Kültür Sanat Edebiyat Şiir

çeçenistan sizce ne demek, çeçenistan size neyi çağrıştırıyor?

çeçenistan terimi Cem Nizamoglu tarafından 01.05.2003 tarihinde eklendi

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay 30.01.2009 - 15:49

    moskofun kazanamayacapı topraklar.

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay 30.01.2009 - 15:46

    özgürlük için,ezan için,vatanları için durmadan savaşan bir avuç gerilla.

  • Hamit Körken
    Hamit Körken 28.08.2008 - 21:09

    ACININ ÇOCUKLARI
    Amansız bir ateş var.Yanar taa şuracıkta
    Yalazın da beslerim,onulmaz acıları
    Yaralı kartal gibi,gözleri hep ufukta
    Beni gözler bilirim,yaslı Çeçen dağları

    Dayan ne olur,dayan
    Kaderimiz yanlızlık bizim
    Ne göz yaşımız kaldı,ne verilmedik can
    Belki son şansımız bizim

    Sevgiler yaşanırdı bir zamanlar
    Mutluluk tüterdi toprak bacalarından
    Gizli bir cennet gibiydi,yem yeşil dağlarıyla
    Çocuklar neşeyle oynardı,kırların da
    Tahtadan atlarıyla

    Bir gün çıkageldiler
    Demirden tanklarıyla
    ve ayaklarında potin
    Sevgileri nefrete dönüştürdüler
    Mutluluğu mateme
    İnsafsızca çaldılar
    Gelecek yarınları
    Suçu neydi vurdular
    Günahsız yavruları

    Anlatmaya dilim varmıyor
    Yüreğim nasıl dayansın
    Seni kurda yem eden
    Özgür dünya utansın

    İnanıyorum; inanmak zorundayım
    Var olmanın savaşındayım
    Yar etmem o potine,bir karış toprağını
    Ölür, ölür, dirilir,İndirtmem bayrağını,

    Yaşanmadık acımı kaldı!
    Çekilmedik işkence mi!
    Ne evlat hasreti
    Nede ölüm korkusu
    Ne dünya endişesi
    Nede yaşam kaygusu
    Sadece savaşımız; özgür olma tutkusu

    Adanmışlık ne demek
    Bilemezsin sen potin
    Allah için savaşıp,vatan uğrunda ölmek
    Git de bir bak tarihe
    Dedenin,dedesine
    Hangisi kazanmış ki, sana kalsın öğünmek


    Bu millet, öyle bir millet ki
    Ölümü kabullenir
    Esareti asla
    Sökemezsin ruhundan
    Ne roketle ne tankla


    Bak! bir yıldız daha kaydı
    Çeçenya dağlarından
    Özgürlüğe kanat açıp
    Sonsuzluğa doğru
    Alperen güller açtı
    Yere düşen kanından
    Bir ölür,bin doğarız
    Gidenlerin ardından
    hamit korken

  • Uğur Şamil Tuğrul
    Uğur Şamil Tuğrul 20.08.2008 - 19:21

    Çeçenistanım kanayan yara.. Yaram yarim, yarim çeçenyam..

  • Derya Hasdemir
    Derya Hasdemir 01.09.2007 - 17:05

    işbirlikçi bir hükümetin göz boyamak uğruna yeniden yapılandırmaya başladığı,yüzyıllar boyu acıya, sürgüne,katliama tanıklık yapmış küçük,güzel ve özgürlük aşkının temsilcisi bir ülke.

  • Sitare Ağyar
    Sitare Ağyar 30.04.2007 - 12:09

    Çeçen Milli Marşı

    Gece kurt yavrularken çıktık dünyaya
    Sabah kükrerken arslan, ismimiz konuldu
    Lailahe illallah

    Kartal yuvalarında analarımız emzirdi
    At üstünde kavgayı babalarımız öğretti
    Lailahe illallah

    Halk için vatan için yetiştirdi
    Onlara bir zarar geldiğinde yiğit kesildik
    Lailahe illallah

    Dağların şahinleri zaferle yetişti,
    Zorluğun bozgunundan gururla çıktık
    Lailahe illallah

    Tunçtan dağlar kurşun gibi erise de
    Yaşamdan ve savaştan onursuz çıkmayız
    Lailahe illallah

    Ey kara toprak her zerren baruttan ağlasa da
    Hüzünlü bir şekilde sana dönmeyeceğiz
    Lailahe illallah

    Hiçbir zaman hiçbir kimseye pes etmedik biz
    Ecel veya zaferden biridir seçeneğimiz
    Lailahe illallah

    Yaralarımızı ağıtlarla sararken bazılarımız
    Değerli gözlerimiz maharetle canlanır
    Lailahe illallah

    Açlık kıvrandırırsa ot yeriz
    Susuzluk bezdirirse sıkar suyunu içeriz
    Lailahe illallah

    Gece kurt kuzularken çıktık dünyaya
    Hakka, vatana ve Allah'a sadığız biz
    Lailahe illallah

  • Serap Kul
    Serap Kul 24.02.2007 - 15:44

    ŞAMİL'in de dediği gibi 'Allah'ın izniyle birgün Kafkasya bağımsızlığına kavuşacaktır..! ! '

  • Sibel Turan
    Sibel Turan 21.01.2007 - 11:28

    Çeçenistan dağlarında kartal gibidir bir çeçen
    Özgürlük savaşçısıdır yalnız kurttur her çeçen*
    La ilahe illellah sevdamızsın çeçenya
    La ilahe illellah kavgamızsın çeçenya
    Eğilmedik tarih boyu düşmanın karşısında
    Şeyh şamilin yolundayız allah şahittir buna
    La ilahe illellah sevdamızsın çeçenya
    La ilahe illellah kavgamızsın çeçenya

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 24.12.2006 - 23:58

    Yürü be çeçenya arkanızdayız hükümet sizi unutsada bize unutturulmak da istenseniz biz biliyoruzki şamiller unutulmaz....kahramanlar unutulmaz...şanlı davanız en sonunda zaferle sonuçlanacaktır...ne ırak ne filistin ne lübnan ne katalanya hiçbirini tanımam seni gördükten sonra...
    davanız davamız canınız canımız vatanınız vatanımızdır...

  • Yusuf Kalender
    Yusuf Kalender 03.10.2006 - 16:32

    Son zamanlarda kendi ifadeleriyle 'ağaç kabukları ve ot' yiyerek hayatta kalabildiklerini söyleyen fakat kendilerini unutan zevk ve sefa içinde yüzen ümmete en azından dualarında unutulmama temennisinde bulunan mücahidlerin diyarı...

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 27.09.2006 - 20:11

    Yok sayılan coğrafya...
    Doğal güzelliklerine rağmen dünyanın unuttuğu bölge.

  • Sule Kahraman
    Sule Kahraman 11.09.2006 - 20:55

    cesur mücahitlerin ülkesi...rus ayılarının giremediği yer.

  • Ali Aydın
    Ali Aydın 09.09.2006 - 17:12

    Mücahidler Topluluğu...

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 08.09.2006 - 23:16

    yanlış hatırlamıyorsam Çeçenistan Rusya ya bağlı özerk bölge ve tam bağımsızlık için savaşıyorlar...
    Unutulan coğrafya
    Hergün çatışmanın olduğu
    Masunların katledildiği
    Mücahitlerin çıkıp Moskofa karşı direndiği yer...
    Filistin,Lübnan ve Irak daki olaylar günü gününe televizyonlarda gösteriliyor oysa Çeçenistan da ki olaylar arada bir oda kıytırık kanallarda kısa haber olarak gösteriliyor
    Tabi bunuda engelleyen Rusya
    Çünkü yaptığı katliamların,zulmlerin dünyaca bilinmesini istemiyor.

  • Şayler Gafici
    Şayler Gafici 08.08.2006 - 12:40

    Sıcak odalardan karlı Kafkas dağları görünür mü? Durduğunuz yerden nasıl görünüyor Çeçenistan? Görünüyor mu gerçekten?

    Ya Çeçenistan'dan buralar nasıl görünür? İslami kılıf geçirilen sefahatler,yeşile boyanan israf ve depdebe, müslüman yüreklerde hortlayan saltanat aşkı, 'mütedeyyinleşen' şaşaa ve debdebe de görünür mü? ....

    Çeçenistan'ı dualarınızdan unutmayın: Kim bilir, belki içinizden iman sözleşmesine sadık kalmış birinin çağrısı adresine ulaşır.

  • Hatice Soyismim Ateş Tanrısı Demek
    Hatice Soyismim Ateş Tanrısı Demek 26.07.2006 - 12:00

    orda yaralarının sarılmasını bekleyen kardeşleriniz var benimde akrabalarım var:(((((((((((

  • Ali Aydın
    Ali Aydın 06.07.2006 - 19:02

    Mücahitlerin Ülkesi.. Üç Beş Kişiyle Koskoca Rus Ordusunu Perişan Edenlerin Ülekesi...Siyonist Basnın Görmemezlikten Geldiği Rus Zulmüne Mağdur Kalanaların Ülkesi..

  • Faruk Demir
    Faruk Demir 06.07.2006 - 17:47

    A. Mashadov..

  • Bilal Kurddan
    Bilal Kurddan 29.05.2006 - 09:59

    ya bu çeçenistan ülke mi atlasta bulamıyorum.yoksa bir bölgenin adı mı bilenler aydınlatsın beni.ruslarla savastıklarını biliyorum ma nedir kardeşim bu çeçenistan yafff

  • Çağdaş Kerim
    Çağdaş Kerim 01.05.2006 - 20:11

    şeref bağımsızlık direniş yaşa çeçenistan...

  • Moon Ben
    Moon Ben 16.12.2005 - 19:11

    Çağdaş Ebrehe'ye çağlar üstü Ebabiller
    Rusların baş belası Çeçenya orduları
    Sizlere selam olsun Şamilin torunları........

  • Kenan Alpogan
    Kenan Alpogan 03.08.2005 - 18:31

    Rus emperyalizmine karşı savaşan bir avuç onurlu müslüman

  • Cavit Yılmaz
    Cavit Yılmaz 31.05.2005 - 03:35

    İnsanlığın çağdaşlık ve medeniyetle kaynaştığı 21. yüzyılda, Emperyalist Rusya'nın sözde geri kalmış Çeçenistan'a(Amerika-Irak örneğinde olduğu gibi) medeniyet götürdüğü, her gün katliyamlar yaptığı, işlerine gelince pireyi deve yapan Avrupa Birliğinin(Hristiyan Topluluğu) , Putin ile aralarının bozulmaması için
    tüm olanlara göz yumduğu... özgürlük için andiçmiş bir avuç müslüman, ŞEHİTLER YURDU ÇEÇENİSTAN!

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 24.05.2005 - 08:25

    Yok efendim Yahudiler 1967'de mutsuzmuş, Osmanlı'daki gibi mutlu olamıyorlarmış. Osmanlı'yı yeniden kurmalıymışlar.

    Dünyanın dört bir tarafında Osmanlı ile yönetilmiş milletler şimdi onu mumla arıyormuş. Bir tane kıssa bile var.



    Şanlı Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra, son derece üzgün ihtiyar bir Ürdünlünün, elindeki yeni Ürdün pasaportuyla İsviçre sefaretine giderek: 'Herkes bu pasaportla alay ediyor Eskiden Osmanlı pasaportum varken selam dururlardı. Ben Osmanlı teb'asıyım ne olur bunu değiştirin' diye sefaret yetkililerine yalvardığını… (13)


    Bu bizim Osmanlıcılar bir yandan Osmanlı Osmanlı diye yanarken diğer yandan siz Türksünüz sizin özgürlüğünüze de biz yön vereceğiz nidaları ile bu tür devletleri kamçılamaktadır.

    Osmanlı zaman gelmiş sarayında zevk-i alem yaparken halka yedirdiği tuzla ekmeği haram etmiş. Türk mü varmış o zamanda da şimdi Türklük çıkmış?

    Gururun incindiyse, hakkın ayaklar altına alındıysa bunu Osmanlı patatesine bakıp arama, daha iyisini yapamıyorsan geçmişinle övünme, çünkü o geçmişin şimdiki zamana kof bir zemin olmuşki kaymış ayaklarının altından..

    Şimdi susturulmuşsun, yıldırılmışsın,, Osmanlı zamanında konuşmana izin veriyormuydu o Padişah ki?

    Ve madem bir imparatorluğun çöküşü böylesine ağırına gidiyor. Üstelik senin kimliğini çapulçu bir Türk olarak gösterirken olsun en azından bir imparatorum vardı olsun diyorsan madem... Bir Çeçenle, Ürdünlünün terazideki yerinin de aynı olacağını, üstelik bunu başaranında sen olacağını unutma..

  • Alkan Işık
    Alkan Işık 24.05.2005 - 00:11

    700 yıllık bi savaşın 1994 ten sonraki tanınımışlığının vatanı (m) ....

    Gündüzleri yaşamasını biliyosan, geceleri ölmesini bileceksin! ! !

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 16.03.2005 - 10:17

    her zaman; savaşacak kadar genç, ölecek kadar yaşlıyız...

    bitirilen her savaştan,kazanılan her zaferden ve özellikle yapılan veya yapılacak olan her barıştan önce veya sonra yapılan hamlelerle devam etmesini sağlamak ne bizi yıldıracak ne onların daha az yıkılmasına neden olacak...

  • Oğuzhan Demirci
    Oğuzhan Demirci 09.03.2005 - 18:59

    rus emperyalizminin bin türlü kalleşliklerle yenmeye çalıştığı
    özgürlüğe deli gibi aşık insanların ülkesi

    ölen ölür dostlar, düşmanlar
    ALLAH'IN ADIYLA YEMİN EDERİM Kİ
    HİÇKİMSE ÇEÇENLERİN İNTİKAMINDAN KAÇAMAYACAKTIR

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 09.03.2005 - 15:05

    Direnişin başkenti...

  • Eylem Esra
    Eylem Esra 09.03.2005 - 13:42

    kavii iman...

    mücadele...

    şehitilik...

  • Polat Öztemur
    Polat Öztemur 09.03.2005 - 11:22

    BİR ölür BİN diriliriz biz...


    Başta İmam Şamil, Gazi Muhammed, İmam Hamzat, Prens Aslanbek, Hacı Giranduk Berzeg, Muhammed Emin, Covhar Dudayev, Zelimhan Yandarbiyev ve son olarak da Aslan Mashadov olmak üzere Kafkasya için mücadele eden, canını veren bütün şehidlerimize Allah'dan rahmet diliyorum. Yolları yolumuzdur.

    YAŞASIN BAĞIMSIZ KAFKASYA! ! !

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 09.03.2005 - 10:52

    barış antlaşması imzalanacağı bi zamanda rusların savaştan kazandığı yani kaçakçılık ve siyasi oyunlarla elde ettiği kazançların son bulmayıp ateşkes yapılmaması için suikast sonucu çeçenistan cumhurbaşkanı öldürülmüştür...
    savaş hiç bir zaman bitmeyecek....2 ırktan biri bitmediği sürece....

  • Elif Cevahir
    Elif Cevahir 09.03.2005 - 10:44

    Cecen liderin ahirete irtikal edisinden duydugum mutsuzlugu keske kelimelerede dökebilsem ama avuntum sehid olmasidir...

  • Polat Öztemur
    Polat Öztemur 04.02.2005 - 18:19

    Çeçenistan. Halk tabiri ile yiğidin harman olduğu yer.

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 03.02.2005 - 11:36

    savaşın çok uzun yıllar daha devam edeceği topraklarım...

  • Oğuzhan Demirci
    Oğuzhan Demirci 22.01.2005 - 17:50

    bana yasaklanan vatanım

  • Abdurrahman Çayıroğlu
    Abdurrahman Çayıroğlu 22.01.2005 - 12:36

    Bu adamlarhala dinine geçmişine sadıktır unutmayın

  • Batray Atlı
    Batray Atlı 19.01.2005 - 13:37

    ÇEÇENİSTAN HARİTALARDA KONUMU ÇOK GÜZEL OLAN FAKAT İNSANLAR TARAFINDAN TANINMAYAN BİR ÜLKE.BU ÜLKE O KADAR ZORLUKLUR GEÇİRİYORKİ BUNU KİMSE GÖRMÜYOR YADA GÖRMEZDEN GELİYOR.BEN BU İNSANLARA ACIYORUM ÖTEKİ TARAFTA BU İNSANLARIN HAKKINI NASIL ÖDİYECEK.ÇEÇENLERE DÜNYACA YASAKLANMIŞ SİLAHLAR KULLANILIYOR AMA HİÇ KİMSE BUNU ANLAMAK İSTEMİYOR.BİRÇOK ŞEHİT VERİYORUZ ÇOÇUKLAR BABASIZ KALIYIO ANASIZ KALIYOR VE KUNDAKTAKİ ÇOÇUKLAR HİÇ ACIIMADAN ÖLDÜRÜLÜYOR

  • Ömer Özcan
    Ömer Özcan 18.01.2005 - 12:49

    'KALIR DUDAKLARDA ŞARKIMIZ BİZİM'


    'Kırılır da bir gün bütün dişliler,
    Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.
    Gökten bir el yaşlı gözleri siler,
    Şenlenir evimiz barkımız bizim.
    Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,
    Kavuşuruz sonu gelmez gündüze.
    Sapan taşlarının yanında füze,
    Başka alemlerle farkımız bizim.'

    (Şarkımız,N.F.Kısakürek)

    Atila Doğan

    Bir yanda göz alıcı parlaklıkta semaya açık bembeyaz eldivenli eller. Bir yanda çerkeskalı, elleri kamasında, her biri bir aslan parçası yüzlerce nefer. Ne zaman tersine döndü, ne de Şamil'in alaylarının çıktığı yeni bir sefer.

    Çeçen muhafız alayı resmi geçitte, halkının cevheri, yiğit evladı, Dudi Musa Covkhar'a selama duruyor. Bağımsızlık günüydü o gün, hele hele bakın o kalpaklı kurda, nasıl da gururlu nasıl da ağız dolusu gülüyor.

    Koordinatları vermiş İvan'a Yankeeler. Onu uzaktan güdümlü füze ile toprağa düşürmüşler. Ne gam ne keder. Bu şeref bize yeter. Halkının Homi'si bir milyon birinci Cevher.

    Kuala Lumpur'dan verilen salalar arşı alaya çıkıp, Saraybosna'dan akis buluyor. Kabe-i Muazzama'dan Sultanahmet'e erliğin ve adamlığın zirvesi er kişi niyetine beş milyon kişi namaza duruyor. Böylesi inanca ve cesarete susamış, böylesi serdengeçtiliğe yangın beşer, Kocatepe'ye, Selimiye'ye, El-Aksa'ya ırmak olmuş akıp gidiyor. Homi Covkhar, tarihin pantheon'unda altın yaldızlarla adın yazıyor.

    Bütün hesaplar milimetrik olsa ne yazar. İki kere ikinin dört ettiğini de kim söylemiş. Suyun hep yüz derecede kaynadığı da yalan. Saatlerin hiç şaşmadığı ise büyük palavra. Öyle değilse hadi görelim de söz geçirsinler fotonlara.

    Kafkaslar'dan Urallar'a savaş naralarıyla inler, İmam Alim Sultan'ın gitarının telleri gibi titrer yürekler. Tesbih tesbih hürriyet ve istiklal ve dua ve inanç ve zafer.

    Kalpağımı yana yatırdım. Ayaklarım eşkin bir tay. Dilimin ucunda 'Darida'. Ölüm bir bahar ölüm bir vuslat. Bir değil binlerce selam ola kutlu şehit Covkhara...



    (Ölüm yıldönümünde Covkhar Dudayev'in aziz hatırasına)

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 06.01.2005 - 14:19

    bir diğer ülkemi.annemin atalarının olduğu ülkemi.

  • Borahan Bilen
    Borahan Bilen 02.01.2005 - 01:26

    Başlarda şerefli bir savaş veriyorlardı Rusyaya karşı..Türk kamuoyunda da belli bir destekleri vardı...Sonra Avrasya Vapuru olayı ve taksimdeki oteli basmaları bu insanların nekadar bilinçsiz olduklarını gösterdi..Rusya yerine artık Türkiyeye zarar vermeye başladılar...Maalesef önceleri açıktan destek verilen bu halktan bazı bilinçsiz çeteler,bizleri, onların davasına verdiğimiz desteğin sebebini anlatamaz hale getirdiler...Osetya-Beslan da ki ilkokul baskını aramızdaki bğların sonu oldu...Ayrıca Afganistan üzerinden sızan Ladin taraftarları burada bir şeriat devleti kurmak için Allahın adına katliamlar yapılmaya başlandı...Artık bu dava özgürlük davası olmaktan çıkıp Şeriat devleti kurma davası olmuştur.....Çok yazık....

  • Ceylan Kürkaya
    Ceylan Kürkaya 11.12.2004 - 22:05

    çeçenistan,hüzün, dirilş, mahsunluk,onur ,adayış,ümit etmek rabbaniyete sarılmaktır dualarımız vakarlı mücahitlerle...

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 05.09.2004 - 12:26

    http://www.cecenonline.com/siir.htm

  • Hakan Yıldırım
    Hakan Yıldırım 17.07.2004 - 16:03

    çeçenlerin mücadelesi ülkemizi k.doğudan olası bir rus komşuluğuna (gerçi k.batıda biri dönme soysuz diğeri kökten sopsuz iki adi millet var da) karşı korumakta.Allah davalarını (davamızı) daim ettire...

  • Oğuzhan Demirci
    Oğuzhan Demirci 13.03.2004 - 21:36

    SSCB'ye komünist diyenler önce Marx'ın eserlerini okusunlar ve ardından SSCB'nin emperyal politikalarını incelesinler

    Marx diyor ki;
    Özgürlüğün nasıl elde edilebileceğini görmek istiyenler Kafkas dağlarına bakın, insanların nelere muktedir olduğunu görün. Ey halklar onları örnek alın
    ya da böyle birşeydi

  • Ahmet Dinler
    Ahmet Dinler 11.03.2004 - 14:02

    İslam aleminin kanayan yarası

  • Cagla Cayir
    Cagla Cayir 11.03.2004 - 03:14

    Gorunuse gore Turkiye tarafindan destekleniyorlar.
    Bu da Rusya ile ara sira basimizi derde sokacaga benzer (mi aciba?)
    Eskiden radikal dinci orgutlere yonelmemislerdi ama caresizlik onlari din kozunu kullanmaya itti. Hatta Cecenistan teroristler icin egitim alabilecekleri bir cennet haline donustu. Hatta taliban bile orada egitilmis deniyor!

  • Nuray Gunay
    Nuray Gunay 10.03.2004 - 09:52

    Defalarca Sibirya'ya sürgün edilen,1860'larda Anadolu'ya göç eden dedelerim ve atalarımla gurur duyan bir çeçen olarak teşekkürler Ahmetdiktere, her ne kadar kendi ülkelerinin ellerinden alınmasını sessizce seyreden bu halk hiç bir şey anlamayacak olsa bile...

  • Ahmed Çetin
    Ahmed Çetin 09.02.2004 - 20:10

    Turkun ezeli dusmani Moskofun yumrugu altinda ezilen ve asli ve manasiyla bizden bir parca olan Cecenyada yapilan zulme goz yuman devlet adamlarinin hangisine Turk diyecegiz... Cecenyadan Filistine kadar olan topraklarda cefa ceken her kusun hesabi buralarin hakimi ve hadimi Turkundur...

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 27.12.2003 - 12:24

    1783
    Çeçenlerin Çarlik Rusyasi isgaline karsi baslattigi savas Kuzey Kafkasya'ya yayildi. 1780'lerin basinda baslayan savasta cihadin liderligini Seyh Mansur yürütüyordu. Rus istilâcilar katliam yaptilar. 1791'de tutukladiklari Seyh Mansur'u, 1794 yilindâ Slisselarg hapishanesinde sehit ettiler, ama savas devam etti.

    1816
    Çar, General Yermalov'u Kafkasya'ya komutan toyin etti. Yermalov büyük bir ordu ile Çeçenleri ve diger Kafkas halklarini katliama tabi tuttu.

    1828
    Rus baskisina dayanamayan Dagistan'da Müslümanlar önce Imam Gazi Muhammed, daha sonra Imam Hamzat önderliginde ayaga kalktilar. Büyük savas bir anda bütün Kafkasya'ya yayildi.

    1834
    Imam Hamzat'in sehit edilmesinden sonra cihadin önderligini Imam Samil yapmaya basladi. Taso Haci liderligindeki mücahid kuvvetleri de Imam Samil saflarina katildi.

    1839
    Çarlik, Çeçenlere karsi baskin düzenlemeye basladi. Imam Samil liderligindeki büyüklü küçüklü bütün Çeçenler ve Kuzey Kafkasya halklari gazavat savasina, cihada basladilar. Milli Azadlik cihadi olarak bilinen bu savas tam 25 yil devam etti. Bu savas Rus tarihine Kafkas Harbi olarak girdi. Rus demokrat yazari N.Çerniserskiy, bu savastan bahsederken, 'Rusya bu savasa yilda 25 bin asker gönderdi' diye yazmaktadir. General N.N. Rayevsk ise 'Bizim Kafkasya'daki hareketlerimiz Amerika'nin istilâsindaki facialar gibi
    idi' diye yazmaktan kendini alamamistir.

    1859
    Ruslar, Çeçenlerin son duragi Vedeno köyünü de isgal etti. Samil esir düstü. 25 yil devam etmis olan savasta milletin yarisindan çogu vuruldu ya sahit oldu veya gazi. Fakat Çeçenler yilmadi. Savas 1864 yilina kadar devam etti.

    1865
    Ruslar, sömürge rejimi uygulamaya basladilar. Çeçen gençleri Rus ordusu arasina dagitildi. Birçoklari da ülkenin disina çikmak zorunda kaldi. Anadolu'ya göçler bu tarihte basladi.

    1877
    Çeçen ve Inguslar yeniden ayaga kalkti. Iki yillik çetin savastan sonra Ruslar, Çeçen ve Inguslari vatan topraklarindan sürgün ettiler ve bölgeye Rus Kazak (koçak/larini yerlestirmeye basladilar. Bunun üzerine Çeçen ve Inguslar gerilla savasi,baslatti. Zalimhan, liderligindeki mücahidler;
    1917 yilina kadar Rus Koçaklorina karsi savastilar.

    1917
    Çeçen Inguslarla Rus Kazaklari arasindaki ölüm kalim savasi basladi. Bu savas bir yil sürdü. Çeçenler, 1918 yilinda kendi topraklarini geri aldilar. Çeçenler, Seyh Uzun Haci önderliginde Kuzey Kafkasya Emirligi altindaki Islâm devletinin kuruldugunu ilan ettiler.

    1920
    Komünistler, Kuzey Kafkasya'yi isgal ettiler. Sovyetler sikiyönetim ilan etti. Olaganüstü idarenin basini ÇK (daha sonra KGB) yürütüyordu. Aydinlar, bilhassa din adamlari kursunlandi.

    1922
    Komünistler, bölgeyi 'Çeçen vilayeti' ilan etti.

    1924-25
    Kafkasya Sikiyönetim Komutanligi, 10 bin Çeçen Ingus aydinini hapsetti. Komünist olmayanlar idam edildi, kursuna dizildi.

    1929
    Kafkasya Harbi Komutanligi, Çeçenistan'da kolhozlastirma (halkin topraklarina el koyma) hareketi baslatti. Bu uygulamaya karsi çikan Çeçenler, Sit Islambulov liderliginde baskaldirdilar.

    1930
    Kizilordu, Sit Islambulov liderligindeki mücahidlerle anlasma yoluna gitmek zorunda kaldi. Bu anlasmaya göre Sovyetler, Çeçen Inguslarin
    haklarina saygi duyacaklari garantisini verdi.

    1931
    KGB, anlasmayi bozdu ve Sit Islambulov ve arkadaslarini kursuna dizerek sehit etti. Sit Islambulov'un yerine kardesi Hasan Islambulov geçti ve 1935 yilina kadar Kizilordu ile savas devam etti.

    1932
    Çeçenistan Nogayyurt bölgesindeki halk ayaklandi. Buna karsi NKVD (daha sonra KGB) buradaki herkesi hapse atarak iskenceler uyguladi.
    Sonra diger yerlerdeki milleti kötülemek için kizil partizan Ibrahim Gelderan liderliginde sahte bir ayaklanma gerçeklestiren KGB, halki Kizilordu kursunlarina hedef ettiren Gelderan'a öldürttü.

    1936
    Yillardir devam eden savasi durdurmak isteyen Moskova, Çeçen-Ingus vilayetine, Çeçen Ingus Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti adini
    verdi. 'Sovyet Sosyalist' kelimelerini istemeyen millet aydinlarini 1937 yilinda hapse attilar. Bir yil içinde 10 bin kisi tutuklandi ve hiçbirisi evine
    dönemedi.

    1940
    Milleti tehcir eden Ruslara karsi Hasan Islambulov liderliginde baslayan
    ayaklanma herkesi birlestirdi. Satoy sehrini ele geçiren Hasan Islambulov askerlerinin hareketi millete güç verdi ve Galanoj Ingus halkinin geçici
    inkilap hükümetini kurdular. Ruslar ne kadar saldirdilarsa da Islambulov taraftarlarini yok edemediler.

    1944
    Çeçenler, Kirim; Karaçay, Balkar ve Ahiska Türkleriyle birlikte, Stalin tarafindan Sibirya ve Türkistan steplerine sürgün edildiler. Bu topyekün
    sürgün sirasinda binlerce Çeçen açlik, salgin hastalik ve Rus kursunlariyla öldü.

    1957
    Sovyet lideri Nikita Kurusçev, sürgündeki Çeçen ve Inguslara, eski durumlarina kavusmalari için bazi haklar tanidi. Sürgündekiler, Çeçen
    Ingus Cumhuriyeti'ndeki yurtlarina dönmeye basladilar.

    1960-1970
    Bu yillar içerisinde Moskova, Çeçen Inguslarin daglik yerlere, sehirlere, Rus Kazaklarinin yerlestirilmesi, nüfus yapisinin degistirilmesi çalismalarina devam etti. Çogu yerlerde sahte törenler yapti. Çeçen Inguslar bu sahte törenlere çok sert tavir aldilar. Rus-Çeçen mücadelesi ideolojik savas seklinde devam etti.

    1982
    Sovyetler Birligi Komünist Partisi'nin birinci adami Brejnev'in yardimcisi Süslov, 'Baska milletler, Sovyetler Birligi'ne kendi arzulari ile katilmislardir' diyerek asimilasyon politikasini sürdürdü.

    1988
    Çeçen Ingus Halk Cephesi kuruldu. Hoca Ahmet Bisultanov lider seçildi. Cephe, ilk eylem olarak Gudermes'te yapilmakta olan kimya fabrikasina karsi protesto gösterileri düzenlemeye basladilar. Bu arada siyasi teskilâtlar da kuruldu. Bu teskilâtlar, 1990 yilinda siyasi parti hüviyetine
    büründü.

    Kasim 1990
    Çeçen Halk Kurultayi toplandi. Kurultayda Çeçen Milli Komitesi kurulmasi karari alindi. Komitenin adi daha sonra Milli Kongre olarak
    degistirildi ve basina Cevher Dudayev getirildi.

    5 Eylül 1991
    Agustos ayinda Sovyetler Birligi Komünist Parti Genel Sekreteri ve Devlet Baskani Mihail Gorbaçov'u devirmek için yapilan darbeyi destekleyen Çeçen Ingus hükümeti, baskilar sonucu; bagimsizlik yanlisi Çeçen Milli Konseyi'nden istifa etmek zorunda kaldi. Rus Hava Kuvvetleri'nden kendi istegiyle emekli olan General Cevher Dudayev, ülkesine döndü ve milli lider ilan edildi.

    Ekim 1991
    Cevher Dudayev, Moskova yanlisi geçici hükümeti devirmek için kampanya baslatti. Resmi daireleri ele geçirmeye baslayan Cevher
    Dudayev halkin yüzde 80'den fazlasinin oyunu alarak Devlet Baskanligi'na seçildi ve tek tarafli olarak bagimsizlik ilan etti.

    Kasim 1991
    Rusya Federasyonu Devlet Baskani Boris Yeltsin, olaganüstü hal ilan ederek Çeçenistan'in bassehri Grozni'ye asker gönderdi. Bu askerlerin Grozni havaalaninda Devlet Baskani Dudayev'e bagli askerler tarafindan engellenmesi üzerine, Rusya Parlamentosu olaganüstü hali kaldirdi
    ve Rus askerleri 3 gün sonra geri döndü.

    Haziran 1992
    Çeçen-Ingus Cumhuriyeti, 'Çeçenistan' ve 'Ingusistan' olarak birbirinden ayrildilar. Ingusistan, Rusya Federasyonu içerisinde kalmaya karar verirken Çeçenistan'in bagimsizlik karari Rusya tarafindan reddedildi.

    1994
    Moskova; Çeçenistan'in suçlular için karargâh olmaya basladigi seklinde propaganda yapmaya basladi ve halkin Cevher Dudayev'i devirmesi için çagri yapmaya basladi.

    2 Agustos 1994
    Rusya'nin destekledigi bilinen muhalefet tarafindan organize edilen Geçici Konsey, Cevher Dudayev'i devirme çalismalarina basladi.

    25 Kasim 1994
    Moskova destekli isyancilar, tank ve agir silahlarla Grozni'ye saldirdilar, fakat bir gün sonra geri çekilmek zorunda kaldilar.





    29 Kasim 1994
    Boris Yeltsin, Dudayev ve muhalefete 48 saat içinde silahlarini birakmalari çagrisinda bulunarak, aksi halde olaganüstü hal ilan edecegini açikladi. Rus uçaklari Grozni'yi bombaladi.

    30 Kasim 1994
    Rus uçaklari tarafindan yeni bir hava
    saldirisi daha yapildi. En az 10 uçagin katildigi saldiridan
    sonra Cevher Dudayev, kadin ve çocuklara Grozni'yi terket-
    meleri çagrisinda bulundu. Rusya, Çeçen sinirina asker yig-
    maya basladi.

    1 Aralik 1994
    Rusya'nin, verdigi sürenin bitmesine ragmen, hiçbir harekette bulunmayan Yeltsin, Çeçenlerin elindeki Rus esirleri geri alabilmek için her yolu deneyecegini açikladi.

    5 Aralik 1994
    Rusya, Çeçenistan'in terörist yatagi oldugunu ileri sürerek, Bati'yi yanina almak tesebbüslerine basladi.

    6 Aralik 1994
    Çeçenistan bagimsizligini elde etmesinden sonra ilk dafa en üst seviyede bir toplanti yapti. Rusya Savunma Bakani Pavel Graçev ve Cevher Dudayev, yaptiklari görüsmede, krizin sona ermesi için güç kullanilmamasi konusunda görüs birligine vardilar.

    7 Aralik 1994
    Rus Güvenlik Konseyi, taraflarin silahsizlandirilmasi için bütün anayasal tedbirlerin uygulanmaya konulmasini istedi.

    8 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, anayasal tedbirlerin uygulanmasini istedi.

    10 Aralik 1994
    Rusya, Çeçen hava sahasi ve sinirini kapattigini açikladi. Grozni yine bombalandi. Dudayev'in yardimcilarindan biri, Rusya'nin Çeçenistan'i isgal etmeleri halinde, Rus askerlerinin tabut içinde terk edeceklerini söyledi.

    11 Aralik 1994
    Rus askerleri, 3 koldan Çeçenistan'a girdiler. Yeltsin, 15 Aralik tarihine kadar süre taniyarak, Çeçenlerin silahlarini birakmalarini istedi.

    12 aralik 1994
    Rus uçaklari, Grozni yakinindaki hedefleri bombaladi. Grozni'nin disindaki köylerde agir çarpismalar meydana geldi.

    14 Aralik 1994
    Cevher Dudayev, Rusya'yi uyararak bir adim daha atmalari halinde, gerilla savasi baslatacaklarini ilan etti. Baris ümidi, Çeçenlerin
    Rusya'nin isteklerini reddetmeleri ile son buldu.

    15 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, Cevher Dudayev taraftarlarinin silah birakmasi için verdigi süreyi 48 saat daha uzatti. Dudayev, Rus askerlerinin çekilmesi halinde masaya oturacagini açikladi.

    16 Aralik 1994
    Çeçenistan'a gönderilen bir Rus general, Yeltsin'in hareketinin anayasaya aykiri oldugunu belirterek, 'Bir adim daha ileri gitmeyecegini' ilan etti. Rusya Güvenlik Konseyi yaptigi açiklamada, verilen süreyi cumartesi gece
    yarisina kadar erteledi.

    17 Aralik 1994
    Rusya Disisleri Bakani Andrei Kozirev, yabancilarin ülkeyi terketmesini istedi ve Dudayev'i bir defa daha görüsme masasina davet etti.

    18 Aralik 1994
    Rus uçaklari gece yarisindan itibaren Grozni'yi bombalamaya basladilar. Fakat kara harekâtina geçilmedi. Grozni'de bulunan Dudayev taraftarlari sessiz kalarak Rusya'nin ikinci bir adim atmasini beklediler.

    19 Aralik 1994
    Rus kuwetleri özellikle sivil yerlesim birimlerini bombalayarak 16 kisinin
    ölümüne sebep oldu. Grozni'ye yönelik hava saldirilari yine devam etti. Grozni disinda yogun çarpismalar oldugu bildirildi. Bölgede bulunan
    gazeteciler, Petropavlovskaya köyünün Ruslarin eline geçtigini bildirdi. Cumhurbaskanligi Sarayina yönelik saldirilarda, sarayin isabet almadigi, mermilerin bos araziye düstügü belirtildi.

    Ocak 1995
    Rus tanklari Grozni'nin merkezine dogru ilerlemeye basladi.

    Subat 1995
    Mücahidler bassehir Grozni'yi terk etmeye basladi.

    Nisan 1995
    Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi AGIK, Çeçenistan komisyonu kurmaya karar verdi. Dudayev, Rusya içinde saldirida bulunma
    tehdidinde 'bulundu. Argun, Gudermes ve Sali'yi ele geçirmeye basladi.

    Mayis 1995
    Rus askerleri Kafkas dagina dogru ilerliyor. AGIK himayesinde yapilan görüsmelerin ilk turunda sonuç alinamadi.

    Haziran 1995
    Askerlerinin, güneydogudaki mücahidlerin karargâhini ele geçirdiklerini duyuran Rusya, Satoy ve Nazhoyyurt'u da aldilar.

    14 Haziran 1995
    Çeçenistan'a 70 kilometre mesafedeki Stavropol sehrinin Budonnovski
    kasabasina baskin düzenleyen Samil Basayev liderligindeki bir grup mücahid, bir hastanede yüzlerce Rus'u rehin aldi.

    15 Haziran 1995
    Rusya, Kuzey Kafkasya'daki kuvvetlerini alarma geçirdi. Yeltsin, Rus sivillere sakin olmalari çagrisinda bulundu.

    16 Haziran 1995
    Rus askerleri, Çeçenlerin saldiri ihtimaline karsi Moskova'daki kilit öneme sahip binalari korumaya aldi. Rus parlamentosundaki gruplar, hükümetin istifasini istedi. Yediler toplantisi için Kanada'ya giden Yeltsin'e geri dön çagrisindabulunuldu.

    17 Haziran 1995
    Rus askerleri hastaneye baskin düzenledi. Operasyon basarili olamadi. Ancak Basayev, 220 kadin, çocuk ve hastayi serbest birakti. Yeltsin; baskinin kendisinin Moskova'dan ayrilmasindan sonra gerçeklestirildigini açikladi. Basbakan Çernomirdin ise, rehinelerin serbest birakilmasina karsilik Çeçenistan'da ateskes yapilmasini teklif etti.

    18 Haziran 1995
    Rusya Basbakani Çernomirdin, mücahidlerin komutani Samil Basayev ile telefonda görüstü. Mücahidler, 126 rehineyi daha serbest birakti. Bâsayev,
    kendi adamlarini ve rehinelerin bir kismini Çeçenistan'a götürmek için bir otobüs istedi. Çeçenistan'daki Rus komutan, 'Bütün askeri operasyonlarin durdurulmasi' talimatini verdi.

    19 Haziran 1995
    Baris görüsmelerinin yeni turu Grozni'de basladi. Mücahidler 764 rehineyi daha serbest birakti ve bir Rus tuzagina karsi bazi gazeteciler, parlamenterler ve çok sayida Rus'un bulundugu otobüsten olusan konvoyla Budonnovski'den ayrildi.

    30 Temmuz 1995
    Heyetler arasinda askeri anlasma imzalandi. Anlasmaya göre; Ruslar,
    Çeçenistan'daki askerlerini çekecek, Çeçenler de savunma maksatli olmayan silahlarini teslim edecekler. Çeçen heyetine Çeçenistan Bassavcisi.
    Osmati Imayev baskanlik etti.

    Agustos 1995
    Çeçenistan'da kimyasal silah kullanilmis olabilecegine iliskin belirtiler
    bulundugu bildirildi.

    16 Agustos 1995
    Çeçen Cumhuriyeti'nin baskenti Grozni'de süren baris görüsmelerinin
    kesilmesi ve taraflar arasinda gerginligin tehlikeli bir sekilde tirmanmasi ardindan bir grup Çeçen direnisçi silahini teslim etti.

    25 Agustos 1995
    Çeçen lideri Cevher Dudayev'e bagli güçler, cumhuriyetin ikinci büyük kenti Gudermes'te yönetime el koydugunu bildirdi.

    28 Agustos 1995
    Rusya'nin Budonnovsk kentine baskin düzenleyerek 30 Temmuz da Rus-Çeçen heyetlerinin askeri bir anlasmaya varmalarina
    kadar giden görüsme sürecini baslatan Çeçenlerin ünlü savasçisi Samil Basayev, silahlarini teslim etmeyeceklerini söyledi.

    5 Eylül 1995
    Çeçenistan'da Cevher Dudayev yanlilari 6 Eylül 1991'de ilan edilen, ancak
    taninmayan bagimsizlik ilanlarinin yildönümünü cumhuriyetin çesidi yerlesim birimlerinde kutladilar.

    16 Eylül 1995
    Çeçenistan'in Alkhoi-mohk kasabasinda Rus uçaklarinin bombardimani
    sonucu üç kisinin öldügü, alti kisinin Yaralandigi bildirildi.

    4 Ekim 1995
    Çeçenistan Cumhurbaskani Cevher Dudayev'in danismani Ramazan Kaytemirov, Rusya'nin Çeçenistan'da asil amacinin petrol yataklarina sahip olmak, boru hattini kullanmak ve askeri üs kurmak oldugunu söyledi.

    20 Aralik 1995
    Çeçenistan'in Gudermes kentini kusatan Rus askerleri yüzlerce sivil öldürerek kenti ele geçirdi. Ülkenin yüzde 70'ini kontrol altinda tutan
    Müslüman direnisçiler, Ruslara agir kayiplar verdirdi.

    9 Ocak 1996
    'Yalniz Kurt' grubunun lideri Salman Rudayev, Kizilyar'a baskin düzenleyerek yüzlerce kisiyi esir aldi.

    17 Ocak 1996
    Salman Raduyev ve mücahidler, Kizilya dan kaçarken kistirildiklari Pervomaiskoye köyündeki Rus kusatmasini yarmayi basardilar.

    5 Subat 1996
    Çeçenistan'in baskenti Grozni'de bagimsizlik yanlisi Çeçenler, Rus güçlerinin ayrilmasi istegiyle gösteriler baslatti.

    8 Subat 1996
    Grozni'deki gösterilere binlerce kisi katildi. Kent merkezinde gösterilere
    katilanlarin sayisi on bine ulasti.
    Çeçenistan ve Coğrafi konumu:

    Sovyetler Birliği döneminde Çeçen-İnguş Otonom Cumhuriyeti, (9 Kasım 1991’de bağımsızlkığını ilan ederek Çeçenistan Cumhuriyeti) adını alan bu ülke, 5 Aralık 1936 tarihinde kurulmuştur. Ancak II. Dünya Savaşında Çeçenler ve İnguşlar, Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesi ile sürgün edilerek Cumhuriyet ortadan kaldırılmış, 9 Ocak 1957’de yeniden kurulmasına izin verilmiştir.

    Kuzeyde Rusya Federasyonu’nun Stavropol Eyaleti (kray) , kuzeydoğu ve doğuda Dağıstan Özerk Cumhuriyet, güneyde Gürcistan Cumhuriyeti ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 19.300 km2, nüfusu bugün itibariyle 1.300.000 civarındadır. Sınırları içinde 3 şehir ve 3 şehir tipinde yerleşim merkezi vardır. Başkenti Grozni (eski adı Sunjkhala, yeni adı Caharkale’dir) ’dir

    Kuzey Kafkasya’’nın güneydoğu bölümünde bulunan Çeçenistan Cumhuriyeti, Kafkas Sıradağlarının kuzey etekleriyle Terek Düzlüğü’nün (Nogay Stepi) güney kesimini kaplamaktadır. Güney sınırlarında bulunan Tebulos-Mta Dağının yüksekliği 4.494 metredir. Bu dağ kil şistleriyle, porfirit ve diyabaz intruzyonlarından oluşmuşturç Terek Dağları ile Terek Irmağı üzerinde Tereküstü Düzlüğü uzanır. Cumhuriyetin kuzey bölümü Terek Düzlüğü içindedir.

    Yer altı servetleri bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti oldukça zengindir. Petrol ve yer altı gazlarına hemen hemen her yerde rastlanır. Maden suyu kaynakları çoktur. Yapı gereçleri (kireç taşı, marn, alçı, kuvars kumu, kil) de boldur.

    İklim bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti büyük bir değişiklik gösterir. Kuzey bölümünde kara iklimi hakimdir. Yazlar sıcak olup uzun surer. (Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 25,5 C, Ocak ayı ortalaması ise –4 C) . Kışlar ılık olup fazla kar yağmaz. Yeşillik süresi (vegetation) 233 gündür. Yıllık yağış tutarı 600-700 mm, yeşillik süresi 220-224 gündür.

    Akarsuları Cumhuriyeti doğu-batı doğrultusunda kesen Terek Irmağı havzasına bağlıdır. Ayrıca Terek’in büyük bir kolu olan Sunja anılabilir. Sunja birçok kolların birleşmesinden meydana gelir. En büyük kolları buzul sularıyla beslenen Assa ve Argun Irmaklarıdır. Irmaklar önemli hidroenerjiye sahiptir. Akarsulardan sulama işlerinde de faydalanılır. Düzlüklerde ve dağlarda göller vardır. En büyük gölü ülkenin güneydoğu ucundaki Kezenoyam’dır.

    Terek Düzlüğünde verimli topraklar yanında kunluklar da vardır. Terek ve Sunja ırmakları çernozyomla kaplıdır. Çeçen düzlüğünde çerezyomla örtülü yerlerden başka, vadilerde alüvyonlara da rastlanmaktadır.

    Bitki örtüsü bu toprak durumuna bağlıdır. Terek düzlüğünün güney kesimi ekime elverişlidir. Kuzey kesimi ise kumlu bir yarı çöl konumundadır. Terek vadisinde çayır bitkileri hakimdir. Terek düzlüğü ekim yapmaya da elverişlidir. Dağlık bölgelerde 1600-2000 metre arasında geniş yapraklı ormanlar (ak gürgen gibi) yer alır. 1600-2000 metre den sonra ise alp çayırları yetişir.

    Dağ ormanlarında yaşayan hayvanlar arasında boz ayı, kurt, tilki, yaban domuzu, Kafkas orman kedisi vardır. Kuşlar arasında sülün ve bıldırcın önemli yer tutar. Terek düzlüğünde kemirgenler (tavşan, tarla faresi ve sürüngenler yaygındır. Bunlardan başka çakal, karsak gibi hayvanlara da rastlanır.

    Çeçenistanın büyük şehirleri Grazni (Caharkale, Gudermes, Malgobek’tir. Özellikler bağımsızlık ilanından sonar Rus nüfusunda azalma olmuştur. Çeçenistan eski Sovyetlerin en eski ve en büyük petrol bölgelerinden biridir. Bu bakımdan petrol endüstrisi gelişmiştir. Bundan başka, enerji kaynakları da işletilmektedir. Kimya, makine, maden ve besin endüstrisi de anılmaya değer.

    s

    I - Çeçenler Kimdir?

    Çeçenler Kuzey Kafkasya’nın yerli (otokhton) halklarından olup Kuzey-Doğu Kafkasya’da Çeçenistan’da yaşarlar. Kendilerine Nohçi diyen Çeçenler komşuları tarafından Miçikis (Kumukça) , Burtel (Avarca) , Şeşen (Kabardeyce) gibi isimlerle anılırlar. Çeçenler, İnguş ve Tuşlarla birlikte Weynah halkını oluştururlar. İnguşlar kendilerine Ğalğay demektedir. (weynah halkının üçüncü kolunu oluşturan Tuşlar, nüfusça çok küçük bir topluluktur ve genellikle Kafkasların güney kesiminde yaşarlar.)

    Çeçen, İnguş ve Tuşların oluşturduğu dil grubu Weynah (veya Nakh) adıyla bilinir. Weynah ve Dağıstan dilleri de Kuzey-doğu Kafkas Dil ailesi’ni oluşturur. Çeçencenin diğer Kafkas dilleri ile ilişkisi aşağıda tabloda özetlenmiştir. Kuzey Kafkasya halklarının çoğunluğu müslümandır (Sünni) . Kuzey Kafkas Halkları (Abazalar, Adığeler, Weynahlar, Dağıstanlılar, bu bölgede yüzyıllardır aynı kültür ve tarihi paylaşarak yaşayan asetinler ve daha sonar bu bölgeye gelip yerleşmiş Karaçaylılar ve Malkarlılar) çok yakın tarihsel kültürel ve akrabalık bağlaruyla birbirine bağlıdırlar. 19. yüzyıl ortalarında Çarlık Rusyası’nın uyguladığı sürgün politikası sonucu bu halkların önemli bir kesimi Osmanlı İmparatorluğun’da iskan edilmiştir. Günümüz Türkiyesinde 6 milyon Kuzey Kafkasyalının yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkiyede Çerkes kavramı, genellikle bütün Kuzey Kafkasyalıları kapsayacak biçimde kullanılmaktadır.
    Çeçenlerin kısa tarihi

    Bugünkü Çeçenistan ülkesinde, özellikle Kezenoy gölü ve halhulav nehri çevresinde Paleolitik dönemden beri insanların yaşadığı bilinmektedir. Ülkenin çeşitli yerlerinde M.Ö. III. Bin yıllarına ait mezarlar bulunmuştur. Arkeolojik verilere gore bu dönemde tarım, çömlek yapımı ve maden işlemeciliği bölgede gelişmişti.

    Nohçi genel adıyla Çeçenlerden bahsede ilk yazılı kaynaklar M.Ö. 4-3. yüzyıllardaki Ermeni, Gürcü ve Roma-yunana kayıtlarıdır. M.S. 1. yüzyılda Alan Kavimler Birliğine katılan Çeçenler, zamanla orta ve kuzey-doğu Kafkasya’da çoğalmışlardır.

    Çeçenlerin Müslümanlık ile ilk tanışması 8. yüzyıl başlarında Arap-Hazar savaşları dönemindedir. Bu savaşlar sırasında Ememvi orduları Çeçenistan’a da akınlar yapmışlardır.

    10-12. yüzyıllarda Gürcü Karallığı aracılığıyla Hristiyanlık Çeçenistan’a sokulmak istenmişse de bu din hiçbir zaman Çeçenler arasında yaygınlaşmamıştır. 16-18. yüzyıllarda Dağıstan’daki müslümanların etkisiyle Çeçenistan’da İslam Dini yaygınlaşarak egemen din haline gelmiştir. Nakşibendi ve Kadiriye tarikatları 19. yüzyılda bölgede yaygınlaşmıştır.

    13 ve 14. yüzyıllarda Moğol saldırıları karşısında Çeçenler Kafkas Dağlarına çekilerek bağımsızlıklarını korumuşlardır. Bu dönemde Çeçenler kendilerine özgübir kale mimarisi geliştirmişlerdir. “Savaş Kulesi” olarak tanımlanan bu mimari örnekleri günümüze kadar ulaşmıştır.

    1556 yılında Rusya’nın Astrahan’I işgal etmesinden sonar Çeçenistan-Rusya ilişkileri başlamıştır. Rus birlikleri 1587’de Terek nehrine ulaşmış ve 1590’ da Sunja nehri üzerinde ilk Rus kalesi kurulmuştur. Ancak 1783 yılına kadar Rusya’nın Çeçenistan’da fazla ilerlemediği görülmektedir. Fakat 1782-1784 yıllarında Güney ve Kuzey Kafkasya’yı birbirine bağlayan Daryal Geçidi’nin ele geçirilmesi ve bu geçitteki Gürgistan Askeri Yolu’nun açılması, 1784’te Vladikavkaz kentinin kurulması ve 1801’de Gürcistan’I ilhak eden Rusya’nın (güneyde) Transkafkasya’da egemenliğini pekiştirmesinden sonar saldırılar artmıştır. 1783-1824 yıllarında Çarlık, sistemli bir şekilde müstahkem hatlar kurarak ilerlemiştir. Bu dönemde (1818’de kurulan Graozni gibi) Kuzey Kafkas kentleri, Rus müstahkem hatlarının oluşturan kaleler halinde kurulmuş, birer askeri ve ticari merkez olarak gelişmiştir.

    Rusyanın ilerlemesine karşı çok şiddetli direnişler yapılmıştır. 1783-1793 yılları arasında Şeyh Mansur’un 1810’larda İmam Hadis’in ve 1820’lerde Taymi Biybolat’ın önderliğinde işgale karşı önemli ve etkili direnişler gerçekleştirilmiştir. Fakat 1810’da İnguşistan bölgesi Rusya’nın kontroluna geçmiş ve İnguşların bir kesimi General Yemelov tarafından kuzeydeki ovalık bölgelere iskan edilmiştir.

    Çeçenistan’ın direnişinde en öenemli ve kritik dönem, 1829-1859 yıllarındaki İmamlar Dönemi olarakta bilinen dönemdir. Dağıstan’da Gazi Muhammed’in (1829-32) imamlığı ile başlayan bu dönem, İmam Hamzat (1832-34) ve Şeyh Şamil (1834-59) imamlıkları ile devam etmiştir. Bu dönemde Rusya’nın işgaline karşı gerçekleştirilen örgütlü direniş sonucu sayıca çok üstün konumdaki Rus ordusuna karşı bağımsızlık yıllarca korunabilmiştir. İşgale karşı gösterilen kararlı direniş sonucu Rus ordusu sürekli takviye edilmiş, 1860’larda mevcudu 3000’e yükselmiştir. Ancak 1859’da Şeyh Şamil’in esir düşmesinden sonradır ki Çeçenistan’daki direniş büyük ölçüde tasfşye edilebilmiştir. (Çeçenistan’ın düşmesinden sonar Rus ordusu Kuzey-batı Kafkasya’daki operasyonlarını yoğunlaştırmıştır. Kuzey-batı Kafkasya halklarının –Adığeler, Abazalar ve Ubıkhlar- çoğunluğunu ve Çeçen-İnguş halklarını önemli bir kesimi yurtlarından sürgün edilerek Osmanlı topraklarında iskan edilmiştir.)

    Çeçenistan işgal edildikten sonar Rusya’nın uyguladığı kolonizasyon politikasına karşı sürekli ayaklanmalar şeklinde direnilmiştir. 1860-61’de Naib Duev Uma ve Kadı Ataev Atabiy önderliğindeki ayaklanma kanla bastırılmıştır. 93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı’nda Şeyh Şamil’in Naiblerinden Simsirir Ali Bek önderliğinde başlayan büyük ayaklanma Çeçenistan’ın hemen tamamını etkilemiş ve güçlükle bastırılabilmiştir. Bu ayaklanmadan sonar Abrek olarak bilinen halk kahramanları direnişi sürdürmüşlerdir. Bu kahramanların en ünlüsü 1913’te öldürülen Abrek Zelimhan’dır.

    Rusya Çeçenistan’da tam bir kolonizasyon politikası izlemiş, Çeçen halkının ekonomik ve kültürel gelişimini engellemeye çalışmıştır.. Grozni şehrine Çeçenlerin girmesi bile yasaklanırken, halk tarıma elverişli olmayan dağlık bölgelere doğru yerleşmeye zorlanmış, ovalık kesimlere Kazaklar iskan edilmiştir. Bu politikalar sonucu 1910’larda bir Kazak ailesi başına düşen toprak miktarı ortalam 15 hektar olurken, bir Çeçen ailesine sadece 3.3 hektar toprak kalmıştır.

    Şubat 1917’de Rusya’da monarşinin yıkılması ve Ekim 1917’de Baolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi üzerine Kuzay Kafkasya’da bağımsızlık hareketleri güçlendi ve 11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi. (Bu dçnemde General İsmail Berkok komutasındaki Osmanlı ordusu yardım amacıyla Dağıstan’a kadar gelmesine rağmen Mondros Mütarekesi ile geri çekilmek zorunda kaldı.) Fakat Kuzey-batı Kafkasya’da güçlü olan çarlık rejimi tekrar kurmayı hedefleyen ve “bir bölünmez Rusya” sloganı ile hareket eden General Denikin komutasındaki ordular saldırıya geçti. Şubat 1919’da çarlık yanlısı ordular Çeçenistan’ı işgal etti. Beyaz ordularına karşı Eylül 1919’da Şeyh Uzun Hacı’nın liderliğinde bvaşlayan ayaklanma Şubat 1920’de başarıyla sonuçlandır. Fakat bu kez de Mart 1920’de Bolşevikler Çeçenistan’da yönetime geldi. 1920-21 ve 1930-32’deki anti-bolşevik ayaklanmalar başarısızlılla sonuçlandı.
    Bolşeviklerin bütün Kuzey Kafkasya’da iktidara gelmesinden sonar Çeçen-İnguş, Osetya, Khabardey, Balkar ve Karaçay bölgelerini kapsayan Sovyet Dağlı cumhuriyeti 20 Ocak 1920’de kuruldu. 30 Kasım 1922’de bu Cumhuriyetten ayrılarak Çeçen Özerk Bölgesi (11105 km2) 7 Temmuz 1924’te İnguş Özerk Bölgesi (3200 km2) oluşturuldu. Bu iki bölge 15 Ocak 1934’te Çeçen-İnguş Özerk Bölgesi adıyla birleştirildi. 5 aralık 1936’da Yeni Sovyet anayasası uyarınca özerk bölgenin statüsü Özerk Cumhuriyet’e yükseltildi.

    İkinci Dünya Savaşı Çeçen-İnguş halkı için yeni bir acı döneminin başlangıcıdır. 1941-42 yıllarında Alman birlikleri Grozni petrol bölgesini ele geçirmek için askeri harekata başladı. (Bu dönemde Sovyetler Birliği’nin Azerbaycan’dan sonraki en büyük petrol üretim bölgesi Çeçenistan’dı.) 1942 sonbaharında alman Birlikleri Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin bazı batı bölgelerini işgal etmelerine karşın, Grozni’ye giremedi ve Stalingrad yenilgisinden sonar hızla bütün Kuzey Kafkasya’yı terk etti. Buna karşın 23 Şubat 1944’te Moskova’nın aldığı bir kararla Çeçen-İngış, Karaçay ve Balkar halklarının Kuzey Kafkasya’dan Kazakistan ve Orta Asya’ya sürgün edilmesi kararlaştırıldı. 25 Haziran 1946’da Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti lağvedildi. Çok kısa sürede olumsuz koşollarda gerçekleştirilen bu sürgün sonucu yüzbinlerce Çeçen yollarda ve yeni yerleşim bölgelerinde yokluk, yoksulluk ve hastalıktan öldü. Şimdi hayatta kalabilen Çeçen yaşlılarının hepsi bu sürgünü bizzat yaşamış, orta yaş kuşağıda sürgünde doğmuştur. Bu nedenle 1944 yılında gerçekleştirilen ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti dışında Dağıstan ve Gürcistan’da yaşayan Çeçenleri de kapsayan bu facianın etkileri hala sürmektedir.

    Çeçenlerin anayurtlarına dönmek istek ve teşebbüsleri sürgünden hemen sonar başladı. Yasak olamasına karşın pek çok insane evine dönme mücadelesini sürdürdü. Ancak 1954^te Stalin’in ölümünden sonar Çeçenlerin anayutlarına dönme hakkı tanındı. 9 Ocak 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yeniden kuruldu. Fakat yukarıda tablo 2. de görrüldüğü gibi 1959’da bile Çeçenlerin ancak % 58’I Çeçenistana dönebilmişti. Sürgünün yolaçtığı tahribat, tablo 2.’deki nüfus arış oranlarında açıkça görülebilmektedir. Örneğin sürgün sonrası 1959-1970 döneminde sadece on yıl içerisinde Çeçen nüfusu % 50 artmıştır. Fakat sürgünün yaşandığı 1939-1959 arasındaki yirmi yıllık dönemde nüfusta hemen hiçbir artış yoktur. (1939-59 arasındaki nüfus artışı 1959-1970 dönemindeki kadar olsaydı 1970’de sadece Çeçenlerin nüfusu yaklaşık 1.300.000 olacaktı.) 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C.’nin kurulmasından sonar Çeçen halkı sürgünün açtığı yaraları iyileştirmek için zorlu bir mücadele Verdi.

    Bağımsızlığa Doğru

    1980’lerin sonlarında izlenen glastnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikaları ile Sovyetler Birliği hızlı bir çözülme sürecine girdi. Değişik Cumhuriyetlerde kurulan halk cepheleri bağımsızlık yönündeki talepleri dile getirdiler. Başta Baltık Cumhuriyetleri olmak üzere SSCB.’ni meydana getiren birlik cumhuriyetleri sırayla egemenlik ve bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar. 1990 yılında Federasyon’nun kendisi de dahil olmak üzere hemen her özerk ve birlik cumhuriyeti egemenliğini ilan etmişti.

    Çeçenistan’da toplumsal muhalefet Çeçen Ulusal Kongresi adı altında örgütlendi. 23-285 Kasım 1990’da toplanan Çeçen Ulusal Kongresi başkanlığı erken emekli edilmiş General Cohar Dudayev’I seçti. Kongrede üç aşamalı (1. Bağımsızlık, 2. Federasyon, 3.Kafkas Halkları Konfederasyonu) bir faaliyet programı benimsendi. Kongrenin baskıları sonucu Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yüksek meclisi 27 Kasım 1990’da egemenliğini ilan etti. Egemenlik Çeçen-İnguş toprakları üzerinde tüm hak ve yetkinin Çeçen-İnguş Cumhuriyetinde olduğu ve bu hak ve yetkilerin istenildiği biçimde kullanılabileceği anlamına geliyordu.

    19 Ağustos 1991’de Gorbaçov’a karşı darbe girişimi olayların gelişimini hızlandırdı. Çeçen Ulusal Kongresi derhal darbeye karşı çıktığını belirtti ve darbeyi destekleyen yöneticilerin görevden alınmasını istedi. Bu arada darbeye karşı çıkan Rusya Federasyonu Parlemento Başkanı Boris Yeltsin Rusya Federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerin egemenlik yolundaki çabalarınıdestekliyordu. Örneğin Tataristan konusunda bir açıklama yapan Yeltsin “ne kadar istiyorsanız o kadar egemen olabilirsinz” diyerek egemenlik haklarının sınırı sadece o halkın kendisinin belirleyebileceğini açıkça belirtmişti. Yeltsin ayrıca cumhuriyetler ve federasyon arasındaki ilişkilerin yeniden belirlenmesi gerektiğinide savunuyordu.

    Ağustos darbesine karşı mevcut yönetimin etkin bir şekilde karşı çıkmamasını eleştiren Çeçen Ulusal Kongresi kisa sürede başkanlık ve meclis seçimlerinin yapılması gerektiğini savundu. 15 Eylül’de oluşturulan Hüseyin ahmedov başkanlığındaki geçici yönetime iki ay içinde seçimleri yapmak üzere yürütme yetkileri devredildi. Uluslar arası insane hakları komitesinin gözetiminde 27 Ekim 1991’de yapılan seçimlerde Cohar Dudayev devlet başkanlığına seçildi. 1 Kasım 1991’de yeni Meclis Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan etti. Bu gelişmeler üzerine Moskova 7 Kasım’da Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan etti ve ertesi gün başkent Grazni’ye askeri birlikler gönderdi. Fakat halkın yoğun tepkisi sonucu bu birlikler geri çekilmek zorunda kalındı… Aralık 1994’e kadar.

    Bağımsızlık yasal mı?

    Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı ve son gelişmeler üzerine başta ABD olmak üzere pek çok devletin Çeçenistan’daki gelişmeleri “Rusyanın iç sorunu” olarak nitelemesi önemli bir soruyu gündeme getirmektedir.: Bağımsızlık ilanı yasal mı?

    “Ulusların kaderlerini serbestçe tayin etme hakkı” 20. yüzyılın başlarından beri yaygınlaşarak Kabul gören İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Helsinki Nihai Senedi, Paris Şartı gibi uluslar arası sözleşmelerde de açıkça tanınan bir haktır. Bu hak temelinde Çeçen halkının bağımsızlık ilanı meşru ve devredilemez birr hakkın sonucudur. Uluslar arası kamu oyu bu hakkın seçilmiş temsilciler tarafından ifade edilmesine saygı göstermekle yükümlüdürler.

    Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı aynı zamanda mevcut uluslar arası norm ve yasalara da uygundur. Bilindiği gibi Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. Brejnev Anayasası olarak bilinen 1976 Sovyet Anayasası’na gore SSCB’ni oluşturan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne (RSFSC) bağlı bir özerk cumhuriyet statüsünde idi. Bu yasa, günümüzde Çeçenistan’ın Rusya federasyonu’na bağlanmasına, yanlış olarak, gerekçe gösterilmektedir. Oysa Sovyetler Birliği’ni oluşturan cumhuriyetlerin 1990’larda birlikten ayrılmalarıyla SSCB ve Anayasası defakto ve dejure olarak ortadan kaldırılmıştır. Nitekim SSCB.’ni oluşturan bazı devletler yeni bir anlaşma temelinde yeni bir başka birliği; Bağımsız Devletler Topluluğu’nu kurmuşlardır.

    Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerden biri oalrak Rusya Federatif Sosyalist Cumhuriyeti de benzer bir şekilde eski yasalarını değiştirmiştir. Zaten RSFSC.nin son parlementosu devlet başkanı Yeltsin’e bağlı birlikler tarafından fiilen ve fiziksel olarak kapatılmış, yeni seçimler ve yeni anayasa temelinde devlet yeniden örgütlenmiştir.SSCB. döneminden kalma yasalar yürürlükten kaldırıldığı için RSFSC.ni oluşturan federe birimlerin, yani özerk cumhuriyetlerin arasındaki ilişkilerin yasal çerçevesinin oluşturulması gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda 31 Mart 1992’de kısaca “ Rusya Federasyonu İçindeki Egemen Cumhuriyetlerin İktidar Organlarıyle Rusya Federasyonu’nun Devlet İktidarı Federal Organları Arasında Yasama ve Yetkinin Dağıtımı (Paylaşımı) Üzerine Anlaşma” imzalanmıştır. Anlaşmanın giriş bölümünde de açıkça belirtildiği gibi federasyon anlaşması Rusya Federasyonu’nun egemenlik denlerasyonu ile RusyaFederasyonu içindeki cumhuriyetlerin egemenlik deklerasyonları temelinde imzalanmıştır; yani eski RSFSC. içindeki cumhuriyetlerin egemenlik hakkı açıkça tanınmıştır ve bu hak temelinde yeni federasyonun yasal çerçevesi kurulmuştur. Eski Rusya SFSC. Yasaları yürürlükten kalktığına gore, yeni oluşan federetif devletin böyle bir yeni anlaşma temelinde yasal çerçevesinin kurulması doğru ve yasal bir tutumdur.

    Rusya federasyon anlaşmasını o tarihte iki cumhuriyet, Tataristan ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti imzalamamışlardı. 12 aralık 1993 günü yapılan Rusya Federasyonu yeni anayasa oylamasına ve parlemento seçimlerine de bu iki cumhuriyet katılmamıştır. (Tataristan Cumhuriyeti daha sonar Rusya Federasyonu ile ayrı bir antlaşma imzalayarak federasyona katıldı. Tataristan’da Duma ve federal meclis için seçimler 13 Mar 1994 ‘te yapıldı.) Bu durumda Çeçenistan’ın Rusya federasyonuna bağlı olduğunu belirten bir antlaşma yoktur; bu nednele “Çeçenistan Sorunu”nun Rusyanın toprak bütünlüğü içinde çözülmesi yolundaki önerilerin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

    Çeçenistan’da iç savaş var mıydı?

    Çeçenistanda bu gelişmeler oluşurken İnguş Halk Kongresi İnguşistan Cumhuriyeti adında ayrı bir devlet kurulması ve Rusya Federasyonu içinde kalınması doğrultusunda bir karar aldı. 30 Kasım’da yapılan halk oylamasında bu karar destek görünce Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin yeni yönetimi bunu bu talebi büyük bir olgunlukla karşıladı ve İnguşalrın ayrılma isteğini Kabul etti. Böylece kimsenin burnu bile kanamadan, ulusların kaderini tayin hakkı ilksei çerçevesinde İnguş Cumhuriyeti kuruldu. (İnguş Cumhuriyeti yeni anayasada federasyonu oluşturan birimlerden biri olarak Kabul edildi.)

    Yeni kurulan bir devlette görülebilecek olağan farklılaşmalar dışında Çeçenistan’da önemli kutuplaşma görülmedi. Muhalefet ile yönetim arasında çatışmalar görülmüyordu. 1994 başlarında iki önemli daha sonraki gelişmeleri etkiledi. İlk olarak yönetime karşı silahlı muhalefet oluşturmak isteyen bazı gruplar 18 Şubat 1994’te birleşerek Nadtereçniy bölgesinde bir koordinasyon konseyi oluşturduklarını açıkladırlar. Bu konsey daha sonar yönetime karşı silahlı muhalefet merkezini oluşturdu. (Bütün muhalifler bu oluşumu desteklemedi. Örneğin Yaragi Mamodayev cumhuriyetteki sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesi gerektiğini savunaraka silahlı eylemlere sürekli karşı çıktı.) İkinci olarak Rusya Parlementosu sözcüsü Ruslan Hasbulatov yeni oluşan rusya Parlementosu tarafından affedilerek salıverildi. Hasbulatov Mart ayı başında Çeçenistan’a geldi. Çeçenistan Cumhuriyetin’deki politikaya aktif olarak katılmayacağını söylemesine karşın Hasbulatov ayrı bir muhalif grup oluşturdu. Bazı gözlemcilere gore Hasbulatov’un bu tutumu, Çeçenistan’da Rusya Parlementosu için seçim yapıldığı taktirde bu kanaldan Mosakova’ya dönme çabası sonucuydu.

    Çeçenistan Devlet Başkanı Cohar Dudayev değişik vesilelerle Rusya ile aralarındaki ilişkilere politik bir çözüm bulunması için görüşmeler yapılmasını, petrol boru hatlarının ve demiryolunun ortak işletilmesini önerdi. (Başkent Grozni’den geçen petrol boru hattı ve demiryolu Hazar Denizi kıyısındaki Mohaçkale’yi, Karadeniz kıyısındaki Tuapse ve Novorossiysk şehirleriyle donets havzasına bağlamaktadır ve Kuzey Kafkasya’nın merkezi konumundadır.) Bu doğrultuda bazı görüşmelerde yapıldı. Örneğin 21 Mart 1994’te Rusya Devlet Başkanı temsilcisi Sergey Feilatov ve Çeçenistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aslanbek Akbulatov Moskova’da görüştüler, fakat Çeçenistan’ın Rusyaya anayasal biir parçası olması ve Rusya-Tatristan arasındaki antlaşmanın görüşmelere temel alınması yönündeki talepler yüzünden bu görüşmelerden bir sonuç alınamadı. (Rusya Hükümeti, son Vladikavkaz görüşmelerinde olduğu gibi, daha sonraki görüşmelerde bu önerilerini “ temel koşul” olarak öne sürdü.)

    Muhalif silahlı gruplar ile hükümet birlikleri arasında çatışmalar yaz aylarında başladı. Küçük ölçekli olan ve en fazla birkaç saat süren bu çatışmalar hükümet birliklerinin üstünlüğü ile sonuçlanıyordu. Bu olaylarda özellikle hükümet birliklerinin kan dökilmemesine çalıştığı görülüyordu.

    Silahlı muhalefetin merkezi haline gelen Geçici Konsey başkanı Umar Avturkhanov 23 Temmuz’da yaptığı toplantıda Yeltsin’e başvurarak Çeçenistandaki devlet iktidarının tek organı olarak Konseyin tanınmasını ve cumhurüyette “anayasal düzenin sağlanması” konusunda yardım talebinde bulunabileceklerini açıkladı. (ITAR-TASS haber ajansı 24 Temmuz 1994) Geçici konsey daha sonar “Ulusal Yeniden Doğuş” hükümeti kurduklarını açıkladı. Rusya Hükümeti Geçici Konseyi Çeçenistan’daki yasal yönetim olarak tanıdığını hiçbir zaman resmen açıklamadı. Fakat Rusya Federasyonu bütçesinden Çeçenistan için ayrılan ödenekler Geçici Konseye ödenmeye başlandı. Son olaylarda da görüldüğü gibi Federal Karşı İstihbarat Teşkilatı Konsey’e askeri yardımda bulundu. Silahlı muhalefetin en büyük askeri operasyonu Ekim ayı ortalarında Grozni’ye saldırısı oldu. 16 Ekim’de bir konuşma yapan Dudayev “İslam bayrağı altında birleşilmesi ve Allah’aolan inançla özgürlük ve bağımsızlık için savaşılması” gerektiğini belirtti. Muhalefet 1-2 saat içinde Grozni’yi ele geçirdiğini açıklamasına rağmen aynı gün geri çekilmek zorunda kaldı.

    Kasım ayı başlarında Çeçenistan’daki çatışmaların yeni bir boyut kazanmaya başladığı gözlenebiliyordu. 1 Kasım’da muhalif Geçici Konsey’in başkanı Umar Avturkhanov, Grozni’ye saldırı hazorlıklarının bşladığını açıkladı. İki hafta sonar bazı BDT ülkelerindeki “Ziyaret”inden dönen Konsey’in silahlı birlikler konutanı Beslan Gantemirov, kisa sure içinde bu devletlerden tank, ağır top, uçak gibi silahlar alacaklarını açıkladı. Geçici Konsey’in hızla silahlandığı taraflarca belirtiliyordu.

    Gantemirov’un açıklamasından sonar olaylar hızla gelişti. Muhalefetin Grozni’ye üç yönden saldırıya geçeceği hem Çeçenistan Genel Kurmay Başkanlığı, hemde Geçici Konsey tarafından açıklandı. 24 Kasım’da Hükümet ülkede sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti ve herkes tarafından beklenen saldır 26 Kasınm’da başladı. Muhalif birlikler kısa sürede Grozni’nin büyük bir kesimine girdi. Hatta muhalif lider Avturkhanov Çeçen televizyonundan yaptığı konuşmada yönetimi devraldıklarını açıkladı. Fakat daha önceki çatışmalarda olduğu gibi hükümet kuvvetleri kısa sürede muhalif birlikleri püskürttü. İki gün içinde Grazni ve çevresinde bütün kontrol hükümet birliklerindeydi. Hükümet çatışmalarda 200 muhlif askerin öldüğünü 100’de fazla esir alındığını açıkladı.

    Bu noktaya kadar gelişmeler daha önceki olaylara benziyordu. Görece küçük ölçekli sayılabilecek çatışmalar sadece Grozni çevresinde oluyordu. Yani bir topyekün iç savaş yoktu. Fakat çatışmalar başladığından beri ilk defa olarak Hükümet muhalif birlikler saflarında faaliyet gösteren 70’e yakın rus askerini esir alındığını, rusya bu askerlerin sorumluluğunu üstlenmezse esirlerin idam edileceğini açıkladı. Uluslar arası basının da katıldığı bu toplantıda bu esirlerin bir kısmı basım mensuplarına tanıtıldı. Bu gelişmeler üzerine Rusya ilk defa olaylara dolaysız olarak müdahale ederek Hükümet ve muhalif birliklerin 48 saat çerisinde silahlarını bırakmasını, aksi taktirde Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan ederek askeri operasyonların başlayacağını açıkladı. Yeltsin daha sonar sürenin 15 aralık’a kadar uzatıldığını belirtti. Bu gelişmeler üzerine Dudayev ve Rusya Savunma Bakanı Graçev Vladikavkaz’da biraraya geldi. 12 aralık günü Vladikavkaz’da görüşmelerin başlaması kararlaştırıldı. Rusya ve Çeçenistan arasındaki sorunlara görüşmeler yoluyla bir politik çözüm bulacağına ilişkin umutlar güçlenirken 11 Aralık sabahı Rusya birlikleri Çeçenistan’a girdi. Bu koşullara rağmen Vladikavkaz görüşmelerine Çeçenistan yetkilileri katıldı. Fakat Rusya yetkililerinin bilinen taleplerini yinelemeleri üzerine görüşmelerden bir sonuç alınamadı.

    Çeçenistan’da bugün bir savaş yaşanmaktadır. Bu hiçbir zaman olamayan bir iç savaşlın devamı değildir. En temel hakkını, kendi kaderini belirleme hakkını kullanan bir halkın varolma savaşıdır. Savaş sadece Çeçenistan ilede sınırlı değildir. Kafkas halklarının ayrılmaz bir parçası olan Çeçen halkına saldırı bölgede yaşayan bütün halklara yapılmıştır. Bu nedenle Kafkasya’nın bütün bölgelerinde işgal girişiminikınayan gösteriler yapılmakta, yüzlerce gönüllü Grazni’ye kardeşlerini desteklemeye gitmektedir. Çeçenistan’a yapılan müdahale aynı zamanda insani değerler taşıyan herkese karşı bir saldırıdır. Yeni bir Afganistan, yeni bir Bosna yaratılmasına karşı olan herkesin Çeçen halkının direnişine omuz vermesi insanlık borcudur.

    Çeçenistan’ın Ekonomisi ve Grozni Petrolleri

    Çeçen-İnguş ekonomisi büyük ölçüde petrol üretimi ve işlenmesi ile petro-kimya sanayine dayalıdır. Bu sektörlerle birlikte (özellikle petrol sanayiiiçin) makine imalatı, yapı malzemeleri imalatı ve gıda sektörüde gelişmiştir. Sanayi daha çok Grozni, Nazran, Argun, Malgobek ve Gudermes kentlerinde yoğunlaşmıştır. Nüfusun yaklaşık % 40’I başkent Grazni ve çevresinde yaşamaktadır.

    Ekili alanların önemli bir kısmı tahıl üretimi için kullanulmaktadır. Ayçiçek, üzüm ve sebze üretimide yaygındır. Ülkede hayvancılık da gelişmiştir.
    Grozni Petrolleri

    Çeçenistan’da ilk ticari petrol üretimi 1893 yılında Grozni’nin kuzey-batısındaki Starogroznenskiy (Eski Grozni) havzasında başladı. 1913’te kentin 40 km. doğusundaki Novogroznonskiy (Yeni Grozni) havzası işletmeye açıldı. Üretim 1931 yılında 8 milyon ton ham petrole ulaştı. 1933’te Malgobek havzasınında işletime açılmasına karşın, üretim zamanla düştü. (1940’ da 2ç3 milyon ton) . Grozni’deki petrol rafinerilerinin, Bakü’den taşınacak petrolle tam kapasitede çalışmasını sağlamak için 1936’da Mohaçkale ile Grozni arasında ham petrol boru hattı inşa edildi. İkinci Dünya Savaşı döneminde Grozni, düşük üretimine rağmen, Bakü’den sonar, SSCBç’nin ikinci büyük havzasıydı. Savaştan sonar 1950’lerin ortalarına kadar Grozni bölgesinde ham petrol üretimi 2-3 milyon ton arasında kaldı. Bu dönemde Volga Ural havzasından Grozni rafinerisine petrol taçınıyordu.

    1950 sonlarında Grozni’nin batısında Karabulak ve Malgobek (Melğhabeğ) ’te derin kaynakları işletmeye açıldı. Bu havzalar da boru hatları ile grozni rafinerisine bağlandı. Yeni havzaların işletmeye açılmasıyla üretim 1965’te 9 milyon tona çıktı. 1950’lerde Kuma nehrinin güneyinde, Nogay steplerinde petrol bulununca, bu havzalar da Grozni’ye boru hatları ile bağlandı. Artan petrol üretimi sonucu Grozni havzası, ihracat için, boru hatlarıyla Kradeniz kıyısındaki Novorossiysk ve Tuapse limanlarına bağlandı (1969) . Grozni’deki petrol rafinerisine bağlı olarak petro kimya sanayiside gelişti. 1954’te fenol ve aseton, 1958’de sentetik alkol, 1962’de polietilen, 1968’de sentetik kauçuk işletmeleri açıldı. 1980’lerde ham petrol üretimi15 milyon tona ulaştı, fakat Volga-Ural, Kazakistan, Türkmenistan gibi bölgelerde bulunan büyük petrol rezervleri sonucu Grozni havzası göreli olarak önemini kaybetti.

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi 27.12.2003 - 12:17

    1783
    Çeçenlerin Çarlik Rusyasi isgaline karsi baslattigi savas Kuzey Kafkasya'ya yayildi. 1780'lerin basinda baslayan savasta cihadin liderligini Seyh Mansur yürütüyordu. Rus istilâcilar katliam yaptilar. 1791'de tutukladiklari Seyh Mansur'u, 1794 yilindâ Slisselarg hapishanesinde sehit ettiler, ama savas devam etti.

    1816
    Çar, General Yermalov'u Kafkasya'ya komutan toyin etti. Yermalov büyük bir ordu ile Çeçenleri ve diger Kafkas halklarini katliama tabi tuttu.

    1828
    Rus baskisina dayanamayan Dagistan'da Müslümanlar önce Imam Gazi Muhammed, daha sonra Imam Hamzat önderliginde ayaga kalktilar. Büyük savas bir anda bütün Kafkasya'ya yayildi.

    1834
    Imam Hamzat'in sehit edilmesinden sonra cihadin önderligini Imam Samil yapmaya basladi. Taso Haci liderligindeki mücahid kuvvetleri de Imam Samil saflarina katildi.

    1839
    Çarlik, Çeçenlere karsi baskin düzenlemeye basladi. Imam Samil liderligindeki büyüklü küçüklü bütün Çeçenler ve Kuzey Kafkasya halklari gazavat savasina, cihada basladilar. Milli Azadlik cihadi olarak bilinen bu savas tam 25 yil devam etti. Bu savas Rus tarihine Kafkas Harbi olarak girdi. Rus demokrat yazari N.Çerniserskiy, bu savastan bahsederken, 'Rusya bu savasa yilda 25 bin asker gönderdi' diye yazmaktadir. General N.N. Rayevsk ise 'Bizim Kafkasya'daki hareketlerimiz Amerika'nin istilâsindaki facialar gibi
    idi' diye yazmaktan kendini alamamistir.

    1859
    Ruslar, Çeçenlerin son duragi Vedeno köyünü de isgal etti. Samil esir düstü. 25 yil devam etmis olan savasta milletin yarisindan çogu vuruldu ya sahit oldu veya gazi. Fakat Çeçenler yilmadi. Savas 1864 yilina kadar devam etti.

    1865
    Ruslar, sömürge rejimi uygulamaya basladilar. Çeçen gençleri Rus ordusu arasina dagitildi. Birçoklari da ülkenin disina çikmak zorunda kaldi. Anadolu'ya göçler bu tarihte basladi.

    1877
    Çeçen ve Inguslar yeniden ayaga kalkti. Iki yillik çetin savastan sonra Ruslar, Çeçen ve Inguslari vatan topraklarindan sürgün ettiler ve bölgeye Rus Kazak (koçak/larini yerlestirmeye basladilar. Bunun üzerine Çeçen ve Inguslar gerilla savasi,baslatti. Zalimhan, liderligindeki mücahidler;
    1917 yilina kadar Rus Koçaklorina karsi savastilar.

    1917
    Çeçen Inguslarla Rus Kazaklari arasindaki ölüm kalim savasi basladi. Bu savas bir yil sürdü. Çeçenler, 1918 yilinda kendi topraklarini geri aldilar. Çeçenler, Seyh Uzun Haci önderliginde Kuzey Kafkasya Emirligi altindaki Islâm devletinin kuruldugunu ilan ettiler.

    1920
    Komünistler, Kuzey Kafkasya'yi isgal ettiler. Sovyetler sikiyönetim ilan etti. Olaganüstü idarenin basini ÇK (daha sonra KGB) yürütüyordu. Aydinlar, bilhassa din adamlari kursunlandi.

    1922
    Komünistler, bölgeyi 'Çeçen vilayeti' ilan etti.

    1924-25
    Kafkasya Sikiyönetim Komutanligi, 10 bin Çeçen Ingus aydinini hapsetti. Komünist olmayanlar idam edildi, kursuna dizildi.

    1929
    Kafkasya Harbi Komutanligi, Çeçenistan'da kolhozlastirma (halkin topraklarina el koyma) hareketi baslatti. Bu uygulamaya karsi çikan Çeçenler, Sit Islambulov liderliginde baskaldirdilar.

    1930
    Kizilordu, Sit Islambulov liderligindeki mücahidlerle anlasma yoluna gitmek zorunda kaldi. Bu anlasmaya göre Sovyetler, Çeçen Inguslarin
    haklarina saygi duyacaklari garantisini verdi.

    1931
    KGB, anlasmayi bozdu ve Sit Islambulov ve arkadaslarini kursuna dizerek sehit etti. Sit Islambulov'un yerine kardesi Hasan Islambulov geçti ve 1935 yilina kadar Kizilordu ile savas devam etti.

    1932
    Çeçenistan Nogayyurt bölgesindeki halk ayaklandi. Buna karsi NKVD (daha sonra KGB) buradaki herkesi hapse atarak iskenceler uyguladi.
    Sonra diger yerlerdeki milleti kötülemek için kizil partizan Ibrahim Gelderan liderliginde sahte bir ayaklanma gerçeklestiren KGB, halki Kizilordu kursunlarina hedef ettiren Gelderan'a öldürttü.

    1936
    Yillardir devam eden savasi durdurmak isteyen Moskova, Çeçen-Ingus vilayetine, Çeçen Ingus Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti adini
    verdi. 'Sovyet Sosyalist' kelimelerini istemeyen millet aydinlarini 1937 yilinda hapse attilar. Bir yil içinde 10 bin kisi tutuklandi ve hiçbirisi evine
    dönemedi.

    1940
    Milleti tehcir eden Ruslara karsi Hasan Islambulov liderliginde baslayan
    ayaklanma herkesi birlestirdi. Satoy sehrini ele geçiren Hasan Islambulov askerlerinin hareketi millete güç verdi ve Galanoj Ingus halkinin geçici
    inkilap hükümetini kurdular. Ruslar ne kadar saldirdilarsa da Islambulov taraftarlarini yok edemediler.

    1944
    Çeçenler, Kirim; Karaçay, Balkar ve Ahiska Türkleriyle birlikte, Stalin tarafindan Sibirya ve Türkistan steplerine sürgün edildiler. Bu topyekün
    sürgün sirasinda binlerce Çeçen açlik, salgin hastalik ve Rus kursunlariyla öldü.

    1957
    Sovyet lideri Nikita Kurusçev, sürgündeki Çeçen ve Inguslara, eski durumlarina kavusmalari için bazi haklar tanidi. Sürgündekiler, Çeçen
    Ingus Cumhuriyeti'ndeki yurtlarina dönmeye basladilar.

    1960-1970
    Bu yillar içerisinde Moskova, Çeçen Inguslarin daglik yerlere, sehirlere, Rus Kazaklarinin yerlestirilmesi, nüfus yapisinin degistirilmesi çalismalarina devam etti. Çogu yerlerde sahte törenler yapti. Çeçen Inguslar bu sahte törenlere çok sert tavir aldilar. Rus-Çeçen mücadelesi ideolojik savas seklinde devam etti.

    1982
    Sovyetler Birligi Komünist Partisi'nin birinci adami Brejnev'in yardimcisi Süslov, 'Baska milletler, Sovyetler Birligi'ne kendi arzulari ile katilmislardir' diyerek asimilasyon politikasini sürdürdü.

    1988
    Çeçen Ingus Halk Cephesi kuruldu. Hoca Ahmet Bisultanov lider seçildi. Cephe, ilk eylem olarak Gudermes'te yapilmakta olan kimya fabrikasina karsi protesto gösterileri düzenlemeye basladilar. Bu arada siyasi teskilâtlar da kuruldu. Bu teskilâtlar, 1990 yilinda siyasi parti hüviyetine
    büründü.

    Kasim 1990
    Çeçen Halk Kurultayi toplandi. Kurultayda Çeçen Milli Komitesi kurulmasi karari alindi. Komitenin adi daha sonra Milli Kongre olarak
    degistirildi ve basina Cevher Dudayev getirildi.

    5 Eylül 1991
    Agustos ayinda Sovyetler Birligi Komünist Parti Genel Sekreteri ve Devlet Baskani Mihail Gorbaçov'u devirmek için yapilan darbeyi destekleyen Çeçen Ingus hükümeti, baskilar sonucu; bagimsizlik yanlisi Çeçen Milli Konseyi'nden istifa etmek zorunda kaldi. Rus Hava Kuvvetleri'nden kendi istegiyle emekli olan General Cevher Dudayev, ülkesine döndü ve milli lider ilan edildi.

    Ekim 1991
    Cevher Dudayev, Moskova yanlisi geçici hükümeti devirmek için kampanya baslatti. Resmi daireleri ele geçirmeye baslayan Cevher
    Dudayev halkin yüzde 80'den fazlasinin oyunu alarak Devlet Baskanligi'na seçildi ve tek tarafli olarak bagimsizlik ilan etti.

    Kasim 1991
    Rusya Federasyonu Devlet Baskani Boris Yeltsin, olaganüstü hal ilan ederek Çeçenistan'in bassehri Grozni'ye asker gönderdi. Bu askerlerin Grozni havaalaninda Devlet Baskani Dudayev'e bagli askerler tarafindan engellenmesi üzerine, Rusya Parlamentosu olaganüstü hali kaldirdi
    ve Rus askerleri 3 gün sonra geri döndü.

    Haziran 1992
    Çeçen-Ingus Cumhuriyeti, 'Çeçenistan' ve 'Ingusistan' olarak birbirinden ayrildilar. Ingusistan, Rusya Federasyonu içerisinde kalmaya karar verirken Çeçenistan'in bagimsizlik karari Rusya tarafindan reddedildi.

    1994
    Moskova; Çeçenistan'in suçlular için karargâh olmaya basladigi seklinde propaganda yapmaya basladi ve halkin Cevher Dudayev'i devirmesi için çagri yapmaya basladi.

    2 Agustos 1994
    Rusya'nin destekledigi bilinen muhalefet tarafindan organize edilen Geçici Konsey, Cevher Dudayev'i devirme çalismalarina basladi.

    25 Kasim 1994
    Moskova destekli isyancilar, tank ve agir silahlarla Grozni'ye saldirdilar, fakat bir gün sonra geri çekilmek zorunda kaldilar.





    29 Kasim 1994
    Boris Yeltsin, Dudayev ve muhalefete 48 saat içinde silahlarini birakmalari çagrisinda bulunarak, aksi halde olaganüstü hal ilan edecegini açikladi. Rus uçaklari Grozni'yi bombaladi.

    30 Kasim 1994
    Rus uçaklari tarafindan yeni bir hava
    saldirisi daha yapildi. En az 10 uçagin katildigi saldiridan
    sonra Cevher Dudayev, kadin ve çocuklara Grozni'yi terket-
    meleri çagrisinda bulundu. Rusya, Çeçen sinirina asker yig-
    maya basladi.

    1 Aralik 1994
    Rusya'nin, verdigi sürenin bitmesine ragmen, hiçbir harekette bulunmayan Yeltsin, Çeçenlerin elindeki Rus esirleri geri alabilmek için her yolu deneyecegini açikladi.

    5 Aralik 1994
    Rusya, Çeçenistan'in terörist yatagi oldugunu ileri sürerek, Bati'yi yanina almak tesebbüslerine basladi.

    6 Aralik 1994
    Çeçenistan bagimsizligini elde etmesinden sonra ilk dafa en üst seviyede bir toplanti yapti. Rusya Savunma Bakani Pavel Graçev ve Cevher Dudayev, yaptiklari görüsmede, krizin sona ermesi için güç kullanilmamasi konusunda görüs birligine vardilar.

    7 Aralik 1994
    Rus Güvenlik Konseyi, taraflarin silahsizlandirilmasi için bütün anayasal tedbirlerin uygulanmaya konulmasini istedi.

    8 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, anayasal tedbirlerin uygulanmasini istedi.

    10 Aralik 1994
    Rusya, Çeçen hava sahasi ve sinirini kapattigini açikladi. Grozni yine bombalandi. Dudayev'in yardimcilarindan biri, Rusya'nin Çeçenistan'i isgal etmeleri halinde, Rus askerlerinin tabut içinde terk edeceklerini söyledi.

    11 Aralik 1994
    Rus askerleri, 3 koldan Çeçenistan'a girdiler. Yeltsin, 15 Aralik tarihine kadar süre taniyarak, Çeçenlerin silahlarini birakmalarini istedi.

    12 aralik 1994
    Rus uçaklari, Grozni yakinindaki hedefleri bombaladi. Grozni'nin disindaki köylerde agir çarpismalar meydana geldi.

    14 Aralik 1994
    Cevher Dudayev, Rusya'yi uyararak bir adim daha atmalari halinde, gerilla savasi baslatacaklarini ilan etti. Baris ümidi, Çeçenlerin
    Rusya'nin isteklerini reddetmeleri ile son buldu.

    15 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, Cevher Dudayev taraftarlarinin silah birakmasi için verdigi süreyi 48 saat daha uzatti. Dudayev, Rus askerlerinin çekilmesi halinde masaya oturacagini açikladi.

    16 Aralik 1994
    Çeçenistan'a gönderilen bir Rus general, Yeltsin'in hareketinin anayasaya aykiri oldugunu belirterek, 'Bir adim daha ileri gitmeyecegini' ilan etti. Rusya Güvenlik Konseyi yaptigi açiklamada, verilen süreyi cumartesi gece
    yarisina kadar erteledi.

    17 Aralik 1994
    Rusya Disisleri Bakani Andrei Kozirev, yabancilarin ülkeyi terketmesini istedi ve Dudayev'i bir defa daha görüsme masasina davet etti.

    18 Aralik 1994
    Rus uçaklari gece yarisindan itibaren Grozni'yi bombalamaya basladilar. Fakat kara harekâtina geçilmedi. Grozni'de bulunan Dudayev taraftarlari sessiz kalarak Rusya'nin ikinci bir adim atmasini beklediler.

    19 Aralik 1994
    Rus kuwetleri özellikle sivil yerlesim birimlerini bombalayarak 16 kisinin
    ölümüne sebep oldu. Grozni'ye yönelik hava saldirilari yine devam etti. Grozni disinda yogun çarpismalar oldugu bildirildi. Bölgede bulunan
    gazeteciler, Petropavlovskaya köyünün Ruslarin eline geçtigini bildirdi. Cumhurbaskanligi Sarayina yönelik saldirilarda, sarayin isabet almadigi, mermilerin bos araziye düstügü belirtildi.

    Ocak 1995
    Rus tanklari Grozni'nin merkezine dogru ilerlemeye basladi.

    Subat 1995
    Mücahidler bassehir Grozni'yi terk etmeye basladi.

    Nisan 1995
    Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi AGIK, Çeçenistan komisyonu kurmaya karar verdi. Dudayev, Rusya içinde saldirida bulunma
    tehdidinde 'bulundu. Argun, Gudermes ve Sali'yi ele geçirmeye basladi.

    Mayis 1995
    Rus askerleri Kafkas dagina dogru ilerliyor. AGIK himayesinde yapilan görüsmelerin ilk turunda sonuç alinamadi.

    Haziran 1995
    Askerlerinin, güneydogudaki mücahidlerin karargâhini ele geçirdiklerini duyuran Rusya, Satoy ve Nazhoyyurt'u da aldilar.

    14 Haziran 1995
    Çeçenistan'a 70 kilometre mesafedeki Stavropol sehrinin Budonnovski
    kasabasina baskin düzenleyen Samil Basayev liderligindeki bir grup mücahid, bir hastanede yüzlerce Rus'u rehin aldi.

    15 Haziran 1995
    Rusya, Kuzey Kafkasya'daki kuvvetlerini alarma geçirdi. Yeltsin, Rus sivillere sakin olmalari çagrisinda bulundu.

    16 Haziran 1995
    Rus askerleri, Çeçenlerin saldiri ihtimaline karsi Moskova'daki kilit öneme sahip binalari korumaya aldi. Rus parlamentosundaki gruplar, hükümetin istifasini istedi. Yediler toplantisi için Kanada'ya giden Yeltsin'e geri dön çagrisindabulunuldu.

    17 Haziran 1995
    Rus askerleri hastaneye baskin düzenledi. Operasyon basarili olamadi. Ancak Basayev, 220 kadin, çocuk ve hastayi serbest birakti. Yeltsin; baskinin kendisinin Moskova'dan ayrilmasindan sonra gerçeklestirildigini açikladi. Basbakan Çernomirdin ise, rehinelerin serbest birakilmasina karsilik Çeçenistan'da ateskes yapilmasini teklif etti.

    18 Haziran 1995
    Rusya Basbakani Çernomirdin, mücahidlerin komutani Samil Basayev ile telefonda görüstü. Mücahidler, 126 rehineyi daha serbest birakti. Bâsayev,
    kendi adamlarini ve rehinelerin bir kismini Çeçenistan'a götürmek için bir otobüs istedi. Çeçenistan'daki Rus komutan, 'Bütün askeri operasyonlarin durdurulmasi' talimatini verdi.

    19 Haziran 1995
    Baris görüsmelerinin yeni turu Grozni'de basladi. Mücahidler 764 rehineyi daha serbest birakti ve bir Rus tuzagina karsi bazi gazeteciler, parlamenterler ve çok sayida Rus'un bulundugu otobüsten olusan konvoyla Budonnovski'den ayrildi.

    30 Temmuz 1995
    Heyetler arasinda askeri anlasma imzalandi. Anlasmaya göre; Ruslar,
    Çeçenistan'daki askerlerini çekecek, Çeçenler de savunma maksatli olmayan silahlarini teslim edecekler. Çeçen heyetine Çeçenistan Bassavcisi.
    Osmati Imayev baskanlik etti.

    Agustos 1995
    Çeçenistan'da kimyasal silah kullanilmis olabilecegine iliskin belirtiler
    bulundugu bildirildi.

    16 Agustos 1995
    Çeçen Cumhuriyeti'nin baskenti Grozni'de süren baris görüsmelerinin
    kesilmesi ve taraflar arasinda gerginligin tehlikeli bir sekilde tirmanmasi ardindan bir grup Çeçen direnisçi silahini teslim etti.

    25 Agustos 1995
    Çeçen lideri Cevher Dudayev'e bagli güçler, cumhuriyetin ikinci büyük kenti Gudermes'te yönetime el koydugunu bildirdi.

    28 Agustos 1995
    Rusya'nin Budonnovsk kentine baskin düzenleyerek 30 Temmuz da Rus-Çeçen heyetlerinin askeri bir anlasmaya varmalarina
    kadar giden görüsme sürecini baslatan Çeçenlerin ünlü savasçisi Samil Basayev, silahlarini teslim etmeyeceklerini söyledi.

    5 Eylül 1995
    Çeçenistan'da Cevher Dudayev yanlilari 6 Eylül 1991'de ilan edilen, ancak
    taninmayan bagimsizlik ilanlarinin yildönümünü cumhuriyetin çesidi yerlesim birimlerinde kutladilar.

    16 Eylül 1995
    Çeçenistan'in Alkhoi-mohk kasabasinda Rus uçaklarinin bombardimani
    sonucu üç kisinin öldügü, alti kisinin Yaralandigi bildirildi.

    4 Ekim 1995
    Çeçenistan Cumhurbaskani Cevher Dudayev'in danismani Ramazan Kaytemirov, Rusya'nin Çeçenistan'da asil amacinin petrol yataklarina sahip olmak, boru hattini kullanmak ve askeri üs kurmak oldugunu söyledi.

    20 Aralik 1995
    Çeçenistan'in Gudermes kentini kusatan Rus askerleri yüzlerce sivil öldürerek kenti ele geçirdi. Ülkenin yüzde 70'ini kontrol altinda tutan
    Müslüman direnisçiler, Ruslara agir kayiplar verdirdi.

    9 Ocak 1996
    'Yalniz Kurt' grubunun lideri Salman Rudayev, Kizilyar'a baskin düzenleyerek yüzlerce kisiyi esir aldi.

    17 Ocak 1996
    Salman Raduyev ve mücahidler, Kizilya dan kaçarken kistirildiklari Pervomaiskoye köyündeki Rus kusatmasini yarmayi basardilar.

    5 Subat 1996
    Çeçenistan'in baskenti Grozni'de bagimsizlik yanlisi Çeçenler, Rus güçlerinin ayrilmasi istegiyle gösteriler baslatti.

    8 Subat 1996
    Grozni'deki gösterilere binlerce kisi katildi. Kent merkezinde gösterilere
    katilanlarin sayisi on bine ulasti.
    Çeçenistan ve Coğrafi konumu:

    Sovyetler Birliği döneminde Çeçen-İnguş Otonom Cumhuriyeti, (9 Kasım 1991’de bağımsızlkığını ilan ederek Çeçenistan Cumhuriyeti) adını alan bu ülke, 5 Aralık 1936 tarihinde kurulmuştur. Ancak II. Dünya Savaşında Çeçenler ve İnguşlar, Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesi ile sürgün edilerek Cumhuriyet ortadan kaldırılmış, 9 Ocak 1957’de yeniden kurulmasına izin verilmiştir.

    Kuzeyde Rusya Federasyonu’nun Stavropol Eyaleti (kray) , kuzeydoğu ve doğuda Dağıstan Özerk Cumhuriyet, güneyde Gürcistan Cumhuriyeti ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 19.300 km2, nüfusu bugün itibariyle 1.300.000 civarındadır. Sınırları içinde 3 şehir ve 3 şehir tipinde yerleşim merkezi vardır. Başkenti Grozni (eski adı Sunjkhala, yeni adı Caharkale’dir) ’dir

    Kuzey Kafkasya’’nın güneydoğu bölümünde bulunan Çeçenistan Cumhuriyeti, Kafkas Sıradağlarının kuzey etekleriyle Terek Düzlüğü’nün (Nogay Stepi) güney kesimini kaplamaktadır. Güney sınırlarında bulunan Tebulos-Mta Dağının yüksekliği 4.494 metredir. Bu dağ kil şistleriyle, porfirit ve diyabaz intruzyonlarından oluşmuşturç Terek Dağları ile Terek Irmağı üzerinde Tereküstü Düzlüğü uzanır. Cumhuriyetin kuzey bölümü Terek Düzlüğü içindedir.

    Yer altı servetleri bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti oldukça zengindir. Petrol ve yer altı gazlarına hemen hemen her yerde rastlanır. Maden suyu kaynakları çoktur. Yapı gereçleri (kireç taşı, marn, alçı, kuvars kumu, kil) de boldur.

    İklim bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti büyük bir değişiklik gösterir. Kuzey bölümünde kara iklimi hakimdir. Yazlar sıcak olup uzun surer. (Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 25,5 C, Ocak ayı ortalaması ise –4 C) . Kışlar ılık olup fazla kar yağmaz. Yeşillik süresi (vegetation) 233 gündür. Yıllık yağış tutarı 600-700 mm, yeşillik süresi 220-224 gündür.

    Akarsuları Cumhuriyeti doğu-batı doğrultusunda kesen Terek Irmağı havzasına bağlıdır. Ayrıca Terek’in büyük bir kolu olan Sunja anılabilir. Sunja birçok kolların birleşmesinden meydana gelir. En büyük kolları buzul sularıyla beslenen Assa ve Argun Irmaklarıdır. Irmaklar önemli hidroenerjiye sahiptir. Akarsulardan sulama işlerinde de faydalanılır. Düzlüklerde ve dağlarda göller vardır. En büyük gölü ülkenin güneydoğu ucundaki Kezenoyam’dır.

    Terek Düzlüğünde verimli topraklar yanında kunluklar da vardır. Terek ve Sunja ırmakları çernozyomla kaplıdır. Çeçen düzlüğünde çerezyomla örtülü yerlerden başka, vadilerde alüvyonlara da rastlanmaktadır.

    Bitki örtüsü bu toprak durumuna bağlıdır. Terek düzlüğünün güney kesimi ekime elverişlidir. Kuzey kesimi ise kumlu bir yarı çöl konumundadır. Terek vadisinde çayır bitkileri hakimdir. Terek düzlüğü ekim yapmaya da elverişlidir. Dağlık bölgelerde 1600-2000 metre arasında geniş yapraklı ormanlar (ak gürgen gibi) yer alır. 1600-2000 metre den sonra ise alp çayırları yetişir.

    Dağ ormanlarında yaşayan hayvanlar arasında boz ayı, kurt, tilki, yaban domuzu, Kafkas orman kedisi vardır. Kuşlar arasında sülün ve bıldırcın önemli yer tutar. Terek düzlüğünde kemirgenler (tavşan, tarla faresi ve sürüngenler yaygındır. Bunlardan başka çakal, karsak gibi hayvanlara da rastlanır.

    Çeçenistanın büyük şehirleri Grazni (Caharkale, Gudermes, Malgobek’tir. Özellikler bağımsızlık ilanından sonar Rus nüfusunda azalma olmuştur. Çeçenistan eski Sovyetlerin en eski ve en büyük petrol bölgelerinden biridir. Bu bakımdan petrol endüstrisi gelişmiştir. Bundan başka, enerji kaynakları da işletilmektedir. Kimya, makine, maden ve besin endüstrisi de anılmaya değer.

    s

    I - Çeçenler Kimdir?

    Çeçenler Kuzey Kafkasya’nın yerli (otokhton) halklarından olup Kuzey-Doğu Kafkasya’da Çeçenistan’da yaşarlar. Kendilerine Nohçi diyen Çeçenler komşuları tarafından Miçikis (Kumukça) , Burtel (Avarca) , Şeşen (Kabardeyce) gibi isimlerle anılırlar. Çeçenler, İnguş ve Tuşlarla birlikte Weynah halkını oluştururlar. İnguşlar kendilerine Ğalğay demektedir. (weynah halkının üçüncü kolunu oluşturan Tuşlar, nüfusça çok küçük bir topluluktur ve genellikle Kafkasların güney kesiminde yaşarlar.)

    Çeçen, İnguş ve Tuşların oluşturduğu dil grubu Weynah (veya Nakh) adıyla bilinir. Weynah ve Dağıstan dilleri de Kuzey-doğu Kafkas Dil ailesi’ni oluşturur. Çeçencenin diğer Kafkas dilleri ile ilişkisi aşağıda tabloda özetlenmiştir. Kuzey Kafkasya halklarının çoğunluğu müslümandır (Sünni) . Kuzey Kafkas Halkları (Abazalar, Adığeler, Weynahlar, Dağıstanlılar, bu bölgede yüzyıllardır aynı kültür ve tarihi paylaşarak yaşayan asetinler ve daha sonar bu bölgeye gelip yerleşmiş Karaçaylılar ve Malkarlılar) çok yakın tarihsel kültürel ve akrabalık bağlaruyla birbirine bağlıdırlar. 19. yüzyıl ortalarında Çarlık Rusyası’nın uyguladığı sürgün politikası sonucu bu halkların önemli bir kesimi Osmanlı İmparatorluğun’da iskan edilmiştir. Günümüz Türkiyesinde 6 milyon Kuzey Kafkasyalının yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkiyede Çerkes kavramı, genellikle bütün Kuzey Kafkasyalıları kapsayacak biçimde kullanılmaktadır.
    Çeçenlerin kısa tarihi

    Bugünkü Çeçenistan ülkesinde, özellikle Kezenoy gölü ve halhulav nehri çevresinde Paleolitik dönemden beri insanların yaşadığı bilinmektedir. Ülkenin çeşitli yerlerinde M.Ö. III. Bin yıllarına ait mezarlar bulunmuştur. Arkeolojik verilere gore bu dönemde tarım, çömlek yapımı ve maden işlemeciliği bölgede gelişmişti.

    Nohçi genel adıyla Çeçenlerden bahsede ilk yazılı kaynaklar M.Ö. 4-3. yüzyıllardaki Ermeni, Gürcü ve Roma-yunana kayıtlarıdır. M.S. 1. yüzyılda Alan Kavimler Birliğine katılan Çeçenler, zamanla orta ve kuzey-doğu Kafkasya’da çoğalmışlardır.

    Çeçenlerin Müslümanlık ile ilk tanışması 8. yüzyıl başlarında Arap-Hazar savaşları dönemindedir. Bu savaşlar sırasında Ememvi orduları Çeçenistan’a da akınlar yapmışlardır.

    10-12. yüzyıllarda Gürcü Karallığı aracılığıyla Hristiyanlık Çeçenistan’a sokulmak istenmişse de bu din hiçbir zaman Çeçenler arasında yaygınlaşmamıştır. 16-18. yüzyıllarda Dağıstan’daki müslümanların etkisiyle Çeçenistan’da İslam Dini yaygınlaşarak egemen din haline gelmiştir. Nakşibendi ve Kadiriye tarikatları 19. yüzyılda bölgede yaygınlaşmıştır.

    13 ve 14. yüzyıllarda Moğol saldırıları karşısında Çeçenler Kafkas Dağlarına çekilerek bağımsızlıklarını korumuşlardır. Bu dönemde Çeçenler kendilerine özgübir kale mimarisi geliştirmişlerdir. “Savaş Kulesi” olarak tanımlanan bu mimari örnekleri günümüze kadar ulaşmıştır.

    1556 yılında Rusya’nın Astrahan’I işgal etmesinden sonar Çeçenistan-Rusya ilişkileri başlamıştır. Rus birlikleri 1587’de Terek nehrine ulaşmış ve 1590’ da Sunja nehri üzerinde ilk Rus kalesi kurulmuştur. Ancak 1783 yılına kadar Rusya’nın Çeçenistan’da fazla ilerlemediği görülmektedir. Fakat 1782-1784 yıllarında Güney ve Kuzey Kafkasya’yı birbirine bağlayan Daryal Geçidi’nin ele geçirilmesi ve bu geçitteki Gürgistan Askeri Yolu’nun açılması, 1784’te Vladikavkaz kentinin kurulması ve 1801’de Gürcistan’I ilhak eden Rusya’nın (güneyde) Transkafkasya’da egemenliğini pekiştirmesinden sonar saldırılar artmıştır. 1783-1824 yıllarında Çarlık, sistemli bir şekilde müstahkem hatlar kurarak ilerlemiştir. Bu dönemde (1818’de kurulan Graozni gibi) Kuzey Kafkas kentleri, Rus müstahkem hatlarının oluşturan kaleler halinde kurulmuş, birer askeri ve ticari merkez olarak gelişmiştir.

    Rusyanın ilerlemesine karşı çok şiddetli direnişler yapılmıştır. 1783-1793 yılları arasında Şeyh Mansur’un 1810’larda İmam Hadis’in ve 1820’lerde Taymi Biybolat’ın önderliğinde işgale karşı önemli ve etkili direnişler gerçekleştirilmiştir. Fakat 1810’da İnguşistan bölgesi Rusya’nın kontroluna geçmiş ve İnguşların bir kesimi General Yemelov tarafından kuzeydeki ovalık bölgelere iskan edilmiştir.

    Çeçenistan’ın direnişinde en öenemli ve kritik dönem, 1829-1859 yıllarındaki İmamlar Dönemi olarakta bilinen dönemdir. Dağıstan’da Gazi Muhammed’in (1829-32) imamlığı ile başlayan bu dönem, İmam Hamzat (1832-34) ve Şeyh Şamil (1834-59) imamlıkları ile devam etmiştir. Bu dönemde Rusya’nın işgaline karşı gerçekleştirilen örgütlü direniş sonucu sayıca çok üstün konumdaki Rus ordusuna karşı bağımsızlık yıllarca korunabilmiştir. İşgale karşı gösterilen kararlı direniş sonucu Rus ordusu sürekli takviye edilmiş, 1860’larda mevcudu 3000’e yükselmiştir. Ancak 1859’da Şeyh Şamil’in esir düşmesinden sonradır ki Çeçenistan’daki direniş büyük ölçüde tasfşye edilebilmiştir. (Çeçenistan’ın düşmesinden sonar Rus ordusu Kuzey-batı Kafkasya’daki operasyonlarını yoğunlaştırmıştır. Kuzey-batı Kafkasya halklarının –Adığeler, Abazalar ve Ubıkhlar- çoğunluğunu ve Çeçen-İnguş halklarını önemli bir kesimi yurtlarından sürgün edilerek Osmanlı topraklarında iskan edilmiştir.)

    Çeçenistan işgal edildikten sonar Rusya’nın uyguladığı kolonizasyon politikasına karşı sürekli ayaklanmalar şeklinde direnilmiştir. 1860-61’de Naib Duev Uma ve Kadı Ataev Atabiy önderliğindeki ayaklanma kanla bastırılmıştır. 93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı’nda Şeyh Şamil’in Naiblerinden Simsirir Ali Bek önderliğinde başlayan büyük ayaklanma Çeçenistan’ın hemen tamamını etkilemiş ve güçlükle bastırılabilmiştir. Bu ayaklanmadan sonar Abrek olarak bilinen halk kahramanları direnişi sürdürmüşlerdir. Bu kahramanların en ünlüsü 1913’te öldürülen Abrek Zelimhan’dır.

    Rusya Çeçenistan’da tam bir kolonizasyon politikası izlemiş, Çeçen halkının ekonomik ve kültürel gelişimini engellemeye çalışmıştır.. Grozni şehrine Çeçenlerin girmesi bile yasaklanırken, halk tarıma elverişli olmayan dağlık bölgelere doğru yerleşmeye zorlanmış, ovalık kesimlere Kazaklar iskan edilmiştir. Bu politikalar sonucu 1910’larda bir Kazak ailesi başına düşen toprak miktarı ortalam 15 hektar olurken, bir Çeçen ailesine sadece 3.3 hektar toprak kalmıştır.

    Şubat 1917’de Rusya’da monarşinin yıkılması ve Ekim 1917’de Baolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi üzerine Kuzay Kafkasya’da bağımsızlık hareketleri güçlendi ve 11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi. (Bu dçnemde General İsmail Berkok komutasındaki Osmanlı ordusu yardım amacıyla Dağıstan’a kadar gelmesine rağmen Mondros Mütarekesi ile geri çekilmek zorunda kaldı.) Fakat Kuzey-batı Kafkasya’da güçlü olan çarlık rejimi tekrar kurmayı hedefleyen ve “bir bölünmez Rusya” sloganı ile hareket eden General Denikin komutasındaki ordular saldırıya geçti. Şubat 1919’da çarlık yanlısı ordular Çeçenistan’ı işgal etti. Beyaz ordularına karşı Eylül 1919’da Şeyh Uzun Hacı’nın liderliğinde bvaşlayan ayaklanma Şubat 1920’de başarıyla sonuçlandır. Fakat bu kez de Mart 1920’de Bolşevikler Çeçenistan’da yönetime geldi. 1920-21 ve 1930-32’deki anti-bolşevik ayaklanmalar başarısızlılla sonuçlandı.
    Bolşeviklerin bütün Kuzey Kafkasya’da iktidara gelmesinden sonar Çeçen-İnguş, Osetya, Khabardey, Balkar ve Karaçay bölgelerini kapsayan Sovyet Dağlı cumhuriyeti 20 Ocak 1920’de kuruldu. 30 Kasım 1922’de bu Cumhuriyetten ayrılarak Çeçen Özerk Bölgesi (11105 km2) 7 Temmuz 1924’te İnguş Özerk Bölgesi (3200 km2) oluşturuldu. Bu iki bölge 15 Ocak 1934’te Çeçen-İnguş Özerk Bölgesi adıyla birleştirildi. 5 aralık 1936’da Yeni Sovyet anayasası uyarınca özerk bölgenin statüsü Özerk Cumhuriyet’e yükseltildi.

    İkinci Dünya Savaşı Çeçen-İnguş halkı için yeni bir acı döneminin başlangıcıdır. 1941-42 yıllarında Alman birlikleri Grozni petrol bölgesini ele geçirmek için askeri harekata başladı. (Bu dönemde Sovyetler Birliği’nin Azerbaycan’dan sonraki en büyük petrol üretim bölgesi Çeçenistan’dı.) 1942 sonbaharında alman Birlikleri Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin bazı batı bölgelerini işgal etmelerine karşın, Grozni’ye giremedi ve Stalingrad yenilgisinden sonar hızla bütün Kuzey Kafkasya’yı terk etti. Buna karşın 23 Şubat 1944’te Moskova’nın aldığı bir kararla Çeçen-İngış, Karaçay ve Balkar halklarının Kuzey Kafkasya’dan Kazakistan ve Orta Asya’ya sürgün edilmesi kararlaştırıldı. 25 Haziran 1946’da Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti lağvedildi. Çok kısa sürede olumsuz koşollarda gerçekleştirilen bu sürgün sonucu yüzbinlerce Çeçen yollarda ve yeni yerleşim bölgelerinde yokluk, yoksulluk ve hastalıktan öldü. Şimdi hayatta kalabilen Çeçen yaşlılarının hepsi bu sürgünü bizzat yaşamış, orta yaş kuşağıda sürgünde doğmuştur. Bu nedenle 1944 yılında gerçekleştirilen ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti dışında Dağıstan ve Gürcistan’da yaşayan Çeçenleri de kapsayan bu facianın etkileri hala sürmektedir.

    Çeçenlerin anayurtlarına dönmek istek ve teşebbüsleri sürgünden hemen sonar başladı. Yasak olamasına karşın pek çok insane evine dönme mücadelesini sürdürdü. Ancak 1954^te Stalin’in ölümünden sonar Çeçenlerin anayutlarına dönme hakkı tanındı. 9 Ocak 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yeniden kuruldu. Fakat yukarıda tablo 2. de görrüldüğü gibi 1959’da bile Çeçenlerin ancak % 58’I Çeçenistana dönebilmişti. Sürgünün yolaçtığı tahribat, tablo 2.’deki nüfus arış oranlarında açıkça görülebilmektedir. Örneğin sürgün sonrası 1959-1970 döneminde sadece on yıl içerisinde Çeçen nüfusu % 50 artmıştır. Fakat sürgünün yaşandığı 1939-1959 arasındaki yirmi yıllık dönemde nüfusta hemen hiçbir artış yoktur. (1939-59 arasındaki nüfus artışı 1959-1970 dönemindeki kadar olsaydı 1970’de sadece Çeçenlerin nüfusu yaklaşık 1.300.000 olacaktı.) 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C.’nin kurulmasından sonar Çeçen halkı sürgünün açtığı yaraları iyileştirmek için zorlu bir mücadele Verdi.

    Bağımsızlığa Doğru

    1980’lerin sonlarında izlenen glastnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikaları ile Sovyetler Birliği hızlı bir çözülme sürecine girdi. Değişik Cumhuriyetlerde kurulan halk cepheleri bağımsızlık yönündeki talepleri dile getirdiler. Başta Baltık Cumhuriyetleri olmak üzere SSCB.’ni meydana getiren birlik cumhuriyetleri sırayla egemenlik ve bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar. 1990 yılında Federasyon’nun kendisi de dahil olmak üzere hemen her özerk ve birlik cumhuriyeti egemenliğini ilan etmişti.

    Çeçenistan’da toplumsal muhalefet Çeçen Ulusal Kongresi adı altında örgütlendi. 23-285 Kasım 1990’da toplanan Çeçen Ulusal Kongresi başkanlığı erken emekli edilmiş General Cohar Dudayev’I seçti. Kongrede üç aşamalı (1. Bağımsızlık, 2. Federasyon, 3.Kafkas Halkları Konfederasyonu) bir faaliyet programı benimsendi. Kongrenin baskıları sonucu Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yüksek meclisi 27 Kasım 1990’da egemenliğini ilan etti. Egemenlik Çeçen-İnguş toprakları üzerinde tüm hak ve yetkinin Çeçen-İnguş Cumhuriyetinde olduğu ve bu hak ve yetkilerin istenildiği biçimde kullanılabileceği anlamına geliyordu.

    19 Ağustos 1991’de Gorbaçov’a karşı darbe girişimi olayların gelişimini hızlandırdı. Çeçen Ulusal Kongresi derhal darbeye karşı çıktığını belirtti ve darbeyi destekleyen yöneticilerin görevden alınmasını istedi. Bu arada darbeye karşı çıkan Rusya Federasyonu Parlemento Başkanı Boris Yeltsin Rusya Federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerin egemenlik yolundaki çabalarınıdestekliyordu. Örneğin Tataristan konusunda bir açıklama yapan Yeltsin “ne kadar istiyorsanız o kadar egemen olabilirsinz” diyerek egemenlik haklarının sınırı sadece o halkın kendisinin belirleyebileceğini açıkça belirtmişti. Yeltsin ayrıca cumhuriyetler ve federasyon arasındaki ilişkilerin yeniden belirlenmesi gerektiğinide savunuyordu.

    Ağustos darbesine karşı mevcut yönetimin etkin bir şekilde karşı çıkmamasını eleştiren Çeçen Ulusal Kongresi kisa sürede başkanlık ve meclis seçimlerinin yapılması gerektiğini savundu. 15 Eylül’de oluşturulan Hüseyin ahmedov başkanlığındaki geçici yönetime iki ay içinde seçimleri yapmak üzere yürütme yetkileri devredildi. Uluslar arası insane hakları komitesinin gözetiminde 27 Ekim 1991’de yapılan seçimlerde Cohar Dudayev devlet başkanlığına seçildi. 1 Kasım 1991’de yeni Meclis Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan etti. Bu gelişmeler üzerine Moskova 7 Kasım’da Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan etti ve ertesi gün başkent Grazni’ye askeri birlikler gönderdi. Fakat halkın yoğun tepkisi sonucu bu birlikler geri çekilmek zorunda kalındı… Aralık 1994’e kadar.

    Bağımsızlık yasal mı?

    Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı ve son gelişmeler üzerine başta ABD olmak üzere pek çok devletin Çeçenistan’daki gelişmeleri “Rusyanın iç sorunu” olarak nitelemesi önemli bir soruyu gündeme getirmektedir.: Bağımsızlık ilanı yasal mı?

    “Ulusların kaderlerini serbestçe tayin etme hakkı” 20. yüzyılın başlarından beri yaygınlaşarak Kabul gören İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Helsinki Nihai Senedi, Paris Şartı gibi uluslar arası sözleşmelerde de açıkça tanınan bir haktır. Bu hak temelinde Çeçen halkının bağımsızlık ilanı meşru ve devredilemez birr hakkın sonucudur. Uluslar arası kamu oyu bu hakkın seçilmiş temsilciler tarafından ifade edilmesine saygı göstermekle yükümlüdürler.

    Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı aynı zamanda mevcut uluslar arası norm ve yasalara da uygundur. Bilindiği gibi Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. Brejnev Anayasası olarak bilinen 1976 Sovyet Anayasası’na gore SSCB’ni oluşturan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne (RSFSC) bağlı bir özerk cumhuriyet statüsünde idi. Bu yasa, günümüzde Çeçenistan’ın Rusya federasyonu’na bağlanmasına, yanlış olarak, gerekçe gösterilmektedir. Oysa Sovyetler Birliği’ni oluşturan cumhuriyetlerin 1990’larda birlikten ayrılmalarıyla SSCB ve Anayasası defakto ve dejure olarak ortadan kaldırılmıştır. Nitekim SSCB.’ni oluşturan bazı devletler yeni bir anlaşma temelinde yeni bir başka birliği; Bağımsız Devletler Topluluğu’nu kurmuşlardır.

    Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerden biri oalrak Rusya Federatif Sosyalist Cumhuriyeti de benzer bir şekilde eski yasalarını değiştirmiştir. Zaten RSFSC.nin son parlementosu devlet başkanı Yeltsin’e bağlı birlikler tarafından fiilen ve fiziksel olarak kapatılmış, yeni seçimler ve yeni anayasa temelinde devlet yeniden örgütlenmiştir.SSCB. döneminden kalma yasalar yürürlükten kaldırıldığı için RSFSC.ni oluşturan federe birimlerin, yani özerk cumhuriyetlerin arasındaki ilişkilerin yasal çerçevesinin oluşturulması gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda 31 Mart 1992’de kısaca “ Rusya Federasyonu İçindeki Egemen Cumhuriyetlerin İktidar Organlarıyle Rusya Federasyonu’nun Devlet İktidarı Federal Organları Arasında Yasama ve Yetkinin Dağıtımı (Paylaşımı) Üzerine Anlaşma” imzalanmıştır. Anlaşmanın giriş bölümünde de açıkça belirtildiği gibi federasyon anlaşması Rusya Federasyonu’nun egemenlik denlerasyonu ile RusyaFederasyonu içindeki cumhuriyetlerin egemenlik deklerasyonları temelinde imzalanmıştır; yani eski RSFSC. içindeki cumhuriyetlerin egemenlik hakkı açıkça tanınmıştır ve bu hak temelinde yeni federasyonun yasal çerçevesi kurulmuştur. Eski Rusya SFSC. Yasaları yürürlükten kalktığına gore, yeni oluşan federetif devletin böyle bir yeni anlaşma temelinde yasal çerçevesinin kurulması doğru ve yasal bir tutumdur.

    Rusya federasyon anlaşmasını o tarihte iki cumhuriyet, Tataristan ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti imzalamamışlardı. 12 aralık 1993 günü yapılan Rusya Federasyonu yeni anayasa oylamasına ve parlemento seçimlerine de bu iki cumhuriyet katılmamıştır. (Tataristan Cumhuriyeti daha sonar Rusya Federasyonu ile ayrı bir antlaşma imzalayarak federasyona katıldı. Tataristan’da Duma ve federal meclis için seçimler 13 Mar 1994 ‘te yapıldı.) Bu durumda Çeçenistan’ın Rusya federasyonuna bağlı olduğunu belirten bir antlaşma yoktur; bu nednele “Çeçenistan Sorunu”nun Rusyanın toprak bütünlüğü içinde çözülmesi yolundaki önerilerin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

    Çeçenistan’da iç savaş var mıydı?

    Çeçenistanda bu gelişmeler oluşurken İnguş Halk Kongresi İnguşistan Cumhuriyeti adında ayrı bir devlet kurulması ve Rusya Federasyonu içinde kalınması doğrultusunda bir karar aldı. 30 Kasım’da yapılan halk oylamasında bu karar destek görünce Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin yeni yönetimi bunu bu talebi büyük bir olgunlukla karşıladı ve İnguşalrın ayrılma isteğini Kabul etti. Böylece kimsenin burnu bile kanamadan, ulusların kaderini tayin hakkı ilksei çerçevesinde İnguş Cumhuriyeti kuruldu. (İnguş Cumhuriyeti yeni anayasada federasyonu oluşturan birimlerden biri olarak Kabul edildi.)

    Yeni kurulan bir devlette görülebilecek olağan farklılaşmalar dışında Çeçenistan’da önemli kutuplaşma görülmedi. Muhalefet ile yönetim arasında çatışmalar görülmüyordu. 1994 başlarında iki önemli daha sonraki gelişmeleri etkiledi. İlk olarak yönetime karşı silahlı muhalefet oluşturmak isteyen bazı gruplar 18 Şubat 1994’te birleşerek Nadtereçniy bölgesinde bir koordinasyon konseyi oluşturduklarını açıkladırlar. Bu konsey daha sonar yönetime karşı silahlı muhalefet merkezini oluşturdu. (Bütün muhalifler bu oluşumu desteklemedi. Örneğin Yaragi Mamodayev cumhuriyetteki sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesi gerektiğini savunaraka silahlı eylemlere sürekli karşı çıktı.) İkinci olarak Rusya Parlementosu sözcüsü Ruslan Hasbulatov yeni oluşan rusya Parlementosu tarafından affedilerek salıverildi. Hasbulatov Mart ayı başında Çeçenistan’a geldi. Çeçenistan Cumhuriyetin’deki politikaya aktif olarak katılmayacağını söylemesine karşın Hasbulatov ayrı bir muhalif grup oluşturdu. Bazı gözlemcilere gore Hasbulatov’un bu tutumu, Çeçenistan’da Rusya Parlementosu için seçim yapıldığı taktirde bu kanaldan Mosakova’ya dönme çabası sonucuydu.

    Çeçenistan Devlet Başkanı Cohar Dudayev değişik vesilelerle Rusya ile aralarındaki ilişkilere politik bir çözüm bulunması için görüşmeler yapılmasını, petrol boru hatlarının ve demiryolunun ortak işletilmesini önerdi. (Başkent Grozni’den geçen petrol boru hattı ve demiryolu Hazar Denizi kıyısındaki Mohaçkale’yi, Karadeniz kıyısındaki Tuapse ve Novorossiysk şehirleriyle donets havzasına bağlamaktadır ve Kuzey Kafkasya’nın merkezi konumundadır.) Bu doğrultuda bazı görüşmelerde yapıldı. Örneğin 21 Mart 1994’te Rusya Devlet Başkanı temsilcisi Sergey Feilatov ve Çeçenistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aslanbek Akbulatov Moskova’da görüştüler, fakat Çeçenistan’ın Rusyaya anayasal biir parçası olması ve Rusya-Tatristan arasındaki antlaşmanın görüşmelere temel alınması yönündeki talepler yüzünden bu görüşmelerden bir sonuç alınamadı. (Rusya Hükümeti, son Vladikavkaz görüşmelerinde olduğu gibi, daha sonraki görüşmelerde bu önerilerini “ temel koşul” olarak öne sürdü.)

    Muhalif silahlı gruplar ile hükümet birlikleri arasında çatışmalar yaz aylarında başladı. Küçük ölçekli olan ve en fazla birkaç saat süren bu çatışmalar hükümet birliklerinin üstünlüğü ile sonuçlanıyordu. Bu olaylarda özellikle hükümet birliklerinin kan dökilmemesine çalıştığı görülüyordu.

    Silahlı muhalefetin merkezi haline gelen Geçici Konsey başkanı Umar Avturkhanov 23 Temmuz’da yaptığı toplantıda Yeltsin’e başvurarak Çeçenistandaki devlet iktidarının tek organı olarak Konseyin tanınmasını ve cumhurüyette “anayasal düzenin sağlanması” konusunda yardım talebinde bulunabileceklerini açıkladı. (ITAR-TASS haber ajansı 24 Temmuz 1994) Geçici konsey daha sonar “Ulusal Yeniden Doğuş” hükümeti kurduklarını açıkladı. Rusya Hükümeti Geçici Konseyi Çeçenistan’daki yasal yönetim olarak tanıdığını hiçbir zaman resmen açıklamadı. Fakat Rusya Federasyonu bütçesinden Çeçenistan için ayrılan ödenekler Geçici Konseye ödenmeye başlandı. Son olaylarda da görüldüğü gibi Federal Karşı İstihbarat Teşkilatı Konsey’e askeri yardımda bulundu. Silahlı muhalefetin en büyük askeri operasyonu Ekim ayı ortalarında Grozni’ye saldırısı oldu. 16 Ekim’de bir konuşma yapan Dudayev “İslam bayrağı altında birleşilmesi ve Allah’aolan inançla özgürlük ve bağımsızlık için savaşılması” gerektiğini belirtti. Muhalefet 1-2 saat içinde Grozni’yi ele geçirdiğini açıklamasına rağmen aynı gün geri çekilmek zorunda kaldı.

    Kasım ayı başlarında Çeçenistan’daki çatışmaların yeni bir boyut kazanmaya başladığı gözlenebiliyordu. 1 Kasım’da muhalif Geçici Konsey’in başkanı Umar Avturkhanov, Grozni’ye saldırı hazorlıklarının bşladığını açıkladı. İki hafta sonar bazı BDT ülkelerindeki “Ziyaret”inden dönen Konsey’in silahlı birlikler konutanı Beslan Gantemirov, kisa sure içinde bu devletlerden tank, ağır top, uçak gibi silahlar alacaklarını açıkladı. Geçici Konsey’in hızla silahlandığı taraflarca belirtiliyordu.

    Gantemirov’un açıklamasından sonar olaylar hızla gelişti. Muhalefetin Grozni’ye üç yönden saldırıya geçeceği hem Çeçenistan Genel Kurmay Başkanlığı, hemde Geçici Konsey tarafından açıklandı. 24 Kasım’da Hükümet ülkede sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti ve herkes tarafından beklenen saldır 26 Kasınm’da başladı. Muhalif birlikler kısa sürede Grozni’nin büyük bir kesimine girdi. Hatta muhalif lider Avturkhanov Çeçen televizyonundan yaptığı konuşmada yönetimi devraldıklarını açıkladı. Fakat daha önceki çatışmalarda olduğu gibi hükümet kuvvetleri kısa sürede muhalif birlikleri püskürttü. İki gün içinde Grazni ve çevresinde bütün kontrol hükümet birliklerindeydi. Hükümet çatışmalarda 200 muhlif askerin öldüğünü 100’de fazla esir alındığını açıkladı.

    Bu noktaya kadar gelişmeler daha önceki olaylara benziyordu. Görece küçük ölçekli sayılabilecek çatışmalar sadece Grozni çevresinde oluyordu. Yani bir topyekün iç savaş yoktu. Fakat çatışmalar başladığından beri ilk defa olarak Hükümet muhalif birlikler saflarında faaliyet gösteren 70’e yakın rus askerini esir alındığını, rusya bu askerlerin sorumluluğunu üstlenmezse esirlerin idam edileceğini açıkladı. Uluslar arası basının da katıldığı bu toplantıda bu esirlerin bir kısmı basım mensuplarına tanıtıldı. Bu gelişmeler üzerine Rusya ilk defa olaylara dolaysız olarak müdahale ederek Hükümet ve muhalif birliklerin 48 saat çerisinde silahlarını bırakmasını, aksi taktirde Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan ederek askeri operasyonların başlayacağını açıkladı. Yeltsin daha sonar sürenin 15 aralık’a kadar uzatıldığını belirtti. Bu gelişmeler üzerine Dudayev ve Rusya Savunma Bakanı Graçev Vladikavkaz’da biraraya geldi. 12 aralık günü Vladikavkaz’da görüşmelerin başlaması kararlaştırıldı. Rusya ve Çeçenistan arasındaki sorunlara görüşmeler yoluyla bir politik çözüm bulacağına ilişkin umutlar güçlenirken 11 Aralık sabahı Rusya birlikleri Çeçenistan’a girdi. Bu koşullara rağmen Vladikavkaz görüşmelerine Çeçenistan yetkilileri katıldı. Fakat Rusya yetkililerinin bilinen taleplerini yinelemeleri üzerine görüşmelerden bir sonuç alınamadı.

    Çeçenistan’da bugün bir savaş yaşanmaktadır. Bu hiçbir zaman olamayan bir iç savaşlın devamı değildir. En temel hakkını, kendi kaderini belirleme hakkını kullanan bir halkın varolma savaşıdır. Savaş sadece Çeçenistan ilede sınırlı değildir. Kafkas halklarının ayrılmaz bir parçası olan Çeçen halkına saldırı bölgede yaşayan bütün halklara yapılmıştır. Bu nedenle Kafkasya’nın bütün bölgelerinde işgal girişiminikınayan gösteriler yapılmakta, yüzlerce gönüllü Grazni’ye kardeşlerini desteklemeye gitmektedir. Çeçenistan’a yapılan müdahale aynı zamanda insani değerler taşıyan herkese karşı bir saldırıdır. Yeni bir Afganistan, yeni bir Bosna yaratılmasına karşı olan herkesin Çeçen halkının direnişine omuz vermesi insanlık borcudur.

    Çeçenistan’ın Ekonomisi ve Grozni Petrolleri

    Çeçen-İnguş ekonomisi büyük ölçüde petrol üretimi ve işlenmesi ile petro-kimya sanayine dayalıdır. Bu sektörlerle birlikte (özellikle petrol sanayiiiçin) makine imalatı, yapı malzemeleri imalatı ve gıda sektörüde gelişmiştir. Sanayi daha çok Grozni, Nazran, Argun, Malgobek ve Gudermes kentlerinde yoğunlaşmıştır. Nüfusun yaklaşık % 40’I başkent Grazni ve çevresinde yaşamaktadır.

    Ekili alanların önemli bir kısmı tahıl üretimi için kullanulmaktadır. Ayçiçek, üzüm ve sebze üretimide yaygındır. Ülkede hayvancılık da gelişmiştir.
    Grozni Petrolleri

    Çeçenistan’da ilk ticari petrol üretimi 1893 yılında Grozni’nin kuzey-batısındaki Starogroznenskiy (Eski Grozni) havzasında başladı. 1913’te kentin 40 km. doğusundaki Novogroznonskiy (Yeni Grozni) havzası işletmeye açıldı. Üretim 1931 yılında 8 milyon ton ham petrole ulaştı. 1933’te Malgobek havzasınında işletime açılmasına karşın, üretim zamanla düştü. (1940’ da 2ç3 milyon ton) . Grozni’deki petrol rafinerilerinin, Bakü’den taşınacak petrolle tam kapasitede çalışmasını sağlamak için 1936’da Mohaçkale ile Grozni arasında ham petrol boru hattı inşa edildi. İkinci Dünya Savaşı döneminde Grozni, düşük üretimine rağmen, Bakü’den sonar, SSCBç’nin ikinci büyük havzasıydı. Savaştan sonar 1950’lerin ortalarına kadar Grozni bölgesinde ham petrol üretimi 2-3 milyon ton arasında kaldı. Bu dönemde Volga Ural havzasından Grozni rafinerisine petrol taçınıyordu.

    1950 sonlarında Grozni’nin batısında Karabulak ve Malgobek (Melğhabeğ) ’te derin kaynakları işletmeye açıldı. Bu havzalar da boru hatları ile grozni rafinerisine bağlandı. Yeni havzaların işletmeye açılmasıyla üretim 1965’te 9 milyon tona çıktı. 1950’lerde Kuma nehrinin güneyinde, Nogay steplerinde petrol bulununca, bu havzalar da Grozni’ye boru hatları ile bağlandı. Artan petrol üretimi sonucu Grozni havzası, ihracat için, boru hatlarıyla Kradeniz kıyısındaki Novorossiysk ve Tuapse limanlarına bağlandı (1969) . Grozni’deki petrol rafinerisine bağlı olarak petro kimya sanayiside gelişti. 1954’te fenol ve aseton, 1958’de sentetik alkol, 1962’de polietilen, 1968’de sentetik kauçuk işletmeleri açıldı. 1980’lerde ham petrol üretimi15 milyon tona ulaştı, fakat Volga-Ural, Kazakistan, Türkmenistan gibi bölgelerde bulunan büyük petrol rezervleri sonucu Grozni havzası göreli olarak önemini kaybetti.