Kültür Sanat Edebiyat Şiir

türkçülük sizce ne demek, türkçülük size neyi çağrıştırıyor?

türkçülük terimi Uğur Sönmez Özlü tarafından 09.09.2002 tarihinde eklendi

  • Ozan Han
    Ozan Han 21.10.2016 - 19:50

    Türkçülük, sadece Türkiye Türklerine değil bütün dünya Türklerine ilgi duyma kabiliyetidir. Milliyetçilikle ayrıştırılması gereken bir kavramdır. Milliyetçilik, vatandaşı olunan devlete yandaşlık ve tarafgirliktir. Bayrağa, devlete dine saygıdır. Türkçülük ise Türk birliğini ülkü edinmek, Mançurya'dan Edirne'ye kadar tüm Türkler'i aynı bellemektir. Yani bir milliyetçi-ülkücü için Osmanlı üstün olabilir, lakin bir Türkçü için 117 Türk devletinin 117'si de aynı pahadadır. Unutmayın; Her milliyetçi Türkçü olamaz, ama her Türkçü zaten milliyetçidir

  • Cengizhan Demirkaya
    Cengizhan Demirkaya 21.04.2011 - 02:49

    Türkçülük nedir? Neredeyse Türkiye'de 100 kişinin doğru bildiği, diğer geri kalanların yanlış bildiği bir kavram. Türkçülüğün esaslarını yazan profesöre de açıklamıştım. Dil bilimcisi 83 yaşındaki bir bilim adamına da açıklamıştım. İkisi de açıklamamdan sonra, kendileri dahi bu kavramı yanlış kullandığını fark etti.

    Cı, ci, cu, cü, çı, çi, çu, çü gibi ekler Türkçe'de genellikle iki ana yapıyı ifade eder. Birincisi her hangi bir malzemenin isminin sonuna bu uygun olan eklerden biri kullanılarak, o malzemenin üreticisi ve - veya satıcısı, yapıcısı, anlamını kazandırır. Süt - sütçü, ayakkabı - ayakkabıcı, gözlük - gözlükçü... Bu ekler bir de fikirlerin, ülkelerin, kurumların ve veya insanların yandaşı, kabul edeni, anlamını oluşturan, ekler olarak kullanılır.

    Atatürk - Atatürkçü, Amerika - Amerikancı, Rus - Rusçu, hükümet - hükümetçi, cumhuriyet - cumhuriyetçi, padişah - padişahçı...

    Bu kadar örnekten sonra esas mesle aslında anlaşılmaya başlanmıştır. Türk - Türkçü. Türk kelimesi, Türk'ün yanında olan, yandaşı olan anlamını kazanır, 'çü' eki ile. Bu da şunu ifade eder. Türk'ün yandaşı, yanında olmak için önce Türk olmamak gerekiyor. Başka bir etnik tanımlamayla kendisini ifade eden biri, ancak Türkçü olabilir. Türk'ün kendisi Türkçü olamaz. Bir Alman, Türkçü olabilir. Bir Kürt Türkçü olabilir.

    Osmanlı'nın parçalanma döneminde, Ziya Gökalp gibi aslında Kürt olan, ancak Osmanlı hakimiyetinin, başka milletlerde değil, İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, Ruslar'da değil, Türkler de olmasını, isteyen bir düşünür, yazardır, şairdir. O dönemde ki Türk yanlılarının oluşturduğu bir Türkçülük akımı söz konusudur. Osmanlı'nın son zamanlarında, parçalanma dönemlerinde, bir çok Arnavut, Bulgar, Arap, Kürt vd. Türkçülük akımının içinde olmuş ve hakimiyetin Türkler de kalması için büyük mücadele vermişlerdir.

    Bu kavramı maalesef bir çok siyasetçi, bilim adamı dahi yanlış kullanmaktadır. Hatta kendisini Türk olarak tanımlayan insanlar dahi ' Ben Türkçüyüm' der. Türk, Türkçü olamaz.

    Bu ifadenin yanlış kullanımı ise, algıyı değiştirecek kadar siyasi - sosyal sorunları doğurur. Bu yanlış ifade, Irkçı suçlaması, Faşist bir yaklaşım şeklinde algıyı değiştirir. Kendisini Türk olarak tanımlayan birinin, 'Ben Türkçüyüm' ifadesiyle, hem yanlış bir tanımlama hem de 'ırkçı - faşist' algısıyla karşı karşıya kalır. Bu da Türk Halkı'nın, kendisine Türk demekten kaçınmasına, derse de faşist olduğunu düşündürecek, yanlış bir algıya sahip olmasına neden olur.

    Ruslar, İngilizler, Fransızlar vd. terminolojilerinde böyle yanlış algı üretecek bir kavram yoktur. Ruslar ' Biz Rusçuyuz' demezler. İngilizler 'Biz İngilizciyiz' demezler. Bu kavramı doğru kullanarak, bir halkın faşistlikle suçlanma zeminlerinden birini ortadan kaldırabiliriz. Ben Türk'üm. Evet hepsi bu kadar. Ve bir Türk olduğum için, büyük ailemi düşünür ve severim. Elbette tüm insanları da severim. Ama nasıl önce kendi çocuğun, anne baban ise, önce büyük ailemi sevebilirim. Bu da faşist ve ırkçı bir yaklaşım değildir.

    Basit diye önemsemediğimiz kavramlar, yaşamımız içersinde büyük etkilere sahiptir. Bir kelimedir ama vucuda giren bir kurşun gibidir. Bu konuyu Türkiye'de ilk kez gündeme getiren bendim. Sanırım 5 yıl önceydi. Ama hala yanlış kullanılıyor diye tekrar açıklamak durumunda kaldım. Lütfen herkese anlatın.

    Cengizhan Demirkaya
    30.12.2010
    Manavgat

  • Barbaros Alkan
    Barbaros Alkan 30.03.2010 - 22:08

    devlete can veren canlarız öldükçe dirilen militanlarız derler

  • Korkmaz Şükürlü
    Korkmaz Şükürlü 16.03.2010 - 22:51

    Türkcülük vücudumuz, Islamiyyet ruhumuz, Elmde inqilab ise düsünen beynimizdir!

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.08.2009 - 20:43

    Türkifikasyon,'başka halklardan Türk yaratma veya topraktaki başka uluslardan kurtulma' demektir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 28.06.2009 - 02:47

    Nazi'lerin Sovyetler Birliği yenilgisinden sonra TürkiyeCumhuriyeti devletinin destek ve himayesini kendilerinden çekmekte olduğunu anlayan ırkçı-Türkçüler bunun üzerine yoğun bir anti-komünist bir propaganda başlattı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 28.05.2009 - 00:21

    Türkçü,Türk ırkının üstünlüğüne inanmışolan kimsedir.Irkının üstünlüğünü anlatacak,yabancıların tehlikesini söyleyecek,barışmaz düşmanımızın Moskof olduğunu söyletecektir.her Türk,Türkçü değildir.bazı şartlara uyması gerekir.(Adsız)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.05.2009 - 00:10

    Adına üretilmeye çalışılan fakat zamanla ezoterizm gibi sonradan kullanılmaktan vazgeçilen kelimeler
    İşmen:işçi
    çıkat:İhracat
    kendiz:şahsi
    Süel:Askeri
    Tükel:tam

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.05.2009 - 22:38

    Yasakları,inkarları,dogmaları,yalanları dolanları aş da gel Türkiyem!

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.05.2009 - 20:39

    Zorga:Sorumluluk
    Abit vecdi:İbadet Coşkusu
    Boğatman:Tüketici
    Tecim:Ticeret
    Arı ulusal:Uluslararası
    Anasal:Temel

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 20.05.2009 - 20:33

    1946 öz Türkçe kelime denemesi:Millet Meclisi:kamutay
    Saylav:Milletvekili-Seyirime:Başıbozuk-AdamlıkTarihi:insanlık Tarihi-Genlik:Refah

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 17.05.2009 - 02:38

    Türkçüler,tamamıyla Türk ve Müslüman kalmak kaydıyla Batı uygarlığına girmek isteyenlerdir.Z.Gökalp

  • Berk Aslan
    Berk Aslan 02.10.2008 - 02:32

    Türküz Türkçüyüz Atatürkçüyüz

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 19.08.2008 - 03:23

    körfezlere akan zehirli sularıda gören...
    abd üslerini içi kanayarak gören..
    vatanını ve milletini seven kürdüde ermeniyide aleviyide rumu da seven..
    BİZ TÜRK MİLLİYETÇİLERİ...
    Atatürk ün bir görüşünü savunuyoruz...
    Dili dini ırkı mezhebi ne olursa olsun kalbinde türklük ülküsünü taşıyan herkes Türktür...
    ve ülkeyi bu hale getirenler...
    tarihi şan ve şerefle dolu bu milleti böyle rezil edenler...
    bu ülke için ve bu ülkede al sancak inmemesi için canını veren aziz şehitlerimizi görmezden gelenler...Cezanız yakındır! ! !

  • Eray Ferhat Temiz
    Eray Ferhat Temiz 22.09.2007 - 03:36

    körfezlere akıtılan amerikan fabrikalarının atıklarını görmezden gelen
    amerika üslerini görmeyen
    ülkede satılacak toprağın kalmadıgını bilmeyen
    devletin elinde özelleşmeyen kurumun kalmadığını bilmeyen
    kürtü aleviyi ermeniyi vs. sevmeyen

    bir kaç serseri

  • Gökhan Akgün
    Gökhan Akgün 13.04.2007 - 14:43

    Türk vatanında Türk uruğunun kayıtsız ve şartsız hakimiyeti ve her alanda diğer uruğlardan ileri ve üstün olması ülküsüdür.

  • Baki Bilge
    Baki Bilge 16.02.2007 - 15:07

    Türkçülük ve gerçek Türk Milliyetçiliği, ülkemizde yaşayan ve ırkı ne olursaolsun her TC vatandaşını Türk sayan bir anlayıştır. Bu görüşü istisnalar hariç, ülkemizdeki her Türk milliyetçisi benimsemekte ve savunmaktadır.

    Buna sadece PKK ve AKP karşı çıkmaktadır. Bir de ülkemizdeki tüm etnik grupların MİLLET olduğunu zanneden diğer bölücüler...

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 02.10.2006 - 22:15

    abartı...

    b.kunu çıkarmamak lazım...

  • Bay Grey
    Bay Grey 02.10.2006 - 22:07

    Aha buyrun burdan yakın Uluuuuğ Türk milletinin Uluuuğ Türk Ordusunun en üst kademesinin bir altındaki uluuuuğ komutanından bomba gibi bir demeç aynen aktarıyorum ''Yeryüzündeki bütün Türkleri bir arada, aynı devlet kimliğinde birleştirmeyi öngören ve adına `Türkçülük` denen ütopik düşüncenin yaşama geçirilmesini reddeder. Bu milliyetçilik anlayışı, Türkiye Cumhuriyeti ile onu oluşturan ulusu, yalnızca milli sınırlar içinde ülke, ülkü ve dil birliği idealinde bağımsız bir devlet kurumu halinde yaşatmayı amaçlayan bir ilkedir.'
    eeee hadi şimdi ne olacak sayın turancı arkadaşlar bizzatihi kutsal ve uluuuğ ordunuz bunu söylüyorken siz hala Turan rüyalarıyla mı günlerinizi geçireceksiniz....?

  • Hüseyin Kayış
    Hüseyin Kayış 30.05.2006 - 01:10

    turancılık demektir. büyük turan ülküsüdür.

  • Derya Gökçen
    Derya Gökçen 29.05.2006 - 12:10

    Bu TÜRKÇÜLÜK niye bu kadar millete batar anlamam...

  • Sonra Sonra
    Sonra Sonra 07.04.2006 - 01:52

    boş... bomboş... YOK!

  • Huriye Doğan
    Huriye Doğan 01.04.2006 - 18:31

    türkiye

  • Orhun Efe
    Orhun Efe 14.03.2006 - 23:13

    En büyük ödevimiz.Atalarımıza borcumuz.Bazılarına anlamsız gelse de.Kandan olacak herhalde...

  • Özgür Bulut
    Özgür Bulut 20.02.2006 - 13:06

    Türkçülük dejenere olmayan bir Türk milleti arzulamaktır Atatürk ü Gökalp i Akif i anlamaktır

  • Sonra Sonra
    Sonra Sonra 12.02.2006 - 18:22

    Türkçülüğün esaslarını bir Kürt Ziya Gökalp yazıyorsa daha nasıl yorum yapılabilir..? Fikir düşünce bazında bir platformun üzerine herhangi bir Türk çıkamamış demek ne kadar yanlış olur? Altyapıyı oluşturan tohum saçan bir fikir adamı üretememiş demek ne kadar yanlış olur? yok yok fikrin temelinde bir bozukluk var tıpkı adında olduğu gibi... Uyan ey millet uyan! ! ! Titrer misin kendine gelirsin yüzüne su çarpar da mı kendine gelirsin o sana kalmış ama kendine gel...

  • Sonra Sonra
    Sonra Sonra 12.02.2006 - 18:13

    türkücülük...

  • Orhun Efe
    Orhun Efe 06.02.2006 - 17:39

    Büyük ülkümüz,yaşama nedenimiz,ata ödevi.

  • Şerif Aytaç
    Şerif Aytaç 25.01.2006 - 03:22

    türkçülük; sevdadır.karşılıksız sevmek.
    türkçülük, güçlülüktür
    türkçülük; bir olağanüstünlüktür.

  • Banu Bal
    Banu Bal 20.11.2005 - 18:31

    türklük bilincini yok etmeye çalışan propagandalara kanmayan hatta bununla mücadele eden türklüğün bir onur olduğunu kavrayabilmiş ülkü sahibi insan

  • Licnako
    Licnako 08.08.2005 - 16:35

    Nazizmden pek bir farkı olduğunu söyleyemeyeğim...

  • Deniz Deniz
    Deniz Deniz 08.08.2005 - 11:39

    il gider, töre kalır!

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 31.05.2005 - 14:07

    The Seven Rules of Nationalism:
    Milliyetciligin Yedi Kurali:


    If an area was ours for 500 years and yours for 50 years, it should belong to us-you are merely occupiers.

    Eger bir bolge 500 yildir bize ve 50 yildir size aitse, orasi bize ait
    olmalidir – sizler sadece isgalcisiniz.



    If an area was yours for 500 years and ours for 50 years, it should belong to us—borders must not be changed.

    Eger bir bolge 500 yildir sizin ve 50 yildir bizimse, orasi bize ait
    olmalidir – sinirlar degismemelidir.



    If an area belonged to us 500 years ago but never since then, it should belong to us—it is the Cradle of our Nation.

    Eger bir bolge 500 yil once bize aitken simdi bize ait degilse, orasi bize ait olmalidir – orasi Ulusumuzun Besigidir.



    If a majority of our people live there, it must belong to us—they must enjoy the right of self-determination.

    Eger halkimiza ait bir cogunluk orada yasiyorsa, orasi bize ait olmalidir – onlarin kendi kaderini tayin hakki olmalidir.


    If a minority of our people live there, it must belong to us—they must be protected against your oppression.

    Eger halkimiza ait bir azinlik orada yasiyorsa, orasi bize ait olmalidir – onlar sizin baskiniza karsi korunmalidir.



    All of the above rules apply to us but not to you.

    Yukaridaki butun kurallar bizler icin uygulanir, sizler icin degil.



    Our dream of greatness is Historical Necessity, yours is
    Fascism.

    Buyukluk dusumuz Tarihsel Bir Gerekliliktir, sizinkisi ise Fasizmdir.

  • Hasan Can
    Hasan Can 21.04.2005 - 21:07

    BİR ÇOK KİŞİNİN SÖYLEDİĞİ AMA YAPAMADIĞI ŞEY...
    adam üniversite öğrencisi ülkücüyüm edebiyatı yapıyor Yusuf Akçakura'yı,İsmail gaspıralı'yı vs vs tanımıyor.
    bildikleri bir Ziya Gökalp var onunda bir adını biliyorlar.

  • Atsız Kurt
    Atsız Kurt 25.09.2004 - 10:47

    “Ey koca ve yüce Türk! Devşirmeler seni devşirmeden, sen aklını başına devşir...”

    Tonyukuk

  • Moyun Çur Atsızçerisi
    Moyun Çur Atsızçerisi 01.09.2004 - 14:37

    Türkçülüğün temel şartlarını şu şekilde sıralayabiliriz:


    1- Türkçü olmak için önce Türk olmak gerekir. Türk olmak hem bilinç hem de kan olarak Türk olmak, Türk'ten başka bir etnik kimliğe sahip olmamak demektir.

    2- Türkçü olmak için, Türk ırkının bütün ırklardan üstün olduğu gerçeğine inanmak gerekir. Devletin yönetim kademelerinde yalnızca Türkleri görmeyi istemek, soyunu kırdırmamak, yani Türk ıırkçısı olmak şarttır.

    3- Türkçülüğün temel unsurlarından biri de Turancılıktır. Her Türkçü bütün Türklerin bir araya gelmesini ister ve bunun için çalışır.

    4- Laiklik Türkçülüğün vazgeçilmez bir unsurudur. Türkçüler insanları dinlerine göre değil soylarına göre ayırırlar.

    5- Atalara saygı ve ata yoluna itaat şarttır.

  • F
    F 16.04.2004 - 14:30

    Eğer bir Türk Kürtleri sevmiyorsa o Türk değildir..
    Ve eğer bir Kürt Türkleri sevmiyorsa o Kürt değildir..
    (Türkçülüğün babası Ziya Gökalp)

  • Kutlu Altay Kocaova
    Kutlu Altay Kocaova 20.08.2003 - 12:55

    Türkçülük, Türk budununu yükseltme ülküsüdür. Bu amaçla, tüm dünya Türklüğünün birlik olmasını amaçlar. Türk Birliği'ni savunur. Türkçülük, devrimci, buduncu, budunsal, laik ve sömürü karşıtıdır.

  • İbrahim Kalkan
    İbrahim Kalkan 28.04.2003 - 22:26

    Hiç bir şey, yani hangi millet veya ırktan olrsan ol hiç bir anlamı yoktur.Önemli olan insan olmak.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:57

    TÜRK DEVRIMINI YAPAN AKIM

    Gerçek Türkçülük, dil, din, irk, millet, sinif ayrimi gözetmeyen; esitlikçi, laik, devrimci, ilerici ve sosyal (devletçi) bir akimdir. Bu fikriyat zamaninda Türkiye Cumhuriyetini kurmus oldugu gibi, günümüzde de Türkiye’nin yeni çagin kosullarina uyum saglayabilmesinin ve de yeni Türk cumhuriyetlerinin kurulus asamalarini basariyla sonuçlandirmalarinin teminati olabilecek saglikli bir potansiyele sahiptir

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:56

    TÜRK IRKINDAN OLMAYAN TÜRKÇÜLER

    Ilk Türkçüler arasinda farkli irklardan da bazi kisiler (Mustafa Celaleddin Pasa, Semseddin Sami vs.) oldugu gibi,1918-1920 yillarinda genellikle Türkçülerin (M. Resulzade, Z. Velidi Togan vs.) önderliginde kurulan Türk hükümetlerinin lider kadrosunda da birçok Türk olmayan aydin yer almisti. Diger bir deyisle, ilk Türkçülügün ne teorisinde, ne de uygulamasinda herhangi bir irkçilik emaresi görülür.

    Ulus veya millet kavrami, ilk Türkçüler için irk kavram›ndan daha genistir. Zira bir milletin bünyesinde birçok irk temsil edilebilir. Zamaninda Ziya Gökalp, “Türkçülügün Esaslari” eserinde bu duruma temas ederek, eserinin “Türkçülük Nedir? ” bölümünün son paragraf›nda konuyu söyle özetlemistir:

    “Yalniz saadet degil, felaket zamanlarimizda da bizden ayrilmayanlari nasil milliyetimizden hariç telakki edebiliriz. Hususiyle, bunlar arasinda milletimize karsi büyük fedakârliklar yapmis, Türklüge büyük hizmetler ifa etmi? olanlar varsa, nasil olur da bu fedakâr insanlara “Siz Türk degilsiniz? ” diyebiliriz... insanlarda ise, irkin içtimai hasletlere hiçbir tesiri olmadigi için, secere aramak dogru degildir. Bunun aksini meslek ittihaz edersek, memleketimizdeki münevverlerin ve mücahidlerin bir çogunu feda etmek iktiza edecektir. Bu hal, caiz olmadigindan “Türküm” diyen her ferdi Türk tanimaktan, yalniz Türklüge hiyaneti görülenler varsa, cezalandirmaktan baska çare yoktur”*

    *: Ziya Gökalp; Türkçülüğün esasları s.22

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:55

    TÜRKÇÜLÜGÜ IRKÇILIKLA YOZLASTIRDILAR

    Günümüzde Türkçülük denince ilk akla gelen; irkçilik (“kafatasçilik”) oluyor. Bu tezin, aslinda Türkçülükle uzaktan yakindan bir iliskisi yoktur. Gerçek Türkçülük hiçbir zaman irkçi bir yaklasim içinde olmamistir. Bazen “irk” taniminin özellikle 1920-30’lu yillarda yogun bir sekilde kullanilmis olmasi, söz konusu dönem Türkçülerinin irkçi olusu yönünde degerlendirilmektedir.

    Oysa bu durum sadece bir terminoloji meselesidir. Bunun sebebi, bir taraftan, Osmanli döneminde tamamen farkli anlamda kullanilmis olan “millet” teriminin henüz günümüzdeki anlamina kavusmamis olmasi veya kullanilmak istenmemesi ve bunu tam olarak karsilayan herhangi bir terimin veya sözcügün olmayisi (“ulus” sözcügü sonradan genis kullanim alani bulmustur) , diger taraftan ise “irk” kavraminin söz konusu dönemde tüm dünyada yogun olarak kullanilmasidir.

    Herhangi bir ayristirici veya sosyal farklilik baglaminda irkçilik, Türkçülük ideolojisine yabancidir. Son dönemlerde irkçiligin bazi kisiler ve çevrelerce öne çikarilmis olmasi, Türkçülügün, yukarida temas ettigimiz saptirma ve kisirlastirma sürecinin bir halkasidir.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:55

    MILLIYETÇILIGIN ÖZÜ: EZILEN TÜRK HALKINI KURTARMAK

    Ilk Türkçülerin “sol” kavrami ile ifade edilen degerleri savunmalari, imkân oldugunda ise uygulamaya geçmis olmalari ile ilgili örnekler sadece burada adi geçen kisilerle sinirli kalmamistir. Türkçülük akimi baslangiçta esasen sosyal bir harekettir. ideolojik temelleri Rusya’da yerli Türk kadrolari, Türkiye’de ise yine Rusya’dan gelmis Türk kökenli ayd›nlar taraf›ndan at›lan bir hareket için aslinda bu gayet dogaldir. Zira birer milliyetçi olan bu aydinlarin öncelikli meselesi; ezilen Türk halkini kurtarmak, çagdas ileri halklar düzeyine ulasmalarini saglamakti. Türkiye’ye geldiklerinde benzeri problemlerin burada da yasandigini, Türk halkinin kendi devletinde de ezildigini, geri kaldigini, sömürüldügünü gördüler. Bu durum, meselenin sadece yabanci baskisi, kendi devlet kurumlar›ndan yoksun olma ile açiklanamayacagini kanitliyordu. Dolayisiyla daha genis bir tahlil ve sentez yapilmasi gerekliydi. Bu sentezi ise, Yusuf Akçura “Üç Tarz-i Siyaset”le, Hüseyinzade Ali Bey ise 1904-1906 yillarinda yayinladigi birçok makaleyle yapt›lar.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:54

    BILIMSEL MATERYALIST YAKLASIM VE DEVRIMCI ÇÖZÜM

    Rusya’daki Bolsevik Devrimi’ne yaklasimlari bakimindan Akçura ile Hüseyinzade Ali Bey arasinda bir ortaklik gözlenmektedir. Her ikisi de devrim döneminde ve takip eden yillarda Rusya ile iliskilerini sürdürmüs, Hüseyinzade Ali Bey ise devrim sonrasinda -1926 yilinda- Sovyet Azerbaycan’ina bizzat giderek konferans vermistir. Yine her ikisi, Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya aras›nda iliskilerin kurulmasi ve sürdürülmesi yönünde çalismalara katilmistir. Çagdaslari olan sagci ve liberal akimlarin temsilcilerinden farkli olarak, Rus Devrimi ve Sovyet rejimi ile ilgili olumsuz davranislardan kaçinmislar. Tersine, Rus Devrimi’ne sempati ile yanastiklarini kanitlayan görüsler ifade etmisler. Elbette bu tür davranislar Rus Devrimi ve SSCB’ne karsi izlenen basit siyasal taktikler degildi. Kendilerinin toplumsal faaliyet tecrübeleri, en önemlisi de olaylara bilimsel materyalist yaklasimlari, ilerici ve devrimci nitelikleri, objektif olarak sosyalist devrime sicak bakmalarini ve desteklemelerini saglamisti. Ayrica Kemalizm’in Rusya Türkleri arasina nüfuz etmesi ve yayilmasi yönünde de katkilari olmustur.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:53

    YUSUF AKÇURA LENIN’LE GÖRÜSÜYOR

    Kisa adiyla “Türk-Tatar Heyeti” olarak bilinen bu komiteden birkaç kisi (Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura, Ahmet Agaoglu vs.) 1915 yili sonlarina dogru Avrupa’da birçok ülkeyi ziyaret ederek, devlet adamlariyla önemli temaslarda bulundu.1916 yazinda ise Yusuf Akçura, Isviçre’de Lenin’le bir araya geldi. Görüsmeler sonucunda Lenin’den Rusya’daki Türk halklarinin durumuyla ilgili bazi güvenceler almis olmasi ihtimal dahilindedir, zira Rus Devrimi sirasinda Bolseviklere karsi olumlu bir tutum aldigi bilinmektedir.

    F. Georgeon, Türkçülerin, Çarlik Rusyasi’na olan tutumlari ile Sovyetler’e gösterdikleri dostluk arasindaki zitligi söyle belirtir: “Baslangiçta Almanya’dan destek arayan ve Rusya Türkleri için bagimsizlik ya da “özgürlesme” öngören Anti-Rus strateji söz konusuydu. Savas bittiginde ortaya çikan strateji ise, Bolseviklerden destek arayan, Rusya Türkleri için ‘kültürel özerklik’ öneren, anti-emperyalist bir strateji idi.”4

    Herhalde bu strateji degisimi bir tesadüf degildi. Zira Akçura, emperyalizme karsi devrimle ittifak yapilmasinin Dogunun çikarlarina uygun düsecegini fark ediyordu. Daha 1910 yilinda “...Avrupa sermayedarliginin geceli gündüzlü çalistirdigi iki kölesinden birisi Garb’in amelesi ise, digeri de sark’in bütün ahalisidir.”5 demisti.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:53

    BOLSEVIK DOSTU

    Rus Devrimi döneminde sergiledigi ideolojik ve siyasal davranislari da, Akçura’nin hem gerçekçi siyaset adami, hem de ileri görüslü aydin kimligini ortaya koymaktadir. Akçura, “Tatar dostlarina Bolseviklerle anlasma yollarini bulmalarini öneriyordu.”3

    Ilk Türkçülerin siyasal ve ideolojik tercihleri, Birinci Dünya Savasi yillarinda ve onu takip eden Rus Devrimi döneminde belirgin bir sekilde ortaya çikmis bulunuyor.1915 yilinda Istanbul’da, Rusya’daki Türk-Tatar Müslümanlarin Haklarini Koruma Komitesi adi altinda bir örgüt kuruldu. Bu örgütte Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura, Abdurrasit Ibrahimov, Ahmet Agaoglu, Mükimeddin Begcen, Çelebizade Mehmet Esat vs. gibi isimler yer almisti. Muhtemelen Osmanli devletinin destegi ile kurulmus olan bu örgüt, “Kafkasya, Türkistan, Kirim ve Kazan Türklerinin haklarini korumayi ya da daha dogrusu, gasp edilen haklarinin geri verilmesi için mücadeleyi” öngörüyordu.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:53

    TÜRKÇÜLÜK NASIL YOZLASTIRILDI

    Türkçülügün sinirlandirilmaya, saptirilmaya ve yozlastirilmaya hatta kisirlastirilmaya baslandigi son dönemlerde, klasik diye niteledigimiz temel Türkçü ilkelerden vazgeçilmis, bu ilkeler görmezden gelinmistir. Klasik Türkçülere göre, Türkçülük ilerici, devrimci, halkçi, laik, bilimsel (müspet bilimlere dayanan) ve sosyal bir harekettir. Hemen hemen hepsi de Cumhuriyet Türkiye’sinin kurulusunda aktif roller üstlenen söz konusu kisilerin çalismalari, genç cumhuriyetin biçimlenmesi asamasinda bizzat bu yönlerin israrla öne çikarilmasinda belirleyici etken olmustur.

    Türkçülügün ilerici niteligi, özellikle bazi yabanci arastirmacilarin gözünden kaçmamistir. François Georgeon, bu konuyu Akçura baglantili olarak söyle ifade etmektedir: “Pantürkizm, Türk toplumunun en tutucu kesimlerinin kullandigi bir tema haline gelmistir. Ne var ki, XX. yy’in baslarinda böyle bir sey hiç mi hiç söz konusu olamazdi. Tersine Akçura ve arkadaslarinin öngördügü Pantürkizm Osmanli imparatorlugunun ayrismasi için öngörülen bir çözüm olarak, içerigi oldukça ilerici bir toplumsal ve kültürel programdi... Bugünkü milliyetçi çevrelerin kendilerinden sayacaklari biri olmasi ise asla mümkün degildi.”

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:52

    AHUNDZADE’NIN AYDINLANMACILIGI

    Halkin dinî baskilardan, çagin çok çok gerilerinde kalan medrese zihniyetinden kurtulmasi, Ahundzade’nin eserlerinde ele aldigi baslica konulardir.

    Genç neslin müspet bilimlere yönelerek aydinlanmasi için çareyi ise, ilk dönemlerde eski alfabenin islah edilmesi, ömrünün sonlarina dogru ise daha köktenci bir adim atarak bu alfabenin tamamen kaldirilmasinda görmüstür.

    Bu yönde yogun çalismalar yaparak, birkaç alfabe projesi gelistirmis, bunlardan bir tanesini 1862 yilinda bizzat Istanbul’a gelerek Osmanli sadrazami Fuat Pasa’ya sunmustur. Proje, “Mecmua-yi Funun-i Cemiyet-i Osmaniye” dergisinin 14. say›s›nda yay›mlanmistir1. Sonraki dönemde Gaspirali’nin gayretleri sonucu Türk dünyasinda “Usul-i Cedid” adi altinda genis biçimde yayilan yeni egitim yönteminin ilk asamasinin bu alfabe çalismalari oldugunu kesinlikle söyleyebiliriz.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:52

    BILINMEYEN DEVRIMCI KÖKLER

    Siyasî bir tez olarak Türkçülügün tarihi, Yusuf Akçura’nin 1904 yilinda yay›mlanan Üç Tarz-i Siyaset eseriyle baslatilabilir. Ancak Türkçülük, bu tarihten çok önceleri,19. yüzyilin ortalarinda boy vermistir. Yaklasik 50 yillik bir dönemi kapsayan ilk Türkçülük hareketleri ile ilgili bilgilerin çogu zaman kulaktan dolma oldugunu görüyoruz. Örnegin Y. Akçura, Ziya Gökalp ve H. N. Orkun gibi önde gelen Türkçüler bile, Türkçülügün öncülerinden Mirza Feth Ali Ahundzade (1811-1878) ve diger aydinlari, birkaç komedi (“medhike”) ve siirleriyle tanitmislardir, o kadar. Oysa o komediler, yogun ideolojik bildiriler içermekte, açikça devrimci bir yaklasimi ifade etmekteydi.

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 26.04.2003 - 16:52

    Devrimci Toplum Onderleri: Ilk Turkculer Sagci degil solcuydular
    Arif Acaloglu
    Türkolog/Bilgi Üniversitesi Ögretim Görevlisi


    19. yüzyildaki ilk Türkçü aydinlarin Türkçülük fikri; devrimci, ilerici, halkçi, laik, özgürlükçü ve bagimsizlikçi çizgidedir. ilk Türkçülerin en ünlülerinden Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura, Agaoglu Ahmet Bey ve digerlerinin sol görüste olduklarini rahatlikla söyleyebiliriz. Hepsini etkileyen Ahundzade, gerilikten kurtulmak için radikal çözümler üretti.

    Eski Türkçülere göre, Türkçülük ilerici, devrimci, halkçi, laik, bilimsel (müspet bilimlere dayanan) ve sosyal bir harekettir. Son dönemlerde, klasik diye niteledigimiz temel Türkçü ilkelerden vazgeçilmis, bu ilkeler görmezden gelinmistir.

    Baslangiçta Almanya’dan destek arayan ve Rusya Türkleri için bagimsizlik öngören Anti-Rus strateji söz konusuydu. Savas bittiginde ise, Bolseviklerden destek arayan, Rusya Türkleri için ‘kültürel özerklik’ öneren, anti-emperyalist bir strateji.

    Bolsevik Devrimi’ne yaklasimlari bakimindan Akçura ile Hüseyinzade Ali Bey aras›nda bir ortakl›k gözlenmektedir. Her ikisi de Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya arasinda iliskilerin kurulmasi ve sürdürülmesi yönünde çalismalara katilmistir.

    Türkiye’nin son dönem tarihine damgasini vuran sag sol tartismalari ortaminda, sag kesim kendisini tarihsel planda hakli çikarmak için, ilk Türkçü aydinlari kendi safinda gösterme gayretindedir. Sol taraf ise, bu fikir mirasini yeterince bilmedigi için, Türkçü aydinlari özellikle sag ve tutucu egilimlerin odagi olarak göstermistir. Daha ileri gidilerek, ilk Türkçülerin bir kismi anti-sosyalist, bir kismi ise sosyalist olarak degerlendirilmis, Türk fikir tarihinin özgün renkleri görmezden gelinmistir.

    Bu manzaraya bakilirsa, Mirza Feth Ali Ahundzade, Sihabeddin Mercani, Gaspirali Ismail Bey, Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura vs. sagci ve anti-sosyalist Neriman Nerimanov, Mirseyit Sultangaliyev, Ahmet Baytursunov, Turar Riskulov vs. ise solcu, sosyalist olarak ele alinmistir.

    Onlarin en önemli ortak yani Türkçülüktür. Ve hepsinin de Türkçülük fikri; devrimci, ilerici, halkçi, laik, özgürlükçü ve bagimsizlikçi çizgidedir. Bu yönüyle degerlendirildigi zaman, ilk Türkçülerin en ünlülerinden Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura, Agaoglu Ahmet Bey ve digerlerinin sol görüste olduklarini rahatlikla söyleyebiliriz.