Kültür Sanat Edebiyat Şiir

nevruz sizce ne demek, nevruz size neyi çağrıştırıyor?

nevruz terimi Göktürk Kutluhan tarafından 19.11.2004 tarihinde eklendi

  • Hatırla Sevgíli
    Hatırla Sevgíli 21.02.2016 - 21:04

    KOMA AZAD - NEWROZ
    Dinlerken isyan ateşi yakmak.....

  • Eldorado Yolcusu
    Eldorado Yolcusu 18.03.2011 - 16:28

    önceleri bu bayramı kürtler kutluyordu ve doğal olarakta sahiplenmesi normaldi...gel gör ki bugün nevruz için afişlerde şöyle bir yazı var (belediyelerin astırdığı) NEVRUZ BİR TÜRK BAYRAMIDIR...
    ne garip değil mi? anlamlı bir bayramı bile paylaşamayan iki millet olmak...daha doğrusu iki millet oldurmaya çalıştırılmak...
    eskiden bir bayramdı nevruz şimdi ise siyasi bir amaç için kullanılmaya çalışan bir malzeme...

  • Nuhat Akbaş
    Nuhat Akbaş 28.03.2010 - 14:45

    güla merdine.mardin: nedense son zamanlarda bu türkler herseyimizi sahiplenme çabasındalar eskiden kürce sakı yasaktı şimdi devlet büyüklerimiz taaa yur dışından kürt sanatçılarına davet gönderiyo puşi yasaktı moda oldu şıvan perver gelse oda bizim diyecekler NEWROZumuzu aldılar NEVRUUUZ yaptılar ama nedense hala biz kürtleri istemiyor kabullenmiyor ve hazmedemiyolar

  • Esra Arslan
    Esra Arslan 23.03.2010 - 12:58

    türklerin en güzel bayramarından biri olan fakat bu dönemde pkk yandaşlarının kötüye kullandığı, mitingler yaptığı, bi çocuğun elinde bulunan üzerine bayrak işlenmiş balonların patlatıldığı bi tören haline gelmiştir.

  • Welat Parez
    Welat Parez 21.03.2010 - 16:44

    NEWROZ un yanlış yazılışıdır.

  • Coşkun Oluz
    Coşkun Oluz 19.03.2010 - 12:43

    ASYANIN ORTAK SEVİNÇ NİDASI NEVRUZ
    Dostluk ve sevgi günleri diye anılır bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, küskünlüklerin bir yana bırakıldığı günler, Onun için bayram günlerinde ne olursa olsun belli bir iyimserliğin yayılmasına çalışılır. Tatlı yiyip tatlı konuşma, anlayışlı olmaya çalışmak, bizim birbirimizden güzel bayramlarımıza has bir üsluptur, işte tüm bu iyimserliğin sergilendiği kardeşliğin, paylaşmanın ön plana çıkarıldığı bu güzel bayramlarımızdan biriside nevruzdur
    İçinde bulunduğumuz Mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi güncel konular hemen aklımıza NEVRUZ’ u getirir,
    GENEL BAKIŞ: NEVRUZ, Türkiye’nin de içinde bulunduğu büyük bir coğrafyada; genel olarak kuzey yarım kürede Adriyetikten Çin seddine kadar olan bölgede, özellikle de, Orta Asya’da, Anadolu’da, Kafkaslarda, Orta Doğu’nun bir bölümünde farklı ırklara mensup halklar ve milletler tarafından çeşitli tören ve eğlencelerle kutlanan ortak bir kültür öğesidir nevruz;
    Aynı topluluklardan Türklerde bir doğa var oluş, diriliş, yeniden yapılanma bayramı olarak nitelendirilen Nevruz Şia, Sünni, Alevi, Bektaşi, gibi Türk topluluklarında sultan nevruz iran ve orta doğunun bir bölümünde ali bayramı(yüce bayram) adıyla bilinir. Kazak, Kırgız ve Tatarlardan sultan noruz, olarak adlandırılır. Batı Trakya Türklerinde sultan Mevriz olarak adlandırılan bugün Anadolu’da yada Anadolu dışında Mart 9 u olarak ta kutlamaktadır.
    Kısacası Nevruz; tüm Asya, Anadolu, Kafkasya, Ortadoğu, halklarınca mitolojik destan ve efsanelerle süslenmiş ve çeşitli kültür ortamlarında biraz farklı bir içeriğe sahip olsa bile sonuçta yine yeniliği başlangıcı temsil etmektedir. Bu nedenle Nevruzu geniş bir coğrafyada yaşayan çeşitli toplulukların ortak kültür öğesi ve ulusal kaynaşma vasıtası olarak özetleyebiliriz.

    BİLİMSEL AÇIDAN NEVRUZ: Güneş yıllık zahiri hareketleri zamanı, Mart ayının yirmibirinde (bazen yirmisinde) ekvatoru keserek, dünyanın güney yarımküresinden kuzey yarımküresine geçer. Bu zamanda güneş tam ekvatorda olduğundan, her yerde gece ile gündüz eşitlenir, yer yüzünün kuzey yarımküresinde ekonomik bahar başlar. Buna göre de güneşin Mart ayının yirmibirinde ekvatoru kestiği noktaya, yaz beraberliği noktası denir. Bu nedenlede eski Türklerin kullandığı 12 hayvanlı takvim ve İranlıların kullandığı celali takvime göre nevruz (21 mart) yılbaşına (il dönümü) denk gelmektedir.
    IĞDIRDA NEVRUZ
    Yöremizde asırlardan beri kuşaktan kuşağa aktarılan nevruz geleneğinde son cemrenin toprağa düşmesiyle bütün doğa kış uykusundan uyanır, tabiat ak giysisini çıkarıp yeşil kıyafetini giymeye başlamasıyla nevruz bayramı başlamış olur ve böylece insanında kanı hareketlenerek, ruh hali yükselir ve ekmek, biçmek, kurmak, yaratana şükranda bulunma isteğinin artar. Ayrıca kutlamalarda yemekler tatlılar pişirilerek yeddi nevinler dağıtılır ve evlerden şenlik sesleri yükselmeye başlar. Nevruzun çok geniş kapsamlı bir bayram olduğu yadsınamaz bir gerçektir, kutlamalar bir hafta önceden başlar önce çocuklar sonra gençler ve son olarakta büyükler arasında kutlanır ayrıca uzak yerlerde olanlar ise mümkün olduğu kadar bayramı ata ocağı dedikleri baba evinde geçirirler, Yöre halkı Bayramı özellikle birbirilerine yaptıkları ziyaretlerle kutlarlar. Bu ziyaretlerde birbirilerine dargın olanlar barışır, küçükler büyüklerini, sihatli olanlar, hastaları ziyaret ederler. Yoksul insanlara, yetimlere, kimsesizlere yardımlar edilir ve yakın zaman zarfında dünyadan göç eden merhumların evlerine toplu ziyaretler yapılarak yas halindeki yakınlarının tesellisine çalışılır ve acıları paylaşılarak küçültülür. Böylece yöre halkı aralarındaki anlaşmazlıklar, sıkıntı ve acılarını eski yılda bırakıp yeni yıla temiz kalp, sağlam düşünce, güzel dilekler ve barış niyetleri ile girerler...
    Nevruz Bayramı halkımıza büyük bir manevi güç olduğuda yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü bayram arifesinde son çarşamba günü herkes kötü söz orucuna girmiştir. Bu günde kimse kötü bir söz söyleyemez, dedikodu yapamaz, evlerde, bahçelerde, balkonlarda hep iyi şeylerden bahsedilir. Allah dergahında samimiyetle dua edilir, arzular,istekler dile getirilir. Buradaki amaç kapıdan, pencereden, perde arksından kulak falına çıkan komşuların, yürek açan sözler,hayır bereket arzusu ve allah kelamı duyması içindir. Buradanda anlaşılacağı gibi yöremizde kutlanan bu güzel bayramda yanlızca insanlar kendi ailelerini değil başkalarını da kapsıyor, önemsiyor ve onlarında huzur ve refahını arzuluyor. Böylece nevruzun hem insani hemde çok soylu bir bayram olduğu ortaya çıkıyor. Yöremizde Nevruzla ilgili inançların temelinde tüm Avrasya halklarında olduğu gibi Toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanı sıra bolluğa ve refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceği düşüncesi vardır.


    IĞDIRDA NEVRUZ KUTLAMA AŞAMALARI
    İçinde bulunduğumuz mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi konular hemen aklımıza NEVRUZ’ u getirir, nevruz diğer bayramlarla kıyaslandığında nevruzun çok soylu ve kapsamlı bir bayram olduğu ortaya çıkmaktadır nevruz kutlamaları genelde 21 mart öncesinde 15 gün önce başlar ve 7 aşamadan oluşur.
    1- - Birinci aşama Kötü Söz Orucu aşamasıdır, yöre halkı genelde bayram öncesi 15 gün önceden başlayarak kötü söz orucuna girer, nevruzda kötü söz konuşmak nevruz geleneğine ters düşer ve günah sayılır, herkes geçen yılın sıkıntılarını, acılarını olaylarını unutmaya çalışır, küs olanlar barıştırılır. Buradaki amaç geçmişte yaşanan bir takım olaylar unutulsun dargınlıklar bir yana bırakılsın yeni yıla sağlam düşünce, iyi niyet ve barış içinde girip baharı sevinçle karşılama ve o yılın daima güler yüz barışçıl, bolluk ve bereketle geçmesi temennisidir.
    2- - ikinci aşama Genel Çevre Temizliği ve ateş kültü aşamasıdır, yöre halkı evde bahçede genel bir temizlik yaparak geçen yılın acısını, sıkıntısını, uğursuzluklarını evden çıkarıp geride bırakılması düşüncesi vardır, evde ve bahçede yeni düzenlemeler yapılarak, yeni yıla yeni umut ve yeni düzenle başlarlar. ayrıca bahçelerde zor kıştan arta kalan çalı çırpılar yakılarak (alev alev) ateş üzerinden atlanır. Buradaki amaç ev halkının yapılan çevre ve düşünce temizliğiyle geçmişte yaşanan bir takım sıkıntıların geride bırakılarak ateşte yanması düşüncesiyle yeniden yapılanma sürecinin başlatılması düşüncesi vardır.
    3- - Üçüncü aşama Ölü Bayramı (kabir üstü) aşamasıdır, yöre halkı bayram kutlamalarına girmeden önce mezarlıklara topluca giderek önce ölüler yad ederler, mezarlıklarda genel çevre temizliği yapılır, çiçekler ekilir, tozlanan mezar taşları yıkanır kuranlar okutturulur ve evlerde hazırlanan yiyecekler mezarlıkta halka dağıtılır, Buradaki amaç yakın zaman ve geçmişte aralarından ayrılan yakınlarının da yad edilmesi ve burada da bir bayram havasının estirilmesi düşüncesi vardır.
    4- - Dördüncü aşama Çocuk Bayramı aşamasıdır. bu bayramda çocuklara özel bir gün ayrılarak çocuklarda bayram şenliğine dahil edilir, ogünde çocuklara ayrı ilgi, güler yüz gösterilerek konu komşu ve ev halkı büyüklerince çocuklara kırmızı yumurtalar ve (bayramçalık) hediyeler verilir yoksul ve yetim çocuklar sevindirilir,
    5- - Beşinci aşama Gençlere ayrılmıştır, yörede gençler mendil atarak bayramı kutlarlar, genelde komşu evlere gidilerek kapı yada pencereden bir ucu iple bağlı mendil atılır içeriye, ev halkı bu mendillere güzel hediyeler bağlar, eğer kızlar mendil atanın sevdiği kişi olduğunu anlarsa daha özel hediye bağlar mendile, evdekiler tarafından bu durum hissedilse bile o gün sevenler hoşgörüyle karşılanır. Ve aynı gece gençler için bir başka özellik taşır, genelde kulak falına çıkan genç kız yada erkekler, evlere giderek kapı yada pencere arkasından evde konuşulanlara kulak vererek dilek tutulur, eğer evde güzel şeyler konuşuluyorsa tutulan dileğin hayra alamet olacağına inanılır, Ayrıca yeni evli çiftlere ev büyükleri tarafından ev, eşya yada toprak gibi hediyelker bağışlanır. Buradaki amaç yeni evlilerin yıla bereketle sevinçle ve özgüvenle girmesini sağlamak ve seven gençlere de daha anlayışlı davranıp doğru karar vermelerine yardımcı olmaktır.
    6- - Altıncı aşama Hasta olanları kapsar, yöre halkı toplu halde aynı mahallede bulunan hastaları ayrı ayrı ziyaret eder, onlara hediyeler götürerek morallerinin yükselmesini sağlar ve kalplerde Allahtan şifa huzur ve refah dilenir. Ayrıca yakın zamanda ölenlerin aileleri topluca ziyaret edilerek acıları paylaşılarak küçültülür sıkıntıları giderilerek bayrama moralle girmeleri sağlanır. Buradaki amaç hasta olanların morallerinin yüksek tutularak evde bayram havası estirilerek hastanın bir an önce sağlığına kavuşması ve yakınlarını kaybeden ailelerin bayrama üzüntüyle girmemeleri düşüncesi vardır.
    7- - Aşama (yedi nevi) Genel bayram aşamasıdır, bayram öncesi çevre temizliği yapılmış, küsler barıştırılmış, yakınlarını kaybedenlerin acıları paylaşılmış, sıkıntıları giderilmiş, hasta olanların moral seviyeleri yükseltilmiş, çocuklar ve gençler sevindirilmiş, yeni evliler mükâfatlandırılmış ve tüm yöre halkının bayrama yüksek moral ve sevinçle girmesi sağlanmıştır. Artık yörede bayram başlamış evlerden şenlik sesleri yükselmeye başlamış uzakta olanlar ata evlerine dönmüş hasretlikler giderilmiş ve ev büyüğü tarafından hazırlanan yedi çeşit hediye (yeddi nevi) 21 mart gecesi ev halkına ayrı ayrı sunulur, ve üç gün boyunca aileler arasında karşılıklı ziyaretlerin devam etmesi dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesiyle bayram sona erer..
    8- Sekizinci aşama bayram sonu aşamasıdır artık şenlikler etkinlikler bitmiş baharla birlikte ortaklıklar konuşularak anlaşmalar sağlanır ve tüm yöre halkı tabiata açılır toprağını işlemeye başlar.
    Yöremizde Nevruzla ilgili inançların temelinde tüm Avrasya halklarında olduğu gibi Toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanı sıra bolluğa ve refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceği düşüncesi vardır.
    Buradanda anlaşılacağı gibi yöremizde kutlanan bu güzel bayram yanlızca insnların kendi ailelerini değil, başkalarını da düşünüyor, önemsiyor ve onlarında huzur ve refahını arzuluyor. Böylece Nevruzun hem insani hemde çok soylu geniş kapsamlı bir bayram olduğu ortaya çıkıyor.
    IĞDIR AKUD KÜLTÜR ARAŞTIRMA EKİBİ adına COŞKUN OLUZ

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 18.03.2010 - 21:17

    Newroz: UNESCO tarafından 'insanlığın bozukmamış kültürel mirası ve sözel başyapıtı olarak ilan edilmiştir.

  • Korkmaz Şükürlü
    Korkmaz Şükürlü 16.03.2010 - 22:06

    gecmisden gunumuze turklerle birlikte yasamis,turklerle birlikte yasayacak olan en guzel bayramlarimizdan biri.

  • Ozgur Aaa
    Ozgur Aaa 31.01.2010 - 04:28

    Bayram kutlamaları için bir hafta öncesinden hazırlıklar başlanır. Her yerde büyük temizlik işleri görülür. Evin, ağılın, ahırın içi, dışı ve çevresi tertemiz süpürülür. Varlıklı evin reisi, birkaç koyun ve kuzuyu hakullah olarak toplayıcılara verir. Toplayıcılar genellikle çobanlardan seçilir. Toplayıcılar kapı kapı gezer ve olandan aldıkları koyun ve kuzusunu olmayanlara verirler. Koyun kuzusu olmayan da yiyecek olarak hazırladıkları kömbe, un, bulgur, yağ, tavuk, horoz, v.b. verirler. Böylelikle, çokça koyunu olan pay verir ki döl uğurlu geçsin. Olmayanlara koyun kuzu verilir ki döl bereketli olsun, damızlığı kurutan gada def olsun gitsin, döl devam etsin, sayısı artsın.



    İkinci günü yaz tohumuna ekinine hazırlık yapılır. Öküzler gaşovlenir, temizlenir. Öküzü olmayan öküz alır, çütü sabanı düzer. Buğday ve arpa kuyuları, haşalar açılır. Bu esnada, fakire fukaraya pişirilen yemekler ikram edilir, guymak, hedik, gavurga yapmaları için pay verilir. Bu gün bir verenin mahsülü yüz kat artar diye inanılırdı. Nevroza katılınca onun uğuru, bolluk ve saadeti, kazasız ve belasız olarak işlerin yolunda gitmesi, mahsulün bol ve bereketli olması itikat edilirdi. Bu duygu ve düşüncelerle üç gün, beş gün veya yedi gün oruç tutulurdu. Birlikte dualar edilerek, sohbetler yapılarak, yenip içilerek her şey hayırlanırdı. Nevruza katılan fakir fukaranın da gönlü alınırdı. Böylece kimsenin gözü komşunun mahsulünde olmazdı. Kimse kimseye firavunluk beslemezdi.



    Ancak günümüzde bütün bu saydıklarımızın çoğunluğu yapılmaz olmuştur. Nevrozun manası değiştirilmiş, amacından uzaklaşılmıştır. Basit bir tören ile “yalnızca ateş üzerinden atlamak” la yetinilmektedir. Oysa Nevruz, baştan sona ruh yüksekliği, emeğin coşkunluğu, toprağa ve insana muhabbetle sevgi ve saygıyla bağlılığı, Allaha olan itikat ve inancı, onun nimetlerine ve bereketine duyulan şükran duyguların en yüksek şekilde ifade olunduğu bir bayramdır. Şimdi gelin bugünkü bayramlarla kıyaslayın. Aradaki fark nasıldır?



    Çok eskiden beri tabiatın oynamasını sevinçle ve saadetle karşılayan kimi insanlar, yazın gelişini, havaların iyileşmesini, yeni ekin mevsiminin başlamasını, tabiatın yeniden canlanması, yakınlaşması ile ilgili olarak çeşitli demeler, türküler söyleme, oyunlar oynama v.b. etkinlikler düzenleyegelmişlerdir. Bu etkinlikler ilk zamanlar ilkel bir şekilde ve farklı olarak yapılırken, zamanla birlikte aynı dönem sürecinde ve Nevruz etrafında toplaşılarak yapılmaya başlanmıştır.



    Nevroz Bayramını bazıları yanlış olarak Zerdüştlükle, diğerleri ise İslam’la bağdaşmayan bir inanç olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak şunu hemen söyleyelim ki, Nevruz İslamiyet’ten önce de vardı. Ve Türklerin hayatında çok önemli bir yer edinmişti. Türkler İslamiyeti kabul ettiler ama, Nevruzu da bırakmadılar. Çünkü, Nevruz demek bolluk, bereket, kutsiyet, emek, iş, aş, geçim, dostluk, arkadaşlık, insan hayatı demektir. Hangi dinde bunlar yok ki? Hangisini bırakırsınız? Bütün dinler Nevruzu kabul etmişler. Tabidir ki bu kabul edişle birlikte ona kendi ongun remzini vurmuşlardır.



    Örneğin Zerdüştlük, bu merasimi halkın kafasından çıkartamadığı içindir ki, ona ateşperest rengini vurmuştur. Ateş yakıp üstünden atlamak gibi basit ve anlamsız bir takım etkinlik yönünde saptırmaya çalışmışlardır. Ancak, Nevruzun özünde olan bolluk ve bereketin su kültü ile birlikte güneşi karşılamak, havaların ısınmasını dilemek, kabayeli (poyraz) çağırmak, yağmur duasına çıkmak, döl merasimi yapmak, Çandılbaba törenleri yapmak, Hıdırellezi karşılamak ve daha nice kültürlerle bezenmiş olan Oğuzlara, Türklere özgü bu bayram özünü yitirmeden motifleri korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. Bir Oğuz hikayesinden alınan şu kısa mesaj size de anlamlı gelmiyor mu?



    Oğuz oğlu zagada yaşarken, o yıl kış çetin geçmiş ve umulandan fazla sürmüş. Erzak bitmiş. Çaresiz kalan oğuz oğlu, yiyecek aramaya çıkar. Dolanır durur bir şey bulamaz. Eli ayağı buz keser. Eve dönmeye karar verir. O esnada bir kurda rast gelir. Kurt ona,



    Oğuz oğlu bu karda kışta nereden gelirsin?

    Yiyecek arıyorum der ve başından geçenleri anlatır. Der ki, öyle ay var ki bol bol yer, içer, giyeriz. Öyle ay var ki açlıktan kırılıp geçeriz. Kurt ona döner;



    Ey Oğuz oğlu, önündeki çadda (yol ayrımı) seni bir sürü koyun, bir kucak sümbül, bir çuval buğday ve bir el değirmeni seni bekliyor. Onları al obana götür. Koyunu kesip etini ye. Yününden ip yap ve elbise doku, postunu giy ve çarık yap, Sümbülü ek, buğdayı değirmende üğüt undan çörek pişir ye. Yaza çıkarsın. Ancak sana verdiğim emanetlere mukayyet olasın. Koyunu, sümbülü ve buğdayı artırasın. Yaz başında kuzuları elinin içinde saklayıp büyütesin. Sümbülün ve buğdayın denesin torpağa serpip onu alnının teri ile suvarasın. Dediklerimi hayata geçirmezsen yaşamak senin için çok çetin olacak.



    Oğuz oğlu yol ayrımına gelir. Söylenenler doğru çıkar. Hepsini alıp zagaya getirir. 30 gün çetin geçen kışı çok keyifli olarak geçirir. 30.uncu gün denileni yapar. Yaz başına gelinir. Sürüyü dağa götürüp orada yayar. Sümbülü buğdayı torpağa eker. Gece gündüz onlara gözü gibi bakar. 30.uncu günden sonra artan yiyeceklerden bolca yer içer, çalıp çağırır, oynar. Yiyeceklerden konu komşuya pay verir. Herkes bayram eder.



    Bu olaydan sonra Oğuzların hayatında yeni bir gün başlamıştır. Her yıl yaz başında aynı şekilde bu günü aziz bilip bayram gibi kutlamaya başlamışlar. Coşkulu etkinlikler düzenlemiş, bolluk ve bereket için Tanrıya şükretmişler. Kışın kazasız belasız geçirilmesi, yaza huzurla varılması, koyun ve kuzunun yaza salamatla çıkması, dölün uğurlu geçirilmesi, delemenin, sütün, etin, yağın, yoğurdun, pendirin bol olması, otun, ekinin bol ve bereketli olması için epik tarzda dualar etmişler, türküler söylemişler, maniler yakmışlar. En temiz ve yeni elbiseler giymek, bayram havasını daha da yükseltirdi. Sevdiklerine hediyeler vermek, büyükleri ziyaret ve ellerini öpmek, onların hal ve hatırlarını sormak, en sevilen yemekler yapmak, kömbe, havla pişirmek ve bunları konu komşuyla paylaşmak vardı. Genel olarak bakıldığında, Nevruz insan hayatının esenlik ve şenliği, sağlam ve temizliği, emek, iş, aş, torpağa, doğaya olan sevgi ve muhabbeti, ürünün bolluk ve bereketi, nimetin kutsallığı, birlikte dayanışmayı, yardımlaşmayı, anlayışlı ve hoşgörülü davranmayı simgeler. Çevreyi korumak, doğayı, vatanı ve insanı sevmek bu gün de dünyada takdir edilen değerler değil midir? Atalarımız bu hümanist duygu ve düşünceleri ilk çağlarda ortaya atmışlar ve hayata geçirmişlerdir. Şenlikler, samimi, candan ve seviyelidir. İnsanı torpağı sevmeye, onu aziz bilmeye, kutsal saymaya, torpahtan daha çok ürün almak için bir araya toplanmaya çağıran emekçi halkın yani zehmetkeşin bayramıdır.



    Halk şamdan yakar. Kömbe pişirir, hediyeler alıp verirler. Büyük ateşler yakılır. Evlerde hayatlarda temizlik yapılır. Bağlar, bahçeler temizlenir düzenlemeler yapılır. Uzayan yan dallar budanır, ağaç dipleri bellenir, su arkları temizlenir, tamir edilir, bağlar sulanır.



    Çocuklara helva, şeker, leblebi verilir, sevindirilir. Fındık ve iğde ağacından muncuk nazarlık yapılır, çocukların boynuna asılır. Rengarenk boyanmış boncuklar ve nazarlıklar ineklerin, öküzlerin, koçların boynuzlarına bağlanır.



    Nevruz bayramı akşam şamdanlar yakılarak sofraya aile üyeleri birlikte otururlar. Bayram çöreklerinden yenilirdi. Akşamları tüfek atmak bayrama debdebe katardı. Türküler söylenir, maniler okunur, aşık oynanırdı. Gece yarılarına kadar süren şenliklerde gavumlar, hısımlar, akrabalar, nişanlılar birbirlerini ziyaret eder, hatircemlikler verirlerdi. Bütün bunlar eş dost arasında sevgi yaratır, muhabbeti artırır, iyi niyet beslenmesini sağlar, güzel duygular uyandırırdı.



    Nevruzun birinci günü güneşli geçerse, yaz güzel geçecek demekti. İkinci gün yağmurlu olursa, yaz da yağmurlu geçecektir. Üçüncü ve dördüncü günü havanın nasıl olacağı kışın ve baharın nasıl geçeceğini gösterirdi. Eğer yağmur yağarsa adamlar meydanda toplanır güneşi çağıran nağmeler okurlardı. Zakirler saz çalar ve deyişler okurlardı. Semahlar dönülür, nevruzla ilgili şiirler ve dualar okunurdu.



    Teberra ehline ederek lanet

    Muhibban pür neşe olmuşlar sermest

    Hüsnü-ye bir dolu ettiler himmet

    Nevruz Bayramını kutlamak için.

  • Ben Türk
    Ben Türk 25.07.2009 - 04:04

    Nevruz gecmiste ve suanda Türk bayrami oldugu gibi, gelecektede Türk bayrami olarak kalacaktir. Tüm Türki Cumhuriyetlerinde kutlanilan bu TÜRK bayramini, Afgan ve Farslarda kutluyor. Icimizdeki azinliklarda sahiplenmeye calisiyor. Hey Allahim. O kadar Ülke ufacik bir azinliktanmi aldi yani bu bayrami? Buna tavuklar bile güler. Nevruz TÜRK bayramidir. Sirf terör örgütü bölücülük faaliyetlerinde bu bayrami sahipleniyor diye kürtlerin bayramidir anlamina gelemez! O kadar TÜRK devleti kutluyor bu bayrami neticede Türk bayramidir vesselam.

  • Sevdiğiniz Kaybolduğunda
    Sevdiğiniz Kaybolduğunda 31.03.2009 - 18:06

    newroz
    Kürtlerin bayramıdır. orta asya türkleri bunu anadoluya yerleştikten sonra anadolunun yerli halkı Kürtlerden öğrenmişlerdir. ama bi türlü bu güzelim bayramı hazmedememişlerdi. 'ya bu deveyi güdeceksin,ya bu diyardan gideceksin ' baktılarr olmuyor biz her bahar bu güzel bayramımızı kutladıkk şimdiye kadar yasakladıkları,bu bayramı kutlayanları cezalandıran türkler birden bunu sahiplenmeye başladılar Allah ım :)) . ama bayram herkese armağanımız olsun

  • İsmet Dönmez
    İsmet Dönmez 24.03.2009 - 17:37

    Nevruz=Yeni Gün = Bayramı Orta Asya Türkleri tarafından yüzlerce yıldan bu yana kutlanmaktadır.Kürtlerin önemli bir bölümü de zaten orta asya Türklerinden gelmedir; bunun için Nevruz bayramını tamamen kendilerine maletmek istiyorlar.Bütün Türk Dünyası bu günü coşku ile kutlarken,bir kesimin sanki kendisine aitmiş havasına girmesini gülünç buluyorum doğrusu.Tarihini iyi bilen Kürt kardeşlerimizin Türk olmaktan hiçbir şikayetleri yoktur. Nevruz'u NEWROZ şeklinde yazmak bozgunculuk yapmaktan başka birşey değildir.

  • Demir Çelik
    Demir Çelik 22.03.2009 - 23:43

    5 yaşında beri hatırladığım kadarı ile evimizin önunde lastik ve odun yığınlarını ateşe vererek
    arkadaşlarımla üzerinden atladığım her yılın mart ayının 21 de kutladığımız bayram..
    newroz derdik,bir kaç yıldır nevruz diyenlerle karşılaşıyorum...

  • Dilara Arslan
    Dilara Arslan 22.03.2009 - 18:12

    GAZETELER BAKTIM BUGUN,BAŞINDA FUŞİ ELİNDE OYUNCAK SİLAHLARLA POZ VERMİŞ 3-5YAŞLARINDA ÇOCUKLAR,NEVRUZ MU GÖVDE GÖSTERİSİ Mİ? NEYİ İSPATLAMAYA UĞRAŞIYORLAR YAPTIKLARI TEK ŞEY KÜÇÜK BEYİNLERİ YIKAMAK,KENDİLERİNE BENZETMEK BUNU YAPARKENDE BAYRAM ADI ALTINDA PROFAGANDA

  • Şiirin Kızı
    Şiirin Kızı 22.03.2009 - 17:32

    Yeni gün

  • Dilara Arslan
    Dilara Arslan 22.03.2009 - 11:44

    gördüm kutlamaları,açın bakın gazetelere 3-yada4yaşında bir erkek çocuk başında füşi elinde oyuncak kaleşnikof tam minyatür terörist,bu mu nevruz? ozaman topunuzun köküne kibrit suyu

  • Yiğit Can
    Yiğit Can 22.03.2009 - 00:05

    haksızlığa karşı, başkaldırıştır,,,,,,,

  • Sevil Sarı
    Sevil Sarı 21.03.2009 - 16:58

    nevruz bayramı türk uluslarına kutlu olsun

  • Orhan Acar
    Orhan Acar 21.03.2009 - 13:09

    elalem baharın gelişi diyor kürtler de bizim bayramımız diyor ne bayramı ya pkk propagandasından başka bi bşe değil

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 21.03.2009 - 03:45

    N E V R U Z

    Güneşe yürüyüş var akın akın
    Ayazı, yağmuru yerecek günler.
    Bir daha geriye bakmayın, sakın!
    Camlar açıp, tüller gerecek günler.

    Kış geride kaldı, bahar ve nevruz…
    Sıcacık günlere kavuşuyoruz
    Havuz başlarında içecekler buz…
    Çiçeğe, yeşile erecek günler.

    Gönüller ısınır, çatlar tohumlar
    Sevgiler yeşerir, tatlı yudumlar
    Yürekten yüreğe gizli duyumlar...
    Demet demet sevda derecek günler.

    Mutluluğu sevgi, aşk bilenlere
    Duygusal gözlerden yaş silenlere
    Seven gönüllerden, sevilenlere
    Al bir bakara gül verecek günler.

    Onurla parklarda buluşacaklar
    Âşıklar sarılıp, dolaşacaklar
    Sevgi zirvesine ulaşacaklar
    Çimenden halılar serecek günler.

    Onur BİLGE

    Sayfa: 20
    No: 384

    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=590576&order=oto

  • Eda Bayrak
    Eda Bayrak 21.03.2009 - 01:28

    Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon'dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Bu ateş, hiç sönmeden binlerce yıl yandı ve gelecekte de kıvılcımlarından binlerce gönlü tutuşturarak 'ortak kültür ocağı'nda binlerce ruhu ısıtacaktır. Avrasya’nın, Türk âleminin Nevruz toyu kutlu olsun, Nevruz gülleri geleceğe umutlar taşısın.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 20.03.2009 - 16:22

    Değerinize sahip çıkmazsanız birileri sahip çıkar sizin yerinize.
    Aynen Nasreddin hoca'yı ve Hacıvat Karagöz'ü Yunanlıların sahipllenmeye kalkışması gibi.
    Sonra kendinize ait olan şeyin kendinize ait olduğunu ispatlamak için çırpınır durursunuz.....

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 20.03.2009 - 16:22

    Orta asya Türklerinin kutladığı dünyanın en eski bayramı olmasına rağmen,
    bizler bayram bolluğundan bu bayramı unutunca,
    Kürtler kendilerine mal etmiş, dahada ilerisine gidilerek bir pkk bayramı havasına sokulmuştur.

  • Sebahattin Aydın
    Sebahattin Aydın 20.03.2009 - 14:47

    nevroz bayramı bayram havasında kutlanması gerekirken tahrik unsurlarının bayramı savaşa çevirdiği gürültülü paatırtılı anlar hayalimde canladı

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 20.03.2009 - 14:23

    newroz piroz be!
    nevruz ateşi hep yansın

  • Dilara Arslan
    Dilara Arslan 20.03.2009 - 13:43

    sözüm ona bahar bayramı,kardeşlik,bereket bayramı,ben yaşadıgım sürece böyle bayrım kutlamadım yaşadıgım yerde yok böyle bi bayram,ama zamanı geldiginde kutlayanları görüyorum tvden,ellerinde pkk bayrakları,öcalanın posterleri,neyi kutladıkları belli değil, söyledikleriyle yaptıkları biribirini tutmayan,ateşden atlayıp aslında ateşle oynayan bi halk ama bilmiyorlar sonunda yanacaklar

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 19.03.2009 - 14:18

    komik, trajik
    bi zamanlar
    türkie cumhurieti tarafından
    yasaklı
    şimdilerde türklerin yada türkçülerin
    paylaşamadıı

  • Sebahattin Aydın
    Sebahattin Aydın 18.03.2009 - 19:32

    Türk milletini bayramı ne kadar türklerden başka herkes kutlasada

  • Zaza
    Zaza 17.06.2008 - 17:26

    Yahu tamam turk bayrami olsun.Alin bari siz hayrini gorun, tepe tepe kullanin..

  • Rozerin Gul
    Rozerin Gul 24.03.2008 - 19:35

    atesle dans eden bir halk...

  • Captansoul
    Captansoul 23.03.2008 - 11:15

    Geçmişte: Mutluluk,Sevinç,Neşe içinde gecen bir gun
    Gelecek (Şimdi) : Kavga,Ayrımcılık,Nefret ve Kin

  • Mesut Çelik
    Mesut Çelik 23.03.2008 - 00:39

    Bahar Bayramı olarak biliyorum. Ancak yaşadığım yer itibariyle en azından yerli halkının kutladığını hiç görmedim. Bizde Hıdırellez kutlamalarını yapılırdı ben çook küçükken, hayal meyal hatırlıyorum ama artık oda kutlanmıyor...

  • Savt-ı Dicle
    Savt-ı Dicle 21.03.2008 - 19:31

    Merkezüstü Diyarbakır olmasına karşın benim katkıda bulunmadığım eğlence mii desek kargaşamı desek adını tam olarak koyamadıgım etkinlikler çemberi...

  • Berna Aslan
    Berna Aslan 21.03.2008 - 18:33

    newroz - yenigün..barısın günü
    Günümüzde 21 Mart tarihinin, birçok eski takvim geleneğinde ilkbahar ekinoksuna yani gece ve gündüzün eşit olduğu, güneşin koç burcuna girişiyle yeni yılın başlangıcı olarak kabul edildiğini biliyoruz. İşte bu günü, kutlama esasına dayanan, doğa kültlerini, dualist anlayışları, arkaik inançları içinde barındıran Ortadoğu’nun en yaygın geleneklerinden birisi.
    Kürtler için direnişin, kurtuluşun, başkaldırının simgeleriyle doludur. Zalim Dehak’tan kurtulabilmek adına Demirci Kawa’nın yaktığı ateş; ulusun kurtuluşu olarak simgelenir.

  • Yaşar Türk
    Yaşar Türk 21.03.2008 - 13:54

    Orta asya Türklerinin kutladığı dünyanın en eski bayramı..

  • Selami Koraş
    Selami Koraş 20.03.2008 - 20:35

    Türklerin Ergenekon'dan çıkış günü, kürtlerin bu işle alakası yoktur.

  • Kaan
    Kaan 20.03.2008 - 14:36

    Türklerin doğa takvimi inançlarına göre son cemre 21 martta düşmesi ile baharın gelişini kutladıkları şenlik.

  • Gizli Kalem
    Gizli Kalem 19.03.2008 - 22:11

    Asıl adı:Newroz olan yıllarca bu günü kutlamak icin meydana cıkan halka yapılan baskı ve dayak işe yaramayınca onu asimile edip herkesin kendince bir anlam ve bir harf ekleyip cıkardıgı ama gerceği asla değiştiremiyecekleri bir bahar senligi demirci kawanın özgürlük bayramı ve dahası...

  • Esra Bayrak
    Esra Bayrak 14.02.2008 - 21:38

    TÜRKLER'İN demir dağları eritip Ergenekon'dan çıktıkları gün. Milli bayramımız.

  • Murad Yıldız
    Murad Yıldız 07.11.2007 - 09:48

    Pkk propagandası yapma günü.

  • Hilal Çelik
    Hilal Çelik 02.10.2007 - 21:31

    nevruz =21 mart = ekinoks (gece gündüz eşitliği)

  • Suf Aya
    Suf Aya 22.03.2007 - 14:35

    Orta Asya menşe'li bir bayram.
    Gel görki 'doğuya ait' olan ne varsa ittirmişiz elimizin tersiyle. Varsa yoksa batı. Utanır olmuşuz doğululuğumuzdan..
    Ve biz yitirince, 'doğulu' olduğunu inkâr etmeyen bir millet sahiplenmiş. bu günü; bu tabiatın bayram ettiği Yaratan'ın 'hay' isminin tecelli ettiği bahar ayını kutlayamaz olmuşuz.
    Çok değil, 10-15 sene öncesine kadar yanıbaşımızdaki Kürt Mahallesi'nin çocuklarıyla beraber kutlardık lastik yakıp üzerinden atlayarak..
    Ya biz sahiden dışa kapalı mutlu çocuklardık o zaman ya da bu mesele bu kadar siyasete âlet edilmiyordu.. Siyâset'in çocuk oyunları üzerinde de hakkı var..

  • Ceren Ceren
    Ceren Ceren 21.03.2007 - 21:35

    ne mutlu nevruza
    sonunda paylaşılamayanlardan olmayı başardı ;)

  • Ciwan Azad
    Ciwan Azad 21.03.2007 - 14:41

    Mahsum halkın her sene bir şekilde saldırıya maruz kaldığı bayram. Düne kadar adını bilmeyen insanların bugün dört elle sarılıp bizim dedikleri bayram. :)

    Esasen tüm ortadoğu halklarınındır. Coşkuyla sevgiyle kutlanması temenni edilendir. Herkese kutlu olsundur.

    Newroza we Piroz be.
    İd Newroz mubarek.
    Have a happy Newroz.

  • Özden Özdemir
    Özden Özdemir 21.03.2007 - 12:44

    Orta asya dan bu yana türkler tarafında kutlanılan bayramdır.Burada
    bereket ve toprağın verimliliği önde tutulan gelenekler yaratılmıştır örneğin cemrelerin düşmesi ile baharın gelme heyecanı oluşmıştur.

  • Harun Bircan Cat
    Harun Bircan Cat 21.03.2007 - 10:56

    21 MART yani tedirginlik bayramı....

  • Bay Grey
    Bay Grey 21.03.2007 - 09:32

    Umarım bu sene kötü olaylar olmaz, temennimiz bu... Hele en son Diyarbakır olaylarındaki neredeyse tamamı çocuk çok sayıdaki kayıptan sonra bu gününde benzer şekilde kanlı geçmesi sadece araya ekilmiş olan nefret tohumlarının daha çabuk büyümesini sağlayacaktır...

  • Kemal Kutlu
    Kemal Kutlu 20.03.2007 - 08:20

    gecen sene nevrozda, istanbulda 3 kadin otobus icinde yakilarak

    oldurulmustu,bunlardan birisi 19 yasinda hamile bir kadin

    her sene ayri bir azginlikla kutlanan,bayram denemeyecek, vahset

    sergileme etkinligi

  • Bay Grey
    Bay Grey 19.03.2007 - 20:22

    eskilerin üvey çocuğu son yılların paylaşılamayan bayramı :)
    -o bizim
    -hayır yalan o bizim bi kere
    -yok ya senin anan güzelmi biz 35.000 yıldır kutluyoz onu

  • Kawa Hesıni
    Kawa Hesıni 19.03.2007 - 19:55

    yeniden diriliş doğanın canlanışı demek zalim kralın sonu güneşin umudun doğuşu demek.....ha bide yanımdaki arkadaş da polislerle kavga diyor...