Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın .......... Atila İlhan
Rica ederim sevgili Muammer orak. Muhammed Ali savunduğu fikirler ve yaşantısıyla gerçek bir dava adamıydı. Dava mi ne idi tabii ki mazlumla zalimin hakla batilinn ezeli mücadelesi.onun duruşu davranışları sonraki kuşaklara anlatılmalı yasatilmali. Magazin sevgisine popülariteye kurban edilmemeli.
Girdiği bir müsabakada rakibine az bir sayı farkıyla yenildi Ertesi yıl bir daha denedi bu sefer rakibini açık ara yendi Altın madalya alıp dünya şampiyonu oldu. Kutlama için gittiği restoranin siyahilere servis yapmadıklarını öğrendiğinde madalyasını geri iade etti. Sebebi sorulup öğrenildiğine madalyası geri iade edilmek istenen standı İşte Muhammed Ali farkı Günaydın kursu musmutlu sabahlar
sen de biliyorsun pekala,.. bu yangın, sönecek birgün, dönecek kırık gönlüm sılaya sevdaya, geçecek ağzımdaki pas tadı, ritmi düşeck,..l içimdeki saatin, öyle dörtnal,.. koşmayacak, vurmayacak kabını çatlatırca, gözlerim aynalara küs bakmıyacak, sabahları bulutlar,.. selamsız geçmiyecek ufkumdan, çalan telefon ürkütmiyecek yüreğimi, belki sendendir diye. koşmayacağım her kapı çalınışında, öyle delice, yine umutlarımı yüklüyeceğim, göçmen kuşların kanatlarına. güleceğim Vallahi herşeye, hemde herşeye.inadına, bazen de,.. göz yaşlarım yetişecek imdadıma, söndürecek içimdeki yangını, umut fakiri gecelerden,medet umup, sığınmıyacağım koynuna.. şart olsun,vebali boynuma ki, unutacağım senle yaşadığım,iyiyide,kötüyüde. ismini her duyuşta canım yanmıyacak, bu gönül kanmıyacak birdaha, yakamoz, yakamoz, parlıyan gözlere, fısıldanan romantik sözlere. tek tek özür dileyeceğim senin için, kırdığım,eşten,dostan,hısımdan,akrabadan. bıktım artık,yalandan,dolandan, uzak duracağım yalancıya kanandan. her şeyime,hele de gönlüme sahip çıkacağım. hesap soracağım,maziden, uslanmaz gönlümden yargılıyacağım onu,tabiiki seni de, sonrada asacağım herikinizi de, sevdamın dar ağacında, bu kez de ben seni gömeceğim, mazimin en derinine, arsız, hemde hırsız gönlünün, ne bir mezarı olacak, ne de nir mezartaş....
.. Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazırUçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz Buram buram zehir Yar yüzünde infazBir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Güzelliğin zulme çaldığı sınır Uçurumun kenarındayım Hızır Ben fakir En hakir Bin taksir Ateşten Kalleşten Mızrakla gürzden Dabbetülarz'dan Deccal’dan, yedi düvelden Korku nedir bilmeyen ben Tir tir titriyorum Gülce’den Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan Nutkum tutuluyor, ürperiyorum Saniyeler gözlerimde birer can Her saniyede bir can veriyorum
"Hiç kuşkusuz insan başka yollarla da var edebilir kendini, diyelim uzun bir öpüşmenin derinliklerinde kaybolarak, bir bakışın ateşinde yanarak, bir kitabın ruhundan doğarak, bir dokunuşla sarsılarak ya da şu an hatırlayamadığım daha akıllıca yahut daha aptalca birtakım şeyler yaparak da var edebilir."
unuttum seni diyorsun, unuttum seni.... silmişsin herşeyi, üstüne kalem çekmişsin. o güzelim, anıların, bizim dediğimiz şarkıların. inanmıyorum sana, kolay mı onca yaşananı, birden unutmak,yada yürekten silmek, ne yani..biz yaşamadık mı? o büyük sevgiyi? yoksa yalanmıydı? hani ben senin,..birtanendim, hani tüm dünyan,..bendim, hani sevgimiz,.. ebedi, sevdamız,..cihana bedeldi. unutmak kolay olsaydı, önce ben,..unuturdum seni. ama neylersin ki,unutamıyorum işte. sevgi sözleri fısıldıyan sesin, hala kulaklarımda. gecenin içimde,yakamoz,yakamoz, yanan,gözlerin, hala,.. gözbebeklerimde. sıcak tenin,.. tenimin,.. tüm gözeneklerinde, sevgin can evimde,.. dururken, unutmak,ne mümkün be gülüm, unutmak,ne mümkün. sevdiğimdin,kıymetlimdin, ilah diye tapardım, şımartırdım,her isTeğini yapardım, bir gülüşüne,.. koca cihanı yakardım. dokunmaya kıyamaz, gözlerimde bakardım. şimdi sen,unutmuşsun beni, öyle mi? silmişsin onca şeyi, üstüne kalem çekmişsin, o güzelim anıların. kalmamış hükmü,bizim dediğimiz,şarkıların. var git işine be gülüm, var git işine. ben sevdim mi,adam gibi severim. sİldiysen beni, sevdamı kalbime gömüp, büker boynumu, çeker giderim,çeker giderim...
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki hiçbir şey engellenemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçük bir köprü vardır, o kadar. Ama sen tam bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.
Alnı açık gözü toklar, Buyursunlar baş köşeye. Kula kulluk edenlerse Ömür boyu taş döşeye. Nefsine hakim olursan, Kurulursun tahtına. Çalakaşık saldırırsan, Ne çıkarsa bahtına.
Allah rahmet eylesin, Barış Manço ne güzel söylemiş...
Bugun arabesk günü :)
Günaydı heyyooo kürsümm.. :))
..
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın
..........
Atila İlhan
Günaydın kürsü şiir güzel hilal
Bu türkü kürsüye ve çok sevdiğim bir arkadaşıma gelsin
Rica ederim sevgili Muammer orak. Muhammed Ali savunduğu fikirler ve yaşantısıyla gerçek bir dava adamıydı. Dava mi ne idi tabii ki mazlumla zalimin hakla batilinn ezeli mücadelesi.onun duruşu davranışları sonraki kuşaklara anlatılmalı yasatilmali. Magazin sevgisine popülariteye kurban edilmemeli.
Girdiği bir müsabakada rakibine az bir sayı farkıyla yenildi
Ertesi yıl bir daha denedi bu sefer rakibini açık ara yendi
Altın madalya alıp dünya şampiyonu oldu.
Kutlama için gittiği restoranin siyahilere servis yapmadıklarını öğrendiğinde madalyasını geri iade etti.
Sebebi sorulup öğrenildiğine madalyası geri iade edilmek istenen standı
İşte Muhammed Ali farkı
Günaydın kursu musmutlu sabahlar
Biliyorsun
sen de biliyorsun pekala,.. bu yangın,
sönecek birgün,
dönecek kırık gönlüm sılaya sevdaya,
geçecek ağzımdaki pas tadı,
ritmi düşeck,..l içimdeki saatin,
öyle dörtnal,.. koşmayacak,
vurmayacak kabını çatlatırca,
gözlerim aynalara küs bakmıyacak,
sabahları bulutlar,.. selamsız geçmiyecek ufkumdan,
çalan telefon ürkütmiyecek yüreğimi,
belki sendendir diye.
koşmayacağım her kapı çalınışında,
öyle delice,
yine umutlarımı yüklüyeceğim,
göçmen kuşların kanatlarına.
güleceğim Vallahi herşeye,
hemde herşeye.inadına,
bazen de,.. göz yaşlarım yetişecek
imdadıma,
söndürecek içimdeki yangını,
umut fakiri gecelerden,medet umup,
sığınmıyacağım koynuna..
şart olsun,vebali boynuma ki,
unutacağım senle yaşadığım,iyiyide,kötüyüde.
ismini her duyuşta canım yanmıyacak,
bu gönül kanmıyacak birdaha,
yakamoz, yakamoz, parlıyan gözlere,
fısıldanan romantik sözlere.
tek tek özür dileyeceğim senin için,
kırdığım,eşten,dostan,hısımdan,akrabadan.
bıktım artık,yalandan,dolandan,
uzak duracağım yalancıya kanandan.
her şeyime,hele de gönlüme sahip çıkacağım.
hesap soracağım,maziden,
uslanmaz gönlümden
yargılıyacağım onu,tabiiki seni de,
sonrada asacağım herikinizi de,
sevdamın dar ağacında,
bu kez de ben seni gömeceğim,
mazimin en derinine,
arsız, hemde hırsız gönlünün,
ne bir mezarı olacak,
ne de nir mezartaş....
G.M.Aı
Deniz
Şiir harika
Ben neden daha önce bu şiire denk gelmedim ki
Seslendirmek istiyorum
..
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Muhteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurumun kenarındayım Hızır
Civan hazır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazırUçurumun kenarındayım Hızır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gülce'm uzaktan dolanır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bir davet
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce bir afet
Peri değil
Huri değil
Gülce beyaz sihir
Gülce ölümcül naz
Buram buram zehir
Yar yüzünde infazBir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarz'dan
Deccal’dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce’den
Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum
Ö L Mete
..harika bir şiir ..
Kürsüye iki şezlong biraz kum bir leğende su koyalım bari. Yazık ya size böyle buralarda. Gelirken çakıl taşı da getircem size söz
:))
İyi matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur – John Nash
"Hiç kuşkusuz insan başka yollarla da var edebilir kendini, diyelim uzun bir öpüşmenin derinliklerinde kaybolarak, bir bakışın ateşinde yanarak, bir kitabın ruhundan doğarak, bir dokunuşla sarsılarak ya da şu an hatırlayamadığım daha akıllıca yahut daha aptalca birtakım şeyler yaparak da var edebilir."
Hasan Ali Toptaş, böyle diyor
Ahmet Kaya paylaşımrina bir katkı olsun istedim
Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır. Dostoyevski
Hilal çok tatlısin
Hep böyle kal doağal ve güzel :)
Sevdiğin şarkıları bulup yakasına yapışıyorum
.. teşk ederim Gizli Özne :)
..çok severim Erkin abiyi ve bu şarkıyı ;)
Neşe-i muhabbetim Deniz Daner'e
yılkı atların düşüyüm
Hilal evrim Ahmet Kaya denince aklıma ilk gelen şey lk parça Şafak türküsü olur
Paylaşımlar bir harika..herkese ayrı ayrı bu güzel paylaşımlar için teşekkürler..sırayla hepsini okuyup dinliyorum ;)
Herkeslere tünaydın:) bugün herkes melankolik modun da..zuperrrrrr ????
Çeker giderim
unuttum seni diyorsun,
unuttum seni....
silmişsin herşeyi,
üstüne kalem çekmişsin.
o güzelim, anıların,
bizim dediğimiz şarkıların.
inanmıyorum sana,
kolay mı onca yaşananı,
birden unutmak,yada yürekten silmek,
ne yani..biz yaşamadık mı?
o büyük sevgiyi?
yoksa yalanmıydı?
hani ben senin,..birtanendim,
hani tüm dünyan,..bendim,
hani sevgimiz,.. ebedi,
sevdamız,..cihana bedeldi.
unutmak kolay olsaydı,
önce ben,..unuturdum seni.
ama neylersin ki,unutamıyorum işte.
sevgi sözleri fısıldıyan sesin,
hala kulaklarımda.
gecenin içimde,yakamoz,yakamoz,
yanan,gözlerin,
hala,.. gözbebeklerimde.
sıcak tenin,..
tenimin,.. tüm gözeneklerinde,
sevgin can evimde,.. dururken,
unutmak,ne mümkün be gülüm,
unutmak,ne mümkün.
sevdiğimdin,kıymetlimdin,
ilah diye tapardım,
şımartırdım,her isTeğini yapardım,
bir gülüşüne,.. koca cihanı yakardım.
dokunmaya kıyamaz,
gözlerimde bakardım.
şimdi sen,unutmuşsun beni,
öyle mi?
silmişsin onca şeyi,
üstüne kalem çekmişsin,
o güzelim anıların.
kalmamış hükmü,bizim dediğimiz,şarkıların.
var git işine be gülüm,
var git işine.
ben sevdim mi,adam gibi severim.
sİldiysen beni,
sevdamı kalbime gömüp,
büker boynumu,
çeker giderim,çeker giderim...
,
bu şiirim gitmesini bilenlere armağandır.
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki hiçbir şey engellenemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçük bir köprü vardır, o kadar. Ama sen tam bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.
Alnı açık gözü toklar,
Buyursunlar baş köşeye.
Kula kulluk edenlerse
Ömür boyu taş döşeye.
Nefsine hakim olursan,
Kurulursun tahtına.
Çalakaşık saldırırsan,
Ne çıkarsa bahtına.
Allah rahmet eylesin, Barış Manço ne güzel söylemiş...
bu da benim sol yanıma
konfüçyus diyor ki ki ki kuvvetli iken kavgacı olma...ben de ekliyorum güçlü iken acımasız olma.