Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması

mevlana sizce ne demek, mevlana size neyi çağrıştırıyor?

mevlana terimi Sezen Ünlü tarafından tarihinde eklendi

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana
    içinde inci vardır." Hz.Mevlâna

  • Ümit Duysak
    Ümit Duysak

    Tasavvuf deryasına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryadan saçılan hikmet damlalarıdır. O, bir tarikat kurucusu değildir. Yeni usûller ve ibadet şekilleri ihdâs etmemiştir. Ney, dümbelek, tambur gibi çeşitli çalgı âletleri çalınarak yapılan törenler ve âyinler, Hazret-i Mevlana’nın vefatından 3-4 asır sonra meydana çıkmıştır. Halbuki o, ney ve dümbelek çalmadı. Dönmedi, raks etmedi. Bunları sonra gelenler uydurdu. 47 binden ziyade beytiyle dünyaya nûr saçan Mesnevî’sine, her ülkede, birçok dillerde şerhler yapılmıştır. En kıymetlisi Mevlana Câmi’nin kitabı olup, bunun da şerhleri vardır. Türkçe şerhlerinden, Ankara vâlisi Âbidin Paşanın şerhi çok kıymetlidir. Âbidin Paşa bu şerhinde, ney’in, insan-ı kâmil olduğunu ispat etmektedir.

    Mevlevîlik, cahillerin eline düştüğünden, bunlar ney’i çalgı sanarak, ney, dümbelek gibi şeyler çalmaya, dönmeye başlamışlar. İbadete, İslam dininin yasak ettiği çirkin şeyler karıştırmışlardır. Hazret-i Mevlana, bırakın ney çalmayı, oynayıp dönmeyi, yüksek sesle zikir bile yapmadı. Nitekim Mesnevî’sinde diyor ki:
    Pes zî cân kün, vasl-ı Canan-râ taleb
    Bî leb-ü gâm mîgû nâm-ı rab.

    Manası şudur:
    O halde, Canana kavuşmayı, cân-u gönülden iste
    Dudağını oynatmadan, Rabbinin ismini kalbinden söyle.

    Bugün, bu tasavvuf üstadının türbesine sonradan konan çalgı âletlerini görenler, işin gerçeğini bilmeyenler, bu mübarek zatın çalgı çaldığını, bu aletlerin onun olduğunu zannetmektedirler. O hakikat güneşini yakından tanıyanlar, bunlara elbette itibar etmez. Zaten bu büyükler, şüpheli şeylerden kaçtıkları gibi, mubahları bile sınırlı ve ölçülü kullanmışlardır.

  • Metin Bedir
    Metin Bedir

    BU DÜKKAN ÖYLE BİR DÜKKANDIR Kİ BU DÜKKANDA
    TAHTA GÖRÜRSEN BİLKİ KALIPTIR DEMİR GÖRÜRSEN METREDİR
    arabın birinin bi bakkal dükkanı var.ve bakkal dükkanında insanlarla konuşabilen onları gülümseten ve insanları konuşmasıyla şaşırtan bi tuti kuşu var. bi gün bakkal aceleyle eve gider tuti yanlız kalır bu esnada dükkana kedi girer tuti korkar. pırlar ve yukarıda ki gül yağı şişelerinin oraya konmak isterken gül yağı şişesini devirir. arap dükkana gelip koltuğuna oturduğunda kıçı başı yağ olur. yukarıya baktığında tuti yi görür sen döktün değil mi der ve tuti yi yakaladığı gibi. tuti nin kafasındaki bütün tüyleri tek tek yolar. tuti nin canı çok yanmıştır o günden sonra bi daha konuşmaz. gelen müştErilere laf atmaz. gün boyu somurtur. bir iki derken dükkandan müşteriler eksilmeye başladığında arap bakkal yaptığı hatanın farkına varır ah benim hikmet güneşim ben ne büyük hata yaptım der ve tuti yi konuşturmak gönlünü almak için tuti nin en sevdiği çerezlerden alır fındık fıstık antep fıstığı ama tuti bi türlü konuşmaz. bi gün tuti gene miskin miskin somurtarak dışarıya bakar birden kapının önünden kafası kel cascavlak biri gelir tuti bir den gülmeye başlar ve sende gül yağı şişesini döktün senin de kafandaki tüyleri yoldular der ve konuşmaya başlar. tuti kendi başına gelenle kel adamın arasında benzerlik kurmuştur.
    bi şeyin algılanması bi benzerliğin bulgulanması ile olur.

  • Metin Bedir
    Metin Bedir

    MECAZ METEFOR YADA BENZETME NEDİR: Bir kavramı ne zaman başka bir şeye benzeterek anlatmaya kalkarsak metefor kullanıyoruz demektir.aslında iki şeyin birbirine benzerliği pek az ola bilir. birini çok iyi biliyor olmak ikincisini daha iyi anlama olanağı getirir. metaforlar semboldür ve sembollerin duygusal yoğunluğu normal kelimelerden fazladır. kelimelerin kaldıracı da diye biliriz. örneğin elektirikle ilgili bi şeyler anlatırken onu zaten bildiğiniz tanıdığınız bir şeye benzeterek anlatırsam örneğin hiç borunun içinden akan su gördünüz mü desem hemen evet dersiniz o zaman ben ya borunun içinden geçen suyu yavaşlatabilen ve hızını ayarlayabilen bi kapakçık olsaydı.işte o kapakçığa rezitans denir desem işte o zaman rezitansın ne işe yaradığını daha iyi anlarmıydınız. tabi anlardınız. bi anda bilirdiniz.çünkü o yeni kavramı bildiğiniz bi şeye benzeterek anlattım.(anthony robbins)

  • Metin Bedir
    Metin Bedir

    hz. hızır dendiğinde aklımıza sıkıştığımız anlarda yardıma koşan ak sakalı ihtiyar geliyor.birbirimize aksakalı yardıma gelen ihtiyar hikayeleri anlatıp duruyoruz. ilahi bilgileri belletebilmek kuşaklara aktarabilmek için velilerimizin kullandığı mecazların içinde boğulmuş önümüzü aydınlatacak benzetmeler mecazlar karanlığımız olmuş yolumuzu kaybetmişiz cehaletin karanlığına gömülmüşük .

  • Metin Bedir
    Metin Bedir

    MESNEVİ’DE Hz. HIZIR
    Hz. Mevlana, El-Kehf suresinin 60 ile82. ayetleri Hz. Musa ile Hz. Hızır arasında geçen kıssayı şöyle te’vil eder.“İki deniz can ve beden denizleridir. Bu iki denizin kavuştuğu yer insanın varlığıdır. Balık hayattır. Denize atlaması, bedenin hayat bulması, canın bedenle görünmesidir.İzlerine basıp geri dönmeleri, yaratılışta ki temizliğe, fıtrata dönüştür. Bulduğu kul, yani Hızır, kutsi akıl dır.Ona Tanrı tarafından belletilen bilgi, vasıtasız olarak ilham edilen ilahi bilgidir. Binilen gemi, beden gemisidir. Geminin delinmesi, rıyazatla, ibadetle bedenin ve bedenle alakalı işlerin noksanlaşmasıdır.Öldürülen çocuk nefistir. Vardıkları köy bedene ait kuvvetlerdir. Hızır’ın düzelttiği duvar, tam inanç duvarıdır ki bu makam da can, “nefs-i Mutmainne” adını alır. Gemi sahibi olanlar, bedende ki hayvani kuvvetler ve zahiri duygulardır.Sağlam gemileri zapteden padişah “nefs-i emmare” dir.Öldürülen çocuğun temiz ve mü’min anası, babası can ve bedenin tabiatıdır. Duvarın altında ki define, marifet definesidir. Duvar bedendir. Define sahibi iki yetim, kutsi candan ayrılmış nazari ve ameli ve anlayış kaabiliyetidir.” Yine Mevlana “Sen baştan başa cansın, yahut zamanın Hızır’ı, yahut da Ab-ı Hayat. Onun içinde halktan gizlenmedesin.”der.Mevlana “Mesnevi”sinde devam eder “Hızır ve İlyas peygamberin hayatta bulunduğu, On ikinci İmam’la buluştuğu, Hz. Peygamberin Hakk’a yürümesinde, gelip Ehlibeyte başsağlığı dilediği, Hz. İmam Ali’nin de Hakka yürümesinde, evinin kapısına gelip ona selam vererek, Ehlibeyet’e taziyede bulunduğu, İlyas’la muayyen zaman da buluştuğu, acz içindekilere yardım ettiği, İmam Hüseyin’in şehadetin de onun, Medine de bir mersiye inşad ettiği, sesinin duyulduğu, imamlarla görüştüğü, Ehlibeyt imamlarından gelen rivayetlerdendir. Hızır ve İlyas nebi yüzü suyu hürmetine, Yüce Allah bize de imdat eyler
    facebook tan alıntıdır

  • Kürşat Hardal
    Kürşat Hardal

    Siz değerli dostlardan şiirlerime ilişkin yorum ve düşüncelerinizi bekliyorum :)

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "Bilmek başka, bulmak başka, olmak daha başka." Hz. Mevlana

  • Emine Taştepe
    Emine Taştepe

    Safi Aşk

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan

    Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!"

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "İnsanlar maşuk aramıyor, bencil duygularına köle arıyor.
    Köle buluyor ama aşkı bulamıyor."
    -Aşkın Gozyasları- Tebrizli Şems

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "Her insan için bir âşık olma zamanı vardır,? bir de ölmek zamanı.? Ama benim için ölmek yok, ben meleklerin? secde eylediği aşkım"

  • Neva Ney
    Neva Ney

    "Aşkı kitaplardan öğrenemezsin, satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı.
    Önce yak kitapları. Aşkı âşıklarda arama. Aşk, aşığın aynası değildir, bu nedenle körler çarşısında ayna satılmaz. Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder. Aşkın kitaba sığınmayışı bundandır. Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu..."

  • Melis Ayden
    Melis Ayden

    Mesnevide yer alan bir hikayeden esinlenerek simyacı kitabi yazılmış acaba hangi hikayeden merakım bundandır.

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    “Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, ne de güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir."
    Mevlana

  • Kadir Yüksel
    Kadir Yüksel

    Evliya alim Veli Derviş

  • Çetin Metin
    Çetin Metin

    hakikati fark edememiş ,olabildiğince abartılan kişi.bel altı hikayeleri sanki onu dahada çekici kılmış. mesneviyi tek cümleyle özetlersem : çok şey söylemek ama hiç bir şey anlatamamak.

  • Vedat Ali Birinci
    Vedat Ali Birinci

    aaaa

  • Lara Wislina
    Lara Wislina

    huzur

  • Abdulkadir Başodacı
    Abdulkadir Başodacı

    Mevlana bir gün gene inziva'da imiş
    Bir sarhoş dayanmış dergahın kapısına, hayır duasını almaya geldim demiş
    Dergah öğrencileri ; git bre berduş bu halinle buraya giremezsin!
    Bağrışmayı duyan Celaleddin rumi, meseleyi anlayınca
    Öğrencilere demiş ki ; Bu adam, sarhoş kafayla bana geliyor!
    Siz onu hangi kafayla geri gönderiyorsunuz?

  • Abdulkadir Başodacı
    Abdulkadir Başodacı

    Dün dünde kaldı cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lazım

  • Alptekin Kılıç
    Alptekin Kılıç

    mevlana hakka o kadar aşıkki bu aşkı ona tattıran şemsi tebrizidir
    yani aşkı ararken allaha olan aşkını şemsin kendisinde bulur.
    mevlananın dediği gibi şebi aruz, yani kavuşmak aşkına kavuşmak
    yani yaradana varmak.

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    "Cahilin yanında kitap gibi sessiz ol"
    Mevlana

  • Zeynep Sekerci
    Zeynep Sekerci

    Ne olursan ol yine gel.

  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi

    “Ey gün, uyan, zerreler dans ediyor.
    bütün evren dans ediyor,
    mutluluktan perişan olmuş ruhlar dans ediyor.
    kulağına danslarının onları nereye götürdüğünü söyleyeceğim,
    havadaki ve çöldeki bütün zerreler
    iyi bilin, onlar sanki deliler
    her bir zerre mutlu ya da mahzûn
    hakkında hiçbir şey söylenmeyen güneşe tutulurlar.”

  • Gökhan Akgün
    Gökhan Akgün

    Sevmem kendilerini.
    Anadolu Moğol istilasında iken dergahına dokunulmayan tek kişi.
    (İlhanlılar kötü değillerdi lakin işin için çaşıtlık olunca iş değişiyor)
    Yazdığı esere bugünlerde kutsaliyet izafe edildiği doğrudur halbuki sadece divandır, okuyan içinde nelerin nelerin olduğunu görür.

  • Erdem Çelikdağ
    Erdem Çelikdağ

    Şems'in "sevdiceği" :)

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır".
    Mevlana

  • Ah Kalbim Delisin
    Ah Kalbim Delisin

    Mevlana; anlayanlar,sevenler,hikmetlerini yureklerine naksedenler için ne büyük kazanç!