Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • nevruz19.03.2010 - 12:43

    ASYANIN ORTAK SEVİNÇ NİDASI NEVRUZ
    Dostluk ve sevgi günleri diye anılır bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, küskünlüklerin bir yana bırakıldığı günler, Onun için bayram günlerinde ne olursa olsun belli bir iyimserliğin yayılmasına çalışılır. Tatlı yiyip tatlı konuşma, anlayışlı olmaya çalışmak, bizim birbirimizden güzel bayramlarımıza has bir üsluptur, işte tüm bu iyimserliğin sergilendiği kardeşliğin, paylaşmanın ön plana çıkarıldığı bu güzel bayramlarımızdan biriside nevruzdur
    İçinde bulunduğumuz Mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi güncel konular hemen aklımıza NEVRUZ’ u getirir,
    GENEL BAKIŞ: NEVRUZ, Türkiye’nin de içinde bulunduğu büyük bir coğrafyada; genel olarak kuzey yarım kürede Adriyetikten Çin seddine kadar olan bölgede, özellikle de, Orta Asya’da, Anadolu’da, Kafkaslarda, Orta Doğu’nun bir bölümünde farklı ırklara mensup halklar ve milletler tarafından çeşitli tören ve eğlencelerle kutlanan ortak bir kültür öğesidir nevruz;
    Aynı topluluklardan Türklerde bir doğa var oluş, diriliş, yeniden yapılanma bayramı olarak nitelendirilen Nevruz Şia, Sünni, Alevi, Bektaşi, gibi Türk topluluklarında sultan nevruz iran ve orta doğunun bir bölümünde ali bayramı(yüce bayram) adıyla bilinir. Kazak, Kırgız ve Tatarlardan sultan noruz, olarak adlandırılır. Batı Trakya Türklerinde sultan Mevriz olarak adlandırılan bugün Anadolu’da yada Anadolu dışında Mart 9 u olarak ta kutlamaktadır.
    Kısacası Nevruz; tüm Asya, Anadolu, Kafkasya, Ortadoğu, halklarınca mitolojik destan ve efsanelerle süslenmiş ve çeşitli kültür ortamlarında biraz farklı bir içeriğe sahip olsa bile sonuçta yine yeniliği başlangıcı temsil etmektedir. Bu nedenle Nevruzu geniş bir coğrafyada yaşayan çeşitli toplulukların ortak kültür öğesi ve ulusal kaynaşma vasıtası olarak özetleyebiliriz.

    BİLİMSEL AÇIDAN NEVRUZ: Güneş yıllık zahiri hareketleri zamanı, Mart ayının yirmibirinde (bazen yirmisinde) ekvatoru keserek, dünyanın güney yarımküresinden kuzey yarımküresine geçer. Bu zamanda güneş tam ekvatorda olduğundan, her yerde gece ile gündüz eşitlenir, yer yüzünün kuzey yarımküresinde ekonomik bahar başlar. Buna göre de güneşin Mart ayının yirmibirinde ekvatoru kestiği noktaya, yaz beraberliği noktası denir. Bu nedenlede eski Türklerin kullandığı 12 hayvanlı takvim ve İranlıların kullandığı celali takvime göre nevruz (21 mart) yılbaşına (il dönümü) denk gelmektedir.
    IĞDIRDA NEVRUZ
    Yöremizde asırlardan beri kuşaktan kuşağa aktarılan nevruz geleneğinde son cemrenin toprağa düşmesiyle bütün doğa kış uykusundan uyanır, tabiat ak giysisini çıkarıp yeşil kıyafetini giymeye başlamasıyla nevruz bayramı başlamış olur ve böylece insanında kanı hareketlenerek, ruh hali yükselir ve ekmek, biçmek, kurmak, yaratana şükranda bulunma isteğinin artar. Ayrıca kutlamalarda yemekler tatlılar pişirilerek yeddi nevinler dağıtılır ve evlerden şenlik sesleri yükselmeye başlar. Nevruzun çok geniş kapsamlı bir bayram olduğu yadsınamaz bir gerçektir, kutlamalar bir hafta önceden başlar önce çocuklar sonra gençler ve son olarakta büyükler arasında kutlanır ayrıca uzak yerlerde olanlar ise mümkün olduğu kadar bayramı ata ocağı dedikleri baba evinde geçirirler, Yöre halkı Bayramı özellikle birbirilerine yaptıkları ziyaretlerle kutlarlar. Bu ziyaretlerde birbirilerine dargın olanlar barışır, küçükler büyüklerini, sihatli olanlar, hastaları ziyaret ederler. Yoksul insanlara, yetimlere, kimsesizlere yardımlar edilir ve yakın zaman zarfında dünyadan göç eden merhumların evlerine toplu ziyaretler yapılarak yas halindeki yakınlarının tesellisine çalışılır ve acıları paylaşılarak küçültülür. Böylece yöre halkı aralarındaki anlaşmazlıklar, sıkıntı ve acılarını eski yılda bırakıp yeni yıla temiz kalp, sağlam düşünce, güzel dilekler ve barış niyetleri ile girerler...
    Nevruz Bayramı halkımıza büyük bir manevi güç olduğuda yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü bayram arifesinde son çarşamba günü herkes kötü söz orucuna girmiştir. Bu günde kimse kötü bir söz söyleyemez, dedikodu yapamaz, evlerde, bahçelerde, balkonlarda hep iyi şeylerden bahsedilir. Allah dergahında samimiyetle dua edilir, arzular,istekler dile getirilir. Buradaki amaç kapıdan, pencereden, perde arksından kulak falına çıkan komşuların, yürek açan sözler,hayır bereket arzusu ve allah kelamı duyması içindir. Buradanda anlaşılacağı gibi yöremizde kutlanan bu güzel bayramda yanlızca insanlar kendi ailelerini değil başkalarını da kapsıyor, önemsiyor ve onlarında huzur ve refahını arzuluyor. Böylece nevruzun hem insani hemde çok soylu bir bayram olduğu ortaya çıkıyor. Yöremizde Nevruzla ilgili inançların temelinde tüm Avrasya halklarında olduğu gibi Toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanı sıra bolluğa ve refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceği düşüncesi vardır.


    IĞDIRDA NEVRUZ KUTLAMA AŞAMALARI
    İçinde bulunduğumuz mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi konular hemen aklımıza NEVRUZ’ u getirir, nevruz diğer bayramlarla kıyaslandığında nevruzun çok soylu ve kapsamlı bir bayram olduğu ortaya çıkmaktadır nevruz kutlamaları genelde 21 mart öncesinde 15 gün önce başlar ve 7 aşamadan oluşur.
    1- - Birinci aşama Kötü Söz Orucu aşamasıdır, yöre halkı genelde bayram öncesi 15 gün önceden başlayarak kötü söz orucuna girer, nevruzda kötü söz konuşmak nevruz geleneğine ters düşer ve günah sayılır, herkes geçen yılın sıkıntılarını, acılarını olaylarını unutmaya çalışır, küs olanlar barıştırılır. Buradaki amaç geçmişte yaşanan bir takım olaylar unutulsun dargınlıklar bir yana bırakılsın yeni yıla sağlam düşünce, iyi niyet ve barış içinde girip baharı sevinçle karşılama ve o yılın daima güler yüz barışçıl, bolluk ve bereketle geçmesi temennisidir.
    2- - ikinci aşama Genel Çevre Temizliği ve ateş kültü aşamasıdır, yöre halkı evde bahçede genel bir temizlik yaparak geçen yılın acısını, sıkıntısını, uğursuzluklarını evden çıkarıp geride bırakılması düşüncesi vardır, evde ve bahçede yeni düzenlemeler yapılarak, yeni yıla yeni umut ve yeni düzenle başlarlar. ayrıca bahçelerde zor kıştan arta kalan çalı çırpılar yakılarak (alev alev) ateş üzerinden atlanır. Buradaki amaç ev halkının yapılan çevre ve düşünce temizliğiyle geçmişte yaşanan bir takım sıkıntıların geride bırakılarak ateşte yanması düşüncesiyle yeniden yapılanma sürecinin başlatılması düşüncesi vardır.
    3- - Üçüncü aşama Ölü Bayramı (kabir üstü) aşamasıdır, yöre halkı bayram kutlamalarına girmeden önce mezarlıklara topluca giderek önce ölüler yad ederler, mezarlıklarda genel çevre temizliği yapılır, çiçekler ekilir, tozlanan mezar taşları yıkanır kuranlar okutturulur ve evlerde hazırlanan yiyecekler mezarlıkta halka dağıtılır, Buradaki amaç yakın zaman ve geçmişte aralarından ayrılan yakınlarının da yad edilmesi ve burada da bir bayram havasının estirilmesi düşüncesi vardır.
    4- - Dördüncü aşama Çocuk Bayramı aşamasıdır. bu bayramda çocuklara özel bir gün ayrılarak çocuklarda bayram şenliğine dahil edilir, ogünde çocuklara ayrı ilgi, güler yüz gösterilerek konu komşu ve ev halkı büyüklerince çocuklara kırmızı yumurtalar ve (bayramçalık) hediyeler verilir yoksul ve yetim çocuklar sevindirilir,
    5- - Beşinci aşama Gençlere ayrılmıştır, yörede gençler mendil atarak bayramı kutlarlar, genelde komşu evlere gidilerek kapı yada pencereden bir ucu iple bağlı mendil atılır içeriye, ev halkı bu mendillere güzel hediyeler bağlar, eğer kızlar mendil atanın sevdiği kişi olduğunu anlarsa daha özel hediye bağlar mendile, evdekiler tarafından bu durum hissedilse bile o gün sevenler hoşgörüyle karşılanır. Ve aynı gece gençler için bir başka özellik taşır, genelde kulak falına çıkan genç kız yada erkekler, evlere giderek kapı yada pencere arkasından evde konuşulanlara kulak vererek dilek tutulur, eğer evde güzel şeyler konuşuluyorsa tutulan dileğin hayra alamet olacağına inanılır, Ayrıca yeni evli çiftlere ev büyükleri tarafından ev, eşya yada toprak gibi hediyelker bağışlanır. Buradaki amaç yeni evlilerin yıla bereketle sevinçle ve özgüvenle girmesini sağlamak ve seven gençlere de daha anlayışlı davranıp doğru karar vermelerine yardımcı olmaktır.
    6- - Altıncı aşama Hasta olanları kapsar, yöre halkı toplu halde aynı mahallede bulunan hastaları ayrı ayrı ziyaret eder, onlara hediyeler götürerek morallerinin yükselmesini sağlar ve kalplerde Allahtan şifa huzur ve refah dilenir. Ayrıca yakın zamanda ölenlerin aileleri topluca ziyaret edilerek acıları paylaşılarak küçültülür sıkıntıları giderilerek bayrama moralle girmeleri sağlanır. Buradaki amaç hasta olanların morallerinin yüksek tutularak evde bayram havası estirilerek hastanın bir an önce sağlığına kavuşması ve yakınlarını kaybeden ailelerin bayrama üzüntüyle girmemeleri düşüncesi vardır.
    7- - Aşama (yedi nevi) Genel bayram aşamasıdır, bayram öncesi çevre temizliği yapılmış, küsler barıştırılmış, yakınlarını kaybedenlerin acıları paylaşılmış, sıkıntıları giderilmiş, hasta olanların moral seviyeleri yükseltilmiş, çocuklar ve gençler sevindirilmiş, yeni evliler mükâfatlandırılmış ve tüm yöre halkının bayrama yüksek moral ve sevinçle girmesi sağlanmıştır. Artık yörede bayram başlamış evlerden şenlik sesleri yükselmeye başlamış uzakta olanlar ata evlerine dönmüş hasretlikler giderilmiş ve ev büyüğü tarafından hazırlanan yedi çeşit hediye (yeddi nevi) 21 mart gecesi ev halkına ayrı ayrı sunulur, ve üç gün boyunca aileler arasında karşılıklı ziyaretlerin devam etmesi dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesiyle bayram sona erer..
    8- Sekizinci aşama bayram sonu aşamasıdır artık şenlikler etkinlikler bitmiş baharla birlikte ortaklıklar konuşularak anlaşmalar sağlanır ve tüm yöre halkı tabiata açılır toprağını işlemeye başlar.
    Yöremizde Nevruzla ilgili inançların temelinde tüm Avrasya halklarında olduğu gibi Toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanı sıra bolluğa ve refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceği düşüncesi vardır.
    Buradanda anlaşılacağı gibi yöremizde kutlanan bu güzel bayram yanlızca insnların kendi ailelerini değil, başkalarını da düşünüyor, önemsiyor ve onlarında huzur ve refahını arzuluyor. Böylece Nevruzun hem insani hemde çok soylu geniş kapsamlı bir bayram olduğu ortaya çıkıyor.
    IĞDIR AKUD KÜLTÜR ARAŞTIRMA EKİBİ adına COŞKUN OLUZ