Aşk aldanmaktır.sorgulamadan sevmektir.sözlerinin asla yalan olduğundan şüphelenmemektir.masumca ve hiç bir karşılık beklemeden çok fazla gereğinden fazla sevmektir.
AŞK... Ne hal ve hareketler anlatır aşkı, ne de sevgili uğruna sarfedilen sözler. Aşkın tarifi yanında bunlar sadece denizin önünde bir bardak suyu kıyaslamaya benzer. Aşk anlatılamaz ama anlaşılır sadece gözlerden...
O yüce zatın huzuruna geçip ,göz yaşları içinde seni seviyorum RABBİM diyebildikten sonra bütün mahlukatı bütün kusurlarıyla beraber kabul etmek ve hiçbir dünya karşılığı beklemeden,yalnız RIZA-I İLAHİ için bütün mahlukata hizmet etmek ve bir kere öff dememektir...
aşk mı? oda ne? biz onları yaşayamadık ki tarif edebilelim... ama aşkın tek olduğunu biliyorum...ve yine bildiğim bir şey daha bir zamanlar mevlana aşkından yok olmuş,mecnun çöle inmiş,çingene derviş olmuş, bunlar aşktan dolayı olmuş.bir de eski türk filmlerinde gördüğümüz gibi insanlar aşkından verem olurmuş,ama artık insanlar ne yazık ki aşkından aids oluyorlar.sahi aşk neydi?hala aşk var diyorsan oturup bir düşün,ve hala var diyebiliyorsan,o zaman beni de inandır.unutmayınki vebalim sizlerindir........[[email protected])
Ilk gorus degildir daglayan yurekleri, ilk karsilasmadir uzatan geceleri.Zaten vardi ve bir muammaydi gozlerini gorunceye kadar gecen zaman.Koskoca bir yalandir bir goruste ask.
aşık olmaya gör hele miğde fesadına uğrarsın uykular haram olur sana gecenin bir yarısı yanar avuçların yüreğin dağılmış şiirler yazarsın Hele bir de karşılıksızsa O zaman uyuz atlar gibi silkine silkine ağlarsın
Aşk; ummanlar içinde kurtarıcısını arayanların yaşadığı duygu. Aşk; mana denizinin en orta yeri. Aşk; fenafillah. Aşk; dünyanın yaratılış sebebi. Aşk; yaşanan ama anlatılamayan en önemli duygu.
Bireyin yaşanmamışlıkları altında ezilmesi aşamasında bu yanını vir varlığa yansıtıp o karmaşadan kurtulma isteğidir. Sonuçları sağlıklımı olur,olumlumudur,bireyi geliştirir mi ? Bireye göre farklılık gösteren durumlardır. Eğer birey sorgulayan, farkında olmayaçalışan biriyse olumlu ve sağlıklı sonuçlar doğurabilir. Aşk için şu da söylenebilir gibi geliyor: Yaşanmamışlıklarıyla yüklü ama sorgulayan bireyin kendisini anşamadaki en büyük adım. Buardan hareketle şu da söylenebilir; sorgulayan birey eğer yaşanmamışlıklarını biriktirmişse bünyesinde bu birikimi yenebilmesi için aşık olması gerekebilir. Aşk için bir şair (Fadıl Öztürk) ne diyor bakın : 'Aşk insanın acemiliğidir...' Aydın Öztürk se 'Sadece yaşanmalıdır tanımlamaya çalışmamalı' diyor. Bu kadar...
'Aşk çıplak gezer. İnsanlar nedense en çok kendi derinliklerinde gizli olandan korkarlar,ama merak da ederler korktukları şeyi,merakla korku birbirine karışır,kendi içlerine doğru bir adım atıp sonra geri çekilirler.Hem derinliklerindekini gizlemek için tüllerine sarınırlar hem de tüllerini parçalayacak bir bıçak araLar. Aşk çıplak gezer çünkü ve bir bıçak gibi parçalar tülleri ve aşka dokunmak için soyunmak gerekir. Aşka dokunan herkes yangına dokunmuş gibi dehşetle çeker elini önce,parçalanan tüllerinin ruhunu darmadağın eden depreminden kaçmaya uğraşır,hastalanmış bir çocuk gibi tüllerine sarınmaya çabalar,inkâr eder herşeyi , 'bu sadık kadın ben değilim' der,'bu ağlayan erkek ben olamam' ve aşka dokunan herkes kaçmaya uğraşırken bağlanır aşka,en derinindekine usulca alışır sonunda,sever kendi içindekini aynı aşık olduğunu sevdiği gibi...'
Kendinizi kaybettiğin,hayattaki bütün dikili fidanlarının kesildiğini düşündüğün anda seni teseLLi eden duygudur aşk.Başka duyguLar gibi değildir.Sürekli ilk günkü tazeliğini korumalıdır, sıkıcılaşınca aşk biter.Aşk,hapsedilmeye gelmez.Kendini yenilemesi için daima özgür olması lazımdır.O,kalıplara sokulamas çünkü,onun beLLi bi şekli yoktur.Bazen insanlar farkında olmadan o şekli yaratırlar.
Aşk bir nehirdir..Eger şanslıysan akıntının çok oldugu tarafa düşmez,aşkı sessiz sakin ve mutlu bir şekilde,acı çekmeden yaşarsın.Ama akıntının çok oldugu taraftaysan o zaman bil ki yüreğin acı çekmeye mahkumdur o nehirden çıkana kadar...
Aşk hissettiğinde de hissedip hissetmediğini anlamamaktır,bilinmezliktir aşk...Bir anlıktır...Bir anda gelip vuracak ama orda kalacak...Devamı yok...Devamı sevgi devamı alışkanlık aşkın...
aşk;bence kişinin zıt cinsine karşı hissettiği tarifsiz duygulardır.Bence aşk tarif edilemez::))
Aşk aldanmaktır.sorgulamadan sevmektir.sözlerinin asla yalan olduğundan şüphelenmemektir.masumca ve hiç bir karşılık beklemeden çok fazla gereğinden fazla sevmektir.
Aşk acıdır.en büyük acıları çekmektir.
aşk mı? aşk ölümdür ölüm
AŞK... Ne hal ve hareketler anlatır aşkı, ne de sevgili uğruna sarfedilen sözler. Aşkın tarifi yanında bunlar sadece denizin önünde bir bardak suyu kıyaslamaya benzer. Aşk anlatılamaz ama anlaşılır sadece gözlerden...
O yüce zatın huzuruna geçip ,göz yaşları içinde seni seviyorum RABBİM diyebildikten sonra bütün mahlukatı bütün kusurlarıyla beraber kabul etmek ve hiçbir dünya karşılığı beklemeden,yalnız RIZA-I İLAHİ için bütün mahlukata hizmet etmek ve bir kere öff dememektir...
Önce uçarı bir mutluluk, ayakların yerden kesilmesi.. sonra hüzün hüzün hüzün.. elde var hüzün..
İnsan neyse Aşk ı da O dur...
Önemli olan O nu yaşadım diyebilmektir
aşk mı? oda ne? biz onları yaşayamadık ki tarif edebilelim...
ama aşkın tek olduğunu biliyorum...ve yine bildiğim bir şey daha bir zamanlar mevlana aşkından yok olmuş,mecnun çöle inmiş,çingene derviş olmuş, bunlar aşktan dolayı olmuş.bir de eski türk filmlerinde gördüğümüz gibi insanlar aşkından verem olurmuş,ama artık insanlar ne yazık ki aşkından aids oluyorlar.sahi aşk neydi?hala aşk var diyorsan oturup bir düşün,ve hala var diyebiliyorsan,o zaman beni de inandır.unutmayınki vebalim sizlerindir........[[email protected])
Ilk gorus degildir daglayan yurekleri, ilk karsilasmadir uzatan geceleri.Zaten vardi ve bir muammaydi gozlerini gorunceye kadar gecen zaman.Koskoca bir yalandir bir goruste ask.
ey aşıklar uyuyun uyuyun siz aşk belasından henüz uykunun tadını alamadınız.
bedenin ve ruhum birbirlerine aşık olup birleştiklerinde ben iki
nci kez doğdum.
m.yıldız
Aşk Dedikleri meğer bir kara talih imiş
Kalbini söküp alan bir belalı dert imiş
aşk dolunaylı bir gecede çimlere uzanıp gökyüzünü seyre dalıp alık alık düşlere salınmaktır
aşık olmaya gör hele
miğde fesadına uğrarsın
uykular haram olur sana
gecenin bir yarısı yanar avuçların
yüreğin dağılmış
şiirler yazarsın
Hele bir de karşılıksızsa
O zaman uyuz atlar gibi
silkine silkine ağlarsın
aşk bir hastalıktır.
aşk enayice sevmektir....
aşkın gözü kördür kulağı sağır
Aşıkın yüreği yanar cayır cayır
Feryat eder sevdasına bağırır çağırır
Ask Bir Bilmecedir ?
Aşk; insanın farkında olmadığı abazalıklarının bir toplamı sonucu bireyi ezmeye başlamasıdır.
Aşklar,keşke,intikam duygusu oluşmadan bitse,
Yaşanmışlıklar hiç unutulmadan...
Duygular inkar edilmeden...
Aşk; ummanlar içinde kurtarıcısını arayanların yaşadığı duygu.
Aşk; mana denizinin en orta yeri.
Aşk; fenafillah.
Aşk; dünyanın yaratılış sebebi.
Aşk; yaşanan ama anlatılamayan en önemli duygu.
Bireyin yaşanmamışlıkları altında ezilmesi aşamasında bu yanını vir varlığa yansıtıp o karmaşadan kurtulma isteğidir.
Sonuçları sağlıklımı olur,olumlumudur,bireyi geliştirir mi ? Bireye göre farklılık gösteren durumlardır.
Eğer birey sorgulayan, farkında olmayaçalışan biriyse olumlu ve sağlıklı sonuçlar doğurabilir.
Aşk için şu da söylenebilir gibi geliyor:
Yaşanmamışlıklarıyla yüklü ama sorgulayan bireyin kendisini anşamadaki en büyük adım.
Buardan hareketle şu da söylenebilir; sorgulayan birey eğer yaşanmamışlıklarını biriktirmişse bünyesinde bu birikimi yenebilmesi için aşık olması gerekebilir.
Aşk için bir şair (Fadıl Öztürk) ne diyor bakın : 'Aşk insanın acemiliğidir...' Aydın Öztürk se 'Sadece yaşanmalıdır tanımlamaya çalışmamalı' diyor. Bu kadar...
Bence AŞK 'ı en ii AHMET ALTAN tanımlıyor:
'Aşk çıplak gezer.
İnsanlar nedense en çok kendi derinliklerinde gizli olandan korkarlar,ama merak da ederler korktukları şeyi,merakla korku birbirine karışır,kendi içlerine doğru bir adım atıp sonra geri çekilirler.Hem derinliklerindekini gizlemek için tüllerine sarınırlar hem de tüllerini parçalayacak bir bıçak araLar.
Aşk çıplak gezer çünkü ve bir bıçak gibi parçalar tülleri ve aşka dokunmak için soyunmak gerekir.
Aşka dokunan herkes yangına dokunmuş gibi dehşetle çeker elini önce,parçalanan tüllerinin ruhunu darmadağın eden depreminden kaçmaya uğraşır,hastalanmış bir çocuk gibi tüllerine sarınmaya çabalar,inkâr eder herşeyi , 'bu sadık kadın ben değilim' der,'bu ağlayan erkek ben olamam' ve aşka dokunan herkes kaçmaya uğraşırken bağlanır aşka,en derinindekine usulca alışır sonunda,sever kendi içindekini aynı aşık olduğunu sevdiği gibi...'
Kendinizi kaybettiğin,hayattaki bütün dikili fidanlarının kesildiğini düşündüğün anda seni teseLLi eden duygudur aşk.Başka duyguLar gibi değildir.Sürekli ilk günkü tazeliğini korumalıdır, sıkıcılaşınca aşk biter.Aşk,hapsedilmeye gelmez.Kendini yenilemesi için daima özgür olması lazımdır.O,kalıplara sokulamas çünkü,onun beLLi bi şekli yoktur.Bazen insanlar farkında olmadan o şekli yaratırlar.
Aşk bana göre imkansızlık denizidir. çünkü aşk gelip geçicidir asl olan sevmektir sevilmektir..
KARANLIK SAVRULARIN OLUMSUZ ANLARINCA BENIM OL !
SEVINCI GIBI CICEKLERIN GECICI DEGIL,
BENI GUNESSIZ YARLARIN , KULRENGI SULARIN KORKUNC YALNIZLIGINDA SEV ! E.P
urperti verendir.....
PANDORASBOX
Aşk bir nehirdir..Eger şanslıysan akıntının çok oldugu tarafa düşmez,aşkı sessiz sakin ve mutlu bir şekilde,acı çekmeden yaşarsın.Ama akıntının çok oldugu taraftaysan o zaman bil ki yüreğin acı çekmeye mahkumdur o nehirden çıkana kadar...
Aşk hissettiğinde de hissedip hissetmediğini anlamamaktır,bilinmezliktir aşk...Bir anlıktır...Bir anda gelip vuracak ama orda kalacak...Devamı yok...Devamı sevgi devamı alışkanlık aşkın...
Kıskançlığın başladığı,çirkinin güzel göründüğü an;hiç bir şey ile bir çok şey.Hayatı birine endekslemek.
Her aşkın vardır bedeli...
Aklın bağlayamadığı, akılsızlığınsa kolayca çözümlediği şeydir..Öyle birşey işte...