Kültür Sanat Edebiyat Şiir

isa sizce ne demek, isa size neyi çağrıştırıyor?

isa terimi Cem Nizamoglu tarafından 03.05.2003 tarihinde eklendi

  • Metin Bedir
    Metin Bedir 02.03.2013 - 00:32

    isa peygamber
    ilk te benim sonda benim
    başlangıçta benim bitişte benim demiştir.
    ne demekistedi acaba

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri `` 24.12.2009 - 22:37

    “İsa'yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla bir düzen kurdular.

    İsa'ya gelip, «öğretmenimiz» dediler, «senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü sen, insanlar arasında ayrım yapmazsın. Peki ne dersin, söyle bize, Sezar'a vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi? »

    İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, «ey ikiyüzlüler! » dedi. «beni neden sınıyorsunuz? Vergi ödemekte kullandığınız parayı gösterin bana! » O'na bir dinar getirdiler.

    İsa onlara, «bu resim, bu yazı kimin? » diye sordu.

    «Sezar'ın» dediler.

    O zaman İsa onlara, «öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını da Tanrı'ya verin» dedi.

    Bu sözleri duyunca şaştılar, İsa'yı bırakıp gittiler.”

    -Matta 22:15-

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.09.2009 - 21:02

    Ortaçağ’ı kapsayan ezici egemenlik döneminde Hıristiyan kilisesinin teolojik temelleri,İsa değil özellikle Thomas tarafında belirlenecektir.Bu belirlenimde Hıristiyanlık,ezilenlerin,fakirlerin,aleyhine gitgide ezanlerin,egemenlerin,hoşgörüsüzlüğün,yayılmacılığın ideolojik kurumu haline galacektir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 13.05.2009 - 12:20

    Kiliselerde ve okullarda görülen İsa'nın beşik sahnesi gerçek değildir.Zira, beşik İsa'nın doğumundan 1000 yıl sonra icat edilmiştir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 29.01.2009 - 21:46

    İsa, iman ettiğimin peygamberlerden biri.
    Bir Resul.

    Kendisini satan, gambazlayan havarisini bile affetme yüceliğini göstermiş bir peygamber.

    Peygamberlere iman şartlarından olduğundan ötürü,, Hz. İsa'ya bu nedenle inanırız.

  • Cihan Tezel
    Cihan Tezel 05.12.2008 - 14:58

    /NİSA-157: Ve kavlihim innâ katelnal mesîha îsabne meryeme resûlallâh(resûlallâhi) , ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin şubbihe lehum, ve innellezinahtelefû fîhi le fî şekkin minh(minhu) , mâ lehum bihî min ilmin illettibâaz zann(zanni) , ve mâ katelûhu yakînâ(yakînen) .

    Ve şüphesiz Allah'ın resûlü: 'Meryem oğlu İsa Mesih'i biz öldürdük.” demelerinden (bu sebeple onlara ceza verdik) . Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Ama onlar için benzeri vardı (onlara benzeri gösterildi) . Şüphesiz onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan dolayı kesin bir şüphe içindedirler. Onların o hususta bilgileri yoktur. Sadece onlar, zanna uyarlar. Kesinlikle onu öldürmediler.

    4/NİSA-158: Bel refeahullâhu ileyh(ileyhi) ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen) .

    Hayır, Allah onu, O'na (Kendisine) yükseltti. Ve Allah, Aziz’dir, üstündür, güçlüdür ve hikmet sahibidir.

    4/NİSA-159: Ve in min ehlil kitâbi illâ le yu'minenne bihî kable mevtih(mevtihî) , ve yevmel kıyâmeti yekûnu aleyhim şehîdâ(şehîden) .

    Ve kitap ehlinden, onun ölümünden önce O'na inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, O da onlar üzerine şahit olacaktır.

    21/ENBİYA-35: Kullu nefsin zâikatul mevt(mevti) , ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneh(fitneten) , ve ileynâ turceûn(turceûne) .

    Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şerr fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.

    “ Kullu nefsin zâikatul mevt: Her nefs ölümü tadıcıdır.” Eğer Allahû Teâlâ Hz. İsa (A.S.) 'ın ölmediğini, öldürülmediğini söylüyorsa, onu katına ref ettiğini buyuruyorsa, o zaman kıyamete yakın bir zamanda Hz. İsa (A.S.) 'ın tekrar inmesi ve ezeli ve ebedi, Allah'ın bütün insanlar için seçtiği hanif dinini, Arapça adıyla İslâm'ı tebliğ etmesi kesindir.

    Muhtemeldir ki, siz Hz. İsa (A.S.) 'ın öldüğü iddiasını Al-i İmran Suresinin 55. ayet-i kerimesine dayandırmaktasınız:

    3/AL-İ İMRAN-55: İz kâlellâhu yâ îsâ innî muteveffîke ve râfiuke ileyye ve mutahhiruke minellezîne keferû ve câilullezînettebeûke fevkallezîne keferû ilâ yevmil kıyâmeh(kıyâmeti) , summe ileyye merciukum fe ahkumu beynekum fîmâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne) .

    Hani o zaman ki; Allah buyurmuştu: “Ey İsa! Hiç şüphesiz Ben seni, vefat ettireceğim (ölü kılacağım) ve seni Bana (Kendime, katıma) yükselteceğim. Ve seni o (inkârcı) kâfirlerden arınmış kılacağım. Sonra sana tâbii olanları, kıyâmet gününe kadar kâfirlerin üzerine kılacağım (tutacağım) . Sonra dönüşünüz bana’dır. O zaman ihtilâfa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda hüküm vereceğim.'

    Al-i İmran 55'de de Allahû Teâlâ Hz. İsa (A.S.) 'a diyor ki: “ Seni müteveffa kıldık ve seni katımıza ref ettik. Ve seni onların hilelerinden kurtardık. Sana tâbii olanları kıyamet gününde kâfirlerin üstünde kılacağım. Hepinizin dönüşü bana’dır. Size yaptıklarınızı haber vereceğim.”

    Sayın hocamız bu ayet-i kerimeye dayanarak, “Hz. İsa öldü.” diyorlar. Ölen kişinin dirilmesi söz konusu değildir. Hâlbuki bu ayet-i kerimede “Hz. İsa (A.S.) öldü.” denmiyor, “Müteveffa kılındı.” deniyor. Müteveffa kılmak sadece ölüm anlamına gelmiyor. Çünkü Zümer Suresinin 42. ayet-i kerimesinde de belirtildiği gibi, her gece uykuya yattığımız zaman Allahû Teâlâ’nın bizi müteveffa kılmasıyla nefsimiz vücudumuzdan çıkıyor ama henüz ecel günü gelmemiş nefsleri sabahleyin Allahû Teâlâ iade ediyor:

    39/ZUMER-42: Allâhu yeteveffel enfuse hîne mevtihâ velletî lem temut fî menâmihâ, fe yumsikulletî kadâ aleyhel mevte ve yursilul uhrâ ilâ ecelin musemmâ(musemmen) , inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne) .

    Allah, fizik vücutları ölüm anında öldürür ve onlar ki, uykularındadır (ölmemişlerdir) . O zaman, üzerine ölüm hükmedilmiş olanı (kişinin ruhunu) tutar ve diğerini (nefsi) belirlenmiş ecele (zamana) kadar (geri) gönderir. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden kavim için elbette ayetler (ibretler) vardır.

    Öyleyse, dilimize vefat kelimesi, ölüm olarak girmişse de her vefat ölüm anlamında değildir. Allahû Teâlâ her gece bizi vefat ettiriyor ve sabahleyin tekrar ecel günü gelmemiş nefsleri iade ediyor; ölüm gerçekleşmiş olanları da bir daha salıvermiyor. Tıpkı bunun gibi, nasıl fizik vücudun uykuda vefatı söz konusuysa, Allahû Teâlâ’nın Hz. İsa (A.S.) 'ı ruh açısından vefat ettirmesi söz konusudur.

    Bu olay nasıl gerçekleşiyor? Al-i İmran Suresinin 55. ayet-i kerimesinde “Seni müteveffa kıldık. ” diyerek, ruhun fizik vücudun üzerine örtü olması ifade ediliyor. “ ve râfiuke ileyye.” Fizik vücudun üzerine ruhun örtü olması ile birlikte Allahû Teâlâ, onu katına ref ediyor.

  • Bilal Büyükılgaz
    Bilal Büyükılgaz 11.08.2007 - 01:52

    İsa Aleyhisselâm ölmemiş, semâya çekilmiştir. Cesedi ile birlikte semâda yaşamaktadır. Deccâlin fitnesi ile müslümanların iyice bunaldığı bir sırada Allah-u Teâlâ onu yeryüzüne indirecek ve icraatlarını gerçekleştirecektir.

    İsa Aleyhisselâm’ın hâlen sağ olduğuna, âhir zamanda mutlaka yeryüzüne inerek Muhammed Aleyhisselâm’ın şeriatı ile hükmedeceğine ve Allah yolunda mücadele-mücahede edeceğine inanmak farzdır.

    Bu husus tevatür derecesine ulaşmış; Kitap, Sünnet ve İcmâ ile sabit olmuştur.

    Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyurur:

    “Şüphesiz ki o, kıyametin kopacağını gösteren bir bilgidir.” (Zuhruf: 61)

    İsa Aleyhisselâm’ın yeryüzüne inmesi de kıyametin en büyük ve en bariz alâmetlerinden birisidir. Onun belirmesi ile kıyametin kopmasının yakın olduğu anlaşılır.

    İsa Aleyhisselâm’ın kıyamete yakın bir zamanda ineceğine dair Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-in rivayet ettiği bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar:

    “Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; çok sürmez Meryem oğlu İsa âdil bir hakem olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizye vergisini kaldıracak ve mal o kadar çoğalacak ki, onu kabul eden kimse bulunmayacaktır.” (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1018)

    Allah-u Teâlâ üçüncü şaşkınlıkta İsa Aleyhisselâm’ı indirecek. Mehdi Resul Hazretleri Mescid-i Aksâ’da iken, İsa Aleyhisselâm gelerek onu takviye edecek. Deccal gibi büyük bir fitneyi yok etmekle büyük bir ıslahat yapacak.

    İsa Aleyhisselâm’ın gelmesine daha otuzbeş sene var.

    Hadis-i şerif’lerde ifade edildiğine göre İsa Aleyhisselâm ile Mehdi Aleyhisselâm birbirine yakın zamanda çıkacak ve İsa Aleyhisselâm, Hazret-i Mehdi’ye yardımcı olacak. Hatta İsa Aleyhisselâm’ın Hazret-i Mehdi’nin arkasında namaz kılacağı rivayet olunmuştur.

    Asıl vazife yine İsa Aleyhisselâm’ın olacak. Çünkü o üçüncü basamaktır. Deccal’i o öldürecek, Allah-u Teâlâ hakimiyeti ona verecek.

    Üçüncü Dünya harbi, bütün yeryüzünün ateşle dolması, Hazret-i Mehdi’nin zuhuru ve fütuhatı, Deccal’e ruhsat verilmesi, İsa Aleyhisselâm’ın indirilmesi ve Deccal’i imha etmesi, ondan sonra da yahudilerin öldürülmesi, hepsi peşi sıra bu kısa zaman içinde olacak.

    Allah-u Teâlâ kime o lütuf nurunu koymuşsa İsa Aleyhisselâm’a tâbi olacak, kime koymamışsa olmayacak.

    Hadis-i şerif’lerde belirtildiği üzere İsa Aleyhisselâm zamanında yeryüzünde sükunet, emniyet meydana gelecektir. O kadar ki arslanlar develerle, panterler ineklerle ve kurtlar kuzularla serbestçe otlayıp geçinecekler, çocuklar da yılanlarla oynayacaklardır.

    İsa Aleyhisselâm vefat ettiği zaman cenaze namazını müslümanlar kılacaktır.



    Günümüzde türeyen sahte isalar ise artistlerin isasıdır. Bunların da aslı belli değil nesli belli değil. Bunlar aslını ne ile ispat ederler? Ya bu sahtelere ne demeli? Evine hâkim değil, nefsine hâkim değil, dünyaya hâkim olmaya çalışan bu sapıklara ne diyelim?

    Hakikat budur, bunlar sahtelerden ibarettir.

    Sayıları çoktur, itibarı yoktur.

  • Ahmet Bayrak
    Ahmet Bayrak 28.03.2007 - 00:20

    '...Bir ulu kişinin sofrası başında kötü zanna düşmek ve harislik etmek küfürdür'buyurdu isa a.s.

  • Kerim Abdulcebbar
    Kerim Abdulcebbar 08.02.2007 - 17:29

    Ve baş rahip âyini bitirmek üzere son sözünü söyler

    ' İsa bizi korusun...'

    ve bakire rahibeler hep bir ağızdan....Amaaaaann... :)

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 25.12.2006 - 17:51

    Hz.Muhammed'in ümmetinden olmak isteyen peygamber; Kendisine gönderilen kitapta (incil) , Hz.Peygamberden bahsedilmesiyle - kendisini bir adım ötemde hissediyorum - diyen ve geleceğini müjdeleyen ' büyük ' peygamberlerden...

  • Memet Sever
    Memet Sever 21.11.2006 - 20:24

    allah ona rahmet etsin israiloğulları peygamberlerinin sonuncusudur
    nebi imranın kızı meryenin oğludur
    o allahın kulları arasında, babasız anne rahmine konan tek insandır
    bütün peygamberler gibi oda, nuhun ve ibrahimin soyundandır
    tertemiz bir anneden bir mucizeyle doğmuş
    insanları diriltmek gibi birçok mucizede verilmiştir
    israiloğullarının bir çok peygamberlerine yaptıkları gibi onada birçok eziyet ettiler ve en sonunda onu çarmağa germek istediler ama allah buna izin vermedi ve onu katına yükseltti
    ona selam olsun

  • 21.09.2006 - 21:19

    peygamberlerimizden biri çünkü onların getirmiş olduklari şeylerde müslümanlıktan başka bişey değildi...

  • İsmail Çınar
    İsmail Çınar 21.09.2006 - 21:07

    yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan kişilik,kötü olan ibrani toplumuna barışı sevgiyi kardeşliği paylaşmayı öğretmek için uydurulmuş bir masal kahramanı

  • Seher Özkan
    Seher Özkan 30.07.2006 - 15:59

    Hz.İsa yüce Allah(c.c) ın peygamberi ve tıpkı bizler gibi bir kuludur.O'na Tanrının oglu benzetmesi yapıp şirke girenlere ve hepimize Rabbim hidayete erip,gerçek müslüman hayatı yaşamayı nasip etsin.

  • Anar Rzayev
    Anar Rzayev 21.05.2006 - 19:21

    Hz.İsa -Yesus-Yeşua-İşuya-İŞIK. Kendisi Azerbaycan Türküdür.Azerbaycan (İŞİKLAR ÜLKESİ) dan-Kenanlara gitmedir.Türk olduğu için,yahudiler kabullenemediler.Öldükden Sonra Anası Meryem Anadoluya kaçıp gitmiştir.O zamanlar da anadoluda türkler var idi.
    Hz.İsanın mezarı Urfa taraflarındadır.Zamanı geldiğinde Dünya şahid olacaktır buna.

  • Akın Arda
    Akın Arda 21.05.2006 - 14:09

    hz isa allah tarafından insanlara gönderilen bir peygamberdir. ama ne yazıkki görevi çok kısa sürmüş ve gerekli tebliği yapmadan gitmiştir. ona indirilen incil tamamen tahrif edilmiş yok edilmiş başka insanlar tarafından onun yaptıkları yazılmak surtiyle. insanlara incil diye okutulmuştur. bugün elde olan incil tam bir facia olmakla birlikte matta markos lukka ve yuhana diye dörte ayrılmış allahın mesajı vermek yerine isanın nereleri gezdiği neleri yaptığı yazılıdır.

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 25.03.2006 - 12:16

    Maide suresi.

    110. Hani, Allah şöyle demişti: 'Ey Meryem'in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu. Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. İsrailoğullarını senden uzak tutmuştum. Hani, sen onlara açık-seçik ayetleri getirdiğinde, küfre sapanları şöyle deyivermişti: 'Açık bir büyüden başka bir şey değil bu.'

    111. Havarilere şunu vahyetmiştim: 'Bana ve resulüme iman edin.' Şöyle demişlerdi: 'İman ettik, sen de tanık ol ki biz, müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız! '

    112. Havariler demişlerdi ki: 'Ey Meryem'in oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi? ' İsa dedi ki: 'Eğer müminlerseniz Allah'tan sakının! '

    113. Dediler: 'İstiyoruz ki ondan yiyelim, gönüllerimiz tatmin bulsun, senin bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna tanıklık edenlerden olalım! '

    114. Meryem oğlu İsa şöyle yakardı: 'Allahım, ey Rabbimiz! Üzerimize gökten bir sofra indir de bizim hem öncekilerimize hem sonrakilerimize bir bayram olsun, senden bir mucize olsun. Rızıklandır bizi! Rızık verenlerin en hayırlısı sensin! '

    115. Allah dedi ki: 'Ben onu üzerinize indireceğim. Ama bundan sonra küfre sapanınıza öyle bir azapla azap edeceğim ki, âlemlerden hiç kimseye böyle bir azap yapmamışım.'

    116. Allah şunu da söyledi: 'Ey Meryem oğlu İsa! Allah'ın yanında beni ve annemi de iki tanrı olarak kabul edin diye insanlara sen mi söyledin? ' İsa dedi: 'Hâşâ! Tespih ederim seni. Hakkım olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir. Eğer onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Çünkü sen, evet sen, gaybları çok iyi bilensin! '

    117. 'Onlara, senin bana emrettiğin şu sözden başka bir şey söylemedim: 'Benim Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' İçlerinde olduğum sürece üzerlerine tanıktım. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Ve sen zaten her şey üzerinde bir Şehîdsin, bir tanıksın.'

    118. 'Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlarsan hiç kuşkusuz, sen tüm gücün sahibi, tüm hikmetlerin sahibisin.'

    119. Allah buyurdu: 'Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sürekli kalacaklardır orada.' Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte budur büyük kurtuluş.

    120. Göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların mülkü/yönetimi Allah'ındır. O'nun her şeye gücü yeter.

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 23.03.2006 - 10:25

    İnşaatçıların gereksiz buldukları taş en önemli taş olup çıktı.
    Eğer bir kimse o taşın üzerine düşecek olursa o kimseyi paramparça edicek.
    Eğer taş bir kimsenin üzerine düşecek olursa o kimseyi ezip toz edicek.

    İsa bin Meryem (a.s.)

  • Merve Koçak
    Merve Koçak 08.01.2006 - 21:10

    hıristiyanlara göre tanrı...
    bazı müslümanlara göre ölmedi, tekrar dünyaya gelecek...

  • Halime Kara
    Halime Kara 16.10.2005 - 01:21

    ...sizi kutsasın ;)))

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 16.10.2005 - 00:21

    dedim ya...biz herşeyin ölüsünü severiz.nur içinde yatasıca

  • Tuba Koçak
    Tuba Koçak 16.10.2005 - 00:15

    Kuran da geleceğine dair bir bilgi yok.. ben geleceğine inanmıyorum.. en doğrusunu Allah bilir..bekleyenlerde bekleyedurun o zaman.... ama Kuran da ayet var demeyin...

  • Boran
    Boran 12.09.2005 - 23:04

    Doğduğu güne de, dirilteceği günede salat ve selam olsun... ve İslam'ı tebliğ eden başta efendimiz olmak üzere tüm peygamberlere...

  • Nicole Baras
    Nicole Baras 27.07.2005 - 19:14

    Isa Tanri'nin ogludur ve insanligin kurtaricisidir. Isa'ya kadar Hazreti Musa'nin dinine inanip iman etmisti insanlar, fakat Isa ile asil kurtarici din Tanri tarafindan dünya yüzüne gönderildi.

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 23.07.2005 - 18:32

    İsa
    Vasiyet etme, vasi ayin etme. Miladi çağın başında yaşamış, hırıstiyanlığın kurucusu filistinli Yahudi. Hırıstiyanlar tarafından mesih, Tanrı’nın oğlu ve insanlığın kurtarıcısı olarak kabul edilir.

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 08.06.2005 - 14:15

    bana fazladan bir dolarınız olduğunu söyledi...

  • Metin Mintaz
    Metin Mintaz 03.06.2005 - 20:56

    Matta 16:15 İsa onlara, 'Ya siz' dedi, 'BEN KİMİM dersiniz? '

    Matta 16:16 Simun Petrus, 'Sen, YAŞAYAN TANRI'NIN OĞLU MESİH'SİN' cevabını verdi.

    Matta 16:17 İsa ona, 'Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun! ' dedi. 'Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babamdır.

    Matta 16:18 Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben topluluğumu bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.

    Matta 16:19 Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.'

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 28.05.2005 - 01:26

    Tanrı bizim çobanımız ama hiçbirimiz neden koyun olduğumuzu kabul etmeyiz ki...

  • Hulki Can
    Hulki Can 19.03.2005 - 07:38

    İsa gücün ta kendisidir ve fiziksel ve ruhsal olarak da güçlü bir kişiliği çağrıştırıyor. Bu bir paradoks olarak görülebilir. Çünkü kilise fresk, vitray ve tasvirlerinde İsa genellikle zayıf, çelimsiz, sıska, baygın bakışlı, hastalıklı bir görüntü ile bize tanıtılır. Oysa, İncillerde anlatılara dikkat edersek İsa hiç de öyle soluk benizli, sarı yüzlü, sıska bir adam değildi. İsa’nın bir hayli uzun boylu olduğunu (Luk 2: 52) çok güçlü, cesur ve etkileyici bir kişiliğe sahip olduğunu –öyle ki inananlar her şeylerini bırakıp onu izliyorlardı- (Mat 4:18-20, Luk 5: 1-11; Yuh 1:35-39) görebiliriz.

    İsa iplerden bir kamçı yapıp Yeruşalim’deki tapınakta ticaret ve borsacılık yapan tüm alıcıları, satıcıları, simsarları, sarrafları yaka paça mabetten dışarı atmıştır. İsa burada fiziki güç harcayarak, masaları, iskemleleri sehpaları devirerek bu adamları ve oradaki kurbanlık hayvanları “kamçılayarak” dışarı atmıştır. Kimse ona karşı koyamamış ve direnememiştir. (Mat 21:12, Yuh 2:15) Üstelik malzeme taşıyan kişilerin tapınak avlusuna girişini de zorla engellemiştir. (Mark 11:16) Çelimsiz ve sıska bir insanın bunu tek başına başarması mümkün müdür? Mabet muhafızları sadece bu olayı seyretmiş, Hahamlar daha sonra gelip İsa’ya teşekkür edeceklerine ondan mucize yapmasını istemişlerdir. (Yuh 2:18) Bu güçlü ve etkileyici görüntüsü yüzünden halk kendisini kral yapmak istiyor ama o kaçıyor ve gizleniyordu (Yuh 6: 15)

    İsa’yı yok etmek isteyenler bir çok kez onu kalabalıkta yakalamaya veya taşlamaya çalışmışlarsa da İsa yine fizik gücü sayesinde onların elinden kurtulmayı başarmıştır (Yuh 7:44; 8: 59; 10: 39) Üstelik, sıska ve zayıf biri olsaydı kırk gün kırk gece oruç tutabilir miydi? (Mat 4:2)

    Din, Musa şeriatı ve din adamlarına yaptığı cesur, dürüst ve sert eleştiriler nedeniyle yakınları onun için “aklını kaçırmış” diyorlardı (Mark 3: 21) .

    Peki İsa annesi olan Meryem’e özel bir önem veriyor muydu? Ne kendisi, ne annesi, ne de İsa’nın diğer öz kardeşlerinin onun için aziz, ermiş, hazret gibi bir önemi yoktu. Böyle sıfatları da ne kendisi için ne de annesi ya da başkaları için asla kullanmadı. Kendi annesi olması dışında Meryem’in İsa için hiçbir “özel” statüsü yoktu. Tanrı’nın iradesini yapan insanlar İsa’nın annesi ve kardeşleriydi. (Mat 12:46-48; Luk 11: 27-28)

  • Borahan Bilen
    Borahan Bilen 26.01.2005 - 17:18

    Beyt-ül Lahimde bir ahırda doğmuştur..O dönemin kralı Sezar Avgust tur..

  • Doktor Civanım
    Doktor Civanım 22.12.2004 - 22:19

    --isa--

    --mesih--

  • Mruhi Gönen
    Mruhi Gönen 05.08.2004 - 20:12

    Yahudi olarak doğan, Yahudi şeriatına göre yaşayan ve ölen hayatı boyunca Hıristiyanlığı ağzına bile almamış olan peygamber. Tapınakçılara göre soyu devam etmekte ve korunmaktadır.

  • Okay İmrek
    Okay İmrek 25.12.2003 - 10:35

    3. Peygamber-Sevgi

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 21.12.2003 - 12:48

    En sevdiğim hikayesi:

    Bir gün şeytan İsa Peygamberin yanına gelir ve:
    - İsa, sen şuradan atla bakayım Allah seni oldürür mü öldürmez mi görelim...Bahsettiği yer bir uçurumdur...
    Yanıt:
    - Allah kulu dener ama kulun Allah'ı denemesi olmaz, der.

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 21.12.2003 - 12:46

    Babasız doğan bir peygamberdir.

    İsrâiloğullarına gönderilen ve Kur'an-ı kerim'de ismi bildirilen peygamberlerden.Peygamberler arasında en yüksekleri olan ve kendilerine Ülülazm denilen altı peygamberin beşincisidir.Annesi hazret-i Meryem'dir.Allahü teâlâ onu babasız yarattı.Kudüs'te doğdu.Otuz yaşında peygamber oldu.Kendisine İncil adlı kitab gönderildi.Otuzüç yaşında diri olarak göğe kaldırıldı.Kıyâmete yakın yeryüzüne tekrar inecektir.
    Îsâ aleyhisselâmın annesi Meryem Hâtun,Süleyman aleyhisselâmın neslinden sâlihâ ve temiz bir hanımdı.Hazret-i Meryem,onbeş yaşına geldiği zaman,Yûsuf-i Neccâr isminde biriyle nişanlanmıştı.Fakat onunla evlenmeden Allahü teâlâ,hazret-i Meryem'e babazız olarak bir çocuk vereceğini müjdeledi.Hazret-i Meryem,Allahü teâlânın emri ve kudretiyle Îsâ aleyhisselâma hâmile oldu. Bundan bir müddet sonra,normal olarak hâmilelik hâlleri görülmeye başlandı.Bu hâlleri gören Îsrâiloğulları,dedikodu yapmaya başladılar.Çeşit çeşit iftirâda bulunup akla gelmeyecek,ağıza alınmayacak şeyler söylediler.Bu dedikodulara tahammül edemeyen hazret-i Meryem,Kudüs'ün 10km kadar güneyindeki sâkin bir kasaba olan Beyt-i Lahm'e çekildi.Her şeyin Allahü teâlânın takdîri ve dilemesiyle olduğunu düşünerek,insanların kendi hakkındaki sözlerine sabretti.Îsâ aleyhisselâmın doğumu yaklaştığı sırada,bulunduğu yerin bahçesinde yürürken kurumuş bir hurma ağacının altına geldi.Doğum sancıları şiddetlendiğinden bu ağaca yaslandı.Yaslandığı kuru hurma ağacı yeşillendi.Mevsim kış olduğu hâlde meyve verdi.Ayağının altında küçük bir su kanalı akmaya başladı.Bu hâl,hazret-i Meryem'i tesellî etti.Bu sırada hazret-i Îsâ dünyâya geldi.Îsâ aleyhisselâm doğduğu zaman,doğudaki ve batıdaki bütün putlar yıkılıp,yere döküldü.Şeytanlar bu duruma şaştılar.Nihâyet büyükleri olan İblîs,onlara Îsâ aleyhisselâmın dünyaya geldiğini haber verdi.O doğunca gökte büyük bir yıldız göründü.
    Hazret-i Îsâ'nın doğduğunu öğrenen İsrâiloğulları,Beyt-i Lahm 'e geldiler. Hazret-i Meryem'in kucağında yeni doğmuş çocuğu görünce; 'Ey Meryem! Bu nedir? Gerçekten çok çirkin bir iş yapmış olarak geldin.Sen pek genç,fakat kocası olmayan bir kız olduğun hâlde bu çocuğu nereden aldın? Bu ne acâip ve ne şaşılacak bir hâldir? ' dediler.Hezret-i Meryem,bütün söylenilenleri sabırla dinledi.Hiç cevap vermedi.Ancak; 'İşin hakîkatini size o haber versin.Siz onunla konuşun.Ondan sorup anlayın! ' mânâsına kundakta bulunan hazret-i Îsâ'yı işâret etti. Onlar kundakdaki çocuğun konuşamayacağını söyleyince,kundakta bulunan hazret-i Îsâ elini kaldıraarak cevap verdi ve dedi ki: 'Ey câhiller! Benim yüksek şânıma taarruz etmeyiniz ve annemi ayıplamayınız.Muhakkak ki ben,Allahü teâlânın kuluyum. O,bana kitap verip,beni peygamber kılacaktır.Her nerede olsam beni mübârek kıldı ve hayatta olduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.Beni anneme hürmetkâr kıldı... Doğduğum günde,öleceğim günde ve diri olarak kabrimden kaldırılacağım günde selâm benim üzerimedir.' dedi.Hazret-i Îsâ'nın kundakta konuşmasına hayret eden İsrâiloğulları,dillerini yutmuş gibi oldular.Hiçbir şey söyleyemediler.Buna rağmen dedi-kodu yapmaktan,çeşit çeşit iftirâlarda bulunmaktanda geri durmadılar.
    Roma imparatorunun Şam vâlisi,babazız doğduğu için ikisini öldürmek istedi.Annesi onu alarak Mısır'a götürdü.Hazret-i Îsâ oniki yaşına gelinceye kadar Mısır'da kaldılar.Sonra tekrar Kudüs'e gelerek Nâsıra şehrine yerleştiler.Otuz yaşına girince,Hak teâlâ tarafından peygamber olduğu bildirildi.Peygamberlik emri bildirilince,hemen tebliğe başladı.İnsanların Allahü teâlâya inanmalarını ve O'nun emirlerini yapıp yasaklarından sakınmalarını ve isyânda bulunmamalarını istedi.İsrâiloğulları bu dâveti kabul etmediler.Îsâ aleyhisselâm inanmayanlara mûcizeler gösterdi.Îsâ aleyhisselâm var gücüyle gayret göstermesine rağmen,pek az kişi inandı.İsrâiloğulları ona îmân etmedikleri gibi,dâvetine karşı çıktılar ve günden güne hırçınlaştılar.Îsâ aleyhisselâmın yumuşaklığını görerek inanmadılar.Hattâ daha da ileri giderek hazret-i Îsâ'yı öldürmeye teşebbüs ettiler.Bunun üzerine hazret-i Îsâ, kendisine îmân edenler arasından seçtiği havârî adı verilen oniki kişiden Allahü teâlâya îmân ve ibâdet edeceklerine ve kendisine yardımcı olacaklarına dâir söz aldı.
    Yahûdîlerden bir topluluk Îsâ aleyhisselâm ve annesi hazret-i Meryem'e dil uzattılar.Îsâ aleyhisselâm bunu duyunca,onlar hakkında bedduâda bulundu.Allahü teâlâ bu duâyı kabul edip,hazret-i Îsâ'ya ve annesine dil uzatanları maymun ve domuza çevirdi. Bu durumu gören Yahûdîler,hâdiseyi aralarında görüştüler.Hepsi hazret-i Îsâ'yı öldürmek üzere anlaştılar.Hazret-i Îsâ'yı aramaya başladılar.Roma İmparatoru'nun Kudüs Vâlisi Jones Pilot'u kandırıp,Îsâ aleyhisselâmın Roma İmparatorluğu aleyhinde bulunduğuna ve Filistin'de yeni bir hükümek kurmaya çalıştığına inandırdılar.Hazret-i Îsâ,son defâ olarak Havârileri ile bir gece gizlice sohbet etti ve onlara 'Horoz ötmeden (yani sabah olmadan) sizin biriniz beni inkâr edecek ve pek az paraya satacaktır.' dedi.Hakikâten Yahuda isimli Havârî,sabah olmadan Yahûdîlerden bir miktar para alıp,hazret-i Îsâ'nın yerini haber verdi.
    Îsâ aleyhisselâmı yakalamak için Yahûdîlerle berâber eve girince,Allahü teâlâ Yehûdâ'yı Îsâ aleyhisselâma benzetti.Yahûdîler de onu Îsâ aleyhisselâm diye yakaladılar ve haça (çarmıha) gerip asarak öldürdüler.Allahü teâlâ,Îsâ aleyhisselâmı göğe kaldırdı.Îsâ aleyhhisselâm bu sırada otuzüç yaşındaydı.Îsâ aleyhisselâm göğe çıkarıldıktan kırk sene sonra,Romalılar Kudüs'e hücum etti.Yahûdîlerin çoğunu öldürüp,bir kısmını esir ettiler.Şehri yağmaladılar.Kitaplarını yaktılar.Îsâ aleyhisselâma yaptıklarının cezâsı olarak,hakîr ve zelîl oldular.Hiristiyanlar,Îsâ aleyhisselâmın haça gerilip orada öldüğüne,fakat sonra dirilip göğe çıktığına inanırlar.Müslümanlar ise,Îsâ aleyhisselâmın haça gerilmediğine doğrudan doğruya göğe kaldırıldığına inanırlar.Bu husus Kur'ân-ı kerîm'de Nisâ sûresi 158. âyetinde meâlen şöyle bildirildi: 'Onu asmadılar,onu öldürmediler. Bilakis Allahü teâlâ onu katına yükseltti...'
    Ayrıca hadîs-i şerîflerde buyruldu ki:'Îsâ (aleyhisselâm) ölmemiştir.O kıyâmetten önce size dönecektir.', 'Ben Meryem oğlu Îsâ'nın (aleyhisselâm) dünya ve âhirette en yakınıyım.','Benimle Îsâ (aleyhisselâm) arasında başka bir peygamber yoktur.'
    Allahü teâlâ,Îsâ aleyhisselâmı 33 yaşında İdris aleyhisselâm gibi göğe kaldırdı.İnsanları üç sene dîne dâvet etti.Vasiyeti üzerine Havârileri etrafa dağıldılar.Îsevîliği insanlara anlatmaya başladılar.Bu hak dînin yayılması 80 sene sürdü.Sonra Hıristiyanlar sapıklığa düştüler.İncil'i değiştirdiler.Nasıl ki Yahûdîler hazret-i Meryem ve hezret-i Îsâ'ya iftirâ ettilerse,Hıristiyanlar da onun hakkında üç yanlış inanca saplandılar.
    Bir kısmı,'Meryem oğlu Îsâ Allah'tır.' dedi.Bazıları,'Allahın oğludur.' dedi.Bir başka grup da; 'Baba,oğul ve rûhül-kudüs'ten biridir' dedi.
    Îsâ aleyhisselâm hiç evlenmemiş.Dünyâya kıymet vermemiştir.Kıyâmete takın Şam'da Ümeyye Câmiinin minâresine inecek,evlenecek,çocukları olacaktır.Hazret-i Mehdî ile buluşacak,40 sene yaşayıp,Medîne'de vefât edip,Peygamberimizin kebrinin bulunduğu hücre-i saâdete defnedilecektir.İslâm dîninin hükümlerine tâbi olacak,ictihâd edecektir.
    Avrupa kitaplarında Eflâtun'un mîlattan 347 sene önce öldüğü yazılıdır.Îsâaleyhisselâm gizli dünyâya gelip,dünyâda az kalıp göğe çıkarıldığından ve kendisini ancak oniki havârî bilip,Îsevîler az ve asırlarca gizli yaşadıklarından mîlât,yâni noel gecesi doğru anlaşılmamıştır.Mîlâdın,birinci kânunun (Aralık) yirmi beşinde veya ikinci kânunun (Ocak) altıncı veya başka gün olduğu sanıldığı gibi,bugünki mîlâdisenenin beş sene az olduğu çeşitli dillerdeki kitaplarda yazılıdır.O halde mîlâdi sene doğru ve kat'î olmayıp,günü de senesi de şüpheli ve yanlıştır.İmâm-ı Rabbânî'nin (kuddise sirruh) ve Burhan-ı Kâtı'nın bildirdiklerine göre,Yunan filozofu Eflatun (Platon) Îsâ aleyhisselâm zamanında yaşamıştır.Buna göre mîlâdi takvim 300 seneden fazla olarak noksandır ve Îsâ aleyhisselâm ile Muhammed aleyhisselâm arasındaki zaman bin seneden az değildir.
    Îsâ (aleyhisselâm) peygamberliği îcâbı mûcızeler gösterdi.Mûcizeleri dokuz çeşitti:
    1. Beşikteyken konuştu.
    2.Ölüleri diriltirdi.Bilhassa dört ölüyü dirilttiği meşhurdur.Bunlar Sam bin Nûh,Şeddad bin Âd,Mâsân bin Mâlân ve Beni İsrail'den bir çocuktur.
    3.Anadan doğma kör olanları sağlamlar gibi gödürür,bir cilt hastalığı olan baras illetini iyi ederdi.Eliyle hastaya dokunguğunda iyi olurdu.Eliyle mesh etmek sûretiyle hastaları tedâvi ettiği için kendisine Îsâ-i Mesih dendi.(Mâide sûresi:110)
    4.Âl-i İmrân sûresi 49. âyetinde bildirildiği gibi kavminin yedikleri veya yemek üzere sakladıkları şeyleri haber verdi.
    5.Mâide sûresi 110. âyetinde bidirildiği gibi çamurdan kuş yapıp üzerine üfleyince,Allahü teâlânın izniyle canlanıp kuş olurdu.
    6.Mâide sûresi 114. âyetinde bildirildiği üzere Havârîler,içinde yiyecek bulunan bir sofranın indirilmesini teklif ettiler.Hazret-i Îsâ ellerini kaldırıp duâ edince,ekmeği ve eti bulunan bir sofra indi.
    7.Îsâ aleyhisselâm uykudayken yanında her konuşulanı ve yapılanı bilirdi.
    8.Ne zaman istese ellerini göğe kaldırıp duâ edınce o anda yemek ve meyveler önüne gelirdi.
    9.Îsâ aleyhisselâm Yahûdîlerden (Benî İsrâil) uzak olduğu hâlde sözlerini ve gizli hallerini bilirdi.
    Îsâ aleyhisselâmın dîni; Îsevîlik:
    Mûsâ aleyhisselâmın dîni,Îsâ aleyhisselâmın zamânına kadar devâm etti.Fakat,Îsâ aleyhisselâm gelince,bunun dîni olan Îsevîlik Mûsâ aleyhisselâmın dînini nesh etti,yâni Tevrat'ın hükmü kalmadı.Bundan sonra,Mûsâ aleyhisselâmın dînine uymak câiz olmayıp,tâ Muhammed aleyhisselâmın dîni gelinceye kadar,Îsâ aleyhisselâmın dînine uymak lâzım oldu.Fakat,İsrâiloğullarının çoğu Îsâ aleyhisselâma îmân etmeyip,Tevrat'a uymak için inâd etti.Yahûdîlik ile Îsevîlik böylece ayrıldı.
    Yahûdîlerin ileri gelenlerinden ve Îsevîlerin en büyük dğşmanlarından olan Paul,Îsevîliği kabul ettiğini,Îsâ aleyhisselâmın kendisini,Yahûdî olmayan milletleri Îsevîlere dâvet için şâkirt (talebe) tâyin ettiği yalanını uydurdu.İsmini Pavlos (Bolüs) olarak değiştirdi.Çok iyi bir Îsevî görünerek,Îsâ aleyhisselâmın dînini bozdu.Tevhidi (tek Allah inancını) ,teslise (üç tanrı inancına= Baba-oğul-kutsal rûh): Îsevîliği Hıristiyanlığa çevirdi.İncil'i değiştirdi.Îsâ Allah'ın oğludur,dedi...
    Îsâ aleyhisselâmın hikmetli sözlerinden bâzıları:
    'Dünyâ sevgisi bütün kötülüklerin başıdır.Gözde bakışı,kalpte şehveti büyütür.(İnsanı açgözlü doymez eder.) Yemin edeim ki, şehvet (nefsin isteklerine uymak) ,sâhibine uzun süren sıkıntı bırakır.Dünyâdan geçmeye bakın.Tâmiri ile uğraşmayın.'
    'Dünyâyı isteyen deniz suyu içene benzer.Ne kadar içerse,harâreti o kadar artar ve nihâyet ölür.'
    'Günâhlarını hatırladığı zaman ağlayana,dilini koruyana ve başını sokacak kadar evi olana müjdeler olsun.'
    Allah katında en sevgili şey,sâlih kalplerdir.Allahü teâlâ onların hürmetine dünyâyı yaşatır.Onlar bozulunca yeryüzünü harâb eder.'
    'Ağaçlar çoktur,ama hepsi meyve vermez.Meyveler çoktur ama,hepsi tatlı değildir.İlimler çoktur ama hepsi faydalı olmaz.'
    'Sağırı,dilsizi tedâvi ettim,ölüyü dirilttim.Fakat celh-i mürekkebin (câhilliği ilim ve olgunluk sanak) ilâcını bulamadım.(Çünkü böyle kimse câhilliğini ilim ve kemâl sanmaktadır)
    Kur'ân-ı kerîm'in Bakara,Âl-i İmrân,Nisâ,Mâide,Tevbe,Meryem,Mü'münûn,.Zuhruf,Hadîd,Sâf sûrelerinde Îsâ aleyhisselâmla ilgili haberler verilmiştir.

  • Boran
    Boran 09.11.2003 - 21:12

    'Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım' sözü hadisi kutsi olarak uydurulmuş bir sözdür. Uydurma hadisleri inceleyen bilimsel eserlere baklırsa bu kolayca görülür.(Keşfü'hafa bunlardan bir tanesidir) Hz.İsa efendimizin gökten ineceği de asılsız bir inançtır. Kuranda göklere yükseltilmesi ile o yüce ruhun canının alındığı ifadelendirilmek istenmiştir. Aynı ifade başka peygamberlerin ölümü için de kullanılmıştır. Bu konuda, dayanılan hadislerde hadis tekniği açısından çok problemlidir.

  • Boran
    Boran 09.11.2003 - 13:56

    HZ.İsa, peygamberimize gösterdiğimiz saygı kadar saygıyla anmamız gereken Allah'ın sevgili kullarından birisi.Doğduğu güne de öldüğü güne de selam olsun...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 04.05.2003 - 18:58

    Terim olarak İsa: Bir şeyin işlenmesini deruhde (üstüne alma, kendini vazifeli bilmek...) ettirmek.
    Vasiyet, sipariş ve nasbetmek (tayin etmek) .

    Bir başka anlamı ise; Teselli verip sabra irşadetmek.