Kültür Sanat Edebiyat Şiir

reenkarnasyon sizce ne demek, reenkarnasyon size neyi çağrıştırıyor?

reenkarnasyon terimi Ebubekir Korucu tarafından 02.09.2003 tarihinde eklendi

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu 01.07.2017 - 13:21

    Bilgisayarın çıkardığı ses e bakarsak eğer , herhalde önceki hayatında çamaşır makinasıymış

  • ``` Malina ´´´
    ``` Malina ´´´ 05.12.2012 - 01:30

    Sanki başka bir şey olmak ölmek değilmiş gibi...

  • Naz Bilen
    Naz Bilen 01.09.2010 - 12:56

    .hinduizm de bir inanç. hindistan da katı kast sisteminde sınıflar arası geçiş kesinlikle yoktur. parya (en alt seviye) doğarsan parya ölürsün. iyi bir yaşam yaşarsan sınıfına uygun ruhun bir daha dünyaya brahman yani en üst sınıf olarak gelebilir. ya da kötü bir hayat yaşadıysan ceza olarak ruhun ölümden sonra bir hayvan olarak gelebilir. bu inanç sınıf çatışmasını önlemiş ve kastın uzun yıllar devamını sağlamıştır. ne yaparsan onu bulursun.(tabikide saçmalıktan öte bişi deildir,hayata sadece bir defa geliriz ve ve ne yaşamışsak onun Allah karşısında hesabını vereceğiz asla geri dönüş,bi şans daha olmayacak)

  • Anlam Yolcusu
    Anlam Yolcusu 06.05.2010 - 14:55

    büyüklere anlatılan masal

  • Nazende Ten
    Nazende Ten 05.01.2010 - 22:46

    bir kısrağın ruhuna sahip olduğumu kanıtlayamıyor olmam bunu gerçekdışı kılmaz değil mi?

  • Ferit Ala
    Ferit Ala 26.05.2009 - 17:17

    Ruhun bedeni terkettikten sonra başka bir bedende hayat bulması, yıllardır tartışılır durur..

    Birisi kalkar - Ben bundan önceki hayatımda Roma Prensesiydim- der ve ortalık allak bullak olur..

    Bu tezi bize sunan düşünürlerimize minnettarız, bundan sonraki hayatımda kral olarak dünyaya gelmeye çalışacam.. :)

  • Esra Kaya
    Esra Kaya 16.03.2009 - 10:48

    ben geçmiş hayatımda osurgan böceğiydim; e bütün sultanlıklar,krallıklar,bilim adamlığı kapılmış ertafımızdaki avunucular tarafından..hepiniz bi zamanlar sultandınız evet hadi avunun..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 01.02.2009 - 17:44

    Reenkarnasyon;

    Ruh göçü, tenasühtür. Hint kültüründen islama sokulmaya çalışaılmış, ne yazıkki bir çok kişiyide inandırmış bir kültür.
    Buna göre beden den atyrılan ruh, olgunlaşmak tekamül etmek üzere başka bedenlere girmesidşir.

    Eğer doğru olsa idi milyarlarca yıldır tekemül ede ede gelen insan ruhlarının gitiikçe daha iyi olması şimdiye kadar tekamül etmesi gerekirdi.

    Oysa dünyaya baktığımızda insanlığın gittikçe daha duyarsız, daha kötü olduğunu görüyoruz.
    Demekkkiğ tekamül edememiş.

    Reenkarnasyonun olmadığının en büyük kanıtı şudur.
    Allah, şimdiye kadar yaşadığı varsayılar 100 milyar insanın herbirine ayrı ayrı ruh yaratmaktan asla aciz değildir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.12.2008 - 21:09

    Reenkarnasyona inannalardan hiç ben daha önceki hayatımda çobandım, hizmetçiydim, avareydim, sarhoşun berduşun biriydim diyene rastladınız mı?

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.12.2008 - 21:09

    İnanan inansın ama bilin ki İslam inancına asla uymayan bir inanıştır.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 04.12.2008 - 21:06

    Yeniden bedenlenerek dünyaya geleceklerini zannedenlerin hayal alemi :)

  • Ferhan Türkoğlu
    Ferhan Türkoğlu 04.12.2008 - 03:42

    Rüştü: ben daha önce de yaşadım biliyon mu osman?
    Osman: nası yani yaaa
    Rüştü: yani reenkarnasyon diyolar ya bilmiyon mu?
    Osman: peki reenkarnasyon yaşayan kişiye ne deniyo?
    Rüştü: bilmem reenkarnasyonik olabilir
    Rüştü: ben reenkarnasyon oldum
    Rüştü: bana reenkarnasyon oldu
    Rüştü: ben reenkarnasyonluyum
    Rüştü: ben reenkarnasyonistim
    Osman: Rüştü sen bu zekayla varya 10 kere daha yaşasan anca toparlarsın, o yüzden ben inanmaya başladım bu reenkarnasyona.

  • Hasan Kalemköy
    Hasan Kalemköy 05.08.2008 - 23:36

    reenkarnasyon eğitimsizlik sonucu olabildiği gibi asıl nedeni bireyin yoğun baskı altına alınmaya çalışıldığı dönemlerde tek kurtuluş olarak gördüğü olgudur.




    1-DAHA AÇIK ANLATIMLA BİREY DİĞER İNSANLARDAN GERİLERDE KALDIYSA VE BİRDE ÜSTÜNE ÜSTLÜK BİREYE BASKI VARSA BİREY KENDİSİNE BİR ÇIKIŞ YOLU ARAYACAKTIR. TEK ÇIKIŞ YOLU DEĞİLDİR AMA BİR SÜRE ÇEVRENİN DİKKATİNİ ÜZERİNE TOPLAMAYA YETECEKTİR.

    2-ÖRNEĞİN KUŞATILMIŞ BİR İNSAN DÜŞÜNÜN ÇEVRENİN BASKISINA MARUZ KALARAK EZİLMEK İSTENİYOR. ÜSTELİKTE BİREYİ EZMEYE KELKIŞANLARIN İÇERSİNDE AKRABALARIDA VAR.

    3-BU BİREYİN YERİNDE OLSANIZ NE YAPARDINIZ? BİR ÇOK ŞEY DEDİĞİNİZ ANLADIM.

    4-BİREYDE KENDİSİNE SARILAN BU ÇEMBERİ TEK KİŞİ OLARAK DAĞITAMAYACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN KENDİSİNİN DAHA ÖNCE YAŞADIĞINI ANLATMAYA BAŞLAYINCA BİR ANDA DİKKAT ÇEKMİŞ OLUYOR.

    5-BU SEÇTİĞİ İNSAN GENELDE YÜCE İNSANLAR YADA POPÜLER KÜLTÜR YANİ HALKIN BEĞENDİĞİ İNSANLARIN RUHUNU TAŞIDIĞINI SÖYLEYİNCE KENDİSİDE MUTLU OLUYOR.

    6-ÇEMBERİ TAM OLARAK PATLATAMASADA ÇEMBERİN SAĞLAMLAŞTIRILMASINI ÖNLEYEBİLİYOR.

    7-BEN BİR ÇOK EĞİTİM ALDIM ÇOĞUNLUĞU KİŞİSEL GELİŞİM ÜZERİNEYDİ, ÖZCÜMLE OLARAK ŞUNU ÖĞRENDİM ÖNCE DİKKATLERİ ÜZERİNE ÇEKECEKSİN.

    8-DAHA SONRADA FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN HİÇ BEKLEMKSİZİN HAREKETE GEÇECEKSİN. GENEL ÖĞRETİLEN BUDUR DİYEBİLİRİM.

    9-BURADA KONUMUZ REENKARNASYON OLDUĞUNA GÖRE BİREY DİKKAT ÇEKMİŞ OLUYOR. OYSA REENKARNASYONU ORTAYA ATMASAYDI HİÇ KİMSENİN DİKKATİNİ ÇEKEMEYECEKTİ.

    10-SİZ ANTOLOJİ.COM SEVERLERİN YAZDIĞI YANİ HANGİ BÖLGELERDE ÇOK OLDUĞU VE DİNİMİZDEKİ YERİNİ KISA VE ÖZ OLARAK AÇIKLAMIŞSINIZ.

    11-BENİM BU BAĞLAMDA DENKLEM KURABİLMEM İÇİN ŞU SÖZ UYGUN SANIRIM; HİÇ KİMSE MUTLU VE HUZURLU YAŞAM SÜRERKEN REENKARNASYON İŞİNE ASLA BULAŞMAZ.

    12-BİR İNSAN REENKARNASYONA EĞİLİM GÖSTERİYORSA ONU BİR KURTULUŞ OLARAK GÖRDÜĞÜ İÇİNDİR.

    13-DÜNYAMIZDA DURUMLAR DEVAMLI DEĞİŞMEKTEDİR. SİZ ANTOLOJİ.COM SEVERLER OLARAK YUKARIDA KISMEN BETİMLEMELİ ANLATTIĞIM BİREYİN BAŞINA GELEN OLUŞUMLAR SİZİNDE BAŞINIZA TEBELLEŞ OLURSA HEMEN REENKARNASYON KURGUSUNU UYGULAYIN HATTA GÜZEL BİR SANARYOYLA ORTAYA ÇIKARSANIZ BAŞARILI OLURSUNUZ.

    14-YOKSA SİZİ EZMEYE YOK ETMEYE KALKIŞIRLAR.

    15-BİR TAKIM KOLPALARLA BAZI İNSANLARI KENDİSİNE ZARAR VERECEK HALE GETİRMEYE ÇALIŞAN KOLPACI GURUPLARI BULUNMAKTADIR. BU GURUPLA ÇOK SİNSİDİRLER.

    16-BÖYLE BİR OLAYLADA KALKIŞIRSANIZ BEN SİZE YARDIM EDEBİLİRİM.

    17-REENKARNASYON HARİCİNDE HANGİ ÇIKIŞ YOLLARINI KULLANACAĞINIZI SİZE SÖYLERİM.

    18- www.hasbora.com

    19- zehir tacirleri ve çetelerle mücadele derneği

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 16.07.2008 - 17:40

    Kisi ölümü tadip fiziksel beden yasamindan ruh beden yasamina gectikten bir süre sonra yeniden bir madde bedene girerek dünyaya geri dönme görüsüne reenkarnasyon denir.

    Hint felsefesinin efsane yalanlarindandir reenkarnasyon. Bu görüsün ne Kuran´da yeri vardir, ne bu konu hakkinda bir hadis vardir, nede bir islam aliminin deneyimi vardir.

  • Alperen Kılıçkap
    Alperen Kılıçkap 16.07.2008 - 17:12

    sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır. Reenkarnasyon kavramı Asya dinlerindeki tenasüh kavramından farklı olmakla birlikte, günümüzde ruh göçüne inanan insanların sayısı bir milyarı aşmaktadır (hindular, budistler, deneysel spiritüalistler vs.) Bilinen Batı tarihinde ilk kez Pisagor ve Platon gibi bazı eski Yunan bilgin ve filozofları tarafından dile getirilmiş olan ruh göçü kavramı, aslında çok eski çağlardan beri, eski Mısır, Kelt, Maya ve İnka uygarlıkları gibi birçok uygarlıkta bilinen ve kabul görmüş olan bir kavramdır. İskandinav mitolojisinde de ruh göçüne ilişkin öğeler bulunmaktadır. Platon ruh göçü fikrine özellikle 'le Phedon', 'le Banquet' ve 'Er’in Öyküsü' eserlerinde değinmiştir. Antik çağın Yunanistan’ından sonra Gnostiklerce de kabul edilmiş ve Roma Uygarlığı’nda özellikle Mitraizm misterlerinde benimsenmiş bu kavrama Kabbala’da (gilgulim) ve belirgin ifadelerde bulunan sufilerin (Ferideddin Attar, Bahram Elahi) sayısı az olmakla birlikte Tasavvufta da rastlanır. Günümüzde de ruh göçü kavramını kabul eden birçok inanç sistemi, tarikat ve felsefi akım bulunmaktadır. Ruh göçü fikrini kabul etmiş eski ve yeni inanç sistemlerinin mensupları arasında, Hindular (Yoga, Vaishnavism, Shaivism) , Budistler, Katharlar (Cathares) , Eseniler(Esseniens) ,Caynacılar (Jainistler) ,Sihistler, Umbanda'cılar (Makumba, Brezilya) ,Yezidiler, Nusayriler, Dürziler, Anadolu Kızılbaşları ve birçok mezheb sayılabilir. Bu kavram Asya’nın Şamanist toplumlarının birçoğunda ve birçok Kızılderili kabilesinde de mevcuttur. Hint'te 'samsara' adıyla bilinen bu kavram, budist Türkler'de 'sansar' adını almıştır.Reenkarnasyon kavramına İskandinavya veya Viking mitolojisi de denilebilecek Nors (Norveç, Danimarka, İzlanda, İsveç) mitolojisinde, manzum olarak yazılmış Edda destanında rastlanır. Edda destanını kaleme alan, Helgi Hjörvarð sson ve üstadı valkür Sváfa’nın aşk hikayelerinin Helgakvið a Hjörvarð ssonar’da anlatıldığını söyler. Onlar Helgi Hundingsbane ve valkür Sigrún olarak yeniden doğmuşlardı. Helgi and Sigrún’un aşk hikayesi Völsunga destanının bir kısmına ve kahraman I. ve II. Helgakvið a Hundingsbana’nın maceralarına konu teşkil eder. Onlar ikinci kez Helgi Haddingjaskati ve valkür Kára olarak doğmuşlardı. Fakat ne yazık ki, hikayeleri olan Káruljóð , yalnızca Hrómundar saga Gripssonar (Hromund Gripsson) destanında ve muhtemelen değiştirilmiş bir biçimde bulunmaktadır.

  • Uzay Türkmen
    Uzay Türkmen 16.02.2008 - 13:02

    reenkarnasyon, ruhun başka bir bedende yeniden bedenlenmesi denilebilir ancak bu kadar basit bir konu değildir.

    Her beden, anne karnından başlayarak kendi ruhunu oluşturur. Ve bu ruh hiç ölmez. Ancak bedensiz olan ruhlar ikinci ruh olarak bedenlere yerleşir.

    Yani bir ruhun bedenin ölümünden sonra tek başına hakim olarak başka bir beden görülmesi durumu değil, bedenin asıl ruhunun yanında ikinci ruh olarak bedenlenmesi söz konusudur.

    Bu ikinci ruh her koşulda, bedenin asıl ruhundan daha tecrübeli ruhtur ve genelde birinci ruha göre baskın çıkar. O ruha bildiği kadarıyla hayatta kalma koşullarını ve başka ruhlarla iletişime geçme yöntemlerini öğretir.

    Burada unutulmaması gereken şudur, ikinci ruh ta öğrenme sürecinde olan bir ruhtur.

    Bu yüzden insan yaşamı bu iki ruhun birbirine öğretme süreci ve çelişkisiyle geçer.

    Bu çelişkilerin derin olması durumunda psikolojik denilen sorunlar başgösterir.

    Ruhlar uyumlu olduğu zaman huzurlu ama geleceğini düşünmeyen bir yaşam tarzı ortaya çıkar. Bu durumdaki ruhlar bedenin ölümünden sonra daha bilinçlenmiş olarak başka bedenlere yerleşirler.

  • Sebahattin Zorlu
    Sebahattin Zorlu 04.01.2007 - 22:27

    “Onlardan birine, ölüm geldiği zaman, Rabbim der, beni (dünyaya) geri döndürünüz ki,
    terkettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır bu onun söylediği (olmayacak) bir laftır.
    Önlerinde ta dirilecekleri kıyamet gününe kadar, (geriye dönmelerine engel olan) bir
    berzah vardır.” (Müminun 99.100)

  • Gülçin Yalçın
    Gülçin Yalçın 10.11.2006 - 10:16

    solucan olmanın karşı koyulamaz hafifliği :)

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 10.11.2006 - 10:11

    Böyle bir olay olsaydı inanın tam bir çıkmaz içine girilirdi....

    Psikologlara gün doğardı...

  • Korkut Orhan
    Korkut Orhan 10.11.2006 - 09:36

    fiziksel ölümden sonra yeniden bedenlenme..(ruha inanır, ruhun ölmeyeceğini kabul edersek tabii ;)

    biri üç, diğeri yüzüç yıl yaşıyorsa,biri açlıktan ölürken, diğeri saraylarda kuş sütü ile besleniyorsa bu dünyada, ortada çok ciddi bir 'adaletsizlik' var gibi.! !

    bu mantık, tanrı'nın bu denli 'adaletsiz' olamıyacağını düşünen -benim gibi- kişilere 'kabul edilebilir' geliyor ;)

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 04.11.2006 - 12:14

    Beden ölünce,ruhun beden değiştirmiş olabileceğini söyleyenlerin,söylediklerinden öğrendiğimi söyleyebileceğim,söylentilere göre de,bir varsayım olabileceğini söylemek istediğim,söylemler diyebilmekteyim...

  • Mehmet Bilik
    Mehmet Bilik 28.10.2006 - 17:57

    Hinduizm dininde inanılan insanın öldükten sonra önceki yaşamına göre başka bir canlı olarak dirileceği inancı kimse önceki yaşamını bilmiyor hipnozla yapılan şeylerde gerçek dışı çünkü hipnoz olan kişi hipnoz eden kişiyi mutlu etmeye çalışır istemesede hinduizmi biraz araştıran kişi nasıl saçma bir din olduğunu görecektir bu dini kim kurmuştur o bile belli değil tanrı inancı nasıl oda belli değil kast sistemi gibi bir adaletsizliğide yaradandan beklenecek en son şeylerden biri

  • Ayca Şen
    Ayca Şen 12.10.2006 - 22:34

    bi dahakine göçmen kuş olcam ben.

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 18.05.2006 - 13:01

    re:'return' kelimesinin kısa ifadesi..geri dönüş anlamında kullanılıyor burada..
    enkarnasyon: ete bürünme hali..
    reenkarnasyon:tekrar ete bürünme hali..ruhun geri göçü..
    anlamı taşır ancak İslam inancında yoktur yeri efendim..

  • Kenan Alpogan
    Kenan Alpogan 18.05.2006 - 12:40

    Saçmalıktan başka birşey değil..Yorum yapmaya değmez..

  • Yusuf Kiyancicek
    Yusuf Kiyancicek 19.01.2006 - 12:35

    Bukowski bir daha fahişe olarak doğmak istiyormuş, bunun için ölmesine gerek olmadığını anladı sağlığında...

  • Elif Aydoğan
    Elif Aydoğan 17.01.2006 - 21:40

    saçmalık... başka da bi şey değil.. inanç eksikliğinin getirdiği bi sonuç...

  • Evren
    Evren 31.10.2005 - 05:02

    inanamak ve inanmamak arasinda kaldigim bir konu, ama bazilari fazla abartiyo... birakalim yaşamadigimiz şeyler hakinda yotrumu! !

  • Eqs
    Eqs 27.10.2005 - 05:37

    Her yere yazdık burya yazmazsak gönlü kalır :)

    Bu reenkarnasyon olayının tam türkçe çevirisini bi anlayalım hele...

    Incarnate: Vucutta olan, vucuda gelen, insan gibi
    Incarnation: Vucuda gelme, canlanma, hayat bulma
    Reincarnation: Yeniden hayat bulma, canlanma

    Re = ingilizce tekrarlılık anlamı katar bildiğiniz üzere...

    Şunuda bilirsinizki. bir şey tekrar ediyorsa bu iki şekilde olabilir.

    Dış yada iç Güdümle yani tekrarlayan şeyi ya biri tekrarlatıyordur yada
    kendi tekrarlanıyordur.

    Bir şey kendini tekrar ediyorsa bizim inancımızda sadece Allah-u Teala (Celle celâlehû)
    nın izni ve emriyle olabilir, Allah-u Teala (Celle Celâlehû) Kıyamet ve Ahiret gününü Kurân-ı Kerim
    de ve Hz.Muhammed (ALLAHUMME SALLI ALA SEYYIDINA MUHAMMEDİN VE ALA ALI SEYYIDINA MUHAMMED)
    efendimizle bildirdiğine göre. Reenkarnasyona inanmak Müslüman ın işi değildir. Kafa yormayınız.
    Bir beden yeryüzünde tekrar yaşama şansı bulacaksa, bir mü-min buna inanacaksa, neyine gerekki
    Müslüman olmak.

    Özümüzü unutmayalım, varlığı hiç bir şekilde ispat edilemeyen, üç beş şeytan yolundaki çapulcunun
    kendi hayatlarını tekrar ettiklerini söylemeleri bilinki ancak sizi sizden uzaklaştırmak içindir
    Reenkarnasyon felsefesine inanmak şunları göz ardı etmektir.

    1-Kişi beden değiştiriyorsa, karakteri aynı kalıyorsa, bedenler araçtır, demekki bedenden içeri
    bir güç daha vardır.

    2-Kişi eğer beden değiştirdikten sonra karakteride değişiyorsa, e bu nası reenkarnasyondur, bu nice
    okumaktır.

    3-Reenkarnasyon da cevap 1 ise demekki Ruh vardır. Bedeni rasgele oluştu diye savsaklayan zihniyet
    acaba Ruha da Rasgele bir araya gelen atomlarmı diyecekler...

    4-Cevap 2 ise, vücütda değişiyorsa, karakterde değişiyorsa, bu nice reenkarnasyonsa,
    Kişi arada bi geçmiş yaşamını hatırlıyorsa...
    Ona da deva buluruz buyurun alt kategorilere....

    Farzedelim A ismindeki garibim başarılı bir reenkarnasyon operasyonu yaşadı ve kendine yeni bir
    vucut buldu... önceki hayatında bi..k böceği idi, bu adam yeni hayatında WC ye nası girer
    merak ediyorum, kıyamazki...
    Diyelim B ismindeki bi garibanda Köpek balığıydı, bu adam balık haline gittiği zaman
    Gözünün önüne, yıl başlarında okyanusta kovaladıkları yılbaşı orkinosu mu gelecek
    Yoksa Evrim derslerinde, köpek balıklarının atasının orangutanlar olduğu falanmı
    Bakın hele bu C adlı garibim hepten perişan, önceki yaşamında teliksi hayvanmış, e bu adam kimi
    görse gel abi beni giy en baba terlik benimmi diyecek, saatlerce gez benle, aşınmam falan diyemi

    BIRAKINIZ BU ŞEYTANİ VE HEDEFİ NEFSİ OYUNCAKLARI, ONLARIN DERDİ REENKARNASYON DEĞİL
    AÇIĞA ÇIKARMAYA KIYAMAYANLARIN, SAKLAYA SAKLAYA NERDE OLDUĞUNU KENDİSİNİN BİLE UNUTTUĞU
    ADI AKLINA GELDİKÇE BEN BUNU BİR YERDEN HATIRLIYORUM DİYEREK ANDIĞI
    AZ BUÇUK IMANI OLANLARDIR.
    OLMAYANLARA DA ALLAH IMAN VERSİN, HER KIM BİR GAYRİ MÜSLİME İMAN DİLERSE GÖNLÜ NE HOŞ NE GÜZEL
    NE GENİŞTİR.HER KİM BİRİNİ İMANA DAVET EDERSE, DÜNYASI NE HOŞTUR NE MUTLUDUR NE GÜZEL IMANI VARDIR.
    HER KİM BİR GAYRÜ MÜSLÜMÜ MÜSLÜMAN YAPARSA... NE GÜZEL AHİRETİ VARDIR, NE GÜZEL KULDUR O, ALLAH ONDAN
    RAZI OLSUN. AMIN.

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 08.10.2005 - 11:47

    bir ruh dünyaya ilk kez, insan olarak gönderilmişse sonraki yaşamında hayvan olma ihtimali yokmuş.. ya da tam tersi.. ödevlerini bitirip, ruhsal gelişimini tamamlayana dek insansa insan, hayvansa hayvan olarak dünyaya gönderilirmiş.. insan görünümlü eşekleri bana sormayın, nedenini bilemiycem........... :)

  • Ayşe Barki
    Ayşe Barki 07.10.2005 - 16:45

    http://www.varliktanveriler.com/turkish/
    VArlıktan VERİLER 20
    REENKARNASYON adlı yazıdan kısa bir bölüm
    ..................................................
    İslam ve İslam tasavvufu; ruhun Allah’a kavuşacağını beyan eder. Budistlerde nesnel can, büyük cana karışabilir. Buda’nın, nirvanaya; büyük cana kavuştuğuna inandıkları gibi.

    Budistler ruha inanmazlar. Onlarda iki şey var; Madde ve can. Ruha inanmayıp sadece akılsız cana(Organizmaya) inanmaktadırlar. Zira ruh-akıl sadece insanda vardır. Hayvanın ve bitkininde canı vardır, ama bitkilerin ve hayvanların akıl taşıyan ruhları yoktur. Hindu-budist dinler, din değildir. Bir düşünce, bir teoridir. Tabiata (madde ve cana tapmak gibi) bir görüş, ilkel bir materyalizmdir. Din değildir. Metafiziği yoktur. Ayrıca Darvin’ e göre her şey o arada insanda; tekamül olgunlaşma gelişme devam etmektedir. Ve bu olgunlaşma sonsuza dek hep devam eder.Yani evrende dünyada ve nesnelerde, insanda sukut (düşüklük) ve geriye dönüş yok; hep ilerleme gelişme ve güzelleşme vardır.
    Budizm-Hindu Felsefesi Darvin’in Takamül-Teorisine de ters düşmektedir. Çünkü reenkarnasyona göre mükemmel olan, (insan) tekrar basite(hayvana) dönüşmektedir. O nedenle diyoruz ki; Reenkarnasyon Kitabi dinlere de, bilime de, Darvin Teorisinede, big Bang (büyük Patlama ve bunun sonucu bu alemin sonradan olması gerçeği)) olayına da uymuyor. Çünkü Budistler-Hindu dinleri Kâinatın –evrenin ezelden beri böyle olduğunu ve ebedi olarak böyle kalacağına inanıyorlar. Onlara göre; olaylar, olacaklar hep bu yok olmayacak evrenin içinde olmaktadır.

    Darvin’in tekamül teorisini de biraz irdeleyecek olursak: ona göre insan, hayvanın tekâmülü-gelişmesi ve düşünen-anlayan insan olmasıdır. İnsanın varlığı bilime göre milyon seneden fazladır. Bu milyon sene içinde tarihin derinliklerinde; örneğin 5-6 bin yıl öncesi ile şimdiki 2004 yılları arasında 4 bin yıl öncesinden Miladi 7.yıla kadar 25-30 peygamber gelmiş. Tevrat gibi 3500 yıllık çok eski yazılı ve çok düşündürücü bir kitap var. Ayrıca Davut Peygamber’rin mazmurları-defterleri(Zebur) var, İncil var, Kurân var. Bunlar yazılı belgelerdir.

    Ayrıca, tarihin derinliklerinde bilge-feylezof kişiler var. Örneğin Yunan Felsefecileri, Sokrat, Eflatun, Aristo vs.gibi. Bunlar Milattan önce yaşamış Bilge- ve feylezof kişilerdir.

    Bu durumda şu soruyu sorabiliriliz. Mademki İnsan, Tekâmül ediyor. O halde bütün insanların hepsinin; bu görüşe göre, hep birlikte-topluca birer bilge kişi, Sokrat, Eflatun, Aristo gibi olması hatta gelişme devam ettiğine göre bunları da aşması icab etmez mi?

    Peki insanlık camiasında neden Peygamberler, Feylezoflar çok az?

    Hayvanlar alemine baktığımızda, her tür, topluca-hep beraber gelişiyor
    ...................devam ediyor.
    KAZİM Yardımcı

  • Nilay Aytek
    Nilay Aytek 02.10.2005 - 02:05

    nedense herkez hep ciğercinin kedisiymiş...hiç sokak kedisiydim diyene rastlamadım....

  • Gizem Aksüt
    Gizem Aksüt 27.08.2005 - 23:44

    ruhun kendini en iyi şekilde deniyimlemek,tanımak ve ulaşmak istediği noktaya gelmek icın farklı sayılarda belkıde bınlerce kez fiziksel olarak bir bedende dünyaya geri gelmesidir.

  • Feyza Yüksel
    Feyza Yüksel 14.07.2005 - 15:10

    Tenasüh,ruh göçü anlamındadır.
    İslam inancına göre kabul edilemez.Yani böyle birşeu yoktur.
    Tam anlamıyla olgunlaşamayan ruhlar tekrar dünyaya gelecekse cehennemin anlamı nedir.
    Hesap günü ile bağdaşmaz.
    Çok enteresandır ki reenkarnasyon geçirdiğine inanan insanların hepsi geçmişinde Orta Çağ'da prenses olduklarını iddia ediyorlar.

  • Alperen Musa
    Alperen Musa 13.07.2005 - 17:38

    reankarnasyon dıyınce kafası calısan ve ınanan ınsanların aklına ve benım aklıma ıslam gelıyor ve dını ınancım bunu kabul edılemez olarak gosterıyor.ve bu olayların cıktıgı yer hep aynı bolge oldugu ıcınde bır kez daha ınanasım gelmıyor.

  • Ndk
    Ndk 04.07.2005 - 21:47

    efenim. önce reenkarnasyon konusunda bir okumamış ve hayatlı dalgaya alan kesimin, bir de entel ve sanatsal faaliyetlere kendini vermiş insanların ayrı görüşleri vardır.. birinci bahsettiğim cahil cühela ya reenkarnasyon dediğin zaman hemen ama hemen işi islama vurup.' ya bi sittir kardeşim ne reenkarnasyonu biz müslüman adamız topraktan geldik topraga gideceğiz bik bik... ve bunun gibi nice aynalı tahir efektleri ikinci kesimden bir insana yani sanatçıya sorduğun zaman iyi hoş söyler anlamlı da söyler ama başlar zırvalamaya: 'reenkarnasyon mu dediniz.. ah... bu sanatsal güzelliklerin birleştiği naciz noktada... sanki cennetler ötesi güzellikler, bikbikbik... asıl konuya gelememektedir..uçar ve bi sittir git dedirtir... işin gerçeği reenkarnasyonun ispatlanamadığıdır..ispatlanamayan bir şeyse bilimsel olarak kabul edilmez.. örnegin ispat etmeniz için gidip yeni doğan bir bebegin kulağına yaklaşıp:' hişşt ismail abi sen misin? ismail abi..' demeniz gerekir..bebekten bir tepki gelirse bilinki o önceki hayatındaki ismail abinizdir :)) ispatı olmayan şeyler mümkün değildir diyor, izin verirseniz konuyu kapatıyorum.. reenkarnasyon sadece doğaüstü ve sanatsal aktivitelerle birleşirse anlam kazanır. böyle daha sevimli olur. ama yavan olarak hep yanlış anlaşılmalara yol açar, açacaktır da..

  • Elif Topraksüren
    Elif Topraksüren 14.03.2005 - 14:13

    Neymiş efendim önceki hayatımızda çiçekmişiz böcekmişiz efendime söyliyim topmuşuz zıp zıp bizimle oynamışlar nedir bu şaklabanlık düşünücek başka bişey kalmadı tabi koca dünyada hiçliklerle uğraşılıyor el insaf uyanın artık.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu 14.09.2004 - 04:17

    Olacaksa başka bir yerde lütfen.

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 15.07.2004 - 18:20

    Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma ve reenkarnasyon arasındaki ilişki Dinler Tarihi isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır:

    ... Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar kusur etmezler. Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve O,hesap görenlerin en süratli olanıdır.
    (Enam Suresi, 61-62)

    Karma doktrinine bağlı olarak tenasuh, yani ruhun bir bedenden ötekine geçtiği inancı doğdu. Böylece ölümden sonra devamlı var olma, ruhun bedenden ayrı olduğu fikri gelişmiş oldu. Bu inanışa göre, ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak doğar. İnsan yaptıklarına göre hayvan, bitki, insan veya tanrı şeklinde doğar. (Buna göre insan kendi kaderinin mimarıdır.) Bu doğuş, bir sebep sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. Manevi ve ahlaki karşılık, yani yapılanların sonucu ruhun tenasuhu ile mümkün olur. Sonraki hayatta mutlu olmak, doğru harekete bağlıdır. Her şahıs, işlerinden sorumludur. Ölümden korkmaya gerek yoktur. Devamlı yeniden doğuşlarla insan, arzularına ulaşır, devamlı bir tatmin elde eder. O, tanrı Brahma'da yaşar. Bu inanışın Hintliyi kuvvetli bir iyimserliğe ulaştırdığı ileri sürülmektedir.1

    Görüldüğü gibi, Karma'da ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp, tekrar dünya hayatında aynı ruhla, fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen, batıl ve sapkın bir inançtır.

    Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise, insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu, tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki, hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır ve O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi, yaratıcısı, koruyucusu ve ilahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah, bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:

    De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır) . O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1- 4)

    Bunun dışında bir inanca sahip olanlar doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.

    KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR, ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR

    Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil, dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, dine inanmayan, ahiretin varlığını inkar eden, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu, bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.

    Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:

    Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram) dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi, 95)

    Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: 'Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım (dünya) da salih amellerde bulunayım.' Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Mü'minun Suresi, 99-100)


    Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır
    ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir...
    (Al-i İmran Suresi, 185)


    Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca, tekrar dirilme ümidi içinde olacaklardır. Ancak, kendilerine bunun kesinlikle mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:

    Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi, 28)

    Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi, insan başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta, toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Daha sonra Allah bu cansız yığına 'bir düzen içinde şekil verip' diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan, yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner, çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir.

    Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:

    Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 56- 57)

    Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

    Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.

  • O-lay Ufku
    O-lay Ufku 05.06.2004 - 00:15

    varmı yok munun ötesinde
    anlatıldığı ve anlaşıldığı gibi mi gerçekten; şüpeli

  • Arthas
    Arthas 02.06.2004 - 12:10

    İnsan rûhu çok geniş ve basîttir. mânevî âlemleri her ne kadar fizikî olarak görmüyorsak, seslerini işitmiyorsak ve onlarla temas kurmuyorsak da, rûhumuz çok ender de olsa, gizli veya açık bu âlemlerle yakınlık kurabilmektedir. Bazen rüya yoluyla, bazen fazlaca gelişen bir duygumuzun açtığı bir pencere yoluyla, zaman zaman bu âlemlere yakınlaştığımız olur. Meselâ bazen rüyamızda berzah âlemine yaklaşır, ölmüş dedemizi görür ve onunla konuşuruz. Rüyamızda bazen mîsal âlemiyle temas kurarız, bazen cinler âlemine yaklaşırız, bazen de vukûu yaklaşan bir olayı kader âleminden farklı sembollerle görürüz. Hayâlimiz tüm gördüklerine bir şekil ve bir sûret biçer ve bizim için tanıdık şekillerle bize gösterir. Yorumu da bize kalır.

    Öte yandan, çok ender de olsa bazı insanların muhtemelen bir psikolojik rahatsızlık sebebiyle bazı duyguları, abartılı şekilde, yukarıda belirttiğimiz âlemlerden biriyle yakınlığını sürdürür. Bu yakınlığı, yaşadığı dünya âleminde yorumlamaya kalktığı zaman ise ortaya saçma sapan bir takım yorumlar çıkar. Geçmişte falanca yerde yaşamış olarak kendisini tanımlayan kimse, yukarıda bahsi geçen âlemlerden birisiyle fazlaca yakınlık kurmuş ve muhtemelen psikolojik dengesini bozmuş olduğundan isâbetsiz yorumlar yapmaktadır. Böyle kişiler ortaya çıkıp kendilerini ya başka bir insan bedeninde olduğunu, ya geçmişte de yaşadığını, ya da kendisini bir hayvan karakterinde hissettiğini söyleyebilmektedirler. Tedâvî olmaları gerekirken, yön değiştirip, reenkarnasyon meraklılarına malzeme olmaktadırlar. Medya da bunu kullanmaktadır.

    Diğer yandan, hak dinlerde var olan, Peygamber Efendimiz’in (asm) haber verdiği ve Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin yorumladığı gerçek şudur: Salih (iyi) ruhlar ölünce kabirlerinde kalmazlar, gökleri ve yerleri gezerler. Bir kısmı Cennete mahsus yeşil kuşların içinde, bir kısmı şehâdet âlemi de denen bu yaşadığımız âlemdeki kuşçukların ve sineklerin içlerinde gezerler ve o kuşçukların duygularıyla dünyayı temâşâ ederler, izlerler, tefekkür ederler. Bir kısım Cennet ehli kimseler, berzâh âleminde iken “Tuyurun hudrun” denilen yeşil kuşların içinde Cennette gezerler.1 Demek sâlih ruhlar serbesttirler; kabirlerinde mahpus olmuyorlar, yıldızlarda, dünyada ve değişik yerlerde Allah’ın izniyle diledikleri gibi geziyorlar.2

    Kanaatimize göre, ilkel dinlerdeki reenkarnasyon inancı, hemen her Peygamberle geçmişte insanlığa bildirilen “sâlih ruhların gezmesi” hakikatinin, yine insanlar eliyle deforme edilmiş, yani bozulmuş bir şeklidir. Mâlûm; babasız doğan Hazret-i İsa’ya “Allah’ın oğlu” diyecek kadar zaman zaman hoyratlaşan, akıldan, idrâktan, iz’andan ve insaftan uzaklaşan insan denen bu varlık sınıfı, hak dinlerin getirdiği gerçekleri bozmakta ve değiştirmekte çok maharet sergiledi. Hayatı seven, fakat sorumluluktan kaçan insanoğlu, sorumluluk getiren âhiret inancı yerine, sadece bir hayat ümidi veren reenkarnasyonu abartılı olarak benimsedi. Oysa âhiret inancı varken, reenkarnasyona sapmaya ne ihtiyaç var? Zaten âhirette hayat vardır!

    Unutulmamalıdır ki, çürük ve batıl inançların tek çâresi sağlam inançlardır. İslâmiyet’in ter ü tâze âhirete îmân akîdesi tüm batıl inançları ve tüm reenkarnasyon anlayışlarını kökünden yıkacak güçtedir.

    Nitekim Cenâb-ı Allah Kur’ân’da, “Biz ölüleri diriltiyoruz”3 demektedir. Bu diriliş rûhun kendi kişiliğinde ve müstakil hüviyetiyle dirilişinden başka bir şey değildir. Ne Kur’ân’da, ne de hadislerde reenkarnasyona haklılık verecek tek bir işâret yoktur.

    Evet, öldükten sonra hayat vardır; fakat ilkel iddiâcıların dediği gibi “başka bedenlere göçüş” şeklinde değil; Kur’ân’ın îlân ettiği gibi “müstakil diriliş” biçimindedir.

  • Dadasdasdasd
    Dadasdasdasd 24.03.2004 - 23:59

    yalan dolan

  • Ebubekir Korucu
    Ebubekir Korucu 06.01.2004 - 21:03

    reenkarnasyon şeyatının yalanlarından bir tanesidir.bu OKKÜLTİZM ilmi içine girer.okkültizm ise ZÜLMANİ İLİMLER diye tarif edilir.zülmani ilimlerin sahibi,merkezi ise şaytandır,iblistir.
    kur'an-ı kerim'de reenkarnasyonun olmadığını bilmek ve reenkarnasyonun bir safsata olduğunu kur'an ayetleri ışığı altında öğrenmek ve reenkarnasyonla ilgili aşağıdaki yazının tamamını okumak için güzel bir site...
    *******************************************************

    Sizce reenkarnasyon var mıdır?

    Reenkarnasyon var mıdır diye düşünürken, bizim aklımıza takılanlar oluyor:

    İnsanların nüfusu, zaman içinde artıyor. İşte bir milyondan bir milyara çıktı, bin kat arttı. Nüfusa yeni insanlar eklendi. Yeni bir insanın enkarne olabilmesi için, bir bedende yaşamış olması lâzım; halbuki bu yeni insan, mevcut nüfusa ilave olarak doğuyor. Bütün eski ruhlar, başka bedenlerin içerisinde ve bedenlerin sayısı belli. Hiçbirinin bu kişinin vücudunda olması mümkün değil; çünkü onların zaten bedenleri var. Mevcut sayıya ilave edilen her yeni kişi, yeni bir ruhun, içine girmesiyle hayatını devam ettireceğine göre, acaba reenkarnasyon gerçek olabilir mi?

    Şimdi bize diyeceksiniz ki; reenkarnasyonu yaşadıklarını söyleyen insanlar var...

    Bütün bu hikayelerin iç yüzünü ve reenkarnasyonun asıl hedefini öğrenmek isterseniz, TIKLAYINIZ...
    ************************************************
    a'dan z'ye reenkarnasyon

    65.122.110.233/webs/mutlulugunsirri/reenkarnasyon.htm

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 22.09.2003 - 13:34

    ruhun farklı bir bedende yeniden dünyaya gelmesi...
    bence her ruh, her koyun gibi kendi bacağından asılır...kıyamet gününde herkes kendi hesabını verir...bu nedenle de inançlarıma ters düşen bir durum...(herkesin fikrine saygımız var-parantez içinde) ..

    ancak ilginçtir ki antakya civarlarında bu konuda birçok hikaye anlatılır.efsaneleşmiş hikayeler...ve ispatlı gibidir de üstelik...
    örneğin bir erkek çocuğu bir gün çıkagelir...ve sana ben senin ölen eşinim der...üstelik de bütün yaptığınız özel şeyleri sayarak...ve ölüm anını bile tam olarak anlatır...araba çarpmıştı...felan gibi...
    gerçekten açıklaması zor bir durum...insan arada kalan ruhlar var mı acaba diye düşünüyor bazen...bu konuda hristiyanlık da çok yazmış çok çizmiştir...biraz propaganda kokusu vardır ama...büyüler de gerçektir...

  • Yakup Cagdas
    Yakup Cagdas 03.09.2003 - 00:26

    Cesedden cesede atlarken bir bacağı kırılmış kişilerin yattıgı hastanenin arka bahçesine verilen isimdir..

    Tanımını bilmiyen öküzlerin de kendilerini insan sanıp dedemiz sizdendi diyebilmelerine cesaret veren kelimecikler..

    Ha bir de bu meret bedendenden bedene geçmeden gerçekleşemez. Gerçekleştiğini söyliyenle şimdi ruh olduklarından mı böyle diyorlar acaba :))