Gerçek olup olmadığını bile bilmediğin halde, sırf heryerlerde manşet olduğu için kesin varolmalı diye düşündüğün, ve bir kere varolduğunu kabul ettikten sonra da, hiç yaşamamış olduğun için seni inanılmaz üzen bişey aşk bence.
Aşk; iki kelimeyle anlatılacak birşey değil ki! O yaşanır, hissedilir. Acısı çekilir..ve her zaman umud edilir. Karşınızdaki sizi sevsede, sevmese de yaşarsınız bunu..Ve aşkı yaşamakta herkese nasip olmaz... Aşk birgün kapınızı muhakkak çalar..Siz yeterki bekleyin.
Bir ömürlük aşk, ya bir ömürlük değildir, yada aşk değildir.Bir gecelik aşksa, ya bir gecelik değildir, yada aşk değildir.Ama siz erkekler öyle garipsinizki, yinede ısrarla ya bir gecelik yada ömür boyu aşk peşindesiniz.Yazık sizede, sizi anlamayan biz bayanlara da....
Her insan ancak bilmediği şeyden korkar. Korkusunu yenmek için bilmek ister. Fakat bilmesi için araması gerekir. Bununla birlikte, eğer insan bir şeyi arıyorsa, onu bulmuş ve ona kavuşmuş da değildir. Kavuşamadığı şeye erişmek için can atar. Eh bu da aşktır işte!
Korkuda arayışa, arayıştan ise aşka geçilir. Çoğu insan için bu üç duyguda gönüllerinde dinmiş fırtınalardır gibidir. Ancaak arayış bitince, aranan şey artık bir kez bulunduğu için, korku da aşk da biter.
AŞK AHHH AŞK.AŞK TAM İŞTE BU DEDİĞİNDE BİRDEN ELİNDEN KAÇIRMAKTIR.AŞK YELKENSİZ DENİZE AÇILMAK, HER BATTIĞINDA TEKRAR SU YÜZÜNE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK, BAZEN OLUR OLMAZ ŞEYLERE AĞLAYABİLMEK YA DA GÜLEBİLMEKTİR.AŞK ONUN İÇİN HER ŞEYİ YAPMAK AMA SONUNDA DA KAYBETMEKTİR.ELBET BİR GÜN KAZANACAĞIM
Kaçamayacağımız bir yazıdır. Bazen büyük harflerle yazılır bazen de küçük, bazen silik yazılır bazen koyu, bazen renkli kalemle bazen de siyah kurşun kalemle yazılır. En kötüsü ise okunamamasıdır.
Alın yazımızdır aşk, sonu olmayan koca evrende hayallere bir küçük umut olan.
Aşk önce hayalle başlar, sıfırıncı boyutta yeterince gezersin sonra başının ağrıması ve ellerinin boşluğu yanına kâr kalır.Tek boyutlu bir çizgi çekerek unutmaya çalışsan da daha da altını çizmiş olursun.Bir şeyler yapmaya karar verirsin ve oturur şiir yazarsın.Ama faydası yok, iki boyutlu şeyler de tatmin etmez seni.Aşk üçüncü boyutun işidir, dokunmak ve koklamak eni boyu ve tüm yüksekliğiyle.Bunu yapamayanlar herşeyi zamana bırakmakla yetinebilirler yani dördüncü boyuta
Aşk sana bir gelecek vaad eder ama şimdiyle o gelecek arasındaki köprüyü senin kurman istenir. köprü tamamlanmadan gün biter, karanlık serseri bir fırtına içinde kendini kaybedersin. köprün yerle bir.Zamanla fırtınanın bir parçası olduğuna alıştırısın kendini.
Aşk ruhsal bir hastalıktır.Hastalığınızı sevgiye dönüştürerek yenebilirsiniz, tersini düşündüğünüzde ise hep hasta kalırsınız belirtileri: mide krampları, karın ağrıları, iştahsizlık ve de mantıksızlıktır bulaşıcı değildir kronikleşmiş olanları vardır en iyisi sevgiyle tedavi olmaktır...
Aşk Sevgi nin tutku halini almasıdır bence... Sevgi, aşka dönüştüğünde kişinin gözü bir şey görmez, mantıktan önce duygular gelir.... Aşk ı karşılıklı yaşayabilmek güzeldir, ama en önemli olanı yaşatabilmektir iki yönlü olarak.... Bu da çok kolay değildir...Zaman ne yazık ki bazı şeyleri yok edebildiği gibi, aşkı da yok edebiliyor.... Aşksız kalsanız da, sevgisiz olmayın....
Ask bagimliliktir
kuru bir dalı kristalize edip ona bağlanmaktır aşk. ama yaşadıklarım bana kristalizasyon yeteneğimi kaybettirdi.
Gerçek olup olmadığını bile bilmediğin halde, sırf heryerlerde manşet olduğu için kesin varolmalı diye düşündüğün, ve bir kere varolduğunu kabul ettikten sonra da, hiç yaşamamış olduğun için seni inanılmaz üzen bişey aşk bence.
Aşk, ruhların sevişmesidir.
aşk tüm bağlara kördüğüm attıktan sonra koparmaktır
Aşk; iki kelimeyle anlatılacak birşey değil ki! O yaşanır, hissedilir. Acısı çekilir..ve her zaman umud edilir. Karşınızdaki sizi sevsede, sevmese de yaşarsınız bunu..Ve aşkı yaşamakta herkese nasip olmaz...
Aşk birgün kapınızı muhakkak çalar..Siz yeterki bekleyin.
Bizde, "derinlik sarhoşluğu" diyorlar. İndikçe inesin geliyor!
bence aşkı tanımlayabilecek kişi yoktur.
Bir ömürlük aşk, ya bir ömürlük değildir, yada aşk değildir.Bir gecelik aşksa, ya bir gecelik değildir, yada aşk değildir.Ama siz erkekler öyle garipsinizki, yinede ısrarla ya bir gecelik yada ömür boyu aşk peşindesiniz.Yazık sizede, sizi anlamayan biz bayanlara da....
Her insan ancak bilmediği şeyden korkar. Korkusunu yenmek için bilmek ister. Fakat bilmesi için araması gerekir. Bununla birlikte, eğer insan bir şeyi arıyorsa, onu bulmuş ve ona kavuşmuş da değildir. Kavuşamadığı şeye erişmek için can atar. Eh bu da aşktır işte!
Korkuda arayışa, arayıştan ise aşka geçilir. Çoğu insan için bu üç duyguda gönüllerinde dinmiş fırtınalardır gibidir.
Ancaak arayış bitince, aranan şey artık bir kez bulunduğu için, korku da aşk da biter.
İşte o zaman meşk başlar.
AŞK AHHH AŞK.AŞK TAM İŞTE BU DEDİĞİNDE BİRDEN ELİNDEN KAÇIRMAKTIR.AŞK YELKENSİZ DENİZE AÇILMAK, HER BATTIĞINDA TEKRAR SU YÜZÜNE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK, BAZEN OLUR OLMAZ ŞEYLERE AĞLAYABİLMEK YA DA GÜLEBİLMEKTİR.AŞK ONUN İÇİN HER ŞEYİ YAPMAK AMA SONUNDA DA KAYBETMEKTİR.ELBET BİR GÜN KAZANACAĞIM
en büyük aşk yaşanmamış aşktır...
Aşk; kalpte doğar, kalpte yaşar ve kalpte ölür.
Alın yazımızdır aşk.
Kaçamayacağımız bir yazıdır. Bazen büyük harflerle yazılır bazen de küçük, bazen silik yazılır bazen koyu, bazen renkli kalemle bazen de siyah kurşun kalemle yazılır. En kötüsü ise okunamamasıdır.
Alın yazımızdır aşk, sonu olmayan koca evrende hayallere bir küçük umut olan.
Aşk önce hayalle başlar, sıfırıncı boyutta yeterince gezersin sonra başının ağrıması ve ellerinin boşluğu yanına kâr kalır.Tek boyutlu bir çizgi çekerek unutmaya çalışsan da daha da altını çizmiş olursun.Bir şeyler yapmaya karar verirsin ve oturur şiir yazarsın.Ama faydası yok, iki boyutlu şeyler de tatmin etmez seni.Aşk üçüncü boyutun işidir, dokunmak ve koklamak eni boyu ve tüm yüksekliğiyle.Bunu yapamayanlar herşeyi zamana bırakmakla yetinebilirler yani dördüncü boyuta
ben benim
benim gibi bakmasını bilirsen
ben benim
benim gibi sevmesini bilirsen
ben aşkım
ben sevdayım tutkuyum
yüreğinle yüreğimi
sarmasını bilirsen
aşka dair ne söylesek yeridir
çünkü onu yaşatan bir insan yüreğidir
aşk; yanağıma kondurulan ufak bir öpücükle uyandırılmaktır.Yanyana oturup başımı omzuna dayayarak sessizliği dinlemektir
Aşk sana bir gelecek vaad eder ama şimdiyle o gelecek arasındaki köprüyü senin kurman istenir. köprü tamamlanmadan gün biter, karanlık serseri bir fırtına içinde kendini kaybedersin. köprün yerle bir.Zamanla fırtınanın bir parçası olduğuna alıştırısın kendini.
Aşk; asansörde dudaklarıma kondurulmuş küçük ve dünyanın en masum öpücüğüdür.
aşk...
benim özgürlüğüm.
ben...
aşkın özgürlüğü
aşk bir cok tanımı oldugu halde tam olarak acıklanamayan tek şeydir
aşk benim gölgemdir
Aşk sevdiği uğrunda herşeyini feda edebilmek ve karşılıksız sevmektir.
birini karşılıksız sevmek diyorum ben aşka.
aşk özlemektir. özlenene kavuşulduğunda biten ve yeni özlemlere yelken açmaktır.
Aşk özlemdir. elde edinceye kadar çırpınırsın. kavuştuğun anda yeni özlemlere yeni aşklara yelken açarsın.
Aşk ruhsal bir hastalıktır.Hastalığınızı sevgiye dönüştürerek yenebilirsiniz, tersini düşündüğünüzde ise hep hasta kalırsınız
belirtileri: mide krampları, karın ağrıları, iştahsizlık ve de mantıksızlıktır bulaşıcı değildir kronikleşmiş olanları vardır en iyisi sevgiyle tedavi olmaktır...
Aşk Sevgi nin tutku halini almasıdır bence...
Sevgi, aşka dönüştüğünde kişinin gözü bir şey görmez, mantıktan önce duygular gelir....
Aşk ı karşılıklı yaşayabilmek güzeldir, ama en önemli olanı yaşatabilmektir iki yönlü olarak....
Bu da çok kolay değildir...Zaman ne yazık ki bazı şeyleri yok edebildiği gibi, aşkı da yok edebiliyor....
Aşksız kalsanız da, sevgisiz olmayın....
aşk dendiğinde ilk aklıma gelen fedakarlık.kısacası aşk fedakarlık, aşk sadakat, aşk hergün yeni baştan doğmaktır....