Kültür Sanat Edebiyat Şiir

cevşen sizce ne demek, cevşen size neyi çağrıştırıyor?

cevşen terimi F tarafından 16.06.2004 tarihinde eklendi

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 16.04.2009 - 14:36

    Cevşen'in bir dua dan ibaret olduğu, aslında bir şii duası olduğu ehli sünnet kaynaklarında yer almadığı doğrudur.
    Ama, içinde Allah'ın herkes tarafından bilinen 99 ismi dışında,
    pek bilinmeyen çok daha fazla isimlerinin zikredildiği bir dua kitabıdır.
    Reddetmek doğru olmadığı gibi, Cevşen'e olaganüstü değer yüklemek ve Kur'an-ı Kerim'in önüne çıkarmakta doğru değildir,
    bu benim görüşümdür ve doğrusunu Allah bilir.

  • Geç Bunları
    Geç Bunları 13.04.2009 - 16:46

    zırh.

  • Güler Alhan
    Güler Alhan 15.10.2008 - 20:22

    Dua,zikir ve salavatın müslümanın hayatında çok mühim bir yeri vardır.Dua kulluğun özü,ibadetin beyni,mü'minin silahıdır.Mü'minin her zaman baş vuracağı bir güç kaynağıdır.Duanın bu öneminden dolayıdır ki Cenab-ı Hak,kullarını duaya davet eder ve yapılacak duaları cevapsız bırakmayacağını bildirir.Bu ilahi davetlerden üçü şu mealdediri
    'Bana dua edin,size cevap vereyim.'(Mü'min:60)
    'O,iman eden ve güzel işler yapanların dualarına cevap verir.'(Şura:26)
    'De ki:'Duanız olmazsa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var? ' '(Furkan:77)
    Allah'ı çok zikretmek hususunda da bir çok ayet ve hadis vardır.Cuma suresinin 10. ayetinde mealen 'Allah'ı çokça zikredin ki,kurtuluşa eresiniz'diye buyuran Rabbimiz,bir başka ayette ise,mealen şöyle buyurur:
    'Beni zikredin ki,Ben de sizi rahmetimle anayım.'(Bakara:152)
    CEVŞEN ALLAHÜ TEALA'nın isimleriyle yapılan büyük bir duadır
    HAZRET-İ PEYGAMBER SALLALLAHÜ ALEYHİ VESELLEME CEBRAİL ALEYHİSSELAMIN VAHİYLE getirdiği'Zırhı çıkar bunu oku'dediği,gayet yüksek ve çok kıymettar bir MÜNACAT-I peygamberidir ki ZEYNEL ABİDİN radiyallahü anhdan,tevatürle rivayet edilmiştir.
    BEDİÜZZAMAN hazretlerininde devam ettiği bir duadır

  • Güler Alhan
    Güler Alhan 15.10.2008 - 20:21

    Dua,zikir ve salavatın müslümanın hayatında çok mühim bir yeri vardır.Dua kulluğun özü,ibadetin beyni,mü'minin silahıdır.Mü'minin her zaman baş vuracağı bir güç kaynağıdır.Duanın bu öneminden dolayıdır ki Cenab-ı Hak,kullarını duaya davet eder ve yapılacak duaları cevapsız bırakmayacağını bildirir.Bu ilahi davetlerden üçü şu mealdediri
    'Bana dua edin,size cevap vereyim.'(Mü'min:60)
    'O,iman eden ve güzel işler yapanların dualarına cevap verir.'(Şura:26)
    'De ki:'Duanız olmazsa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var? ' '(Furkan:77)
    Allah'ı çok zikretmek hususunda da bir çok ayet ve hadis vardır.Cuma suresinin 10. ayetinde mealen 'Allah'ı çokça zikredin ki,kurtuluşa eresiniz'diye buyuran Rabbimiz,bir başka ayette ise,mealen şöyle buyurur:
    'Beni zikredin ki,Ben de sizi rahmetimle anayım.'(Bakara:152)
    CEVŞEN ALLAHÜ TEALA'nın isimleriyle yapılan büyük bir duadır
    HAZRET-İ PEYGAMBER SALLALLAHÜ ALEYHİ VESELLEME CEBRAİL ALEYHİSSELAMIN VAHİYLE getirdiği'Zırhı çıkar bunu oku'dediği,gayet yüksek ve çok kıymettar bir MÜNACAT-I peygamberidir ki ZEYNEL ABİDİN radiyallahü anhdan,tevatürle rivayet edilmiştir.
    BEDİÜZZAMAN hazretlerininde devam ettiği bir duadır

  • Mesut Çelik
    Mesut Çelik 30.10.2007 - 13:29

    Acemi birliğimdeki görevimi tamamlamış, memleketime izne gidiyordum. Esenler otogarında Çanakkale otobüsünün kalkış saatini bekliyorum. Yaşlı bir teyze geldi, oğlum Cevşen almak istemez misin diye sordu. Cevşen mi? Oda ne ki? diye sordum. Yaşlı Teyze bir çeşit dua olduğunu, boynuma asarsam kazalardan belalardan beni koruyacağını söyledi. Söylediğim ilk şey, inanmamki ben öyle şeylere demek oldu. Neden öyle diyorsun oğlum günaha girme dedi. Hayır teyze yanlış anlama Allaha çok inanır onu da çok severim ama bu boynumuza astığımız (taktığımız) dualar değil, bizi; yürekten okuduğuz dualar, yaptığımız hayırlar, iyilikler...vb. gibi şeyler kazalardan belalardan korur demiştim. Sonra o cevşenlerden bir tane aldım ve askerliğim boyunca boynumdan hiç çıkartmadım. Allah'a çok şükür askerlik boyunca başıma hiç bir kaza bela ya da en ufak bir aksilik gelmedi ama bu boynuma taktığım cevşen sayesinde midir bilemem. Ben şuna inanırım, boynunuza astığınız dualardan ya da üzerinizde taşıdığınız muskalardan falan daha çok Allah'a sığının. Asıl sizi koruyacak olan odur.

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 01.05.2007 - 00:18

    Firewall

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 01.05.2007 - 00:17

    Cevşen-i Kebîr, her biri Allah’ın isim ve sıfatlarından on tanesini ihtivâ eden yüz bölümden ibaret uzunca bir duâdır.
    Her bölümün sonunda ^^Sübhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente’l-emâne’l-emân hallisnâ/ecirnâ/neccinâ mine’n-nâr (Sübhânsın yâ Rab.! Sen’den başka yoktur ilâh.! Emân diliyoruz Sen’den, Koru bizi Cehennem’den.!) ^^ ibaresi tekrarlanmaktadır.
    Bu yüz bölümden yirmi beşinin başında ^^ve es’elüke bi-esmâik^^ ibaresi bulunmakta ve ^^yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm^^ şeklinde Allah’a ait isimleri ihtiva etmektedir. Bu ifade ile başlayan her bölüm arasında ise genellikle üç paragraf hâlinde ^^Yâ hayra’l-Gâfirîn^^ ibaresiyle başlayıp devam eden değişik münâcatlar şeklinde duâlar yer alır.
    Böylece duânın tamamı Allah’a ait iki yüz elli isim ile yedi yüz elli sıfat ve münâcâtı kapsamış olur. Bütün bu münâcatların ana gayesi, duânın muhtevasından ve her faslın sonunda tekrarlanan ^^el-Emân el-Emân hallisnâ mine’n-nâr^^ ifadesinden de anlaşılacağı gibi, dünya âfetlerinden ve âhiret azabından kurtuluş niyaz edilmektedir.

  • Memet Sever
    Memet Sever 07.01.2007 - 16:05

    Matbaalar ofsetler cevşen hazırlıyormuş
    Cinci alim kesilmiş muska pazarlıyormuş
    Fabrikalar açılmış nazar boncuğu için
    Fen teknik ilerledi fikrinde bizim millet.

    Muskasıydı cevşeniydi kesmez ise nazarı
    Küçük bir iğde dalı delip çatal iğneye
    Bir çıkı çörek otu azık gibi sırtına
    Bağladın mı sal gitsin fikrinde bizim millet.

    Mülkün evin emaneti üzerlik otlarına
    Vasıtanın selameti bakıyor at nalına
    Saray fabrika dersen bir öküz kafasına
    Muhtaç oldun demektir fikrinde bizim millet.

    Caminin duvarına üzerlik asan kim ki?
    Berduş değil bizim hoca otta çünkü keramet!
    Korusaydı şu mezarlar yıkık viran olmazdı!
    Bu ot mezarlık otu, halbuki bilir millet.

    Kimse yokken yetiştim esirin imdadına
    On senelik toz birikmiş otcağızın başına
    Bir karışlık iğdeyi de sarmışlar kucağına
    Uyusunda büyüsün bizim camide millet.

    İnancımız askıda boncuklu deli olduk
    Ekmekle kağıt yedik muskalarla büyüdük
    Akvaryumun içinde ayet hadis yüzdürüp
    Hergün bir bardak içip büyüleri çözdürdük!

    Bir adam ki belinde okutulmuş ipiyle
    Boynunda hamaylısı, enleme, boylaması
    Okunmuş çakıları, hanımı yavruları
    Nüfusun dörtte beşi üfürükten bir millet!

    Dağda koyun kaybolsa cinci suya bakacak!
    Çakılar kapanacak kurt ağzı bağlanacak!
    Tesbihler çekilecek sağ salim dönsün diye
    Elif tut getir çek getir, tut getir çek getir!

    Elif çoban değil ha bildiğin harfi evvel
    Harfi med olup çeker mâ kablini bir miktar
    Onadır dilekçemiz anlar ise meramdan
    Bizim koyunu da çekse ne olur dağdan yabandan!

    Okunmuş da okunmuş her şeyimiz okunmuş
    Bir Kuran kalmış rafta manası unutulmuş
    Diriyken babasına bitini vermeyenler
    Öldüğü gün acilen hatimler okuturmuş

    Asmadadır keramet alimleri astırdık
    Cahiller diyarında muska cevşen bastırdık
    Ata ite bağladık temel taşa kıstırdık
    İflah olmadık gitti müzmindir bizim millet.

    İpsiz adam kalmasın deyip hediye ettik
    İpe sapa gelmezlerin esvabına diktirdik




    Allah'a el açmayı bir türlü öğrenmedik
    Ya rabbi derde çare ver deyip istemedik
    Ya dörtbin tesbih ile şifreleyip kodladık
    Yahut dilekçemizi boynumuza bağladık.

    Tevekkülün adı yok kalpten kazınıp gitmiş
    Emaneti Allah’a güvenen inanç bitmiş
    Alimlerin açlıktan nefesleri tüterken
    Deccali müftü yapmak fikrinde bizim millet.

    Din kalp işidir derler dönüp kalbe bakan yok
    Kalp kendi işini yapıyor fikri hakim
    Kalpler karıncalanmış pas tutmuş her yanını
    Karınca duasını asmakta bizim millet.

    Cifr ebced uyduruk ne bulursan eski yazı
    Çerçeveletip as ki dönüp bakarsın bazı
    Müşteriler de görür seni dindarmış bilir
    Helal lokmayı böyle kazanır bizim millet.

    Karınca duasının kartonu hürmetine
    İşlerin rast gidecek ticaret büyüyecek
    Müşteri celbi için yıldızname nüshası
    Rızkını vermektedir fikrinde bizim millet.

    Kıtmir'in adı bile levhalara kazılmış
    Rızkı celbeder diye baş köşeye asılmış
    Eski yazı olsun da felsefe-i Hind olsun
    Yahut Leyla vü Mecnun pek sever bizim millet.


    Köstebeğe bir muska, sarımsağı yemesin
    Kaplumbağaya efsun bizim bağa girmesin
    Ağaçlara kurşun asın meyve nazar görmesin
    El açmayı pek sevmez mağrurdur bizim millet.

    Temeldeki harçta cin Ahmed'in suyu var
    Duvarda kisbetlinin uçkurunun bağı var
    Çatıda çörek otu üzerlik yaprağı var
    Çimentoya demire güvenmez bizim millet.

    Allah ile aramızda hoşnutsuzluk var biraz
    O bizden memnun değil biliriz suçumuzu
    Yine de muhtaç olmak el açmak ağır gelir
    Asar gömer halleder işini bizim millet.

    Asmalar da yosmalar da takılarla korunur
    Hem kurşun döktürülür yoksa cinler dokunur
    Cinler de sapıtmıştır bu insanları görüp
    Eminim ki onlar da alüminyum döktürür.

    İnsancı hocaları bile vardır korunmak için
    İnsan ilişmesin de sağ salim kalsın diye
    Cine musallat olmuş sapkın insanın biri
    Aklını alacakmış güpegündüz be komşu!

    Sapıtan sapıtana korkan korkana
    Boynuna Allah yazılı kolye asmış kokana
    Muskalı züppe gibi ilginç bir nesil yâhu
    Bir çörek otu kadar imanları var m'ola?

  • Yasemin Sapmaz
    Yasemin Sapmaz 17.12.2006 - 21:07

    müslümanın zırhıdır boyunda kolye gibi taşımak yerine faydasını görmek için okumak gerekiyor

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı 05.12.2006 - 15:32

    Arapçada örme zincirden yapılan bir tür zırh.
    'cevş' (zincir baklası)
    Istılahî anlamı aşağıda uzun uzun yazılmış zaten.
    Okumakta fayda var (cevşeni) .

  • Yusuf Aydin
    Yusuf Aydin 09.09.2006 - 20:34

    Sonsuznur;
    Araştırdım da vahiyle geldi dedin; Kuranda yer almıyor,
    Hadis dedin; Hadislerde yer almıyor, böyle bir rivayet yok, rivayette bulunan yok.
    ZEynel abidin den rivayet ediliyor dedin; Başk ravi yokmu, direkt o mu rivayette bulunuyor?
    Ama bediüzzaman söylüyorsa; O aslaa yalan söylemez, amenna....

  • Salih Celık
    Salih Celık 18.07.2006 - 13:16

    İran'da ortaya çıkarılan ve ülkemizde de üzerinde taşındığında fayda getireceğine inanılan bir çeşit duadır. Ama kaynaklarda böyle birşeyin ASLI yoktur.

  • Forever
    Forever 26.02.2006 - 19:38

    Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme Cebrail aleyhisselamın vahiy ile getirdiği ve 'Zırhını çıkar bunu oku dediği' gayet yüksek ve çok kıymettar bir münacât-ı Peygamberiyedir ki: Zeynel Abidin radyallahü anhü' dan rivayet edilmiştir. (Bediüzzaman Said Nursi)

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz 08.10.2005 - 22:54

    bu zırh, beni koruma hissiyle seven birinden aldığım ilk hediyeydi..

  • Zeynep Deniz
    Zeynep Deniz 08.10.2005 - 22:53

    Büyük Cevşen'de yer alan duaların anlamlarını okuduğumda.. yüce yaratıcıya layık olan övgü ve şükranların ne kadar çok, benim ise bu dualardan ne kadar yoksun olduğumu anlıyorum..

  • Arif Arifan
    Arif Arifan 27.09.2005 - 11:50

    belanın gelmemesini yine Allahtan umuyorsun kardeşim.o cevşende ayetler dualar var...

  • Arif Arifan
    Arif Arifan 27.09.2005 - 11:49

    ben 1993 den beri takıyorum cevşeni ama süs olsun diye değil..cevşen bir duadır. Hz muhammed hz ebubekir ile hicret ederken cebrail aleyselam tarafından ögretilmiştir bu dua... ben bir yolculuga çıkacagım vakit evde unuttum cevşeni ve bir kere kavga iki kere trafik kazası yaptık..gerçekten inançla takarsan koruyor.

  • Kan
    Kan 16.09.2005 - 00:01

    walla tasidanda bisey omuyor ben nediye diye takiyorum bisey umdugumda degil ZATEN ALLAHTAN BSAKA SEYLERDEN BİSEY UMMAK APTALLIK

  • Alp Sönmez
    Alp Sönmez 23.06.2005 - 01:33

    CEVŞEN İN GERÇEK HİKAYESİ

    İşte size hemen herkesin boynunda asılı, yok satan, iyi para bırakan, hatta gayr–i Müslim olanların bile tavsiye ettiği (mesela Vatikan’ın Türkiye temsilcisi Marovich de takıyor) cevşenin hikayesi.

    Cevşen–i Kebir ve Cevşen–i Sağır olmak üzere iki dua vardır.
    Uhud harbi esnasında Efendimizi öldürme teşebbüsleri çoğalıp havanın da sıcak olması hasebiyle zırhın da ağırlık yaptığı bir ortamda Cebrail Aleyhisselam gelir ve: “Ey Muhammed! Rabbin sana selam ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua hem sana hem de ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacaktır.” (1)
    (Bu veya buna benzer metinler cevşen satılırken ufak bir kağıtla beraber verilir.)

    İşte yaklaşık 15 sayfa olan bu dua bize böyle gönderilmiştir. O günden bu güne kim onu üzerinde taşırsa başına musibet gelmez. Evinde olursa evi yanmaz. Çocuğunda olursa başına bir şey gelmez. Gel vatandaş... Sadece bir milyonlarla artık pazara bile ulaştı. Bu konu hakkındaki ilmi mütalaalardan şu sonuçlar çıkmıştır:

    1– Peygamber Efendimiz Uhud’da zırhını çıkarmamıştır. Hatta üzerinde iki zırh birden vardı. (2)

    2– Madem bu dua Peygamber Efendimizi koruyacaktı da Efendimiz Uhud harbinde niye yaralandı.

    “Ebu Said el Hudri der ki: Rasulullah’ın yüzüne baktım. Her iki şakağında gümüş para yerini andırır iz, alnında saçının dibinde de bir yara vardı. Alt dudağı yarılmış, sağ yanındaki rebaiye dişinden birisi de kırılmıştı... Yardım edilmedikçe attan inemedi... Her iki Sa’d’e (Sa’d b. Ubade ile Sa’d b Muaze) dayanarak evine girdi.” (3)

    Hani bu dua zırhtan daha iyiydi. Bu savaştan sonraki savaşlarda niye yaralanmalar oldu? (Sadece yaralanma değil, nice sahabeler şehit oldu. M.K.) Efendimiz mübarek dişini niye yitirdi?

    3– Demek ki bu İslam’ın tevekkül mantığına ters. O halde bu hadis nerede geçiyor diye araştırdığımızda şu sonuca varırız ki, bu olay ehli sünnetin ne birinci derece hadis kitaplarında, ne de ikinci derece hadis kitaplarında yok. Peki bu uydurma şey bize nasıl ulaştı diye bakarsak şu sonuca varırız. Bu duanın aslı “cevşen” kelimesinde saklı. “Cevşen” Farsça bir kelimedir. “Zırh” demektir. İran kaynaklarına göre Cevşen–i Kebir ile Allah’a müracaatta bulunan kimseye Bedir Şehitleri derecesinde 900.000 şehit sevabı verilir. Bu duayı kefenin üzerine yazan mü’min azap görmez onu okuyan kimse dört semavi kitabı okumuş gibi olur... vesaire, vesaire...

    Bazen kendi kendime şöyle derim: Beş milyona normal patiska alacağına, altı milyona cevşen baskılısını al hiç olmazsa azaptan kurtul. Hakikaten buna inanılır mı derdim ama inanılıyor. İran’da binlerce cevşenli kefen var bizde de binlerce insan.

    Her dönemde dinini bilmeyen insanları istismar etmek için birileri çıkıp din adına bir şeyler uydurup onunla menfaat sağlamak istemiştir. Hıristiyanlar da cennetten arsa satmadılar mı?

    Bundan birkaç yıl önce Fethullah Gülen hocaefendinin Zaman gazetesinin ikinci sayfasında cevşen adı altında üç gün boyunca tam sayfa yazısı çıkmıştı. Sonuç olarak şu kanıya ulaşılıyordu:

    Evet! Bu olay ehli sünnetin hadis kitaplarında yok.

    Evet! Bu olayın silsilesi şia silsilesi.

    Evet! Bu olayın aslı olmayabilir. Ama bu duayı üstadın okuması bizim için yeterlidir...

    Dipnot:
    1) İslam Ansiklopedisi Cevşen bölümünde güzel mülahazalar vardır. Konuyu daha derin araştırmak isteyenlere tavsiye olunur. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c: 7, s: 462–3–4
    2) İslam Tarihi Mustafa Asım Köksal, c. 3, s. 172
    3) a.g.e., c. 3, s. 233

    Müslüm KARABACAK
    Kaynak: http://www.yenimesaj.com.tr/index.php? sayfa=yazarlar&haberno=6828&tarih=2004-10-19

    (ayrıca bkz) http://www.dinibilgiler.org/BirBileneSoralim/DuaninOnemiveCesitliDualar/CevsenDuasiHakkinda.htm

    CEVŞENİN HİKAYESİ:

  • Feyza Yüksel
    Feyza Yüksel 16.04.2005 - 18:11

    'Sen aczden,şerikten ve bütün noksanlıklardan münezzehsin.Sen de başka ilah yok ki bize imdat etsin.Eman ver bize,eman diliyoruz.Bizi cehennem azabından kurtar.'

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 09.02.2005 - 18:49

    Okurum ve taşırım....

  • Selami Türker
    Selami Türker 31.08.2004 - 12:08

    NurPenceresi.com'da İhsan ATASOY Abinin çok güzel okuduğu sesli cevşeni bilgisayarınıza inmdirebilirsiniz. Onu hergün okumaya ihtiyacımız vardır.

  • Feyza Yüksel
    Feyza Yüksel 15.07.2004 - 16:46

    Cevşenü'l Kebir ismindeki bu duayı peygamberimize,Uhud Savaşı esnasında Cebrail(a.s.) getirmiştir. Kelime manası 'büyük zırh' demektir.
    Ve Cebrail(a.s.) Cevşen hakkında şunları ifade etmiştir:'Üzerindeki zırhımı çıkar ve bu duayı oku.Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır.'

  • Rr
    Rr 18.06.2004 - 18:42

    sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin.senden başka ilah yok ki bize imdat etsin.el aman,el aman..bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et...(cevşen..her bölüm sonunda tekrarlanan ibare-kynk a.g.e.)

  • Rr
    Rr 18.06.2004 - 18:36

    biz ecevşeni gönderen v ebin bir ismini öğreten alemlerin rabbine ezelden ebede büütn isimlerinin v ebüütn sıfatlarının büütn tecelliyatı adedince hamd ü senalr olsun..(a.g.e)

  • Rr
    Rr 18.06.2004 - 18:35

    cevşeni insanlığa hediye eden ahirzaman peygamberine,cevşenin ihtiva ettiği hakikatler v eo hakikatlerin kainattaki tecelliyatı adedince salat ve selamaolsun(a.g.e.)

  • Rr
    Rr 18.06.2004 - 18:33

    cevşeni bize tanıtan risale i nur muellifine kıyamete kadar okunan büütn cevşenlerin sevapları ve mana ve hurufatının temessülatı adedince Allah rahmet etsin..(risalei nur ışığında cevşen meali-ümit şimşek-takdim)

  • Rr
    Rr 18.06.2004 - 18:30

    cevşeni kebir mana ve muhteva bakımından Allah a nisbetinde hiç bir sakınca bulunmayan kelime ve cümlelerle münacat ve niyazlardan ibaret bir metin olup bu tür metinlerle duada bulunmak dini hayat bakımından tavsiyeye şayan bir bir davranış olarak görülür..(a.g.e)

  • Mm
    Mm 18.06.2004 - 18:25

    dua nın tamamı Allah a ait 250 isim ve 750 sıfat v emünacatı kapsar...

    münacatların ana gayesi dünya afetlerinden ve ahiret azabındna kurtuluş niyaz etmektir..(kynk a.g.e)

  • Mm
    Mm 18.06.2004 - 18:20

    cevşeni kebir her biri Allah ın iism ve sıfatlarından on tanesini ihtiva eden 100 bölümden ibaret emsalsiz bir duadır..(kynk a.g.e)

  • Mm
    Mm 18.06.2004 - 18:16

    musa el kazım-cafer es sadık - muhammed el bakır-zeynelabidin-hz hüseyin ve hz.ali tarıkiyle peygamberimize isnad edilir(kynkislam ansiklopeisi-özet art niyetlialınınc abazı şeyler es geçilebiliyor)

  • Mm
    Mm 18.06.2004 - 18:14

    asrımıza bediüzzaman tarafındna tanıtılmıştır..

  • Mm
    Mm 18.06.2004 - 18:13

    peygamber efendimize vahiyle gelen münacat...(dua)

  • F
    F 18.06.2004 - 10:02

    Diyanet Ansiklopedisinin Cevşen maddesinde özetle diyor ki:

    Farsça asıllı olduğu kabul edilen cevşen kelimesi sözlükte, 'zırh, savaş elbisesi' anlamına gelmektedir. Terim olarak Şii kaynaklarında Ehl-i beyt tarikiyle Hz. Peygambere isnat edilip, Cevşen-i Kebir ve Cevşen-i Sağır denilen iki duanın ortak adıdır.

    Cevşen-i Kebir:
    Anlatıldığına göre Asr-i saadette cereyan eden savaşların birinde (bir rivayette Uhud’da) muharebenin kızıştığı ve üzerindeki zırhın kendisini fazlasıyla sıktığı bir sırada, Hz.Peygamber ellerini açarak Allah’a dua etmiş, bunun üzerine gök kapıları açılarak Cebrail gelmiş ve, 'Ya Resulullah, Rabbin sana selam ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua hem sana hem de ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacaktır' demiştir.

    Olayla ilgili Şii kaynaklarına göre Allah Cevşen-i Kebiri dünyayı yaratmadan 50 bin yıl önce arşa yazmıştır. Bu duayı okuyan veya yazılı olarak üzerinde bulunduran kimse, dünyada her türlü beladan, afet, hastalık, yangın ve soygundan korunduğu gibi Allah ile kendisi arasında perde kalmaz ve bütün istekleri yerine getirilir. Cevşen-i Kebir ile Allah’a münacatta bulunan kimseye, Bedir şehidleri derecesinde 900 bin şehid sevabı verilir. Bu duayı kefeninin üzerine yazan mümin ise azap görmez.

    Onu okuyan kimse, dört semavi kitabı okumuş gibi olur, her harfi için kendine Cennette iki ev ile iki zevce verilir, ayrıca insan ve cinlerden olan bütün müminlerinki kadar sevap kazanır, asla Cehenneme girmez. Cebrail, Hz.Peygamberden duayı kâfirlere öğretmemesini, sadece mümin ve takva sahibi kişilere tâlim etmesini istemiştir. Kefenlere de yazılmış, Cevşen-i Kebir özellikle Şii dünyasında oldukça rağbet görmüş, gerek müstakil olarak gerekse çeşitli dua mecmuaları içinde birçok defa basılmıştır Cevşenin Şii dünyasında bu derece rağbet görmesinde, Ehl-i beyt tarikiyle rivâyet edilmiş olmasının yanında, faziletleriyle ilgili haberlerin de büyük etkisi olmuştur. Dua, Şia bölgelerinde özel matbaalarca kefen üzerine yazılmakta ve cenazenin kefenlenmesinde kullanılmaktadır.

    Cevşen-i Kebir Türkiye’deki bazı Sünni müslümanlar arasında da ilgiyle karşılanmıştır. Duayı, A. Z. Gümüşhanevi, tarikatla ilgili Mecmuatül-ahzab adlı eserinde nakletmiş, daha sonra özellikle Risale-i Nur cemaati tarafından müstakil olarak birçok defa basılmış ve Türkçe’ye de tercümeleri yapılmıştır. Ayrıca Şii kaynaklarında zikredilen metinle bu eserlerdeki metin arasında bazı eksiklik veya fazlalıklar göze çarpmaktadır. Cevşen-i Kebir diye bilinen ve Musa el-Kazımdan itibaren imamlar yoluyla Hz. Peygambere nispet edilmiş bir hadis olarak rivayet edilen, yaklaşık 15 sayfalık metnin sahih olması mümkün görünmemektedir. Zira bu metin, bilinen bir olayı, bir kıssayı veya tarihi bir vakayı anlatan, hafızada tutulması kolay metinlerden farklı olarak, her kelime ve cümlesinin büyük bir titizlikle raptedilip tekrarlanması, Hz. Peygamberden alınıp rivayet edilmesi imkansız denecek kadar güçtür.

    Duanın Sünni hadis mecmualarında yer almaması, ayrıca Şii hadis külliyatının ana kaynağı durumundaki Kütüb-i erbeada da bulunmaması, sadece dua mecmuaları gibi ikinci derecede kitaplarda mevcut olması da bu görüşü desteklemektedir.

    Cevşen sahih değildir
    Cevşenin faziletleriyle ilgili olarak nakledilenlere gelince, Allah’ın insana verdiği imkan ve yetenekler, ona tanıdığı haklar ve yüklediği görevler karşısında kişinin bir duayı okumakla dünya ve ahiretin bütün kötülüklerinden korunup mutluluğa erişmesi, İslamiyet açısından, hatta bütün semavi dinler bakımından mümkün değildir. Ayrıca her bölümünde tevhidi vurgulayan ve yoğun kudsi duygularla örülmüş bulunan bir duanın iman etmeyenler tarafından okunmasının ne anlamı var ki, Cebrail bu konuda Hz. Peygamberi uyarmış olsun. Kaldı ki bu dua, herkesin vakıf olabileceği bir açıklıkla literatüre geçtiğine göre, gizli tutulması da fiilen imkansızdır. (Cevşen maddesi s.462-464)

    Diyanet Ansiklopedisi’ndeki bu bilgiye göre, Cevşen duasının Ehl-i sünnet kaynaklarında bulunmaması ve fazileti ile ilgili rivayetlerin İslamiyet inançlarına aykırı bulunması, Şiilerce muteber kabul edilen Kütüb-i erbeada bulunmaması da, bunun sahih olmadığını göstermektedir.

    Bu duayı üstünde taşıyanın asla Cehenneme girmemesi de, ilim ile bağdaşmayan bir ifadedir. Çünkü hepsinden kıymetli olan Mushaf’ı [Kur’an-ı kerimi] bile üstünde taşıyan kâfir, Cehennemden kurtulamaz.

    Kefene mübarek isimlerin, yazıların yazılmasını, irin, kan gibi necasetin içine bulaşacağı için, Ehl-i sünnet âlimleri uygun bulmamıştır.

    Şiiler, Cevşeni savaşlarda kullanmışlarsa da, bir faydasını görmemişlerdir. Mesela Irak-İran harbinde ölen Iraklı Şii askerlerle, İranlı Şii askerlerin üstlerinde cevşen duası bulunmuştur. Ayrıca üzerinde cevşen olduğu halde kaza geçiren çok kimse görülmüştür.
    (www.dinibilgiler.org)