Soyutlanmış düşünce deneylerini geç, zihine bazen güzel fısıldasa bile, nitekim soyutlanmış düşüncenin babası Ibn Tufeyl’in(Bacce’nin) Hayy İbni Yakzan’ıdır… Søren Kierkegaard’ın iki bölümlük eserini okuduysan? Eserin birinci bölümünde Viktor Erimata kısmında, bahsi mevzu belagatlarla soyutlanmış düşüncenin niteliğini tanımlar. Eserin ikinci kısmında ise, yani Johannes Klimakos kısmında ise somut düşünceyi nitelendirir. Ne yazıkkı okumayı bırakalı bayağı oldu, eğer tekrar okumaya karar verseydim Nicoletta Verna’dan okurdum.
- Zihinsel olarak ideolojik körlük, tıpkı kara deliğin olay ufkunda haps olmuş ışığın hali gibi, … - Işığın kaçamadığı, ideolojik saplantı(obsessif) hastalıklı ruh halidir(!)
- Erdem sahibi olmak, yerine göre ruhsal olgunluğa sahip olmak değilmi idi? - Sokrat’a sormuşlar. - Erdem sahibi olmayanlara ve erdemi eğitilemez olanlara ne denir? - Sokrat’ın cevabı, böylelere piç denir demiş(!)
Herkes kendi yüzünü bile göremediği filminde bilinçli veya bilinçsiz başrol oyuncusu. Filmi kopana sormalı. Başrolün senaryosu benliğinden ibâretse, filmin neden, niçin koptu veya niçin kopardılar, diye?
Körebe oynuyoruz, görünürde hiç ışık yok her taraf karanlık!
- Aşk’la vâr olabilen insan, Aşk ile türeyebilen insan, Aşk sayesinde herşeyi düzenlendirebilen insan, Aşk’la kendini unutup bendini tanıyabilen insan, Aşk ile bir birlerini tanıyabilen insan, Aşk’dan ötürü sohbet edebilen insan, nitekim Aşk duygusu sayesinde kendisi ile barışık hissedebilen insan,… ,…yapabileciğini yaptı ve nankörlüğünü, yine Aşk’a yükledi,…
- Aşk’ın fazlası maraz, azı ise kibir, peki ortası ne?
Soyutlanmış düşünce deneylerini geç, zihine bazen güzel fısıldasa bile, nitekim soyutlanmış düşüncenin babası Ibn Tufeyl’in(Bacce’nin) Hayy İbni Yakzan’ıdır… Søren Kierkegaard’ın iki bölümlük eserini okuduysan? Eserin birinci bölümünde Viktor Erimata kısmında, bahsi mevzu belagatlarla soyutlanmış düşüncenin niteliğini tanımlar. Eserin ikinci kısmında ise, yani Johannes Klimakos kısmında ise somut düşünceyi nitelendirir.
Ne yazıkkı okumayı bırakalı bayağı oldu, eğer tekrar okumaya karar verseydim Nicoletta Verna’dan okurdum.
… m e r h a b a y a ü s t e l i k …
- Zihinsel olarak ideolojik körlük, tıpkı kara deliğin olay ufkunda haps olmuş ışığın hali gibi, …
- Işığın kaçamadığı, ideolojik saplantı(obsessif) hastalıklı ruh halidir(!)
Film kopunca, kara kutu arızalandı, neredeyse hiç çalışmaz duruma geldi(!)
- Erdem sahibi olmak, yerine göre ruhsal olgunluğa sahip olmak değilmi idi?
- Sokrat’a sormuşlar.
- Erdem sahibi olmayanlara ve erdemi eğitilemez olanlara ne denir?
- Sokrat’ın cevabı, böylelere piç denir demiş(!)
Duygularımı şiirleştirmek istemiyorum. İç âlemimde kalınca resmini çekip kara kutuma işlenmiş gibi oluyor.
Hepiniz iki yüzlüsünüz çünkü yazarken veya konuşurken ealifabe iki türlü birçoğu ünlü diğerleri ise ünsüz!
Uyanıkken uyuma haline terminolojide gaflet denir.
Herkes kendi yüzünü bile göremediği filminde bilinçli veya bilinçsiz başrol oyuncusu.
Filmi kopana sormalı. Başrolün senaryosu benliğinden ibâretse, filmin neden, niçin koptu veya niçin kopardılar, diye?
Körebe oynuyoruz, görünürde hiç ışık yok her taraf karanlık!
- Aşk’la vâr olabilen insan, Aşk ile türeyebilen insan, Aşk sayesinde herşeyi düzenlendirebilen insan, Aşk’la kendini unutup bendini tanıyabilen insan, Aşk ile bir birlerini tanıyabilen insan, Aşk’dan ötürü sohbet edebilen insan, nitekim Aşk duygusu sayesinde kendisi ile barışık hissedebilen insan,…
,…yapabileciğini yaptı ve nankörlüğünü, yine Aşk’a yükledi,…
- Aşk’ın fazlası maraz, azı ise kibir, peki ortası ne?
Ben. …