Rabiyacigim sen fetoyu kişi olarak savunmuyor olabilirsin ama buradaki hemen hemen tüm paylaşımların onları anlatan savunan içerikler . Karşılığında bizler kendi tezlerimizi sunduğumuz da ya kisiligimize saldırıyordu aşağıda olduğu gibi ya da en son yaptığın gibi ben fetoyu savunmuyorum ki bundan rahatsızım diyorsun. Pekii o zaman niye paylaşıyorsun. Ya savunuyorsun ya da savunmuyorsun .
Ben sen fetoyu savunuyorsun diye bir cümle kırmadım sadece Müslüman engizisyon yapar mı tartışmasını senin yazın başlattığı için senin isminle hitap ederek sözlerine başladım
Rabıta acar seni seviyorum ama bu tartışma tekniğini sevmiyorum. Sen bir şey paylaşıyorsun biri o paylaşımına istinaden görüş bildiriyor ve sen o görüşe cevap vermek yerine görüş sahibinin kendisine bir şeyler söylüyorsun. Ona odaklanıyorsun. Bu tartışmayı kısır bir noktaya getirip bırakıyor oradan bir verim elde edilemiyor. Neyse tekrar söylüyorum seni sevmekle beraber bu üslubu beğenmedim. Saygılar arkadaşım.
Rabıya acar müslüman Latin engizisyonu demissin de aklıma fetpculerin bir vakitler özel yetkili mahkemeler kurulsun bu ergenekoncular derhal buralarda yargilansin deyip hükümete baskı yapmasını getirdi aklıma. Şayet dediklerini yaptirabilselerdi bu gün İlker basbuglar vesaire ömür boyu hapis yatmak üzere hapiste olacaktı. Neyse ki şu an bu uygulama kendilerine yapılmıyor ve sadece devlete ihanetin mevcut yasalarda karşılığı ne ise onla yargılanıyor kendileri. Şimdi diyebilirsin ki ben fetoculeri kastetmedim benim aklıma geldi işte ister istemez ve birilerinin de aklına illaki geliyordur
Alim çok yumuşak huylu olursa her kesi hemen affederse en küçük etkilerde mukavemet gösteremez herkesle birlikte yitip gider kendine ait bir birikimi olmaz alım olamaz. Yok eğer Alim çok sert olur hiç kimseyi hiç bir koşulda affetmezse hiç zenginlesemez baskalarinin ona katacağı zenginliklere mahrum kalır. Kaskatı olur ve yine alim olamaz. Ama alim gerektiğinde dimdik yerine göre de affedici olursa hem kendi olarak kalabilme hem de büyüyüp zenginlesebilme olanagi bulacagindan gercek bir alim olur. Hepinize gerçek alim olma yolundaki karınca yolculuklarında kolaylıklar diliyorum. Güzel bir sabah güzel bir gün kursum
Ne çabuk yorulursun yollarda Mutlu olmak en büyük hayal Var olanlarla savaşmak yetmiyor ki Ne kadar çok direnirse, savaşma gücü olmalı o kadar Ulaşabildiğim her yolun sonunda bir keşke var aslında Düşünmek mi lazım yoksa onu yok etmek mi? Bir silgim olsun isterdim Çok şey istiyorum belki Çünkü o silgi, yaşamayı tekrar yaşatacak Hataları olduğu gibi silecekti Yapacağım her hatam, bir bedel ödetir aslında Ben o bedeli, beynimde durmadan dönen Keşkelerimle yaşıyorum O keşkeler yok oluyor biliyorum, yok olmayacak da Ama tekrarlamamak en büyük ders olacak Hadi siz de geçmişe dönün ve yaptığınız Keşkelerle yüzleşin Yüzleşin ki, bu bedel ilerde sizi yoldan çıkarmasın Ama dikkat edin, en büyük keşkeniz Benim gibi sizi de yıpratmasın.
Münafıklıkla başlanır müşrikliğe doğru yok alınır bir de bakmışsın ki şirke girmişsin.Allah muhafaza alim olmadan ilimle dalga geçilmez.Sinan kardeşime katılıyorum dini konular konuşulmasın,
bir baş bir omuz arar temmuz ateşi yağarken yıldızlardan maviliklere sevdalanır yakamozlar coşar ruhta hissedişler
düş kurar yüreksizce zaman akla mantığa bakarsan eğer dökülür günahkar bakışlar umutsuzluğa kapıldığın an susku sarar tüm benliği sensizliği yaşattığın an
geceye sıkışmış ege de zaman dalgalar sönük çiçekler solgun müjde bekle şafakta saba yeli estiğinde efes//35...21072019
Neşet Ertaş sadakati, sevginin en saf hâlini anlatmış: "Ağarsa saçların belin bükülse, birer birer hep dişlerin dökülse yine taze fidan dalımsın benim."
Belki bugün belki de başka birgün unuturum Belki yarın unuturum belki de hiç olmyan birgünde Belki dün unuttum seni belki sensiz geçmedi dünüm Belki de hayatının hıkayesi budur Belki unutmak zorunda kalmaktır Belkide hiç unutmamaktır belkide sevmektir Seni unutmak değilde kendimi unuttum bir yerlerde İnsan bazen şiirlerle anlatır duyguların Yada birkaç kelimeyle anlatır ona sevdiğini Yada ağızdan çıkan iki kelime mest eder Ne bileyin belki de bir gülücük yada bir bakış Yada son bir cümleyle hayatımın güneşi Beki ler yada lar değil hayatı tamamlayan gerçeklerdir Ne başlangıcın bir sonu vardır nede sonun başlangıcı Ben gittiğim yodan dönmem O yolun sonuda ölümde olsa öyle oturur beklerim Belki güneş doğmayacak Yıldızlar çıkmayacak olsun benim için güneş de var yıldız da
Rabiyacigim sen fetoyu kişi olarak savunmuyor olabilirsin ama buradaki hemen hemen tüm paylaşımların onları anlatan savunan içerikler . Karşılığında bizler kendi tezlerimizi sunduğumuz da ya kisiligimize saldırıyordu aşağıda olduğu gibi ya da en son yaptığın gibi ben fetoyu savunmuyorum ki bundan rahatsızım diyorsun. Pekii o zaman niye paylaşıyorsun. Ya savunuyorsun ya da savunmuyorsun .
Ben sen fetoyu savunuyorsun diye bir cümle kırmadım sadece Müslüman engizisyon yapar mı tartışmasını senin yazın başlattığı için senin isminle hitap ederek sözlerine başladım
Rabıta acar seni seviyorum ama bu tartışma tekniğini sevmiyorum. Sen bir şey paylaşıyorsun biri o paylaşımına istinaden görüş bildiriyor ve sen o görüşe cevap vermek yerine görüş sahibinin kendisine bir şeyler söylüyorsun. Ona odaklanıyorsun. Bu tartışmayı kısır bir noktaya getirip bırakıyor oradan bir verim elde edilemiyor. Neyse tekrar söylüyorum seni sevmekle beraber bu üslubu beğenmedim. Saygılar arkadaşım.
Yakamozun bittiği yeri görmeden ölmek
İstemiyorum
Rabıya acar müslüman Latin engizisyonu demissin de aklıma fetpculerin bir vakitler özel yetkili mahkemeler kurulsun bu ergenekoncular derhal buralarda yargilansin deyip hükümete baskı yapmasını getirdi aklıma. Şayet dediklerini yaptirabilselerdi bu gün İlker basbuglar vesaire ömür boyu hapis yatmak üzere hapiste olacaktı. Neyse ki şu an bu uygulama kendilerine yapılmıyor ve sadece devlete ihanetin mevcut yasalarda karşılığı ne ise onla yargılanıyor kendileri.
Şimdi diyebilirsin ki ben fetoculeri kastetmedim benim aklıma geldi işte ister istemez ve birilerinin de aklına illaki geliyordur
Alim çok yumuşak huylu olursa her kesi hemen affederse en küçük etkilerde mukavemet gösteremez herkesle birlikte yitip gider kendine ait bir birikimi olmaz alım olamaz.
Yok eğer Alim çok sert olur hiç kimseyi hiç bir koşulda affetmezse hiç zenginlesemez baskalarinin ona katacağı zenginliklere mahrum kalır. Kaskatı olur ve yine alim olamaz.
Ama alim gerektiğinde dimdik yerine göre de affedici olursa hem kendi olarak kalabilme hem de büyüyüp zenginlesebilme olanagi bulacagindan gercek bir alim olur. Hepinize gerçek alim olma yolundaki karınca yolculuklarında kolaylıklar diliyorum.
Güzel bir sabah güzel bir gün kursum
Sadece bana
...
Oyuncağın kırıldı diye üzülme çocuk. Büyüyünce kalbin paramparça olacak....
Cemal Süreya ...
...
Ne çabuk yorulursun yollarda Mutlu olmak en büyük hayal Var olanlarla savaşmak yetmiyor ki Ne kadar çok direnirse, savaşma gücü olmalı o kadar Ulaşabildiğim her yolun sonunda bir keşke var aslında Düşünmek mi lazım yoksa onu yok etmek mi? Bir silgim olsun isterdim Çok şey istiyorum belki Çünkü o silgi, yaşamayı tekrar yaşatacak Hataları olduğu gibi silecekti Yapacağım her hatam, bir bedel ödetir aslında Ben o bedeli, beynimde durmadan dönen Keşkelerimle yaşıyorum O keşkeler yok oluyor biliyorum, yok olmayacak da Ama tekrarlamamak en büyük ders olacak Hadi siz de geçmişe dönün ve yaptığınız Keşkelerle yüzleşin Yüzleşin ki, bu bedel ilerde sizi yoldan çıkarmasın Ama dikkat edin, en büyük keşkeniz Benim gibi sizi de yıpratmasın.
Münafıklıkla başlanır müşrikliğe doğru yok alınır bir de bakmışsın ki şirke girmişsin.Allah muhafaza alim olmadan ilimle dalga geçilmez.Sinan kardeşime katılıyorum dini konular konuşulmasın,
Size bir soru: hayatta en büyük keşkeniz nedir.?
Çağrılmadan, gitmeyin
Ne güzel anlatmışsın kadının ve erkeğin arasındaki farkı Cemal süreya
ya ben düz mantık yaparsam,hangisinin vatanı ve bayrağı tehlikede ise ve saldırıya uğramışsa bence o taraftan ölen askerler şehit..
bu deliye göre..
Hep Bi Tufan..Gel Unuttumm.. ((:
...
engüzel günler hepimizin olsun
serbest kürsü cemaati,
'' bugün pazar ve ben seni özledim ''
bir baş bir omuz arar
temmuz ateşi yağarken
yıldızlardan maviliklere
sevdalanır yakamozlar
coşar ruhta hissedişler
düş kurar yüreksizce zaman
akla mantığa bakarsan eğer
dökülür günahkar bakışlar
umutsuzluğa kapıldığın an
susku sarar tüm benliği
sensizliği yaşattığın an
geceye sıkışmış
ege de zaman
dalgalar sönük
çiçekler solgun
müjde bekle şafakta
saba yeli estiğinde
efes//35...21072019
kötülük değil kişilik
Ohara yaşasın kötülük ozaman dermişim
var mısınız şu üç günlük dünyada küskünlere kırgınlıklara bi son verelim?? ben yokum hepsi fazlası ile haketmişti :)
han ,hamam, ev bark, yok belkide,.. amma velakin dostlarımız var,dostlarımız...
Gidiyorum sonsuzluğa Elveda kendime
meeekez
Rabia Acar
+ 1
Rabia Acar
+1
Neşet Ertaş sadakati, sevginin en saf hâlini anlatmış: "Ağarsa saçların belin bükülse, birer birer hep dişlerin dökülse yine taze fidan dalımsın benim."
Belki bugün belki de başka birgün unuturum
Belki yarın unuturum belki de hiç olmyan birgünde
Belki dün unuttum seni belki sensiz geçmedi dünüm
Belki de hayatının hıkayesi budur
Belki unutmak zorunda kalmaktır
Belkide hiç unutmamaktır belkide sevmektir
Seni unutmak değilde kendimi unuttum bir yerlerde
İnsan bazen şiirlerle anlatır duyguların
Yada birkaç kelimeyle anlatır ona sevdiğini
Yada ağızdan çıkan iki kelime mest eder
Ne bileyin belki de bir gülücük yada bir bakış
Yada son bir cümleyle hayatımın güneşi
Beki ler yada lar değil hayatı tamamlayan gerçeklerdir
Ne başlangıcın bir sonu vardır nede sonun başlangıcı
Ben gittiğim yodan dönmem
O yolun sonuda ölümde olsa öyle oturur beklerim
Belki güneş doğmayacak
Yıldızlar çıkmayacak olsun benim için güneş de var yıldız da
Emrullah Köseoğlu