aşk; iki satır arası boşluklarımızı doldurur.ve bizden daha cesaretlidir.aşk bazen tepe takla idam edilmiş kırmızı bir güldür.öylece kurutursan hiç bozulmaz...en kötüsü de bu. aşk biraz da adrenalindir.aşıklar bakıştığında koskoca bir patlama olacakmış gibi gelir bana. ben aşkı tanımlayamam. hiçkimse tanımlayamaz.belki de dünya aşkla dönüyordur.yani koskoca bir körlükle...bu biraz korkutucu değil mi?
Bir papatya tarlası düşünün... Ve o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker.. Yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın.. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için herşeyi yapmak istersin... Dokunmak istersin.. Dokunamazsın, orda, onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsın onun kokusuna.. Unutturur herşeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin.. O papatya orda kalmıştır, yüreğinin bir kenarında.. Paylaşılmamıştır bi çok şey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. İşte bu AŞK...
Koskoca bir bahçede Demetler içinde bir papatya Asik olmus, yanmis tutusmus Ak sakalli bahçivana.. Bir ümit bekliyormus. Yüzlerce çiçegin arasindan Onunla, sadece onunla Saatlerce ilgilenmesini... Buz gibi suyunu Sadece ona döksün istiyormus.. Sadece ona degsin makasi, Sadece ona gülsün dudaklari... Kiskaniyormus bahçivani, Kirmizi güllerden, Sari lalelerden, Mor menekselerden.. Papatya, sadece bahçivan için açiyormus, Bembeyaz yapraklarini.. Bir gün, Aski öyle büyümüs ki.. Papatya yapraklarini tasiyamaz olmus.. Egilivermis boynu.. Topraga bakiyormus artik.. Bahçivanin sadece sesini duyuyormus Ayaklarini görüyormus.. Buna da sükür diyormus.. Yetiyormus ona, bahçivanin varligini hissetmek.. Zaman akip gidiyormus.. Papatya bahçivanin yüzünü görmeyeli çok olmus.. Ne var sanki boynumu kaldirsa Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormus.. Yanip tutusur olmus.. Ve iste bir gün.. Bahçivan papatyaya dogru yaklasmis.. Incecik bedenini ellerinin arasina almis.. Elindeki sopayi, köklerinin yanina, topraga sokmus Bir iple papatyanin gövdesini baglayivermis sopaya.. Papatya o an daha çok sevmis bahçivani.. Hala göremiyormus onu, Ama bedeni kurtulmus.. Uzun bir müddet sonra, Bahçivan ugramaz olmus bahçeye.. Gelen giden yokmus.. Kahrindan ölecekmis papatya.. Ama iste bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmis.. Derin bir oh çekmis.. Çilgincasina sevdigi bahçivan geri gelmis.. Birden, kendisine dogru gelen iki ayak görmüs.. Bu onun delicesine sevdigi bahçivan degilmis.. Baska birisiymis.. Adamin elinde bir de makas varmis.. Papatyanin kafasini kaldirmis yukariya dogru.. Ne güzel açmissin sen öyle demis.. Bu gencecik, yakisikli bir delikanliymis.. Gözleri gök mavisi, saçlari günes sarisiymis.. Ama gövden seni tasimiyor demis.. Elindeki makasi papatyanin boynuna dogru uzatmis.. Ve bir hamlede basini gövdesinden ayirmis. Papatya yere düserken hatirlamis sevdigini.. O ak saçli, ak sakalli, yasli mi yasli bahçivani hatirlamis.. Bir de o gencecik, yakisikli delikanliyi düsünmüs.. Ve o an anlamis, neden o yasli bahçivani sevdigini.. O her seye ragmen, papatyaya emek vermis.. Ona hiç bir zaman güzel oldugunu söylememis, Ama onu aslinda hep sevmis.. Papatya anlamis artik.. Sevgi, emek istermis... Yere düstügünde son bir kez düsünmüs sevdigini.. Tesekkür etmis ona içinden.. Son yapragi da kurudugunda, Biliyormus artik.. Gerçek sevginin, söylemeden, yasamadan, ve asla kavusmadan varolabilecegini
aşk öğreticilerinin medyanın çeşitli kollarından bize pompaladıkları aşk tarifini kabul etmiyorum. Aşkın ortak bi tarifini yapmaya çalışmak ta çok saçma. Bence her insan kendi aşkını yaşar bi başkasının çizdği aşk portresinde kendinden çizgiler aramak belki daha kolay ama bence doğru değil
dün seni görünce kalp atışlarım hızlandı.ellerim titredi.sen beni izlerken çok heyecanlanıyordum.oysa seni tanımıyordum.sen kimsin? bilmiyorum..sanırım yine aşk kapımı çaldı çalacak..tam da sınav zamanı olur mu yaaa? ... :))))))))
Ask mi tanimi olsa siir yazmaya ne gerek vardi. Aska ancak siirler yaklasabilir. ne kadinlar sevdim zaten yoktular yagmur giyerlerdi sonbaharla bir azicik oksasam sanki cocuktular biraksam korkudan gozleri sislenir ne kadinlar sevdim zaten yoktular boyle bir sevmek gorulmemistir
önce naz sonra söz ve sonra hile, sevilen seveni düşürür dile. seneler asırlar değişse bile, eski töre bozulmuyr mihriban... Abdurrahim KARAKOÇ söylemiş ve yanlış söylemiş sayılmaz aşk bence geceleri uyumak yerine onu düşünmektir onu düşünmek için uyumamak birde heponu aramak hep onu görmek ve birde her şarkıda onu hatırlamak
Benim anlatamayacağım; sizin de anlayamayacağınız birşey sanırım aşk...Herkes farklı birşeyler söyler aşka dair.Ama birinin tanımı diğerine uymaz.Tanımlar uyduğu zaman iki insan birbirine aşık demektir zaten...
aşk yüreğinin atış sebebidir asabi olmandır, kıskanmandır başkalarından, acı çekmenin zevkli olanıdır aşk, yada aklının süresiz izne ayrılmasıdır aş, şuan benim olduğum durumdur aşk, çaresizliktir, güçsüzlüktür, coşkudur kudrettir herseydir, uykun olduğu halde uyuyamamandır, acıktığında yemek yiyememen çok sözvar tarife değer ama aşk KELİMELERLE İFADE EDİLEMİYECEK KADAR BÜYÜKTÜR...
bir yerde ufak çocukların aşk üzerine yazılmış yazılarını okumuştum. ufaklık şöyle yazmıştı. babannem rahatsızdı tırnaklarına oje sürmek istiyordu, ama bunu yapamıyordu. dedem de ellerinin titremesine ve çokda iyi görmemesine rağmen babannemin tırnaklarına oje sürmüştü, işte bence aşk budur. diye cevap vermiş. bencede aşk budur. ayrıca aşk, sevinç, mutluluk, huzur dur. ayaklarımızın yerden kesilmesini sağlayandır. ondan başka hiç birşey düşünememektir. ayrıca aşk, bazen insanın cehennemidir, insanı üzen, sıkan, göz yaşı dökmesini sağlayandır. aşk mutluluk ve mutsuzluktur. aşk, ne kadar sevsende onun mutluluğu için bunu ondan saklamak ve geri çekilmektir. ne kadar zorda olsa duygularını kalbine hapsetmektir. aşk, çabalamaktır, cesur olmaktır, imkansızlıklara gerçeye dönüştürmeye çalışmaktır
dostluk çok özel bişeydir herşeyi paylaşmak duyguları, en güzel anıları, sırları..bi dakika yaa aşk hakkında yazmamız gerekiyordu.sanırım aşk bu olsa gerek insanın aklını başından alan bir duygu..seline kapılmayın şekilde görüldüğü gibi :)))
aşk; yıllardır hissettiklerime ve her gün yazdıklarıma karsın onun bana `hayatım açıklama yapmak zorunda degilim `` demesiymiş...15 mayıs 2002 çarşamba günü gönderdigi mail
Rus bilimadamları aşk ile ilgili olarak hormonel bir durumdan bahsetmiş yani insanda başladığında davranış bozuklukları göstermesini sağlayan bir hormon salgılarmış vücut.. mantıksız mı?
üç harftir, fazlası değil.
En büyük aşk, karşılıksız olandır.
aşk; iki satır arası boşluklarımızı doldurur.ve bizden daha cesaretlidir.aşk bazen tepe takla idam edilmiş kırmızı bir güldür.öylece kurutursan hiç bozulmaz...en kötüsü de bu.
aşk biraz da adrenalindir.aşıklar bakıştığında koskoca bir patlama olacakmış gibi gelir bana.
ben aşkı tanımlayamam. hiçkimse tanımlayamaz.belki de dünya aşkla dönüyordur.yani koskoca bir körlükle...bu biraz korkutucu değil mi?
Bir papatya tarlası düşünün...
Ve o tarlanın
kenarındaki yolda yürüyorsundur..
Yine milyonlarcası arasında
bir tanesi seni çeker..
Yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın..
Gözlerin başkasını görmez olur o an.
Onun için herşeyi yapmak istersin...
Dokunmak istersin.. Dokunamazsın,
orda, onunla ölmek istersin.
Ama birden hafif bir rüzgar eser ve
bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna..
Dayanamazsın onun kokusuna..
Unutturur herşeyi bir anda
ve o kokunun geldiği yöne gidersin..
O papatya orda kalmıştır,
yüreğinin bir kenarında..
Paylaşılmamıştır bi çok şey..
Unutulmaz belki
ama geri de dönülmez ona..
İşte bu AŞK...
"Mutlu aşk yoktur" demiş Aragon. Aşkolsun!
kendine dönmektir...sonrası ya kendini keşfetmek yada kendinden vazgeçmek...
Koskoca bir bahçede
Demetler içinde bir papatya
Asik olmus, yanmis tutusmus
Ak sakalli bahçivana..
Bir ümit bekliyormus.
Yüzlerce çiçegin arasindan
Onunla, sadece onunla
Saatlerce ilgilenmesini...
Buz gibi suyunu
Sadece ona döksün istiyormus..
Sadece ona degsin makasi,
Sadece ona gülsün dudaklari...
Kiskaniyormus bahçivani,
Kirmizi güllerden,
Sari lalelerden,
Mor menekselerden..
Papatya, sadece bahçivan için açiyormus,
Bembeyaz yapraklarini..
Bir gün,
Aski öyle büyümüs ki..
Papatya yapraklarini tasiyamaz olmus..
Egilivermis boynu..
Topraga bakiyormus artik..
Bahçivanin sadece sesini duyuyormus
Ayaklarini görüyormus..
Buna da sükür diyormus..
Yetiyormus ona, bahçivanin varligini hissetmek..
Zaman akip gidiyormus..
Papatya bahçivanin yüzünü görmeyeli çok olmus..
Ne var sanki boynumu kaldirsa
Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormus..
Yanip tutusur olmus..
Ve
iste bir gün..
Bahçivan papatyaya dogru yaklasmis..
Incecik bedenini ellerinin arasina almis..
Elindeki sopayi, köklerinin yanina, topraga sokmus
Bir iple papatyanin gövdesini baglayivermis sopaya..
Papatya o an daha çok sevmis bahçivani..
Hala göremiyormus onu,
Ama bedeni kurtulmus..
Uzun bir müddet sonra,
Bahçivan ugramaz olmus bahçeye..
Gelen giden yokmus..
Kahrindan ölecekmis papatya..
Ama iste bir sabah...
Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmis..
Derin bir oh çekmis..
Çilgincasina sevdigi bahçivan geri gelmis..
Birden, kendisine dogru gelen iki ayak görmüs..
Bu onun delicesine sevdigi bahçivan degilmis..
Baska birisiymis..
Adamin elinde bir de makas varmis..
Papatyanin kafasini kaldirmis yukariya dogru..
Ne güzel açmissin sen öyle demis..
Bu gencecik, yakisikli bir delikanliymis..
Gözleri gök mavisi, saçlari günes sarisiymis..
Ama gövden seni tasimiyor demis..
Elindeki makasi papatyanin boynuna dogru uzatmis..
Ve
bir hamlede basini gövdesinden ayirmis.
Papatya yere düserken hatirlamis sevdigini..
O ak saçli, ak sakalli, yasli mi yasli bahçivani hatirlamis..
Bir de o gencecik, yakisikli delikanliyi düsünmüs..
Ve o an anlamis, neden o yasli bahçivani sevdigini..
O her seye ragmen, papatyaya emek vermis..
Ona hiç bir zaman güzel oldugunu söylememis,
Ama onu aslinda hep sevmis..
Papatya anlamis artik..
Sevgi, emek istermis...
Yere düstügünde son bir kez düsünmüs sevdigini..
Tesekkür etmis ona içinden..
Son yapragi da kurudugunda,
Biliyormus artik..
Gerçek sevginin, söylemeden, yasamadan, ve asla kavusmadan varolabilecegini
Aşk
Açıncabaharın.dişi gülleri
Bir başka eser rüzgar
Bahçelerde;
Dinle;
Çılgınca öten bülbülleri
Sorma;
Niçin düştüğünü, bu derde....
aşk öğreticilerinin medyanın çeşitli kollarından bize pompaladıkları aşk tarifini kabul etmiyorum. Aşkın ortak bi tarifini yapmaya çalışmak ta çok saçma. Bence her insan kendi aşkını yaşar bi başkasının çizdği aşk portresinde kendinden çizgiler aramak belki daha kolay ama bence doğru değil
dün seni görünce kalp atışlarım hızlandı.ellerim titredi.sen beni izlerken çok heyecanlanıyordum.oysa seni tanımıyordum.sen kimsin? bilmiyorum..sanırım yine aşk kapımı çaldı çalacak..tam da sınav zamanı olur mu yaaa? ... :))))))))
aşk yaşarken ölmektir. aşk en kutsal duygudur.aşk acı çekmek aşk bir gül gibi solmaktır
Ask mi tanimi olsa siir yazmaya ne gerek vardi. Aska ancak siirler yaklasabilir.
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir
AŞK; insanın aynaya bakıp kendi kendini seyretmesi gibidir.
aşk taze saflıgın hiç bayatlamamasıdır.dogru kapıda.
Onu gördüğün zaman dizlerin titriyor, gece gündüz bir onu düşünmeden geçirmiyorsan aşıksın demektir.
önce naz sonra söz ve sonra hile,
sevilen seveni düşürür dile.
seneler asırlar değişse bile,
eski töre bozulmuyr mihriban...
Abdurrahim KARAKOÇ söylemiş ve yanlış söylemiş sayılmaz aşk bence geceleri uyumak yerine onu düşünmektir
onu düşünmek için uyumamak birde heponu aramak hep onu görmek ve birde her şarkıda onu hatırlamak
aşk herşeydir hayatın anlamı yaşama sevinci
Benim anlatamayacağım; sizin de anlayamayacağınız birşey sanırım aşk...Herkes farklı birşeyler söyler aşka dair.Ama birinin tanımı diğerine uymaz.Tanımlar uyduğu zaman iki insan birbirine aşık demektir zaten...
Eser Yakar
aşk cennet ve cehhenem dedikleri sey..
aşk yüreğinin atış sebebidir asabi olmandır, kıskanmandır başkalarından, acı çekmenin zevkli olanıdır aşk, yada aklının süresiz izne ayrılmasıdır aş, şuan benim olduğum durumdur aşk, çaresizliktir, güçsüzlüktür, coşkudur kudrettir herseydir, uykun olduğu halde uyuyamamandır, acıktığında yemek yiyememen çok sözvar tarife değer ama aşk KELİMELERLE İFADE EDİLEMİYECEK KADAR BÜYÜKTÜR...
aşk herkesin en az bir kere yaşaması gerek bir şeydir
Bir bedende iki ruh...
yağmur
denize düştüğünde deniz,
yeşile düştüğünde yeşil,
toprağa düştüğünde toprak,
kokar
yağmur,
saçına düştüğünde 'sevg'
eline düştüğünde 'özlem'
göğsüne düştüğünde 'aşk'
kokar.
hiç yağmuru göğsüne düşürdün mü?
bir yerde ufak çocukların aşk üzerine yazılmış yazılarını okumuştum. ufaklık şöyle yazmıştı. babannem rahatsızdı tırnaklarına oje sürmek istiyordu, ama bunu yapamıyordu. dedem de ellerinin titremesine ve çokda iyi görmemesine rağmen babannemin tırnaklarına oje sürmüştü, işte bence aşk budur. diye cevap vermiş. bencede aşk budur.
ayrıca aşk, sevinç, mutluluk, huzur dur. ayaklarımızın yerden kesilmesini sağlayandır. ondan başka hiç birşey düşünememektir. ayrıca aşk, bazen insanın cehennemidir, insanı üzen, sıkan, göz yaşı dökmesini sağlayandır. aşk mutluluk ve mutsuzluktur.
aşk, ne kadar sevsende onun mutluluğu için bunu ondan saklamak ve geri çekilmektir. ne kadar zorda olsa duygularını kalbine hapsetmektir.
aşk, çabalamaktır, cesur olmaktır, imkansızlıklara gerçeye dönüştürmeye çalışmaktır
ask ne demek? ne guzel bir soru.ask sensın ask benım ask hersey.dahası varmı?
adrenalin masrafı, ve duyguların gereksiz israfı
Acı, merak, uyuşukluk, heyecan, düşünce yoğunluğu, uykusuz geceler...
dostluk çok özel bişeydir herşeyi paylaşmak duyguları, en güzel anıları, sırları..bi dakika yaa aşk hakkında yazmamız gerekiyordu.sanırım aşk bu olsa gerek insanın aklını başından alan bir duygu..seline kapılmayın şekilde görüldüğü gibi :)))
aşk; yıllardır hissettiklerime ve her gün yazdıklarıma karsın onun bana `hayatım açıklama yapmak zorunda degilim `` demesiymiş...15 mayıs 2002 çarşamba günü gönderdigi mail
Rus bilimadamları aşk ile ilgili olarak hormonel bir durumdan bahsetmiş yani insanda başladığında davranış bozuklukları göstermesini sağlayan bir hormon salgılarmış vücut.. mantıksız mı?