Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hiç sizce ne demek, hiç size neyi çağrıştırıyor?

hiç terimi Rabia Özay tarafından 14.12.2002 tarihinde eklendi

  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu18.01.2017 - 16:26

    Seninle her gece birbirimizi yenilemek vardı odalarda. odalara sığmamak vardı bir sel gibi taşmak vardı gecelerden.

  • Buğday Tanem
    Buğday Tanem11.09.2016 - 02:18

    Suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta. Yapacak, duyacak, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla. Bir aşağı bir yukarı yürürdü insan, düşünceleri de onunla birlikte bir aşağı bir yukarı, bir aşağı bir yukarı yürüyüp dururdu. Ama ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz. İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız.

    Satranç / Schacnovelle

  • Şahika Şahika
    Şahika Şahika05.12.2015 - 23:43

    'Aşık hiç yalnız kalır mı?
    Yâr çıksa kapıdan,Hasreti gelir..'

  • Olay Olay
    Olay Olay05.06.2011 - 17:49

    Hiç gereği yokken hayatına giren insanlar..
    Hiç gereği yokken karşına çıkarlar..
    Hiç gereği yokken gününü haftanı ayını belkide yıllarını alırlar..
    Hiç gereği yokken gece-gündüz aklından geçen her düşünceye bulaşırlar..
    Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler..
    Sonra Hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler...
    Mevlâna Celâleddin-i Rûmî

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind06.05.2011 - 15:45

    Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
    Mevlana

  • Candle In The Wind
    Candle In The Wind14.04.2011 - 20:04

    Beni kederlerle, belalarla yıkmadıkça, harap etmedikçe Allah, bendeki gizli hazîneyi hiç bana verir mi? Beni coşkun bir sele kaptırmadıkça, nasıl olur da beni çeker, ihsan denizine götürür?


    Mevlana

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker28.01.2011 - 18:36

    Gitsen de, kalsan da ve hatta ölsen de sakin ol. Kimsenin umrunda değilsin.

  • Semper Fidelis
    Semper Fidelis07.10.2010 - 22:19

    Zamanın ötesindeydi yalnızlık… insan tek başına iken mi yalnızdır sadece, bilakis asıl yalnızlık kalabalıklar içinde olandı. Kalabalıklar içinde tek olmayı bilmek, tek olduğunun farkına varabilmek, aslen farkındalıktı yalnızlık…
    Kalaba sık tüylü olan bir koyun türü. Yani çokluğu ifade eder dilimizde… Birbirine benzeyen, birbirine dayanmış tüyler yumağı…Kalabalık… İnsanlar için de bu böyle değil midir? Bir topluluk oluşturmak için asgari şart uyumdur. Uyum ise farklı olmayı ortadan kaldıran, bir bütünlük oluşturmayı hedefleyen bir yargıdır…Kendini yontmanın bir diğer adıdır uyum… Sürü psikolojisi tabiri biraz da buradan gelir… Asıl olan herkesin farklı hissedişlerinin, algılayışlarının ve isteklerinin oluşudur. Ancak bir topluluk içinde yer almayı göze alan birey, uyum sağlamak mecburiyetinde hisseder kendini… Farklılıklarını ortadan kaldırır, törpüler kendini… Farkındalığını görmezden gelir. Kabullenilmek asıl hedefidir artık bireyin. Birey olmayı değil kabullenilmeyi talep eder. Bu tıpkı elma ağacı tohumunun armut ağacı olmak istemesine benzer. Psikolojide “kendini gerçekleştirmek” anlamına gelen kendin olmak eylemi ortadan bir anda kalkıverir… Oysa bulunduğumuz meyve tabağının içinde çeşit çeşit meyve vardır, iyi ama kendimiz olmayacaksak hangisi olacağız? Meyve salatası mı? Keşke… Olmak istediğimiz şey aslında birey olarak kabullenilmek talebinde bulunduğumuz toplumun genel kabul gören şahsının kimliğidir… Kendi olmayı başarabilmiş tek bireyin kimliğine bürünmek isteriz, kendimizden vazgeçerek… Liderler böyle var olurlar. Kendileri olarak. Çevrelerinde oluşan kalabalık içinde “yalnız” olduğunu fark ederek, farkındalıkla. Bakınız tarihteki bütün büyük liderlere, hepsinde ortak bir özellik dikkatimizi çeker. Yalnızlık ve yalnızlığın getirisi olan bir büyük hüzün… Kendin olmanın bedelidir bu…
    Topluluk olma ihtiyacı nerden hasıl olur? Niçin kişi topluluk içinde yer almak ister? Soralım kendimize.
    Ünlü düşünür Platon’un bir sözünü hatırlayalım o halde: “Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın.! Yapılması gereken tek şey: Kendinizi 'sevilmeye bırakmaktır'. Önemli olan: Hayatta, 'en çok şey'e sahip olmak değil, 'en az şey'e ihtiyaç duymaktır...”
    Sahip olma ve ait olma… Yaşama dair tüm isteğimiz ve beklentimiz bu iki kelimeden ibaret aslında… Çok sade ve gösterişsiz…Sahip olmanın ilk koşuludur bireye göre “ait olmak” Ait olursa sahip olabileceğini düşünür insan. Bundandır tüm çabası. Ait olmak adınadır tüm yapageldikleri… Kendini yontması da bu yüzdendir… Ait olursa hiç olmasa arkadaşı ve hatta arkadaşları olacaktır, kısacası sahip olacaktır.
    İşte tam da bu esnada fark edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Varlığın “HİÇ”lik noktası…Sahip olduklarını sandıklarının birer hayal olduğu son nokta.Ölümle yüzleşenlerin bildiği aşina bir his bu. Buradan oraya ne götüreceksen, ne götürebilceksen sahip oldukların yalnızca onlardır. Sahip olmak uğruna kaybettiğin bir benlik ve hakikatte hiçbir zaman sahip olamadıkların, yanılgılarının toplamı…üç harf, bir tek hece: HİÇ

  • Tenni Terenne
    Tenni Terenne04.10.2010 - 03:07

    Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin? ”
    “Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”

    Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş: “Sen kimsin? ”
    “Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
    “Sonra ne olacaksın? ” diye sormuş Nasreddin Hoca.

    “Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam...

    “Daha sonra? ..” diye üstelemiş Hoca.
    “Vezir” demiş adam.
    “Daha daha sonra ne olacaksın? ”
    “Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”

    “Peki ondan sonra? ”
    Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:

    “Hiç.”

    “Daha niye kabarıyorsun be adam, ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: 'Hiçlik makamında! ”

  • Olay Olay
    Olay Olay10.07.2010 - 08:27

    hiç...

    Hiç gereği yokken hayata giren insanlar.. Hiç gereği yokken karşına çıkarlar.. Hiç gereği yokken gününü haftanı ayını belkide yıllarını alırlar.. Hiç gereği yokken gece-gündüz aklından geçen her düşünceye bulaşırlar.. Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler.. SONRA Hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler