aşk için yazılanlar ne kadar içten ve etkileyici... insanlar en çok bu mevzuda samimiler anlaşılan, çünkü aşkın dini, ideolojisi, kavgası, yalanı olmuyor... kimse kimseyle tartışmak zorunda değil, bir şeyleri diğerine kabul ettirme, karşışındakini mat etme derdini taşımıyor... aşkı çeken biliyor.....
aşk çaresizlikti benim anılarımda, kelime anlamı başka ne olabilir ki. mutluluğa olan koşuda çaresizce yerde buluvermek kendini, umursamak, değer vermek; acı çekmek için bütün gereksinim tamamlanmış durumda, bundan sonrasıysa zaman meselesi...
Aşk, meleğin kanadıdır, aşk evliyanın kalbidir, Aşk Allahtan gelen peygamber, aşk Allahın kelamıdır. Aşkın sarhoşluğu çiçeklerin yüzünü parlatıyor, Aşk, ilk şaraptır, aşk kıymetli bardaktır, Aşk, ibadetgahın muhafızıdır, Aşk, orduların reisidir, Aşk, eski yolcudur, binlerce mezilden yorulmaz.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular Böyle bir sevmek görülmemiştir Hayır sanmayın ki beni unuttular Hala arasıra mektupları gelir Gerçek değildiler birer umuttular Eski bir şarkı belki bir şiir
Aşkın felsefesi, psikolojisi, zamansal geçişleri, tarifleri bir tarafa kadın erkek boyutunda ele alırsak yalın olarak, görünenler;
Galıba gerçekte aşık olan kadın, aşık olan erkekten bitiriş, dönüş ve yeni başlangış açısından daha çabuk kararlar alan, duygusallık boyutunu belki fırtanalı yaşanyan ama çabuk geçen taraf gibi.
Diger taraftan yine gerçekçi, gerçek aşk.ilişkisi açısından kadın düz düşünen, nokta atışlarında saplantılı kalan taraf gibi.
Ve kadında serbest zeka kadar kötü bir şey olamaz. Keşke duyğuları da serbest olsa ;))
Nedeni önemli olmayıp, iki kişi arasında başlayan daha sonra duruma göre evlendirme memuru, boşanma avukatı, çocuk, anne, baba ve tekel bayiilerinin katıldığı garip tanrısal bir oyundur.
aşk sevgilini koluna takıp onunla şehirde parklarda ya da barlarda gezmekte değildir, aşk kalbini kalbiyle kırlara rahatça kimseden çekinmeden salabilmektir! ! !
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere Her gece ışığını ruhumdan alacaksın Aldanma gururunu okşayan çiçeklere En güzel güllerini ruhumla alacaksın
Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi
Sen hala anlamadın sevginin en hasını Sen hala çözemedin ırmağın dünyasını O, coşkun bir denizin sularına yürürken Sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını Gittiği her iklime sevdanı götürürken Gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını
Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık Görmedin bir arslanın can çekişen resmini Yalnızlık kitabında okumadın ismini Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların Karanlık köşelerde acı acı gülmedin Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
Biz insanlarin cok az bir bölümünün yasaya bilmeyi basardigi kutsal bir duygudur..........
aşk için yazılanlar ne kadar içten ve etkileyici... insanlar en çok bu mevzuda samimiler anlaşılan, çünkü aşkın dini, ideolojisi, kavgası, yalanı olmuyor... kimse kimseyle tartışmak zorunda değil, bir şeyleri diğerine kabul ettirme, karşışındakini mat etme derdini taşımıyor...
aşkı çeken biliyor.....
aşk yaşadıkça öldüren, öldükçe yaşatan bitimsiz bir şarkı, kelimelerin ifade edemediği duygu, ömür boyunca peşinden koşturulan hayal
aşk çaresizlikti benim anılarımda, kelime anlamı başka ne olabilir ki. mutluluğa olan koşuda çaresizce yerde buluvermek kendini, umursamak, değer vermek; acı çekmek için bütün gereksinim tamamlanmış durumda, bundan sonrasıysa zaman meselesi...
Aşk, zamansızlığın bünyedeki tahribatının zehir yada panzehiri derim.
İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Önümüze dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da
Hayli dolaşayım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa da
Bağladım canımı zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline
Güldün Mahzuni'nin berbat haline
Mervan'ın elinde parelense de
--- yiğit hemşehrim mahzuni şerif.in--
Biliyorsunuzdur Üstadın deyişini aslında... tekrar etmekte ne sakınca var?
'Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kıyl ü kaal imiş ancak'
Aşk, meleğin kanadıdır, aşk evliyanın kalbidir,
Aşk Allahtan gelen peygamber, aşk Allahın kelamıdır.
Aşkın sarhoşluğu çiçeklerin yüzünü parlatıyor,
Aşk, ilk şaraptır, aşk kıymetli bardaktır,
Aşk, ibadetgahın muhafızıdır,
Aşk, orduların reisidir,
Aşk, eski yolcudur, binlerce mezilden yorulmaz.
Ask, unutulmus bir sanat gibi,
agirbasli bir cileyle ogreniliyor simdi...
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir
Hayır sanmayın ki beni unuttular
Hala arasıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer umuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Aşkın felsefesi, psikolojisi, zamansal geçişleri, tarifleri bir tarafa kadın erkek boyutunda ele alırsak yalın olarak, görünenler;
Galıba gerçekte aşık olan kadın, aşık olan erkekten bitiriş, dönüş ve yeni başlangış açısından daha çabuk kararlar alan, duygusallık boyutunu belki fırtanalı yaşanyan ama çabuk geçen taraf gibi.
Diger taraftan yine gerçekçi, gerçek aşk.ilişkisi açısından kadın düz düşünen, nokta atışlarında saplantılı kalan taraf gibi.
Ve kadında serbest zeka kadar kötü bir şey olamaz. Keşke duyğuları da serbest olsa ;))
Sadece bir iki fikir işte.......
Mezarı görmeden öteye gitmek herhalde.
(Hoş o yangınla cehennemden de bir şey anlaşılmaz ama)
Ben hür bir kulum, aşk benim imanımdır,
Aşk benim imanımdır, akıl benim gulamımdır.
yapmayın....
aşk tüm sıkıntılarına ve tariflerine rağmen insana dair insanca bir şey değilmidir. şiirdeki gibi......
seni benim kadar sevecek olan
başını taşlarda çürütmelidir
yarasına dikenleri sarmalı
kalbinde dağları yürütmelidir
gözleri her sabah başka bir çeşme
her akşam krater, her gece duman
gökleri günboyu alevlenirken
boynunda bir kement olmalı zaman
yollar düğüm düğüm boğmalı onu
ızdırap sızmalı baktığı yerden
kaplan tutuşmalı, kurt inlemeli
saçından bir teli yaktığı yerden
sana benim kadar tutulmak demek
vurulmak demektir kartallar gibi
tâcını, tahtını kaybetse bile
gülümseyebilmek krallar gibi
seni benim kadar sevecek olan
ruhunu kapından kovabilir mi
seni benim kadar sevemeyenler
seni benden fazla sevebilir mi
Nedeni önemli olmayıp, iki kişi arasında başlayan daha sonra duruma göre evlendirme memuru, boşanma avukatı, çocuk, anne, baba ve tekel bayiilerinin katıldığı garip tanrısal bir oyundur.
ancak gerçekçi olmak gerekirse Ask, cinsel birlesmeyle baslar, orgazm ile sona erer. Gerisi hikaye, laf kalabaligi....
aşk sevgilini koluna takıp onunla şehirde parklarda ya da barlarda gezmekte değildir, aşk kalbini kalbiyle kırlara rahatça kimseden çekinmeden salabilmektir! ! !
Bazen herşey bazende hiç...
;))))))
aşk var aşk var.
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere
Her gece ışığını ruhumdan alacaksın
Aldanma gururunu okşayan çiçeklere
En güzel güllerini ruhumla alacaksın
Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden
Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi
İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden
Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi
Sen hala anlamadın sevginin en hasını
Sen hala çözemedin ırmağın dünyasını
O, coşkun bir denizin sularına yürürken
Sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını
Gittiği her iklime sevdanı götürürken
Gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını
Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık
Görmedin bir arslanın can çekişen resmini
Yalnızlık kitabında okumadın ismini
Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların
Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların
Karanlık köşelerde acı acı gülmedin
Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
Yarab bu ne derttir derman bulunmaz
Yar bu ne yaradır merhem bulunmaz
Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
Varıp yare gider hiç geri dönmez..
Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
satarsın bu canı hiç kimse almaz..
(dönüpte bakmaz)
Döne döne binbir öğüt verirler
Dünya malı ile gözün boyarlar
Aşık öldü deyu sala verirler
Ölen hayvan olur, Aşıklar ölmez.
rüyalarda buluşmaktır....
teslimiyettir...
Aşk bir sığınma talebidir.....
var mı beni içiniz de tanıyan
yaşanmadan çözülmeyen sır benim;
kalmasada şöhratimi duymayan
kimliğimi tarif etmekzor benim.
BENİM ADIM AŞK......
Aşk sevdiği için gökleri zaptedebilenin hakkıdır...
AŞK mı? ten'in tenle temasıyla iksiri bozulan duygu.
bence sevgi daha kapsayıcı
AŞK KENDİ KENDİNİ İDAM ETMEKTİR.ACI ÇEKERSİN AMA BU ACININ İLACI YOKTUR.SADECE İKİ SONUCU VARDIR: YA MUTLU OLURSUN YA DA ÜZÜLÜRSÜN...
İNSANLARIN ÇOK SEVDİKLERİ BİR DUYGU OLSA GEREK BEN AŞKA DEYİL SADECE GERÇEK SEVGİYE İNANIYORUM AŞK BENCE BOŞ DÜŞÜNCELERİMİZDEN BİRİ.
Aşk sonsuzluktur...
İnsana en yalın halini veren bir duygudur, kısacası çıplaklıktır...
Aşk en doğal olandır, yaşamı hissettiren bir tutkudur