Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Metin Bedir
Metin Bedir

allah ım beni benden koru ya rabbim.

  • durum25.10.2020 - 20:11

    DURMUN GÜCÜ: kalbin ritmini ve buna bağlı olarak hal ve durumlarımızı değiştirebilmenin en etkili yolu betimlemelerimiz de kullandığımız kelimeleri biliçli olarak değiştirmektir.

  • durum25.10.2020 - 20:10

    DURUMUN GÜCÜ: beş duyumuzdan gelen mesajlar çağrıştırıcı olarak beynimize ulaştığında inançlarımız değerlerimiz yaşadığımız tecrübelere ve içinde bulunduğumuz duygusal duruma bağlı olarak anlamlandırılıp kelimler le etiketlendirilir ve kelimeler duygularımızın kalıbıdır. kelimeler manaları anlamları kadar kelimenin içindeki harflerin sesi ve hece dizilimleriyle telafuz edilirken göğsümüzde hissettiğimiz ritimleriyle kalbimizin ritmini etkiler kalbimizin ritmi beynimizi etkiler kısır bir döngü vardır . stresli endişeli durumlardan çıkamayışımızın nedeni de bu sanırım .

  • durum25.10.2020 - 20:09

    DURUMUN GÜCÜ: insan bazen kendini çok güçlü hisseder bazen çok yorgun. bazen çok neşeli bazense çok korkak bazen çok yaratıcı bazense insan kendini tetik boşluğu alınmış silah gibi hisseder. bu hallerin hepsi bi durumdur yani içinde bulunduğumuz sinirsel mantık durumu. kıbrıs beş parmak dağlarındaki tankın hikayesinde kıbrıs savaşı esnasında türk askeri kullandığı tankı dağın öyle bir yerine çıkarır ki daha sonra savaş bitince tankı çıkardığı yerden indiremez. tankı çıkardığın gibi indir dediklerinde o savaş anını yaşatın indireyim der ve tankı indiremez tank orda kalır. yani savaş esnasında tank şöförünün o anda içinde bulunduğu hal veya sinirsel mantık durumuna bağlı olarak durumun gücü kadar muhteşem güç bi güç yoktur diyebiliriz.

  • durum25.10.2020 - 20:08

    DURUMUN GÜCÜ: Çanakkale savaşından bir gün sonra Seyit Ali Onbaşı'dan top mermisi sırtında fotoğrafı çekilmesi istendi. Seyit Ali Onbaşı ne kadar zorlansa da top mermisini kaldıramadı. Sonra Seyit Ali Onbaşı “Yine savaş çıksın, yine kaldırırım” dedi. Bu olaylardan sonra fotoğrafı tahta bir mermiyle çekildi.

  • sıradışı14.10.2020 - 22:37

    ülke olarak sıra dışı koşullar altındayız
    sıradan insanlarla bu günleri atlatamayız.

  • mevlana09.10.2020 - 17:44

    BU DÜKKAN ÖYLE BİR DÜKKANDIR Kİ BU DÜKKANDA
    TAHTA GÖRÜRSEN BİLKİ KALIPTIR DEMİR GÖRÜRSEN METREDİR
    arabın birinin bi bakkal dükkanı var.ve bakkal dükkanında insanlarla konuşabilen onları gülümseten ve insanları konuşmasıyla şaşırtan bi tuti kuşu var. bi gün bakkal aceleyle eve gider tuti yanlız kalır bu esnada dükkana kedi girer tuti korkar. pırlar ve yukarıda ki gül yağı şişelerinin oraya konmak isterken gül yağı şişesini devirir. arap dükkana gelip koltuğuna oturduğunda kıçı başı yağ olur. yukarıya baktığında tuti yi görür sen döktün değil mi der ve tuti yi yakaladığı gibi. tuti nin kafasındaki bütün tüyleri tek tek yolar. tuti nin canı çok yanmıştır o günden sonra bi daha konuşmaz. gelen müştErilere laf atmaz. gün boyu somurtur. bir iki derken dükkandan müşteriler eksilmeye başladığında arap bakkal yaptığı hatanın farkına varır ah benim hikmet güneşim ben ne büyük hata yaptım der ve tuti yi konuşturmak gönlünü almak için tuti nin en sevdiği çerezlerden alır fındık fıstık antep fıstığı ama tuti bi türlü konuşmaz. bi gün tuti gene miskin miskin somurtarak dışarıya bakar birden kapının önünden kafası kel cascavlak biri gelir tuti bir den gülmeye başlar ve sende gül yağı şişesini döktün senin de kafandaki tüyleri yoldular der ve konuşmaya başlar. tuti kendi başına gelenle kel adamın arasında benzerlik kurmuştur.
    bi şeyin algılanması bi benzerliğin bulgulanması ile olur.

  • albert einstein03.10.2020 - 21:59

    Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelilik kuramına... ?? albert einstein

  • şu an ne dinliyorum02.10.2020 - 21:28

    ?list=RDcbkSm2yNoZU

  • Şu Çılgın Türkler30.09.2020 - 01:19

    ŞU ÇILGIN TÜRKLER: türkiye den binlerce kilometre uzakta hiç sınırımız olmayan hatta dünyanın öbür ucunda bi başka kıtadaki bi ülke bizim bölücü teröristimizi himaye ediyor ona destek oluyor bölücü yayın yapan tv yayınlarına izin verip destek oluyor. demek ki bizim dostumuz değiller. bize düşmanlık yapıyorlar. peki bize düşman olan bu ülkelerin bize zarar vermelerine nasıl engel oluruz. bunun bi tek yolu var. bize düşmanlık yaptıklarında zarar göreceklerini bilmeleri gerekir. bize düşmanlık yapan ülkenin insanları şunu iyi bilmeliler ki. hayatlarının baharında şehit edilen türk evlatlarının ve onların gözü yaşlı annelerinin ve bütün türk milletini kahreden bu acıların bu acılara sebep olanlara bi bedeli bi maliyeti olduğunu göstermesi gerekir. bugün ülkemiz çok zengin değil 100 milyarlarca dolar harcayıp dün ya denizlerinde filolar gezdiremiyoruz. uçak gemilerimiz yok. türk savaş uçaklarını dünyanın başka yerlerine gönderemiyoruz. ama bunun bi yolu var sanırım. denizin üstünü buz tutturup uçaklarımız için pistler yapa biliriz.ve gitmek istediğimiz yere uçaklarımızın yakıt ikmali için buzdan hava alanları inşa edebiliriz. bugün tankerlerle taşınan sıvılaştırılmış gazlar gemilerle taşınıyor ve bu gazlar -170 dereceye kadar soğutuluyor hatta bazı gazlar -230 dereceye kadar soğutula biliyor. yaklaşık - -200 derecelik bi ısı korkunç bi soğukluk eğer istersek çok kısa bi sürede denizin üstünde uçakların inebileceği yakıt ikmali yapa bileceği buzdan pistler yapa biliriz.ve dünyanın her yerine uzana biliriz. bize düşmanlık yapan bi ülke nin siyasetçisi koltuğunu kaybetmekten korkmalı askeri başına tonlarca bomba ineceğini bilmeli. o ülkenin vatandaşı bi anne evlatları için endişelenmeli bi baba türkiye ye düşmanlık yaptığında ailesi için endişelenmeli. kısacası türkiye ye düşmanlık yapmak demek kendini ülkesini ailesini riske atmak olarak algılamalı ve kendini güvensiz ve huzursuz hissetmeli. bunu başardığımızda ülkemizde huzur olur.

  • şu an ne dinliyorum29.09.2020 - 19:07