Kültür Sanat Edebiyat Şiir

avrupa birliği sizce ne demek, avrupa birliği size neyi çağrıştırıyor?

avrupa birliği terimi Kubilay Devrim tarafından 06.07.2002 tarihinde eklendi

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.08.2017 - 18:53

    AB ye giriş ve Atatürk İlkeleri

    AB ye girmek mümkün olursa, AB kuruluşunu tamamladığında YTL nin yerini EURO alacak, AB 'nin hukuk sistemine ve parlamento kararlarına bağlı olacağız. Böylece ileriki yıllarda Avrupa Birleşik Devletleri’ nin bir parçası haline geleceğiz.
    Bu durumda anayasamızda yer alan ’Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ ve ’ Atatürk İlkelerinin beşi ortadan kalkacak (cumhuriyetçilik, milliyetçilik,v.b) Oysa bütün siyasi partiler hem AB ye girmekten yanayız. Hem de Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin ve Atatürk İlkelerinin sonuna kadar savunucusuyuz diyor. Bunun ikisi bir arada nasıl başarılacağını doğrusu merak ediyorum..Yanıt: ya AB, ya da,Atatürk ilkeleri. İkisi bir arada olmaz.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 26.08.2017 - 18:53

    AB ye giriş ve Atatürk İlkeleri

    AB ye girmek mümkün olursa, AB kuruluşunu tamamladığında YTL nin yerini EURO alacak, AB 'nin hukuk sistemine ve parlamento kararlarına bağlı olacağız. Böylece ileriki yıllarda Avrupa Birleşik Devletleri’ nin bir parçası haline geleceğiz.
    Bu durumda anayasamızda yer alan ’Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ ve ’ Atatürk İlkelerinin beşi ortadan kalkacak (cumhuriyetçilik, milliyetçilik,v.b) Oysa bütün siyasi partiler hem AB ye girmekten yanayız. Hem de Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin ve Atatürk İlkelerinin sonuna kadar savunucusuyuz diyor. Bunun ikisi bir arada nasıl başarılacağını doğrusu merak ediyorum..Yanıt: ya AB, ya da,Atatürk ilkeleri. İkisi bir arada olmaz.

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 25.06.2016 - 11:26

    'Bütün aksaklıklarına rağmen, AB, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaşları engellemek için bir işbirliği ve dayanışma fikrinin somutlaşmış hali. Birleşik Krallık’ın kararıyla AB ya da küresel kurumların da dahli olduğu neoliberal ekonomik politikalar yara almadı. Yara alan devletler ve halkların birliği, uluslararası dayanışma ve barış ideali.'
    (Özgür Mumcu'nun İngiltere'nin AB den ayrılması üzerine yazdığı yazıdan)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 16.11.2009 - 02:05

    Dün Avrupa’da tek tek ulusal devletler öngörülürken,bugün artık ayak bağı olarak görülüyor. Ve Avrupa bütününde uluslar üstü bir devlet yerine ulusal devleti aşmak istiyor.Avrupa’da hiçbir güç,1789 Fransız Burjuva devrimi’nin ruhunu ve ideallerini canlandıramaz. Maastricht anlaşması,1789 Burjuva İhtilalinin artık öldüğünü gösteren tarihi bir dönemeçtir. Ve dünya çapında sermayenin devrimidir.

  • Melikşah Sonumut
    Melikşah Sonumut 10.11.2008 - 10:53

    Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil, onların ellerinde ise topraklarımız vardı.(Jomo Kenyatta-Kenya Devlet Başkanı)

    Bu zihniyet ve emelleri varlıklarının en ufak zerrelerine kadar işlenmiş devletlerin kurduğu birlik..iyi bi amaç için kurulmuş olsaydı şimdiye kadar çoktan yıkılırdı.. varlığı, kötülüğünün göstergesidir :))))

  • Fârûk El Furkan
    Fârûk El Furkan 20.08.2008 - 12:32

    Türkiye AB konusunda ne yazık ki,şaşırmış durumda...Özellikler Abdullah GÜL ve Recep Tayyip ERDOĞAN'IN liderliğinde ki,AKP hükümeti ve tabanı AB konusunda AB-I SERAP GÖRÜYORLAR...AB-I SERAP...AB-I SERAP...AB-I SERAP...VE soruyorum MUASIR MEDENİYET dedikleri aslında İSLAM değilse nedir...MUASIR MEDENİYETTE OLANLAR ALEVİLERDİR...BİZ KIZ ÇOCUKLARIMIZI OKUTURUZ ÇÜNKİ...KADIN BİZİM MECLİSİMİZDE YÜZDE ELLİ TEMSİL EDİLİR...AB'DE YÜZDE YİRMİBEŞTİR...BİZ ALEVİLER MUASIR MEDENİYETİZ...İSLAMIN ÖZÜ KAİNATIN ÖZETİYİZ...CÜMLEDEN ULUDUR YOLUMUZ DEDİ HZ.ALİ...

  • Tuncay Kangal
    Tuncay Kangal 02.10.2007 - 13:39

    avrupa birliği denen hristiyan oluşum bir zamanlar Osmanlı İmparatorloğu parçalamış Türkiye Cumhuriyeti'nin topraklarını işgal etmiş silahlarını elinden almış Türk milletinide esir almıştı.Fakat 19 Mayıs 1919'da ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK Samsun'a çıkmış hristiyan batıya karşı İstiklal mücedelesi başlatmıştı ve şimdilerde bizler 19 mayıs 1919'u Atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı olarak kutluyoruz.Bir yandanda atatürk'ün hristiyan batıya karşı istiklal mücelesi verdiği avrupa birliği hayaliyle yanıp tutuşuyoruz atatürk ve avrupa ikiside birbiriyle kavga halinde ve çelişmekte yukarıdada anlattığım gibi atatürk avrupayı reddeder inanmıyorsanız açın birazda atatürkün nutkunu kuyun bari ayrıca avrupa ise atatürkü reddeder bu atatürk-avrupa kavgası ve çelişkisi apaçık ortadayken şimdi biz nasıl oluyorda avrupa birliği atatürkün muasır medeniyet hedefi diyebiliyoruz anlamak imkansız doğrusu

  • Duffy Duck
    Duffy Duck 29.03.2007 - 21:52

    Avrupa Birliği II. Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir yıkıma uğrayan Avrupa’da barışın ve bölgesel istikrarın yeniden sağlanması ve ekonomik yeniden yapılanma amacıyla oluşturulan bir ülkeler topluluğudur.

    1958 yılında, 6 kurucu ülke,
    Belçika,
    Fransa,
    Hollanda,
    Almanya,
    İtalya
    ve Lüksemburg
    tarafından kurulan Avrupa Birliği, önceleri sadece ekonomik bir birlik idi.

    Ancak yıllar içerisinde sanayi, tarım, ticaret, maliye, vergiler gibi politikaları ortak kurumlar tarafından yönetilen, tek para birimi Euro’nun kullanıldığı ve üye ülkeler arasında iç sınırların kaldırıldığı

    büyük bir süper güce

    dönüştü.

    6 üye ülke ile başlayan bu birlik, yıllar içerisinde yeni ülkelerin katılımıyla 15 üyeye ulaştı.

    375 milyon nüfusu ve 8 Milyon Euro’luk GSMH ile en büyük bölgesel güçlerden biri olan AB 2003 yılında 10 yeni aday ülkenin katılım anlaşması imzalaması ile 25 üyeli ve 450 milyon nüfuslu bir birlik olma yolunda önemli bir adım attı.

    Müzakere sürecini başarıyla tamamlayan ve yasalarını AB ile uyumlu hale getiren 10 yeni üye ülke, referandum sürecinde başarıyla tamamladıktan sonra Mayıs 2004’te AB’ye tam üye oldular. Bu 10 aday ülkeden sonra AB’nin genişleme süreci, 2007 yılında tam üye olması öngörülen Bulgaristan ve Romanya ve henüz müzakere sürecine girmemiş ancak yakın bir zamanda müzakere tarihi alacak olan Türkiye ile deva edecek. AB üyesi 15 ülke Yeni katılan ülkeler Aday Ülkeler Almanya Macaristan Bulgaristan Fransa Polonya Romanya İngiltere Litvanya Türkiye Belçika Letonya Hollanda Çek Cumhuriyeti Lüksemburg Slovakya İtalya Estonya İspanya Slovenya Portekiz Kıbrıs Yunanistan Malta İsveç Avusturya Danimarka Finlandiya İrlanda Avrupa Birliği’ne Üyelik Avrupa Birliği, ekonomik kaygılardan çok bir takım uluslar arası değerlerden yola çıkan bir birliktir. Dolayısıyla, birliğe katılmak isteyen ülkelerden de AB’ yi oluşturan temel değerler olan sürekli barışın sağlanması, eşitlik, özgürlük, insan hakları, azınlık hakları ve temel haklara saygı gibi ilkelere uymaları istenir. Ayrıca AB’nin kurallarına ve müktesebat dediğimiz mevzuatına uyum sağlaması ve yasal bir takım değişiklikler yapması da beklenir. AB’ye üye olmak isteyen bir ülkenin uyması gereken temel kriterler, 1993’ te belirlenmiş olan Kophenag kriterleri dediğimiz kriterlerdir.

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 03.11.2006 - 21:05

    AVRUPA DUY SESİMİZİ
    Kapısından içeriye bir türlü giremediğimiz,girmek için de olmadık krıterlerle,krıtik kararlar aldığımız.Ama hala bizi almamak için,inatla direnen Avrupalılara karşı,sevimli görünmeye çalıştığımız,birlik...O kapıdan içeri ah bi girsek,bakın o zaman neler neler olacak...! ama giremiyoruz ki kardeşim...hoş..! girsek de,pek bir değişiklik olmayacak aslında ya,biz inatçı toplumuz kardeşim illa ki girmemiz lazım....MI ACABA? ? ? ? ?

  • Mehmet Bilik
    Mehmet Bilik 27.10.2006 - 18:50

    Bizi kapılarında bekleten hristyan birliği kendimize bir dönsek ah bekletiyorlar bizi orada kendimize dönmeyelim gelişmeyelim diye

  • Faruk El Furkan
    Faruk El Furkan 02.10.2006 - 11:49

    türkiye avrupa batı hıristiyan medeniyyetine girmeden avrupa batı hıristiyan medeniyyeti çok yakında iflas bayrağını çekip doğu islam medeniyyetine girecektir vesselam...göreceksiniz hep birlikte...

    faruk el furkan...

  • 29.09.2006 - 22:59

    beyhude çabalıyoruz müslüman kimliğimizle bizi üye yapcaklarını düşünüyorsak boşa hayal kuruyoruz...
    hükümetin amacı ise ab bahane demokratikleşme şahane..onlar bizden daha iyi biliyorlar üyeliğin hayal olduğunu...
    not: demokratikleşme de hayal bu ülkede kendini milletin üstünde gören üç beç kıçı kırık paşa var olduğu müddet bu ülke insana insan olduğu için değer verilen bir noktaya gelmeyecek....

  • Yiğit Dölük
    Yiğit Dölük 29.09.2006 - 22:52

    Avrupa Birliği
    Kendilerini küresel sermayenin kollarına bırakmış daha doğrusu bu sermayeyi ve küreselleşme olgusunu kendisi yaratmış,kendi dinlerini yaşadıkları düzene göre değiştirmiş ayrıca bayraklarınında oniki havariyi simgelediği ülkelerin oluşturduğu masonik hıristiyan birlik.

  • Metodik
    Metodik 26.09.2006 - 23:38

    hani nerdesiniz.daha dun ab nin şifalarını sayıp sayıp,aman dikkat edelim diyenleri geri kafalılıkla suclayanlar.nerdesiniz.Bugun Ab ve içerde işbirlikçiler milletimizin ne kolunu ve bacagını bırakıyorlar.

  • Edanaz Simge
    Edanaz Simge 26.09.2006 - 20:18

    damgali ve kimlikli sigirlar. kafana gore canin et istediginde alip kesemezsin. onlarin bir kimligi ve damgasi olacak artik...

  • Defne Özkaynak
    Defne Özkaynak 06.09.2006 - 22:42

    yurdum insanının, üye olursak gökten para yağacağını sandığı birlik.

  • Renas
    Renas 24.07.2006 - 12:35

    ab şart yoksa adam olacağınız yok

  • Renas
    Renas 24.07.2006 - 11:56

    tc nin az da olsa demokratlaşmasını sağlayan birlik

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe 25.06.2006 - 20:59

    Aralarında birlik olmayan (ve de zannımca olmayacak olan) birlik! ..

  • Gökçe Han
    Gökçe Han 25.06.2006 - 15:46

    kendi iç demokrasasisi dağıtacak onları..boşa kürek çekiyoruz..etrafımıza baksak daha iyi..

  • Şekerrîz
    Şekerrîz 19.06.2006 - 13:38

    Peki madem bu kadar karşıyız (ben dahil) niçin girmemek içün bir hareket başlatmıyoruz? Memleket elden gitti gidiyor yahu? Ayol bunu nereye yazmalı ki herkes görsün? ..

    Nokta.

  • Çagdaş Türkiye
    Çagdaş Türkiye 05.06.2006 - 20:40

    Emperyalizm oyunudur resmen bu birlige girmek için can atıyoruz halbuki babasının hayrına çagırmıyolar bizi elbet bizden kar edecekleri bişeyler var.
    Keşke Atatürk olsaydı hiç ölmeseydi
    1-Avrupa birligi bizim ayaklarımızın önüne gelirdi biz kimsenin ayagına gidip bizide alın bizide alın diyemezdik
    2-Milli gelirimiz yükselirdi
    3-Tarım sektörunde baya ilerde olurduk böylece dışardan almaz biz satardık
    4-Atatürk yaşasaydı çok partili olan bu sisteme öyle bir el atardıki herkes birlik ve seferberlik yapardı

    Atatürk yaşasaydı Avrupa birligi falan onlara çizgi atıp kendi birligimizi oluştururduk orta dogu asya vsvsvsvsvs

  • Duney Neuh
    Duney Neuh 19.05.2006 - 22:52

    kapitalizmin ve emperyalizin maşasını tutan topluluk..bu maşanın arasında kalmak için verdiğimiz çaba niye acaba? ?

  • Zeynep Seda
    Zeynep Seda 17.05.2006 - 07:35

    ya ondan gelecek iyilik allah tan gelsin ab ye girip ne yapacağız.adamlar yedikleri parayı bizemi verecek hiç anlamıyorum neden girmek istiyorlar şu ab ye

  • Murat Çalışkan
    Murat Çalışkan 06.05.2006 - 03:43

    kim avrupa birliğine girmek ister hala anlamam sadece onların teknolojilerini alalım bize yeter kültürü kendilerinde kalsın. Kendi teknolojimizi yapabilecek kabiliyette olsak zaten ABye ihtiyacımız olmaz.

  • Yunus Duran
    Yunus Duran 15.04.2006 - 17:13

    bu birlik Türkiyeye karşı oluşturulmuş bir birlik lakin lakin milletim bunu anlamamakta ısrar ediyor bizim kimseye ihtiyacımız yok dostlarımızla güçlüyüz ama yalnızken daha güçlüyüz.çaputlarının üzerinde ki yıldız sayısı 15 olsa ne 25 olsa ne bizim bayrağın yıldızının o paçavrada yeri yok bu düpe düz bağımsızlığa ihanettir korkarım ki bu hristiyan kulübüne girmemizi bilerek veye bilmeyerek isteyen çok sayıda hainimiz var.böyle işler karın doyurmaz bugün girsek bütün ekonomik yük onların boynunda ama yarın karşılığında karşılığında kanımızı isteyecekler.insana kendi kazandığından hayırlısı yoktur.

  • Bahattin Eray Baransel
    Bahattin Eray Baransel 27.03.2006 - 14:58

    Haclıları olusturmaya calıstıkları için bizi aralarına inatla almayan birlik.Hata bizde neden Asya birliginde degilizde Avrupa birligine gircez diye surunuyoruzki? Bence Rusya,Cin ve Turkiye'nin birlestigi bir birlik butun dunyaya hukmedebilecek bir guc olur.

  • Muratt Çellebi
    Muratt Çellebi 09.02.2006 - 11:29

    Yeni haçlı topluluğu...

  • Yagmur Senlik
    Yagmur Senlik 21.11.2005 - 11:55

    avrupa devletlerinin diger ulkelerle basa cıkabilmesi icin olusturdugu birlik.ekonomik ve siyasal yonu var ama kultur zenginligi yonu kandırmacadan ibaret.

  • Çağrı Siretli
    Çağrı Siretli 15.10.2005 - 22:38

    Mustafa Kemal'in bize sağladığı tüm olanakları elimizden alabilecek bir kurum.

  • Göktürk Kutluhan
    Göktürk Kutluhan 04.07.2005 - 13:30

    avrupa ayrılığı daha doğru olur.bunun çökeceği süreç başlamıştır.

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 30.06.2005 - 14:29

    biz girene kadar dağılacak...

  • Kenan Turkcan
    Kenan Turkcan 14.05.2005 - 19:47

    İHANET! ! !

    Türkiyenin, Avrupa Birligine girmesi konusunda, Türkiyeden madde madde ödev yapması isteniyor.

    Bu ödevler,

    1) Türk Yurdunun, Avrupanin bir parca olmasi: Bu birinci kosul bunu Türkiye kayitsiz sartsiz kabul etmis durumda. Bu ne demektir efendiler? Bu davranis, Anadolu topraklarini ugrunda can verip kanla besleyen ve bu fedakarliklar ile Anadoluyu bir Türk Yurdu yapan milyonlarca Sehide ihanet etmek, onlarin kemiklerini sizlatmak, Ugrunda öldükleri Vatani gözyummadan, utanmadan, Avrupaya peskes cekmek demektir. Bu, Türkün ana irzi bildigi, ugrunda canini vermeye hazir oldugu Vatanin, gümüsten tepsi icerisinde göz göregöre Avrupanin, Türk Yurdunu ilhak etmesine izin vermek demektir. Avrupaya girmeden evvel bu sarti siritarak kabul edenler bugün Vatan Hainligi ile yargilanmalidir. Eger ilk Avrupa Birligine evet diyenler hayatta yok ise bugün yasayan ve hala Türk Yurdunu, Avrupaya satanlari basta ANAP ve Baskanini, Türk Milleti en tabii hakkini kullanip sandiktan cikarmamali, bogmalidir. Ve bu hakli infaz diger hainlere ibret olmalidir.

    2) Anadilde egitim, radyo televizyon haklari ve diger erilmesi gereken Özgürlükler: Tabii eger bir ülkenin yönetimini ele gecirmis isen, O Ülkenin topraklarini sinirlarin icine almis isen, istedigin gibi cirit atabilir her yere burnunu sokabilirsin. Avrupada hakli olarak, Sinirlari icerisinde yeralan bir ülkenin Milli Birligini zedelemek üzere o ülkede yasayan diger ethnik gruplara her tür hakkin taninmasini ve Milli Birligin bozulumasini Türkiyenin bir Türk-Kürt Federasyonu halini almasini istemektedir. Halbuki bu cogu pek muhterem cok demokrat Avrupa Birlesmis Devletlerinde sinilari icerisinde yasayan azinliklara hala ikinci sinif insan muamelesi yapilmakta haklari gaspedilmektedir (Türkler) . Birinci Problemin Cözümünde görüldügü üzere kabul edilmesi imkansiz görünen ikinci probleme karsi cikan Siyaseilerimiz haksizdir. Neden haksiz? cünki Birinci Maddeyi Kabul etmis, Avrupaya topraklarini katmaya karar vermissinki Avrupada hakli olarak senden cikarlarina göre bazi taleplerde bulunmustur. Asil yüzsüzler Türk Milli Politikasini belirleyen hainlerdir. Avrupa sucsuzdur

    3) Türkiyenin bir Avrupa Devleti olmasi halindeki durum: Türkiye Cumhuriyeti yerine, Türk-Kürt Federasyonu olusturulacaktir. Her karis topragi buram buram sehid kani kokan ve her karis topragin altinda, milyonlarca sehid yatan bu Vatan, Avrupa tarafindan ilhak edilmis ve bu aziz Vatan, Avrupanin bir parcasi halini almis olacaktir. Bugün az bile olsa duyulan Türk sesi susturulacak, Türk Düsmanlari o günden itibaren görevlerini yerine getirmis olmanin verdigi mutlukla Sampanya siseleri patlatip, Sehidimin kanini icecektir. Avrupa tarafindan Türk-Islam Ülkücülerine « FASCHiST » denilecek, Siyasi Hareketine ise Avrupa Parlamentosunda verilecek olan resmi ad « TÜRK FASCHIST PARTiSi » olacaktir. Bu adI sucsuz Ülkücü, Irkcilik nedir bilmeyen gariban Türk-Islam fedaisi, diger Avrupali Labaratuvar Irkcilariyla birlikte paylasmak zorunda birakilacak ve etkili bir politika ile kara bir propaganda sonucunda, Varliginin sebebi, Ülküsü Müslüman Türkleri esaretten kurtarmak, Turani kurup mazlum ve magdur Müslüman Milletleri korumak ve sadece Allaha kulluk etmek, onun rizasi kazanmak olan Ülkücü, Müslüman Türkün gözünden düsürelecek yokedilmesi icin Avrupa elinden geleni ardina koymayacaktir.

    4) Kibris sorunu: Türkiye, AB (Avrupa Birligi) eger Güney Kibrisi tam üye yaparsa, Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti ile birlesecegini duyurdu. Kibris AB icin mevkalade önem tasimaktadir. Her yönü ile. Akdenizde hakimiyet demektir Kibris. Deniz Ticaretini kontrol etmek demektir. Bu buna benzer nice cikarlar sözkonusudur.

    AB Karma Komisyonu, TÜSİAD'la toplandı. Cohn Bendit 'Kıbrıssız genişleme olmaz, Kıbrıs'ta çözüm bulun, bir çözüm oluşturamaz ve Kıbrısı ilhak ederseniz. Yani, Kuzey Kıbrısı Türkiye ile birleştirirseniz, Avrupa topraklarını ilhak etmiş olursunuz' diyor. Hakli Kizil Bendit. Kizil Bendit acikca Türkiye eger AB ne tam üye olursa ozaman Türkiye Avrupa Topragi kabul edilecek diyor. Kizil bizlere resmen “Ey Türk uyan, titre ve kendine dön! Biz Vatanini isgal ediyoruz sizde bize yardim ediyorsunuz. Ey Türk, senin karsina sIlahla ciktik fakat senin yigitligin, cesurlugun, Allah, Vatan ve Millet askin karsisinda yenik düstük. Canakkalede bogdun bizi. Kalbine el attik Vatanini isgal ettik namusunu cignedik. Seni yok ettik sandigimiz sirada yeniden dogdun Günes gibi üzerimize, kasip kavurdun bizi, Bozkurtcasina Vatanini kurtarip Özgürlügüne kavusmak icin ölürcesine ölüme kosarak bize saldirdin. Dayanamadik senin gücüne, kuvvetine. Ey Türk, bizi sildin meydanlardan ve Denize döktün. Namusunu temizledin. Ama simdi gene ciktik karsina bu sefer saman altindan su yürütürcesine. Seni Baris ve Dostluk Afyonu ile uyutuyoruz. Büyük sandiklarin hainler sayesinde Vatanini senin hakimiyetinden cikariyoruz. Resmen irzina geciyoruz. Bakiyoruzda uyanmaya calisiyorsun gözlerini ovaliyorsun. Bu durum bizi rahatsiz ediyor. Simdi yapabilecegimiz senin yeniden uyumani beklemek ve yeniden uykuya dalana dek seni oyalamak. Ama senin uyuman devam edecek, taaki farkina varip karsimiza cikacagin güne dek. Fakat o gün gec olabilir.”

    Sonuc: Baris ve Dostluk Afyonu yutarak daldigimiz gaflet uykusundan uyanmaliyiz. Avrupaya satilmaktan kurtulmali ve Istiklal Savasinda oldugu gibi gene Türkün yüceligini Avrupanin suratina samar gibi indirmeliyiz. Biz, “Türkiye eger AB ne tam üye olursa, Türk Yurdu, Avrupa Topragi olacak. Avrupa, Türkiyeyi mali Türkü ise esiri edinecek” diyoruz.

    Avrupada bunu dogrulayarak, “Eger tam üye Kibrisa, Avrupa Devleti olmayan bir Devlet müdahele eder, Kibris Topraginin bir parcasini kendine katar ise, Avrupa topraklarini ilhak etmis olur” diyerek tam üye bir Türkiyenin, Türk Yurdu degil Avrupa topragi sayilacagi iddiamizi dogruluyor.

    Biz Türk- Islam Ülkücüleri, Türk Milletine hizmet etmek, Devletin ve Milletin cikarlarini korumak, Türk Yurdunu ve Türklerin hakkini savunmak, Milli Birligini saglamlastirilmak üzere sectigimiz, tayin ettigimiz bizim gibi düsünen, bizim icimizden cikan Ülkücü vekillerden ve Siyasi Partimizden, Türk Vataninin Avrupaya peskes cekilmesi konusunda, Avrupa Parlamentosundaki Türk grubuna Baskan atamasini degil, Yurdumuzun Avrupa Topragi olmasini engellemesini istiyoruz!

    Avrupayi elimizin tersiyle itip yönümüzü Türk Dünyasina, Türk Birlige giden yola, yeniden dogmaya ve yücelmeye cevirmeliyiz.

    Avrupaya evet diyen her kim olursa olsun haindir. Bizim icimizden birileri evet diyorsa bu gaflettir, bundan sonrada evet der ise ihanettir.

    Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin!

    GENÇTÜRK

  • Korkut Bayrak
    Korkut Bayrak 10.05.2005 - 17:02

    Hristyan kulubü...

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 13.04.2005 - 23:51

    AB'ye girdim,AB kimliğim oldu da ne oldu...? ? ?
    Hiçbir işe yaramıyor...

  • İmpiger
    İmpiger 29.03.2005 - 01:57

    Ülkemizde sanıldığının tersine aç, sefil kitleleri besleme görevini üzerine almayan teşkilat

  • İmpiger
    İmpiger 29.03.2005 - 01:55

    Ülkemizdeki klasikleşmiş 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi' olan kimselerin, gidip görmeden yada yaşamadan sürekli olarak laf giydirdiği teşkilat.

  • İsmail Büyükçoban
    İsmail Büyükçoban 28.03.2005 - 22:59

    biçok yerde biçok zaman tartışması yapılmış ve su götürmez bi biçimde olayın türkiye tarafından sadece sokağa açılan bi pencere olarak görüldüğü ama avrupanın o sokağın değil bütün sehrin hakimi olduğu gerçeğidir....bide aramızda hiçbişeyi bilmeden almazlarsa almasınlar diyen budalaların da olduğu varsayılırsa alttaki arkadaşın da dediği gibi...karşılıksız aşk...ama bence de girmesek daha ii ki bu kadar ezildikten sonra avrupa tarafından...

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 28.03.2005 - 19:50

    ömrüne 20 yıl biçilmiş hristiyan germen anglo sakson birliği aralara franklarda sıkışmış

  • Zerrın Golyerı
    Zerrın Golyerı 28.03.2005 - 19:47

    türkiyenin karşılıksız aşkı! ! !

  • Cengiz
    Cengiz 28.03.2005 - 05:01

    İstemiyoruz kardeşim Avrupa Birliğini, kimi kandırıyorsunuz! ! ! Irkçılık ve Soykırımlar Birliğine girmek istemiyoruzz..

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 24.03.2005 - 01:53

    demir çelik kömür birliği olan avrupa bu maddelerle uğraşmaktan yüzü kapkara olmuş ve laheyde bir dalavere divanı kurarak ülkelere masallar anlatan kuruluş

  • F
    F 11.01.2005 - 16:55

    Yapılan referandumlar sonucunda Avrupa Birliği'ne girmeyi reddeden ülke halkları, bu kararı alırlarken basit 'kokoreç edebiyatı' ile kandırılmadılar.

    Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözüyle yıllardır birbirine kenetlenen insanımız, Avrupa Birliği'ne üyelik süreci içinde mevcut bütün değerlerini sorgulayacak. Brüksel'den yönetilince, Atatürkçülük diye bir görüş kalmayacak. Öğrencilerimiz sabahları 'Türk'üm, doğruyum, çalışkanım...' diye başlayan andı söylemeyecek.
    Bu konuların hepsi tesadüfen 13 Kasım tarihli İngiliz Economist dergisinde yer almış. Avrupa Birliği'yle başlatılacak ve asgari 2014'e kadar sürecek olan müzakere süreci boyunca, bizden Kürt devletinin kurulmasına, ülkemizde isteyenin istediği dili konuşmasına, isteyenin Türk olmadığını istediği biçimde ilan edip, ırkının propagandasını yapmasına razı olmamız istenecek. Economist'e göre artık 'Türk' olmakla değil, 'Türkiyeli' olmakla övüneceğiz. Muhtemelen de, 'Ne mutlu Türk'üm diyene' yerine 'Ne mutlu Türkiyeliyim diyene' ya da 'Ne mutlu Avrupalıyım diyene' diyeceğiz.
    Kokoreçten de, sokak satıcılarından da vazgeçebiliriz. Ama, sabahları öğrencilerimizin 'Türkiyeliyim, doğruyum, çalışkanım, yasam... Avrupa'yı ve halklarını özümden çok sevmektir' demelerini ne kadar kabullenebiliriz?
    Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin Türkiye başlıklı bölümünde yer alan 23. madde müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğini öngörüyor. Yani, müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacak. İşte, bize başarı diye yutturulmaya çalışılan bildirgede, hükümetin kabul ettiği bu.
    Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin Dışişleri bakanlığı tarafından yapılan tercümesinde de bazı hatalar var. En iyisi, İngilizce asıl metni okumak. Asıl metin, Avrupa Birliği'nin internet sayfasının en başındaki 'Presidency Conclusions' bölümünde var. Bakın, bildiride herkesin gördüğü Güney Kıbrıs, Ege sorunu, müzakerelerin açık uçlu ve sonuçlarının garanti edilmemesi dışında ilginç neler var:
    Müzakere edilecek konularda Avrupa Birliği üyelerinin tümünün ve aday ülkenin oybirliği gerekecek. Yani, 'veto' hakkının kullanılması ve Türkiye'nin tehdit edilmesi için daha çok imkan var.
    Müzakereler sonrasında, uzun geçiş süreleri, alt düzenlemeler, sürekli tedbirler öngörülebilir. Bunlar arasında, serbest dolaşım, tarım ve yapısal politikalar da (bu, daha ne eklerseniz eklersiniz demektir) var. Ayrıca, isteyen her ülkenin katılımdan sonra bile, bize istediği kısıtlamayı uygulayabileceğinden bahsediliyor. Bu, Avrupa Birliği'nin ruhuna aykırı ve bizim için 'rezalet'.
    Hükümetin iddia ettiğinin aksine, müzakerelerin askıya alınması için üye devletlerin üçte birinin talebi ve nitelikli çoğunluğunun kararı gerekmiyor. Bu husus sadece, özgürlük, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin devamlı bir biçimde ihlal edilmesi halinde söz konusu oluyor. Yani, bu madde 'ordumuz' için özel olarak konmuş.

  • Borahan Bilen
    Borahan Bilen 02.01.2005 - 00:40

    Aslında bu birlik komünist Rusyaya karşı daha dirençli kalabilmek için ABD nin de yardımlarıyla kurulmuş bir birliktir..Bu yüzdendir ki ABD nin birlik üzerine etkinliği biryere kadar bulunmaktadır...İşte bu nokta da ADB İtalya,İspanya ve ingiltere gibi kendine yakın ülkeleri kullanarak AB içinde büyük ağırlığı bulunmaktadır...Ayrıca Bosna olayında görüldüğü gibi AB nin askeri gücünün olmadığın görülmesi ABD ye bu birlik içinde daha bir aktif hale getirmiş,bunun tehlikesini gören stratejistler bu açığı kapatmak için Türkiye gibi askeri bir gücü bu birliğe almanın elzem olduğunu savunmuşlardır....Aslında Türkiyeyi almamak Türkiyenin kaybından çok AB nin kaybı olacaktı.Ama Türkiye bir elli yıl daha bekleyecek takati olmadığından kendi eliyle kendi gemisini AB limanına kayıtsız şartsız bağlamıştır...Aslında Türkiye ve Rusyanın içinde bulunacağı bir birlik Kafkaslar ve Arap ülkeler üzerine inanılmaz bir baskı yaratır,önümüzdeki yıllarda AB den de etkili bir kuvvet ortaya çıkabilirdi ama şu anki Rusyayla bu imkansız görünmektedir..Türkiyenin AB ye girişiyle,terörle birşey elde edemeyen zevatlar daha da siyasallaşıp AB yardımıyla çeşitli kazanımlar elde edeceklerini sandıklarından bizden daha çok AB ci oldular..Evet bence Türkiye AB ye alınacak ama azami derece de kolu kanadı kırıldıktan sonra....

  • Necati Yıkılmaz
    Necati Yıkılmaz 22.11.2004 - 21:47

    “Efendiler!

    Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak,bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? .. Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir! ”

    Gazi M. Kemal

    6 Mart 1922, Türkiye Büyük Millet Meclisi

  • Tolunay Çiçek
    Tolunay Çiçek 10.11.2004 - 01:51

    şuna haçlı birliği desenize..

  • Tülay Özay
    Tülay Özay 24.10.2004 - 10:32

    avrupa birliği emperyalist bir projedir. dünyada yeni emperyalist işgallerin hem planlayıcısı hemde yeni kuaracağı avrupa ordusuyla, dünya halklarının ve işçi sınıfının düşmanıdır. patronların ise dostudur. akp hükümeti tıpkı diğer burjuva hükümetleri gibi emperyalistlerin türkiyedeki taşeronluğunu yapmaya devam ediyor.işbirlikçilikte sınır tanımıyor. avruupa birliği nin ülkemize demokrasi ve özgürlük getireceği yalnıyla halkımız kandırılıyor. avrupa birlikçilerine soruyorum daha fazla işsizlik daha fazla yoksulluk türkiyenin sanayisininve tarımının çökertilmesimi demokrasi yoksa dünyanın yeni savaşların ortağı olmasımı özgürlük?

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 23.07.2004 - 13:43

    KOPENHAG KRİTERLERİ

    22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi'nde, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği'nin genişlemesinin Merkezi Doğu Avrupa Ülkelerini kapsayacağını kabul etmiş ve aynı zamanda adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce karşılaması gereken kriterleri de belirtmiştir. Bu kriterler siyasi, ekonomik ve topluluk mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç grupta toplanmıştır.

    SİYASİ KRİTER: Demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlıklara saygı gösterilmesini ve korunmasını garanti eden kurumların varlığı,

    EKONOMİK KRİTER: İşleyen bir pazar ekonomisinin varlığının yanısıra Birlik içindeki piyasa güçleri ve rekabet baskısına karşı koyma kapasitesine sahip olunması

    TOPLULUK MEVZUATININ BENİMSENMESİ: Siyasi, ekonomik ve parasal birliğin amaçlarına uyma dahil olmak üzere üyelik yükümlülüklerini üstlenme kabiliyetine sahip olunması

    POLİTİK KRİTERLER

    AB’ye girmeye aday ülkeler;

    - istikrarlı ve kurumsallaşmış bir demokrasinin var olması,
    - hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü,

    - insan haklarına saygı,

    - azınlıkların korunması

    gibi dört ana kriter açısından değerlendirmeye alınacaktır. Genel olarak; ülkenin çok partili bir demokratik sistemle yönetiliyor olması, hukukun üstünlüğüne saygı, idam cezasının olmaması, azınlıklara ilişkin herhangi bir ayrımcılığın bulunmaması, ırk ayrımcılığının olmaması, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın yasaklanmış olması, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Sözleşmesinin tüm maddeleri ile çekincesiz kabul edilmiş olması, Avrupa Konseyi Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edilmiş olması gibi özellikler dikkate alınmaktadır. Ancak, bu ilkelerin varlığı tek başına yeterli olmamakta, aynı zamanda kesintisiz uygulanıyor olması gerekmektedir.
    EKONOMİK KRİTERLER

    Kopenhag Zirve sonuçlarına göre, ekonomi alanında işlevsel bir piyasa ekonomisinin varlığı kadar, AB içindeki piyasa güçleri ve rekabet baskısı ile başedebilme kapasitesi de aranmaktadır.

    a. Etkin bir piyasa ekonomisi için;

    - arz-talep dengesinin piyasa güçlerinin bağımsız bir şekilde karşılıklı etkileşimi ile kurulmuş olması,
    - ticaret kadar fiyatların da liberal olması, piyasaya giriş (yeni firma açılması) ve çıkış (iflaslar) için engellerin bulunmaması,

    - mülkiyet haklarını (fikri ve sınai mülkiyet) içeren düzenlemeleri kapsayan yasal bir sistemin olması ve bu yasalar ile düzenlemelerin icra edilebilmesi,

    - fiyat istikrarını içeren bir ekonomik istikrara ulaşılmış olması ve sürdürülebilir dış dengenin varlığı,

    - ekonomik politikaların gerekleri hakkında geniş bir fikir birliğinin olması,

    - mali sektörün, tasarrufları üretim yatırımlarına yönlendirebilecek kadar iyi gelişmiş olması gerekmektedir.


    b. AB içinde rekabet edebilme kapasitesinin sağlanması için;

    - öngörülebilir ve istikrarlı bir ortamda karar alabilen ekonomik kurumların makro ekonomik istikrarının olması ve bununla beraber işlevsel bir piyasa ekonomisinin varlığı,
    - alt yapı, eğitim ve araştırmayı içeren yeterli miktarda fiziki ve beşeri sermayenin olması,

    - firmaların teknolojiye uyum sağlama kapasitesinin bulunması gerekmektedir.


    Bu çerçevede rekabet edebilme derecesinin göstergeleri olarak, birliğe girişten önce birlik ile o ülke arasında belirli bir ticaret ortaklığının olması ve ülke ekonomisinde küçük firmaların oranı sayılmaktadır.

    TOPLULUK MÜKTESEBATINA UYUM KRİTERİ

    a. AB’nin siyasi birlik ile ekonomik ve parasal birlik hedeflerini kabul etmek:

    Birliğin “ortak dış politika ve güvenlik” politikasına etkin bir katılım için aday ülkelerin buna hazır olması gerekmektedir. Ekonomik ve Parasal Birlik konusunda ise, merkez bankasının bağımsızlığı, ekonomik politikaların koordinasyonu, İstikrar ve Büyüme Paktına katılım, merkez bankasının kamu sektörü açıklarını finanse etmesinin yasaklanması gibi konularda üye ülkelerin aldıkları kararlara katılmak gerekmektedir.

    b. AB’nin aldığı karalara ve uyguladığı yasalara uyum sağlamak:

    - Gümrük Birliği, malların serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımı gibi ortaklık anlaşmaların da belirtilen şartlara uyum sağlaması,
    - tek pazara geçişi gerektiren Topluluk müktesebatına uyum sağlanması,

    - Topluluğun tarım, iletişim ve bilgi teknolojileri, çevre, ulaşım, enerji, taşımacılık, tüketici hakları, adalet ve içişleri, işgücü ve sosyal haklar, eğitim ve gençlik, vergilendirme, istatistik, bölgesel politikalar, genel dış ve güvenlik politikası gibi alanlardaki her türlü düzenlemesine uyum sağlanması.

  • F
    F 22.06.2004 - 11:39

    Girince Türkiye'deki bütün sorunların (işsizlik, sağlık hizmetleri, eğitim sistemi, belediyecilik, cehalet, trafik, terör....) bir anda biteceği sanılıyor heralde.Yoksa niye bu kadar yırtınıp dursunlar? ! !

  • F
    F 02.06.2004 - 15:15

    AB, merkezinde Almanya'nın bulunduğu uluslararası emperyalist bir organizasyondur. AB ülkeleri yalnızca pazarlarını genişletmeye ve kârlarını arttırmaya uğraşmıyorlar. Bu amaçlarını askeri olarak da güvence altına almayı ihmal etmiyorlar. NATO yetmiyormuş gibi, ABD'nin dev silah makinası yetmiyormuş gibi, dünyanın onlarca sanayileşmeye, gelişmeye aç kalmış ülkesinde mali kaynakların silaha yatırılması yetmiyormuş gibi, şimdi bir de Avrupa Ordusu geliştiriliyor.