Kültür Sanat Edebiyat Şiir

şiir sizce ne demek, şiir size neyi çağrıştırıyor?

şiir terimi Cengiz Ekrem Teymur tarafından 01.05.2001 tarihinde eklendi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 08.06.2018 - 15:07

    Kimse en yavan ve yalin oldugu kendinde hayat bulan INSAN halini dünsüz yarinsiz ve sagsiz solsuz donmus buzullasmalara GÜZELLEYiP sürgün sakine sorutturmaya kalkismamalidir.
    Cünkü konusup dinlemekten gecen iletisim dilli saglikli ve güzel sanat, hic bir zorlama kaliplarinin delik desik eden mutlak ve muazzam basmakaliplarindan soyutlasarak süzülüp gecen, gecerken de ACINASI cigliklar cikaran ve bu sayede kurdugu iliskiyi yerinden kimildayamaz dikkatlerin dipsiz derinlerine cekip bogarak kurtulusu olmayan iflah kesikligine nufuz artirmaya calisan agir yüklü yasam batakciligi gibidir.
    Vebalini hep bilinmez kimliksizlige yüklenen cinfikirli böylesi parlak ve piriltili laf söz sekil kalip süslemeciligi, saplandikca kendinden vazgecen büyülenmisligin ( sanat görünümlü afyon hipnozu ) sayi kalabaligi artirimina odaklanarak kendine hayatini adamislarin üstün ve tapinan nitelikli tanri veya tanricasi kesilir. Ilimin bilimin aklin vicdanin huzurun soran sorgulayan ÖZGÜVENLILIKTEN uzak ve zayif oldugu dip karanliklarda sinip sirayet etme firsati diger zamanlardan cok daha fazla olan bu tüm bunlar yoksununa ullanan tecavüz, hele hele yikilmaya yüz tutmus ahlak felsefe tutarlilik sorumluluk siyaset egitim inanc sevgi saygi güvenlik ekonomi vicdan ve karakteri kaypak bencil –bagnaz siddet bagimlisi kisiliksizlikler yozlasmisliginda tüm dogru dürüst yalin dolaysizliklari garipseyen yaygin ve yerlesik yasam bicimine cöreklenip konuslanir..
    Sinasi ve Agah Efendi`nin sanat siir söz ve edebiyat adina yikilip düsen derinlikleri tam BATILILASARAK birebir fosforlayip tamir etmeye güttügü niyet her ne idiyse, Nazim Hikmet`in kendi küllerinden yasamin ocagini ve insan horantasini buldugu CUMHURiYET´i azimsayip yetmez ytismeze sayarak KALIPSIZLIKTAN kalip cakip atölyeledigi ve gittigi yerden sanki hic bilinmedik hayat iksiri yahut cin lambasi bulmuscasina –tipki batiya gidenlerin kendilerini tavlayip hayran birakan herhangi bir icadi sürükleyip sinirdan sokarak gümrüksüz getirmenin onuruna söhret olmayi büyük kazanc ve övünc sayan kabarip kubardiklari gibi- `sekizyüz otuzbes satir`la AYDIN markali Nazim Hikmet, icerdeki Türkiye`yi disardan bakip görmenin haczine memur kesilirken, tüm gelecek zamanlari bugün ve ayni kapsayip kusatan TANRISINA adanmis gidisata bakilirsa her türlü karsitligi amentüsü sayan, muglak sülü soyut sabit kopuk dar bogunuk sekilsel Nazim solu yaninda ayni dolayli söz yazi ve dilliligin Necip`liligin sagini bütün batak ve cikmaziyla topluma millete donatti dayatti ve diretti.

    ……….Devam Edecegim……..

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 05.06.2018 - 03:28

    Demedim mi bu hasret bitirir seni
    Ay dolanır gider, yalnız kalırsın.
    Demedim mi yüreğim sevme!
    İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz
    Geri dönen hangi güvercinin var?
    Senin hangi çiçeğini sakladı bahar?
    Demedim mi aklım sakın inanma !

  • Nida Başpınar
    Nida Başpınar 17.05.2018 - 10:15

    Can Yücel'in dediği gibi
    Şiir, gürültüden müziğe geçmektir.

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 11.05.2018 - 18:27

    Maviye,
    Maviye çalar gözlerin.
    Yangın mavisine,
    Körsem,
    Senden gayrısına yoksan
    Bozuksam
    Can benim, düş benim
    Ellere nesi?
    Hadi gel,
    Ay karanlık
    ...

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 26.04.2018 - 18:24

    Seçkin
    Bir kimse değilim
    İsmimin baş harfleri acz tutuyor
    Bağışlamanı dilerim
    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme

    Hayat bir boş rüyaymış
    Geçen ibadetler özürlü
    Eski günahlar dipdiri
    Seçkin bir kimse değilim
    İsmimin baş harflerinde kimliğim
    Bağışlanmamı dilerim
    Sana zorsa yanmaya razıyım
    Kolaysa affı esirgeme

    Hayat boş geçti
    Geri kalan korkulu
    ...

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 26.04.2018 - 10:56

    ve sevda darağacında,
    elimi çeksem senden olacağım, çekmesem kendimden…

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 25.04.2018 - 12:46

    Yazmak için ilham,
    yaşamak için aşk lazım...

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim 25.04.2018 - 00:26

    ben şiire şiir demem, benim için yazılmamış ise......

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 20.04.2018 - 23:10

    Dolsun çiçekleri, gülleri sensiz,
    Sussun bülbülleri istemem ihsan,
    Kapımı çalıyor elleri sensiz,
    Ne yüzle çıkacak karşıma NİSAN !
    ...

  • Bahar Ada
    Bahar Ada 19.04.2018 - 01:16

    .... Ne güzel bir gece,
    Ne kadar da harmanli yürek...
    ...Duman doldurmus gökyüzünü,
    Korkarim da, cekemem icime...

    ...Yazma desinler bana
    Yine de degisemem...
    ...Olmadi ellerimle kanatir actiklari yarami
    Kirmiziyla yazarim sakin dik duvara;

    ASK diye...

    ...Saniyorlarki budalalar,
    Ki onlar icin lütfen El-insaf...
    ...Aptallik makaminin
    Yedek oyuncularidir onlar...

    ...Saniyorlar ki budalalar,
    ASK bir gaib körebe oyunudur...
    ...Karada, derede, bayirda, dagda
    Halbuki Ask afet,
    her vakit zelzele,
    he vakit kiyamet....

    ...Kendini Ask'a sebep sananlar
    Esiridir ancak siirlerin,
    Onlar asla Ozan olamaz...

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 18.04.2018 - 17:43

    Bilinir dışarıda zemheri vardır.
    Ama barış için,
    Aşk için,
    Yine de her mevsim bahardır
    ...

  • Ali Özgür Ortaeri
    Ali Özgür Ortaeri 13.04.2018 - 17:41

    ŞİİR KALBİN MUSİKİSİDİR

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 12.04.2018 - 01:53

    Bana bir şeyler yaz kadın..
    Gerek yok şiir olmasına.
    Havadan, sudan bahset yeter.
    Ben uzun uzun okurum,
    yokluğuna her uzanışım da...!

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 11.04.2018 - 21:36

    Nerde kaldı o anlar ki,
    Analar Kurt doğururdu
    Hilkat insan çamurunu
    Destanlarla yoğururdu
    ...
    Arif Nihat Asya

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 10.04.2018 - 00:42

    Yazmak, sonsuz olmak gibi.. Düşünsene hiç birşey bırakmamışsın senden geriye. Sanki hiç yaşamamış gibi.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann 02.04.2018 - 12:40

    "Fişekler patlıyor güneş tutuk hilal berrak
    Dağ taş can evinden tekbir tekbir çağlayarak
    Sultanım seni uğurlar bu ebedi bayrak
    Sen ki kevseri namluyla içtin ırmak ırmak
    Sen bir köprü, düştün de geçit verdi uçurum
    Al kanlar içinde boyuna kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum"

    Ömer Lütfi Mete

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 27.03.2018 - 00:41

    Mağlup mu desem, mahçup mu?
    Ama ikisi de değil..
    Ben garip, sen güzel..
    Dünya umutlu.

  • Ümit Tiryaki
    Ümit Tiryaki 25.03.2018 - 04:13

    "yıldız yıldız bir hayaldir hayat" der 
    Her şafak vakti çarmıha gerilen karanlık....

    Ve karanlığa sebep;

    Güne?in doğu?una çok uzaktan bakan çocukları, "kimiyle" yargılayan
    Koku?mu? insanlık!...

  • İlyas Kırlı
    İlyas Kırlı 23.03.2018 - 20:05

    Vatandır Atan
    BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetlePaylaş
    bir garip hikaye bu
    yazar kaç kalemi çakıyla
    ucunu sivrilte sivrilte saman kokulu
    o cizgisiz sayfalara
    yazdıkça bir bahanein eteğinden
    tutuna tutuna el pençe
    ve düşdükçe cümlelerden
    kalınlaşan kara bir yazıyı
    iyi oku ve uyuma ey gafil
    nidasıyla
    haykırıyor satırlarda
    duyuyormusun şimdi
    okurken bir garip hikayeyi!

    sadece lisanım peltek
    gözlerimde tablo sayarım, resmini
    hiç bir kavgada yırtmadım silüetini
    ve daha ezberlerimi bozmadım
    dalgalanan al yanlarım yalpa yalpa
    tüfenk gibiyim kulesinde vatanımın
    hiş bir leş kokutamaz toprağımı
    sen rahat uyu anam
    belasıyım dünyanın
    yedi düveli peşime takmışlar
    bilmezler ölüm sadece bir kağıttır cebimde
    .......

    şafak diz çökmüş efelerin yemenilerinde
    kan kokar gökler ,kelebekler çiçeksiz
    aşklar alınırda meşkler satılmaz
    bir fidan diken bağrına vatanın
    ölmez çınardır
    filizi kaç katman derindeyse
    anaların göz damlaları serin pınardır
    kurutmaz toprağını
    çünkü vatandır atan

    İlyas Kırlı

  • Fırat Aydil
    Fırat Aydil 21.03.2018 - 13:33

  • Okan Korkmaz
    Okan Korkmaz 19.03.2018 - 23:53

    Bazen bahar,
    Bir insanı tanımakla başlar.
    Ve...
    Her kış yüreğinde,
    Baharı saklar
    ...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 25.02.2018 - 17:22

    Cumhuriyet kurulur kurulmaz muazzam bir yikim ve yenilisi derleyip toplamaya dönük yenileme imar ve insaasi sürerken, öteden beri getirdigi bir yere BAGLI OLMA ve bir yere BAGIMLI olmaksizin varlik gösterememe aliskanligini elden birakmayan akil-fikir güdümlülügü, DISARDAN BAKIP, baktigi dar ve kör sartlanmisligin kendini her kosul ADANMISI olarak ordan gördügü soyutluga TÜRKIYE´yi benzeten akil, bilinc, algi ve zihin bulanikligina gitti.
    Ayni yolun yolcusu olarak sanat, kültür, egitim,ahlak, bellek, mantik, duygu, düsünce, ilgi, iletisim ve EDEBIYAT da, hic tereddütsüz adina SERBEST tür denemesi olarak disirilip Türk toplum hayatina servis edildi. Cumhuriyetin özgün, özgür, özgüvenli, tüm ilgi gayret caba cirpinis ve ilkeleriyle hicbir bagintisi olmayan bu Para`nin tersi Tura TANZIMATCILIGI, evvelisiyle yenisinin hicbir farki olmayan yabancilasmayi her türlü süslü soyut ve sekilselliklerle donatip süsleyen DIS KAYNAKLILIGIN, iceriyi abluka altina yüklenislerinden baska birsey degildi.
    Toplumun hayatina hizla hazirliksiz giren SEHIRLESME`ye tümüyle uzak ve yabanci tanimsiz ve tarifsizligi solun yanina sag koyarak veya devrimciligin hemen karsisina milliyetciligi saplayarak, sürekli sinirsiz kontrolsüz ve sonsuz ayrismanin hep birbiriyle catisip kazanilmis olan hayatin tüm zenginliklerini yerle bir edip itibarsiz islevsiz hale muazzam sekilde söz,sekil, tür ve yazi süslemeciligiyle mahvetmeye Nazim Hikmet Ran`lastirildi ve onun hemen karsisina Fazil Necip Kisakürek`lendirildi.
    Bu siirden söz hakki isteyerek tipki hayatin tüm diger yasamsal alanlarinda oldugu gibi yasadigi toplumla hicbir duyarliligi olmayan SOYUT YAKLASIMLI uzaktan bakma yikim iflasi, neye dokunursa onu mahveden IFLAS salgini gibi söz aldigi kaynaktan EDEBIYAT´i ören veran hurdasina cevirdi.
    Tarafli olmakk zorundaliginin hep yikim malzemesi mütahitleyen ve tarafli olmaksizin hicbirseyi bakip görüp duyamayan ve icat ettigi yeniligi benzerleri cogaldikca bizzat icat edenin kendi hükmüne son veren silsilelerle, EDEBIYAT AKIMCILIGI, solun zit karsisina sagi, Nazim`in karsisina Necip`i kundaklayarak sürdevam edip;caresizligi aciyi cöküsü yalvarisi sinmisligi ezilmisligi körlügü tarafgirligi kahiri laneti karamsarligi özgüvensizligi bunalimi acimasizligi doyumsuzlugu bencilligi degersizligi kopuklugu en ünlüsünden ünsüzlük kopyalayarak döküle devrile bugünlere geldi.

    …………Devam Edecegim……….

  • Gökhan Şimşek
    Gökhan Şimşek 21.02.2018 - 10:53

    Şair ve şiir

    Gönül efkarlanır el tutar kalemi
    Sıkar yüreğini ve damlar elemi
    Şifa bulur sanki derdi veremi
    Şair yaralı hasta şiir merhemi

    Efkarlı başında gündüz rüyası
    Sık sık dolaştığı kayıp adası
    Çalışmaz pusula yok haritası
    Şair kayıp bir sandal şiir deryası

    Dökülür satırlar dolar sayfası
    Görünür manalar uyak cabası
    İşler sanatını ilham aynası
    Şair acemi çırak şiir ustası

    Yazmazsa sıkılır ağrır kafası
    Kemirir içini derdi tasası
    Böyledir hep bu şair yasası
    Şair sevdalı Mecnun şiir Leyla'sı

  • Mahur Beste
    Mahur Beste 21.02.2018 - 10:25

    Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
    Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
    Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
    Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
    Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
    Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
    Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
    Damla damla birikiyor insan.
    Damla damla sevgili...
    Bir gün akıp gideceğiz hayata...
    Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
    Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
    Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
    Yılmaz Güney

  • Aşkın Romansı
    Aşkın Romansı 09.02.2018 - 14:42

    Seni bulmaktan önce aramak isterim.
    Seni sevmekten önce anlamak isterim.
    Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
    Sana hep, hep yeniden başlamak isterim.

    Özdemir Asaf

  • Merve Demir
    Merve Demir 09.02.2018 - 11:03

    ELVEDA
    Elveda ey dünya
    Ayak izlerim kalsın sokaklarında
    Elveda büyüdüğüm ev, hüzünlü eşya
    Yaşadıklarımı bırakıyorum duvarlarında

    Elveda içimi ısıtan güneş
    Her gece hayal kurduğum yıldızlar
    Elveda aşklarımı paylaştığım deniz
    Sana da elveda yakınlaşmayan uzaklar

    Elveda dizlerimi kanatan kaldırımlar
    Ayak izlerim kalsın sokaklarında
    Elveda yarım kalmış her söz
    Ağzımda parlayan karanlıklar

    Elveda ölümün öte yüzü
    Beni bu yanda unutsa
    Birgün gelecek bugünde
    Elveda ey hayat
    Bir anı olacağım nasılsa


    BU ŞİİRİ ÇOK BEĞENDİM. OLCAY ARSLAN ADLI ÜYENİN ŞİİRİ. KENDİMİ BULDUM BU ŞİİRDE. ŞİİR ASLINDA KENDİNİ BULMAK DEMEK SATIRLARDA. BİR ŞİİRİ OKURKEN KENDİMİZDEN BİRŞEYLER BULDUĞUMUZ ZAMAN ŞİİR ŞİİR OLMUŞTUR

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 23.01.2018 - 14:16

    Yalnizca ezilmis örselenmis iflahi kesik acilardan özünü itibarini kazanarak, aciya yayilip acidan yayginlasmayi özümseyen duygu duyum ve SIIR yanilsamasi, aldigi terbiyeden DOGMALASAN saplantinin sürekli kendi körüneigini dogurganlastiran ve sürekli olmak zorunda kuraklastigi ACIYLA SINIRLILIGIN insan hayatina son veren dogurdugu acilar üzeri –saf ve som aglak- salginlara yayilip kendini cogaltan süslü söz tezgahtarciligindan baska ne sansi vardi, ne görgüsü, ne de ettigi bildigi.
    Türkiye Cumhuriyeti kurulur kurulmazin hemen bir ayak sonrasi DÜNYANIN güzelini arayacagim diye kendine disardan bakarak deger bicenlikli her buluntudan süsü püsü tam tekmil SERBEST PISYASA türlüsü Siir disirip dilenmeler, günümüzün AGLAK damarini bile ölü defile mezarligina dirliksiz huzursuz tahammülsüz saygisiz sevgisiz yazisiz sözsüz ilgisiz ve iletisimsiz her yollu ayri gayriliga dönük, topyekün toplumsal terkedislerin defterini yazip bozan mezarligina dönüstürdü.
    ……….Devam Edecegim…….

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın 17.01.2018 - 15:23

    Şiir:
    sayfalarca kelimeler kullanarak bilgi deposu oluşturup basit yada daha karmaşık sununlar yerine,belli bir duygu yoğunluğunu yakalamış,kendi içerisinde seromonik,ayrıca içinde zeka ürünü kıvrak hamleler olan ,kulağa ve göze hoş gelen az sözle çok anlam ifade eden en azından bütünsel manada uyumlu kelimeler dizisidir.

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan 12.01.2018 - 20:03

    I.
    bazen şiir üşümüş bir kağıda
    apak bir örtü olabilir
    kurak ve denizsiz haritalarına
    turkuaz renginde bir okyanus da

    II.
    yapraklarını dökmüş bir ağacın
    gölgelenmiş eteklerine bir şiir
    yemyeşil ormanlar da yürüyebilir
    ve bir çocuğun yüzünü
    gecenin buhranlı boylarından

    III.
    tutup çevirebilir de sabahın o tutsak yüzünü
    aniden güneşe
    ve günün üzerine birdenbire bol gelir
    o kaygılı umutzuluk kaftanı

    IV.
    bazen bir şiirle vurursun kendini sen
    yaşam denilen o soylu kavgaya
    onun kılıçtan daha keskin yüzü ise
    seni uluorta ve teninde hiç
    kurşun izi bırakmadan

    V.
    bir imgenin sivri diline
    hazırlıksız yakalanırsın
    incecik bir ağıtla deşilir yüreğin
    ellerin ki yörüngesini yitirmiş bir pusula
    bulamaz kan akıtan olukları da

    VI.
    aniden maviyi tarif et de diyebilir bir şiir
    bir göğü çoktan susmuşken
    senin hummalı çıkmazların

    VII.
    bazen acıyan kıyılarını sardığın merhemdir şiir
    bazen zamansız açan bir gökkuşağı

    içinin sepya resmine...

    Deniz Ercivan

  • Sümeyra Altın
    Sümeyra Altın 12.01.2018 - 00:26

    Bir fikrin duygularla harmanlandığı,bir huzur kavramı,bir aşk bahanesi...

  • Ali Şefik Deniz
    Ali Şefik Deniz 08.01.2018 - 20:37

    kalpteki derin yaranın dışa vurumudur şiir.
    kalbin merhemidir şiir...
    sevginin ve sevincin huzurudur şiir...

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 18.12.2017 - 17:44

    Balkanlarda, Arap Cöllerinde, Afrika kiyilarinda ve Kafkas Cephelerinde dinmek durmak bilmeyen yenilgi, yikilis, kopus ve cöküslerin yangin yeri ortasindan, Ömer Seyfettin ve Genc Kalemler dergisinin emektarlik ve topraklik ettigi duyarlilik etrafina Selanik`te Siirin Bes Hececileri veya kisaca Bes Hececiler diye bilinen edip sair ve yazarlar bir araya gelerek agirlikli Hece ölcüsüyle yazilan siirlere; Türkce sadeligiyle yazilip okunabilen ve dildeki yabancililigi ve gercekdisiligi arindirip ayiklamaya dönük gayrete yogunlastigi Milli Edebiyat dönemi baslar. Burada Mehmet Akif ve Yahya Kemal Beyatli pek cogu siiri gecmisin son kalan Aruz temsilcileri olmasina ragmen; dil, anlatim, icerik, konu, niyet,öz, derinlik, kavram, sunum bakimindan hicbir ilgisi ve bagintisi olmayan, eskiyen hatirayi yadetmeden baska bir sey degildir özenle ortaya koyduklari emek ve gayretin cabasi.
    Ve böylece sürekli cöküs ve yikilisi önleyip bertaraf etme amacli yikima sebep veren güc sahipliligininin kaynagina benzeyerek kurtulusa erecegine inanya Tanzimat`la baslayan taklit ve kopyacilikla; aceleci, niteliksiz, hicbir altyapisi olmamanin birebir özenerek benzesen; ve yerli-yabanci, disa dönük –ice kapali, taklit –öz kaynakli ve daha ziyade oraya gidenlerin derin etkisinde kaldigi Fransiz agirlikli imrentinin ceviri tercumanligini yapmaktan öteye gitmeyen; fakat yeni ilgi alan ve konulariyla kendini degistirip dönüstüren Edebiyat, binsekizyüz altmis- binsekizyüz doksan alti arasina kadar genel kapsamiyla Tanzimat, binsekizyüz doksan altidan bindokuzyüzbir arasi Servet-I Finun, bindokuzyüzbir- bin dokuzyüz sekiz arasi Edebiyat-I Cedide, sonra bindokuzyüzsekiz-bindokuzyüz onbir arasi Fecr-I Ati, bindokuzyüz onbir-bindokuzyüz yirmiüc arasi Milli karakterli sair-yazarciliga gecis yapmis.
    Yahya Kemal Beyatli, Mehmet Akif Ersoy, Enis Behic Koryürek,Halid Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortac, Orhon Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Camlibel, Neyzen Tevfik, ve yer yer Tanzimat gecisi olsa da ilgi duyup isledigi dil ve konu duyarlilligi bakimindan Fecri Ati`denTevfik Fikret, Cenap Sahabettin,Halide Nusret Zorlutuna, Ahmet Hasim, Milli Edebiyat`a yakin, duygu düsünce ve emek yorup katki sunan sairler arasindadir.
    Yahya Kemal Beyatli :
    “Ölüm asude bir bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yillarca tüter/Ve serin serviler altinda kalan kanrinde/ Her seher bir gül acar; her gece bir bülbül öter “…………( Rindlerin Ölümü )
    “Dünyaya veda ettik, atildik dolu dizgin; /En son komsumuzdur bu,asirlarca bilinsin/Lakin kalacak, dogdugumuz topraga, bizden /Simsek gibi bir hatira, nal seslerimizden “……………..( Mohac Türküsü )
    “Dünyada sevilmis ve seven nafile bekler / Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler/ Bircok gidenin her biri memnun ki yerinden / Bircok seneler gecti; dönen yok seferinden……….( Sessiz Gemi )
    Mehmet Akif Ersoy :
    “Üc bucuk soysuzun ardinda zagarlik yapamam/Hele,hak namina haksizliga ölsem tapamam/Dogdugumdan beridir asikim istiklale/Bana hic tasmalik etmis degildir altin lale/Yumusak basil isem, kim dedi uysal koyunum/Kesilir belki, fakat cekmeye gelmez boynum “………….(Safahat-asi`mdan-)
    “ Gitme, ey yolcu, beraber oturup aglasalim/ Elemim bir yüregin kari degil, paylasalim/Ne yapip ye`isimi kahreyliyeyim, bilmem ki..? Öyle dehsetli muhitimde döen matem ki/ Ah..! Karsimda vatan namina bir kabristan / Yatiyor simdi..Nasil yerlere gecmez insan..?”…………( Yok mu )
    Orhan Seyfi Orhon:
    “Asiklar vefasiz, cananlar nagam/Degismis evvelki usül ve nizam /Sairin gözleri göklerden ilham / ararken kirilmis rebani; yazik..! “ …………( Yazik )
    “ Yüzyüze getirmez bizi asirlar/Meydana vurulsun saklanan sirlar/Sayilsin sahsima ait kusurlar /Korkmayin icine yalan da katin “………….( Vasiyet )
    Halid Fahri Ozansoy :
    “Bir küme bulut gibi iner sacaktan yere/ Güvercinler üsüsür cirpinarak yemlere / Külrengi bir göl gibikabarir avlu bir an/ Dinler susup bu uzun huhulari sadirvan” ……...( Sadirvan)
    “ Aksam bir duman gibi gecince aynalardan /Bir gönül yanginidir günlerimi karartan/Billur bir ciceklikte bir gül büker boynunu/ Bu andir arattiran bir sevgili koynunu “…………( Bekleyis)
    Enis Behcet Koryürek :
    “ Yedi ifrite dönmüs yedi büyük günahin/ Omuzlarinda giden bu tabut acep kimin ?/ Allah`im,bu cenaze bana benden cok yakin:/ Bu benim en kiymetli,en fazla sevdigimin “…………….. ( Bir Cenaze Alayi )
    Sukufe Nihal Basar :
    „ Vatan icin…ellerimiz göklerde/Senden gufran ve sefaat bekledi/Nedametli alnimiz yerlerde/Minareler niyazlarla inledi „…………..( Son Dua)
    „ Ne yalvaran sesin var; ne bekleyen gözlerin/Bize de her faniye nasib olan söylendi/Bir cehennem gününü düsünür, sonra derim: /`Dünya bile kaynayan bir alevdi, küllendi`..“………….( Bir Masal )
    Yusuf Ziya Ortac :
    „Kösede altin oymali Edirne kavuklugu/Üstünde Cesm-i bülbül sürahi../Yildiz serpintili mavi bir bugu/ Birinde kallavisini dinlendirmis asirar/ Öbürünün isik gögsünde/Geceler dolusu sirlar“………………( Eski Ev)
    Halide Nusret Zorlutuna :
    „ Cekil, bu gölgeli yolda gezinme/ Bahar bakislarin yine pek sarhos/Yanilip gönlüme misafir inme/Kapisi kilitli, mihrabi bombos „…………..( Git Bahar)
    Neyzen Tevfik :
    „Sevdanin ödüne pek güvenilmez/ Tutusursan eger kolay sönülmez/Bu yolun hükmüdür geri dönülmez/Canina kiymazsan seyehat etme „……..( Anladin mi )
    „ Öz tenim degil mi bu toprak benim/Tanri kitabinda her yaprak benim/Gökten indigime nisan istersen/Yildizi karali al bayrak benim“……….( Mutasavvifane)
    Faruk Nafiz Camlibel :
    „ Sakin bir söz söyleme…yüzüme bakma sakin/ Sesini duyan olur, sana göz koyan olur/ Düsmanimdir seni kim bulursa cana yakin/ Anan bile oksasa benim bagrim kann olur „……..( Kiskanc)
    Gök sari, toprak sari,ciplak agaclar sari/Arkada zincirlenen yüksek Toros daglar sari/Önde uzun bir kisin soldurdugu etekler,/Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler „………( Han Duvarlarindan
    „Kogusun sürgülenir dis kanadindan kapisi/ Tas örer devriyeler rüzgar alan her gedige/Tüyler ürperdici bir sesle demir kollar iner,/ Kapidan nese girip cikmasin endise diye“……….( Her Gece )
    Yikim yenilgi ve cöküsünü durduramayan Türk toplum hayati önce katiksiz Baticilik ardindan Osmanlicilik sonra Islamcilik`tan sonra ÖZE DÖNÜS`ten baska caresi olmamanin Türkcülügü temelinde her türlü ekonomik, siyasal sosyal, kültürel ve fikirsel sorunlarinin cözümün arayisina girdi. Bu amac esasiyla sözünü yazisini duygusunu düsüncesini ve kimligini bulan Milli Edebiyat, Ittihat ve Terakki iktidari sayesinde yerlesip yayilma firsati buldu. `Yeni Lisan ` iklimiyle gelecegi kuracak olan dilin, Türkce safligina ve sadeligine dayanan bu yeni dönem, hem ulus toplumunun imarinda hem de herkesin heryerde konusup anlayabilecegi özgünlügüyle topluma sirti dönük, insanlarini dislayan, yabanci ve anlasilmaz kelimeler kalabaligi, azinliga hitap etmeyi önemseyen Osmanlica`nin birlikte cöküp yikilan enkazindan tekrar ve yeni dogusun dönüsümüydü.
    Ayrica bu dönemin tiyatro, müzik, tarih, elestiri alanlarinda oldugu gibi öykü-roma da da ilk defa istanbul disinda ortak bir toplum hayatinin varligina farkindalik ve taniklik ederek, köyleri, kasabalari sehir ve tasra ikileminin garpseyen penceresinden bakan yazarligi ortaya koyarken , kurtulusa giden yolu Milliyetcilikle donatan duygusalliga duyarlilik göstermisler. Yakup Kadri Karaosmanoglu,Ömer Seyfettin, Refik Halid Karay, Resat Nuri Güntekin, Köprülüzade Mehmed Fuad, Ebubekir Hazim Tepeyran, Ahmet Hikmet Müftüoglu,Halide Edip adivar…Milli Edebiyat`in öne cikan etkin isimleri olmuslar.
    Kurtulusun ve Cumhuriyetin temel taslari nitelikli Milli edebiyat emek ve ürünleri, Türk siirinin kendinden baslayip, Yedi Mesaleciler diye bilinen ve tüm yikilis cöküs cürüme yapaylik ihmal aci caresizlik umutsuzluk yokluk cehalet kayip zarar hasar ziyandan, laik sosyal hukuk devleti Esdeger Yurttasligina yasadigi yeri ve yurduyla yeni kurulan ülkenin tüm hassasiyet sorumluluk gerceklik bilincini yayginlastirmanin Milli Edebiyat izleyicileri oldular.
    Yedi Mesaleciler Insaasi ve imari süren Türkiye Cumhuriyeti`nin ilk yillariyla birlikte etkin olduklari dönemde, ülkenin yeniden saglikli güvenli huzurlu dirayetlilige erisip kavusmasi icin her alanda sorumlulugu üstlenenleri seferber oldugu gibi ilim bilim fen laiklik ve liyakatlilik agirlikli `mektepten memlekete`egitimciligiyle beraber Edebiyat`da Yedi Mesaleciler diye bilinen sair-yazarlarin ortaya koydugu katilimciliklariyla özgün degerde ürünler verdi.
    Ziya Osman Saba, Yasar Nabi Nayir, Kenan Hulusi Koray,Cevdet Kudret, Muammer Lütfü Bahsi, Sabri Esat Suvayisgil, Vasfi Mahir Kocatürk…Yedi Mesaleci`lerin öne cikan edebiyatcilari olmuslar.
    Yasar Nabi Nayir:
    „ Ayriligin yirtici hislerini besteler / Sonu gelmez yollarda kagni gicirtilari / Hasret ceken yolcuya kavusmayi müjdeler / Savrulurken rüzgarda kagni gicirtilari „….( Kagni Gicirtilari )
    „Önümde cözülmemis dügümler sira sira / Hayat kimin eseridir, süphe askin nesidir/Biraz baksam önümde grift olan yollara / Duydugum ya bir dehset, ya bir bas dönmesidir „………………(SIR)
    Cevdet Kudret :
    „Bütün ümitlerden o gün bir anda soyun/Sonra kendini ativer yüzükoyun/Gömül bir deniz gibi yumusak siltelere/ Duy icindeki kuslarin biriken cigligini/Kendini sandal gibi terkediver bir kere/ Ruhunun yelken gibi seyret acildigini..!“………..( Seyehat )
    Sabri Esat Suvayisgil :
    „ Yagmurun yakaladigi bir marsandiz katari/Sularla yaklasir, sularla gider/Vagonlarin feneri bir yaprak gibi sari/ Rüzgarla sallanir rüzgarla gider „……(AKIS)
    „ Odada yigin yigin/G ölgenin salkimlari/ Sofada yalnizligin/ Duyulur adimlari/ Oda, icinde duyar/ Oluktan düsenleri/ Sofa, geceyi oyar,/ Dinler merdivenleri „…(Odalar ve Sofalar)
    Ziya Osman Saba :
    „ Cözülen bir demetten indiler/Birak, yorgun baslari bu taslarda uyusun/Tutusmus ruhlarina bir damla gözyasi sun,/Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler““ ….( Sebil ve Güvercinler)
    „ Bulut gecer üstünden/Gemi gelir yanasir/Bir eski türkündür, kulagima fisildar:/`ici dolu camasir`/ Gögünde tanidim ayin ondördünü,/Kirlarinda bilirim bahari,/Hersey icimde birsey,/Istanbul yadigari „……(Istanbul )
    Bindokuzyüz otuz ve kirkli yillarin yeniden yapilanan ülke insaasi sirasinda duygu düsünce dünyasina emek ve yürek yoran Yedi Mesaleciler, yasamin her alaninda oldugu gibi yenilesmenin ve yeniden imar olmanin ortak yüküne sair ve yazarcilik ederlerken, alt yapisi ülke gercekligiyle temelden baslayan ve tüm imar olmasi gereken yikim yeri gercekligini özümseyip kavrayarak sözkonusu olan `mektepten memlekete `duyarliligiyla toplumun egitim görevini de üstlenmisti. Türkce bu ve bundan sonraki dönemlere saglam zemin hazirlayacak sekilde gittikce sadelesen, anlasilir, yaygin, etkin ve kendi özgünlügünde hayati degerliligiyle yerlesik lik ve islrlik kazanirken, diger taraftan Edebiyat; Servet-i Funun`la baslayan devamlilikla AKIM izleyiciligine derinlik kazandirdi. Ve bundan sonraki dönemde Sinema, Resim, Müzik, Mimari, Heykeltraslik, Yüksek egitim gibi yeniliklerle tanisan Türk toplumu, …hemen hemen her sanat ve yasam alaninda ölüm sevgi kahramanlik özlem tutku sadakat gibi konular cesitlisi daha ziyade devlet bürokrasisinin sair yazarcilik ettigi ve gelisen siyasi olaylara göre Edebiyat`a yol ve yön veren, icinde Muhalif Muhafazakarlari da ayni cenderede karistirip yoguran `Bati`ya Bakarak` ülkeyi mamur etmenin; `Gizli Tanzimatciligina ` evrildi. Milli Edebiyat sonrasi Yedi Mesaleciler`le devam eden Ülke imar ve insaasi, cok gecmeden sekilselligi basmakalipliligi hayalperestligi ucariligi üstünkörülügü süslemeciligi sembolcülügü üretimsizligi sartlanmisligi iceriksizligi önemseyip öne cikaran alttan alta yozlasmaya kapilarak, kazandigini geri kaybeden kaliplasmalarin milat evresine girdi
    Cünkü sürekli ilimi bilimi hukuku hatirli sözü ve hayat gercekligiyle esdeger inanci ve kültürlülügü kücümseyip asagilayarak, buraya sokulup sürgün edilmis insanlik disina cikmalarin bitmez tükenmez yokluklar hiclikler ve sefillikler sorunlariyla ezilmis bezmis bikmis bogulmus bunalmis insan yiginakli kusatilmisliga irade ve kararliligi sevgi saygi fedakarlik akil vicdan özgürlük ve özgün iradelilik gibi sayisiz eksiklerle yalnizligin yabancilatiran tarafgirligini özendirip kusatilmis kaliplara esir eden Cinoglan ve Kivrak Kizcilik, bakip seyrederek hayatina kayitsiz kalanlarin bakip seyrettigi her acimasizligi, vicdansizligi, siddeti, dehseti, vahseti, kiyimi,kahiri, küfürü, ölümü ve zulümü zamanla alisip icsellestiren hastalikli –bakip seyrettigine kayitsiz kalip gide gide aynisindan benzeserek- sorunlu canavara dönüsür. Günümüz Türkiye tarifeli anlamini degerini sevgisiz saygisiz kültürsüz paylasimsiz kahirli küfürlü ve her attigi adim, güttügü niyet, edindigi tutum, belledigi kayip, bildirdigi kiyamet en az sokakta yasadigi ve sanki kendinden baska biriymis gibi adlandirdigi TRAFiK CANAVARI ögünlü ve yövmiyeli carpik yapilasma cinnet ve cinayet suretine dönüsürken, buralari besleyip büyütenler arasinda en cok –ölüm kundakli -yasadigi toplum hayatindan kopuk; sair-yazarcilik vardi.

    ……Devam Edecegim……

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem 18.12.2017 - 16:54

    yaşam biçimim....kıyılarında gönlümce,.. ve de özgür dolaşmağa çalıştığım umman...

  • Mustafa Akgünlü
    Mustafa Akgünlü 10.12.2017 - 18:49

    Biz şimdiki bazı şiirlere güzel diyoruz.Kendi yazdıklarımıza güzel diyoruz.Evet bunları bu kadar övüyoruz da peki ya Divan Ustalarının yazdıklarını hangi kelimelerle ifade edeceğiz.

    Bir nîm neşe say bu cihânın bahârını
    Bir sâgar-ı keşîdeyle tut lâlezârını
    Nedîm

    Bunun gibi binlerce örnek var. Bu sadece orta derecesi.

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan 09.12.2017 - 18:27

    şiire dair tekrar...



    “Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

    Her gün bir yere konmak ne güzel

    Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

    Dünle beraber gitti cancağızım

    Ne kadar söz varsa düne ait

    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

  • Deniz Ercivan
    Deniz Ercivan 09.12.2017 - 15:49

    DAİR;

  • Öznur Pendent
    Öznur Pendent 08.12.2017 - 11:20

    ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
    ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
    sular sarardı... yüzün perde perde solmakta
    kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
    eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller
    durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
    sular mı yandı? neden tunca benziyor mermer?
    bu bir lisân-ı hafidir ki rûha dolmakta
    kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

    AHMET HAŞİM

  • Orhan Polat
    Orhan Polat 07.12.2017 - 19:28

    Şiir, duyguları, düşünceleri ilmek ilmek sözcüklerle,hecelerle dokumak demektir
    Şiir, ütopyalar dünyasında gezmek,bireyin kendi ütopyasını kurmaktır.

  • Ahmet Koç
    Ahmet Koç 06.12.2017 - 20:00

    Şiir, bir bent ile ciltler dolusu kitapları ifade eder. Şiir, insanın en saf duygularını bozulmadan kağıda yansıtan bir aynadır.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 05.12.2017 - 12:06

    Sayisiz yenilgiler, perisanliklar, ihmaller,lackaliklar, keyfiyetler, bozgunlar, hiyanetler, öngörüsüzlükler, düstursuzluklar, dengesizlikler ve liyakatsizlikler toplamiyla Kücük Kaynarca´ya giden amansiz kusatilmisligin önden yol gösteren baslangiciydi Karlofca. Ayni benzer akibetin Ayastefenos`la sonuclanan yikim gedikbasi Kücük Kaynarca`ysa Serv öncesi yikilip parcalanmisligin paylasim provasi Berlin Konferansi`na, Berlin`se tarih toplum toprak kültür iz ve insaniyla birlikte yikilmis parcalanmis bir ülke varligini Serv ile paylasilip bölüsüldügünü zapta geciren Mondoros`un ön müzakeresiydi.
    Hayatin birlikte bütünleyen ayrilmaz kopmazlarinda dahilinde varlik gösterdigi aitliligin ilkesel gerekliligi gercekligiyle, her imar olanin saglik dirlige yapilanip büyürken veya her ihmal edilenin yokluga yikilip devrilirken birlikte ve beraber yükselis yahut cöküsü yasadigi gibi, siyaset, ekonomi, ordu, toplum ve devlet yapilanmasinda Tanzimat`la birlikte nicel de olsa baslayan türlü cesit degisimler yaninda, Edebiyatta da ayni nicel degisimler yikim ve parcalanmisligin seyir sürecine refakatcilik etmis ve yeni doguslar sancisina yikimin seyir sürecinde ic ice yasayarak taniklik etmis.
    Buradan usul usul toparlayarak bahsini gectigim baslik maddesine dönecek olursam; hikayesini cöl sahrasi zifiri yalnizlikta gönlünden gecen siirselligin AYAK UYUMUNU deve yürüsüyle eszamanli sayan kanaatin ARUZ diye Araplarca adlandirilip Pers`lere yayarak bizde Osmanli`lasan Divan Edebiyati, tarihin fetihlerle yükselen yenilgilerle de cöküp yikilan ve sekil, süs, hüner, soyutluk, zümreye hitaben ice kapanikliligini Tanzimat`in ilaniyla iceriksel olarak sonlandirirken, bicimsel olarak ( Aruz ) yikilanin yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti ilanina kadar israrci olanlariyla öörnekler vermeye devam etti.
    Yönetimde Tanzimat`in ilaniyla yeni güc ortagi olarak Türk siyasi tarihine girip katilan aydinlar; ulema, saltanat, asgeri erkan ve devlet adamlarinin yaninda1860`ta ilk defa özel ( resmi olmayan ) iradeyle kendilerini Jön Türkler diye isimlendiren ve bati etkisi üstünde agir basanlarca Tercuman-I Ahval olarak gazete halinde yayin hayatina girdi. Uzun ugraslar sonunda ülke kurtulusunu oradan gözlemledikleriyle saglayacaklarina inananlarin kaynagindan dayanak ve destek sagladiklari bati izlem ve gözlemmcileri, Namik Kemal, Sinasi, Ahmmed Mithat, Akif Pasa, Ziya Pasa…..gibi isimlerle `sanat toplum icindir` anlayisinda siir , roman ve makaleler yazarken…
    Akif Pasa :
    “ Kiyilmaz iken öpmege tenin / Simdi ne haldedir nazik bedenin/Andikca gülsende gonce dehenin /Yansin ahi mile kül olsun güller “…….Akif Pasa
    Sinasi :
    “ Bir itik-namedir insana senin kanunun/ Bildirir sultana haddini senin kanunun/ sen gibi akil olan kan dökerek gün mü sürer / Vech-i namusuna ol kan düzgün mü sürer “
    Akif Pasa :
    “Ikbal icin ahbabi siayet yeni cikti/Bilmez idik evvel bu dirayet yeni cikti/Sirkat cogalip lafz-I sadakat modadandi /Namus Tamam oldu hamiyyet yeni cikti “
    Namik Kemal :
    “ Görüp ahkam-I asri münharif sidk-u selametten /Cekildik izzet ü ikbal ile bab-I hükümetten / Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten/Mürrüvet-mend olan mazlumael cekmez ianetten “
    Muallim Naci :
    “ Cikin su savmadan ahidan! Cihani görün /Nasil güzel geciyor alemin zamani görün/Bilin betalet ü gayret nedir, ne hasil eder /Bakin simendifere! Bir de karbani görün “
    Sair Esref :
    “Ey gönül ah etme, her derdin selamettir sonu / Ölmeyen bir hastanin hal-I nekahattir sonu / Gam yeme ferda icin, saat bu saat gün bu gün / olsa olsa dar-I dünyanin kiyamettir sonu “
    Recaizade Mahmut Ekrem, Nabizade Nazim, Abdülhak Hamit, Samipasazade…gibi isimler de, ` sanat sanat icindir ` sair-romanciligi yönlü eserler ve emekler yogurup yorulmus.
    Recaizade Mahmut Ekrem :
    “ Bir sebti köyde azim-I gest ü güzar idim / Ahyaya dür-geste vü emvata car idim/ Metrük bir mezarlik idi meskenim benim/ Yalnizca anda hak-nisin-I mezar idim”
    Abdülhak Hamit Tarhan :
    Bu tas cebinimde benzer ki ayn-I makberdir/Disi sükut ile zahir, derunu mahserdir/ Bu hak leyle-yi ümmidi andirir bence/ Bakilsa zulmete benzer, fakat münevverdir “
    Ali Ekrem Bolayir :
    “Dökülüp gül per-I melaikten/ Gökten pervaz-I naz eden tüyler/ Mayisin germ-I aski baslarken /Bir kanat sekli inkisab eyler”
    Gecis evresini özellikle Recaizade Mahmut Ekrem`in saglayip biraraya geldigi breyin kisiligine inip irdeleyen ve toplumsal sorunlara yakin bakan Servet-I Finun, tanzimat icinde batiya eklenerek varolan sorunlarin üstesinden gelmeyi daha cok yogunlasan, sembol ve imgeciligin agirlik kazandigi ve daha ziyade batiyi ceviren yahut birebir taklit eden yönüyle, siirde Tevfik Fikret ve Cenap Sahabettin, romandaysa Halit Ziya Usakligil, Hüseyin Cahit Yalcin, Ahmet Hikmet Müftüoglu, Mehmet Rauf, Safveti Ziya gibi isimlerleEdebi eserler vermis.
    Tevfik Fikret :
    “ Ey sanli avci, damini beyhude kurmadin/ Attin…fakat yazik ki, yazik ki vuramadin /Dursaydi bir dakikacagiz devr-I bi-sükun/ Yahud o durmasaydi, o iklil-I ser-nigin “
    Cenab Sahabettin :
    “ Sen ser-güzest-I ruhu isitmekle aglasan/ Ben ma-cera-yi kalbi hikayetle aglasam / Ben aglasam sen aglasan ahenler aglasa/Ben ser-be-ser seninke halavete aglasam “
    Siir ve romanciligin Bati gözlemciligini esas sayan ve kisiye göre sayginligi oldugunun yaklasimiyla varlik gösterip emekler yoran Fecri Ati, yasama ömrü cok uzun olmasa da uzun yillar süren Abdülhamid baskisindan kurtulmanin rahatligyila daha serbest ürün verme gayretinde ilan edilmis ikinci mesrutiyeti kendine milat secer. Ahmet Hasim, Hamdullah Suphi, Ali Canip Yöntem, Faik Ali Ozansoy, Mehmet Behcet Yazar, Fuad Köprülü, Yakup Kadri Karaosmanoglu…..gibi isimler Fecri Ati`nin öne cikan simalarindandir ve burada Türkce artik gelecek günün safak sökümü arefesinde daha belirgin ve daha kendini ifade edr durumdadir.
    Faik Ali Ozansoy :
    “Yildizli semalarda hasmet ne güel sey/ Meh-taba dalip yar ile sohbet ne güzel sey/ Dünyamiin üatünde bütün ruhlar uyurken /Yildizlarin altinda ibadet ne güzel sey/
    Hamdullah Suphi Tanriöver :
    Uzak Denizler tenhaca gözlerim daliyor/ Derin cöl aksami üstünd sessiz alcaliyor/ Uzakta Ak Denizin vecd-I lal ü tenhasi /Ufukta cöllerin esrar-I hüzn ü rüyasi “
    Mehmed Fuad Köprülü :
    “Günes ufukta solarken, onunla biz/ dolastikeski hiyaban-I aski hep sessiz/ Menekse Gölgelerin aks-I mübhemiyle dolan / Bu eski makber-I mesir-I hatiratimdan “
    Ahmet Hasim:
    “Sen ve ben/ Ve deniz/Ve bu aksam I lerzesiz, sessiz, / Topluyor bu-yi ruhunu güya/Uzak /Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak/ Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz “
    Ali Canip Yöntem :
    Hani bazan senin `hicrani unut`/ Diyen mavi, baygin bakisin vardi/Hani sis ufuklar uzkta/ Bir cennetten sana nurlar yollardi “
    Yol göstericiligini akil , bilim, gözlem ve deneyime dayali Aydinlanma Cagi takipcisi Fransiz devrimiyle birlikte yogun olarak Kita Avrupa`sindan sirayet ederek dünyaya yayilip saran Bagimsizlik, Ulusculuk, Özgürlük, Hak ve Adalet arayislari, tüm krallik ve imparatorluklari hedef alan kalkisma ve zorlamaciligiyla haritalari, toplumlari, siyaseti, anlayisi, aliskanliklari, dili,iletisimi kültürü, devleti, yapilanmayi, sanati degistirdigi gibi edebiyati da dönüstürüp degistirirken, artik sadece ARUZ kalipli bicimsellikten baska hicbir sey ifade etmeyen Divan ve ona bagli Tanzimat sair, yazar,makale, fikir veya romanciligi da adeta kendi sonunu zamanin yikici ve azgin akintilarinda sürüklenerek getirdiginin son örneklerini Yahya Kemal Beyatli ve Mehmet Akif Ersoy`un Verdi.
    Dagilan ve yikilan ülke parcalanmisligini sürekli yenilerek yitiren ayrisma, kalkisma, kopuslarla toparlayip yerine koyarak korumanin artik mümkün olmayacagini gören ayydin duyarliligi, Türkcülük adiyla ve Jön Türkler arasinda özellikle Yusuf Akcura`nin yogun etkinlik ve öncülük ettigi ulusal bilinci uyandirip yaymaya dönüsmüs. Ahmet Agaoglu, Semseddin Sami, Ahmet Vefik Pasa, Ahmet Midhat Efendi, Necip asim, Veled Celebi, Bursali Tahir Bey,,Necip Bey, Mehmet emin Yurdakul. Tunali Hilmigil, Ahmet Ferit, yazdiklari siir, makale, fikir eserleriyle onun etrafinda ve onun pesi sira toplanarak Türkce`duyarliligina siyasal kimlik kazandirilmis. Ziya Gökalp ise ikinci mesrutiyet idaresindeki Ittihak ve Terakki yönetim kadrosunu etkiledigi Turanciligi, birinci dünya savasinda alinan yenilgiyle birlikte dogan tepkiden fakat buna ragmen kurtulus savasiyla kazanilan basariyla da, Türkcülügü Türkiye Cumhuriyeti temelini teskil etmenin yol göstericiligi sekline fikirsel sava dönüstürmüs. Türkce ise burada kendi özüne dönüsün hem ifade hem anlam bakimindan yeniden konusma dilini yazi dili olarak yasamaya hayat buldugu saf ve berrakligina kavusmustur. Türkcülüge yogunlasmaksa ugradigi ayrilis ve kopuslar silsilesinde dünyada olup bitene karsi kendince tavir koyustur.
    Mehmed Emin Yurdakul :
    “Bu topraklar ecdadimin ocagi/ Evim , köyüm hep bu yerin bucagi/Iste vatan! Iste tanri kucagi/ Ata yurdum evlad bulmaz giderim..”
    Ziya Gökalp :
    “Zahid duyar celalini /Veli Sezer cemalini/Ben isterim visalini/Geldim sana dildar tanrim “

    …………Devam Edecegim……….

  • Mehmet Demirdelen
    Mehmet Demirdelen 02.12.2017 - 23:38

    Bazen bir hayal olur satırlarda o içten gelen duygu yüklü kelimelerin ortaya çıkışı ve aşkı çağrıştırıyor yine kalbin derinliklerindeki saf ve temiz Sevinç’leri yaşatıyor umutla beraber.

  • Kasabanın Cadısı
    Kasabanın Cadısı 29.11.2017 - 22:11

    https://www.antoloji.com/siir-2-18-siiri/?m=0
    ..
    şiir açığa çıkmış bir şair duasıdır..demiş şair..
    ..

    kıssadan hisse.

  • Öznur Pendent
    Öznur Pendent 29.11.2017 - 17:40

    Sarı Başak
    BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetlePaylaş
    Bu kadar iyi olma sarı başak...
    Bu kadar içten bu kadar sadık,
    Gözlerin en saf, en yalın haliyle bakmakta
    Bakışların gözlerindeki hüzün rengi kadar yalnız
    Bu kadar yalnız bakma...

    Şehrin kasvetli silüeti çökmüş üstüne
    Yalnızlığı koynunda, divane bir aşkla
    Yaşamın her sokağında, hep sarı başak
    Paylaşır dostluğu, paylaşır arkadaşlığı
    Bu kadar yalnız kalma...

    Hüzün en çokta sana yakışır! ..
    Sonbahar kadar rüzgarlı ve savurgan
    Bir o kalpte bir bu kalpte
    Sevgin tohumlarını ekmekte...
    Bu kadar sevecen olma! ...

    Gel görki, yinede yalnızsın
    Yine seyyah yine tek başına
    Çantanda umutların ve sevginle
    Bu kadar umutsuz
    Bu kadar aşksız kalma...

    Ahmet Çetin

  • Öznur Pendent
    Öznur Pendent 29.11.2017 - 17:37

    ÇAKIL

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde
    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
    Bir gelincik açılır ansızın
    Bir gelincik sinsi sinsi kanar

    Seni düşünürken
    Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
    Deliler gibi dönmeğe başlar
    Döndükçe yumak yumak çözülür
    Çözüldükçe ufalır küçülür
    Çekirdeği henüz süt bağlamış
    Masmavi bir erik kesilir ağzımda
    Dokundukça yanar dudaklarım

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde.

    Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 17.11.2017 - 14:03

    Kimin gözünde ne büyülü har vurup hingilim savutturan hayal süslemleri vardir; veya kimin keyfiyetinde hicbir dakkasi siradaki saatini tutmayan her olur olmazlarin basi bozuk fingirdestirip oynatacak zevki safasi depresir durumuna sadik ve sabit saplanti bunakligiyla degil, yasadigi yeryüzü kosullarina göre sorgulayip sorumluluk tasiyarak neyi kiminle nasil paylastigi ORTAK HAYAT birikimi ve bilincidir, kisiyi karakter, inanc, güven, ahak, onur ve özgün iradeli sahsiyet sahibi yapan.
    Buradan usul usul toparlayarak yazinin esas konusuna dönecek olursak, kapandigi dar dünya kapilarinin disinda hicbiryerde hayat bulup yasama dayanagi olmayan Zümre odakli ve Aruz kalipli Divan siir-yazarciligi, Hanedan cevresinin neredeyse tümüne yakininin bizzat kendilerinin de katilip katki sundugu özel destegiyle, Baki, Fuzuli gibi isimlerle en olgun döneme erismis, Nedim gibilerle yazilan siire sahsi özgünlük kazandirilmis, Seyh galip ile geleneksel kaliplarin son örnegini yasamis.
    Genc Osman :
    „Gördügüm gibi seni oldu gönül avare/Nice arzeyleyeyim askum sen hünkare „
    Ikinci Mustafa :
    “ Tevbemi eyle kabül dünyada koyma ahirete/Cok ise cürm ü kusurum yok nihayet rahmete / Dile isen koy Cahime diler isen cennete /Enbiya vü mürselin icre hacil etme beni „
    Dördüncü Murad :
    Merdlik dava edersin bi muhanneslik nedir/ Hayf edrsin bari yaninda dilaver yok mudur „
    Fuzuli :
    “Su yolun toprag olup ol kuydan dutsam gerek/ Cün rakibimdir dahi ol kuya koyman vara su/ Dest busi arzusuyla ölürsem dostlar / Kuze eylen topragim sunun onunla yare su “
    Üftade :
    “Gel beri ey gönlümün sahninda seyran eyleyen /Zerrece bir katreyi askla umman eyleyen / Onsekiz bin aleme sigmaz iken bu ask ile / Bir haber verile ona dünyayi zindan eyleyen “
    Rumelili Za`ifi :
    “Acila diyüben bu gam kilidi / Dil-i bi-care feth-i bab ister / Ask dersini okumaga bülbül / Gül-zardan kitap ister “
    Kara Fazli :
    “ Sen bu Kemal- I hüsn ile mihr-I felek misin nesin /Nev-I beserde görmedik yohsa melek misin nesin / Gözlerim icre oynayan sensin iki gözüm benüm / Bilsem ki gözümdesin yohsa bebek misin nesin “
    Meyli :
    “Cemende bir deme y bülbül hezar efsane söylersin /Gülün girmez kulagina nicin yabana söylersin „
    Nev`I :
    “Dün gice sohbetimiz yar ile rindane idi / Sagar idi ben idim cira idi pervane idi “
    Rahmi :
    “ Lale-ves yandi ciger dagi muhabbet-zededür / Dil figar oldu felek icre felaket -zededür “
    Emri :
    “Bana bir tenhaca yer olsa firavan aglasam / Öyle kim yasim kurusa kalmasa kan aglasam “
    Hakani :
    “ Bir gün kim etdi sineni sad-pare der misin / Bir kerre bari neyler o bicare der misin “
    Cihani :
    „ Dostum cevr-i feveran itmek imis hu sana / Hey vefasiz vazgeldim yürivar ya hu sana “
    Nef-i :
    “Yere derdi diyemem bezm-i sarab olmayacak/Cürmüm ikrar idemem mest-I harab olmayacak “
    Seyhülislam Yahya :
    Yar acilsa sa biraz bade-i nab olsa bize /Gelse saki sebep-i nef-i hicab olsa bize “
    Abdulahad Nuri :
    “ Yanmaktan usanmazam pervane miyem bilmem / Hic sonunu saymazam divane miyem bilmem “
    Cevri :
    “Ne ele sagar olur ne ccesmi meyhane bilir / Sorsan amma yine alem onu mestane bilir / Gamzesiyle o perinin nice söylesmek olur 7Dil-I dem beste ne efsun u ne efsane bilir “
    Fehim-i Kadim :
    “Figan idüp dimezüz kim gamun nesin gördük /Gam olmasa dir idük alemin nesin gördük /Cihani aynek-I camindan eyledik seyran/Eger hakikate baksak Cem`ün nesin gördük “
    Nail-i Kadim :
    “Bizde bir günca- lebün yolunda can virsek olur/Can virür bülbül gör ah gül-i ter diyerek/Boyanub hasret-i zülfünle duhana seb-u ruz/ Verzis-i ah iderüz düd-i mu`anber diyerek “
    Fasih Ahmet :
    „Kakül-i yarden bu demler güzerin var mi saba/ Dil-i gam-geresten aya haberin var mi saba /Biz giriftar-i kafes bülbül-i müstak-i gülüz /Gülistandan bize bir berg-i terin var mi saba „
    Nabi :
    „ Bir devlet icün carha temennadan usandik/ Bir vasl icün agyara müdaradan usandik/Hicran cekerek zevk-i mülakat-i unuttuk/ Mahmur olarak lezzet-i sahbadan usandik „
    Sari Memi ( Hifzi ) :
    “Bend-i zülfün olmasin boynunda bagi kimsenin /Lal-i haddin yakmasin bagrinda dagi kimsenin “
    Bagdatli Ruhi
    “ Ey gam-I alem ahvalüm soranlar gam nedür / Simdi bir alemdeyim kim bilmezem alem nedür “
    Baki :
    “ Yardan cevr-ü cefa lutf u kerem gibi gelür / Gayridan mihr ü vefa derd ü elem gibi gelür „
    “ Nam ü nisane kalmadi fasl-I bahardan / Düstü cemende berk-i diraht itibardan / Escari bag hirka-I tecride girdiler / Bad-i hazan cemende el aldi cenardan “
    Celilizade Natik Mehmet :
    “Gönül suzan olur fikr-i ruh-i canine düstükce / Yanar sem-i sebistan üstüne pervane düstükce/ Gelince sineye halin hayalin nola ah etsem / Cikar dud-I siyeh anberden ates-dane düstükce “
    Kami :
    “ Yine sinemde köhne daglar üstüne dag olmus / Acilmis taze güllerle dile dag üstü bag olmus / Harabat icre simdi söz ayakta her taraf fitne / Kiyametler koparmis anda sagar ön ayag olmus “
    Nazim Yahya :
    “Gönül ki sinede sensiz garip imis cana / Vatan da asika kuy-i habip imis cana “
    Izzet Ali Pasa :
    “ Hosdur bize meyhane ki isret vardir icinde / Ol gözleri mahmur ile sohbet vardir icinde / Kimdir o hanim-ignesi kayik ile gecenler / Almis ele yelpaze bir afet vardir icinde “
    Asim Efendi
    “ Gam-i aski dil-i asub Zemin ü asuman cekmez / Sikayet olmasin ben cektigim bari cihan cekmez “
    Hasmet :
    “Benzer bir icim suya letafetde vucudun / Dil-tesne der-agusuna kansin mi efendim/ Vardir dese dil yok yere gonce dehana / Sair sözüne Hasmet kansin mi efendim „
    Ibrahim Hakki :
    “Gafletten uyan ey dil kim bad-I saba geldi /Askin yeli esti bil kim cana sefa geldi “
    Esrar Dede :
    “Yapmak da yapilmak da mey-hanede kalmistir / Asar-I imaret hep viranede kalmistir / Davasin terk etsin bülbülde feda yoktur / Bir nüktecigi askin pervanede kalmistir “
    Nutki Dede :
    “Ah eyle gönül ates-i askiyla zamandir / Her dem isimiz firgat-i yar ile figandir “
    Sünbülzade Vehbi :
    “ Yine ümmidi abad ile düstüm ben bu harabata / Eger berbad olursam da ne care her ce bad abad “
    Enderunlu Fazil :
    “Ola kayikta iki sazende / Bir iki nagmesi hos hanende / Bir de ol suh Fazil bende/ Taa seher saz ile mehtab edelim “
    Ahmed Lütfi :
    “Ne mümkündür karar itmek dil-i avare bir yerde / Ben bir yerde dilber lutf ider agyare bir yerde “
    Koca Ragip Pasa :
    “Harabatin göenler her biri bir haletin söyler / Safasin nakl eder rindan Zahid sikletin söyler “
    Seyyid Vehbi :
    “Ettik hayal-i vasl hatamiz budur bizim / Düstük azab-I nare cezamiz budur bizim “
    Sezayi-I Gülseni :
    “Verip askin vücudun katresin deryaya döndürdün / Bu Mecnunu visale ergürüp leylaya döndürdün / Gül-I ruhsarina karsi dil-i nalan sultanim / Demadem zar eder bir bülbül-I seydaya döndürdün “
    Nedim :
    “ Eristi nev-bahar eyyami acildi gül ü gülsen /Ciragan vakti geldi lalezarin didedi gülsen / Cemenler döndü ru-yi yare reng-I lale vü gülden / Ciragan vakti geldi lalezarin didesi gülsen “
    Seyh Galib :
    “ Gencinen olsan viran edersin / Ayinen olsam hayran edersin / Tir-i nigehinden dag-i deruna / Baksan ne isler seyran edersin “
    Hayata dair her olgu yapisinda binalanip barindigi ana gövde ile birlikte dogup, birlikte büyüyüp, birlikte varlik gösterdigi gibi, cökmesi kopmasi cürümesi de bir ve beraberce olup bitecektir. Yikilisini degisen ilim bilim dünyasina göre gelistiremeyip bu yönde yol ve mesafe katedenlere verdigi özel ticari imtiazlariyla ( Kapitülasyonlar ) gücünün en etkin döneminde Kanuni`yle baslayarak, agirlikli ölcekte fetihlerden gelen ganimet ve Ipek Yollu gecis harcina dayali devleti ayakta tutma egilim ve aliskanligi baglaminda sürekli cöküsü ve durmaksizin eskiyerek yerinde saymayi yigdi yürüttü. Ayrica huyu suyu hic degismeyen az gelirli ve cok giderli saltanat sefasi sarfiyat, Kanuni sonrasi ilerleyen yüzyillarda sorunlarla beslendikce önü alinmaz katlayarak büyüyen sorun felaketine azip saparak, yüklenen dayanilmaz vergilere gösterilen isyanlarla, devamli kaybedilen savaslarla, üretimden terkedilen toprakla, firsatci tefeci eskiya bezirgan derken devlet, hertarafi her yerinden sürdürülemez yönetimsizligin idaresine isgal olup yetkisini tüm yenildikleriyle bölüstügü TANZIMAT`a ilan oldu. Yeni durumun yeni siiri de Aruz aynisi fakat bünyesine bagli olus bitislerin yolu ve yönünde Sinasi, Akif Pasa, Ziya Pasa, Namik Kemal`lerle baslayan ve konusu yasanan hayata sinirsiz yakinlik gösteren ilgi ve iletisimi öne cikaran alani sairiyle birebir özdesligi iceriyordu. Özgürlük, Adalet, Tenkit,Yergi,Vicdan, Ilim gibi…daha ziyade yenilginin ana kaynagi Bati`ya giderek görüp alip getirdikleriyle ( kimi siiri sadece sanat bilenlerin icraati kimi toplumun gören gözü duyan kulagi yaklasimlariyla Servet-i Funun yahut Fecri Ati gibilere farklilasarak) hayati izleyip irdelerken sair ve yazarlar, Devlet yapisi da Ikinci Osman`dan ( Genc Osman ) baslayip Dördüncü Murad, Ücüncü Selim Ikinci Mahmut ve digerleriyle devam eden üretim yoksunu ve israf yogunluklu ve tüm cabasi bir türlü yetmeyen yikim halindeki `Devlet`i sürekli degistirip islah etme cabasini güttü. Fakat tüm cabalara ragmen ilan olunan Tanzimat, aslinda tüm ihmalkarligini bol israfla ve Zümre cikarina harcayip tükenmenin ve zamana uyamamanin bedeli olarak, amansiz cöküsün ve önlenemez yikilisin tescil belgesiydi. Birinci ikinci mesrutiyetlerse, coktan gec kalinmisligin kendi payina ayni yikimin diyetini ödedi.
    Siir ve Edebiyat bu seyriseferin birlikte beraber kader ve kederbirligi yolcusu olarak, Tevfik Fikret, Esref veya Abdülhak Hamid gibi niceleri artik Aruz`dan baska hicbir ortak özelligi olmayan, yakin zamanimizin izini sürüp isaretini koyan sesi ve solugu nitelikli yasam tanikligi ediyordu.
    Enderunlu Vasif :
    “ Erbab-I lutf u himmet o da bir zaman imis / Biz görmedik inayet o da bir aman imis / Yar-I kadimin etmez imis düstan feda / Yaranda mürrüvet o da bir zaman imis “
    Akif Pasa :
    “ Kiyamaz iken öpmege tenin / Simdi ne haldedir nazik bedenin / Andikca gülsende gonce bedenin /Yansin ahi mile kül olsun güller “
    Petrev Pasa :
    “ Vad-Ii visali hem eyler hem eylemez / Bir söze kalbi sad hem eyler hem eylemez “
    Izzet Molla :
    “Ne sabra care ne terki diyara yer kaldi / Adem vilayetinde surda bir sefer kaldi “
    Kuddusi :
    Ey bülbül-I seyda bu gülistana güvenme / Her vakti seher ettigin efgane güvenme / Bu gülseni sanuben olma ferahnak / Cün evveli mamur sonu virane güvenme “
    Tokatli Nuri :
    “Benden özge yok sana asik-i avare güzel / Suzis-i firkat ile yakma beni nare güzel “
    “ Güzelsin sevdigim kendini sakin / Beyaz ellerine kinalar yakin /Iyiden kötüden kendini sakin / Eritirler seni el yaman olur “
    Yenisehirli Avni :
    “ Bu deyr-I harabattan ki hayran gittim / Giryan giryan gelip pesiman gittim / Dünyada ne isledim ne yaptim bilmem / Mestane gelip mesd ü perisan gittim “
    Sinasi :
    “Aklimi aldin aman canimi alma bari / Tek senincün yasayim ask ile Mecnunvari / Hükm eden canan oldur / Mühr kimdeyse süleyman odur “
    Ziya Pasa :
    „ Diyar-I küfrü gezdim beldeler kesaneler gördüm / Dolastim mülk-I Islam`i bütün viraneler gördüm/ Bulundum ben dahi darüs-siffa-yi Bab-i Ali`de/ Felatun`u begenmez anda cok divaneler gördüm „
    Noksani :
    “ Hakk`i görmek diler isen suret-I insane bak / Arayip gezme bu halki cismin icre cana bak “
    Ceyhuni :
    “Ey gönül, nedir bu sendeki darlik / Kendin bilmezligin kabahat yeter / Biraz halk ile eyle pazarlik / Ettigin nefs ile ticaret yeter “
    Recaizade Mahmut Ekrem :
    “Bir mürg-i felaket-zedeyim bal ü perim yok / Me`luf-i gammim bag-i murad icre yrim yok “
    Edip Harabi :
    “ Kapin büyük acan yoktur / Seni alip kacan yoktur/ Anan yoktur baban yoktur / Ya Rab “Allahüssamed “sin “
    Tahsin Nahid :
    “Ta o günden beridir hicranim / Gami kalbimde birikmis, yasadim /Simdi hücremde senin kurbanin / olacak caga eristim sadim “
    Harputlu Hayri :
    “ Sinemde bir tutusmus sönmez ocag olaydi / Zülfün karanliginda bezme cerag olaydi / Zülfün görenlerin hep bahti siyah olurmus / Tek zülfünü göreydim bahtim siyah olaydi “
    Muallim Naci :
    “ Cikin su savmadan zahidan ! Cihani görün / Nasil güzel geciyor alemin zamani görün Calismayip oturanlarda züll ü ye`se bakin / Oturmayip calisanlarda izz ü sani görün”
    Esref :
    “ Nasil zit olmasin alemde garbiyanla sarkiyan /Günesten hepsinin güya ki nuru mah olmustur / Ziraat, marifet, san`at, saadet simdi onlarda/ Cehalet, meskenet,zillet, rezalet bizde kalmistir “
    Üsküdarli Safi :
    “ Su dagda anlasilmaz bir sada var / Su irmakta tükenmez bir macera var / Su sessiz evde bir ahenk hissi / Su issiz cölde savt-i asina var “
    Abdülhak Hamid Tarhan :
    “Bir reng-I teesürde seni göz görüyorken / Bir reng-i tahassur bürünür dehre seraser /Gör zaafimi, ömrümden olurken mütessekki/ Gönlüm yine ömrünle mahkum olmayi ister “
    Namik Kemal :
    “Memleket bitti bitmedi hala sen ben / Bize bu hal ile bizden büyük olma düsman /Dest-I dadayiz Allah icin eye hl-I vatan/ Yetisir terk edelim gayri heva vü hevesi “
    Süleyman Nazif :
    “Kacarken hay file her care benden / Ne isterler bugün bicare benden /Selam olsun saba, gülzare benden / Götür bir ah-I gamgin yare benden “
    Tevfik Fikret :
    “Verir zavalli millet, verir ne varsa; malini /Vucudunu, hayatini, ümidini hayalini /Bütün ferag-I halini, olanca sevk-I balini/ Hemen yutun düsünmeyin haramini, helalini/ Yiyin, efendiler yiyin; bu han-i istiha sizin/ Doyunca, tiksirinca, catlayincaya kadar yiyin “

    ……….Devam Edecek………..

  • Abdurrahman Yaşar
    Abdurrahman Yaşar 11.11.2017 - 21:11

    Şiir bir devri kurtaracak tek güzellik!


    Şiir kimi zaman selam saldı dosta,
    Şiir yatağında uzanan hasta,
    Şiir sevginin kapısında fakir,
    Şiir sevgiliye söylenen zikir...
    Şiir tarifsiz,
    Şiir talihsiz,
    Şiir mahrum,
    Şiir mahkum,
    Şiir can
    Şiir gam,
    Şiir şehir,
    Şiir zehir,
    Şiir ölüm,
    Şiir gülüm,
    Şiir..... Ebedi!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 11.11.2017 - 17:49

    Kendi icinde kapali; soyut ve sekilcilik sanatina yogunlasarak kapandigi daralmisligin disinda hicbir dünya gercekligiyle ilgilenmeyen ve sadece icine kapandigi sinirlari belli konularda saray ölcekli,hayal mahsüllü ve sirf zümre bagimlisi ürünler verirken Divan Edebiyati, sarayin tüm dis duvarlarinda kalan heryerde Divan Edebiyati`na eszamanli olarak yasayan Halk, kendi kültür gecmisiyle özgün yasamla özdes dil ve edebiyatiyla hayat buluyordu. Söyleyeni bilinmeyen mani, fikra, tekerleme, atasözü, deyim, masal, efsane, destan, orta oyunu, bilmece, ninni, agit`larin yanisira, söyleyen yazan ve calip cagirani bilinip belli olan; ve hece vezniyle yazilip söylenen semah, türkü, kosma gibi tür ve esiteri vardir Halk EdebiyatI`nin. Kimi asik veya sairler Aruz etkisinde kalarak kalenderi, selis, satranc gibi türlerde yogunlasmasi, onlarin Halk Edebiyat`indan uzaklasmasina sebep olmustur. Tekke ve Asik adiyla iki türde, yani medrese agirlikli dervis ve gezgin agirlikli halk ozani etkinligiyle tekkelerde, hanlarda veya kahvelerde varlik gösteren Halk Edebiyatinin Tekke türü sekin örneklerine :
    „Adem`e degil mi sohbet mesani
    Adem`de degil mi ayet-el kursi
    Sen seni bilirsen yüzün Hüda`dir
    Bilmez isen, Hak senden cüdadir „…………..( Haci Bektas-i Veli )
    „Benim bunda kararim yok ben bunda gitmege geldim
    Bezirganim metanim cok alana satmaga geldim
    Ben gelmedim dava icin benim davam sevi icin
    Dostun evi gönüllerdedir gönüller yapmaga geldim „……………( Yunus Emre)
    „ Asiklar meydana dogru varirlar
    Erenler cem olmus verir alirlar
    Cümle evliyalar divan dururlar
    Cevahir bash-olan dükkani buldum „…………..( Emir Sultan )
    „Haber aldik muhakemattan
    Gecmeyiz zatan sifattan
    Balim nihan söyler Haktan
    Irsadimiz sirdir bizim „…………………( Balim Sultan )
    Ben dahi asik-i rah olam dersen
    “Evc-i semavata mah olam dersen
    Selamet sehrine sah olam dersen
    Gördügün ört görmedigin söyleme “……………( Azbi Baba )
    „Su dünyanin ötesine
    Vardim diyen yalan söyler
    Bastan basa sefasini
    Sürdüm diyen yalan söylr „…………………..( Hatayi )
    „Erenlerin cokdur yolu
    Cümlesine dedik beli
    Görenn bizi sanir deli
    Usludan gelir delimiz „………………. ( Mehmed Muhyi )
    „ Sürerler ismin hasini
    Silerler kalbin pasini
    Ilm-i ledün manasini
    Acarlar Hü dieyü deyü „………( Elmalili-ümmi - Sinan )
    Katran kazani döküver gitsin
    Mü`min olan kullar didara yetsin
    Emreyle yilana tamuyu tutsun
    Söndür su atesi bundan sana ne „………….( Behlül Dana )
    „Dilim kalem kalbim defter yazarim
    Muhabbet bahrine daldiktan beri
    Leylam deyip kann aglayip gezerim
    Mecnun olup aska uyaldan beri „……………( Ahü Dede )
    „Arzulayip sana geldim
    Ol mübarek yüzün gördüm
    Esigine basim koydum
    Timur Babam Hü „……………..( Dertli Katip )
    „Hak nefsin inkar eyleyen talip
    Iblistir bu cemden sürülsün gitsin
    Hakkin divaninda yüzü karalar
    Efseldir ol yerden sürülsün gitsin“ ……………..( Kul Budala )
    “Sensin ahad sensing samed
    Kullarina eyle medet
    Tak boynuma askin kemend
    Mecnunun olayim senin “………….( Sari Abdullah )
    „Bu dar-I rihlettir bunda kalinmaz
    Hem sonu fenadir murad alinmaz
    Kafile kalkinca geri dönülmez
    Kervanbasi göctü haberin var mi „……………(Dervis Himmet )
    “Ne acep yaratmis mennan
    Cevresinde bütün cihan
    Ol sehrin icinde nihan
    Yar bulduk yardan iceri……………( Caferoglu )
    „Urum abdallari gelir dost deyi
    Egnimizde aba hirka post deyi
    Hastalari gelir derman deyi
    Saglar gelir sahim Abdal Musa`ya „…………..( Kaygusuz Abdal )
    „ Görünen sifatindir
    Onu gören zatindir
    Gayri ne hacetindir
    Sen seni bil sen seni „…………( Haci Bayram Veli)
    „Buh an icre nice can kondu göctü
    Bu tahta nice sultan kondu göctü
    Bu dünya köhne bir kervansaraydir
    Ki nice kervan kondu göctü ………………( Ümmi Kemal )
    Bunca demdir yedinictin
    Insaf ile hadden astin
    Sünbül eydir yeter uctun
    Kon ey gönül simden gerü………..( Sünbül Sinan )
    “ Kara toprak dösenmeden
    Ten kafesi usanmadan
    Nefis kusu bosanmadan
    Hele bir demdir sürelim „……………( Usuli )
    °Topragi güldür tasi gül
    Kurusu güldür yasi gül
    Has bahcenin icinde
    Serv-ü cinari güldür gül „…………..( Ümmi Sinan )
    “Gele Ask sana yar ola
    Tagiklerini hep dere
    Seni dost yolua süre
    Degil “ ya hü vey a man hü “………………( Üftade )
    „Esref oglu al haberi
    Bahce biziz gül bizdedir
    Bizde mevlanin kuluyuz
    Yetmis iki dil bizdedir „……………..( Hasan Dede)
    „ Aslinda neslinde giymemis hare
    Is gelmez elinden gitmez bir kare
    Sandigi gömleksiz duran mekkare
    Bedastana gelir kaftan begenmez“………………..( Kazak Abdal )
    „Okumakdan murad hemen tutmaktir
    Fanilige kandirip teselli itmektir
    Dervislik sofuluk od`dan gömlektir
    Hakikat donudur giyebilirsen „…………………( Kul Adil )
    “Parlayip atesin yanar
    Cümlàlem sulene cunar
    Susayanlar senden kanar
    Ab-u hayat gölüsün sen “…………….(.Muhyiddin Abdal )
    „Gidemedik yollarimiz kis oldu
    Kelp rakipler aramizdan düs oldu
    Drdimiz bir idi simdi bes oldu
    Sen benim yarami sar da öyle git „…………..( Kul Himmet Üstadim )
    „Dört kapu selamin verip aldilar
    Pirin huzuruna cekip geldiler
    El ele el-Hak`ka olsun dediler
    Henüz masum olup cihana geldim „………………( Acem Sahi )
    Yine kircilandi daglarin basi
    „Durmuyor akiyor gözümün yasi
    Vefasiz ardindan gitse bir kisi
    Hakikat ceminde desti bulunmaz „……………..( Pir Sultan Abdal )
    „Vahdet badesiyle mestiz ezelden
    Elest kadehinden tadanlardaniz
    Nur alir gözümüz her bir güzelden
    Ariyiz bala bal katanlardaniz……………….( Ruhi )
    „ almasi farz imis sünnettir selam
    „Hak nurdan yaratti yaz dedi kalem
    Bir cicek yaratti ol Rabbül`alem
    Onu koklayan mahrum kalmadi …………….( Kul Himmet )
    „Zahir eyle icimdeki putumu
    Sen bilirsin hem aslimi zatimi
    Askimi sevdami mhabbetimi
    Verdirüp gayriya söze düsürme „……………..( Arif Abdal )
    „Gah giderim medreseye ders okurum Hak icin
    Gah inerim meyhaneye dem cekerim kime ne
    Sofular haram demisler bu askin sarabina
    Ben doldurur ben icerim günah benim kime ne “…………..( Nesimi )
    „Birgün seni iletirler evinden
    Hak`kin kelaminni kesme dilinden
    Kurtulamazsin azrailin elinden
    Türlü türlü yolun olsa ne fayda „…………..( Teslim Abdal )
    „Yolda Harami cok engel arada
    Unutma sevdigim demde sirada
    Kalip gider gönül amma burada
    Ne sen beni unut ne de ben seni „………………(Kul Hüseyin )
    „Ilkyaz baharinin eyyami geldi
    Hasret günlerinin aksami geldi
    Gönül bülbülünün bayrami geldi
    Yar ile vasl icin bir seher bekler „………………( Kemaleddin Semimi )
    „Yoldasim sandiin yolundan azar
    Haldasim sandigin fitneler düzer
    Ahd-ü ikrar verip ikrarin bozar
    Can verip ikrara duranlar gelsin „………………….( Kasim Dede )
    “Asik olan askin yolundan anlar
    Gercekler ceragi sabahtan yanar
    Pir meydanidir bu ac olan anlar
    Susuzlar kandirir göllerimiz var “………………(Derun Abdal )
    „Arifin halini tarife ne hacet
    Efsane sözlerden eyle feraget
    Nerdedir bir sahib-i keramet
    Ali coktur Sah-i merdan bulunmaz „……………( Türabi Baba )
    „Gercek olan yolun evvelin izler
    Eger yolcu isen yol kamil ister
    Kisi ne söylerse ne acep söyler
    Irfan tanistigi dil kamil ister “………………….(Dervis Mehemet )
    “Cikarma yadindan yadimi hal et
    Bad-i seher yelden beni sual et
    Kalkti nan kervani hakkini helal et
    Boyu servi dalim hosca kal „………………(Pervane –Sitki Baba.-)
    Saray Zümre ve `Dar Duvar` kapali gizliliginin kendine örtük ice kapaliligiyla hayati gercek yasam dünyasindan koparip soyut, sekilsel, usül ve icap üzere sinirlari dar duvar sarayliligin hayal güdümlü yapay dünyasi kadar sartlandirilmis konularla sanat kaplamaciligi yapmaktan öteye gidemezken Divan türü sair-yazarciligi, sinirlari hicbir kisitlama ve sartlandirma bilmeyen yasadigi hayatiyla kendilesmis HALK; gerek yükü gerek sorumlulugu ait ve sahip oldugu akli fikri emegi kaygisi hasreti düsüncesi ürünü hasadi imecesi ili yurdu dagi kusu gurbeti paylasimi bilgisi inanci ayriligi ve herseyiyle ortak bilincin toplumsal kültürünü, bellegini, bilincini ve dilini söylesip, yolu yeniden -hece vezinli ÖZ TÜRKCE bagliliginda- kendi kökünde bulusmaya izlenen bugünlerin Türkiye Cumhiriyeti`ne rehberlik ve bilgelik ediyordu.
    Dünden bugünöere calip söyleye söyleye gelen Halk Edebiyati`mizin Asik türüne yorrum yapmaya bile gerek kalmayan birkac örnekle:
    „Iste geldim gidiyorum
    Sen olasin Halep sehri
    Cok ekmegin tuzun yedim
    Helal eyle Halep sehri …………..( Asik Garip )
    „Yarim bicare oldugumu bilmis
    Cifte benler beyaz gerdana dizilmis
    Bu gece seyretttim beyazlar giyinmis
    Salindi karsima geldi hayali „…………..( Hayali )
    „Dedim dilber yanaklarin kizarmis
    Dedi cicek taktim gül yarasidir
    Dedim tane tane olmus benlerin
    Dedi zülfün degdi tel yarasidir „…………….( Asik Ömer )
    „Kurulu yaydir basilmaz
    Gönül yarinden kesilmez
    Icmeyince derd eksilmez
    Bos kadehler doldu gel gel ………….( Kul Asik )
    Bülbülün Feryadi hardan ötürü
    Yarin feryadi hep agyardan ötürü
    Bineva ömrünü bardan ötürü
    Sarfeder birakmaz bagbani bülbül :………..(Asik Totuni )
    „Yükünü yüklemis tüccar hocalar
    Sabahin bilmeyen okur heceler
    Ili göcmüs viran kalmis yüceler
    Daglar melil melil bilmem nedendir „…………….( Köroglu )
    Yarim bulsam kina yaksam eline
    „Alip gitsem vatanina iline
    Nóla bir dem sarilayim beline
    Kerem aglar kaftan aglar bel aglar „……….( Asik Kerem )
    „Firkatle aglayip sevkle gülünce
    Gözümden dökülen yasi silince
    Bir dilberin elin ele alinca
    Yaylaya cikmanin zamani geldi „………………(Gevheri )
    „Ölüm dedikleri gelmez aynima
    Siga ak kollarini dola boynuma
    Soyunup egnimi girsem koynuna
    Sabah oldu deyi kaldirma beni „…………….( Öksüz –dede-Asik )
    „Güzeller icinde gördüm göcünü
    Tora salip ala gözlü lacini
    Darayip, ciynine döküp sacini
    Daglarin salinda bir maral gezer „…………….( Ercisli Emrah )
    „Gurbet illerine gitti efendim
    Acep dostlar gine tizce gelir mi
    Zevk isret icinde zülfü kemendim
    Benim bunda cektigimi bilir mi“……………….( Üsküdarli Sermi
    „Rüzgar eser dallariniz atisir
    Kuslarini birbiriyle ötüsür
    Ören yerler bu bayramda pek üsür
    Sünbül nicin yasli bakisir daglar „……………….( Karacoglan )
    „Zülfün kemendine bu gönlüm güzel
    Düstü asla o tuzaktan ayrilmaz
    Adim mest yazilmis levhime ezel
    Tel veraktan yazi aktan ayrilmaz „…………..( Zileli Fedayi )
    „Aynalarda gör kendini
    Izhar eylemis fendini
    Acmis gögsünün bendini
    Sükür Hak`tan keremdir bu „…………………..( Asik Bagdadi )
    “Elveda sultanim gayri gider oldum
    Mübarek hatirin ürüsan olsun
    Bir sadik kuunun dua ederim
    Günbegün devletin alisan olsun “………………………( Asik Ali )
    “Döküldü yapraklar agardi daglar
    Gül benzim sarardi anildi daglar
    Deli gönül gahi güler gahi aglar
    Bu garibin aglasin mi gülsün mü “…………..( Asik Halil )
    „Gelmedi cihana benim akranim
    Su fanide kaldi hazer nisanim
    Yedi iklimde de söylenir sanim
    Ellerim gariptir bil padisahim „………….( Asik Nuri )
    „Hicran ocaginda gam kösesinde
    Geldi dert benimle imtihan oldu
    Yigildilar hicran seyircileri
    Acildi bir dükkan bir divan oldu „…………(Asik Tüccari )
    „Ben asli degilem olmasin kerem
    Gönlüne koymasin drd ile verem
    Hicran taptagiyim bulunmaz carem
    Bir umudum odur dermana gelsin „…………..( Genceli Balasan )
    „Ibrisim haliya yaslanmaz iken
    Kus tüyü dösege uzanmaz iken
    Trablus kumasi kusanmaz iken
    Kil ip bellerime kusak ldmustur „……………(Gündesioglu )
    „Haber aldim zülfündeki aglardan
    Rengin aldim mor sümbüllü baglardan
    Basi pare boz dumanli daglardan
    Estin gönül var inile bir zaman „………………( Kul Yusuf )
    „Gurbet iline saldi yar beni
    Acayip hayrete kaldim Cezayir
    Cok kizlar yatagi dediler seni
    Arzuladim seni geldim Cezayir „…………..( Magriblioglu )
    „Askin kitabini destime yazdim
    Yitirdim kendimi hasrette kaldim
    Efkar hanesine tekyesin oldum
    Bir külhana dösesinler postumu „…………….( Mecnuni )
    „ Var mi güzzellerde böyle selvi dal
    Gözleri sürmeli kaslari hilal
    Gül ü gülistandan cikti bir maral
    Sanasin cennetten cikmis geliyor „…………( Meftuni )
    „ Telli sazdir bunun adi
    Ne ayet dinler ne kadi
    Bunu calan anlar kendi
    Seytan bunun neresinde „……………(.Dertli )
    „Nice cekem bu zulümü
    Kime arzedem halimi
    Kem yerde kirdin belimi
    Caldin beni tasa gönül „……………...(Artvinli Samil )
    „Ömrümün hasili sirin nazli yar
    Sürruri`nin senden gayri kimi var
    Kisi asikini koyar mi nacar
    Okmanìm insafa gelmedi gitti „……………….(Silelili Süruri)
    “Kusuri isimiz feryad olurdu
    Namimiz alemde irsad olurdu
    Gahi hicran gahi vuslat olurdu
    Gecti su ezel ki caglar neyleyim ”…………………(Kusuri )
    „Birin bilir binin bilmez
    Bu dünya kimseye kalmaz
    Yar ismini desem olmaz
    Düser dilllere dillere „………………( Erzurumlu Emrah )
    “Yikmis cadirlarin göc etmis Leyla
    Vardim bos kalmis yar otaklari
    Dagi mesken etmis bicare mecnun
    Akitmis gözünden kan irmaklari “………………( Bayburtlu Zihni )
    Arzulayip seni görmeye geldim
    Yüzünde evvelki nurun kalmamis
    Evvel ugrun ismar eylerdin
    Simdi söylemeye dilin kalmamis „……………..( Deli Boran )
    “Küheylanim yedim yedim yederler
    Olanca malimi alan ederler
    Heves güves yaptirdigim odalar
    Korkarim ki düsman konar yurdolur “………….(Dadalolu )
    „Gönlüm darlandi da ciktim daglara
    Gönlüm eglencesi daglar merhaba
    Akti cesmim yasi döndü caylara
    Cesmim eglencesi calar merhaba „……………( Ruhsati )
    „Rüsvet ile yazar hakim hücceti
    Hüccet ile alir kadi rüsveti
    Halk bilmiyor dini ser-i sünneti
    Bozuldu sikkenin tuncuna kaldik „……………. ( Develili Seyrani )
    „Gamlanma gönül senindir hane
    Silaya mi gitmek arzettin yin
    Ali kilavuzun olsun bu sene
    Kimse dönüp dolasmasin yollarda „………………..( Asik Veli )
    Nazlisin nazenin hangi can icin
    “Münasipsin vezir icin han icin
    Bülbül terkeylemis gülü sen icin
    Her kadem bastikca yerler perisan “…………….(Summani )
    „Kara yerd mor menevse biter mi
    Yaz baharda ishak kusu öter mi
    Bahcede alisan cölde yatar mi
    Uyan garip bülbül güllerin hani „…………………..( Kagizmanli Hifzi )
    Gecti gecen günüm akli karali
    „Yitirmisim ben han bakisli marali
    Yad avci elinden gitti yarali
    Tezmis dagdan daga varip tutan yok „………………( Bayburtlu Celali )
    „Müddeti Hazret-I Adem`den beri
    Olunmaz defteri bilinmmez sirri
    Bu dünyadan gitti nice bin biri
    Ahiretten dünyaya gelen ögünsün „………………( Asik Senlik )

    …………Devam Edecek……………

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 06.11.2017 - 18:21

    Dogdugu hayata hep yalnizlik ve yabancilasma cogaltrak devralinmis bir veya bircok seylerin eksik kopuk gedik ve yokluklariyla büyüyen terkedilmislige imrenip özenerek; baskalarinin övgü-yergi esaretine göre kim nerde nezaman nasil buyuruyorsa hicbir özgün tepkisi yokluga sekillenip bicim alan -degiskenlik gösterimli- kaliplarla sekillenip bicimlenen hersey, kendi üstüne cizilmis kalin cizgiler altinda ezilmis ufalanmis sürekli itaatliligin mükemmellestirilmis numunesidir. Ki Insan….dogdugu dünyayi el ayak his duygu duyum algi bilgi sezgi yoluyla kesfedip akil bellek ve bilincine kaydederken tüm yorulup emeklenen katilimciligiyla elde ettigi gözlem birikim ve deneyimlerini devamli yasam düzenine eleyip süzen MANTIGIYLA (sorgulayiciligiyla) yasadigi ilgili hayatin karar verip yöneten inancina sahip olur. Sahip oldugu hüküm, kararlilik, bilinc, bellek ve inancina göre de nerde nasil yasayacaginin birbirinden desteklenerek dayanisan bütünselligine erisip tamamlanir. Karsiligini yasanan hayat ve yasatan insanda bulan veya bulamayan DiL ise, bu dengeyi orulup saglayan veya ihmal edip engelleyen en baslica unsurdur. Buradan usulca toparlayarak Türk Siirinin Hanimagalari ve Feristah Babalari`mevzuusuna gelecek olursak….
    Islamiyet öncesi dogayla özdes yasadigi Dünya iliskileri ve komsuluklari sebebiyle Manicilik, Budacilik, Samancilik gibi degisik inanc egilimleriyle tanisip hayatlarina ortak eden Türkler, bu dinlerin aliskanlik ve ögretilerine göre dogayi, dogal olaylari, töreyi, ulu insanlari,ulu degerleri, ulu yerleri önemseyip öne cikaran siirler, maniler, yazitlar ve destanlar söyleyip cagiriyorlardi.
    „körügme küm tengri
    siz bizni küzeding
    körügnüme ay tengri
    siz bizni kurtaring „………….( Tan Tanrisi-Uygurca- ilahisi )
    „Sengir bulung tering tagta, seviglig aranyadanta
    Sermelip kar suvluk erip sep sem aglaka
    Sekiz türlüg yiller üze tepremetin, serilip anta
    Sere yalguzin nom mensing tegingülük ol, ani teg orunlarta „ ……( Öyle Yerlerde )
    „ Yagiz yir bütürü tepreyür
    Ügüzler taglar birle kalisiz
    Bulung yingak kararip
    Ölez bolti kün tengri „…………………….(Altun Yaruk )
    „ Dokuz ay on kün kötürüp
    Tolgati tungurtunguzlar
    Tugtugumuz erser ögcümüz
    Tozdin topraktin örü kilip
    Tolp et özümizni yup
    Torkkuta isgirtide yörgeding „………………( Atalara Saygi ve Sevgi )
    “Kasincigimin öyü kadgurar men
    Kadgurdukca
    Kasi körtlem
    Kavisgsayur men “………………( Aprin Cor Tigin )
    “……..katigdi sakindim. Iki sad ulayu ini yigünüm oglanim beglerim budunum közü kasi yablak boldaci tip saindim”……………. ( Orhun Yazitlari )
    Insan yasadigi dünya kosullarina göre yahut dolayisiyla inanir, inandigi üzere de nasil hangi düzen nizaminda yasayacaginin inanc ve hüküm kararini vererek hayatina yön veren yollari kaynak edinir demistik ya…
    Kasgarli Mahmut :
    “ Kar buz kamug erisdi
    Taglar suvi akisdi
    Köskin bulit örüsdi
    Kayguk bolup esrisür „…………..(Bahar )
    Yusuf Has Hacip :
    „Kunmus agaclar tonandi yasil
    Bezendi yipin al sarig kök kizil
    Yagiz yir yasil torku yüzke badi
    Hitay arkisi yadti tavgac edi “…………….( Ulug Bugra Han Methi )
    Ahmet Yesevi :
    “Ask otini pinhan tutup asrar irdim
    Can köydürüp yürek bagrim kebap itti
    Pirdin meded bolmas bolsa imdi manga
    Bu derde bizni dostlar bi-had harap itti “……………..( Vahdeti Hikmet )
    Edip Ahmet Yükneki :
    „Biliglig biligligini ederden bolur
    Bilig tatgin ay dost billiglig bilür
    Bilig bildürür bil bilig kadrini
    Biligni biligsiz otun ne kilur „…………….( Bilginin Yüceligi )
    Islamiyet`le tanistiktan sonra islamiyeti daha iyi anlayip kavrayabilmek icin ARAPCA ögrenmeyi vazgecilmez bir zorunlluluk olarak gören Türk Siyasi Tarihi, Kutadgu Bilig, Divan-u Lügatitit Türk , yahut Divan-u Hikmet gibi Kasgarli Mahmut`tan Yusuf Has Hacib`e,Edip Ahmet Yükneki`den Ahmet Yesevi`ye kadar TÜRKCE esasli dil özünde kalmaya israrla, nice akil fikir ilim ahlak vicdan ve Irfan sahibi karsi koyan duyarliliklar olmasina ragmen sadece Islamiyeti manasiyla anlama niyetinde sinirli kalmayip tüm Türk toplum hayatinin yasam alanina önce Arapca , sonra Arapca`ya kosulsuz bagli olarak Farsca hakim ve hükümran oldu.
    Büyük selcuklu Imparatorluguyla baslayip Türkiye Cumhuriyeti`nin kurulusuna dek yüzyillar boyu Siiri ve Türkce`yi siradan insan dilinden ve gündelik yasadigi hayattan uzaklastirarak etkisinde kaldigi ARAP- FARS BASMAKALIPLILIGINA (Aruz Veznine) tesis eden Sair-Yazarciligin ad ve ünvaniydi Divan Edebiyati.
    Dehhani :
    “ Cemal-i hüsnüne magrur olursun /Kemal-I hüsnünün noksani yok mu Begüm Dehhani`ye ölmezden özdin / Tapuna irmegün imkani yok mu “
    Ahmed Fakih :
    “Sual eylesiyeler ittügünden /Tutat azalarini anda lerzan / Kiramen katibin durmaz yazarlar / Ne kim itdün kilarlar anda mizan “
    Seyyad Hamza :
    “Dudagin serbeti sayru sagaldur /Sözün hasdalara tiryak degil mi / Kamu tertiblerin yerli yerince / seni kucmak sekiz ucmak degil mi “
    Mevlana Celaleddin Rumi :
    “Istemem, ey dizgin, bensiz at sürme /Istemem, ey dil, bensiz okuma / Istemem, ey göz bensiz görme /Bensiz ucup gitme, istemem “
    Gülsehri :
    “Her gice cana kemin saz oluram / Kim kapinda bile canbaz oluram “
    Etkisinde kaldikca kendi toplum dilini halini kültürünü duyumunu ve duyarliligini daha cok önemsiz ve degersiz sayan, öz ve gerceklikten yoksun kendi yapay aleminde seckin ZÜMRE ve SARAY yazisma ve EDEBIYAT dili olarak Farsca`nin Arapca`dan; Türkce`ninse her ikisine birden IMPARATORLUGUN genisledigi dolmus birikmislige birebir oranla karisimlanip belirginsizleserek sarayin huzurunda vucut bulan sairler tarafindan ilk incelenmesi yapildiktan sonra, o sirada hükümdar olanin begenisine sunulup ancak varlik gösterme sansi olan; ve gecimini bundan saglayan; ve nihayet saray duvarlarinin disinda hicbirseyi ve hickimseyi muhatap almayan süs, sekil, usül, sanat ve gösteris yogunlukluydu yüzyillar boyu sair-yazarlarin birbirine KALIPLASMIS düzenekte özenerek; ve birbiriyle kiyasiya nisptleserek Divan Edebiyati siirlestigi.
    Asik Pasa :
    Nazenin bu ömrümüz bir göz yumup acmis gibi / Geldi gecti duymaduk bir kus konup ucmus gibi / Nice gecti bilmedik bu ruzigar vü göctü geri / Öyle tut simdi bize bir yel esip gecmis gibi “
    Elvan Celebi :
    “ Bu ask icinde birdür cam ü saki / Bu ask icinde birdür dam ü dane / Bu askin bin sifatindan birisi /Beyane gelmedi sigmaz lisane “
    Ahmedi :
    Asik olana ask odundan nisan gerek /Bagri kebap gözlerinin yasi kan gerek /Yari diyen gerek kim ola gayrden beri / Canani isdeyen kisiye terki can gerek “
    Kadi Burhaneddin :
    “Ey yarenler yar yoluna nem kaldi ki yanmamisam / Bunca ki yandum yanaram billah ki usanmamisam/ Hammari gözünden anun bir tolu icmisem / Andan berü ser-hosam hic dahi uyanmamisam “
    Ezberi :
    “Firsat el virmis iken vakti ganimet bilelim /Ömrümüz hasilini mihr-i muhabbet bilelim “
    Ahmed-.i Dai
    “Sevdüm seni ben candan canum seven ölsün mü/ Ayrilamazam senden canum seven ölsün mü /Ey lal –ü lebi kandum cevrün oduna yandum / Lutf eyleyesin sandum canum seven ölsün mü “
    Elvan-Ii Sirazi
    “Kamer gibi gice seb-revlik idüp /Acep menzilde devran eylemissin /Kapinda kan akar bayramda gördüm / Seni seveni kurban eylemissin “
    Sadrazam Mehmed Pasa .
    “ Dildar icün endise-I can eylemek olmaz / Yok nesneyicin nice zeban eylemek olmaz / Dag-I gamun andikca gönül canumu yakma / Her andugun kisi heman eylemek olmaz “
    Cemal-I Halveti :
    Petrev-I canan kim irdiyse hayran eyledi /Katre iken bi- nihayet bahr-I umman eyledi “
    Ahmed Pasa :
    „Ey fitnesi cok kavli yalan yandim elinden / Bir naz ile bin gönül alan yandim elinden “
    Necati :
    Cikali göklere ahumun serreri döne döne / Yandi kandil-i sipihrun cigeri döne döne /Ayagi yer mi basar zülfüne ber-.dar olanin / Zevk-ü sevk ile virür can ü ser döne döne „
    Belli bir önsöz ve sair-yazar tanitimiyla baslayip kutsal ve devlet büyüklerine övgüden sonra (Kaside) alfabeyle (ebced ) örtüsen tarihe not düsümüyle ayni özentide devam ederek Musammat`lar Gazel`ler Rubailer`in ardindan kendi halinde serbest beyitler siradizimiyle bitip son bulan ve DIVAN adi verilen ortaya konulmus Eser; Müstezat, Mesnevi, Tastir, Müseddes, Sarki, Muhammes Murabba gibi degisik türlerde yazilan ve her iki misra birlesigine Beyit , her iki beyitle olusana Kita, on ve ondan daha cok beyitten olusanlara da Kita-i Kebire denen ölcülü uyakli ( manzum ) Divan Edebiyati, yazilani ustasina özenenden cok ve Selcuklu`dan devraldigini artirarak devam ettiren Osmanli`nin resmen devlet destekli kurumsllasmisliginin talim ve terbiyeciligiyle daha da derinlesti, konusu hep nicel ve yapay breysellikt birbiriyle yarisip sanatsal üstünlük saglayan yetenekler yetistirdi.
    Ahi :
    Saclarin cözsün bulutlara ra`d kilsin laleler /Kabrim üzre hasre dek yansin köyünsün laleler „
    Nihani :
    „ Sana serkeslik edüp gayriya mail olanin / Gec hevasindan eger serv-i hiraman ise de „
    Suzi Celebi :
    Eykadi sana da`vaci Yezdan olacaktir / Mahser arasatindaki divan olacaktir / Hasr icre sicilat-i amel cün bula imza / Rüsvet rakami namene ünvan olacaktir „
    Revani :
    „ Nevbahar oldu nice evde karar eyleyeyim /Su gibi varup seyr-i kenar eyleyeyim „
    Figani :
    „Terk idüp yareni firkat ihtiar itdi gönül /Bir nice eyyam gurbet ihtiyar itdi gönül „
    Ibrahim Gülseni :
    „Gaflet ile gecdi günüm ah nideyim ömrüm seni /Cün bozula düzenin ah nideyim ömrüm seni / Gice gündüz calisdigin hirs u ammelle yigdigun / Kala sensüz hanumanun ah nideyim ömrüm seni „
    Zati :
    „Noldun inlersin felek hercai cananin mi var / Ser eder her menzili Mah-i tabanun mu var / Yoluna canum revan etsem gerek cana derdim / Yüzüme bin hisim ile bakdi dedi canun mu var „
    Hayali :
    “ Nigara bezm-i hüsnünde dil mestanemiz kaldi / Perin yakmis cemalün semmine pervanemiz kaldi / Anu hos tut garibündür efendi iste biz gitdük / Gönül derler ser-i kuyunda bir divanemiz kaldi „
    Hem en son begenisine ortaya konulmus DIVAN huzura sunulan, hem de huzura ve begeniye sunulan DIVAN sayesinde ( icerigindeki kasidede övüldügü kadar ) ödüle bogularak varlik gösterimi tesvik eden Divan Sair`i ; Arapca ve Farsca söz veya yazi karsiligini birebir örtüsmedigi sebebiyle ve SARAY BAGIMLI EDEBIYAT yalnizca Arap ve Farsca yogunluklu yazldigi sürece kayda deger bulundugu sebebiyle artik ilerleyen yüzyillarda neredeyse Türkce tamamen devre disi birakilip Türk yazim dilinin yerini neredeyse Arapca ve Farsca yayilip yerlesti. Hatta öyle ki bu alanda siir yazan sairler, Arap veFars sairleri seviyesinde ve hatta onlardan cok sanat yapan siirler yazip Divan etti. Yazip yarisip divan edenlerin arasinda bizzat Divan`a en sonuncu gecerlilik hükmü veren, devlet yöneticisi ve hükümdarlar geliyordu.
    Sadrazam Mahmud Pasa :
    “Dildar icün endise-I can eylemek olmaz
    Yok nesneyücün nice zeban eylemek olmaz “
    Sehzade Korkut ;
    „Taze taze sinem üstünde görünen daglar
    Sanki bir viranedir üstüne kondu zaglar „
    Cem Sultan :
    “ Yakdi odlara beni fürkat elümden ne gelir
    Ölmedin olmaz ise vuslat elimden ne gelir „
    Ücüncü Mustafa ( Cihangir ) :
    „Yikilipdir bu cihan sanma ki bir dem düzele
    Devlet-i carh-i deni verdi kamu mütbtezele
    Simdi ebvab-i saddette gezen hep hazele
    Isimiz kaldi hemen merhamet-i lemyezele „
    Kanuni Sultan Süleyman :
    “Hay ü huydan farig ol alemde insanlik budur / Pendini gus eyle gel murun Süleymalik budur /Her kime kilsan nazar sen onu senden yeg bilip /Görme kendü kendini zira seytanlik budur “

    …………Devam Edecek………..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 06.11.2017 - 18:19

    Sürekli erkekten rol calarak, siir ve yazi yazmayi erisilmesi zor uzak mesafeli törensel gecis evrelerinden ve hayranlik duyarak buyruguna girdigi kaliba göre sekillenip bicim alan bütün his, algi,duyum ve duyarliligini birebir benzesip kapisinda kul olmadikca kendine hayat hakki tanimamanin her tülü özgürlügünü ve özgünlügünü üretmeden azalan tükenmislikler corakligindan hazir kalip yilginliklar yorgunluklar bezginlikler bunalimlar caresizlikler kayiplar yitikler tüketerek tümüyle ölümle denk cöllesmeleri harcayip tükenmekten baska secenegi olmayan sanat siyaset egitim güvenlik ulasim iletisimin her alaninda oldugu gibi, Siir-Romancilik da ölüm yüklü süreklilikten akil fikir hal yol danisti, danistigi mayalanmalardan da aynisini fazlasiyla günümüze degin yiginaklayip güncellestirdi.
    TRT`de danisman ve metin yazarliginin yani sira cesitli siyasal kültürel faaliyetlerini siir öykü denemeler yazip degisik dergilerde yayinlayan ve bircok ödülün sahibi olan diger sair –yazariliga özetle :
    Zerrin Taspinar;
    „Karanlık bir gergefi dokuyor kadın
    -taa en tepeden ayak uçlarına-
    onbirinde satılmış bir kızın çığlıklarıyla
    bozulmuş kanlı çarşafları dokuyor
    kutsanmış savaşları ve mezarsız çocukların“…………( Cagrisiz Dokumaci )
    „Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykel
    renk, ses ve tatlarla yıkılan idol
    akılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısı
    en ince ayrıntılarla yeniden yaratılan
    çağdaş bin tanrı... bin tanrı daha.
    Seni nasıl sevmeli..?“…………….( Turkuaz)
    Derya Colpan;
    „ kötü huylu bir ur gibi
    inletiyor ağacı
    ve soba
    çıtırtıları diziyor
    yeniden sevişmelerin kursağına.

    gevşiyor mum
    soyundukça.

    yine sobada
    çıranın öğrettiği bir acı. „…………….(çıra)
    „sokağa ters duran adımız
    penceremdeki buğudan
    bozuk bir cam terlemesi
    ama dışarıda ne çok adam
    kaç yapabilirseniz ellerinizle
    kere bakıyorlar camı okşayan suretinize.
    -sulardan ağır bir asfalt akıyor-„……………..(Pencere ve Su )
    Faize Özdemirciler;
    „lütfen manolya, dallarının arasından sızan
    kırmızı ışığı günlerce göremediğimi
    söyleme kavaklara!

    ben daldırma usulü yaseminler yetiştirirken
    teneke yüreğimde, sen ada evlerinde kurtarıcı
    fotoğrafı gibi asılı duruyorsun, üstünü artist

    her aşk gibi bizimki de benzeyecekti
    doğduğu yerin duvarlarına...“…………………….(Duvarar )
    „yalnızlık şiir olmuyor
    yağmurun bol olduğu mevsimlerde, o eskidendi!
    gece karanlık desem binlerce kez söylenmiş
    annemin kanayan rahmine çarpıyor
    öyle ulaşıyorum bilinmeyene „…………….( Bir Mahsumiyet Mahzuniyet Fotograf )

    „Yağmurun pis asfalta düşerken söylediği şarkı
    kirli ellerdeki sesidir nergisin
    inançların cenaze töreninden dönüyorum
    hiçbirşey ağlamaktan vazgeçiremez beni
    canım ya çıkmak, ya sulamak ister
    karanfil fidancığını „……………………………………( Yalnizlik I )
    Türkan Yesilyurt ;
    „ben yalnızlığa benzerim
    kopuş kesinti boşluk
    tut el aletimi
    halüsinasyon çiçekleri
    vazomdaki çatlakları kapatabilir mi „……………….( Halüsinasyon Cicekleri)
    „eğri yağan rüzgar
    parmak uçlarındır saçlarımda
    bıçağın gözyaşıdır ucundaki kan
    sen kırmızıya inanma „…………………………( Tut / iki )

    Cigdem Sezer;
    „bir morgun soğuk sessizliğiyle bakışıyoruz
    şişmiş cesetlerin moraran görüntüsüyle
    öyleyse niçin şarkı söylemeli hâlâ
    ölüler kadar sağırken kalabalıklar da“……………..( Avcinin Kanli Gömlegi)

    „ben dünyayı bağışlamadım o da bağışlamasın
    ipe dizilmiş kardeş ölüleri anne gözleri
    bir dağın bir dağa ettikleri
    gövdem boydan boya ayak izleri

    geceye uzadım sabaha kısa
    kaldı karanlığın giydirdikleri

    ben dünyayı bağışlamadım, o da...“………..(Dagilan Harflerimi Toplama)

    „yakama çürümüş çiçeği
    taktım da geldim. sesim
    yokuşlarıydı içimin, indim çıktım
    debelendim. sen söktükçe ben ördüm
    düz ters lastik haroşa
    çıplak gövdemi şiirle dövdüm

    ‘sahtiyan’ mı diyorlar bezirgânbaşı
    kapat kapıyı, yenildim“…………………...( Kapat Kapiyi Bezirganbasi)
    Ne ekerse ondan bicen yasam yövmiyesi sürükleyip kovalamacaliginin, icerik anlam idrak kavram ve ifade degeri karsiligini akil fikir onur emek vicdan duygu düsünce ve sorumluluk duyarliligiyla bulmayan; ve yalnizca kendisiyle ölcüt karsiligini bulmadikca kendi haline birakilmisligin sürekli eksilip tükenmekte olan altta kalmamak adina hep üste cikma güdümlüsü hir gür yaris siddet acimasizlik bencillik bagimliligiyla, nizahin caresizlligin esaretin ayrismanin soyut ve sembollerle birbirine saldirip satasmaksizin ilgi duyup iletisim kuramama toplum bozulmuslugunu, üzdügü ömür yordugu hayat dengi tembellestirici yozlastirici uyusturucu ölgün kalgin ölümü öne cikarip insanligi ölmüslügün intihar koordinatlarini verdi.
    Özlem Tezcan Dertsiz;
    „anlıyorsun, bir öyküden sürüldüm
    en kestirme yol bildiklerim değilmiş
    uzaklaştı unutuş ben yürüdükçe,
    çamurlu ayaklarım bugünüme özetmiş
    filmi izlemeye gelmedim,
    çok karanlıktı, yerimi yitirdim“……….( El Feneri )
    „‘Sis’ olsam ben de günlerce,
    lanetler yağdırsam zehirli düşüncene
    cepheye sürdüğün defnesiz güvercinler
    ölü harflerle kurduğun bu alfabe
    simsiyah sarayının dört yanını çevirse „……………(Siyah Saray )

    Siir; diger kültür-sanat etkinlikleri gibi Türk Edebiyat tarihcesinde hep ÜRETMEDEN TÜKETEN ve ortaya konmus pazar- piyasasi etkin olup önde gidenin yol, iz, yöntem, kalip, kural, taraf, püf, nokta gösterimlerine göre vucut hali bulup sekillenen; buldugu önde gidene adanma sekil ve vucut hali bulumunda hicbir zaman kaliplastigi esaret kusatilmisliginin ötesine özgü ve özgür varlik gösteremeyen; dar konulu, soyut fikirli, sinirli icerikli, yalan yapayciligi, samimiyetsiz yaklasimli, sembolik duruslu ve her söz veya eylemi havada asili kalan cok kopyalanmis degersizligin dolayli tarifeliliginde buna en yatkin imge ve simge kaynakligin yüklendi.

    Ayni özetin sira devamina Lale Müdür ;
    „ ölüyor kadife şairler...
    pazarların tozunda ve kulenin sisinde gömülü

    gün geceye akıyor...gece güne...
    ölüm yaşama akıyor yaşam bilince...

    bilinç de akar/daha karar vermediler
    gitse odalarından/gitse odalarından birileri...

    Yalnızlık ve melankoli...

    heryerdeydiler...
    dönecek yerleri yok şimdi... ….. ( Kadife Siirler)

    Bir erkek istiyorum
    Kafası pırlanta kesimi
    Halkın çoğunda olduğu gibi
    Ayakkabıları sahte benetton ama zevkli
    Varoşların Lady' si olmak istiyorum
    Kafayı parlatmak ve
    Seçkin geçmişimi unutmak istiyorum
    Bana ne verdiniz ki siz
    Siz ve diğerleriniz?
    Varoşların Lady' si olmak asla istemediniz
    Beni bir varoş erkeği kurtaracak artık
    Kafama, rüyalarıma, yatağıma girecek
    Ve size ödetecek
    Pahalıya hem de
    Sizin ödeyemeyeceğiniz kadar pahalıya
    Bir cigaralık saracak ve
    Aldırmayacak alaycı bakışlarınıza
    Ve yapacak ve yapacak ve yapacak
    Sabaha ve ben sizi unutana kadar“……….( Varoslarin Lady`si)
    „Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede
    İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte
    Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için
    Seni bu denli yıktıkları için
    Yaşamımın gizini vereceğim sana „………..( Destina )
    Arife Kalander ;
    “bir leylaydım, bin ademden
    nice mecnun yarattım

    ecel bendim, iksir bendim, huri ben
    merak arkadaşım, ateş ruhuma bela
    göze candım, köre mana
    gizlendiğim tenhalarım buldular
    asi hayvanlarım evcil odalarda
    tufanlarımdan habersiz uyudular “…………….( Deli Bal )
    “Ölmekten yeni geldim
    kimse görmedi doğduğumu

    aldatıcıydı akıntısı suların
    kayaların dibindeki midye kocaman duruyordu

    bir kum tanesinin soluğu yeter mi denizlere
    ömrüm kendisine yaldızlı bir kabuk arıyordu”…………( Istiridye ve Inci)
    Nilay Özer ;
    “yağmuru çağıralım bana bir İstanbul çiz
    şakaklarında ölü güneşler duran
    yoksul kondular duran yamaçlarında
    günleri naylon kanatlı ve tekinsiz
    şehrime benzemenin yolcusuyum ya
    şuramda düş yangını bizans işi bir deniz “………….( Les Gibi Bakire )
    “öyle hatalar var beni mazur gösterir
    bahçelerden geçirip aklar rengimi
    üç erik ağacıyla bir kuyu arasına
    gerilmiş teııerine asar sesimi
    kaldığım yerde ölüm
    gittiğim yerde kanun”…………………..(…)

    Nilgün Marmara ;
    „Ilık bir süzülüşle
    Geri dön hayat,
    Bırakma yeryüzü salına
    tünemiş pek kara kuşlar
    Örtsün bakışımı,
    Görmek acısı sürsün
    pencere tutsağının
    Düşsün hayatı suya.....................( Cam Kelepceye Evet)
    „Zamani azaldi artik, zorlanmis bedenimin
    Oldugum gibi ölmeliyim oldugum gibi…
    Ask, bag ve hicbir uykuyu düsünmeden,
    Kalivermeliyim öylece kaskati „…………..( savrulan Beden)
    „Yedi tül ardında yazgı uşağı,
    görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o
    ve bağlanmıştır körler
    örümcek salyası kablolarla birbirine
    sevişirken,
    iskeletin sevincini aklın yangınına
    döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.
    Yine de, zaman kedisi
    pençesi ensemde, üzünç kemiğimden
    çekerken beni kendi göğüne,
    bir kahkaha bölüyor dokusunu“………..( Düsü Ne Biliyorum )

    …………söküldügü kaynak, sürükledigi toprak ve sürgün verdigi dal budakla; tuttugu yol, sirtladigi yük, güttügü niyet, ilisip iliskilendigi etkinligiyle yasadigi dünyayi azaltip felakete dönüstüren veya artirip sevgiye saygiya huzura insan degerliligine kendince katki sunan her yerde Sanat -Kültür ve Edebiyat`in da egitici ögretici kisilik kabi yahut kazanimina hic kuskusuz büyük hisse payi vardir. Ki, bugünlerin tüm toplum cöküntü ve uyusmazliginin kendini bildigi keyfiyete sunumlamanin disinda yasadigi toplum hayatina kayitsiz ve sorumsuz kalisi sebebiyle, bugünün tüm kacak- carpik yapim INSAN mimarciligi vebalinin , en basinda birbirine adanip müritlenmis özgünlügü ve özgürlügü olmayan Söhret ugruna adanmis Sair-Yazarciliginin icraat ve faaliyeciligi vardir. Ve bu cöl kurakligi devraldikca devrettigi dünya hayatinin üstüne üstlük soyut semboller giydirip donatan sözden kopuk sohbetten uzak samimiyetten ilgisiz yasam gercekligindense tümüyle kayitsiz – duyarsiz; dogdugu yerden ziyan olup ve sürekli batiya özenip benzeserek öykünmeyi veya övülmeyi kendine sürükleyip söküldügü hayatin en baslica güttügü gayret dengesinden yorulmaya deger esasi sayaniyla, halen hic degismeksizin ve yogunluk artirarak, üretmeden tüketenin sair yazarciligini yapmakta.

    ..........Devam Edecek.............

  • Maria Puder
    Maria Puder 30.10.2017 - 10:29

    Bence bu sitedeki çoğunluğun yazmaya çalıştığı şey kesinlikle değil.

    Önce gidip bol bol okuyun.. Kişinin sayfasında onlarca şiir varmış gibi duruyor .Okuyacak hiç bir şey yok.