Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • kürt20.06.2006 - 22:15

    Dünyada toplam nüfusları 20-25 milyon arası kabul edilir. 13 milyonu Türkiye'de yaşar....

  • vakit gazetesi20.06.2006 - 22:03

    Ahmet Necdet Sezer'le Abdullah Öcalan'ı karşılaştıran gazete! ! ! ! ! ! ! ! ! ! Pislik yuvası...

  • pelin batu20.06.2006 - 22:02

    yazılarının bazıları çok hoş ama fikirleri hoş değil.

  • Dead Poets Society / ölü ozanlar derneği20.06.2006 - 22:00

    Bay Keating gibi bir öğretmenim olmasını isterdim :))

  • 66620.06.2006 - 18:53

    Evet hristiyanların inancıdır müslümanların değil. Hem Hristiyanların bir kısmı, bu yıl 6 Haziran'da çok kötü şeylerin olacağına inanıyordu ama olmadı :) (06.06.2006 olması sebebiyle)

  • türk20.06.2006 - 17:38

    Türk Adı Türk Milleti, tarihin ilk çağlarından bu yana dünya üzerinde gerek diğer milletlerle olan münasebetleri, gerekse köklü bir kültüre sahip olması sebebiyle tarihte sosyal, siyasal, ekonomik ve askeri alanlarda çok büyük etkileri olmuş bir millettir. Türk adı da bu tarihi gerçeği yansıtır. Boylar halinde çok geniş ve eski yayılmışlığa sahip olan Türk milletinin adına birçok yazılı kaynakta rastlanmaktadır. Fakat Linguistik çalışmalar bu vesikalarda karşılaşılan ve Türk milletini ifade eden terimlerin doğruluğunu ispat edememiştir. Bu noktada tarihin ilk çağlarından bu yana İran, Bizans, Çin, Batı Roma gibi medeniyetlerle birinci dereceden ilişkili olmuş Türk milletini ve onu büyük ismini ilmi olarak izah eden ilk bilim adamı Vambery'dir.
    Vambery 'Türk' kelimesinin türemekten geldiğini ve 'Türk ve Türük' haliyle 'türeyen' anlamına geldiğini iddia etmektedir. Büyük Türk sosyoloğu Ziya GÖKALP ise 'Türk' kelimesinin 'Türe ve Töre' kökünden türeyip 'Türük ve Törük' şeklinde 'töreli, nizamlı, kanunlu' manasına geldiği nazariyesini ispata çalışmıştır.
    Bununla beraber 1921 yılında neşredilen bir Türk vesikasında 'Türk' kelimesinin bir cins isim olarak kullanıldığı ve 'güçlü, sağlam, kuvvetli ' manasına geldiği ve bunun daha sonra aynı manayı koruyarak Türk Milletinin özel ismi olduğu görüşü bugünkü en muteber yaklaşım olarak kabul edilmektedir.
    Sonuç olarak bu ilmi izahları beraber değerlendirecek olursak töreli (Törük veya Türük) olan bir milletin güçlü ve sağlam, aynı zamanda erdemli olacağını göz önünde bulundurarak;
    Türk kelimesinin manasının 'töreli ve nizamlı' bunun sonuçu olarak da 'güçlü, sağlam ve erdemli' olduğunu söyleye biliriz.
    Türk adı ilk siyasi isim olarak Göktürk Devleti'nde kullanılmış ve daha sonra yaygın hale gelmiştir. Bugün bütün dünya tarafından milletimizin özel ismi olarak kabul edilmiştir.
    Türk sözcüğünün anlamı; güçlü, kuvvetli, töreli demektir. Orhun Kitabelerinde Türk kelimesi bazen 'Türk' bazen de 'Türük' olarak yazılmıştır. 11 yy'da Kaşgarlı Mahmut, Türk adının Türklere Tanrı tarafından verildiğini belirterek bu adın 'gençlik, kuvvet ve olgunluk çağı' manasına geldiğini belirtir.

  • zaza20.06.2006 - 17:10

    Kesinlikle Kürt değildirler... Zazaların çoğu da Kürt oldukları iddialarına karşı çıkar.Tanıdığım arkadaşlarımdan gözlemlediğime göre de çok milliyetçi insanlar

  • nevruz20.06.2006 - 15:40

    Son yıllarda çok acı veren, Türklerin binlerce yıldır kutladığı bayram, 12 hayvanlı Türk Takviminde yılın başlangıcı...

    Kırgız Türkleri'nde Nevruz gününün, Mart ayında olduğu ve yeni yılın ilk günü anlamına geldiği ifade edilir. Bu günde 'Nouruz Köcö ' denilen özel bir yemek yaparlar. 'Köcö', darı yarması veya bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir.

    Kazak Türkleri de Kırgız Türkleri'nin yaptığı aşı pişirirler. Ayrıca Nevruz törenlerinde mevlit okuturlar. O günü evler baştanbaşa temizlenir, yeni elbiseler giyilir. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeşitli eşyaların üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. Ateş üzerinden atlanır. Çadırlar kurulup sofralar açılır.

    Özbekistan'ın Semerkant, Buhara, Andican taraflarında, Nevruz günü başlayan törenler bir hafta kadar devam eder. Halk bu törenlerde çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretlerde ikram edilen yemek 'aş' adı verilen pilavdır. Köpkarı, güreş, at yarışları, horoz dövüşleri gibi gösteriler düzenlenir.

    Tacikistan'da Nevruz Mart ayının başından, 21 Mart gününe kadar baharın gelişini ve tabiatın canlanmasını karşılamak amacıyla kutlanır. Nevruzda yenilen 'Ş' harfi ile başlayan 7 yiyecekten süt; temizliği, tatlı; yaşama sevincini, şeker; serinlik ve dinlenmeyi, mum; ateşe tapınmayı, tarak; kadının güzelliğini temsil eder. İslâmeyetten sonra İslâmî geleneklere göre 'Ş' ile başlayan 7 nesne bunların yerini almıştır.

    Afganistan'da Nevruz, Türkler arasında doğum günü olarak kutlanır. Bugün herkes en yeni elbiselerini giyerler. Kabir ve akraba ziyaretleri yapılır, güreş tutulur ve oğlak oyunu oynanır. İnsanlar arasındaki dargınlıkların kaldırılmasına çalışılır. Yeni yıla nasıl başlanırsa, yılın öyle geçeceğine inanılır.

    Türkmenistan'da Nevruz bayramında halk gününü ülkemizdeki dini bayramlara benzer bir şekilde geçinmekte, karşılıklı ev ziyaretleri yapılmakta, tebrik mesajları gönderilmektedir. Nevruz kutlamaları basın yayın organlarında geniş bir şekilde yer almaktadır.

    Türk Dünyası Nevruz'u yıllardan beri, renkli elbiseleri, coşkulu kutlamaları ve ümit bağladıkları dilekleriyle karşılıyorlar.

    Azerbaycan'da her yıl Mart'ın 21-23'ünde, Nevruz bayramı büyük törenlerle kutlanır. Mezarlık ziyareti yapılır. Bu ziyaretlerde hazırlanan helva pilav ve diğer yiyecekler fakirlere dağıtılır. 'Gapı Pusma', 'Suya Yüzük Atma', 'Su Başı', 'Baca Baca' adetlerinde uzun yılların gelenekleri çeşitli motif ve oyunlarla sürdürülür. Semeni göğertilir. Yani tohum çimlendirilir.

    Nevruz; Karapapaklar'da Nevruz, Kırım Türkleri'nde Navrez, gündönümü; Batı Trakya Türkleri'nde Mevris, Makedonya ve Kosova Türkleri'nde Sultanı Navrız, Gagauzlarda İlkyaz bayramı adıyla yukarıda bahsettiğimiz ortak coşku ve geleneklerle kutlanmaktadır.

    Çok geniş coğrafyaya yayılmış olan topluluklarda Nevruz törenlerinde genellikle şu oyunların değişmeden devam ettiği gözlenir: Gökböri Oyunu. Türkistan'da oynanan milli oyunların başında yer alır. Bu oyuna 'gökböri, köpkâri, oğlak/ulak, buzkaşi, kökpar, kükbar' gibi isimler de verilir. At yarışları, cirit oyunu, kılıç sallama, yamba kapma, güreş, at üzerinde güç gösterisi, sinsin oyunu, huntu oyunu. Bu oyunlar genellikle spora dayalıdır.

    Oyunların bir kısmı ise seyirliktir. Bunları halk tiyatrosu veya Orta oyunu şeklinde değerlendirebiliriz: Koskosa oyunu; deve oyunu; ekende yoh, biçende yoh, yeyende ortag gardaş oyunu; kış bovay; yolbars; argımak.

    Nevruz bayramında mahalli eğlencelere de yer verilir. Gençler aralarında mani ve şiir söyleyerek yarışırlar. Bunlardan bazıları:Halay oyunu, Yaşıl yarpag, Gızılgül, Hahışta, Benövşe, Bahtıyar ve atışmalardır.

    Anadolu sahasında da oynanan bu oyunların yanısıra 21 Mart'ta büyük bir coşkuyla kutlamalar yapılmaktadır. Geçmişte o güne has olarak macunlar, şerbetler, hediyeler hazırlanarak devlet erkanı büyükten küçüğe, bunları birbirlerine takdim ederlerdi. Bu adetler günümüzde Mesir Macunu Şenlikleri adı altında hâlâ devam etmektedir. Anadolu'da Yörük Bayramı günümüzde de kutlanarak bu adeti yaşatmaktadırlar.

    Anadolu'da 'Sultanı Nevruz', 'Nevruz Sultan', 'Mart Dokuzu' ve 'Mart Bozumu' gibi adlarla bilinen nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir.

  • kürt20.06.2006 - 15:33

    Önemli olan insanlık.... Bizim, kürtlerde 'insanlık' diyebileceğimiz davranışları sadece yakın çevremizden tanıdığımız 1-2 insanda görebilmemiz ve Allah'ın bir gününü haberlerde Güneydoğu'da gerçekleşen iğrenç bir olay duymadan geçirememiz, Güneydoğu'ya gidenlerimizin orda yaptığı gözlemler ve edindiği tecrübeler bizi böyle düşünmeye ve konuşmaya itiyor olsa gerek.....

  • sezen aksu20.06.2006 - 13:23

    Bazı görüşleri hoşuma gitmese de müzik konusunda kimsenin kendisini eleştirmeye hakkının olmadığını düşündüğüm insan. Özellikle Gamsız,Nihayet,Kasım Yağmurları, Sude, Tenna, Yalnızlık Senfonisi,Okudum da, La ilahe illallah şarkılarına bayıldığım biri ayrıca :)