Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mevlana sizce ne demek, mevlana size neyi çağrıştırıyor?

mevlana terimi Sezen Ünlü tarafından tarihinde eklendi

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz

    bis onu sefiyos, de mi abiiii?
    charlie brown'un kardeşi gibi hissettim ;)

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Artık gitmekten gınaa gelmişti.Ama arkadaşları kıramıyordum.

  • Nurfer Yıldız
    Nurfer Yıldız

    Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.
    Yüzün rengi kalplerin casusudur.
    Aşk, akıl ve can! Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.
    E bi yere not alıverin artık...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Tarikat ehlidir. Doğu mistizmi ile yoğrulmuş insan merkezli felsefe taşır.
    İslamiyetle uzaktan yakından alakası yoktur.

    Mesela;
    NİSÂ (137)
    İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

  • Bir Olalım
    Bir Olalım

    Bu gün AHMED benim

    ama dünkü Ahmed değil.

    Bu gün anka benim,

    ama yemle beslenen kuşcağız değil.

    Enel hak kadehiyle bir yudum içen sızdı hak şarabından,

    Şişelerle, küplerle içtim ben sızmadım.

    Ben sultanların aradığı sultan,ben hacetler kıblesiyim.

    Gönül kıblesiyim ben.

    Ben Cuma mescidi değilim, insanlık mescidiyim ben.

    Ben saf aynayım, sırrım dökülmemiş paslanmamışım.

    Ben kin dolu bir gönül değilim, tur i sina nın gönlüyüm ben.

    Üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum

    benim sarhoşluğumun sonu yok.

    Tarhana çorbası içmem ben,

    can yemeği yerim, içerim can şerbeti.

    İşte sararttı seni bir gümüş bedenlinin özlemi, altın haline geldin artık.

    Sen altına aşıksın, altın benim rengime aşık.

    Gönlü saf sufiyim ben,

    benim tekkem alem, medresem dünya benim.

    Değilim abalı sufilerden.

    İster yakarış eri ol sen, meyhane eri istersen,

    bundan sanki ne çıkar.

    Yok Cumartesi imiş yok Cuma imiş, bence ne farkı var.

    Gerçeğin tadını alan er,

    ne altına aldırış eder,

    ne kalender tacına bakar.

    Ne tasası vardır, ne kini.

    Ey Tebrizli hak Şemsi,

    yüzünü göstermeseydin sen, yoksul çaresiz kalırdı kulun,

    ne gönlü olurdu, ne dini...



    Mevlâna Celâleddin-i Rumî

  • Yaşam Aslan
    Yaşam Aslan

    'ne yaptığın değil nasıl algılandığındır önemli olan.......'

  • Gülhan
    Gülhan

    ben mevlanayı daha iyi tanımaya konyada okumakta olduğum bu yıllarda aaaşladım bu gerçekten büyük bir eksiklikmiş bunu farkettim.günümüzde mevlananın mesnevileri amerikada yok satıyorken ben ülkemiz tarafından onun hakkıyla bilinmediğine üzülüyorum doğrusu bu böyle olmamalı.onun hakkında bilgilerimizi arttırmalı ve var olan değerlerimizin bilincinde olup umut dolu yarınlara bu sayede temel oluşturmalıyız diye düşünüyorum.

  • Tuba Koçak
    Tuba Koçak

    Hz Mevlana.. kemiklerin sızlıyor mu? bugün senin torunların senin Allah a sığınışınla dalga gecer gibi klip çekiyorlar.. üstelik dudaklarının etrafında döndürmek cürretiyle.. ben senden kendi adıma özür diliyorum:((

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz

    Bu dünya bir dağdır,yaptıklarımızsa ses.ses yankılanır,gene bize döner gelir...

  • Selin Sel
    Selin Sel

    Konya'daki türbesinde bir inanışa göre oğlu defn edilince babası ayağa kalkmıştır...
    Görmek lazım...anlatılması mümkün değil...

  • Selin Sel
    Selin Sel

    'Cömertlik ve yardim etmede akarsu gibi ol,
    Sefkat ve merhamette günes gibi ol,
    Baskalarinin kusurunu örtmede gece gibi ol,
    Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
    Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
    Hosgörülükte deniz gibi ol,
    Ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol.'

    Hz. Mevlana

  • Selin Sel
    Selin Sel

    Come, come whatever you are, it doesn't matter
    Whether you are an infidel, an idolater or a fire-worshiper,
    Come, our convent is not a place of despair.
    Come, even if you violated your swear
    A hundred times, come again.'

    Hz. Mevlana

  • Selin Sel
    Selin Sel

    'Gene gel! gene gel!
    Her ne isen gene gel!
    Kafirsen, atese tapiyorsan, puta tapiyorsan da, gene gel,
    Bu bizim dergahimiz....umutsuzluk dergahi degil,
    Yüz kere tövbeni bozmussan da gene gel! '

    Hz. Mevlana

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım

    Özgürlük anıtından daha büyük heykelini yapacaklar.

    Yakışır da hani...

  • Dilara
    Dilara

    ...önce....OKU...
    Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah'a döner. (Furkan Suresi, 70-71)

    Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir. (A'raf Suresi, 153)

    Gerçekten Ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım. (Taha Suresi, 82)

    ...ve Mevlana...
    'Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...'

  • Ahmet Ersin Taşel
    Ahmet Ersin Taşel

    G E L

    Beri gel, daha beri, daha beri;
    Bu yol vuruculuk nereye dek böyle;
    Bu hır-gür, bu savaş, nereye dek?
    Sen 'ben'sin işte, ben 'sen'im! ..

    Ne diye bu direnme böyle, ne diye;
    Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye;
    Topumuz bir tek kâmil insanız; bir tek!
    Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

    Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
    Sağ soluna yan bakar, ne diye?
    İkisi de senin elin, ikisi de.
    Peki kutlu ne, kutsuz ne?

    Topumuz bir tek inciyiz, bir tek!
    Başımız da tek, aklımız da tek.
    Ne diye iki görür olup kalmışız;
    İki büklüm gök kubbenin altında, ne diye?

    Sen habire gevele dur bakalım;
    Habire usul boylu 'birlik çam ağacı' de...
    Sonu nereye varır bunun, nereye?

    Şu beş duyudan, altı yönden,
    Varını yoğunu birliğe çek, birliğe
    Kendine gel, benlikten çık, uzak dur!
    İnsanlığa karıl, insanlara, insanlarla bir ol!
    İnsanlarla bir oldun mu, bir madensin, bir ulu deniz;
    Kendinde kaldın mı, bir damlasın, bir dane!

    Ama sen, canı da bir bil, bedeni de;
    Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine...
    Hani, şu bademler var ya, bademler gibi;
    Ama hepsindeki yağ bir!
    Dünyada nice diller var, nice diller;
    Ama hepsinde 'anlam' bir;

    Sen kapları testileri hele bir kır;
    Sular nasıl bir yol tutar gider;
    Hele birliğe ulaş, hır - gürü, savaşı bırak;
    Can nasıl koşar, bunu canlara iletir...

    Hz. Mevlana

  • Ugur Kesim
    Ugur Kesim

    Mevlana
    Mevlana bir simdi asigidir,o kendi gonlunun efendisi olmustur,o sonsuza uzanan bir yolun uzerindeki aydinliktir,onun çevresinde pervane olup donmek ondan sonrada olmek gerekir onu anlamak için,Semazenler donerken davulun sesindeki ritmi hiç farkettinizmi,davullar adeta konusur'Dem bu demdir,dem bu dem' diye simdi onun için zamanin otesi bir kavramdir.Mevlana için zaman durmustur,anin efendisi yasamaktadir,,,,,,,,,,UGUR KESIM

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk

    Gönlüme dedim ki:'' Önde olmaya heves etme,lutuf merhemi ol.İnciten diken olma...''

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk

    Sen varını,yoğunu,malını,mülkünü ver de bir gönül al.Al da,o gönül mezarda,o kapkara gecede,sana ışık versin,nur versin...

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca

    ışıktı o gerçekten karanlıkta olanlara anlattı kendini, kendini aydınlık sananlarsa anlayamadı, çok şey kaçırdı...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Kuran'da bile dine girip çıkmak, dönmek gelmek kabul edilmediği yazarken. Bu enerji kaynağı insan kaç kere çıkarsan çık yine gel demiştir. O yüzden zaten humanist yanı ile reklamı vardır. Sanırım son zamanlarda Mevlanacılar diye bir din ya da tarikatta var.

  • Mustafa Yağcı
    Mustafa Yağcı

    Mesnevi'den (fakat ezberimden olmasından sebep eksiğimiz var ise affoluna!):

    'A güzellik vurgunu!
    Yol nereye?
    Açıldı işte beden kafesinin kapısı,
    Uç ey kuş!
    İşte acı su, işte bataklık;
    İşte ölmezlik, işte hürriyet;
    Canın yüce doruğuna uç!
    Ne vakte kadar
    Taşla toprakla, çanakla çömlekle
    Dolduracağız eteğimizi?
    Yüceler yücesi sen sor gene sen cevap ver!
    Çünkü sorular bilgini de sen cevaplar bilgini de sen! .. '

    Mevlana'dan aşk üzerine:

    'Akıl dahi aşkı anlamada eşek gibi çamura battı da yan yattı gitti; aşkı da gene aşk anlattı.'

    Mevlana Celaleddin-i Rumi Hz: Zamanının en büyük islam alimlerinden olup 30 Eylül 1207 yılında Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.

    Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

    Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır.

    Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmış. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

    Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

    1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

    Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

    Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

    Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

    Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

    Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Allah nurunu' görmüştü. Şems-i Tebrizi Hz. ile birbirlerinde kayboldular. İkisi de birbirinden mübarek iki Hakk dostu birbirlerinde aşk ile yok oldu. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

    Şems'in ölümünden sonra öyle bir hale büründü ki hazret O'nun yaşıyor haberini veren birine tüm altınını verdiği söylenir. Bunu neden yaptığının sorulması üzerine de verdiği cevap manidardır:
    'Evet O'nun yaşadığından haber eden kişiye yalan olduğunu bilmeme rağmen tüm altınımı verdim. Eğer bu haber gerçek olsaydı canımı verirdim.'

    Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.

    Yaşamını 'Hamdım, piştim, yandım' sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu.

    Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen 'Şeb-i Arûs' diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

    'Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
    Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir'

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden

    sukunet ve sabır...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Hamdım piştim....

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    “Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir
    bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra”
    Mevlana

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Yüreğimin özünde başka yarınlar var.

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Bakarsın bugün sever bu yürek,
    yarın sevilir bakarsın.

  • Sena Fen
    Sena Fen

    Askin mahluk hali..

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir

    Asaf Halet Çelebi der ki,Tennûre giymiş ağaçlar Aşk niyaz eder, Mevlânâ...

  • Ahmet
    Ahmet

    Bana cagristirdigi tek sey askin olmazsa olmazligidir..