Kültür Sanat Edebiyat Şiir

iskender ali mihr sizce ne demek, iskender ali mihr size neyi çağrıştırıyor?

iskender ali mihr terimi Ali Yasar Öztürk tarafından 28.10.2003 tarihinde eklendi

  • Cihan Tezel
    Cihan Tezel 07.10.2009 - 19:32

    KURAN-I KERİM AYETLERİYLE İNŞALLAH NEBİ VE RESUL KAVRAMINI

    www.mihr.com adresinden

    bu konuyla ilgili olarak hem yazılı hemde görsel olarak faydalanabilirsiniz.

    Ayrıca www.kurantefsiri.com/ adresinden İSKENDER ALİ MİHR HZ. / İSKENDER

    EROL EVRENOSOĞLU ait meali görebilirsiniz.

    Allah hepinizden razı olsun...

  • Cihan Tezel
    Cihan Tezel 07.10.2009 - 19:18

    KURAN-I KERİM AYETLERİYLE NEBİ VE RESUL KAVRAMI

    NEBİ

    “Nebi olmadan Resul olunmaz” ifadesi bütünüyle Kur'ân'a ters düşmektedir.

    Eğer nübüvveti Risaletin altında bir rütbe kabul ediyorsanız bu kabul Kur'ân'ı Kerim'e göre tamamen yanlıştır. Bu yanlış baza dayalı olarak “Nebi olunmadan Resul olunmaz” iddiasında bulunuyorsanız, biliniz ki Kur'ân'a göre Allah ile insan ilişkisinde nübüvvet en üst dereceyi ifade eder. “Bütün Nebiler Resuldür” şeklindeki akaidin temel kaidesi Kur'ân'a uygundur. Günümüz din öğreticileri “Nebi olmadan Resul olunmaz” iddiasını “Bütün Resuller Nebidir” şeklindeki akaidin Kur'ân'a ters düşen 2. kaidesine dayandırıyorlar. Kur'ân'ın muhtevası içinde Resullerin binde birden daha azı nebidir.

    1- Kur'ân'ı Kerim'de Risalet ile vazifeli olmayan resuller yer almaktadır. Bu resuller de Nebi olduktan sonra mı Resul olmuşlardır acaba?

    1.1- İnsanların vazifeli kıldığı Risalet ile vazifeli olmayan Resuller





    12/YUSUF-50: Ve kâlel meliku’tûnî bih(bihî) , fe lemmâ câehur resûlu kâlerci’ ilâ rabbike fes’elhu mâ bâlun nisvetillâtî katta’ne eydiyehunn(eydiyehunne) , inne rabbî bi keydihinne alîm(alîmun) .

    Ve Melik: “Onu bana getirin.” dedi. Böylece ona, resûl (ulak, haberci) geldiği zaman Yusuf (A.S) : “Efendine dön ve ellerini kesen kadınların hali (durumu) nedir, ona sor.” dedi. Muhakkak ki; Rabbim onların hilelerini en iyi bilendir.




    27/NEML-35: Ve innî mursiletun ileyhim bi hediyyetin fe nâzıratun bime yerciul murselûn(murselûne) .

    Ve gerçekten ben onlara hediye göndereceğim. Böylece bakalım resûller (elçiler) ne ile dönecekler?




    1.2- Allah'ın vazifeli kıldığı Risalet ile görevli olmayan resuller





    6/EN'AM-61: Ve huvel kâhiru fevka ibâdihî ve yursilu aleykum hafazah(hafazaten) , hattâ izâ câe ehadekumul mevtu teveffethu rusulunâ ve hum lâ yuferritûn(yuferritûne) .

    Ve O, kullarının üstünde kahhardır (kuvvet ve güç sahibidir) .Ve üzerinize muhafaza edici (koruyucu) gönderir. Sizden birinize ölüm gelince, onu elçilerimiz vefat ettirir. Onlar (bunu yaparken) kusur etmezler.




    43/ZUHRUF-80: Em yahsebûne ennâ lâ nesmeu sırrehum ve necvâhum, belâ ve rusulunâ ledeyhim yektubûn(yektubûne) .

    Yoksa onların sırlarını ve fısıltılarını işitmeyeceğimizi mi zannediyorlar? Hayır, onların yanında resûllerimiz (elçilerimiz) (her şeyi) yazıyorlar.




    Acaba bu Resuller de önce Nebi'miydiler? Ne dersiniz?

    2- Risalet ile vazifeli olmayan Melek Resuller

    2.1- Melek Resuller: Meleklerin Nebi olduğuna dair Kur'ân-ı Kerim'de hiçbir işaret yoktur. Meleklerin Resul kılındığı Fatır-1'de açıklanmaktadır.



    35/FATIR-1: Elhamdu lillâhi fâtırıs semâvâti vel ardı câilil melâiketi rusulen ulî ecnihatin mesnâ ve sulâse ve rubâa, yezîdu fîl halkı mâ yeşâu, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun) .

    Hamd; gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlara sahip melekleri, resûller (elçiler) kılan Allah’a aittir. Yaratmada dilediğini artırır. Muhakkak ki Allah, her şeye kaadirdir.




    2.2- Hz. İbrâhîm'i müjdelemek ve Hz. Lut'un kavmini azaplandırmak ile vazifeli melekler Hud-69,77,81 Hicr-57,61 Ankebut-31,33 Zariyat-31'de açıklanmaktadır.



    11/HUD-69: Ve lekad câet rusulunâ ibrâhîme bil buşrâ kâlû selâmâ(selâmen) , kâle selâmun fe mâ lebise en câe bi iclin hanîz(hanîzin) .

    Ve and olsun elçilerimiz İbrâhîm (A.S) ’a müjde ile geldiler: “Selâm” dediler. O (İbrâhîm A.S) da: “Selâm” dedi. Bunun üzerine, çok geçmeden kızarmış bir buzağı getirdi. (Kızarmış bir buzağı getirmesi gecikmedi.)




    11/HUD-77: Ve lemmâ câet resulunâ lûtan sîe bihim ve dâka bihim zer’an ve kâle hâzâ yevmun asîb(asîbun) .

    Ve resûllerimiz Lut (A.S) ’a geldiği zaman onlardan dolayı üzüldü ve içi daralıp, telâşlandı. Ve: “Bu, çok kötü (zorlu) bir gün.” dedi.




    11/HUD-81: Kâlû ya lûtu innâ rusulu rabbike len yasilû ileyke fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli ve lâ yeltefit minkum ehadun illemreetek(illemreeteke) , innehu musîbuhâ mâ esâbehum, inne mev’ıdehumus subh(subhu) , e leyses subhu bi karîb(karîbin) .

    (Resûller şöyle) dediler: “Ey Lut! Muhakkak ki biz, senin Rabbinin resûlleriyiz (elçileriyiz) . Onlar sana asla ulaşamazlar. Hemen gecenin bir kısmında hanımın hariç, ailen ile gece çık, yürü. Sizin içinizden biriniz (hiç kimse) geri dönmesin (dönüp bakmasın) . Çünkü; onlara isabet eden şey, ona da isabet edecek. Muhakkak ki onlara vaat edilen vakit, sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil mi? ”




    15/HİCR-61: Fe lemmâ câe âle lûtınil murselûn(murselûne) .

    Böylece, gönderilmiş olan resûller (elçiler) , Lut’un ailesine geldiği zaman...




    29/ANKEBUT-31: Ve lemmâ câet rusulunâ ibrâhîme bil buşrâ, kâlû innâ muhlikû ehli hâzihil karyeh(karyeti) , inne ehlehâ kânû zâlimîn(zâlimîne) .

    Bizim elçilerimiz İbrâhîm’e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: “Gerçek şu ki, biz, bu ülkenin halkını yıkıma uğratacağız. Çünkü onun halkı zalim oldular.”




    29/ANKEBUT-33: Ve lemmâ en câet rusulunâ lûtan sîe bihim ve dâka bihim zer’ân, ve kâlû lâ tehaf ve lâ tahzen, innâ muneccûke ve ehleke illemreeteke kânet minel gâbirîn(gâbirîne) .

    Ve resûllerimiz Lut (A.S) ’a geldiği zaman üzüldü, telâşlandı ve onlarla içi daraldı. (Resûller) : “Korkma ve mahzun olma (üzülme) . Muhakkak ki Biz, seni ve hanımın hariç, aileni mutlaka kurtaracağız. (Senin hanımın) geride kalanlardan oldu.” dediler.




    51/ZARİYAT-31: Kâle fe mâ hatbukum eyyuhel murselûn(murselûne) .

    (Hz. İbrâhîm) : “Öyleyse ey elçiler! Söylemek istediğiniz şey nedir? ” dedi.




    Bu melek resullere Nebi olduktan sonra Resul tayin edildiler, diyebilecek kim vardır?

    3- Hidayet ile vazifeli Melek Resul

    3.1- Allahû Teâlâ meleklere melek peygamberler göndermemiştir ama Kur'ân-ı Kerim'de melek Resullerden bahsedilmektedir. Allah'ın meleklerden hidayetçi Resul seçtiği Hac-75'te, Melek Resullere vahiy ettiği Şura-51'de, Cebrail (A.S) 'ın kerim Resul olduğu Tekvir-19'da, Meryem annemize ruh verdiği Meryem-19'da belirtiliyor.



    22/HAC-75: Allâhu yastafî minel melâiketi rusulen ve minen nâs(nâsi) , innallâhe semîun basîr(basîrun) .

    Allah, meleklerden ve insanlardan resûller seçer. Muhakkak ki Allah, en iyi işitendir, en iyi görendir.




    42/ŞURA-51: Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun) .

    Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahy etsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.




    19/MERYEM-19: Kâle innemâ ene resûlu rabbiki li ehebe leki gulâmen zekiyyâ(zekiyyen) .

    “Ben sadece sana zeki (temiz) bir erkek çocuk bağışlamak için senin Rabbinin bir resûlüyüm.” dedi.




    Yoksa Cebrail (A.S) da önce Nebi olduktan sonra mı Resul tâyin edilmiştir.

    4- Cin Resuller

    4.1- Allahû Teâlâ cinlere cin peygamberler göndermemiştir ama Kur'ân-ı Kerim'de cin Resullerden bahsedilmektedir.



    6/EN'AM-130: Yâ ma’şerel cinni vel insi e lem ye’tikum rusulun minkum yakussûne aleykum âyâtî ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve garrethumul hayâtud dunyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne) .

    Ey insan ve cin topluluğu! Size ayetlerimi anlatan ve bugününüze ulaşacağınız konusunda sizi uyaran içinizden resûller (elçiler) gelmedi mi? “Kendi nefslerimize şahit olduk.” dediler. Dünya hayatı onları aldattı. Ve kendilerinin kâfir olduğuna, kendileri şahit oldular.




    Bu ayet-i kerimede gene Resul kelimesi kullanılmakta ve cinlere kendi içlerinden resuller gelmedi mi? diye sorulmaktadır.

    Cinlerden hiçbir devrede bir peygamber çıkmadığına göre; burada geçen “Resul” kelimesinin peygamber olmadığı muhakkaktır. Bu durumda cin Resullerin önce Nebi (Peygamber) olduğu düşünülemez.

    5- Risalet ile vazifeli kavimlerin veli Resulleri

    5.1- Bütün kavimlere ard arda Resul gönderildiği kesindir.

    Nübüvvet Peygamberimiz (S.A.V) ile bitmiştir, Risalet onun ile bitmemiştir. 2000 yıllık zaman dilimi için 100 kavim olduğunu ve (olmaz ama) ortalama Resul ömrünü 100 yıl kabul edersek, en az 2000 veli Resul'e karşılık Hz. İsa ve Peygamberimiz (S.A.V) olmak üzere iki tane Nebi Resul var. Bu sebeple: “Nebi olmadan Resul olunmaz! ” iddiası Kur'ân'a göre tamamen yanlıştır.

    Bu Resuller de önce Nebi mi olmuşlardır? Eğer öyleyse, son Nebi Peygamber Efendimiz (S.A.V) olduğuna göre, Ondan sonra her kavme gelen Resuller Nebi olmadan Resul olmak mecburiyetinde kalmış olmuyorlar mı?





    2/BAKARA-87: Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi) , e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne) .

    And olsun ki Biz, Musa’ya kitap verdik ve ondan sonra da birbiri ardından (araları kesilmeksizin, peş peşe) resûller gönderdik. Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık kanıtlar) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Her ne zaman size bir resûl, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle (emirle) geldiyse, hemen kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz.




    23/MU'MİNUN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse) , fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne) .

    Sonra Biz, resûllerimizi ardı ardına (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik) . Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.




    5.2- Bütün kavimlerde bütün zaman parçalarında yaşayan bir Resul mutlaka vardır.







    17/İSRA-15: Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî) , ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen) .

    Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.




    16/NAHL-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte) , fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu) , fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne) .

    Ve and olsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık) . (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün) .




    39/ZUMER-71: Vesîkallezîne keferû ilâ cehenneme zumerâ(zumeran) , hattâ izâ câuhâ futihat ebvâbuhâ, ve kâle lehum hazenetuhâ e lem ye’tikum rusulun minkum yetlûne aleykum âyâti rabbikum ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû belâ ve lâkin hakkat kelimetul azâbi alel kâfirîn(kâfirîne) .

    Kâfirler, zümre zümre cehenneme sürülürler. Oraya geldikleri zaman, onun (cehennemin) kapıları açılır. Ve onun (cehennemin) bekçileri onlara derler ki: “Size, sizden (sizin aranızdan) olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin ayetlerini okusun, bugüne (buraya) geleceğinizi (söyleyerek) uyarsın? (Cehenneme gidenler) dediler ki: “Evet (geldiler) .” Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.




    5.3- Bütün zaman parçalarında ve bütün kavimlerde yaşayan insanlara hüccetleri olmasın diye Nebi değil Resul gönderir.

    Bütün cehenneme gidenlerden alınan cevap: “Evet, bize Resuller geldiler.” Olduğuna göre, bütün zaman parçalarında ve dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, o insanların hepsine Resuller geldiği kesindir.



    4/NİSA-165: Rusulen mubeşşirîne ve munzirîne li ellâ yekûne lin nâsi alâllâhi huccetun ba’der rusul(rusuli) , ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen) .

    Müjdeleyici ve uyarıcı olarak resûlleri göndeririz ki; resûllerden sonra Allah’a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Allah, Aziz ve Hakim’dir.




    14/İBRÂHÎM-44: Ve enzirin nâse yevme ye’tîhimul azâbu fe yekûlullezîne zalemû rabbenâ ahhırnâ ilâ ecelin karîbin nucib da’veteke ve nettebiır rusul(rusule) , e ve lem tekûnû aksemtum min kablu mâ lekum min zevâl(zevâlin) .

    Azabın onlara geleceği gün ile insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver) . Senin davetine icabet edelim ve resûllere tâbî olalım.” Daha önce “sizin için bir zeval olmadığına” yemin eden siz değil misiniz?




    28/KASAS-47: Ve lev lâ en tusîbehum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim fe yekûlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne) .

    Ve eğer elleriyle takdim ettikleri (yaptıkları) sebebiyle onlara bir musibet isabet ederse: “ Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin, böylece biz Senin ayetlerine tâbî olur ve mü’minlerden olurduk. “ diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik) .




    20/TAHA-134: Ve lev ennâ ehleknâhum bi azâbin min kablihî le kâlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike min kabli en nezille ve nahzâ.

    Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: “Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece biz de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin ayetlerine tâbî olsaydık.”




    5.4- Veli Resuller bütün kavimlerde o kavmin lisanı ile tebliğ yaparlar.



    14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu) , ve huvel azîzul hakîm(hakîmu) .

    Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Aziz’dir, Hikmet Sahibi’dir.




    5.5- Nebi Resuller arasında fetret devirleri olmasına karşılık, Veli Resuller arasında fetret devirleri yoktur. Şu anda bütün kavimlerde Veli Resuller yaşamaktadır. “Nebi olunmadan Resul olunmaz.” iddiasına göre bu Resullerin Nebi olduktan sonra Resul olması gerekiyordu. Ama Nübüvvet 14 asır önce sona erdiğine göre 14 asırdır bütün Resuller Nebi olmadan Resul olmuşlardır.



    5/MAİDE-15: Yâ ehlel kitâbi kad câekum resûlunâ yubeyyinu lekum kesîran mimmâ kuntum tuhfûne minel kitâbi ve ya’fû an kesîr(kesîrin) kad câekum minallâhi nûrun ve kitâbun mubîn(mubînun) .

    Ey kitap ehli (kitap sahipleri!) , Kitab’tan çoğunu, gizliyor olduğunuz şeyleri ve çoğundan vazgeçtiğiniz şeyleri, size beyan eden bir Resûl’ümüz gelmiştir. Size, Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir.




    5/MAİDE-19: Yâ ehlel kitâbi kad câekum resûlunâ yubeyyinu lekum alâ fetretin min er rusuli en tekûlû mâ câenâ min beşîrin ve lâ nezîrin fe kad câekum beşîrun ve nezîr(nezîru) vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun) .

    Ey kitap ehli! Resûllerin (peygamberlerin) ardı arkası kesildiği (fetret) devrinde, sizlere gerçekleri açıklayan Resûl’ümüz gelmişti. “Bize bir müjdeleyici ve de uyarıcı gelmedi.” dersiniz diye (dememeniz için) böylece sizlere “müjdeleyici ve uyarıcı” bir Resûl (Peygamber) gelmişti. Allah her şeye kaadirdir.








    6- Nebi imamların olmadığı dönemde mutlaka kavmin Veli Resullerinden bir tanesini Allah Devrin İmamı olarak seçer. Seçilen kişi tasarruf rızasının sahibidir. İçinde bulunduğumuz HİDAYET ÇAĞI'nın önderi, Devrin İmamı Mehdi (A.S) bir Veli Resul'dür.





    21/ENBİYA-72: Ve vehebnâ lehu ishâk(ishâka) , ve ya’kûbe nâfileh(nâfileten) , ve kullen cealnâ sâlihîn(sâlihîne) .

    Ve ona, İshak (A.S) ’ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (A.S) ’ı Vehbi (armağan) olarak verdik. Ve hepsini salihler kıldık.




    21/ENBİYA-73: Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti) , ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne) .

    Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahy ettik. Ve onlar, Bize kul oldular.




    Enbiya-72'de Nebilerin isimlerini veren Allah, Enbiya-73'te onları Devrin İmamı kıldığını açıklıyor. Aşağıdaki ayetlerde ise Peygamber olmayan, Veli Resul olan Devrin İmamlarından bahsediyor.





    3/AL-İ İMRAN-179: Mâ kânallâhu li yezerel mu’minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib(tayyibi) , ve mâ kânallâhu li yutliakum alel gaybi ve lâkinnallâhe yectebî min rusulihî men yeşâu fe âminû billâhi ve rusulih(rusulihî) , ve in tu’minû ve tettekû fe lekum ecrun azîm(azîmun) .”

    Allah mü’minleri; pisi, temizden ayırıncaya kadar, şu üzerinde bulundukları hâl üzere bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine (gaybten) haberdar edecek de değildir. Fakat Allah, resûllerinden dilediği kimseyi seçer, (gaybı ona, o resûlüne bildirir) . O halde, Allah’a ve O’nun resûllerine iman edin. Ve eğer iman eder ve takva sahibi olursanız, o zaman sizin için ECRUN AZÎM (büyük mükâfat) var.




    32/SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne) .

    Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve ayetlerimize (Hakk’ul yakin seviyesinde) yakin hasıl etmiş oldukları için.




    72/CİN-26: Âlimul gaybi fe lâ yuzhiru alâ gaybihî ehaden.

    O (Allah) , gaybı bilendir. Fakat O, gaybını hiç kimseye zahir etmez (bildirmez) .




    72/CİN-27: İllâ menirtedâ min resûlin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihî rasadan.

    Resûllerden razı oldukları (tasarruf rızasına ulaşmış olanları) hariç! O taktirde, muhakkak ki O (Allah) , onların önünden ve arkasından gözetenler sevk eder ki.




    7- Nebi Resuller

    7.1- Kur'ân-ı Kerim'de ismi zikredilen Nebi Resuller

    “Her Nebi Resuldür ama her Resul Nebi değildir.” Temel prensibi Kur'ân-ı Kerim hakikatlerine uymaktadır. Günümüz din öğreticilerinin zannettikleri gibi: “Nebi olmadan Resul olunmaz.” iddiası, bir başka deyimle: “Her Resul Nebidir ama her Nebi Resul değildir.” Şeklindeki akaidin temel prensibi Kur'ân-ı Kerim'e uymamaktadır. Kur'ân-ı Kerim'le çelişmektedir.

    Nübüvvet, insan ile Allah arasındaki ilişkide en üst dereceyi kapsar. Bu sebeple her Nebi mutlaka Resuldür ama her Resul Nebi değildir. Nebi Resul ve Veli Resul eşit seviyede değildir. Nebi Resul, Nübüvvetin (Peygamberliğin) temsilcisidir. Veli Resul velâyetin temsilcisidir. Allah katında Nübüvvet velâyetin üstündedir.

    7.1.1- Nebilerin sonuncusu olan Peygamber Efendimiz (S.A.V) 'in Resul olduğu Fetih-29'da açıklanmaktadır.



    48/FETİH-29: Muhammedun resûlullâh(resûlullâhi) , vellezîne meahû eşiddâu alel kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi) , zâlike meseluhum fît tevrât(tevrâti) , ve meseluhum fîl incîl(incîli) , ke zer’in ahrece şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuffâr(kuffâra) , vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen) .

    Allah’ın Resûl’ü Hz. Muhammed (S.A.V) ve O’nunla beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetli; kendi aralarında çok merhametlidirler. Onları rükû ederken, secde ederken ve Allah’dan fazl ve rıza isterken görürsün. Onların alâmetleri yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat’taki ve İncil’deki vasıflarıdır. Filizini çıkaran sonra onu kuvvetlendiren, böylece kalınlaşan, sonunda gövdesi üzerinde yükselen, çiftçilerin hoşuna giden ekin gibidir. Onlarla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Ve Allah, onlardan âmenû olanlara (Allah’a ulaşmayı dileyenlere) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlara mağfiret ve büyük ecir vaat etti.




    4/NİSA-157: Ve kavlihim innâ katelnal mesîha îsabne meryeme resûlallâh(resûlallâhi) , ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin şubbihe lehum, ve innellezinahtelefû fîhi le fî şekkin minh(minhu) , mâ lehum bihî min ilmin illettibâaz zann(zanni) , ve mâ katelûhu yakînâ(yakînen) .

    Ve şüphesiz Allah’ın resûlü: 'Meryem oğlu İsa Mesih’i biz öldürdük.” demelerinden (bu sebeple onlara ceza verdik) . Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Ama onlar için benzeri vardı (onlara benzeri gösterildi) . Şüphesiz onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan dolayı kesin bir şüphe içindedirler. Onların o hususta bilgileri yoktur. Sadece onlar, zanna uyarlar. Kesinlikle onu öldürmediler.




    61/SAF-6: Ve iz kâle îsebnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiran bi resûlin ye’tî min ba’dîsmuhû ahmed(ahmedu) , fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun) .

    Ve Meryem oğlu İsa (A.S) şöyle demişti: “Ey İsrail oğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat’ta olan her şeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan Resûl ile müjdeleyen, size (gönderilmiş) Allah’ın Resûl’üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.




    7.1.3- Nebi olan Hz. Musa ve Harun (A.S) 'ın Resul olduğu Taha-47, Şuara-16,21 Saf-5'de açıklanmaktadır.



    20/TAHA-47: Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike) , ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

    O halde ikiniz ona gidin ve ona şöyle söyleyin: “Muhakkak ki biz, senin Rabbinin iki resûlüyüz. İsrailoğulları’nı artık bizimle beraber gönder ve onlara azap etme! Sana Rabbinden ayet (mucize) getirdik. Ve hidayete tâbî olanlara selâm olsun.”




    26/ŞUARA-16: Fe’tiyâ fir’avne fe kûlâ innâ resûlu rabbil âlemîn(âlemîne) .

    Haydi, firavuna (ikiniz) gidin ve böylece ona: “Muhakkak ki biz, âlemlerin Rabbinin resûlleriyiz.” deyin.




    26/ŞUARA-21: Fe ferartu minkum lemmâ hıftukum fe vehebe lî rabbî hukmen ve cealenî minel murselîn(murselîne) .

    O zaman sizden korktuğumdan dolayı kaçtım. Fakat Rabbim, bana hikmet bağışladı. Ve beni, mürselinlerden (gönderilen elçilerden) kıldı.




    61/SAF-5: Ve iz kâle mûsâ li kavmihî yâ kavmi lime tu’zûnenî ve kad ta’lemûne ennî resûlullâhi ileykum, fe lemmâ zâgû ezâgallâhu kulûbehum, vallâhu lâ yehdîl kavmel fâsikîn(fâsikîne) .

    Ve Hz. Musa, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Muhakkak ki ben, sizin için Allah’ın Resûl’üyüm, (böyle) olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz? ” Artık onlar (Hakk’tan) dönünce, Allah da onların kalplerini döndürdü. Allah, fâsıklar kavmini hidayete erdirmez.




    7.1.4- Nebi (Peygamber) olan Hz. Nuh'un Resul olduğu A'raf-61'de ve Ankebut-14'de açıklanmaktadır.



    7/A'RAF-61: Kâle yâ kavmi leyse bî dalâletun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne) .

    Ey kavmim, ben dalâlette değilim! Ve fakat ben, âlemlerin Rabbinden bir resûlüm.




    29/ANKEBUT-14: Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihi, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen) , fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn(zâlimûne) .

    And olsun Biz, Nuh’u kendi kavmine (Resûl olarak) gönderdik. İçlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar, zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.




    7.1.5- Nebi (Peygamber) olan Hz. İlyas'ın Resul olduğu Saffat-123'de açıklanmaktadır.



    37/SAFFAT-123: Ve inne ilyâse le minel murselîn(murselîne) .

    Ve muhakkak ki İlyas (A.S) , mutlaka gönderilen (resûl) lerdendir.




    7.1.6- Nebi (Peygamber) olan Hz. Lut'un Resul olduğu Saffat-133'de açıklanmaktadır.



    37/SAFFAT-133: Ve inne lûtan le minel murselîn(murselîne) .

    Ve muhakkak ki Lut (A.S) , gerçekten gönderilmiş olan resûllerdendir.




    7.1.7- Nebi (Peygamber) olan Hz. Yunus'un Resul olduğu Saffat-139'da açıklanmaktadır.



    37/SAFFAT-139: Ve inne yûnuse le minel murselîn(murselîne) .

    Ve muhakkak ki Yunus (A.S) , gerçekten gönderilmiş (resûl) lerdendir.




    7.1.8- Hz. İsmail'in Nebi Resul olduğu Meryem-54'de açıklanmaktadır.



    19/MERYEM-54: Vezkur fîl kitâbi ismâîle innehu kâne sâdıkal va’di ve kâne resûlen nebiyyâ(nebiyyen) .

    Ve Kitap’ta İsmail (A.S) ’ı (da) zikret. Çünkü O, vaadine sadıktı ve O, Nebi Resûl’dü.




    SONUÇ:

    Son Nebi olan Peygamber Efendimiz (S.A.V) 'den bugüne kadar Allah bütün kavimlere Resuller göndermeye devam ettiğine göre “Nebi olunmadan Resul olunmaz.” iddiası bir yalandır ve Kur'ân'a kesinlikle ters düşmektedir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 07.10.2009 - 15:58

    Yine aynı sitelerinde
    A.Geylani ve Mevlana'nı mesnevisi örnek gösterilerek Evrenosoğlu'nun kendisine vahiy gelip yazdılırdığını yazmışlar.
    Ancak, bilmedikleri bir şey var, ne MEVLANA nede GEYLANİ, resul'lük iddiasında ASLA OLMADILAR.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 07.10.2009 - 15:38

    Kitap gönderilen peygambere Resul denir.
    Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir.
    er resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir.

    Bu durumda İskender Ali MİHR'i, RESUL olarak görenlere sormak gerkmez mi
    o peygamber mi?
    kendisine hangi kitap indi?

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 07.10.2009 - 15:33

    DİKKAT ! ! ! !
    Aşağıdaki satırlar Evrenosoğlu'nun kendi sitesinden alınmıştır.
    Bu yazıları okuyunca endisini MEHDİ İMAM HALİFE ve RESUL olarak gördüğünü kendi ifadelerinden anlayacaksınız.
    DiKKAT:
    Hz. Muhammed(SAV) 'den sonra RESUL gelmeyeceğine inanan müslümanlardan iseniz, böylelerine inanmayın.
    İşte o yazı:

    ALINTI:
    Dünyaya müteallik konularda İskender Erol Evrenosoğlu ismini, manevi konularda ise Allahu Teala nın Kendisine verdiği İmam İskender Ali MİHR ismini kullanmaktadır.
    1976 yılında irşad görevine başlamış ve 1986 yılında İndi İlahide yapılan bir tören sonrasında Allahu Teala tarafından kendisine Mehdilik verilmiştir.
    Efendi Hazretleri (İskender Erol Evronosoğlu) , Peygamber Efendimizin müjdelediği, yeryüzünü adaletle dolduracak ve Benim evladımdan dediği, çıkışı kıyamet alametlerinden biri olan ve islam aleminin beklediği insanları hidayete ulaştıracak olan Mehdi AS dır.

    MİHR NEDİR?
    Bismillâhirrahmânirrahîm
    M. İ. H. R. Mehdi, İmam, Halife ve Resûl kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Mehdi’nin “M”si, İmam’ın “İ”si, Halife’nin “H”si, Resûl’ün “R”si biraraya geldiği zaman M. İ. H. R. kelimesi oluşur. Farsça’da “GÜNEŞ” demektir.
    Allahû Tealâ’nın EFENDİMİZ’E verdiği bir İSİMDİR: M. İ. H. R.

  • Ayse Yilmaz
    Ayse Yilmaz 16.07.2009 - 17:51

    Iskender Ali Mihr,gunumuzde butun kuran tefsirlerinde malesef unutturulan (uzeri ortulen) hidayet kavramini aciklamaktadir.Hidayet dogru yoldur diyen butun kuran tefsirlerindeki hidayet in ortulmesini 'HIDAYET ALLAHA ULASMAKTIR' diyerek kurandan ispat ederek duzeltmektedir.Kurani falancanin kitabindan, filancanin rivayetinden degil direkt degistirilemez tek kaynak olan kuran ayetleri ile aciklar. Sohbetlerini dinleyenler ayetleri kurandan kontrol edince soylediklerinin gercek ve ulvi sozler oldugunu hemen anlamaktadirlar.Kurandaki ustu ortulen kavramlari ve bidatleri nasil duzelttigi, kimligi ve hayat hikayesi www.mihr.com da da yillardir sekiz dilde yayinlanmaktadir. Ayrica yine ayni adreste gunumuz din adamlarina gonderdigi butun uyarilar 'IHTARLAR' bolumunde mevcuttur. Bugune kadar her konusmasi kaydedilmistir internette herkese aciktir.Aliimran81de Allah in 1400 sene once haber verdigi, Son nebi (son peygamber) Muhammet Mustafa (SAV) efendimizin unutulan kuran kavramlarini ogretecek diyerek mujdeledigi ben peygamberim demedigi halde hemen heryerde Allah dusmanlari tarafindan sahte peygamber diye lanse edilmeye calisilan resuldur.Insanlar ON YARGILI OLMADAN sadece sunu bir dusunmeliler bu kisi hakkinda asilsiz konusulan herseye ragmen kendisine cevap hakki dogmasina ragmen her zaman ayni seyleri soylemeye devam etmektedir.ALLAH A ULASMAYI DILEYIN.Bu cumlenin Iskender Ali Mihr e hicbir kazanc getirmeyecegi apacik ortadadir.Onun tek istedigi insanlara Allah in dogrularini soyleyip insanlari cehennemden kurtarmaktir.

  • Adem Mutlu
    Adem Mutlu 11.05.2009 - 01:32

    İskender ALİ MİHR; Peygamber efendimiz S.A.V'in ahir zamanda yani kıyametin kopmasına yakın bir zamanda geleceğini bildirdiği kimsedir. Kur'an-ı Kerim'de de geleceği bildirilmiştir. Kendisi MEHDİ, İMAM, HALİFE ve RESUL olarak Allah Teala tarafından dünyaya sulh ve sükûnu sağlamakla görevlendirilmiştir.

    En başta İslam âlemini taklidi imandan kurtarıp gerçek imana kavuşturacaktır. Unutulan ve saptırılan Kur'an hakikatlarını delilleriyle ortaya çıkaracak ve asla hataya düşmeyecektir. Kendisi peygamber olmayıp Allahu Teala'nın bir Üst seviyedeki VELİ kuludur.

    Kendisine tıpkı Allah Teala tarafından Mevlana Hazretlerine verilen 'Mesnevi' gibi bir sohbet kitabı verilmiştir. Kendisine gelen vahiy Peygamerlere verilen vahiy cinsinden olmayıp bir çok üst seviye evliyaya gelen vahiy cinsindendir. Diğer görevleri ise Türk-İslam birliğini kurup Türkiye'nin tekrar eskiden olduğu gibi yeryüzünün lider ülkesi olmasını sağlamaktır. Ayrıca, dinlerin olmadığını tek dinin olduğunu, bunun Hz. İbrahim'in Hanif dini olduğunu dünyaya ispat ederek, dinlerin birleşmesini sağlayacaktır.

    Çıkacak olan 3. dünya savaşında Hz. İsa ile birlikte Deccal ve tayfasını yenip Dünyaya barış ve huzuru getirecektir. Bunun sonunda dünyada eşi görülmemiş bir bolluk yaşanacaktır. Tüm bunları Allah'ın yardımı ve O'na olan en sağlam imanı ile yapacaktır. Yapan kendisi görünecek fakat asıl yaptıranın Allah olduğunu insanlar daha sonra anlayacaklardır. Çünkü Allah Teala vaad etmiştir, vaadini elbetteki yapacaktır.

    İskender Ali Mihr'in kim olduğu ve bu yazılanların doğru olup olmadığı Hacet Namazı kılınarak Allah Teala'dan sorulmalıdır.

  • Cihan Tezel
    Cihan Tezel 20.04.2009 - 13:16

    - Kainatın bugünkü efendisini çağrıştırıyor. Çünkü Allah c.c. her devirde bir tek imamı bu görevle vazifelendirir.

    Devrin imamını öğrenmek istiyorsanız. Hacet namazı kılıp Allah'a sorabilirsiniz.

    Gerçekten samimiseniz, Allah'ın göstermemesi mümkün değildir.

  • Özgür Işık
    Özgür Işık 15.04.2009 - 19:31

    s.a iskender ali mihr alim olabilir.ama kesinlikler mehdi değildir.mehdinin üç büyük vazifesi vardır.birincisi:imanı tahkikiyi neşr ve ehl-i imanı dalaletten kurtarmak.
    ikincisi:şeriatı icra ve tatbik etmektir.üçüncüsü:hilafet-i islamiyeyi ittihadı islama bina ederek,isevi ruhaniyleriyle ittifak edip dini islama hizmet etmektir.s.tasdiki.g
    sizce hangisi yapabilmiş.ilki olabilir belki ama ikinci üçüncü vazifekesinlikle.uyanın körükörüne inanmayın.mehdi mehdi olduğunu söylemiyecektir.

  • Osman Tayfun
    Osman Tayfun 02.04.2009 - 00:28

    Iskender Ali Mihr (Iskender Erol Evrenosoglu) , Ali imran 81. ayetinde Allah in 1400 sene once haber verdigi, peygamber efendimiz (SAV) son nebi (son peygamber) Muhammet Mustafa efendimizin unutulan kuran kavramlarini ogretecek diyerek mujdeledigi, gunumuzde butun kuran tefsirlerinde malesef unutturulan (uzeri ortulen) hidayet kavramini ogreten bidatleri yikan bu yuzdende Allah dusmanlarinin nefret ettigi tek hedef olan ve iftiralar atilan ama her zaman hepimize herkesi sevmeyi emreden, nefreti yasaklayan kimseye dusman olmayan Kainat in son imami Mehdi Aleyhiselamdir. Bugun kuranda Rabbimizin 'ben nebilere kitap verdim' (Ali imran 81 ve Enam 89) demesine ragmen ilahiyat fakultelerinde ve imam hatiplerde 'nebiler kitap verilmemeyen peygamberlerdir' diyen ogretimi degistiren hidayet dogru yoldur diyen butun kuran tefsirlerindeki hidayet in ortulmesini 'hidayet Allah a ulasmaktir' diyerek kurandan ispat ederek duzelten kelime kelime acikladigi muhtesem kuran tefsirinin internette okunma rekorlari kirdigi insanlarin akin akin kendisine tabii oldugu bu insan ve yanindakilere dogal olarak seytanin ve avanesinin her firsatta saldirdigi bu imtihan doneminin kesin galibidir. hicbir kuran egitimi almadan kurani direkt Allahtan ogrenen ve ogreten, ilmiyle kimsenin yaris edemedigi bu yuzdende iftira ve saldirilara her zaman hedef olan birkere bile ben peygamberim demedigi halde aksine hemen her yeri geldiginde biz peygamber degiliz diyen, buna ragmen Allah dusmanlari tarafindan sahte peygamber diye lanse etmeye calisanlar, bir kere sohbetini dinleseler ve soylediklerini kurandan kontrol etseler (cunku hicbir zaman falancanin kitabindan, filancanin rivayetinden degil direkt degistirilemez olan kuran ayetleri ile aciklar) soylediklerinin gercek ve ulvi sozler oldugunu hemen anlayacaklardir. iste buna engel olmak icin ondaki ilmin insanlardan uzak tutulmasi icin butun gucunu harcayan seytan ve Allah dusmanlari, talebelerinin arasina sizarak aynen Sait Nursi hazretleri doneminde oldugu gibi, cesitli iftiralarla insanlarin kurtulusuna engel olmak icin dikkati baska yonlere cekmeye calismaktadir.
    kurandaki ustu ortulen kavramlari ve bidatleri nasil duzelttigi,kimligi ve hayat hikayesi WWW.MIHR.COM adresinde yillardir sekiz dilde yayinlanmaktadir. Ayrica yine ayni adreste gunumuz din admlarina gonderdigi butun uyarilar 'IHTARLAR' bolumunde mevcuttur.
    Su ana kadar her konusmasi kaydedilmistir internette herkese aciktir.
    'GUNES BALCIKLA SIVANMAZ'

  • Cihan Tezel
    Cihan Tezel 06.02.2009 - 21:37

    http://tv.mihr.com/

    Allah'ın bir evliyası... Dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah'a teslim eden evliya.

    Allah'ım bende şu dünya hayatını yaşarken sana ulaşmak, sana ermek istiyorum. Mevlana

    gibi Yunus gibi... Sadece bir dilek...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 13.01.2009 - 20:46

    Kendisine kitap indiğini söyleyen,
    Kendisinin mehdi olduğunu söyleyen,
    Kendisinin resul olduğunu söyleyen,
    Kendisinde olaganüstü haller ve durumlar olduğunu söyleyen,

    her kim varsa,
    Adı her neyse,
    ondan uzak durun.
    Yoksa dipsiz kuyuya düşersiniz.
    Kurtuluşunuzda asla olmaz.

  • Selim Topçu
    Selim Topçu 19.12.2008 - 22:09

    Savrvb. Ben insanların aleyhine cahilce söylenen sözlerden hiç hoşlanmıyorum. Siz değerli kardeşlerim size birileri çıkıp şöyle böyle dese hoş mu olur?
    Yani bu kardeşlerimizinde büyük kısmı kendince haklı olabilir fakat ben avukat olarak çok derin araştırdım ve iskender ali mihr efendi hep 12 den vuruyor. her söylediği Kur'an ayeti. hiç kimse akait vb kitaplarla Kur'an-ı yargılayamaz. yetmez onun söylediğinin doğruluğu çoğukez arapçasından kontrol edildiğinde doğru olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü bazı mealler; ör: Maide 111'de havarilere vahyettik diyor(evha=arapçasında geçen kelime bu) Allah'u Teala havarilere vahyettiğini söylediği halde bazı mealerde müfessirler kendileri 'haşa Allah mışlar da! ' Allah ilham demediği halde, vahiy kelimesini saptırarak ilham diye türkçeleştirmişler(sayın Süleyman Ateş vb bazı hocalarımız hariç; onlara teşekkürler çünkü Kur'an-ı Kerim'in aslına en azından bu ayette sadık kaldıkları için en çokta Ali Bulaç'ı kutlarım) YANİ SONUÇ İTİBARİYLE BU KENDİLERİNE GÖRE ÇEVİRİ YAPAN MÜFESSİRLER YÜZÜNDEN MUBAREĞİN SÖYLEDİĞİ AYETLERE BAKANLARDA BAZI KAVRAMLARI ANLAYAMADIKLARI İÇİN YANLIŞ YARGILARA VARIYORLAR.
    İMAM İSKENDER ALİ MİHR'in neredeyse her SÖZÜNÜN KUR'AN'dan olduğunu inşallah sizlerde benim gibi idrak edersiniz günün birinde. O zaman onun kim olduğunu daha iyi anlayacağınızdan eminim. Siz başkalarından değil onu hacet namazıyla Allah'tan sorun yetmez kendiniz açarak Kur'an-ı (bir kaç meali birden) söyledikleri doğrumu diye tespit etmeye çalışın. Bir meal yetersiz çünkü ben ilk başta anlayamazken 3 meal elime alınca anlamaya başladım olayı. Sonra çok daha fazlasını inceledim. Ve oradaki müfessirlerin hatalarınıda gün geçtikçe yakalamaya başladım o mübareğin sayesinde. hepinize teşekkür ediyorum. inşallah faydalı olur insanlığa.

  • Yılmaz
    Yılmaz 13.12.2008 - 23:30

    Arkadaşlar bırakın bir vatandaşı bir cami imamını düşünün 70 senedir İslam ’ın beş şartını harfiyen yerine getiriyor ama bir Mevlana bir yunus emre bir evliya çıkmıyor insanlar ibadet yapıyorlar ama nefislerini bir türlü tezkiye edemiyorlar bu yapılan ibadetlerde bir şeyler mi eksik bakın Kehf suresinin 17. Ayeti kerimesinde ve bir çok Ayeti kerimede Allah mürşide ulaşmamızı farz kılmıştır Mevlana mürşidi şems Hz.’ne ulaştıktan sonra Mevlana oldu, Yunus Emre Tabtuk Emre Hz.’ne ulaştıktan sonra yunus emre oldu hangi evliyaya baksanız bir hak mürşide tabi olduktan sonra evliya olmuşlardır nefislerini teksiye etmişlerdir. İşte İskender Ali Mihr’inde kim olduğunu öğrenmek istiyorsanız falancalara sormayın Allah’a sorun hacet namazı kılıp Ahsen bir niyetle İskender Ali Mihr kimdir Ey Yüce Allah’ım diyerek niyet edin bakın Allah size neler gösteriyor en doğrusunu Allah bilir.

  • Neo Fletcher
    Neo Fletcher 08.12.2008 - 12:55

    [İlk başta ben de bazı arkadaslarımız gibi olumsuz düşüncelere sahip olmuştum fakat söylediklerini araştırdım,dinledim ve gördüm ki hep ayetlerle konuşuyor ayerleride kontrol edince gördüm ki büyük bir hataya düşmüşüm] şimdi ise Dünyaları verseler ona değişmem, mutluluktan sanki bulutların üstünde uçuyorum..

    Vee
    başta deccal ve o'nun sağ kolu maharishi olmak üzere küresel imparatorluk için çalışan illuminatinin karşısındaki insan...

    21.yüzyılın beklediği insan...

    dünyanın bir gül bahçesine dönmesine sebep olacak insan...

    kelimeler yetmiyor ama maalesef okunması için kısa yazak mecburiyetindeyim..

  • Ahmet Toycu
    Ahmet Toycu 16.11.2008 - 14:26

    ALLAHIM MEHDIMIZI COK SEVIYORUZZ HAMD VE SUKROLSUN KI ONU TURKIYE TOPRAKLARINDAN CIKARDIN..

  • Ahmet Toycu
    Ahmet Toycu 16.11.2008 - 14:22

    MEHDI IMAM HALIFE VE RESÜLÜMÜZ NE DEMEK MI ISTIYI? ASIRLAR EVVEL PEYGAMBERBER EFENDIMIZ VE SAHABELERIN YASADIGI ISLAMI TESLIMI ANLATIYO,NEREYE CAGIRDIGINA GELINCE,EN GUZELE RABIMIZE ASKA,SEVGIYE,BEKLENTISIZ YASAMAYA,SADCE BASKALARINI DUSUNMEMIZE,CAGIRIYO...TIPKI ONLAR GIBI,ASIRLAR ÖNCESII..ONU COK SEVIYORUZ HAMD VE SUKROLSUN KI ONU RABBIMIZ BIZE HACET NAMAZI KILDIGIMIZ ZAMAN GOSTERDI..MEHDI OLDUGUNA YEMIN EDERIM..SIZDE FATIHA SURESINE INANIYOSANIZ ONUN ANLAMINDA ISTIANE ILE ALLAHDAN ISTEYIN DIYO...YANI HACET NAMAZI KILARAK MURSIDINIZIN KIM OLDIGUNU ALLAH DAN ISTEYIN SIZLER SIMDI DEDIKODULARA SAFSATA SEYLERE KANACAGINIZA KILIP HACET NAMAZI SORUN ALLAH A 0SKENDER ALI MIHR KIMDIR DIYE..OOOO ALLAH IN HUZURUNDA YEMIN EDERIM KI MEHDI DIR..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 15.11.2008 - 10:14

    Kendisine kitap indiğini söyleyen,
    Kendisinin mehdi olduğunu söyleyen,
    Kendisinin resul olduğunu söyleyen,
    Kendisinde olaganüstü haller ve durumlar olduğunu söyleyen,

    her kim varsa,
    Adı her neyse,
    ondan uzak durun.
    Yoksa dipsiz kuyuya düşersiniz.

  • Ali Can
    Ali Can 15.01.2007 - 16:54

    bu adam sapık bir cemaatin kurucusu
    bir arkadaş aracılığı ile aralarında bulunmuştum
    bunlar hadisleri el yazması kitaplar diye inkar ediyorlar
    hatta bu arkadaşı yeni yayaına giren MPL adlı televizyon da sohbet verirken gördüm anlıyacağınız gibi bu televizyonda bunların galiba
    ümmeti muhammed busapık insanlara dikket etmeli
    bunlar kafalarına göre sapık hükümler koyuyorlar
    araba sürerken namaz kılmak gibi
    sandelyede namaz kılmak gibi
    namaz kılarken bağırmalar sağa sola dönmeler sünneti terketmeler

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 17.07.2006 - 12:08

    Asıl adı İskender EVRANASOĞLU idi...değiştirdi...aman bulaşmayın...tehlikeli olduğunu der durur TV de...neme lâzııım...

  • Uğur Albayrak
    Uğur Albayrak 17.07.2006 - 11:49

    Kendisine kitap indiğini söyleyen, mehdi+rasul zanneden, kafamın üstünde bir hale var görmüyonuz mu diyecek kadar cücük beyinli. ya dolandırıcı yada deli bir adam işte! yani ya aklından yada imanından zoru olan bir şahıs...

  • Ahmet Kar
    Ahmet Kar 20.06.2006 - 14:47

    hz.muhammed mustafa(s.a.v) hadislerinde birçok defa kendisiyle peygamberliğin tamamlandığın ı belirtmişken neden bahsediyorsunuz.kıyamete kadar evliyalar olacaktır,ama her sohbet edene evliyamı diyecez.bu zat rahmanı seviyor olabilir,resullerini seviyor olabilir.ama ben yaradanla konuştum diyorsa orda duracaksın
    (bakın bende acizane birşeyler söyledim.bende çok seviyorum yaradanı ve resllerini.bizidemi sultan mehdi sanacaksınız tövbe haşa)

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 27.04.2006 - 01:02

    Asıl adı: İskender Evranosoğlu...

  • Emine Adıgül
    Emine Adıgül 07.02.2006 - 20:30

    İkicihan güneşi sevgili peygamberimizi hatılıyorum.dünya olayları karşısındakai duruşu, mücadelesi,kendisine yansıyıyan insanların sorunlarına getidiği çözümler,Barışı sevgiyi,mutlu olma şeklini yayma bicimi,hepside NEBİ RESULUMÜZEbenziyor ama o bir VELİ RESULDİR.

  • Ali
    Ali 13.12.2003 - 18:07

    söylediklerini Kuran-ı Kerim'den ispatlayan bir insan.
    İspata mı inanmak istiyorsunuz yoksa dedikodulara mı?

  • Eray İnman
    Eray İnman 30.10.2003 - 23:12

    al sepetten bir ahir zaman Mehdi(?) si daha. zaten bu zamanda elini sallasan mehdiye çarpıyor anasını satayım.