Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kafkas kartalı sizce ne demek, kafkas kartalı size neyi çağrıştırıyor?

kafkas kartalı terimi Muhiddin Mehmet Gürkan tarafından 12.02.2005 tarihinde eklendi

  • Fatih Çetin
    Fatih Çetin 21.06.2009 - 13:34

    bir özgürlük savaşının simgesi,verilen imanlı mücadelenin ve vatan sevgisinin ne demek olduğunun apaçık göstergesi,şeyh şamil bağımsızlık mücadelesinin lideri bu yoldaki en önemli önderdir.iman gücüne eşi az ralanır bir mücahit...

  • Mustafa
    Mustafa 07.07.2008 - 13:30

    kafkas kartalı bir avuc inanclı vatan perver vatanını canından aziz bilen insanlarla koca çarlık ordularını dize getirip çaresizlik içerisinde bırakan vatan mudafasında bir devin o devki bir sitratezi dehası gerektiginde acımasız ama sınırsız merhametli kafkas kartalı şeyh şamil demektirki ALLAH ondan razı olsun

  • İsmail Arslan
    İsmail Arslan 16.03.2008 - 17:29

    kafkas kartalı olmak bir asillik tir.ayrıca kartallara gonul vermisizdir.can veririz bu ugura can

  • Gülçin Yalçın
    Gülçin Yalçın 08.03.2007 - 20:55

    bknz. yolunu şaşırmış kartal

    not: kuzeydoğuya doğru giderseniz iş düzelir ;)

  • Savas Karakaş
    Savas Karakaş 03.01.2007 - 22:19

    1970lerde çekilmiş bir türk filmi.dekor ve kostumler uyduruk, diyaloglar ilkokul müsameresi tadındadır.bir litre kola ve 300 gr iri kabakla iyi gider. hoşça zaman geçirilir.

  • Gökhan Uzun
    Gökhan Uzun 21.10.2006 - 17:17

    Şeyh Şamil....ALLAH rahmet eylesin mübareğe..

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 23.09.2006 - 20:10

    Şeyh Şamil, Molla Muhammed, Hacı Murat ve Gazi Muhammed...
    Günümüzde de Şamil Basayev Cohar Dudayev Aslan Mashadov ve Abdülhalim Sadulayev

  • Ahmed Kürşad Göktürk
    Ahmed Kürşad Göktürk 20.09.2006 - 18:49

    kafkas kartalı büyük TÜRK mücahidi ŞEYH ŞAMİL'i ifade etmek için kullanılan bir terimdir. bir anlamda ŞEYH ŞAMİL'in lakabı yada diğer adıdır.

  • Ahmethakan Gültekin
    Ahmethakan Gültekin 15.09.2006 - 06:37

    bir avuç insanla rus ordusuna direnen insanı çağrıştırıyor

  • Ali Aydın
    Ali Aydın 05.07.2006 - 14:15

    Rusları Darmadagan Eden Komutan.. Bir Avuç Askerle Rus Ordusuna Direnen İnsan..

  • İshak Özlü
    İshak Özlü 26.06.2006 - 21:17

    Yazdığım bir şiirle cevaplamak isterim.

    Kafkasya



    Tüm Kafkas halklarının kahraman evlatlarına ithaf olunur.

    Yıl 1783,
    Kafkas daglarında,
    Bir meşale yakıyor,
    Şeyhim Mansur.
    Slisselarğ zindanlarında,
    İlk şehidim Şeyh Mansur,
    Ölüm kefenini giyiyor.

    Sönmez ateşi,
    Kafkas daglarının,
    Özgürlük aşkı ile yanıyor,
    İmam Gazi Muhammedim,
    Meşalesi elinde,hakka yürüyor.

    Bagımsızlıga aşık İmam Hamzat,
    Devrediyor sancagı İmam Şamile.
    Yaşar yigit nam ile,
    Koşuyor menzile,şehitlige hasret.

    Kafkas Kartalı derler adına,
    Esaret yakışmazdı şanına,
    Zindan etti dünyayı Rus Çarına,
    Şeyh Şamil derler adına.

    Şeyhim Cihad dedi kafkaslara,
    Duyarda dururmu Toso Haci,
    Şehitlik için sıraya girdi,
    Kafkasların yigit evlatları.

    Rus Vedeno köyünü sardı,
    Kartalımın kanadını kırdı,
    Masum kadın ve çocuklar,
    Rusun kurşunuyla can verdi.

    Kafkasların yigitleri,
    Gömdüler sevdalarını daglara.
    Yazdılar aşklarını,
    Bagımsızlıgın arkasına.

    Yurtlarından sürüldüler,
    Ocaklarında öldürüldüler,
    Ne bir gün gördüler,
    Nede aman dediler.

    Milli azatlık harbinde,
    Şeyhim Uzun Haci en önde.
    Sit İslambulov kalırmı geride,
    Şahit gökler Cevher Dudayevle.

    İnmedi Hilal göklerden inmeyecek,
    Hilal aşkı yüreklerden gitmeyecek,
    Bir degil binde şehit verilse,
    Hilal'in mücadelesi bitmeyecek.

    Rus'lar Çarlıktan bu yana,
    Kıydılar binlerce cana.
    Kadın,çocuk demeden,
    Dagı taşı boyadılar kana.

    Grozni'de analar agıt yakıyor,
    Rus uçakları füzeler atıyor.
    Dagıstanda nice ocaklar sönüyor,
    Medeniyet seyirci olmuş bakıyor.

    Gün geçmezki ocaklar sönmesin,
    Bu millet hiçmi gün görmesin.
    Birleşmiş Türk Milleti nerdesin,
    Kükre ki Türk düşmanı titresin.

    Kafkasyada Özgürlük ateşi sönmez,
    Nineler aglıyor,torunlar gülmez.
    Dünya şunu iyi bilsin ki,
    Şamil'in torunları ölürde dönmez.

    Kafkas daglarında çiçekler,
    Kan kırmızı açar,
    Bulutlarında melekler,
    Cesaret tohumları saçar.

    Dayan bire Kafkasyalım dayan,
    Gögsünde ihtiyacın olan iman.
    İnanma soysuza kendine güven,
    Başarıya gebedir haklı davan.

    Yüreklerinde aslan yatar,
    Gaziler önde saf tutar.
    Kafirin üzerinde dogan güneş,
    Gün olur senin ülkende batar.

    Şamil Basayev ses getirdi,
    Salman Rudayev canın yitirdi,
    İslam alemi Tekbir getirdi,
    Arslan Mashadov şehit edildi.

    Kafkas destanı yazmakla bitmez,
    Yaslıdır gülleri daglarında açmaz,
    Kafkaslara çökmüş kara bulutlar,
    Şamil'in kasırgası esmeden gitmez.

    Kafkaslar kan aglıyor,
    Medeni dünya gözün baglıyor.
    Yıl 2005
    Rus'un votkasında kan damlıyor.

    İshak Özlü

  • Necmiye Çakıcı Sarpkaya Çobanyıldızı
    Necmiye Çakıcı Sarpkaya Çobanyıldızı 20.05.2006 - 23:16

    Savaşcı,mücadeleci,dostuna dost,düşmanına düşman,onu
    sevmeyen bir insan düşünemiyorum,inançlarına ve prensipleğine son derece bağlı,akılcı,din adamı ve bilim adamı kadar bilgili vefalı ve fedakar
    bir insan

    Kafkas Kartalını anlatmaya çalıştığım
    şiirimi buraya alıyorum..


    Şeyh Şamil




    Her şeyden üstündü senin için
    İzzet ve haysiyet cesaret fedakarlık
    Yiğitlik acı ve hicran
    Gözyaşları katıktı ekmeğine
    Hürriyet ve istiklal denince
    İlk senin adın gelirdi akla

    Hayat sayfan başlar ilim ve savaşla
    Sınavın zor olarak hazırlanmıştı
    Mertlikle devam eder hayat defterin

    Hocan Mevlana Halid-i Bağdadi
    İlim ve irfan yuvası Bağdat dan
    Yetmedi ilimleri tahsil etmek Şeyh olmak
    Edebiyat tarih fen bilimleri ile devam ederdi

    Vazgeçemedin savaş da barış da asla kitaplardan...
    Neydi hayat senin için neydi
    Bazıları için rahat ve tatlı olan hayat
    Savaş kan sıkıntı cefa zulüm çile

    Düşmanların için
    Korku panik ölüm yiğit
    Gözüpek kahraman kararlı ve azimli
    Bir komutan bir ateş parçası bir arslan

    Tehlikedeydi artık vatanın milletin
    Bütün mukaddes değerler

    Asır xıx. asır başları
    Sanayi devriminin ardından
    Yağma sömürge talan
    Sıcak denizlere açılma hayali
    Kafkasları geçerek inmek Anadolu
    Üzerinden Akdenize

    Dikildin dimdik düşmanın karşısına
    Göğsündeki süngü durduramazdı seni asla
    Yirmi beş günlük baygınlıktan sonra
    İlk sorun 'Ana namaz vakti geçti mi 'oldu
    Seni milletini ayakta tutan neydi
    İnanç mıydı azim miydi
    Kararlılık mıydı
    Cesaret miydi
    Kahramanlık mıydı
    Alimlik miydi
    Bunlar sende doğuştan mevcuttu

    Dağıstanlıları Çerkezleri Çeçenleri Avarları
    Topladın tek ülkü etrafında
    Savunma ve Hürriyet
    Birliği beraberliği sağladın.

    Sen zor günlerin zor dönemlerin
    Adamı değil miydin ne olsa

    Kar etmedi sana asrın
    Topu tüfeği süngüsü askeri siyaseti
    Ekonomisi Lojistiği
    Hiçbir şey kar etmedi sana

    Hile kurnazlık entrikalarayak oyunları
    Kar etmedi sana... Satın alınamadın asla
    Hiçbir değerle...

    Sana Hürriyetine milletine
    Karşılık sulh teklifi geldi
    En kıramayacağın anandan yarinden..
    Oysa mecbur bırakılmıştı mübarek
    Eli öpülesi senin gibi evlat yetiştiren
    Şanlı...Ana

    Karar kesin hüküm verildi
    'Annem cezalandırılacak
    Bir tarafta ana can dost..
    Diğer tarafta
    Namus İstiklal Mücadelesi
    Haysiyet ve onur sınavı
    Çözümü buldun pratik müthiş zekan ile
    Gösterdin karlılığını ve azmin zaferini
    Kendini kırbaçlatarak dosta düşmana.

    Medine de uydun son çağrıya
    Ebedi aleme gel çağrısına
    Defnedildin Kahraman asker
    Kahraman Komutan Şeyh Şamil
    Sevgili Peygamberime komşu oldun
    Cennetül Baki Kabristanında
    Sen rahat ol cesur yürek
    Sen rahat ol
    Hala ayaktayız
    Hala Anadolu’ya Birileri inemedi
    Sıcak Denizlere
    Geçilemez Anadolu asla
    Sen rahat ol

    Necmiye Sarpkaya

  • İshak Özlü
    İshak Özlü 20.05.2006 - 23:02

    Kafkasya da dağları mesken tutmuş,ömrü Özgürlük mücadelesinde geçmiş bir dev.
    Kafkas ismi olsun Kafkas Kartalı olsun daha dudaktan dökülürken bile peşinden Şeyh ŞAMİL ismi gelir.
    Yiğit bir Kumandan.Salih bir Müslüman.Mert bir insan,öyle ki öz düşmanları Ruslar bile hayranlık duymuşlar ve kılıcına dokunmamışlardır.
    Nur içinde yatsın.Yaktığı ışık sönmedi,sönmeyecek.
    Saygılarımla.

  • Turan Koray Gür
    Turan Koray Gür 18.03.2006 - 19:01

    kafkas kartalı ünvanı o kadar şerefli bir ünvandırki....dağıstandaki ve tüm kafkasyadaki rus zulmüne karşı dimdik ayakta duran müridler birliğinin imamlarına layıktır...Önce İmam Gazi Muhammed,İmam Hamzat bek ve en sonunda İmam Şamil ve tabiki Hacı Murad ıda unutmamak lazım...bu yiğitlerin mücadelesiyle rus zulmüne karsı mücadele edilmiş fakat zamanında dünyanın en güçlü ordusu rus ordusunu kafkasyadan söküp atamamışlardır...yine de bu şerefli dava karşısında minnet ve saygıyla eğilmekten başka düşüncemiz yok...Allah mekanlarını cennet etsin...Teşekkürler

  • Tuguj
    Tuguj 14.03.2006 - 02:48

    İmam Şamil esir düştüğünde, ruslar bu kahraman adama büyük saygı göstermiş. rus çarı kendisini yemeğe davet etmiş. şeyh şamil, yemekte, aç gibi iştahla yemiş.Kahramanlığı kadar yemekteki iştahı karşısında da hayrete düşen çar:

    - Adama bak, demiş. beni de yiyecek.

    Şeyh Şamil cevap vermiş:

    - Biz müslümanız. domuz eti yemeyiz.

  • Osman Tepe
    Osman Tepe 10.03.2006 - 09:06

    Kafkas kartalı deyince aklıma ilk gelen Şeh Şamil Basiyevdir.Ruslarla olan büyük mücadelesi her zaman takdir ettğim ve örnek aldığım kişidir.Savaş takdiklari ve kişliğini örnek almaktayım.Ancak üzüldüğüm şey şu an Rus zulmünde olan Çeçen halkının orada zulum görmesi ve Türk halkı olarak bir şey yapamamamızdır.

  • Tuguj
    Tuguj 22.02.2006 - 03:17

    İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan'ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed’ dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.

    Öğrenimine bilgin Said Harekani'nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki'nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg'in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı.

    İmam Şamil, muhtelif zamanlarda beş defa evlenmiş ve bu izdivaçların bazıları dini ve siyasi sebeplerle olmuştu. Şamil'in Fatimat, Cevheret, Zahidet, Emine ve Şovanat ismindeki zevcelerinden Ahmed Cemaleddin, Muhammed Gazi, Muhammed Said, Muhammed Şefi, Cemaleddin ve Muhammed Kamil isimli altı oğlu ile Fatimat, Nafisat, Necabat, Bahu-Mesedu ve Safiyat isimli beş kızı oldu.

    Şamil, İmam yani devlet başkanı seçildikten sonra ilk iş olarak iç işlerini ele aldı. Ruslara karşı daha etkili savaşmak için lüzumlu idari ve askeri teşkilatları yeni esaslara göre tanzim etti. Bir taraftan askeri tedbirler alıp düşmana karşı savunma savaşları verirken, diğer taraftan da muntazam adli ve idari sivil bir devlet mekanizması geliştirmiş, medreselerde eğitime önem verdirmiş, fikir ve sanat alanında da büyük adımlar atılmasını sağlamıştır. Döneminde tophaneler, baruthaneler, silahhaneler yapılmış, muntazam birlikler halinde askeri teşkilat kurulmuştur.

    Güçlü hitabeti, kararlı tutumu ve askeri dehasıyla büyük başarılar kazanmış, ünü kısa zamanda yayılarak, otoritesi Dağıstan civarında yaşayan geniş topluluklar tarafından kabul edilmiştir.

    İmam Şamil, idare sistemini yeniden düzenlerken, ülkeyi naiplik ve vilayetlere ayırarak bunların başına hem askeri hem de sivil yetkilerle donatılmış naipleri getirdi. Üç veya dört naiplik bir vilayet idi. Vilayetlerin başındaki naibin rütbesi daha yüksekti.

    Ayrıca, her biri birer savaş kahramanı olan bu yüksek rütbeli naiplerden Ahverdil Muhammed, Kabet Muhammed, Şuayıb Molla, Taşof Hacı, Danyal Sultan, Nur Muhammed, Hitinav Musa, Sadullah, Duba Hacı, Hacı Murat ve Şamil’ in büyük oğlu Muhammed Gazi, gazavat'ın adı anılması gereken başlıca kahramanları oldular.

    Şamil imam seçildiği 1834 yılından 1859 yılına kadar Rusya'nın büyüklüğü ve kudretine rağmen yılmadan mücadeleyi sürdürdü. Kendinden önceki iki imamın döneminde de fiilen 10 yıl savaşlara iştirak ettiğinden durup dinlenmeden cihad ettiği süre tam 35 yılı bulmuştur. Bu süre zarfında Rus kuvvetlerine büyük zayiatlar vermiş ancak kısıtlı sayıdaki asker sayısı da günden güne erimiştir. 1839'da Ahulgo Tepesinde 3.000 mürid ile General Grabbe komutasındaki 10.000'i aşkın üstün donanımlı Rus ordusunun kuşatmasına 80 gün süreyle direnişi harp tarihine geçmiştir. Şamil bu savaşta eşi Cevheret'i, oğlu Said'i ve kızkardeşi Mesedo'yu kaybetmiş, 8 yaşındaki oğlu Cemaleddin'i Ruslara rehin vermek zorunda kalmıştır.

    Bu dehşet verici savaşlarda sadece insan kaybı olmadı. Ruslar, ancak aylar süren savaşlar sonunda işgal edebildikleri bölgelerde, ağaçları, ormanları yakıp, bir tek canlı yaratık bırakmadan ilerlerdiler.

    Savaşlara iştirak eden Rus komutanlarından Milyutin, 80 gün devam eden Ahulgo savaşı hakkında hatıratında şu satırlara yer verir; 'Artık muharebenin sevk ve idaresi kumandanların elinden büsbütün çıkmıştı. Hiddetlerinden köpürmüş, adeta çıldırmış bir hale gelen dağlılar, ulu orta askerlerimizin üzerine saldırıyor, süngü ucunda can verinceye kadar dövüşüyorlardı. Kadınlar bile kendilerini kudurmuş gibi müdafaa ettiler ve silahsız oldukları halde sıra sıra süngülerimizin üzerine atıldılar. Lakin muvaffakiyet için her türlü fedakarlığı göze almış olan Rus kumandanlığı inatla taarruzlara devam etti. Teslim olmayı katiyyen reddeden dağlılar, hiçbir ümitleri kalmadığı halde kahramanca dövüştüler. Kadınlar, çocuklar ellerindeki kamalarla Ruslara hücum ediyor, süngülerin önünde göz kırpmadan can veriyorlardı. Bazıları ise kendilerini ve çocuklarını korkunç uçurumlara atıyorlardı. Yaralılar bile inanılmaz şekilde dövüşüyordu.'

    Dost ülkelerden hiçbir yardım göremeyen İmam Şamil'in, nihayet elindeki bütün kuvvet kaynakları tükenir ve 1859’ un 6 Eylül'ünde Gunip'te Prens Baryatinsky komutasındaki 70.000 kişilik Rus ordusuna, yanında birkaç yüz kişi kalıncaya kadar direndikten sonra teslim olur.

    İmam Şamil, aile efradı ve 40 kadar adamı Petersburg'a Çar'ın sarayına götürülür. Rus Çarı II.Aleksandr tarafından sarayın kapısında hayrete düşülecek derecede nazik karşılanır. Çar, babası 1.Nikola'ya ve ihtişamlı ordularına tam otuzbeş yıl Kafkasya'yı zindan eden, zamanının bu en büyük kahramanını karşısında görür görmez, yüzünden ve sakalından hayranlıkla öpmekten kendini alıkoyamaz.

    İmam Şamil bir ay kadar sarayda misafir edildikten sonra, saygın tutsak olarak esaret yıllarını geçireceği Kaluga'ya gönderilir.

    Ancak Şamil ve ailesine esaret çok ağır gelir. İki yıl içinde Şamil’ in simsiyah saçları beyazlar. Büyük kızı Nafisat ile gelini Muhammed Gazi’ nin karısı Kerimet üzüntüden vereme yakalanarak ölürler.

    Aradan ancak on yıl geçtikten sonra Çar, onun Hac'ca gitmesine izin verir. Ancak bir tedbir olarak oğlu Muhammed Şefi'yi alıkoyar ve Hacc'ı ifa ettikten sonra derhal Rusya'ya dönmesini şart koşar.

    Şamil, 1870 yılında maiyetindeki adamları ile birlikte Rusya’ dan ayrılarak önce İstanbul'a uğrar. Sultan Abdülaziz tarafından karşılanarak sarayda ağırlanır. Şamil’ in İstanbul'a uğradığı haberi duyulduğunda şehirde yer yerinden oynamış, halk bu büyük kahramanı görebilmek için saray kapılarına akın etmişti.

    Şamil, aşkına düştüğü son menzile bir an evvel varmak için Sultan'ın kendisine tahsis ettiği gemi ile yola koyulur. Cidde limanında Mekke Emiri, şehrin ileri gelenleri ve mahşeri bir kalabalık tarafından törenlerle karşılanarak Mekke'de Şürefa dairesinde misafir edilir.

    Hac sırasında orada bulunduğunu duyan, dünyanın dört bir yanından gelmiş yaklaşık yüzbin müslümanın onu görmek için yarattığı izdiham sonucu, hükümet makamları İmam Şamil'i Kabe’ nin üstüne çıkarmak suretiyle bu hayran kalabalığın arzusunu tatmin edebildi.

    Şamil, hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçer. Medine günlerinde son derece takatten düşer, çektiği büyük ızdırap artık tahammül edilmez bir hal alır ve hastalanarak yatağa düşer.

    Bütün hayatını ülkesinin milli bağımsızlığına adayan, askeri dehasını bütün dünyaya ve bizzat ebedi düşmanı Rus yüksek makamlarına dahi kabul ettiren, adını dünya tarihine 'gelmiş geçmiş en büyük gerilla lideri' olarak yazdıran İmam Şamil 4 Şubat 1871'de 74 yaşında iken hayata gözlerini yumar.

  • Erdem Demir
    Erdem Demir 04.02.2006 - 12:18

    kafkas kartalı şeyh şamil...rusların belalısı....bizim atamız....can kaynağımız...herşeyimiz....

  • Tolga Özkaptan
    Tolga Özkaptan 02.02.2006 - 19:54

    Yürek demek,sabır demek,iman demek,mücadele demek,cesaret demek,destan demek,kahramanlık demek, örnek demek,söz değil öz gerek demek,ufuk insan olmak demek, baştacı olmak demek...

  • Merve Köse
    Merve Köse 14.01.2006 - 20:30

    Kafkas Kartalı bana Şeyh Şamil'i çağrıştırıyor.

  • Hasan Tekin
    Hasan Tekin 19.11.2005 - 13:02

    vatan,millet,bayrak ve din uğruna savaşan..
    ölmeyi,şehadeti esarete tercih eden.ölümünden 150 yıl sonra mücadelesinden dolayı saygıyla anılan,gururla bahsedilen önderimiz.

  • Murat Karakuyu
    Murat Karakuyu 15.11.2005 - 20:27

    Kafkas Kartalı, Şeyh Şamil'dir.
    Her kafkas halkı da,kartaldır! ! !

  • Hülü ___
    Hülü ___ 16.07.2005 - 17:36

    her kafkasyalı bir mücahit,bir aslandır..kafkas kartalıdır....

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 28.03.2005 - 01:55

    Zafer ya da Ölüm
    Gece kurt yavrularken geldik dünyaya biz
    Sabah kükrerken aslan, konuldu ismimiz
    Lâ ilâhe illallah
    Kartal yuvalarinda emzirdi analarimiz
    At üstünde savasmayi ögretti babalarimiz
    Lâ ilâhe illallah
    Halk için, vatan için yetistirdi analarimiz
    Onlara bir zarar gelecegi zaman yigit kesildik
    Lâ ilâhe illallah
    Biz daglarin Sahinleri zaferlerle yetistik
    Zorluktan ve savastan onursuz çikmayiz biz
    Lâ ilâhe illallah
    Tunçtan daglar kursun gibi erise de
    Hayattan ve savastan onursuz çikmayiz biz
    Lâ ilâhe illallah
    Ey kara toprak her zerren baruttan aglasa da
    Sana serefsiz bir sekilde dönmeyecegiz
    Lâ ilâhe illallah
    Hiçbir zaman kimseye pes etmedik biz
    Ölüm veya zaferden biridir tercihimiz
    Lâ ilâhe illallah
    Yaralarimizi agitlarla sararken bacilarimiz
    Degerli gözleri maharetle canlanir
    Lâ ilâhe illallah
    Kök yeriz, ot yeriz bizi açlik kivrandirsa da
    Otlari sikar içeriz suyunu, susuzluk yandirsa da
    Lâ ilâhe illallah
    Gece kurt yavrularken geldik dünyaya
    Sadigiz biz, sadik, ALLAH'a, halka ve vatana
    Lâ ilâhe illallah

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 28.03.2005 - 01:54

    KAFKASYA MARŞI



    Kafkasya daglarinda çiçekler açar
    Altin günes orda, sirmalar saçar.
    Bozulmus düsmanlar hep yel gibi kaçar

    Kader böyle imis ey garip ana
    Kanim helâl olsun güzel vatana.

    Kafkasya daglarina bomba koydular
    Türk'ün sancagini öne koydular
    Sanli zaferlerle düsmani bogdular

    Kader böyle imis ey garip ana
    Kanim helâl olsun güzel vatana.

    Kafkasya daglarinda oturdum kaldim
    Sehit olanlari deftere yazdim
    Öksüz yavrulari ben bagrima bastim

    Kader böyle imis ey garip ana
    Kanim helâl olsun güzel vatana.

    Türk ogluyum ben ölmek isterim
    Toprak diken olsa yatagim yerim
    Allah'indan utansin dönenler geri

    Kader böyle imis ey garip ana
    Kanim helâl olsun güzel vatana

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 16.03.2005 - 10:11

    kuzeykafkasyalı herkes bi kartal...

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 09.03.2005 - 10:47

    (Bir Kafkas Kartalı daha şehadete kavuştu. Allah rahmet eylesin.)

    ASLAN MASHADOV ÖLMEDİ, YAŞIYOR!
    09.03.2005 - 00:25:07
    MEHDİ NÜZHET ÇETİNBAŞ

    Çeçenistan bağımsızlık mücadelesinin adı gibi yiğit “Aslan” komutanı şehadet şerbetini içti.

    Bütün dünyanın gözü önünde, 21. asrın başında soykırıma uğratılan, bir milyonluk nüfustan şehit olan 250 bin Çeçen arasına Devlet Başkanı Aslan Mashadov da katıldı.

    Mashadov’un genç yaşta aklaşmış sakallarıyla her zaman gülen çehresini daima hatırlayacağız.


    Dörtyüz yıldır devam eden Kafkas-Rus savaşları çerçevesinde, Çarlık Rusyası dahil olmak

    üzere Ruslar Kafkasya'da oluk oluk kan akıttılar.

    1864 yılında Kuzey Kafkasya'yı işgal eden Ruslar, yaklaşık iki milyon Kuzey Kafkasyalıyı yurtlarından sürdüler.

    Bugün dünyanın dörtbir yanına savrulmuş vaziyette yaşayan Kuzey Kafkasya diasporasının sorumlusu Çarlık Rusyası ve onun mirasçısı komünist Rusya ve onun bugünkü devamı Rusya Federasyonu'dur.

    Devletlerin ismi değişse de, Kafkasya'da zulüm bitmemiştir. 1991 yılında yıkılan Sovyetler Birliği'nin ardından kurulan Rusya Federasyonu, önceki dönemlere rahmet okuturcasına soykırıma devam etmektedir.

    1992 yılında oluşturulan Rusya Federasyonu'na katılmak istemeyen Çeçenistan, bağımsızlık yönünde irade beyan etmiştir.

    Yugoslavya Federasyonu'nun dağılmasına nezaret eden, Çek ve Slovak halklarının ayrılmasında hakemlik yapan batı Çeçenistan'ın Rusya Federasyonu'na katılmama kararı karşısında Rusya'nın uyguladığı şiddete sessiz kalmıştır.

    Aslan Mashadov Çeçen bağımsızlık mücadelesinin önemli isimleri arasında yer almıştır. Dudayev'in başkanlığı döneminde Aslan Mashadov Çeçenistan Genelkurmay Başkanı olarak orduyu yöneten insandır. Aslan Mashadov, Dudayev'in şehadetinden sonra kazanılan zaferin mimarıdır.

    Aslan Mashadov 1996 yılının 31 Ağustosunda devlet başkanı Yeltsin'in Çeçenistan nezdindeki temsilcisi Aleksandr Lebed ile Hasavyurt anlaşmasına imza koyarak Çeçen zaferini belgeleyen insandır.

    Mashadov 1996 ateşkes anlaşmasının ardından Çeçenistan'ı ayağa kaldırmak için büyük uğraş verdi. Zaferden sonra kendisini ziyaret eden heyetlere 'asıl şimdi Çeçenistan'a destek verin' demekten kendini alamıyordu.

    Ruslar Mashadov yönetimini başarısız kılmak için ellerinden geleni yaptılar. Çeçenistan'da olmadık provokasyonlar tertip ettiler. Adam kaçırdılar, faili meçhul cinayetlerle Çeçenistan'ı karıştırdılar. Bağımsızlık yolunda yürüyen Çeçenistan'ın yürüyüşünü sabote etmek için akla hayale gelmedik tertiplerde bulundular.

    Bugün halen tartışmaya açık olan Dağıstan provokasyonu ile Şamil Basayev ve bir grup arkadaşını provoke eden Rusya başarılı olmuş, Dağıstan olaylarını bahane ederek barış sürecini kesintiye uğratmıştır.

    İkinci savaşa meydan vermemek için yoğun bir uğraş veren Aslan Mashadov ikinci Rus-Çeçen savaşının başlamasını önleyemedi.

    Mashadov'a, Rus kuvvetlerine karşı savunma yapmaktan başka bir seçenek kalmadı. Ve o da bunu yaptı.

    Aslan Mashadov 1997 yılında Zelimhan Yandarbiyev, Şamil Basayev gibi isimlerin de katıldığı, dünyaya örnek teşkil edecek demokratik bir seçimle devlet başkanı oldu. Halkı için çoluğunu çocuğunu unutarak kendisini ülkesine adadı. Yıllarca Çeçenistan'ı karış karış savundu.

    Mashadov son iki yıldır Çeçenistan'da barışın tesis edilmesi için temsilcisi Ahmedov'u görevlendirerek, kamuoyunda 'Ahmadov Planı' olarak bilinen çözüm önerilerini dünya kamuoyuna sunmuştu.

    Barış çağrıları tüm dünyada ve Rus aydınları arasında geniş yankı bulan Mashadov tek taraflı ateşkes ilan ederek iyi niyetli adımlarını pekiştirmişti.

    Ruslar, Dudayev ve Yandarbiyev'den sonra Aslan Mashadov'a da suikast düzenlediler.

    Halkın oylarıyla seçilerek ülkesinin başına geçmiş bir lideri önce savaşa mecbur eden, daha sonra yasadışı (!) ilan ederek terörist muamelesi yapan Rusya bütün dünya ile alay etmektedir.

    Çeçenistan'da diyaloga açık, şartsız olarak masaya oturmaya hazır, 'Putin'le 30 dakikalık başbaşa görüşmede Çeçenistan meselesi hallolur' diyen meşru bir lideri katletmekle Rusya, barış yolunu da dinamitlemiştir.

    Çeçenistan'da Aslan Mashadov'un ölümü büyük bir infial yaratacaktır. Rus yanlısı kukla hükümetin nüfuz bölgesinde yaşamak zorunda kalan Çeçenlerin de büyük bir üzüntü içinde olduğu kuşkusuzdur.

    Stadyumda bombayla havaya uçurulan Rusya'nın kuklası Ahmet Kadirov ve onun oğlu Ramzan Kadirov gibi ırz düşmanları ile elele veren Rus yönetimi Çeçen halkının izzet-i nefsi ile fazlaca oynamıştır.

    'Rusya Kahramanı' madalyası ile ödüllendirilen Ramzan Kadirov halkına ihanet eden bir haindir. Ruslara yaranmak için Aslan Mashadov'un 70 yaşındaki amcası, teyzesi ve halası gibi yakınlarını kaçırarak işkence yapan Ramzan Kadirov, Aslan Mashadov'u devreden çıkarmak için yoğun çaba sarfetmiştir. Rus yönetiminin Mashadov'la masaya oturmaması için çaba sarfedenlerin başında Alhanov ve Kadirov gibi hainler bulunmaktadır.

    Mashadov'un ölümüyle Çeçen savaşı daha kanlı bir safhaya girmiştir. Dudayev ve Yandarbiyev suikastlerinde Rusya aktiftir. Mashadov'un katledilmesinde ise, işbirlikçi hain Çeçenlerin parmağı vardır.

    Ramzan Kadirov, Alu Alhanov ve daha birçok işbirlikçi Çeçenin önümüzdeki günlerde Çeçen milli güçlerince ortadan kaldırılması hiç sürpriz olmayacaktır. Yine önümüzdeki günlerde Rusya'nın birçok yerinde Çeçen savaşçılar tarafından düzenlenecek intihar saldırıları da Rusya için şaşırtıcı olmamalıdır.

    Rusya bu olayları bilinçli olarak tezgahlamaktadır. Rusya Mashadov'u öldürerek Çeçenistan savaşında yeni bir safha açmıştır.

    Putin yönetimi Çeçen savaşını bahane ederek üniterleşme yolunda yeni adımlar atmaya çalışacaktır. Putin, henüz resmen ilan etmemiş olmakla birlikte, Çarlığı yeniden ihdas etme yolunda ilerlemektedir.

    Çeçenistan'da 250 bin insanın hayatına malolan özgürlük mücadelesi Putin'in sandığı gibi sona ermeyecektir. İmam Şamil'in dediği gibi 'Petrolar, Katherinalar ve nice çarların öldüğü gibi', gün gelecek Putinler de ölecek, ama Çeçen özgürlük savaşı devam edecektir.

    Aslan Mashadov her onurlu Çeçen gibi yaşadı ve öldü. Şehid oldu. Allah katında şehitlere öldü demek yanlıştır. Allah Kur'anda şehitlerin ölmediğini, yaşadığını söylüyor.

    Aslan Mashadov da, Dudayev ve Yandarbiyev gibi ruhuyla Çeçen mücadelesinin yanındadır. O yine mücadeleye devam edecek. Putin'in uykuları kaçacak, çünkü Aslan Mashadov ölmedi, yaşıyor.

    Çeçenistan'da yüzbinlerce Aslan Mashadov var.

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 12.02.2005 - 10:03

    KAFKAS KARTALI = İmam Şamil (Şeyh Şamil)