benim ki eşit te senin ki eşit değil sen akıllısın biz makarnacıyız ne bilirik doları lirayı biz yazlık kışlık yaylalık alanları bilirik starbuskta oturacak boş masa olmamasını bilirik bayramlarda tatillerde ana arter yolların tıkandığını bilirik mazot pahalıdır ama sabahları her otomobilde tek kişi yolculuk eden görgüsüzler yüzünden kapanan trafiği bilirik
yine tehdit yine şantaj yine kaybeden taraf olmanın verdiği eziklik güç lafzını kim en çok zikrediyorsa tahakküm kurmak arzusu ondadır aşağılık duygusu ondadır psikolojik eşiğiniz en tepede Erdoğanın olması biz hala anlamamış mıydık anladık emmi anladık biz onu nicedir biliriz
halbuki nagehan da şehla gözleriyle mahmur mahmur bakarak dinleyecekti çok ta iyi bir ekip olacaktınız oysaki nagehanımın bu ilk chp otobüsüne binmişliği de değil oysa ki neyse anladık İmamoğlu artıkın cumhur başkanlığı aday adayı bile değil siz kaybeden ata oynamazsınız anlamış bulunuyoruz
martı sesleri mi martı gülüşleri “çok yorgunum, beni bekleme kaptan” ben martılarla gitmek istiyorum ardımdan bak izleyenim olsun kaptan gidişimi taçlandıran bir sen ol demir alıyorum son yolculuğuma ... martılarla gidiyorum “çok yorgunum, beni bekleme kaptan” martı sesleriyle içine çektiğin sigarayla an beni “....mavi bir liman” kaptan “ve beni o limana çıkaramazsın” O limana çıkamadım çıkamazdım ... söylenmiş milyonlarca sözü terkediyorum martılar için kaptan uçuşan çığlıklar için ... büyüleyici bir tören dost sesler ve kanatlar dansederken altında ben çok mesudum bir sal parçasında resmet beni kaptan
Bugün bir şiir yazasım var... Bu öyle bir şiir olsun ki orman olsun içinde... Deniz olsun... Güneş olsun Sabah olsun Gülücükler olsun kahvaltı olsun... Ve İlk kez tanışacağım biri olsun... Bugün bir aşk şiiri yazasım var...
ileri yaşların hastalığı bu olsa gerek geçmişi düşünüp derin bir ah çekmek kaybettiklerinin yanında kazandıklarının değersizliği en değerli zamanlarının boşa harcamışlık ile yoğrulmasının hüznü kim bilir belki de tekrarı olmayan bir hayatın defalarca yapılan hatalarına kahır edip üzülmek... bir nefes şu an sen de olan sana kalan en değerli şey kıymetini bil.(i)
telefonumun ön kamerası ve arkasının yan kamerası iyi çekmiyor pikseli pikselemiş babam beni uyandırmaya kıyamayıp sabah girmiş kuyruğa çocuğun parmakları bir ön bir yan çalışıp yorulmasın demiş canım babam söz sana babalar gününde bir kravat alacağım
evin şımarı ergen kızına bi kulak verelim sessiz ezilen halkın sesi olalım efendim ben on birinci ayakkabımı alamayacağım için ben şahsen kendim bizzat çok üzgünüm şimdi telefon kuyruğuna oradan da sevgilimle starbaskta buluşmaya onuncu tarz olmayan ayakkabımla nasıl gidicem
araştırmacılar araştırmaya devam ediyor acep ekonomi kötü olduğu için midir halk telefon kuyruklarındadır telefon kuyruklarında olduğu çün mü ekonomi kötüdür
ya bana destek olun ya da çekilin yolumdan kemal kılıçdaroğlu
hem estek eder hem köstek olurum sana mı soracağım şey dün sana mı soracağım demiştim bu gün yanlış anlaşıldım evet soruyorum ve estek olmaya karar verdim mansur yavaş bana elleşmeyin daha gencim filiz filiz umutlarım hayallerim var ne estek olurum ne köstek ne olacağıma henüz kara veremedim
on yedi ben sana espri yapmıyorum ben burada yazılanlarla ya da kendi belirlediğim bir konu ile alakalı görüşlerimi falan paylaşıyorum önüme atlayan sensin ne o esprilerle döverim politize etme falan diyorsun esprilerinden korkanın dili kopsun
başganım meral hanım bir emanet bırakmış esnafın birine ziyaretlerinden birinde sizin için neymiş allah vere de kalkan balığı olayıdı ne bu yaaaa yeşil yazma bi not var burda efendim oku bakim neymiş helvan da yolda
beşikteki bebeyi öldürüp köy basanlar hendek kazıp yol yol yetmedi yolda otobüsleri basıp sivil vatandaşı kurşuna dizenler ve bütün bunları sözüm ona kürt halkının ana dilde özgürlüğü falan filan kisvesine bürüyenlere de bakın hele burda savaşa karşıt vidyolar çekip oynatırlarmış kendin çal kendin oyna yani agam rakı balık patatesli börek da var yersen
efendim parmağınıza dikat çok salladınız yine gece sızısından rahat balık ayıklayamayacaksınız sonra yavrum sen nasıl konuşuyorsun koskoca on altı milyonun başganıyla bu parmak bir iki sallamayla sızlayacaksa kopsun daha iyi inceldiği yerden kopsun ahanda cideyrum rizeye beni istemeyenler çatlasın akşama balıkçı kazımda şöyle bir vur patlasın çal oynasın yapalım efendim onu diyarbakırda yapacağız unuttunuz mu tamam aslanım tamam
başgan son sözü söylemedi daha dağıtırım o saygı duyduğumun fırıldak gibi döndürdüğüm yuvarlak masasını konuşursam yer yerinden oynar karşınızda koskoca on altı milyonun başganı var yavrum ne diyon sen ben şu patatesli böreği yedim miydi seksen milyonun başganı sanıyom kendimi
bi de şu metroya otobüse bineceklere duyrulur üstünüze en rahat en sportif kıyafetlerinizi geçiriniz ittirmeye yiteklemeye hazır ve nazır daha rahat oluyormuş öyle on altı milyon öyle diyo
benim ki eşit te
senin ki eşit değil
sen akıllısın
biz makarnacıyız ne bilirik doları lirayı
biz yazlık kışlık yaylalık alanları bilirik
starbuskta oturacak boş masa olmamasını bilirik
bayramlarda tatillerde ana arter yolların tıkandığını bilirik
mazot pahalıdır ama sabahları her otomobilde tek kişi yolculuk eden görgüsüzler yüzünden kapanan trafiği bilirik
yine tehdit
yine şantaj
yine kaybeden taraf olmanın verdiği eziklik
güç lafzını kim en çok zikrediyorsa
tahakküm kurmak arzusu ondadır
aşağılık duygusu ondadır
psikolojik eşiğiniz
en tepede Erdoğanın olması
biz hala anlamamış mıydık
anladık emmi anladık
biz onu nicedir biliriz
dayanamayıp karşıma çıkacağını biliyodum emmi
hoş görülüyümdür vurmuyorum yüzüne
hatta saygı bile duyar oldum şu gidememekteki ısrarına
halbuki nagehan da şehla gözleriyle mahmur mahmur bakarak
dinleyecekti
çok ta iyi bir ekip olacaktınız oysaki
nagehanımın bu ilk chp otobüsüne binmişliği de değil oysa ki
neyse anladık İmamoğlu artıkın cumhur başkanlığı aday adayı bile değil
siz kaybeden ata oynamazsınız
anlamış bulunuyoruz
martı sesleri mi
martı gülüşleri
“çok yorgunum, beni bekleme kaptan”
ben martılarla gitmek istiyorum
ardımdan bak
izleyenim olsun kaptan
gidişimi taçlandıran bir sen ol
demir alıyorum
son yolculuğuma
...
martılarla gidiyorum
“çok yorgunum, beni bekleme kaptan”
martı sesleriyle içine çektiğin
sigarayla an beni
“....mavi bir liman” kaptan
“ve beni o limana çıkaramazsın”
O limana çıkamadım
çıkamazdım
...
söylenmiş milyonlarca sözü
terkediyorum
martılar için kaptan
uçuşan çığlıklar için
...
büyüleyici bir tören
dost sesler ve kanatlar dansederken
altında ben çok mesudum
bir sal parçasında
resmet beni kaptan
günaydın şiir severler
şiirle başlayıp siyasete evrilenler
onu da beceremeyince
tekrar şiire dönenler
herkese merhabalar
Bugün bir şiir yazasım var...
Bu öyle bir şiir olsun ki orman olsun içinde...
Deniz olsun...
Güneş olsun
Sabah olsun
Gülücükler olsun kahvaltı olsun...
Ve
İlk kez tanışacağım biri olsun...
Bugün bir aşk şiiri yazasım var...
Harika bir gün, harika bir sabah...
ileri yaşların hastalığı bu olsa gerek
geçmişi düşünüp derin bir ah çekmek
kaybettiklerinin yanında kazandıklarının değersizliği
en değerli zamanlarının boşa harcamışlık ile yoğrulmasının hüznü
kim bilir belki de tekrarı olmayan bir hayatın
defalarca yapılan hatalarına kahır edip üzülmek...
bir nefes şu an sen de olan sana kalan en değerli şey kıymetini bil.(i)
telefonumun ön kamerası ve arkasının yan kamerası iyi çekmiyor
pikseli
pikselemiş
babam beni uyandırmaya kıyamayıp sabah girmiş kuyruğa
çocuğun parmakları bir ön bir yan çalışıp yorulmasın demiş
canım babam
söz sana babalar gününde bir kravat alacağım
Türkçem mi gerçekten ben de beğenirim
Atatürkçü Kemalist öğretmenlerim şahsen bizzat kendileri etüt merkezlerinde çalıştırmışlardır beni
evin şımarı ergen kızına bi kulak verelim
sessiz ezilen halkın sesi olalım
efendim ben on birinci ayakkabımı alamayacağım için ben şahsen kendim bizzat çok üzgünüm
şimdi telefon kuyruğuna oradan da sevgilimle starbaskta buluşmaya onuncu tarz olmayan ayakkabımla nasıl gidicem
yazlıkta yaylada sahi ne bulup ne yiyecek bu millet
konken oynayan teyzenin feryadı
araştırmacılar araştırmaya devam ediyor
acep ekonomi kötü olduğu için midir halk
telefon kuyruklarındadır
telefon kuyruklarında olduğu çün mü ekonomi kötüdür
bak helva dedin de balığın üstüne iyi gider
bir de balık göndereymiş iyiymiş
ya bana destek olun ya da çekilin yolumdan
kemal kılıçdaroğlu
hem estek eder hem köstek olurum
sana mı soracağım
şey dün sana mı soracağım demiştim
bu gün
yanlış anlaşıldım
evet soruyorum
ve estek olmaya karar verdim
mansur yavaş
bana elleşmeyin
daha gencim
filiz filiz umutlarım hayallerim var
ne estek olurum ne köstek
ne olacağıma henüz kara veremedim
on yedi ben sana espri yapmıyorum
ben burada yazılanlarla ya da kendi belirlediğim bir konu ile alakalı görüşlerimi falan paylaşıyorum
önüme atlayan sensin
ne o esprilerle döverim politize etme falan diyorsun
esprilerinden korkanın dili kopsun
başganım
meral hanım
bir emanet bırakmış esnafın birine ziyaretlerinden birinde sizin için
neymiş
allah vere de kalkan balığı olayıdı
ne bu yaaaa
yeşil yazma
bi not var burda efendim
oku bakim neymiş
helvan da yolda
makarnanı boşa harcama kapanma neyim olursa lazım olur
keleşin gölgesinde güneşi görmek mümkün değildir
önce onları bir bırakın
barışı da konuşuruz
aslanım
bizim psikolojik sınırımız insanı yaşat ki devlet yaşasın
bizim psikolojik sınırımız
hiç bir hak arayışı karşıdakini öldürmenin şiddetin izahı olamaz
beşikteki bebeyi öldürüp köy basanlar
hendek kazıp yol yol yetmedi yolda otobüsleri basıp sivil vatandaşı kurşuna dizenler
ve bütün bunları sözüm ona kürt halkının ana dilde özgürlüğü falan filan kisvesine bürüyenlere de bakın hele burda savaşa karşıt vidyolar çekip oynatırlarmış
kendin çal kendin oyna yani
agam rakı balık patatesli börek da var
yersen
psikolojiksınırneydi
harakiri yapmanın en acısız hali
chp lideri kılıçdaroğlunun gücünü küçümseyerek kendini ortaya atmak
sen benim için ölüsün artık
günaydın kürsünün müdavimleri
önce yazıp sonra silenleri
başkasının yazdıklarını da silenleri
hepiciğinize günaydın
hasandağına yamış kar altın kemer bele dar
efendim parmağınıza dikat çok salladınız yine
gece sızısından
rahat balık ayıklayamayacaksınız sonra
yavrum sen nasıl konuşuyorsun koskoca on altı milyonun başganıyla bu parmak bir iki sallamayla sızlayacaksa kopsun daha iyi
inceldiği yerden kopsun
ahanda cideyrum rizeye
beni istemeyenler çatlasın
akşama balıkçı kazımda
şöyle bir vur patlasın çal oynasın yapalım
efendim onu diyarbakırda yapacağız unuttunuz mu
tamam aslanım tamam
durun lo
sakın ha sakın ha sakın ha
benim başbakan olacağımı
unutmayasız
ben başbakan olacağım
yine başladı arkadaşlar
hadi ben kaçıyom
takip edin
başgan son sözü söylemedi
daha
dağıtırım o saygı duyduğumun fırıldak gibi döndürdüğüm yuvarlak masasını
konuşursam yer yerinden oynar
karşınızda
koskoca on altı milyonun başganı var
yavrum ne diyon sen
ben şu patatesli böreği yedim miydi
seksen milyonun başganı sanıyom kendimi
bi de şu metroya otobüse bineceklere duyrulur
üstünüze en rahat en sportif kıyafetlerinizi geçiriniz
ittirmeye yiteklemeye hazır ve nazır
daha rahat oluyormuş öyle
on altı milyon öyle diyo