Soyutlanmış düşünce deneylerini geç, zihine bazen güzel fısıldasa bile, nitekim soyutlanmış düşüncenin babası Ibn Tufeyl’in(Bacce’nin) Hayy İbni Yakzan’ıdır… Søren Kierkegaard’ın iki bölümlük eserini okuduysan? Eserin birinci bölümünde Viktor Erimata kısmında, bahsi mevzu belagatlarla soyutlanmış düşüncenin niteliğini tanımlar. Eserin ikinci kısmında ise, yani Johannes Klimakos kısmında ise somut düşünceyi nitelendirir. Ne yazıkkı okumayı bırakalı bayağı oldu, eğer tekrar okumaya karar verseydim Nicoletta Verna’dan okurdum.
"Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi. Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı... Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi."
Soyutlanmış düşünce deneylerini geç, zihine bazen güzel fısıldasa bile, nitekim soyutlanmış düşüncenin babası Ibn Tufeyl’in(Bacce’nin) Hayy İbni Yakzan’ıdır… Søren Kierkegaard’ın iki bölümlük eserini okuduysan? Eserin birinci bölümünde Viktor Erimata kısmında, bahsi mevzu belagatlarla soyutlanmış düşüncenin niteliğini tanımlar. Eserin ikinci kısmında ise, yani Johannes Klimakos kısmında ise somut düşünceyi nitelendirir.
Ne yazıkkı okumayı bırakalı bayağı oldu, eğer tekrar okumaya karar verseydim Nicoletta Verna’dan okurdum.
… m e r h a b a y a ü s t e l i k …
Burhan Sönmez'in muhteşem eseri..
"Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi. Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı... Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi."