Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • Hakan Arslanbenzer30.08.2003 - 22:25

    huruç dergah şeyh galib çok çok..

  • evrenin yaratılışı24.08.2003 - 23:38

    Yaratılışın 'günleri' zaman dilimlerini simgeler. Kuran'a göre zaman göreli bir boyuttur

    'hac-47. O azabı çabuk getirmen için sana meydan okuyorlar. ALLAH sözünü bozmaz. Rabbinin katında bir gün, onların hesabıyla bin sene gibidir..
    secde-5.Gökten yere kadar bütün işleri O kontrol eder. Sonra sizin saydığınızdan bin yıla eşit bir gün içinde kendisine yükselirler'

    Yeryüzünün yaratılışı iki birim zaman alırken, içindeki yaratıklar için gerekli tüm besinlerin ve koşulların düzenlenmesi ise dört birim zaman almıştır. Bu oranlama, yeryüzündeki ekolojik sistemin önemini vurgular

    kaf-38. Gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattık. Hiç bir yorgunluk da duymadık

    kaynak:www.enfal.de

  • evrenin yaratılışı24.08.2003 - 23:18

    bing bang teorisi ile açıklanır genelde.. ilk başta büyük bir kütle halinde olan kainat korkunç bir patlama ile hızla genişlemeye başlamıştır..şu anda da hala genişlemektedir -hızı yavaşlayarak- olası kıyamet senaryolarından biri de bu genişlemenin gittikçe yavaşlayarak en sonunda tersine dönmesi ve hızlı bir çekimle bütün kainatın tekrar bir alev topuna dönüşmesidir -tabi bunun için milyonlarca yıl gerekli ;)

    zariyat suresi
    47 Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.

    yani: Bu büyük kainatı biz sadece bir kere yaratıp bırakmadık, aksine o kainatta sürekli genişletme yapıyoruz. Ve her an o kainat içinde yaratmamızın yepyeni, dehşete düşüren gelişmeleri olmaktadır. Böyle güçlü ve muazzam yaratıcının şahsını, yeniden yaratma konusunda siz nasıl aciz sanabilirsiniz?

  • aysel07.07.2003 - 22:38

    aysel okuldai bir arkadaşımı hatırlatıyor hemen.
    esmer
    bir de sesi çok güzeldi :)

  • recm06.07.2003 - 23:41

    recm islamiyette zinaya verilen cezadır

    evli ve bekarlarda farklı uygulanıyor
    bekar olanlara bilmem kaç değnek iken
    evli olanlara ise toprağa gömüp taşla öldürülmesi cezası var

    caydırıcı olması için böyleolsa gerektir..

    bu şekilde bakınca çok şiddetli bir ceza gibi görülebilir, fakat:

    Nur Suresi
    '4- Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar
    5- Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
    6- Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.
    7- Beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.
    8- Kadının, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi,
    9- Beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.'

    yani basit bir ihbar ya da asılsız bir iddia ile bu ceza uygulanamamaktadır..
    evli ve bekar kadın ve erkeklerdeki ceza farkını mesnevi şarihlerinden Tahirü'l Mevlevi şuna benzetiyor:
    nasıl ki korunmasız ve silhsız kaldığında asker kalesini teslim eder, bekar olan kişinin zinaya düşmesi böyledir..ama kişinin kendi rızasıyla makamını düşmana vermesi tabi ki hiyanettir diyor ve sanırım bu yüzden de evlilik hep tavsiye ediliyor


    'Nikah benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkanı varsa hemen evlensin. Kim maddi imkan bulamazsa (nafile) oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için şehveti kırıcıdır.'

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: 'Sevişenler için nikah kadar sevgiyi artırıcı bir şey görmedik veya görülmedi.'

  • nakşibendi06.07.2003 - 23:24

    allahın ismini-sevgisini kalbe nakşetmek..

    halvet, çile yokmuş, sessiz zikir yapılır
    tek veyahut toplu olarak...
    ülkemizde bi hayli yaygın

  • nietzsche felsefesi11.02.2003 - 23:25

    'niçe
    enerji
    ey don kişot
    tanrı öldü diye bağrıyor ve bizi uçurumun kıyısına getiriyordun..' n.kazancakis

  • aziz nesin10.02.2003 - 20:06

    aziz nesin aziz nesin adını duyuyordum hiç bir şey bilmiyordum
    solcu adam falan diyorlardı
    elime bir kitabı geçti ismi bir sürgünün anıları olması gerek
    aldım okudum bir dava adamının neler yazabileceğini merak ederek..
    ne yazık dil kötü anlatılan kötü
    bir sürgünün anıları olmasından çok sokaktaki beş parasız herhangi bir adamın laflarına benziyordu..

    evet haksız eleştirileri sevmem kesinlikle ama bu kitap olukça kötü bir etki yaptı hakkında/umarım daha güzel olanları çıkar karşıma

  • ab12.01.2003 - 00:07

    ab
    ab-ı hayat

  • osmanlı05.01.2003 - 22:05

    bir de anlatılıyordu geçen gün bir yerde
    divan şiirlerinde hani hep içki içerken
    şişenin döndürülmesi falan geçer ya..
    içki içme adabı bile farklıymış
    herkes önce daire şeklinde sıralanırmış ortada büyük bir şişe
    içinde içki ağızlığı kocaman
    işte en baş sıradan herkes içmeye başlarmış ve ağzı yavaş yavaş döndürülerek halkadaki bütün kişiler içkiden tadarmış..

    yanlız sarhoş olmak yasak :) öyle bizdeki gibi nara atmak edepsizce hareketler yapmak ise meclisten atılmaya sebep oluyormuş..bu da yüz kızartıcı bir şey olmalı...daha sonra kuytu köşelerde pis yerleden içki içebiliyormuş insan ancak..

    pek ilginç geldi..