Aşk sadece beynin kimyasalında kendi kendine yarattığı birşeydir bence...Beynimizde Dopamin denen madde artıyor o kadar.. :) Kalbimiz daha hızlı atıyor, karnımız ağrıyor, onu görünce heyecanlanıveriyoruz..Bazen ağlıyoruz bazende hiç olmadığımız kadar gülücükler saçıyoruz etrafa.Aynı nikotin gibi bu maddede kanımızı bir süre sonra terkediyor.Sanırım erkekleri biraz daha hızlı terk ediyor ama bu tartışılır tabi.Önemli olan kanımızda dopamin dolaşmadan neler hissettiğimiz, yani sevgi, yani tutku ve bağlılık.....Aşk diye bir şey yok diyenler biraz haklı biraz haksızlar galiba....yüreğimiz titrediğinde, ellerimiz üşüdüğünde ve hasretimiz depreştiğinde gerçekten aşk sınavını atlatmış ve gerçekten sevmiş oluyoruz... Belki de gerçek aşkı yaşamak belki de gerçekten sevmek var...gerisi hikaye.. :)
askin ne oldugunu bilmiyorum, ya da ne olmadigini.benim bildigim askin olmasi gerektigi ve onemli oldugu.(size bilmediginiz birseyler soylemis olmak isterdim. :))
Aşk yüksek bir dağa benzer. Doruguna ulaşmak için çok çaba harcarsınız. Doruga ulaştıgınızda artık dagı göremezsiniz. Dag kaybolmustur ve arka yamaçtan aşagıya inmeye başlarsınız. Bu arada eger askınızı sevgiye cevirirseniz beraberlik devam eder. Eger sevgi oluşmuyorsa o zaman yeni daglara dogru yola cıkarsınız.
Ama AŞKsız bir hayatın yaşanılası bir hayat olmayacağı dusuncesindeyim. Ve önemli olanın anı güzelliklerle yaşamak olduğu...
aşk..şimdi ben size kalkıp aşk yoktur desem yüzyıllar boyunca onun adına şiirler şarkılar yazmış milyonlarca insan üstüme üstüme gelecek.bana öfkelenecek belki de herkes. bunca insan yanılmış olamaz biliyorum.o zaman işin kolayını seçmeli "mutlu aşk yoktur"demeli belki de.tutku var, onu biliyorum özlemek var, onu düşünüp düşünüp acılanmak, nedensiz kederlere bulanmak var, aklında başka hiçbirşey barındırmayan kederli bir garip yaratık gibi ortalıklarda dolanmak da var, alabildiğine mutlu huzurlu olunan anlar da var...ve tabii her aşkta olmazsa olmaz birşey daha var o lanetli kelime"ayrılık"bildiğimiz bir film bu herkes enaz bir kere bazılarımız onlarca kez seyrettik.kalitesiz filmlerin asparagası gerçek hayatta aşk oluyor...sizleri bilmem ama ben aşkı yaşarken bin kere mutsuz ayrılırken milyon kere..aşık olmak istemiyorum...
Yıllar öncesinde bir mizah dergisinde okumuştum. "Aşk" ın tarifi şöyledi; "Aşk, sevgilisinin çarpık bacaklarını düzgün görme enayiliğidir". Çok doğru ve gerçek bir anlatım. O yüzden olsa gerek ki, bu yaşıma kadar aşık olmadım. Yani evde kaldım.: o))
AŞK; bilerek hapsolmaktır.Karşılık beklemeden acı cekmektir. Varlığı acılar, hüzünler, kahroluşlarla doluyken, yokluğu ise Ölü Deniz anaları kadar hayatı renksiz yaşamaktır.Aşk bir sigara içimi kadar kısa, Kaplumbağa ömrü kadar uzundur.Yaşayana, yaşatana bağlıdır.
Ne zaman nereden nasıl geleceği belli olmayan bir kurşun gibi ağır, İlkbahar gelincikleri kadar kızıl ve tatlıdır.
Aşk bir heyecandir ve her heyecan gibi sonu vardir. Aşk gider yerini sevgi ve saygi alir. Yani aşk şekil değiştirir, evrim geçirir. Sevgi ve saygı ise aşkın kamil halidir. Sevgi ve saygı sureklidir, kalicidir.
Aşk herşeydir. Tamamen seven yürekleğe bağlıdır. Kimi insanın üzüntüsü kimi insanın sevinci, kimilerinin yaşama kaynağı olur, kimilerinin canını alır. Aşkı anlatmak için ne bir lisan vardır nede olacaktır. Aşk tamamen anlatılamaz bir şeydir. İnsanların yüreğinde ne zaman olacağı nasıl olacağı belli değildir. Aşk bir anda insanı değiştirebilir. Aşk a inanmayan bir insan bile aşık olunca aşk bülbülü olur. Aşk küçümsenmez her zaman ömür boyudur. Çünkü yaşanılan 1 dakikalık aşk bile bir insanın aklından yüreğinden çıkmaz. Aşıkla tamamen bütün olur. En güzel anı olur. Buda bir ömre bedeldir. Güzel, etkileyici, bitimsiz, güven, sevgi, hoş, duygusallık, düşünce, anlayış, v.b gibi şeyler aşkın iyi yönleridir. Nefret, ihanet, karşılıksız sevgi, onursuzluk, güvensizlik, anlayışsızlık, düşüncesizlik, karamsarlık, tek yönlü fikirler Bunlarda aşkın en kötü taraflarıdır. Ama kim nederse desin bu zamanda güvenilir sevgi dolu bitimsiz bir aşk yaşamakta çok çok zordur.
AKŞ büyük harflerle yazılması gereken bir yaşam tarzıdır bence ona alışmak isınmak baglanmak gerekir. AŞK düşüncedir mantıktır büyük bir ara baglaç gibidir. AŞK yalansızdır yaşanması gerektigi sürece zevk alınması gereken bir duygudur. AŞK iki şehrin birbirleri arasındaki YOL gibidir aşılması gereken.
"yaşamak-yaşatmak" birlikteliğinin en kutsal varoluş biçimidir.
aşk ölümlü bir bedende direnen ölümsüzlük.bin kez ölmek fakat bir kez bile öldürmemektir.aşk bir deryadır dalmayan bilmez.
Aşk sadece beynin kimyasalında kendi kendine yarattığı birşeydir bence...Beynimizde Dopamin denen madde artıyor o kadar.. :) Kalbimiz daha hızlı atıyor, karnımız ağrıyor, onu görünce heyecanlanıveriyoruz..Bazen ağlıyoruz bazende hiç olmadığımız kadar gülücükler saçıyoruz etrafa.Aynı nikotin gibi bu maddede kanımızı bir süre sonra terkediyor.Sanırım erkekleri biraz daha hızlı terk ediyor ama bu tartışılır tabi.Önemli olan kanımızda dopamin dolaşmadan neler hissettiğimiz, yani sevgi, yani tutku ve bağlılık.....Aşk diye bir şey yok diyenler biraz haklı biraz haksızlar galiba....yüreğimiz titrediğinde, ellerimiz üşüdüğünde ve hasretimiz depreştiğinde gerçekten aşk sınavını atlatmış ve gerçekten sevmiş oluyoruz... Belki de gerçek aşkı yaşamak belki de gerçekten sevmek var...gerisi hikaye.. :)
Aşk, kainatın yaratılış sebebidir.
>Bir Leyla düşlemesidir aşk. Yanmaktır bir gülün kırmızısında, türküler yakmaktır sevgiliye. Gün batımlarında tutulan sevdaları gün doğumlarında aramanın adıdır aşk. Seherlerde bülbülün yanık nağmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren, yüreğini veren bülbül olmaktır aşk.
>
askin ne oldugunu bilmiyorum, ya da ne olmadigini.benim bildigim askin olmasi gerektigi ve onemli oldugu.(size bilmediginiz birseyler soylemis olmak isterdim. :))
Aşk yüksek bir dağa benzer. Doruguna ulaşmak için çok çaba harcarsınız. Doruga ulaştıgınızda artık dagı göremezsiniz. Dag kaybolmustur ve arka yamaçtan aşagıya inmeye başlarsınız. Bu arada eger askınızı sevgiye cevirirseniz beraberlik devam eder. Eger sevgi oluşmuyorsa o zaman yeni daglara dogru yola cıkarsınız.
Ama AŞKsız bir hayatın yaşanılası bir hayat olmayacağı dusuncesindeyim. Ve önemli olanın anı güzelliklerle yaşamak olduğu...
aşk..şimdi ben size kalkıp aşk yoktur desem yüzyıllar boyunca onun adına şiirler şarkılar yazmış milyonlarca insan üstüme üstüme gelecek.bana öfkelenecek belki de herkes. bunca insan yanılmış olamaz biliyorum.o zaman işin kolayını seçmeli "mutlu aşk yoktur"demeli belki de.tutku var, onu biliyorum özlemek var, onu düşünüp düşünüp acılanmak, nedensiz kederlere bulanmak var, aklında başka hiçbirşey barındırmayan kederli bir garip yaratık gibi ortalıklarda dolanmak da var, alabildiğine mutlu huzurlu olunan anlar da var...ve tabii her aşkta olmazsa olmaz birşey daha var o lanetli kelime"ayrılık"bildiğimiz bir film bu herkes enaz bir kere bazılarımız onlarca kez seyrettik.kalitesiz filmlerin asparagası gerçek hayatta aşk oluyor...sizleri bilmem ama ben aşkı yaşarken bin kere mutsuz ayrılırken milyon kere..aşık olmak istemiyorum...
Yıllar öncesinde bir mizah dergisinde okumuştum. "Aşk" ın tarifi şöyledi; "Aşk, sevgilisinin çarpık bacaklarını düzgün görme enayiliğidir". Çok doğru ve gerçek bir anlatım. O yüzden olsa gerek ki, bu yaşıma kadar aşık olmadım. Yani evde kaldım.: o))
AŞK; bilerek hapsolmaktır.Karşılık beklemeden acı cekmektir.
Varlığı acılar, hüzünler, kahroluşlarla doluyken, yokluğu ise Ölü Deniz anaları kadar hayatı renksiz yaşamaktır.Aşk bir sigara içimi kadar kısa, Kaplumbağa ömrü kadar uzundur.Yaşayana, yaşatana bağlıdır.
Ne zaman nereden nasıl geleceği belli olmayan bir kurşun gibi ağır, İlkbahar gelincikleri kadar kızıl ve tatlıdır.
Aşk bir heyecandir ve her heyecan gibi sonu vardir. Aşk gider yerini sevgi ve saygi alir. Yani aşk şekil değiştirir, evrim geçirir. Sevgi ve saygı ise aşkın kamil halidir. Sevgi ve saygı sureklidir, kalicidir.
Aşk herşeydir. Tamamen seven yürekleğe bağlıdır. Kimi insanın üzüntüsü kimi insanın sevinci, kimilerinin yaşama kaynağı olur, kimilerinin canını alır. Aşkı anlatmak için ne bir lisan vardır nede olacaktır. Aşk tamamen anlatılamaz bir şeydir. İnsanların yüreğinde ne zaman olacağı nasıl olacağı belli değildir. Aşk bir anda insanı değiştirebilir. Aşk a inanmayan bir insan bile aşık olunca aşk bülbülü olur.
Aşk küçümsenmez her zaman ömür boyudur. Çünkü yaşanılan 1 dakikalık aşk bile bir insanın aklından yüreğinden çıkmaz. Aşıkla tamamen bütün olur. En güzel anı olur. Buda bir ömre bedeldir. Güzel, etkileyici, bitimsiz, güven, sevgi, hoş, duygusallık, düşünce, anlayış, v.b gibi şeyler aşkın iyi yönleridir. Nefret, ihanet, karşılıksız sevgi, onursuzluk, güvensizlik, anlayışsızlık, düşüncesizlik, karamsarlık, tek yönlü fikirler Bunlarda aşkın en kötü taraflarıdır. Ama kim nederse desin bu zamanda güvenilir sevgi dolu bitimsiz bir aşk yaşamakta çok çok zordur.
sahip olmak istediğiniz mükemmel ruhun arayışıdı aşk
AKŞ büyük harflerle yazılması gereken bir yaşam tarzıdır bence
ona alışmak isınmak baglanmak gerekir.
AŞK düşüncedir mantıktır büyük bir ara baglaç gibidir.
AŞK yalansızdır yaşanması gerektigi sürece zevk alınması gereken bir duygudur.
AŞK iki şehrin birbirleri arasındaki YOL gibidir aşılması gereken.
AŞK SONU GELMEYEN VE GELMEYECEK OLAN HEYECAN BİRİKİNTİSİ.VE ONU HEP YENİDEN YAŞAMAK İSTEYEN BEN....
ask kendını unutup, yalnızca ve sadece o olmaktır.....sdg
UZUN SÜREN BAZENDE AYILAMADIĞIMIZ SARHOŞLUKTUR
Dünyadaki en subjektif konu ya da ne olduğunun bile sorulması saçma olan bir şeydir aşk.Ama o bir gerçek geçici ya da hiç yaşanmamış olsa bile.
matematigin ta kendisi...
yeryüzünün gökyüzüne intikali.
Aşk bir güle benzer.Hem dikeni vardır hemde dikeni yoktur.AŞK insan da yaşamı ve hayatı çağrıştırır.
Aşk, müzik gibidir. Varlığını güzel bir melodiyle kanıtlar. Duyarsınız, hissedersiniz ama dokunamazsınız, var olduğunu kanıtlayamazsınız.
aşk, hiçbir zaman karşılığını bulamadığın sonlu bir kavramdır.
ask, goremeden rengini tanimlayabildigim, dokunmadan seklini soyleyebildigim ve de konusmadan dusuncelerimi aktarabildigim insalara karsi hissettigim duysudur.
ruhun tene değmesi ve orada kalması belki.belkide tersi..
aşk beyinde meydana gelen kimyasal bir olaydır.
:)
Bunun sonucu olarak karşınızdaki kişiye duyulan bağlılık "aptalımsı" bir düzeye ulaşır.
Daha sonra da karşınızdakinin yanlış davranışları bu kimyasal değişimi tersine çevirmeye başlar.
Yanlış davranışlarının çıkmaması halinde ise evlilik olayı gerçekleşiyor.
Aşk bu olayların tam ortalarında bir yerde hissedilen duygusal tad oluyor.
:)
aşk ulaşılmaz olandır ulaşılsaydı bu kadar üretkenlık olmazdı şiirler şarkılar yazılmazdı zaten onlarda ulaşılmaza yazılır sevgılıyedır tüm şiirler
AŞK BURDA İKİ SATIRLA AÇIKLANAMAYACAK KADAR BÜYÜK YAŞANDIKÇA ARKAYA BAKILINCA ÇOK KÜÇÜK BİR ŞEYDİR AŞIK OLMAK DEĞİL AŞIK KALABİLMEK ÖNEMLİ OLAN.
Aşk bir yıkıntıdır.Bu yıkıntıdan çıkmak emek ister, savaş ister.
Savaşın galibi birbirini seven bir çift yürektir.
Ask bir bedene iki can sigdirma cabasidir