Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kuran-ı kerim sizce ne demek, kuran-ı kerim size neyi çağrıştırıyor?

kuran-ı kerim terimi Sumir Serce tarafından 08.11.2001 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.09.2017 - 13:34

    Kuran"da içkinin haram ya da günah olduğuna dair cezalandırıcı hiç bir Ayet bulamazsınız .Haram olan domuz, günah olan zinadır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.08.2017 - 13:33

    Kur'ân-ı kerîmi anlamak için şimdiki Arabçayı değil, Kureyş dilini (lehçesini) bilmek lâzımdır. (Taşköprüzâde)
    Bir mâni, bir sıkıntı olmadıkça âyet-i kerîmelere ve hadîs-i şerîflere açıkça anlaşılan mânâları vermelidir. Bunlara benzeyen başka mânâ vermek câiz değildir. Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler, Kureyş lügatı ve lehçesi iledir. Kelimelere Peygamber e fendimiz zamânında Hicâz'da kullanılan mânâları vermek lâzımdır. Zamanla değişip bugün kullanılan mânâları vererek tercüme yapmak doğru değildir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 07.07.2017 - 16:20

    Bize en büyük armağan

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 23.05.2017 - 08:23

    size iki şey bıraktım
    kuran ve benim sünnetim
    bu ikisine sıkı sıkı sarılınız
    hz muhammed
    veda hutbesinden

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 19.11.2016 - 09:27

    yol gösteren

  • Kafamda Bir Tuhaflık
    Kafamda Bir Tuhaflık 12.06.2012 - 21:59

    benim için dost ne zaman içim sıkılsa bir şeye takılsam yolumu şaşırsam yada yolumu bulamazsam hemen O'na sarılıyorum en güzel rehber

  • İsmail Yalçın
    İsmail Yalçın 18.12.2011 - 21:07

    onda şüphe yok, içindeki şüphe yok, inanlar için dosdoğru bir yol göstericidir.

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur 30.06.2011 - 20:03

    Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.
    (Al-i İmran)

  • Şüheda Nur
    Şüheda Nur 28.06.2011 - 09:14

    İkra!

  • Serçe Kanadı
    Serçe Kanadı 15.10.2010 - 17:42

    Kur'an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O'na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 03.04.2010 - 02:09

    Kuran Arapça sözcüktür,'okuma, ezberden okuma'anlamına gelir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.02.2010 - 13:20

    Kuran,Mushaf çarpsın ki,yanlış bir tanımlamadır,Zira,Kuran, Mushaf eş anlamlı sözcüklerdir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.02.2010 - 13:16

    Ebubekir döneminde ilk kez resmi olarak yazılıp meydana getirilmiş Kur'an'na'MUSHAF' adı konulmuştu.Bkn. Süyuti,itkan,1/69

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.02.2010 - 13:09

    'Kalb' Kur'an da çok önemlidir.Anahtar sözcüklerdendir.'akl'ın,düşüncenin,'iman'ın yeri olarak KALB gösterilmiştir.

  • Memet Sever
    Memet Sever 02.01.2010 - 11:22

    Yasin suresi:

    69 - Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.

    70 - (Bu) , diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.

    Neml Suresi:

    80 - Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.

    81 - Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.

    Rum suresi:

    52 - Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

    53 - Körleri de sapıklıklarından hidayete getiremezsin. Sen ancak âyetlerimizi iman edeceklere duyurursun da onlar müslüman olur, selâmeti bulurlar.

    Fatır suresi:

    22 - Ölülerle diriler de eşit olmaz. Gerçi, her dilediğine işittirirse de sen, kabirlerdekine işittirecek değilsin.

    İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
    Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de

    Lafzı muhkem yalnız anlaşılan kuranın
    Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın

    Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına
    Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına

    İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin
    Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.

    (Mehmet Akif ERSOY)

  • Ali Tanzer
    Ali Tanzer 04.12.2009 - 14:12

    Hayat kitabı. müttakiler için bir rehber ve yol gösterici

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 25.09.2009 - 22:09

    Abese süresi Ayet:18-19 Hangi şeyden yarattı onu?
    Bir spermden.Yarattı onu,ölçülendirip-biçimlendirdi.
    Çağdaş yorum.

  • Mehmet Levent
    Mehmet Levent 25.06.2009 - 15:20

    tevbe suresi 109
    Şimdi hayat binasını Allah kaygısı ve rızası temelleri üzere inşa eden kimse mi daha iyidir, ya yoksa binasını suyun altını oyduğu kırılgan bir yar üzerine yapıp sonunda da onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi?
    Allah zülmü içselleştiren bir toplumu doğru yola iletmez.

    tevbe suresi 110
    Yüreklerindeki kuşku (uçurumu) üzerine inşa ettikleri (hayat) binası, ancak yüreklerini paramparça edinceye kadar dayanacaktır.
    Allah hem (onların bu halini) bilen, hem de hikmeti gereği (buna izin veren) dir.
    (Mustafa İslamoğlu mealinden)

  • Ferit Ala
    Ferit Ala 18.06.2009 - 16:07

    Beşeriyetin derdine derman idir Kur'an
    Onsuz canavardan daha beterdir insan.

  • Reading Time Benna
    Reading Time Benna 17.06.2009 - 12:30

    Kibirli olma, alçak gönüllü davran. (İsra 37)

    Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme. (Beled 5-6)

    Merhametli olmaktan asla vazgeçme. (İbrahim 42)

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 05.06.2009 - 23:23

    İlk emri ' OKU ' olan,
    son kitap.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.06.2009 - 00:38

    Sürekli inanç bugün de geçerli İslam dünyasında:Her sey, her bilim Kuran'da var,ama herkes anlamıyor! ?

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.06.2009 - 00:27

    mushaf; Hz.Ebubekir çağrıda bulundu.
    -Bu kitaba bir ad bulalım
    Öneriler
    -İncil diyelim!
    -Hoş karşılanmadı
    -Sifr densin!
    -O yahudilerin
    İbn Mesut'un önerisi;
    -Habeşte bir kitap gördüm mushaf diyorlar ad,bu olsun!
    ilk defa resmi olarak Kuran'a,Mushaf adı konuldu.

  • Esra Dağ
    Esra Dağ 01.06.2009 - 16:32

    naziat da (30.ayet) geçiyor dediğiniz yer ancak.orada anlatılan var olan bir şeyi yaymak,düzenlemek tir.yeryüzünü önce yarattı ancak semadan sonra düzenledi yaydı.orada anlatılan budur.yani kuran-i kerim hakkında insanları bilmeden yönlendirmemek lazım ki kuran da bu tarz yanlış anlamalara da yer yoktur.saygılarmla...

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.05.2009 - 12:04

    Kuran-ı-Kerimin,Fussılet Ayetinde,önce yeryüzü yaratılıyor.
    Naziat ayetinde,önce gökyüzü yaratılıyor

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.04.2009 - 20:40

    Göksele, bilimin bağdaşması imkansızdır.Galile'yi hatırlayınız!

  • Erol Topay
    Erol Topay 17.12.2008 - 00:01

    kuran bizim yol gösterici rehberimizdir. şu inkarcılar o cehennem azabına bu dünyada hazırlıyolar kendileri... kafirler için yaşasın cehennemm.....

  • Esra Dağ
    Esra Dağ 02.10.2008 - 19:29

    İnsanlığa son çağrı...

  • Fârûk El Furkan
    Fârûk El Furkan 01.10.2008 - 15:45

    Kimden: Alevi stratejisi nedir... (Bay, 35)
    Kime: Grup: Alevi Haber Ajansı...-AHA-
    Tarih: 1.10.2008 15:38 (GMT +2:00)


    Konu: Mehdi sizin için üç sure seçmiştir...(OKU!)


    TÜRKÇE KURAN-I MEÂL-İ KERİM (Y.NURİ ÖZTÜRK)

    KAFİRUN RURESİ...

    Oku! ..Yaratan Rabbinin Adıyla...(1/1)
    Rahman ve Rahîm Olan Allah'ın Adıyla Oku! ..
    ((Kur'an'ı Ehl-i Beyt ile Ayetleri Sahih Hadisler ile Tefsir Ediniz...))

    1. De ki: 'Ey nankör kâfirler!

    2. Kulluk etmem sizin kulluk ettiğinize.

    3. Siz de ibadet etmezsiniz benim ibadet ettiğime.

    4. Kul değilim sizin taptığınıza,

    5. Ve ibadet edenler değilsiniz benim ibadet ettiğime.

    6. Sizin dininiz size, benim dinim bana! '

    RABBÜLALEMİN BÖYLE BUYURMUŞTUR...

    ________________________________________________________________


    MÜNAFİKUN SURESİ...

    Oku! ..Yaratan Rabbinin Adıyla...(1/1)
    Rahman ve Rahîm Olan Allah'ın Adıyla Oku! ..
    ((Kur'an'ı Ehl-i Beyt ile Ayetleri Sahih Hadisler ile Tefsir Ediniz...))

    1. Münafıklar sana geldiklerinde: 'Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz.' derler. Senin kesinlikle O'nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

    2. Yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!

    3. Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.

    4. Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin. Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan! Allah onları kahretsin! Nasıl da aldatıp döndürülüyorlar!

    5. Onlara, 'Hadi gelin, Allah resulü sizin için af dilesin! ' dendiğinde kafalarını öteye çevirirler. Ve sen onların böbürlenmiş bir halde dönüp gittiklerini görürsün.

    6. Sen onlar için ha af dilemişsin ha dilememişsin. Aleyhlerindeki sonuç aynı kalacaktır. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.

    7. Onlar: 'Allah resulünün yanındakilere infak edip bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler! ' diyen kişilerdir. Oysaki göklerin ve yerin hazineleri, Allah'ın tekelindedir. Ama münafıklar bunu anlamazlar.

    8. Şöyle derler: 'Eğer Medine'ye dönersek, yemin olsun ki, itibarlı ve baskın olan, ezik ve zayıf olanı oradan çıkaracaktır! ' Güç ve itibar Allah'a, onun resulüne ve iman sahiplerine özgüdür. Ama münafıklar bunu bilmezler.

    9. Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ı anmaktan/Allah'ın zikri olan Kur'an'dan alıkoymasın! Böyle bir şey yapanlar, hüsrana uğramışların ta kendileridir.

    10. Sizden birine ölüm gelip de, 'Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için birşeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım! ' demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.

    11. Allah, süresi gelmiş olan bir canı geriye asla bırakmaz! Ve Allah, yapıp etmekte olduklarınızı çok iyi haber almaktadır.

    RABBÜLALEMİN BÖYLE BUYURMUŞTUR...

    ________________________________________________________________


    MÜMİNUN SURESİ...

    Oku! ..Yaratan Rabbinin Adıyla...(1/1)
    Rahman ve Rahîm Olan Allah'ın Adıyla Oku! ..
    ((Kur'an'ı Ehl-i Beyt ile Ayetleri Sahih Hadisler ile Tefsir Ediniz...))

    1. Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler.

    2. Namazlarında/dualarında huşû sahipleridir onlar.

    3. Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar.

    4. Zekâtı vermek için faaliyettedir onlar.

    5. Cinsiyet organlarını/ırzlarını koruyanlardır onlar.

    6. Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar.

    7. Kim bundan ötesini isterse, işte onlar, sınırı aşanlardır.

    8. O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır.

    9. Namazlarını/dualarını korumaya devam ederler onlar.

    10. İşte bunlardır mirasçı olanlar;

    11. Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar.

    12. Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık.

    13. Sonra onu çok dayanaklı bir karargâhta bir damlacık yaptık.

    14. Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir!

    15. Sonra, siz bütün bunların ardından mutlaka öleceksiniz.

    16. Sonra, siz kıyamet gününde yeniden diriltileceksiniz.

    17. Yemin olsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık! Ve biz yaratılıştan/yaratılmışlardan gafil de değiliz.

    18. Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk. Elbette ki biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz!

    19. Onunla size hurmalardan ve üzümlerden bahçeler yetiştirdik, onlarda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyorsunuz.

    20. Ve bir ağaç da yetiştirdik ki, Tûr-i Sina'dan çıkar, yağlı olarak biter; yiyenlere katıktır.

    21. Davarlarda da sizin için elbette bir ibret vardır! Onların karınlarındakilerden size içiriyoruz. Onlarda sizin için birçok yarar var. Onlardan yiyorsunuz da.

    22. Hem onlar üzerinde hem de gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.

    23. Yemin olsun, Nûh'u toplumuna resul olarak gönderdik de o şöyle dedi: 'Ey toplumum! Allah'a kulluk/ibadet edin! O'ndan başka tanrınız yok sizin. Hâlâ sakınmayacak mısınız? '

    24. Toplumu içinden inkârcı kodaman grup şöyle dedi: 'Bu adam, sizin gibi bir insandan başka şey değil; size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, melekler indirirdi. Biz ilk atalarımız arasında böyle bir şey duymadık.'

    25. 'Cinnet getirmiş bir adamdan başkası değildir o. Belli bir süreye kadar göz altında tutun onu.'

    26. Nûh şöyle yakardı: 'Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana! '

    27. Bunun üzerine biz, Nûh'a şöyle vahyettik: 'Gözlerimizin önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynayınca, ailenle birlikte her türden iki çifti gemiye sok. İçlerinden, haklarında daha önce hüküm verilmiş olanları dışta bırak. Zulmetmiş olanlar hakkında bana yakarıp durma. Onlar kesinlikle boğulacaklardır.'

    28. Sen, yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında şöyle de: 'Zalimler topluluğundan bizi kurtaran Allah'a hamt olsun! '

    29. Şunu da söyle: 'Rabbim, beni bereketli bir yere indir! Sen, konuk ağırlayanların en hayırlısısın.'

    30. Biz onları imtihan ediyor idiysek de bunda elbette ibretler vardır!

    31. Sonra onların ardından başka bir nesil oluşturduk.

    32. Onlara da içlerinden şu yolda tebliğde bulunan bir resul gönderdik: Allah'a kulluk/ibadet edin. O'ndan başka tanrınız yok sizin. Hâlâ ürpermiyor musunuz?

    33. Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkâra sapıp âhiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: 'Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor.'

    34. 'Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz.'

    35. 'Size, ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra tekrar meydana çıkarılacağınızı mı vaat ediyor? '

    36. 'Heyhat! Size vaat edilen o şey ne kadar uzak! '

    37. 'Hayat, şu dünya hayatımızdan başkası değildir. Ölürüz, yaşarız ama biz tekrar diriltilecek değiliz.'

    38. 'O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil. Biz ona inanmıyoruz.'

    39. O peygamber şöyle yakardı: 'Rabbim, beni yalanlamaları karşısında yardım et bana! '

    40. Allah buyurdu: 'Biraz sonra kesinlikle pişman olacaklar.'

    41. Nihayet, o korkunç titreşimli ses onları tam bir biçimde yakaladı da hepsini sel süprüntüsü haline getirdik. Dönmeze gitsin o zalimler topluluğu!

    42. Sonra onların arkasından başka nesiller oluşturduk.

    43. Hiçbir ümmet ne süresinden ileri geçebilir ne de geri kalır.

    44. Sonra, resullerimizi art arda gönderdik. Hangi ümmete resulü geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardınca yuvarladık ve hepsini birer efsane yaptık. Dönmeze gitsin iman etmeyen bir topluluk!

    45. Sonra, Mûsa ile kardeşi Hârun'u mucizelerimizle, açık bir kanıtla gönderdik;

    46. Firavun'a ve kodamanlarına. Ancak kibre saptılar, çünkü kendilerini büyük gören bir topluluktu onlar.

    47. Şöyle dediler: 'Kendilerine bağlı toplum bize kulluk-kölelik ederken, biz kalkıp bizim gibi iki insan olan şu adamlara mı inanacağız? '

    48. İkisini de yalanladılar, böylece helâk edilenler arasına katıldılar.

    49. Yemin olsun, Mûsa'ya o Kitap'ı vermiştik ki, hidayete erebilsinler.

    50. Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.

    51. Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın! Çünkü ben, yapmakta olduğuklarınızı çok iyi bilmekteyim.

    52. İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ve ben de sizin Rabbinizim; o halde benden sakının!

    53. Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırılmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.

    54. Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

    55. Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla güçlendiriyoruz onları,

    56. Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

    57. Onlar ki, Rablerine saygıdan titrerler,

    58. Onlar ki, Rablerinin ayetlerine iman ederler,

    59. Onlar ki, Rablerine ortak koşmazlar,

    60. Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;

    61. İşte bunlar, hayırlarda yarışırlar. Ve hayırlarda önde gidenler de onlardır.

    62. Biz, hiçbir benliğe gücünün yeteceğinden daha azını yüklemenin dışında bir teklifte bulunmayız. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.

    63. Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka da işleri vardır ki, hep o işler için çalışmaktadırlar.

    64. Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla yakaladığımızda, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.

    65. 'Bağırıp dövünmeyin bugün, bizim karşımızda kimseden yardım göremezsiniz.'

    66. 'Ayetlerimiz size okunuyordu da siz ökçeleriniz üzerine gerisin geri dönüyordunuz.'

    67. 'Ona karşı büyüklük taslayarak, gece boyunca hezeyanlar savuruyordunuz.'

    68. Sözü gereğince düşünmediler de ondan mı, yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen bir şey geldi diye mi?

    69. Yoksa resullerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar?

    70. Yoksa, 'Onda bir cinnet mi var' diyorlar! Hayır, o kendilerine hakkı getirdi ama onların çoğu haktan tiksinen kişilerdir.

    71. Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini/Kur'anlarını getirdik ama onlar zikirlerinden/Kur'anlarından yüz çeviriyorlar.

    72. Yoksa onlardan bir vergi mi istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O.

    73. Şu bir gerçek ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.

    74. Ama âhirete inanmayanlar, o yoldan hep yan çiziyorlar.

    75. Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.

    76. Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar.

    77. Nihayet, üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açtığımızda hemencecik ümitsizliğe düşüverecekler.

    78. Allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

    79. Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz.

    80. O hayat veriyor, O öldürüyor. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişi O'nun için. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

    81. İşin doğrusu şu: Onlar da öncekilerin söylediği gibi söylediler.

    82. Dediler ki: 'Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten o zaman mı diriltileceğiz? '

    83. 'Yemin olsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Öncekilerin masallarından başka bir şey değil bu! '

    84. De ki: 'Eğer biliyorsanız, yeryüzü ve içindekiler kimindir? '

    85. 'Allah'ındır! ' diyecekler. De ki: 'Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz? '

    86. Sor: 'Yedi göklerin Rabbi ve o büyük arşın Rabbi kimdir? '

    87. 'Allah'tır! ' diyecekler. De ki: 'Hâlâ benden sakınmıyor musunuz? '

    88. Şunu da sor: 'Eğer biliyorsanız söyleyin. Kimdir o, her şeyin melekûtu/aslı-esası elinde olan? O koruyup gözeten ama korunup gözetilmeyen? '

    89. 'Allah'tır! ' diyecekler. De ki: 'Nasıl oluyor da büyüleniyorsunuz? '

    90. Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.

    91. Allah, çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber herhangi bir ilah da yoktur. Eğer böyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını yok ederdi ve mutlaka biri ötekine üstün gelmeye çalışırdı. Allah'ın şanı onların nitelendirmelerinden yücedir, arınmıştır.

    92. Gözle görülmeyeni de görüleni de bilendir O. Uzaktır onların ortak koştuklarından.

    93. De ki: 'Rabbim, tehdit edildikleri şeyi bana mutlaka göstereceksen,

    94. Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma Rabbim! '

    95. Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette kadiriz.

    96. En güzel olan neyse onunla sav kötülüğü. Onların nasıl nitelendirme yaptıklarını biz daha iyi biliriz.

    97. Ve de ki: 'Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım! '

    98. 'Onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım Rabbim! '

    99. Sonunda onlardan birine ölüm geldiğinde şöyle der: 'Rabbim, beni geri döndürün;

    100. Döndürün ki, o arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.' Hayır, bir kelime ki bu, o söyler onu. Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

    101. Sûra üfürüldüğünde, aralarında artık soy-sop/şuna-buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da.

    102. Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.

    103. Tartıları hafif gelenler ise kendilerini kayba uğratanlar, uzun süre cehennemde kalanlar olacaklardır.

    104. Ateş, yüzlerini yalar. Ve onlar da içinde sırıtıp kalacaklar.

    105. 'Ayetlerim size okunmadı mı? ' Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz? '

    106. Derler ki: 'Rabbimiz, bahtsızlığımız bize baskın çıktı. Sapıp gitmiş bir topluluk olduk biz.'

    107. 'Rabbimiz, çıkar bizi oradan. Eğer bir daha aynısını yaparsak, gerçekten zalimler olacağız.'

    108. Buyurur: 'Yıkılıp gidin oraya, konuşmayın benimle! '

    109. Kullarımdan bir zümre 'Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın' diyorken,

    110. Siz onları alaya aldınız. Öyle ki, zikrimi/Kur'anımı size unutturdular. Siz onlara hep gülüyordunuz.

    111. Bugün onlara ben, sabretmiş olmalarının karşılığını verdim. Başarıya erip kurtulanlar, onlardır.

    112. Buyurur: 'Yeryüzünde yıllar sayısıyla ne kadar kaldınız? '

    113. Derler: 'Bir gün yahut günün bir kısmı kadar; sayanlara sor.'

    114. Buyurdu: 'Sadece birazcık kaldınız. Keşke biliyor olsaydınız.'

    115. 'Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? '

    116. Yücelerden yücedir, o hak padişah olan Allah! İlah yok O'ndan başka. O şanlı arşın Rabbidir O!

    117. Kim Allah'ın yanında, hakkında hiçbir kanıt olmayan bir başka ilaha yakarır/davet ederse, onun hesabı rabbi katındadır. Hiç kuşkusuz, küfre sapanlar iflah etmezler.

    118. Şöyle yakar: 'Rabbim! Affet, merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın! '

    RABBÜLALEMİN BÖYLE BUYURMUŞTUR...


    ZİKR-İ HAKİKATİMİZDİR...
    ______________________
    BAKİ GERÇEKLER DEMİNE HÛ DOST ALLAH EYVALLAH...
    GERÇEĞE HÛ MÜ'MİNE YÂ ALİ YÂ MEHDİ SAHİB-İ ZAMAN...

  • Kara Dut
    Kara Dut 12.09.2008 - 20:51

    O YÜCE KİTABI OKUMAYI ASLINDA HERKES BİLİYORMUŞ.ÖZÜMÜZDE VARMIŞ....BUNU ÖGRENDİM

  • Akif Selim
    Akif Selim 09.09.2008 - 23:48

    licnako gibi düşüne(meye) nlere:


    Kadınları dövmek
    Sual: Allah Kuranda, niye kadınları dövün diyor ki?
    CEVAP
    Bir karıncayı hatta bir buğday tanesini yaratmaktan aciz insan, kâinatı yaradan yüce rabbimizin emrini hangi hakla sorgulayabilir ki? Âyetin bir kısmını değil tamamını almak gerekir. Siz üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek için âyetleri yarım yarım alıyorsunuz.

    Bu âyet-i kerimenin meali şöyledir:
    (Erkekler, kadınlar üzerine hakimdir [aile reisidir.] Çünkü, Allahü teâlâ, bazı kullarını, bazı hususlarda bazısından üstün yaratmıştır. Hem de, erkekler, kendi mallarını, onlar için sarf ederler. Kadınların iyileri, Allahü teâlâya itaat eder ve kocalarının haklarını gözetirler. Kocaları hazır olmadıkları zaman, onların namuslarını ve mallarını, Allahın yardımı ile korurlar. Hıyanet etmesinden korktuğunuz kadınlara, karı koca haklarını öğretin ve tatlı sözlerle nasihat edin, onları yatağınızdan ayırın. Yine de, uslanmaz iseler, hafif dövün! Uslanırlarsa, onları üzecek şey yapmayın, kendilerini incitecek bahane aramayın.) [Nisa 34]

    Görülüyor ki, mala ve namusa hıyanet etmeyen kadınları dövmek değil, onları hiçbir suretle üzmek caiz değildir. Namusa ve mala hıyanet edenlere, her hükümet, her kanun, ağır ceza yapmaktadır. İslamiyet, kadınlara, çok kıymet verdiği, çok acıdığı için, hain olanlarını kanun pençesine düşürmeden önce, hafif vurmakla islah edilmelerinin de, tecrübe olunmasını emretmektedir. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Bir erkek, hanımını döverse, kıyamette onun davacısı ben olurum) [R.Nasıhin]

    Dünya işlerindeki kusuru için, dövmek şöyle dursun, acı, sert bile söylenmez.

    Ateist diyor ki:
    Kuranda meninin vücutta imal edildiği, erkeğin arka kemiği ile göğüs kemikleri arasından çıktığı bildiriliyor ise de, bilim, meninin testiste oluştuğunu, vücutla hiç ilgisi olmadığını açıklıyor. Kurandaki bu ifadeler bilime terstir.
    CEVAP
    Ürolog uzmanlarının bu konuda verdikleri bilgi de şöyledir:
    Erkeklerde [anne karnında iken] testisler (yumurtalar) gebeliğin 3. haftasında karın arka duvarında oluşmaya başlar. Gebeliğin 28. haftasında skrotuma (torbaya) inmeye başlar. 4 haftada bu iniş tamamlanır.

    Sperm hücreleri beyindeki hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının ve testislerdeki Leydig hücrelerinden salgılanan Testosteron hormonunun etkisi ile testislerdeki Seminifer Tübullerde oluşur. Prostat ve Veziküla Seminalis denilen bezlerin sıvıları ile karışır ve penis yoluyla meni olarak dışarı atılır.

    Kuran-ı kerimde insanın yaratılışı hakkında mealen şöyle bildiriliyor:
    (İnsan neden yaratıldığına bir baksın, [düşünsün], o, [rahme] dökülen bir sudan [meniden] yaratıldı. O su, [erkeğin], bel kemiği ile, [kadının] göğüs kemikleri arasından çıkar.) [Tarık 5, 6, 7]

    Bu âyet-i kerime de, süt ile ilgili âyet-i kerime de bilime aykırı değildir

  • Elif Sirac
    Elif Sirac 06.07.2008 - 18:31

    Gönlüne Şifa Arıyorsan Kur'an-ı Kerim

    Huzur ve gönül genişliğine ulaşmanın en güzel anahtarlarından
    biri Kur'an-ı Kerim'i çokca okumaktır. çünkü
    Allah (celle celalühü) Teala kitabını “ruhlara şifa, akıllara rehber,
    kalplere rahmet” vasfıyla tanımlıyor. “Rahmet” sıfatıyla vasıflandırıyor
    'Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa,
    müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. De ki: Ancak Allah
    (celle celalühü) 'ın lütuf ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların
    (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır' (Yunus, 57, 58) .

    'Biz, Kur'an'dan öyle birşey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve
    rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır' (Isra, 82) .

    Allah (celle celalühü) dostları Kur’an’a sırtını dönen kişiyi evine giren
    güneş ışığını perde çekerek engelleyen hasta bir kimseye benzetmiştir.
    Dolayısıyla Kur’an gibi bir şifa kaynağı varken başka yerlerde gönüllere
    şifa aramak ne büyük yanılgıdır.
    ......

    Altınoluk Dergisi/A.Yasin Demirci

  • Ayşegül Çağlar
    Ayşegül Çağlar 29.03.2008 - 16:27

    KURANI KERİM,HANİ O DOLAPLARIMIZIN BİR KÖŞESİNDE DURUPTA KANDİLDE,RAMAZANDA FELAN AÇTIĞIMIZ KURAN KERİM İ İÇİNE BAKALIM NE DEMİŞ RABBİMİZ.NE EMRETMİŞ BİZ O KADAR DÜNYEVİ ŞEYLERE GİRMİŞİZKİ ALLAHIN KELAMINI BİLE OKUMAYA VAKİTİMİZİ AYIRA BİLİYORMUYUZ? AYIRSAK BİLE NE KADAR HAŞIR NEŞİR OLABİLİYORUZ SİZCE....

  • Zagero Corazzini
    Zagero Corazzini 18.10.2005 - 02:53

    KURANIN BİLİMSEL ÖRNEKLERİNDEN BİRİSİ DAHA

    Bu ayeti okuduktan sonra resme bakınız ve tekrar ayeti okuyunuz.

    Sonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman; Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? İşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz. (Rahman Suresi, 37-39)

    KİMSE KURAN BİLİMSEL DEĞİLDİR DİYEMEZ....

    NASA'nın çektiği bir bu resim gene onun başka bir sitesinde yayınlanmaktadır.

    RESİMİ GÖRMEK İÇİN lütfen linki seçip sağ tuş tıkla, copyala yı seç ve Explorer'i aç, adres kısmına gel, sağ tuş yap yapıştır-ı seç, enter e bas.

    http://hubblesite.org/gallery/wallpaper/pr1995001a/

  • Zagero Corazzini
    Zagero Corazzini 15.10.2005 - 23:37

    ALLAH yada KURAN CİNSİYET AYRIMI YAPMAZ.
    Allah Kuranda erkeği kadına bir derece üstün yaratmıştır.
    Allah kadını erkeğin sırt kemiğimden yaratmıştır. Bu yüzden kadın bir derece alttadır.
    Kadınlar çok duygusal olduklarından dolayı boşanma hakkı olan talak kadınlara verilmemiştir. Onlara kalsaydı ilk kavgada hemen üç kez boş ol der ve evliliğin dini hükmi kalmazdı.

    KURAN CİNSİYET AYRIMI YAPMAZ; eğer yapsaydı Cennet anaların ayakları altında değil babaların ayağının altında olurdu. Allah kullarından anne ve babalarına(Allahın emirlerini aşmadıkça) itaat etmelerini emreder. BURAYA DİKKAT önce anne der sonra baba der niye acaba...

    -İslam kanunları içinde eğer anne ve baba köle veya esir olsa ve evladı da onların özgürlüklerine kavuşturmak için onları satın alsa. Babasının hakkını ödemiş olur. Babasına hiç bir minnet borcu kalmamıştır. Atsan atılmaz derlerya isterse babasını atabilir ama annesinin hakkının ödeyemez. Anneye karşı aynı şey geçerli değildir.

    - Ayrıca kadınlar nesillerin çoğalması için tek geçerli yoldur.
    Bilimsel araştırmalar Hz. Meryemin eline erkek eli değmeden nasıl olurda hamile kaldığını araştırmış ve kadınların erkek siz hamile kalma ihtimallerinin oldunu kanısına varmıştır. Ancak erkekler hamile kalamaz, çocuk doğuramaz... OSMANLIDA kadınlar erkeklerden daha değerli idi sebebi ise kadınlar gelecek nesillerde FATİHLER doğuracak insanlardı.

    Allah bir annenin evladına kızdığı zaman bedduasını (çoğu zaman) hemen kabul etmez çünkü etse daha sonra kendisi bundan pişman olacağı aşikardır.
    Ama baba çocuğuna beddua etse kabul eder, babanın duası peygamber duası gibidir. Allah hemen kabul eder. Ama gerçekten de geçerli sebep olmak zorundadır. (evladın babasını dövmesi gibi)

    BU ONLARA VERİLEN HAKLARIN GENGELENMESİNDEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.

    Ancak Allah hukuki konularda kadının şahitliğini yarım kişi saymıştır.
    Birinin katil olduğunu ispat için bir erkek şahit yeterli iken bu kadın olursa iki kadın şahit olaması gerekir.

    - Allah herşeyi en doğrusu ile bilendir. Rahmandır, (bu dünyada kimseyi kafir müslüman ayırmaksızın her türlü menfaat sağlayandır) Rahimdir (öbür dünyada sadece müslümanlara menfaat sağlayandır.)

    Allah hepimizi anne ve babamıza karşı isyankar olmaktan korusun.

  • Licnako
    Licnako 14.10.2005 - 21:26

    KUR'ANDAKİ CİNSİYET AYRIMCILIĞI

    Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.(Nisa/34)

    (Yukarıdaki ayet ile kocaya, karısını dövme özgürlüğü tanınıyor ama, kadına kocasını dövme özgürlüğü verilmez hiçbir ayette...)

    Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Nisa/4/128

    (Nisa/34 ile karısını dövebilme hakkına sahip olan kocaya, yukarıdaki ayete göre kadın sadece 'sulh' yapmakla yükümlü...)

    'Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinda belli hakları vardır.Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.' (Bakara/228)

    (Erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu kesinlikle belirten bir ayet...)

    Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.(Nisa/3)

    (Erkeklere, birden çok kadınla evlenme hakkı tanınırken, kadınlara birden çok erkekle evlenme hakkı tanınmıyor...Ayrıca, erkekler karılarının haricinde 'cariye' sahibi olabilirler ama kadınlara kocalarından başka erkek hakkı tanınmıyor...)

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 13.10.2005 - 16:02

    Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel.' (13/24)

    O Rahman'ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman 'Selam' derler. (25/63)

    'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz' derler. (28/55)

    Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: 'Selam' de. Artık onlar bileceklerdir. (43/89


    saçma sapan konuşup, saçma sapan insanların saçma sapan ve tutarsız karalamalarını kopyalayıp buraya yapıştıranlara, kur'an'a ve onun sahibine fütursuzca hakaret edenlere SELÂM olsun. elbet göreceğiz gerçeği..beklemekteyim elbette siz de beklemektesiniz..hiç düşünmez misiniz? ! ..

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 13.10.2005 - 15:19

    Eğer, kendisiyle dağların yürütüldüğü yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı (yine bu Kur'an olurdu) . Hayır emrin tümü Allah'ındır. İman edenler, hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (13/31)

    De ki: 'Eğer bütün ins ve cin (toplulukları) bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler.' (17/88)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik. (39/27)

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 13.10.2005 - 15:17

    Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren (Allah) ne yücedir. (25/1)

    Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur alemlerin Rabbindendir. (10/37)

    Şüphesiz bu Kur'an en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. (17/9)

  • Sezer Han
    Sezer Han 07.10.2005 - 14:54

    [7.2] (Bu) , kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt
    vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu
    hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
    [5.15] Ey ehli kitap! Resûlümüz size Kitap'tan
    gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere
    geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten
    size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.
    [6.7] Eğer sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap
    indirseydik de onlar elleriyle onu tutmuş olsalardı,
    yine de inkârcılar: Bu, apaçık büyüden başka bir
    şey değildir, derlerdi.
    [7.52] Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol
    gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız
    bir kitap getirdik.
    [12.111] Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve
    ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok
    ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz
    değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden,
    her şeyi açıklayan (bir kitaptır): iman
    eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.

  • Hülü ___
    Hülü ___ 07.10.2005 - 09:13

    ALLAH'ın KELAM'ı
    bize yol gösteren rehber,yol gösteren,ışık,nur
    okuduğumuzda içimize huzur,veren feyz,veren kitap.

  • Zagero Corazzini
    Zagero Corazzini 05.10.2005 - 23:35

    ben Kuran'nın dediğine inanıyorum arkadaş... İlk olarak Kuran-ı Kerim: Allah kelamıdır. Bilimin ne dediği umrumda değil. Kuranın 1400 sene gösterdiği bilimsel gerçekleri bilim adamlaı yeni bulmatkadırlar ve bunun kuranda yazdığını görünce de apışıp kalırlar.. Buna bir çok örnek var Lut gölü çevresini dünyanın en alçak yeri diye tasvir eder. Kim nerden biliyordu en alçak yeri olduğunu.... Alla biliyordu, çünkü Kuran Allah kelamıdır yani Allahın sözdür, hayat rehberidir, o. Dünya yaşlandıkça kuran gençleşmektedir. Zira Kuran gök yüzünük de 7 kat olduğunu sölemiştir 1400 sene önce ama anlayana.
    Bir ayet şöyle der: Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.(Zümer suresi 21. ayet)
    Bilim elbet onuda keşfedecektir. Bigbang teorisi kuranda yazıyordu ve biliniyordu zaten daha sonra da kanun oldu.

  • Licnako
    Licnako 30.09.2005 - 18:06

    Kuran' a göre üreme sıvısı (meni) , bel ile kaburgalar arasından çıkıyor.

    Kuran, modern tıp biliminin gerçeklerini inkar ediyor. Uzun zamandan beri tıp bilimi meninin (döl) , sperm ve spermin içinde yüzdüğü sıvıdan oluştuğunu bilmektedir. Spermler, scrotumda (testis, haya) üretilmektedir. Spermlerin içinde yüzdüğü sıvı ise prostatta üretilmektedir. Yani meni, scrotumda ve prostatta üretilmektedir. Her ikisi de belden daha aşağıdaki anatomik bölgededir. Oysa ki Kuran' a göre meni, bel ile kaburgalar civarından çıkmaktadir! İşte Tarık Suresinin (Sure numarası 86' dır) 6.ve 7. ayetlerinin çeşitli çevirileri:

    Diyanetin Çevirisi: 6- ATILAN BIR SUDAN YARATILDI. 7-(O SU) SIRT ILE GÖGÜS KAFESI ARASINDAN ÇIKAR.

    Yaşar Nuri Öztürk' ün Çevirisi: 6-FIRLAYAN BIR SUYUN BIR PARÇACAĞINDAN YARATILDI O 7-BEL ILE KABURGALAR ARASINDAN ÇIKAR O SU.

    Elmalılı Hamdi' nin Çevirisi: 6-BİR ATILGAN SUDAN YARATILDI. 7-KI, ARKA KEMIĞI ILE GÖĞÜS KEMIKLERI ARASINDAN ÇIKAR.

    İnsanın, erkek vücudundan atılan bir sıvının (meni, döl) etkisiyle oluştuğunu en eski çağlardan beri tüm uygarlıklar biliyordu. Bu nedenle 6. ayette Kuran, yeni ve değişik bir şey söylemiyor. Herkesin o dönemde bile bildiği bir şeyi tekrarlıyor. Önemli olan iddiayı 7. ayette öne sürüyor Kuran: Atılan su (meni) , bel ile kaburgalar arasından (kimi çeviriye göre sırt ile göğüs kafesi arasından) çıkar! Oysa modern tıp kitaplarına göre bel, sırt,kaburga ve göğüs kafesinden uzak bir bölgede, belden aşağı bölgelerde yapılır meni. (Kaynak: Sobotta Atlas of Human Anatomy, Urban & Schwarzenberg. Baltimore-Munich, 1983)

  • Müberra Kaşkaya
    Müberra Kaşkaya 30.09.2005 - 17:47

    evrensel olan,her döneme tesir eden,yanıtlanmamış soruları cevaba kavuşturan,akıllardaki soru işaretlerini yok eden,kalplere huzur veren,yaşam yolumuza ışık tutan tek kaynak

  • Feride
    Feride 28.09.2005 - 22:00

    son için kesin çözüm

  • Halime Kara
    Halime Kara 26.09.2005 - 12:33

    türkçesi varken inatla arapçasını akıcı okumaya çalışan insanların cumadan cumaya ellerine aldıkları kitap...gerçekte amacına ters kullanılmaktadır..ne acıdır ki..

  • Feysah Can
    Feysah Can 23.09.2005 - 22:14

    hayatın rehberi, kullanım kılavuzu

  • Murat Yılmaz
    Murat Yılmaz 22.09.2005 - 18:45

    insanın yaşama kılavuzu

  • Selin Demir
    Selin Demir 05.09.2005 - 08:45

    kusursuz bir kitap.
    ama insan düşününce vicdan azabı çekiyo, varoluş bitiş neden yaratılmış herşey düşünüpte cevabını bulamadığımız aramayada çalışmadığımız herşey orda yazılı.
    yüce rabbimizin biz çok sevdiği kullar için bir mucize eşi bulunmaz bir armağaman. ama nedesende değerini bilmiyoruz ve bunu karşılığını sonu bilinmeyen bir hayatta fazlasıyla iyi veya kötü karşılığını alıcaz

  • Mete Başbuğ
    Mete Başbuğ 20.08.2005 - 13:51

    Yok olmamaktır.