Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kandil gecesi sizce ne demek, kandil gecesi size neyi çağrıştırıyor?

kandil gecesi terimi Cem Nizamoglu tarafından 13.05.2003 tarihinde eklendi

  • Hüseyin Kürşat Türkan
    Hüseyin Kürşat Türkan13.01.2014 - 12:54

    Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı 'Vesiletün'necat' olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.)
    (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.)
    (Resulullahı seven de onu çok anar.) (Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.)

  • Mete Esin
    Mete Esin24.05.2012 - 23:23

    İslâm'ın Kandilleri

    Kandiller, zamanla ve bir evrim sonucunda İslâm’a monte edilmiş ve artık kutsal sayılan günlerdir. İslâm’da, en çok bilinerek önem verileni Kadir olmak üzere beş Kandil bulunmaktadırlar. Bunlar; Mevlid, Regâip, Mîraç, Berat ve Kadir adlarıyla sıralanmaktadırlar. Ancak, Milât’tan on gün kısa olan Arap takvimine göre bu sıralama, yıldan yıla değişebilmektedir de.
    Konuya kandil denen aydınlatma aracından girelim... Bunun aslı olan candela (okunuşu kandela) , Latince yani Roma dilinden geliyor. Buradan Araplar alıp kındil demişler; biz Türklerse sözü onlardan almış ve kandile çevirmişizdir. Belli bir yaşın üstünde olup, köy ve kasabalarda yetişmiş olanlar kandil görmüşlerdir. Kandil camsız bir âlet olup gaz lambasından daha basittir. Bazı kandillerse âdeta fitilli bir çanaktan ibarettirler. İlk kandiller pişmiş topraktan yapılmış, sonra şekilden şekle girmişlerdir. Bundan başka… Târihte; taş, kurşun, cam, seramik, tunç, gümüş, altın gibi çeşitleri görülmüşlerdir. En sonundaysa tenekeden ve camlı yapıldığı görülmüştür. Kandiller sıvı yağları, daha çok da zeytinyağını yakmışlardır. Elektriğin yaygın olarak kullanıldığı günümüzde, câmilerin kubbe veya tavanlarında, kandil niyetine bunun benzeri elektrik lambalarını gene de görebiliriz. Bunlar artık, o mekânların süs unsurları da sayılmaktadırlar.
    Buradaki asıl konumuz olan Kandil günlerine gelince... Henüz elektrik bulunmadan önce, yukarıda andığımız kutsal günlerin gecelerinde, câmi veyâ mescit gibi yerlerde kandil yakıldığından, böyle gecelere de “Kandil” denmeye başlanmıştır. Kandillerin en ünlüsü, kuşkusuz Kadir (Arapça kadr) gecesi olur. Ramazan’ın 27. gününe rastlayan bu gece, İslâm için son derecede önem taşımaktadır. Kur'an’ın beş âyet(cümle) lik Kadir suresi, Kur'an’ın bu gece tebliğ olunmaya başlandığını bildirmektedir. Aynı âyete göre, Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Kadir gecesi Ramazan ayı içindedir ama, aslında bunun günü belli değildir. Buna rağmen, daha sonra konuyu irdeleyen İslâm yorumcuları, bâzı hadislerden çıkardıkları sonuçla Kadir gecesinin, Ramazan’ın 27. gününe rastlaması lâzım geldiğini ileri sürmüşlerdir. İddiayı doğru kabûl eden İslâm toplumları, daha sonra günümüze kadar ve dâimâ aynı tez doğrultusunda hareket etmişlerdir.
    Mevlit (Arapça mevlid) Kandili... Aslı gene Arapça olan mevlit kelimesi; doğum, doğum yeri veya doğum zamanı demek olur. Kandilin konusu olan mevlit ise Hz. Muhammed’in doğumudur ki, ilk olarak Fâtımîler (Mısır) döneminde din törenleri düzenlenerek kutlanmıştır. Geniş çapta kutlamalar ise Selçuklular dönemine rastlamaktadır. Mevlit adına kutlamalar bundan sonra ve yavaş-yavaş bütün bir İslâm toplumuna yayılmıştır. Şu var ki, işin içine kültür girince her toplum Mevlit’i kendine göre yoğurmuştur. Tıpkı İslâm’ın asıl akîdeleri gibi, Mevlit de her toplumda farklı algılanarak, farklı-farklı yorumlanıp, farklı da uygulanmıştır. Mevlit günleri için, değişik İslâm ülkeleri dillerinde manzum övgüler (manzûme) yazılmıştır. Bunlar, ayrıca bestelenerek Kandil günlerinde okunmuşlardır. Ülkemizde yazılan mevlitlerin en ünlüsü Süleyman Çelebi’ninkidir. Bu, o derecede tutulmuş ve o derecede tutunmuştur ki, bugün, diğerlerinin metnini değil varlığını bile bilmemekte, Mevlit manzumesini Süleyman Çelebi’nin yazdığından ibâret sanmaktayızdır. Mevlit Kandili, bizde Osmanlının III. Murat döneminden sonra kutlanmaya başlanmış, bundan sonraysa İslâm’a yerleşip kalmıştır.
    Regâip (Arapça regâib) Kandili... Regâib Arapçada, çok aranan, çok istenen demektir. Bu kandil, Âmine Hatun’un Hz. Muhammed’e hâmile kaldığı gecenin yıldönümünü anlatır. İslâm toplumunda mübârek sayılan günlerdendir. Bu gece dahi diğer kandiller gibi, duâlarla ve genel ibâdetle geçirilir. Böyle bir gecenin (aslında bir günün tamamının) kutlanması, tabii ki Hz. Muhammed’in tebliğlerinden değildir. Nitekim, İslâm içinde söz sâhibi olmuş bâzı kişiler, böyle bir kutlamanın yanlış ve yakışıksız olduğunu düşünmüşlerdir. Bugün de böyle düşünenler bulunmaktadırlar. Târih bilimi de, olayın târih olarak doğruluğunu zâten onaylamamaktadır.
    Mîraç (Arapça mîrac) Kandili... Arapça mîrac; merdiven, yükselme, göğe çıkma gibi anlamlar taşır. Burada, Hz. Muhammed’in İslâm inanışında gökteki Allah katına çıkışı anlatılır. Olay, Mescidi Haram’dan Mescidi Aksâ’ya gidiş gibi de yorumlanır. İddiâlı bir söylentiye göreyse, Hz. Muhammed Burak adındaki beyaz bir atla Mesçid’i Aksâ’ya varmıştır. (Burak gökte hareket edince, buna göre onun kanatlı olduğu ve uçtuğu var sayılmaktadır.) Önceki bütün peygamberler orada beklemektedirler ve kendisini saygıyla karşılamışlardır. Hz. Muhammed, bundan sonra da aynı Burak’la göğün yedinci katına varmıştır. Orada, Allah’a iki yay boyu yaklaşmış, O’nunla konuşmuş, cennet ve cehennemi görmüştür. Mîraç denilen olay, İslam dünyası içindeki belli tartışmalardan birinin konusudur. Bâzıları göğe çıkmayı ciddîye almamakta, bunu bir rüyâ olarak kabûl etmektedirler. Onlar, Hz. Muhammed’in bedeniyle değil ama rûhuyla Mîrac’a çıkmış olabileceğini düşünmektedirler. Hz. Muhammed’in yatağının Mîraç gecesi sabahında ıslak bulunmuş olması, onun geceyi yatağında geçirip terlediği şeklinde izah edilmiştir. Diğer bir kısım İslâm tasavvufçularıysa Mîraç olayını tümden reddetmektedirler. Onlara göre böyle bir olayın yaşanması aslâ mümkün değildir. Bu durum, akla ve dünyâ gerçeğine uymaz. Mîraç olayı işte böylesine tartışmalı bir konudur. Fakat sonuç itibarıyla Mîraç da İslâm’ın mübârek gecelerinden sayılmakta, bu gece de duâ ve ibâdetlere vesîle olmaktadır.
    Berat (Arapça Berâet) Kandili... Arapçadaki berâet, bildiğimiz beraatın aslıdır. Özgür bırakma, kefil olma gibi anlamları vardır. Hz. Muhammed’e peygamberliğin tebliğ edildiği gün olarak kutlanır. Berat Kandili, bağışlanmayla mânen kurtulma gecesi sayılmaktadır. Önceki Kandillerdeki gibi, bu gece de duâ ve ibâdetlerle geçirilir. Aynı dinî törenler uygulanır.
    Anlaşılmış olacağı üzere… Kandiller, kaynaklarını Kuran’dan almamış olsalar bile Kuran’a inananların, daha sonra ibâdetlerin üstüne koydukları düşüncelerin kurumlaşmasıyla ortaya çıkmışlardır. İslâm akîdelerine (inanç ve tapınma kurallarına) katılmışlardır.

    Mete Esin

  • Mustafa Kasım Tınas
    Mustafa Kasım Tınas14.02.2011 - 17:36

    kandiller insanların günahlarını azltmak için bir kampanya günleridir.. günahım çok fazla diyen müslümanlar için bulunmaz bir nimettir.. boş geçirmemek lazım.

  • Hüseyin Gezer
    Hüseyin Gezer06.09.2010 - 09:51

    Hangi koşulda olursa olsun iftira atanlar,yalan söyleyenler Allah'ın ve Kur'anın peşinden gitmeyenlerdir; yalancılar ve iftiracılar Allah'ı ve Kur'anı kendi peşlerine takmaya çalışanlardır,onlar şirk üretme makineleridir! ..

  • Fatih Toplu
    Fatih Toplu06.09.2010 - 03:42

    bu mübarek gece dilerimki biz müslümanlar ve benim gibi zor günler geçirmiş uyuşturucu bağımlılıları ve bu sıkıntıdan kurtulmak isteyen herkes içinsabır ve duaların kabul loduğu gün olur ve el fatiha....bi fatiha da siz okuyun Allah kabul etsin

  • Cemile Candar
    Cemile Candar05.09.2010 - 16:59

    ╬ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ♥ ╬
    ╬ ♥ ╬ hayırlı kandiller═ ♥ ╬ ♥ ╬
    ╬ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ╬ ═ ♥ ╬ ♥ ╬

  • İrmak Baris
    İrmak Baris26.02.2010 - 00:45

    kandil gecesi süpesiz ki mübarek bi gece beni hüzünlendiri aglamakli olurum utanc duyarim rabime karsi cünkü hep eksiktir bi tarafim hep noksan keske dememinde faydasi yok el acip yüz cevirmeye bile hakim yok layik miyim diyorum o yüce sevgiye yinede özur dilliyorum af diliyorum ayipimi bilip de ama o uludur o yuce dir süpesizki beni yari yolda birak maz birakmadida bu benim icimden gelen yine bi eskikle ins ibadetle gecirecegim gece mi ins ALLAH a hayirli bir kul olurum

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan15.09.2009 - 09:48

    Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa;
    Rabbine dönüp: 'Benim çok büyük bir derdim var' deme!
    Derdine dönüp: 'Benim çok büyük bir Rabbim var' de!
    .
    Kadir gecenizin hayırlara vesile olmasını dilerim.

  • Şule Elin
    Şule Elin06.08.2009 - 23:30

    kandil gecesi şimdiki zaman insan müsveddelerinin içinde de benim,asla yeterince değer vermediğimiz en özel günlerdendir.bu günlerin değerine ve tadına asla erişemicez.ölesine msj yoğunluğu yaşanan göstermelik kutlamaların yapıldığı her hangi bi geceden farklı olmayan geceler....

  • Zeynep Nurcan
    Zeynep Nurcan05.08.2009 - 20:06

    Özünde çok değerli bir gece; ancak sadece kandil gecelerinde Kur'an okumak, namaz kılmak vs. bunlar benim dikkatimi çekiyor ve beni üzüyor.Kandil gecesi bin aydan hayırlı olarak bilinir.Yaptığımız ibadet, gözyaşı, dua vs. o geceye denk gelebilirse, diğer günlerden farklı olarak daha fazla sevap kazanırız, dualarımız kabul olur İnşaallah... Ancak kandil gecesinin günü tam olarak bilinmemektedir.