bende de hesaptan çıkış yapılıyordu, yönetim detaylı bilgi verdi çıkış yapılması güvenlik amaçlıymış hesabımıza başkası girmiyormuş yani. Hesabımı incelediler benden başkası girmemiş. İçim rahatladı
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum Anlatamıyorum – Cahit Sıtkı Tarancı
Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde kayboluyorum… Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum, durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren fakat hiç bir zaman büsbütün teslim olmayacak olan… Gözlerine Bakarken – Nazım Hikmet
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez k…Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden. Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden Sessiz Gemi – Yahya Kemal Beyatlı
bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet
sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri, koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli buğusu evet nisyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yine de bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç Bir Adın Kalmalı – Ahmet Hamdi Tanpınar
özledim seni… ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin… çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları…özledim seni… ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin… çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü… Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden ´´git artık´´ demek ´´beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa´´ demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden… yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek… Özledim Seni – Can Yücel
Sende tattım ben aşkı sevdayı, İlk kez bu kadar yandım, İnanmazdım önceden ne aşka ne sevgiye, Sen meylettin, döndürdün beni deliye, İyi ki de geldin Sen sevmeye değerdin.
Seni su içer, nefes alır ve uyur gibi, Fark etmeden seviyorum sevgili, Olmazsa olmazımsın benim, Yaşamak için tek nedenimsin, Seninle doğmuşum meğer ben, Kalbimde sensin, dilimde sen.
Bugün sen doğdun sevgilim, Benimse öbür yanım, Sen bu dünyaya inmiş bir melek, Saflığın öteki adısın. İyi ki varsın ve iyi ki hayatımdasın. Yılların aşk dolu, huzur dolu olsun sevgili.
Bu gece melekleri gönderdim sana, Fısıldadılar mı seni nasıl sevdiğimi kulağına, Öptüler mi dudağından ve yüreğimi bıraktılar mı yanına usulca? Yıldızlara anlattım seni ne kadar çok sevdiğimi, Geceler şahit oldu aşkıma Sana olan sevgim yağmur olup aktı sevgilim, Sahi izledin mi? Ve yalvardım Allah’a, Hep mutlu olsun, hep gülsün ve hep benim olsun diye her şeyim.
Ben sensiz eksiktim hep, Ne zaman sen geldin o an tam oldum seninle, Unuttum tüm sevda sandıklarımı, Aşkı yaşıyorum şimdi seninle, Ömrümün sahibi kalbimin başköşesi, Sen dinlediğim en güzel şarkı, Baktığım en güzel manzarasın sevdiğim.
Gözlerin alır götürür beni uzaklara, Ellerin ısıtır yüreğimi, Saçların ıhlamur kokularını getirir burnuma, Dalarım seninle o uçsuz bucaksız hayallere. Aldın aklımı başımdan, Döndüm ben bir pervaneye
Sırılsıklam tutuldum sana, Artık tutamam aklımı, Salıveririm aşkının kıyılarına, Nede olsa benim değil, Aklımda kalbimde.
Sen benim dünyamın güneşi, Sen açan çiçeklerim yedi rengi, Sen çayımın demi, Yağan yağmurun o güzel sesi, Sen damarımda kanım, Alnıma yazılan yazımsın. Kaderimin en güzel oyunu, Açılan bahtımsın. Yani sen sevgilim, Sen benim canımın canı, can yoldaşımsın.
. Seni sevdim ben kaderimsin diye, Bir seni bildim gönlüme eş diye, Hep sana adadım tüm dualarımı, Bir seni istedim Tanrı’dan yarınlarıma yoldaş ol diye, Sen yoksan anlamı yok hayatın, Yağar yağmurun, Açan çiçeğin, Aşk şarkılarının
Sen varsan hepsi güzel sevgilim. İstemem sensiz bir dünya, Nefes alamam duramam buralarda, Ne olur tut ellerimden sıkıca, Hapset beni kalbine, Tutuklu kalayım sana.
Ben sana sakladım hep en güzel düşlerimi, Hep sana yazdım en özel şiirlerimi, Satır satır seni anlattım yazılarda, Sarhoş oldum aşkınla, Dolaştım sokaklarda adını haykıra haykıra, Duysun istedim el âlem ne kadar sevdiğimi, Bilsinler bu deli adam uğruna feda eder her şeyi. Benim ömrüm senin uğrunda heba olsun, Yeter ki sen hep gül, gül yüzlü sevgili.
İsterim ki panjurları pembeden olsun evimiz, Camlarında menekşeler, fesleğenler olsun, Aynı senin kokun gibi, Sen salın evimiz dört köşesinde, Yalnızca senin ayak seslerin yankılansın süzüle süzüle.
Benim için pişir havuçlu kekini, Bilirim kimseye de vermezsin tarifini. Sen doğ ay niyetine gecelerime, Güzelliğin parlasın yıldızlar gibi, Tenin, tenimle buluşsun, Aşkımız alev alsın kömür karası gözlerinle. Sabahlarımı aydınlatsın cennet gözlerin. Ve dilerim bu rüya hiç bitmesin.
Sen aşka yelken açtığım ilk gemi, Durduğum son limansın, Nehirler boyu akan suyum, Bedenimi üşüten rüzgârsın, Sırılsıklam ıslatan sevda yağmuru, Ateşiyle yakan son sevdamsın.
Sadece senin görebiIeceğin bir yerden, Sana güIümsüyorum, BaşkaIarının duydukIarı gülücüklerle değiI… Aşkı tarif gerekirse sana, AnIatayım; Aşk ne biIiyor musun? Benim sana hissettiğim, Senin hep üstüne bastığın.
Herkes seni sen zanneder. Senin sen oImadığını biIe biImeden, Sen biIe.. Seni ben geçerken, Derim ki, Saati sordukIarında; Onu ”O” geçiyordur. Kimse anIam veremez. Tamir ettirmedin gitti derIer şu saati. Ettirmek istiyor musun demezIer. Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yeIkovana küskündür. Şu bozuk saat çaIışsa benim için öIümdür. BiI ki akrep yeIkovanı geçerse, Atan bu yüreğim durur. Bırak bozuk kaIsın, hiç değiIse; Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. – Turgut Uyar
Herkes seni sen zanneder. Senin sen oImadığını biIe biImeden, Sen biIe.. Seni ben geçerken, Derim ki, Saati sordukIarında; Onu ”O” geçiyordur. Kimse anIam veremez. Tamir ettirmedin gitti derIer şu saati. Ettirmek istiyor musun demezIer. Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yeIkovana küskündür. Şu bozuk saat çaIışsa benim için öIümdür. BiI ki akrep yeIkovanı geçerse, Atan bu yüreğim durur. Bırak bozuk kaIsın, hiç değiIse; Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur. – Turgut Uyar
Mesajla yanıtı engellediğiniz için buradan cevap veriyorum.
Bilgisayarımda virüs falan yok yönetici. Oldukça güvenlikli bir şekilde kullanılıyor. Bu bilgisayarda bir sürü hastanın bilgileri depolanıyor. Sürekli teknik servis kontrolünden geçiriliyor. O bana yazdığınız yuvarlak lafların oluşturduğu mesajınız hiç akla yatkın değil. Ben sizin siteniz dışında da başka sitelerde de üyelik sayfamı açıyorum. Eğer dediğiniz gibi google dan kaynaklanıyor olsa idi o sitelerde de sorun yaşanırdı. Ayrıca sadece benim bunu yaşadığımı da nereden çıkardınız. Kaç gündür burada size başka üyelerde sesini duyurmaya çalışıyor. Hiç yemezler yönetim. Acilen bir çare bulun. Eğer siz bulamıyorsanız bir bilenden yardım alın. Bu saçmalığa maruz bırakılmak zorunda değiliz.
Cem diye hain bir veliaht vardı kardeşine karşı taht kavgasını kaybedince o kadar hain davrandı ki papa ya sığınacak kadar küçük bir hain oldu bu cem hain küçük üstelik yabancı dil bile öğrendi o zaman londra sokaklarında mahalle kapatmaları bu günkü hainlere sohbet ve İlhan konusu oldu... Hain nere giderse ne konuşursa konuşsun haindir... Bedelini de ödeyecektir.
Alman forması giyen bir Türk ün Nazilerin Türkleri diri diri yaktığı almanca öğrenmeyen Türkleri sınır dışı ettiği şürakası batılı devletlerden benzer saldırıların olduğu bir ortamda müslüman alemini küçümsemeyen aşağılık tavrı ibretliktir.. Önce batılılar kendi pisliklerine baksınlar sonra insan hakkı dersi öğretirler. Bu soykırım medeniyetinin Akdeniz ve egede mülteci teknelerini nasıl batırdığını ibretle izledik izliyoruz.. Müslüman alemine dil uzatana kadar bu haydut medeniyet algısına bir baksınlar..
Bmc nasıl el konulduğunu söylemeden şeref edebiyatı yapanlar keserin dönüp sapın dönüp hesabın dönüp neler olacağını da hesaba katsınlar... Namus erbabı susuyor diye....
insan kendisinin derdine düşünce çevre ister istemez ikinci planda kalıyor,bekadar yanlış olsade, Maria nın babasından haber var mı arkadaşlar,bende iki haftadır günlerim hep hastahanede geçtiği için bilmiyorum.. bilen yazarsa sevinirim..
Ülke parlamentolarından geçirilen sözde tasarılar neden geçiriliyor... Türkiye Cumhuriyeti geleceğini ipotek altına almak için geçirilen bu kararlarla açılacak davalara dayanak oluşturacak ve Türkiye mahkum edilecektir... Bu mahkeme kararlarını tanımadığını söyleyen Türkiye Cumhuriyetinin toprak veya tazminat taleplerini reddetmesi için savaşmaktan başka çaresi yoktur. Oysa yolun başında iken benzer tasarıları geçiren tüm ülkeler için alınacak tasarı ve bu tasarılar dayanak oluşturularak verilen mahkeme kararları soykırım konusunda insanlığın kanlı vicdanı emperyalist Devletleri mazlum milletlere karşı mahkum edecektir... Sadece bu mazlum devletler değil köle olarak yaşamaya mahkum edilmiş halklarında kurtuluşu olacaktır.. Bakalım o zaman el mi yaman bey mi. Bunun dışında yürütülen hamaset edebiyatı işbirlikci ve ikiyüzlü bir tutum olmaktan öteye gidemez.. Sadece Türkiye Cumhuriyeti mahkum etmekle kalmaz milletlerin bağımsızlıklarına da musallat olur... Türkiye Cumhuriyeti mazlum milletlerin KABESİ olduğu gibi onların vicdanıdır da.. Dünya ya Hakikatı haykıran bu vicdanı mahkum etmeye çalışmaları bu yüzdendir... Dünyanın kaynaklarına insanlığı yok etme pahasına musallat olan emperyalizmin sınır tanımayan soykırımcı adalet sistemini hukuk diye dayatması bu yüzdendir... Ya karşılık verirsiniz ya yok olur gidersiniz... Türk halkının boş laflara karnı tok... Biz sizin gençliğinizi de biliriz... Osurmayacaksınız... Kandırılmayacaksınız..
bende de hesaptan çıkış yapılıyordu, yönetim detaylı bilgi verdi çıkış yapılması güvenlik amaçlıymış hesabımıza başkası girmiyormuş yani. Hesabımı incelediler benden başkası girmemiş. İçim rahatladı
Barut can kardeşim ben her yerden giriş yapıyorum hiç öyle bir problem olmadı
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
Anlatamıyorum – Cahit Sıtkı Tarancı
Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren
fakat hiç bir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan…
Gözlerine Bakarken – Nazım Hikmet
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez k…Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
Sessiz Gemi – Yahya Kemal Beyatlı
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Bir Adın Kalmalı – Ahmet Hamdi Tanpınar
özledim seni…
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin…
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları…özledim seni…
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin…
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü…
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
´´git artık´´ demek
´´beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa´´
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek…
Özledim Seni – Can Yücel
Sende tattım ben aşkı sevdayı,
İlk kez bu kadar yandım,
İnanmazdım önceden ne aşka ne sevgiye,
Sen meylettin, döndürdün beni deliye,
İyi ki de geldin
Sen sevmeye değerdin.
Seni su içer, nefes alır ve uyur gibi,
Fark etmeden seviyorum sevgili,
Olmazsa olmazımsın benim,
Yaşamak için tek nedenimsin,
Seninle doğmuşum meğer ben,
Kalbimde sensin, dilimde sen.
Bugün sen doğdun sevgilim,
Benimse öbür yanım,
Sen bu dünyaya inmiş bir melek,
Saflığın öteki adısın.
İyi ki varsın ve iyi ki hayatımdasın.
Yılların aşk dolu, huzur dolu olsun sevgili.
Bu gece melekleri gönderdim sana,
Fısıldadılar mı seni nasıl sevdiğimi kulağına,
Öptüler mi dudağından ve yüreğimi bıraktılar mı yanına usulca?
Yıldızlara anlattım seni ne kadar çok sevdiğimi,
Geceler şahit oldu aşkıma
Sana olan sevgim yağmur olup aktı sevgilim,
Sahi izledin mi?
Ve yalvardım Allah’a,
Hep mutlu olsun, hep gülsün ve hep benim olsun diye her şeyim.
Ben sensiz eksiktim hep,
Ne zaman sen geldin o an tam oldum seninle,
Unuttum tüm sevda sandıklarımı,
Aşkı yaşıyorum şimdi seninle,
Ömrümün sahibi kalbimin başköşesi,
Sen dinlediğim en güzel şarkı,
Baktığım en güzel manzarasın sevdiğim.
Gözlerin alır götürür beni uzaklara,
Ellerin ısıtır yüreğimi,
Saçların ıhlamur kokularını getirir burnuma,
Dalarım seninle o uçsuz bucaksız hayallere.
Aldın aklımı başımdan,
Döndüm ben bir pervaneye
Sırılsıklam tutuldum sana,
Artık tutamam aklımı,
Salıveririm aşkının kıyılarına,
Nede olsa benim değil,
Aklımda kalbimde.
Sen benim dünyamın güneşi,
Sen açan çiçeklerim yedi rengi,
Sen çayımın demi,
Yağan yağmurun o güzel sesi,
Sen damarımda kanım,
Alnıma yazılan yazımsın.
Kaderimin en güzel oyunu,
Açılan bahtımsın.
Yani sen sevgilim,
Sen benim canımın canı, can yoldaşımsın.
.
Seni sevdim ben kaderimsin diye,
Bir seni bildim gönlüme eş diye,
Hep sana adadım tüm dualarımı,
Bir seni istedim Tanrı’dan yarınlarıma yoldaş ol diye,
Sen yoksan anlamı yok hayatın,
Yağar yağmurun,
Açan çiçeğin,
Aşk şarkılarının
Sen varsan hepsi güzel sevgilim.
İstemem sensiz bir dünya,
Nefes alamam duramam buralarda,
Ne olur tut ellerimden sıkıca,
Hapset beni kalbine,
Tutuklu kalayım sana.
Ben sana sakladım hep en güzel düşlerimi,
Hep sana yazdım en özel şiirlerimi,
Satır satır seni anlattım yazılarda,
Sarhoş oldum aşkınla,
Dolaştım sokaklarda adını haykıra haykıra,
Duysun istedim el âlem ne kadar sevdiğimi,
Bilsinler bu deli adam uğruna feda eder her şeyi.
Benim ömrüm senin uğrunda heba olsun,
Yeter ki sen hep gül, gül yüzlü sevgili.
İsterim ki panjurları pembeden olsun evimiz,
Camlarında menekşeler, fesleğenler olsun,
Aynı senin kokun gibi,
Sen salın evimiz dört köşesinde,
Yalnızca senin ayak seslerin yankılansın süzüle süzüle.
Benim için pişir havuçlu kekini,
Bilirim kimseye de vermezsin tarifini.
Sen doğ ay niyetine gecelerime,
Güzelliğin parlasın yıldızlar gibi,
Tenin, tenimle buluşsun,
Aşkımız alev alsın kömür karası gözlerinle.
Sabahlarımı aydınlatsın cennet gözlerin.
Ve dilerim bu rüya hiç bitmesin.
Sen aşka yelken açtığım ilk gemi,
Durduğum son limansın,
Nehirler boyu akan suyum,
Bedenimi üşüten rüzgârsın,
Sırılsıklam ıslatan sevda yağmuru,
Ateşiyle yakan son sevdamsın.
Sadece senin görebiIeceğin bir yerden,
Sana güIümsüyorum,
BaşkaIarının duydukIarı gülücüklerle değiI…
Aşkı tarif gerekirse sana,
AnIatayım;
Aşk ne biIiyor musun?
Benim sana hissettiğim,
Senin hep üstüne bastığın.
Aleyküm selam barut Can Kardeşim Gözlerinden öperim.
Sanada hayırlı cumalar.
Herkes seni sen zanneder.
Senin sen oImadığını biIe biImeden,
Sen biIe..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sordukIarında;
Onu ”O” geçiyordur.
Kimse anIam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derIer şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezIer.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yeIkovana küskündür.
Şu bozuk saat çaIışsa benim için öIümdür.
BiI ki akrep yeIkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kaIsın, hiç değiIse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
– Turgut Uyar
Herkes seni sen zanneder.
Senin sen oImadığını biIe biImeden,
Sen biIe..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sordukIarında;
Onu ”O” geçiyordur.
Kimse anIam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derIer şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezIer.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yeIkovana küskündür.
Şu bozuk saat çaIışsa benim için öIümdür.
BiI ki akrep yeIkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kaIsın, hiç değiIse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
– Turgut Uyar
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim! ...
Necip Fazıl Kısakürek
Türk tarihinde bence gelmiş geçmiş en iyi şair sizin fikirleriniz nedir?
Sana yoIcuIuk yapmak istiyorum,
Kes yüreğine giden bir biIet;
Can kenarı oIsun!
– CemaI Süreya
Gelecek partisi yeni kurulan bu parti hakkında ne düşünüyorsunuz. sizce tutarmı
Mesajla yanıtı engellediğiniz için buradan cevap veriyorum.
Bilgisayarımda virüs falan yok yönetici. Oldukça güvenlikli bir şekilde kullanılıyor. Bu bilgisayarda bir sürü hastanın bilgileri depolanıyor. Sürekli teknik servis kontrolünden geçiriliyor. O bana yazdığınız yuvarlak lafların oluşturduğu mesajınız hiç akla yatkın değil. Ben sizin siteniz dışında da başka sitelerde de üyelik sayfamı açıyorum. Eğer dediğiniz gibi google dan kaynaklanıyor olsa idi o sitelerde de sorun yaşanırdı. Ayrıca sadece benim bunu yaşadığımı da nereden çıkardınız. Kaç gündür burada size başka üyelerde sesini duyurmaya çalışıyor. Hiç yemezler yönetim. Acilen bir çare bulun. Eğer siz bulamıyorsanız bir bilenden yardım alın. Bu saçmalığa maruz bırakılmak zorunda değiliz.
Hitlerin Polonyasına hoş geldiniz.
İdiopatik yönetim şeklinizle araştırılmaya uygun deneysel bir mikroorganizmaya benziyorsunuz. Elbetteki tıp bile çaresiz kalabiliyor bu durumlarda.
Bir özür dileyeceğinize silmeye devam ediyorsunuz. Bir çocuğun elindeki delete tuşuna mahkum edilmiş gibiyiz.
Dert insanı söyletir, düşündürür, okutur, yazdırır, ürettirir.
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati :
herşeyden önce sevmeyi bilelim be Gizli özne,sevmeyi bilelim...
Susalım
Medeniyetin yoksun kaldıgı bir ülkede özgürlüğünü haykırmak ancak kürsü kelimesinin arkasına sığınacak kadar bir darlıktayız işte..
Serbest kavramıyla karşılaşınca ne yapacağımızı bilemiyoruz. Gölgeler bizi takip etmesin yeter. En serbest olduğumda şiir yazıyorum
Cem diye hain bir veliaht vardı kardeşine karşı taht kavgasını kaybedince o kadar hain davrandı ki papa ya sığınacak kadar küçük bir hain oldu bu cem hain küçük üstelik yabancı dil bile öğrendi o zaman londra sokaklarında mahalle kapatmaları bu günkü hainlere sohbet ve İlhan konusu oldu... Hain nere giderse ne konuşursa konuşsun haindir... Bedelini de ödeyecektir.
Serbest kürsü, isteyenin istediği konuda çıkıp konuşma yapabileceği yer. Özellikle
Konuşmanın suç, susmanın günah olduğu zamanlarda bir can simidi.
Alman forması giyen bir Türk ün Nazilerin Türkleri diri diri yaktığı almanca öğrenmeyen Türkleri sınır dışı ettiği şürakası batılı devletlerden benzer saldırıların olduğu bir ortamda müslüman alemini küçümsemeyen aşağılık tavrı ibretliktir.. Önce batılılar kendi pisliklerine baksınlar sonra insan hakkı dersi öğretirler. Bu soykırım medeniyetinin Akdeniz ve egede mülteci teknelerini nasıl batırdığını ibretle izledik izliyoruz.. Müslüman alemine dil uzatana kadar bu haydut medeniyet algısına bir baksınlar..
Bmc nasıl el konulduğunu söylemeden şeref edebiyatı yapanlar keserin dönüp sapın dönüp hesabın dönüp neler olacağını da hesaba katsınlar... Namus erbabı susuyor diye....
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati,
herkeslere sendromsuz pazartesiler..
Umut ayakta kalsın diye uydurulmus bir kavramdır mutluluk
insan kendisinin derdine düşünce çevre ister istemez ikinci planda kalıyor,bekadar yanlış olsade,
Maria nın babasından haber var mı arkadaşlar,bende iki haftadır günlerim hep hastahanede geçtiği için bilmiyorum..
bilen yazarsa sevinirim..
Bakmak mı, görmek mi..?
Bakmak ile görmek arasındaki farkı bilirsiniz değil mi?
Bakmak şahitliği, görmek derinliği ifade eder...
Bakmak sadece gözle olur, görmek akıl, kalp ve gözün devreye girmesiyle gerçekleşir...
Bakmak bir göz hareketi, görmek bir şuur faaliyetidir...
Bakışta geçicilik, görmede seçicilik vardır...
Bakmak en fazla tanımakla, görmek anlayıp kavramakla sonuçlanır...
Bakınca yalnız seyrederiz, görünce bir hükme varırız.
Bakmanın üst seviyesi tanımak, görmenin ise yaşamaktır...
Bakan kişi anlatır, gören kişi yorumlar...
Bakınca kenardan tutarız, görünce iki elimizle sarılırız...
Bakınca severiz, görünce hayran oluruz…
Ne büyük fark vardır aslında bakmakla görmek arasında...!
Ve biz gözlerimizi hangisine alıştırırsak hayat onunla ilerler, onun mertebesinden seyreyler herşeyi;
Ya derin derin ya da işte öyle önünden geçtiği gibi...
Mevlana ne güzel söylemiş, "İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri odur..."
Baktığımız her yerde, her şey de hep en güzeli, en doğruyu görebilmek dileğiyle..
(Alıntı)
Ülke parlamentolarından geçirilen sözde tasarılar neden geçiriliyor... Türkiye Cumhuriyeti geleceğini ipotek altına almak için geçirilen bu kararlarla açılacak davalara dayanak oluşturacak ve Türkiye mahkum edilecektir... Bu mahkeme kararlarını tanımadığını söyleyen Türkiye Cumhuriyetinin toprak veya tazminat taleplerini reddetmesi için savaşmaktan başka çaresi yoktur. Oysa yolun başında iken benzer tasarıları geçiren tüm ülkeler için alınacak tasarı ve bu tasarılar dayanak oluşturularak verilen mahkeme kararları soykırım konusunda insanlığın kanlı vicdanı emperyalist Devletleri mazlum milletlere karşı mahkum edecektir... Sadece bu mazlum devletler değil köle olarak yaşamaya mahkum edilmiş halklarında kurtuluşu olacaktır.. Bakalım o zaman el mi yaman bey mi. Bunun dışında yürütülen hamaset edebiyatı işbirlikci ve ikiyüzlü bir tutum olmaktan öteye gidemez.. Sadece Türkiye Cumhuriyeti mahkum etmekle kalmaz milletlerin bağımsızlıklarına da musallat olur... Türkiye Cumhuriyeti mazlum milletlerin KABESİ olduğu gibi onların vicdanıdır da.. Dünya ya Hakikatı haykıran bu vicdanı mahkum etmeye çalışmaları bu yüzdendir... Dünyanın kaynaklarına insanlığı yok etme pahasına musallat olan emperyalizmin sınır tanımayan soykırımcı adalet sistemini hukuk diye dayatması bu yüzdendir... Ya karşılık verirsiniz ya yok olur gidersiniz... Türk halkının boş laflara karnı tok... Biz sizin gençliğinizi de biliriz... Osurmayacaksınız... Kandırılmayacaksınız..
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati,
merak ediyorum Kasım paşadan ses seda yok epeydir,haberi olan var mı ?