mehdiye kadar ebu bekirin neslindendir? dedi o kardeşimiz.evet muhammed bakıra kadar 12 imamlar alidendiler.ama indallahta aziz imam cafer-i sadık ile iş değişti.iki çühetten çtallaştı zülfikar-ı nesebeyn oldu.mehdi o kişidir ki:ulu nakşi ve yüce bektaşi efendimizdir?

    Ayhan Aytaç'ın Notları a.a.yazarefendi:'hacı bektaş-ı velinin soyu ebu bekirden geliyormu? ' bizim kutsal kaynaklarımızada derki:'kulağın biri cafer biri mehdidir? ' öyleki caferi sadıktan mehdiye kadar bir rahman suresi 19 20.ayetlerin ehlibeyttefsiri vardır.iki deryadan kasdedilen caferi sadık ve mehdidir.hem nakşi hemde bektaşilik en nihayet mehdide vasıl olur.hz.sıla odur.imam-ı rabbani ona nisbeten zemin hazırladı gerçeğe hu :)))

    Ayhan Aytaç'ın Notları a.a.yazarefendi:'hacı bektaş-ı velinin soyu ebu bekirden geliyormu? ' halidiyye kolundan bahis açılmıştır.kubilayın kafasını kesende bir halidiyyedendi.atatürk kızdı:'bir halidiyye bir subayımızın başını kesmiş? ' dedi.ayrıca neden alevi ve şii düşmanlığında bir numara olan necip fazıl hiç zikredilmez onu bunu eleştiriken bu yazar ki:maraşta onun isminin bulunduğu bir salonda toplantı yapılmış rahmet okunmuştu heyhat.biz takipteyiz armut toplamıyoruz vesselam :)))

  • Nasip Gökçe
    Nasip Gökçe30.10.2013 - 00:31

    kardeşim demişsinki bektaşilik değil nakşilik bozuk yanlışın var
    'Mevlevinin kibri, bektaşinin küfrü olmasaydı ererlerdi.'
    Abdülhakim Arvasi Hazretleri

  • Muzaffer Kuş
    Muzaffer Kuş10.07.2013 - 17:22

    rabıta yaptırıp her gün oralara getirip ve bundan şeyhten nasiplenmemek ve mürşit müride şarttır safsatasıyla kula kulluk yaptırmak ders diye verilen kıssalar ne olduğu belli olmayan uydurmaları sofilere anlatıp paralar toplamak şeyhi yüceltmek ama ondan nasiplenmemek bana ne öğretti dinimi öğretti kuran sünnet güya bana edep denilen şeyle benim beynimi zihnimi GAV_Sköle yaptı bence para tuzağı Allah a ortak koşuluyor buralarda gerçek tarikat dinden çok şey katmalı kaybettirmemeli maazallah şirk de bu yollardadır