Askıda ekmek nedir? Deveyi hanudu ile götüren hıyarların kokuşmuş düzenlerine zeval gelmesin diye açlıktan ölenlere sus payı... Lütfen sessiz ölün demenin siyasal hali...
Ermeni soykırımcılar iş başında yine dünyanın başına bir bela savaş çıkarmak için elimden geleni ardına koymuyorlar.. Cnntürk ilk haberi geçiyor. diğer kanallarda kim kime atladı kim kiminle ne yapıyor cinayetler soygunlar tecavüzler.. Millet haberlere bakıp Ermeniler Azerbaycan değil de Türkiye yi işgal etti zanneder... Türk TV övüncü haber kanalları... Ne diyelim haber kanalı bu olan ülkenin durumu ne olur... Bir kişi bir Avrupalı parlamentere hitler işgal sırasında bütün avrupanın anasını sevdiği içinmi bu kadar baba özlemi içerisindesiniz? Diye..
İncinir insan, Saçları yerine gururuyla oynarsan, Ayakta tutmak yerine ayakta uyutursan, O senden başkasına körken sen nankör olursan, İncinir insan, İnsan incinir..
okuldan döndüğüm zamanlar bazen üst kata eve çıkmaya üşenir babannemin evinde kanepede uyuyakalırdım.bazen de mahsus uyumuş taklidi yapardım.babannem beni severdi .yanıbaşıma yogurt akide şekeri kuru üzüm leblebi vs koyardı.uyanınca onları yemek hoşuma giderdi.odanın birinde kurutulmuş yufka ekmek olurdu.kapı gıcırtısından anlardım ki yukaeı cıkarken eve götürmem için o ekmeklerden verecek.bazen üşenir almadan kaçardım.bahçedeki kayısı ağacına asardı onu.orda bırakmaya kurda kuşa yem etmeye içimin elvermeyeceğini bilirdi.iyi kadındı babannem.ömründe tek bir gününün bile kendisi için yaşamamış emeği hiç değer görmemiş hayattan da bişey beklememiş eli öpülesi bi kadındı.allah rahmet eylesin
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırır beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalar da geleceğim sana On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadîm Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle geleceğim -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Öyle zannediyorum ki insanda mizaç, huy, karakter konularındaki genellemelerden tek doğru olan, genellemelerin yanlış olduğudur. Dünyada bölgesel, iklimsel ve milletsel farklılıklar elbette vardır. Sıcak ülke insanlarında insani ilişkilerin daha yakın olduğu ama aynı zamanda tartışmaya ve kavgaya meyilli oldukları, diğer yandan soğuk ülke insanlarının birbirlerine daha mesafeli ve resmi oluşu ve olaylara daha soğukkanlı yaklaşımı, ılıman ülkelerde romantizmin yüksek oluşu vs. gibi...
Ama bütün dialoglarda dikkat edilmesi gereken önemli şeylerden biri de üslup meselesidir. Konuya hangi kapı aralığından bakılırsa bakılsın (ki herkes başka bir kapıdan bakabilir, başka bir pencereden seyredebilir) yaklaşımını da düzgün üslubuyla yaptığında sorun teşkil etmeyecektir.
Arkadaşımızın kadınlar ve Türk kadınları hakkındaki aşağılar mahiyette görüşlerine katılmak mümkün olmadığı gibi rahatsız edici görüş ve tanımlamaları konusunda da bir yanılgıya düştüğünü, kendisi için talihsiz bir paylaşım olduğunu, belki dönemsel yaşadıkları ile ilgili anlık zaafiyet içinde olduğunu düşünüyorum. Görüşlerinde dikkat edilmesi gereken ve doğru sayabileceğimiz şeyler de yok değildir. Ama daha doğru bir üslupla ve genellemelerden kaçınarak yapsaydı şu anda onu alkışlar olurduk belkide. Kendisinin de konu ile ilgili bir düzeltme yapacağını ümit ediyorum.
Bunları neden mi yazdım? Çünkü muzdaribim ama gerçekten muzdaribim...
İşe gidiyorum bakımlı kadınlar, otobüse biniyorum bakımlı kadınlar, TV'ye bakıyorum aynı... Eve geliyorum saç baş dağınık, bakımsız elinde telefon... Yatağa giriyorum, yok çocuklar uyumadı, yok isteksiz tavırlar, yok o günah, bu günah... yeter be!!! Allah'tan param yok... Yoksa çoktaaaan... neyse!
Aklımda sesinin salıncakları uğuldar İstanbul kanatlarında Gözlerinin o dağ kokusundandır yüreğimin gelgit çağlayanları Umuttan bir taydır hâlâ yüreğim gezinir hülyanın sınırlarında Uykularım en ürkek bir ceylan gibi ne vakit aklımı yöneltsem sana Oyaladım bütün umutlarımı ruhumun bu hüzün salıncağında
Dağlık karabağda ve Ermenistan da pkk kampları var" Haydar Aliyev Şimdi ermeni terör örgütü olduğu eskiden beri belli olan bu hain terörist örgüte Avrupa devletlerinin himayesini anlamayanlar belki anlarlar... Türkiye Cumhuriyeti tıpkı asalada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde bu operasyonları yapmalıdır ki belki Avrupa Birliği ülkelerinde ki insanlar durumun vahametini anlar
nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar ... Attila İLHAN
çiçekler hazan mevsimini severler düşler hislere hisler arzulara döngüdedir hazanda toprak analanır yağmurla karla dinlenir toprak beyaz yorgan altında gidene dur desende durmaz ki durdurmaz ki maviliğin tonca güzeli. efes // 35
Cennet ve Cehennem Bir Samuray, yolda rastladığı Budist rahibe, kafasına takılan soruyu sorar; - “Cennet nasıl bir şeydir?.. Cehennem nasıl bir şey?..” Rahip azarlarcasına cevap verir, Samuray’a... - “Git başımdan...” der; “Senin sorularına ayıracak vaktim yok benim...” *** Beklemediği bu cevap karşısında sinirlenir Samuray... Üstelik kendisine gülmeye başlayan arkadaşlarının yanında küçük düşmüştür... Kan beynine sıçramış şekilde, kılıcına sarılır ve çekerek din adamına doğru hamle yapar... - “Şimdi senin o kelleni gövdenden ayıracağım...” der, “Sen kiminle konuştuğunu zannediyorsun!..” Din adamı hiç heyecana kapılmadan Samuray’ın kendisine iyice yaklaşmasını bekler... Sonra Samuray’ın duyacağı bir şekilde sakin bir sesle söyler: - “İşte cehennem budur!..” ***
Aihm Türkiye Cumhuriyeti için tedbir kararı almış Azerbaycan destek oluyor diye.. Türkiye aleyhine aldığı her kararda acaba mı dediğimiz bu mahkeme bu kararı ile haçlı köpekliğinin zirvesinde bir karara imza atmıştır... Bu alçak zihniyet milletlerin kanı ile beslenmekten asla geri durmadı bu kararı ile de durmayacağını gösterdi. Karabağ da Türkleri soykırıma tutan üstelik sadece savaşta değil savaş sonrası mülteci kamplarında bile insan hakları raporlarına girmiş sistematik soykırım raporlarına rağmen Ermenistan hakkında tedbir kararı almayı bir kenara bırakın kınayamamıştır bile... Hatta kınamamıştır... Bu alçak ve soykırımcı işbirliğinden bundan sonra çıkacak herhangibir karar ne kadar haklı olursa olsun artık temsil ettiği kan ittifakı kadar itibar görür. Evet belki itibarı zorla dayatabilirler ama adı adalet olmaz. Ermenistanı gaza getirip azerilere saldırgan politikalar izlettiren AB şimdi Rusya dan utanmasa aman dileyecek... Bakalım Rusya kendisine ambargolarla kan kusturan bu AB soykırımcıları ile yine işbirliği yapacak mı yoksa artık barışa gerçek barışa bir şans tanıyacak mı..
Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni...
Şiirlerimin gelirinin tamamini Demir Ali Bayraktar için kullanmaya karar verdim. Sizler de Demir Ali Bayraktar için: İşletme İbani: TR72 0001 2009 6490 0009 0095 82 Halkbank Hesap Adi: Azime Ece Kara hesabina yardimlarinizi iletebilirsiniz.
"Tecrübe sert bir öğretmendir.. Önce sınav yapar, sonra ders verir..."
Askıda ekmek nedir? Deveyi hanudu ile götüren hıyarların kokuşmuş düzenlerine zeval gelmesin diye açlıktan ölenlere sus payı... Lütfen sessiz ölün demenin siyasal hali...
Esnek çalışma nedir.... Köleliğin corona giydirilmiş hali... Yersen... SSK bodrolarınıza bakın nasıl sıfır çektiğini görürsünüz...
Ermeni soykırımcılar iş başında yine dünyanın başına bir bela savaş çıkarmak için elimden geleni ardına koymuyorlar.. Cnntürk ilk haberi geçiyor. diğer kanallarda kim kime atladı kim kiminle ne yapıyor cinayetler soygunlar tecavüzler.. Millet haberlere bakıp Ermeniler Azerbaycan değil de Türkiye yi işgal etti zanneder... Türk TV övüncü haber kanalları... Ne diyelim haber kanalı bu olan ülkenin durumu ne olur... Bir kişi bir Avrupalı parlamentere hitler işgal sırasında bütün avrupanın anasını sevdiği içinmi bu kadar baba özlemi içerisindesiniz? Diye..
İncinir insan,
Saçları yerine gururuyla oynarsan,
Ayakta tutmak yerine ayakta uyutursan,
O senden başkasına körken sen nankör olursan,
İncinir insan,
İnsan incinir..
okuldan döndüğüm zamanlar bazen üst kata eve çıkmaya üşenir babannemin evinde kanepede uyuyakalırdım.bazen de mahsus uyumuş taklidi yapardım.babannem beni severdi .yanıbaşıma yogurt akide şekeri kuru üzüm leblebi vs koyardı.uyanınca onları yemek hoşuma giderdi.odanın birinde kurutulmuş yufka ekmek olurdu.kapı gıcırtısından anlardım ki yukaeı cıkarken eve götürmem için o ekmeklerden verecek.bazen üşenir almadan kaçardım.bahçedeki kayısı ağacına asardı onu.orda bırakmaya kurda kuşa yem etmeye içimin elvermeyeceğini bilirdi.iyi kadındı babannem.ömründe tek bir gününün bile kendisi için yaşamamış emeği hiç değer görmemiş hayattan da bişey beklememiş eli öpülesi bi kadındı.allah rahmet eylesin
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
(Uzaklara Türkü)
Bahattin Karakoç
DÜŞÜN
Düşün...
Yakasına çiçek taksın gülüşün
Düşün...
Anlam kazansın görüşün
Düşün...
Doğruya iyiye güzele
Yönelmek olsun düşün
Düşün...
İnsanlıkla örtüşsün özün
Düşün...
İşe yarasın yaşayışın, ölüşün
****
Kara kara değil ak ak
Düşünmeyen kişileri
İnsanlıktan düşün!
Erhan Tığlı
İnsan;
Hep bir adım berisindedir uzağın.
Ve hep bir umut ötesindedir baharın...
Ve insan;
Nasip ve çile arasındaki,
Yolcusudur hayatın...
...
Gerçekler acıdır, derler
Hayır efendim, gerçekler acı değildir
Gerçekler ACITIR.
Öyle zannediyorum ki insanda mizaç, huy, karakter konularındaki genellemelerden tek doğru olan, genellemelerin yanlış olduğudur. Dünyada bölgesel, iklimsel ve milletsel farklılıklar elbette vardır. Sıcak ülke insanlarında insani ilişkilerin daha yakın olduğu ama aynı zamanda tartışmaya ve kavgaya meyilli oldukları, diğer yandan soğuk ülke insanlarının birbirlerine daha mesafeli ve resmi oluşu ve olaylara daha soğukkanlı yaklaşımı, ılıman ülkelerde romantizmin yüksek oluşu vs. gibi...
Ama bütün dialoglarda dikkat edilmesi gereken önemli şeylerden biri de üslup meselesidir. Konuya hangi kapı aralığından bakılırsa bakılsın (ki herkes başka bir kapıdan bakabilir, başka bir pencereden seyredebilir) yaklaşımını da düzgün üslubuyla yaptığında sorun teşkil etmeyecektir.
Arkadaşımızın kadınlar ve Türk kadınları hakkındaki aşağılar mahiyette görüşlerine katılmak mümkün olmadığı gibi rahatsız edici görüş ve tanımlamaları konusunda da bir yanılgıya düştüğünü, kendisi için talihsiz bir paylaşım olduğunu, belki dönemsel yaşadıkları ile ilgili anlık zaafiyet içinde olduğunu düşünüyorum. Görüşlerinde dikkat edilmesi gereken ve doğru sayabileceğimiz şeyler de yok değildir. Ama daha doğru bir üslupla ve genellemelerden kaçınarak yapsaydı şu anda onu alkışlar olurduk belkide. Kendisinin de konu ile ilgili bir düzeltme yapacağını ümit ediyorum.
Kalın sağlıcakla...
Bunları neden mi yazdım? Çünkü muzdaribim ama gerçekten muzdaribim...
İşe gidiyorum bakımlı kadınlar, otobüse biniyorum bakımlı kadınlar, TV'ye bakıyorum aynı... Eve geliyorum saç baş dağınık, bakımsız elinde telefon... Yatağa giriyorum, yok çocuklar uyumadı, yok isteksiz tavırlar, yok o günah, bu günah... yeter be!!! Allah'tan param yok... Yoksa çoktaaaan... neyse!
Kürsü de paylaştığım yazılarımı herkes okumak ve yorum yazmak zorunda değil !
aşkın bana ateşten kor
ayrılığın ölümden zor
unuttun mu beni vicdansız
bir ara ne olur bir gün sor
Aklımda sesinin salıncakları uğuldar İstanbul kanatlarında
Gözlerinin o dağ kokusundandır yüreğimin gelgit çağlayanları
Umuttan bir taydır hâlâ yüreğim gezinir hülyanın sınırlarında
Uykularım en ürkek bir ceylan gibi ne vakit aklımı yöneltsem sana
Oyaladım bütün umutlarımı ruhumun bu hüzün salıncağında
mehmet akif inan
Dağlık karabağda ve Ermenistan da pkk kampları var" Haydar Aliyev
Şimdi ermeni terör örgütü olduğu eskiden beri belli olan bu hain terörist örgüte Avrupa devletlerinin himayesini anlamayanlar belki anlarlar... Türkiye Cumhuriyeti tıpkı asalada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde bu operasyonları yapmalıdır ki belki Avrupa Birliği ülkelerinde ki insanlar durumun vahametini anlar
Zalimin zulmüne sabır ancak şeytan işi..
Adalarımızı işgal ediyorlar sabır,
Kardeşlerimizi katlediyorlar sabır,
Kaynaklarımızı sömürüp semeriyorlar sabır,
Hakikati ayaklar altında çiğniyorlar sabır...
Bunlara sabreden bizden değil yok öyle yağma
İsteyen dilediğine itlik yapacaksa ülkeyi terketsin
Başcavuşun beygiri takacak olsak müslüman olmazdık
Kapanır
En derin yaralar bile kapanır
Kabuk bağlar
Belki iz bırakır
Lakin kapanır
...
Mü'minin işi sabretmek.....
Şeytana bak...
Elinde ateşle Firavun,
İbrahimi yakmak isteyen nemrut,
İnsanlığa musallat olmuş şeytan,
Şöyle bir durun bakın....
Kim Firaun, kim nemrut, kim şeytan.
kalbim, aklımı çeperinde gizliyor..
yaşanmışlıklar, yadıma düştükçe..
zaman duruyor..
hakikatler, hayalimde çırpındıkça..
...
Itin yavrusuna enik denir. Arada başka fark yoktur. İt itligini kurt kurtluğunu her yaşta yapar.
Kabul edemiyorum, oysa ne kadar mutlu olurdum gittiğini ve döneceğini idrak etsem
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
...
Attila İLHAN
çiçekler
hazan mevsimini severler
düşler
hislere
hisler
arzulara
döngüdedir hazanda
toprak analanır
yağmurla karla
dinlenir toprak
beyaz yorgan altında
gidene dur desende
durmaz ki durdurmaz ki
maviliğin tonca güzeli.
efes // 35
Şairin dediği gibi;
"Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir"
Cennet ve Cehennem
Bir Samuray, yolda rastladığı Budist rahibe, kafasına takılan soruyu sorar;
- “Cennet nasıl bir şeydir?.. Cehennem nasıl bir şey?..”
Rahip azarlarcasına cevap verir, Samuray’a...
- “Git başımdan...” der; “Senin sorularına ayıracak vaktim yok benim...”
***
Beklemediği bu cevap karşısında sinirlenir Samuray...
Üstelik kendisine gülmeye başlayan arkadaşlarının yanında küçük düşmüştür...
Kan beynine sıçramış şekilde, kılıcına sarılır ve çekerek din adamına doğru hamle yapar...
- “Şimdi senin o kelleni gövdenden ayıracağım...” der, “Sen kiminle konuştuğunu zannediyorsun!..”
Din adamı hiç heyecana kapılmadan Samuray’ın kendisine iyice yaklaşmasını bekler...
Sonra Samuray’ın duyacağı bir şekilde sakin bir sesle söyler:
- “İşte cehennem budur!..”
***
Aihm Türkiye Cumhuriyeti için tedbir kararı almış Azerbaycan destek oluyor diye.. Türkiye aleyhine aldığı her kararda acaba mı dediğimiz bu mahkeme bu kararı ile haçlı köpekliğinin zirvesinde bir karara imza atmıştır... Bu alçak zihniyet milletlerin kanı ile beslenmekten asla geri durmadı bu kararı ile de durmayacağını gösterdi.
Karabağ da Türkleri soykırıma tutan üstelik sadece savaşta değil savaş sonrası mülteci kamplarında bile insan hakları raporlarına girmiş sistematik soykırım raporlarına rağmen Ermenistan hakkında tedbir kararı almayı bir kenara bırakın kınayamamıştır bile... Hatta kınamamıştır... Bu alçak ve soykırımcı işbirliğinden bundan sonra çıkacak herhangibir karar ne kadar haklı olursa olsun artık temsil ettiği kan ittifakı kadar itibar görür. Evet belki itibarı zorla dayatabilirler ama adı adalet olmaz.
Ermenistanı gaza getirip azerilere saldırgan politikalar izlettiren AB şimdi Rusya dan utanmasa aman dileyecek... Bakalım Rusya kendisine ambargolarla kan kusturan bu AB soykırımcıları ile yine işbirliği yapacak mı yoksa artık barışa gerçek barışa bir şans tanıyacak mı..
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...
Engereğin dişlerine işledim,
Ağu dişlerine
Şiirlerimin gelirinin tamamini Demir Ali Bayraktar için kullanmaya karar verdim. Sizler de Demir Ali Bayraktar için: İşletme İbani: TR72 0001 2009 6490 0009 0095 82 Halkbank Hesap Adi: Azime Ece Kara hesabina yardimlarinizi iletebilirsiniz.