Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Önder Akın
    Önder Akın 09.01.2026 - 16:49

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **EVET çok doğru dersiniz? Özellikle 2018 de sonra soru sormak SUÇ teşkil
    eder oldu. Özellikle sosyal medyada sorular hep tek taraflı sorulmaktadır...
    --Kardeşim, benim adımı bir öğretmen akrabamız koymuş. ÇAKIROĞLU
    Mahlasımı Edebiyatçı Servet Temur koydu. Günümüzde binlerce çocuk
    isimlerini Ana-Baba değil akraba-i taallukat koymaktadır. Bundan daha doğal
    ve daha mantıklı ne olabilir ki?
    --Bakınız Osmanlı tam 600 yıl bir SOYADI kanun çıkaramamış. Padişah
    isimleri bile 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7.------diye seyretmektedir? Asıl vahamet budur?
    Ayrıca bütün Padişahlar nikâhsız yaşamışlardır. Yani alenen pay-i tahtın
    başında *ZİNA* yapmışlardır. Sorgulanması gereken o kadar olumsuz
    olaylar var ki???? VESSELAM
    -----------OZAN ÇAKIROĞLU------------

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "bilmek b ü t ü n k ö t ü l ü k l e r i n anasıdır"

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "neçayınız neçorbanız var.... n i y e böyleoldunuz k ü r s ü m i l l e t i n i n insanları"

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **NOT= BİR ÖNCEKİ YAZIMIN DEVAMIDIR**
    --Demokratik, Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemlerin de, Dine dayalı hiç bir yaptırımı
    adil ve eşit olarak sağlayamasın. Çünkü, her *DİN* kendine taraftır. Misak-ı Milli sınırları
    içerisinde yaşayan cümle vatandaşların farklı-farklı DİNİ inançları vardır. Eğer ki Devlet
    sathın da Dinsel yönetim hakimse, kendinden olmayan DİNİ inançlara asla fırsat tanımaz?
    --Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, işte tam bu nedenlerden dolayı LAİKLİK ilkesini
    kanun hükmünde güvence altına almıştır. LAİKLİK İLKESİ, Ülkemizde ki mevcut olan bütün
    Dinlerin hürriyetini ifa ve icrasını özgür bir şekilde yaşanmasını sağlar.
    --Ben diğer yorum ve görüşlere saygı duymakla beraber, Demokratik Laik, sosyal ve hukuk
    Devlet sisteminden yanayım. Bu hür ve kutlu Cumhuriyetimize gönülden bağlıyım...
    -----------OZAN ÇAKIROĞLU------------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    ***** TOPLUMSAL AHLAK *****
    --Ait olduğun toplumun bütün değer yargılarına, sosyal ve kültürel yapısına ve her türlü
    müspet yaşam şekillerine, Anayasal haklarına saygı duyarak uyması gereken kurallar
    bütünlüğüne Toplumsal ahlak denir.
    --Bireyler bütün vatandaşlık haklarını kollayıp-korumak zorundadır. Ancak kendi haklarına
    sahip çıkarken, başkalarının haklarına da saygı duymak zorundadır. Yaşamsal devinim
    içerisinde sevgi, saygı, hoşgörü, doğruluk, şefkat ve merhamet duygularını besleyen ve
    devinimleştiren kurallar bütünlüğüne Toplumsal AİDİYET denir...
    .
    ***** EVRENSEL AHLAK *****
    Uluslar arası diplomasinin kurallar bütünlüğüne, her türlü ticari anlaşmalara, Milletler arası her
    türlü Siyasal ve sosyal haklara riayet edilmesi. İnsan hakları mahkemesinin sosyal ve hukuksal
    yaptırımlarına saygı duymak. Bütün bu kurallar içerisinde Din-mezhep, ırk, renk, milliyet ve
    cinsiyet ayrımı yapılmaksızın Evrensel etiğin yerine getirilmesine EVRENSEL AHLAK denir...
    .
    ***** DİNSEL ve MEZHEPSEL AHLAK *****
    Bireyler mensup olduğu Dinin, belirlemiş olduğu gidişatın tamamına kayıtsız ve şartsız.
    uyulması ve her türlü ibadet ve davranış eylemlerinin bağlı olduğu dini vecibeler doğrul-
    tusun da icra ve ifa etme eylemlerinin bütününe DİNİ ahlak denir..
    ***** MEZHEPSEL AKLAK *****
    Bireylerin bağlı olduğu, ve ya peşinden gittiği Mezhebin emrettiği ve eylemleştirdiği
    bütün yaptırımlara kayıtsız ve şartsız bağlı kalmasına mezhepsel AHLAK denir....
    .
    ***** KAMUSAL ve ULUSAL AHLAK *****
    --Cümle bireylerin Yurttaşı Olduğu Devletin, Siyasal, sosyal, hak-hukuk ve adalet gidişatına
    kayıtsız şartsız uyulmasına riayet etmek. Toplumsal anayasal haklara saygı duymak. Bütün
    ticaret ve her türlü iletişim eylemlerini ilgili kanun doğrultusunda icra etmek. Bireysel, komünal
    ve toplumsal kurallara asi olmadan, Din-mezhep, ırk, renk, dil, milliyet ve cinsiyet ayırt etmeden
    yazılı ve sözlü kuralların bütünüdür. Benim de benimsediğim, ve basiretimin algıladığı ölçüde
    riayet ettiğim AHLAK şeklidir...
    --Kamusal ve ulusal ahlaki kavramları Devlet sistemiyle icra ve ifa edilmesini sağlayan Dünya'da
    tek Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Hazretleridir...Bunu da ilke ve inkılaplarıyla
    hayata geçirmiştir. KUL ve FERMAN Devlet rejiminden Cumhuriyet ve Demokrasi yönetim sistemine
    geçmiştir. Demokratik, Laik, Sosyal ve Hukuk sistemiyle Fikri hür, irfani hür, vicdani hür, dini ve
    mezhebi hür bir toplum yaratmıştır....
    --Yüce Yaradan Cumhuriyetimize mukayyet olsun. Vatan, Millet ve Bayrak düşmanı her türlü
    şerefsiz hainlere fırsat vermesin... VESSELAM
    -------------OZAN ÇAKIROĞLU --------------

  • Hamiye Gül
    Hamiye Gül

    EDEBİYAT – SANAT – İNSAN


    Giriş


    İnsan, var olduğu andan itibaren kendini anlatma ihtiyacıyla hareket etmiştir. Bu anlatma eylemi kimi zaman bir iz, kimi zaman bir imge, kimi zaman da bir sözcük olarak ortaya çıkmış; zamanla sanat ve edebiyat adı altında biçimlenmiştir. Edebiyat, sanat ve insan bu nedenle birbirinden bağımsız alanlar değil, aynı kaynaktan beslenen bütüncül bir varoluş biçimidir. İnsan anlatır, sanat biçim verir, edebiyat ise bu anlatıyı anlamla kalıcı kılar.

    Tarih boyunca toplumlar kendilerini sanat yoluyla görünür kılmış, bireyler ise edebiyat aracılığıyla iç dünyalarını tanımıştır. Bu yönüyle edebiyat yalnızca estetik bir üretim alanı değil; insanın yaşadığı çağa, topluma ve kendine tuttuğu bir aynadır. Sanat ise bu aynanın duyusal ve görsel boyutunu oluşturur.

    21.yüzyılda anlatı biçimleri değişmiş, okuma hızlanmış ve görsellik ön plana çıkmış olsa da insanın kendini anlamlandırma ihtiyacı değişmemiştir. Bu makale, edebiyat, sanat ve insan arasındaki bu sürekliliği zamanın başından bugüne uzanan bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır.

    Zamanın Başı: Görsel Anlatı

    İnsanın ilk anlatısı görseldir. Mağara resimleri, semboller ve hiyeroglifler; hem sanatın hem de anlatının en erken biçimleri olarak karşımıza çıkar. Bu görseller yalnızca estetik izler değil, aynı zamanda okunabilir anlatılardır. İnsan, henüz yazıyı bulmadan önce bile yaşadığını, gördüğünü ve hissettiğini aktarmanın yollarını aramıştır.

    Bu dönemlerde sanat, anlatının kendisidir. Görsel anlatı, insanın kolektif hafızasını oluşturan ilk kayıt alanı olarak edebiyatın da temelini atmıştır.

    Zaman İçinde Evrilen Anlatı

    Zaman ilerledikçe anlatım biçimleri değişmiş; söz, ritim, mit ve destanlar ortaya çıkmıştır. Anlatı, yalnızca iz bırakma amacı taşımaktan çıkarak anlam üretmeye yönelmiştir. İnsan, bireysel deneyimini toplumsal hafızayla birleştirmiş; edebiyat bu birlikteliğin taşıyıcısı hâline gelmiştir.

    Biçimler evrilmiş, anlatım yolları çeşitlenmiş; ancak anlatma ihtiyacı sürekliliğini korumuştur. Değişen şey araçlar olmuş, kaynak ise aynı kalmıştır.

    Yazıyla Gelen Dönüşüm

    Yazının bulunmasıyla birlikte anlatı kalıcı hâle gelmiş, insan düşüncesi zamanın dışına taşınmıştır. Edebiyat bu noktada yalnızca bireysel bir ifade alanı olmaktan çıkmış; kültürün, tarihin ve toplumsal belleğin taşıyıcısı hâline gelmiştir.

    Sanat, anlatının duyusal boyutunu üstlenirken; edebiyat insan deneyimini sözcüklerle derinleştirmiştir. Böylece insan, kendini yalnızca yaşadığı an için değil, gelecek kuşaklar için de anlatabilir duruma gelmiştir.

    21. Yüzyıla Geliş

    21. Yüzyıl hızın, yoğunluğun ve görselliğin çağıdır. Metinler kısalmış, anlatılar yoğunlaşmış; okuma alışkanlıkları değişmiştir. Ancak bu değişim, edebiyatın özünü ortadan kaldırmamıştır.

    Günümüz edebiyatı geçmişin bir kopyası ya da taklidi olmak zorunda değildir. Edebiyat, geçmişten beslenir; fakat onu tekrar etmez. Taklit biçimi çoğaltır, kopya yüzeyi üretir. Oysa edebiyat, insanı merkeze alarak çağla birlikte büyür ve dönüşür.

    Sosyolojik ve Sosyo-Kültürel Boyut

    Sanat ve edebiyat, bireysel duygu ile kolektif yaşam arasında güçlü bir bağ kurar. Toplumlar kendilerini sanatla ifade ederken, bireyler edebiyatla kendilerini tanır. Bu iki alan, sosyolojik ve kültürel açıdan birbirini tamamlayan yapılardır.

    Bir elin parmakları gibi; ayrı ayrı var olsalar da birlikte anlam kazanırlar. İnsan, bu bütünlüğün merkezinde yer alır.

    Son Söz

    Gelecek yüzyıllar bugünü, geride kalan anlatılar üzerinden okuyacaktır. Resimde, sözcükte, biçimde ve seste insanın kendini nasıl anlattığını arayacaktır. Biçimler değişecek, araçlar çoğalacak; ancak insanın kendini anlatma ihtiyacı varlığını sürdürecektir.

    Kopyalanan ve taklit edilen anlatılar zamanla silinir.
    İnsanı merkeze alan anlatılar ise kalır.

    Çünkü edebiyat tekrar değildir,
    sanat süs değildir,
    insan da bir araç değildir.

    Edebiyat ve sanat, insanın kendini her çağda yeniden anlatma biçimidir.

    07.01.2026
    Hamiye GÜL

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    İman yetmiş küsur bölümdür; en üstte 'Allah'tan başka ilâh yoktur' sözünü kabul etmek ve en altta insanlara sıkıntı veren bir nesneyi yoldan çekmek/kaldırmak bulunmaktadır. Haya da imanın bir parçasıdır." hadis
    Peki imanin bu, yetmis kusur subesi neler olabilir
    Bence hadiste gecen 70 kusur tam bir rakamdan ziyade cokluguna vurgudur. Cunku artirilabilinir

    Imami beyhakiye gore imanin 77 subesi,

    KALP ILE ILGILI
    Allaha,
    Meleklere,
    Kitaplara,
    Peygamberlere,
    Ahirete,
    Kadere, IMAN

    Allahi sevmek
    Allah icin sevmek/buguz etmek

    Ihlasli olmak
    Tevbe/istigfar
    Sabretmek
    Sukur etmek
    Tevekkul etmek
    Gokleri ve yerleri Okuma, /tefekkur

    Allahtan korkmak
    Allahtan umit etmek
    Allahtan umit kesmemek

    Kaderine razi olmak/Allahtan, resulden,kurandan razi olmak
    Mutevazi olmak
    Kibirli olmamak
    Haset etmemek
    Kin tutmamak
    Merhamet etmek
    Hayali edepli olmak
    Iyi niyetli olmak
    Kalbi temiz olmak
    Dunya sevgisine kapilmamak
    Ölumu hatirlamak

    DIL ILE ILGILI SUBELER
    kuran okumak
    Ilim ogrenmek ve ogretmek
    Zikir
    Dua
    Selam vernek/selam almak
    Iyiligi yayip kotulugu engellemek

    VUCUT ILE ILGILI SUBELER
    namaz
    Oruc
    Hac
    Zekat
    Cihad
    Anne-babaya iyilik
    Akrabaya iyilik
    Komsuya iyilik
    Yetime sahip cikmak
    Fakire yardim etmek
    Misfire ikram
    Emanate riayet
    Dogruluk/durustluk
    Adaletli olmak
    Sozunun eri olmak
    Haksizlik yapmamak
    Icki icmemek
    Kumar oynamamak
    Zina yapmamak
    Hirsizlik yapmamak
    Giybet etmemek
    Yalan soylememek
    Gozunu haramdan sakinmak
    Kul hakkindan sakinmak
    Temizlik
    Abdest
    Gusul
    Tesettur/ avrat yerini ortmek
    Hayvanlara iyi davranmak
    Haksiz yere cana kiymamak/ insanlara zarar vermemek
    Yoldan eziyeti kaldirmak/ tabiata zarar vermemek

    DAHASI:
    israf etmemek
    helal rizik icin calismak
    Zamani bosa harcamamak
    Iki gunu bir gecirmemek, yani kendini gelistirmek
    Agac dikmek
    Cocugunu sevmek
    Cocugu hayirli yetistirmeye calismak
    Resulullahi (as.) anne babadan evladindan cok sevmek
    Kufre dusmekten korkmak
    Her zaman Hidayet istemek
    Selavat getirmek
    Itikafa girmek
    Allahin uzerindeki nimetlerini anmak
    Faiz yememek
    Luzumsuz harcama yapmamak
    Kurana, kabeye, kutsal seylere saygi
    Adil ve dindar idareciye itaat
    Muminleri sevmek, selami yaymak
    Sadaka vermek, comert olmak
    Ensar ve muhaciri sevmek
    Tebessum etmek
    ...




  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *** BU NASIL BİR ÇELİŞKİDİR ***
    Diyanet başkanlığı demişler ki, her türlü musibet, melanet, afat-tufan, deprem
    ve zelzele fıtratı kaderdir. Ülkemize *ZAM-ZAM* yağmurunu yağdıran, enflasyonu
    azdıran, garip-gurebayı, fakir fukarayı ezdiren ve bütün yoksullukları Yüce Yaradan
    Kullarını imtihan etmek için yapıyor demişler?
    1--Bizim memleketimiz Şimal-i Şark'ta hiç deprem olmuyor. Demek ki Deprem orada
    yaşayanların kaderine işlenmemiş?
    2--Madem ki, her türlü musibet ve melanetler fıtrat-ı kaderdir? O zaman hiç önlem
    almaya gerek yok. Heyelan, Erozyona ve her türlü sel baskınlarına karşı hiç önlem
    almaya gerek yok?
    3--Ülkemiz de bu kadar ağaçlandırma ve barajlar beyhude yapılıyor?
    4--O zaman her türlü anarşi ve terör olayları da fıtrat-ı kader dir?
    Yüce Yaradan bu hakkı-hakikatı bilmez yalancı, hilafçı ve martavalcı Mollalara
    sratel müstakimler ihsan eylesin.........
    --------------OZAN ÇAKIROĞLU------------

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    koca bir şiir o
    günden geceye düşen
    düş mü hayal mi yoksa delice sevda mı
    ruhun ateşe düştüğü anda
    mağmalaşan hisler
    döngüdeki duygular
    arzu fırtınası okyanuslarda

    koca bir şiirdi
    şarkılara güfte
    ozan dilinde kayan yıldız
    çağdan çağa
    içte sessiz çığlık
    dışta kanatlanmış muştu

    koca bir şiirdi
    okuyan sen yumuşayan taş yürek
    bilinmezliği yaşatan özne
    aşk merdiveni bir çiçek saksıda
    hangi dalı seçersen seç
    her basamak kutsiyet
    eriştirir sevinin sevdasına

    o bir şiirdi
    kişiye özel algı yaratır benlikte
    sonsuzluğa açılan gez göz arpacıkta
    vurulan yürek..
    hadi ey can şiirinin şairi
    seni sunakta bekler
    e f e s //35...02012026

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    Hz. Ali ve İlim

    Selâm olsun size canlar,
    Ali demeyen ilim bilmez,
    İlme aşık olan anlar,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    O'dur ilmin hem kapısı,
    Muhammet'te ilmin hepisi,
    Ehli beytin efendisi,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Oku! Fişte Ali vardır,
    Ali candır, Ali yardır,
    Her işte hikmet vardır,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Âşık der ki kapıya gidek,
    Ali'ye serimiz verek,
    Ali'siz ilim ne gerek,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 576 Kenan AYDIN





  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    İlme aşık olan anlar,
    Ali demeyen ilim bilmez....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    İNŞALLAH...MİLLETÇE HUZUR ve REFAHA KAVUŞURUZ.

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin



    2026’nın hepimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini dilerim. Yarım kalan işler tamam olsun, niyet edilen her şey hayırla sonuç bulsun. Evi, eşyayı, arabayı gönlünden geçiren alsın; hasret çeken kavuşsun. Dilerim bu 365 gün, herkesin muradına vesile olsun.

    İyi seneler


  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene
    Kusur kendinde ara, bağlama bir nedene
    Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü
    Biraz hürmetin olsun, Halka hizmet edene...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    Z KUŞAĞI NE YANA KOŞUYOR

    Ülkemin fıtratı, yazılmış kara
    Karanlık içinde, eğlenmez yara
    Toplumu düşürdü ah ile zara
    Tabiat kükredi taşıyor usta.

    Çakallar bürünmüş derviş postuna
    Tuzaklar kuruyor, ata dostuna
    Çekmiş kılıcını, millet kastına
    Cehalet çağladı, coşuyor usta.

    Yobazlar paraya, pula kandılar
    Üzüm şarabını, bade sandılar
    Kanayan yaraya, tuzu bandılar
    Haşhaşi haddini, aşıyor usta.

    Papazı, fetbazı doğru söylemez
    Gözleri perdeli, hakkı göremez
    Hak, hukuk adalet, çare eğlemez
    Vatandaş devlete küsüyor usta.

    İşsizlik çoğaldı, geçim Kalmadı
    Halkın feryadını, duyan olmadı
    Riyaset hünkârı, çare bulmadı
    Kürsüden çok fena esiyor usta.

    Masayı kurdular körler, şaşılar
    Sayınca tamamı, altı kişiler
    Kavgaya tutuştu, erkek dişiler
    Siyaset yolundan şaşıyor usta.

    Çakıroğlu yazdı, eğledi fasıl
    Siyaset yapmıyor, şimdiki nesil
    Z.. kuşağı sargın, bilmiyor usul
    Neslimiz ne yana koşuyor usta.

    VEZİR PEHLEVAN

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    Sn. Pehlevan bey,
    “HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz. Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak
    aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım
    vardır.”
    Konteks: Mefhum kelimesi terminolojide nasılsa öyle aldım yani kavramlaşabilen ne varsa babında ele aldım, çünkü sadece canlı varlıklar kendi özünü ifade etmez, cansız varlıklarda birtakım şeyler ifade eder. Devinim kelimesini sıkça kullandığınızı varsayarsak bazı şeyler sadece heterojen etkide bulunmaz homojen etkidede bulunabilir. Tarzınıza gelince değişime dönüşüme açık olmanızı tavsiye ederim, nitekim yeni nesilinde yeni generasyonunda eski nesile eski generasyona göre daha fazla imkanlara sahip olduğu gibi olanakları kullanma açısından bir çok hususta daha kabiliyetli ve şanslı olduğu malumumuz. Bu bağlamda yeni nesilin yeni genarasyonun yozlaşması yanlış bir tesbit olur. İnanın youtube ve antoloji hariç hiçbir sosyal medya aracı kullanmıyorum ve böyle fazlasıyla çok rahatım…


    “--Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş
    olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak
    tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum
    yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve
    oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?”
    Konteks: Kendimi tanıtmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum, çünkü terminolojinin dışına çıkmadan birşeyler paylaşmaya gayret ediyorum bu sebepten dolayı bir kılı kırka ayırıp inceleyen izlenimi vermiş olabilirim kesinlikle aslında teferruata takıntılı bir birey olmadığımı belirtirim. Sadece herhangibi sosyal medya aracı kullanmadığımdan buralara bazen takılıyorum. Önyargılı davrandığımıda düşünmüyorum eğer önyargılı bir davranışım olsaydı size alelen böyle cevap vermezdim. Şunuda bilmekte fayda var bazen önyargılı davranmak pisikolojik savunma mekanizma gereği faydalı olabilir!…


    “--Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına,
    Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının
    artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama
    görüş bildiren 60 kişiden biriyim...“
    Konteks: Böyle bir eylemde bulunmanız ne güzel, kesinlikle emekli olmakla eski görevin sona erdiğine inananlardan değilim, manevi anlamda emekli olanlarında toplumda etkin yer bulmaları için bazı hususlarda tecrübelerine dayanarak kamuya yönelik görüşlerinin alınması tarafındanım…


    - Bende size makul ve baki muhabbetler dilerim.

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    İyilik

    İnsanlara iyi dilekler besleyin,
    İyi,iyi,hep iyi,
    Yolda iyi,
    Sağda, solda iyi,
    İyilikler bitmez ki,
    İyilik kahretmez ki,
    Bir iyilik, on iyilik,
    On iyilik,yüz iyilik,
    Yüz iyilik,
    Bin iyilik,
    Hep iyilik.

    Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 354 Kenan Aydın

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    *** MUAMMER ORAK ***
    --Mevzuya Zat-i alinizin bir sözüyle girelim... Ne demişsiniz?
    *HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz.
    Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak
    aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım
    vardır. Herkesin olduğu gibi...
    --Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş
    olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak
    tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum
    yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve
    oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?
    --Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına,
    Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının
    artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama
    görüş bildiren 60 kişiden biriyim...
    --Ayrıca, Memleket meselelerine benim kadar duyarlı ve alenen tepki gösteren Antoloji
    sayfalarında Şiir yazan kişi sayısı 40 ı geçmez. Eğer ki zamanınız olursa benim sayfamı
    ziyaret etmenizi gönülden arzu ederim... Eleştirel, tepkisel ve öğütsel şiirlerimden bir-kaçının
    başlıklarını yazıyorum.
    1--Eli Baltalıya Kızar Ağaçlar
    2--Demokrasi Araf ta kaldı.
    3--Köy perişan-köylü perişan.
    4--Rantiye atına binmiş gidiyor.
    5--Bozuldu milletin dirlik düzeni.
    6--Şaşı belli değil-kör belli değil.
    7--Bu devranın haline bakın.
    8--Dünya'nın çarkı bozuldu.
    9--Adalet pınarı akmıyor usta.
    10-Sovyetler dağıldı Sol değişti.
    Muammer bey eğer ki bu şiirlerimi okursanız, beni daha yakinen tanımış olursunuz?
    Ben size hayırlı, meşru, fıtri, makul ve baki muhabbetler dilerim...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU------------

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    Soru:
    - Kuraklığa karşın en etkin mücadelelerden birisi nedir?

    Cevap:
    - Kuraklığa karşın en etkin methotlardan birisi, üniversitelerde botanik alanında iklim ve arazi şartlarına dahil ağaç türlerinin geliştirilmesi. Üniversitelerin botanik dalı ve bu alana vakıf olan kuruluşların himayesinde etkin şekilde planlı ağaçlandırma çalışmalarının sürdürülmesi…

    Misal: Gözlemlememde, İç Anadolu bölgesinde, iklim şartlarına ve arazi şartlarına en uygun ve hızlı büyümeye el verişli ağaç türü iğde ağacıdır…

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    ”**Sesini gereğinden fazla yükselten donjuan kılıklı
    zırtapozlar, vicdanlarının sesini asla duyamazlar...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------”

    - Bunu sizmi söyluyorsunuz?
    - Sesinizi yükseltmektense…
    - Madem, onca yıl orman bakanlığında görev yaptığınızı belirtmişiniz, onca orman yangını varken konuyla alakalı bir çift laf söylediğinizi görmedik! Konuyla alakalı alanınızla ilgili iki çift laf söyleseydinizde görevinizin adamı olduğunuzu anlasaydık(!)