merhaba,... herkesin kürsüsünün cemaati : ben hep gitmenin,.. en kolay yol olduğunu düşünmüşümdür.. sanki kalana kalıyormuş gibime geliyor,... kalınan yerde onca yaşanan anılar,ve tabiiki sonucundaki kalan acılar, giden yeni bir çevreye gidiyor,oyalanma ihtimali daha yüksek.. yani bu benim,.. naçizane ve değişmiyecek kanaatim...
Yalnızlığın ölüm gibi sessiz ve ani Yalnızlığın gidişin gibi öfkeli ve sancılı Hani gittin ya, gecelerin en koyu karanlığına hapsoldum
İsyankâr bir yağmur saçlarımı ıslatır, İsyankâr bir rüzgâr saçlarımı savurur, gidişinle Hayatın en katranlı anlarında kaybettim merhamet duygularımı Şimdi ağız dolusu öfke kusuyorum, günlerin ihanetine uğrayarak Hiç kimsenin yokluğu beni böyle kötü bir şekilde yakmadı
Gittin ya, hayat zindandır Ben mahkûmum Gidişinle kaybettim ümit denen fakir duygularımı Bilemedim acıların beni böyle yıldıracağını Ve bitkin hale düşüreceğini Zamansız gidişi vardı ya, kendime gelemedim Dembedem dolaştım deliler gibi Umutsuzluğun girdabına düştüm
Sevdana meftun oldum ey solmayan gülüm Düşüncelerim hoyratça bir şekilde beynimde gezer Yitik bakışlarım sızar geceye Bu akşam bütün sahte umutlarımı saldım denizin derinliklerine
Sen gidince sanki kanadım koptu Bu nasıl zalim ayrılıkmış Yılların ve yalnızlığının yorgunlu var gözlerimde Bilmiyorum neden sevdana böyle tutsak oldum Ay ışığında giderim bu şehirden, ardıma bakmadan Sen olmadan yaşamak, koyu kâbustur. İstersen bu canımı pazarlıksız bir şekilde Canım senindir, kainatın eşsiz gülü
Bu şiiri Hz. Muhammed (sav)'e ithafen yazdım. Şair ve yazar: Yunus Baba (Ali Abi)
Hiç güleceğim yoktu dünyayı ayağa kaldırmıştır. Ne oldu tıssssss... Suudlar kabeyi koruyan ecdat kalesini yıkmaya kalktıklarında dincilere gelene kadar tüm hükümetler savaş sebebi saymıştı.. Dünyanın gerçekten gözüne uyku gitmiyordu.. Nezaman parasını verip mimar Sinan ın eserleri dahil dinciler in eline verip analarını atalarını da satıp gönderdiler ozaman dan beri dünya dalga geçiyor.. Komisyonu neyse veririz susar diye. Devlet şirket gibi görenlerin vebali
Bir batılıya devlet için ölmek veya bedel ödemekten bahsettiğiniz vakit güler. Saçma gelir. Zira devlet, insanların kurduğu bir organizasyondur. Onlar için devlet, Milletten kutsal değildir. Devlet; sen, ben, herkestir.
Seçtiğimiz kişilere "devlet büyüğü" denmesi ne kadar garip bir ifade? Bunu bir İsveçliye deseniz gülmez deli sanır bakar yüzünüze. Devletin büyüğü varsa, küçükleri kim oluyor? Bizler mi? Sonra da yüce Türk Milleti değil mi? Yüksel Hoş
Tabii ki diyanet Türkiye Cumhuriyeti nin ilkelerine göre hareket edecek.. Arapların para karşılığı değil kabeyi Kur'anı Allah ı bile sarf malzemesi yaptığı artık sağır sultanın malumu... Nerde Hak? İsrail'e iş tutan koca bir arap alemi Türkiyeye ambargo uyguluyor. Üstelik parasını peşin verip ayağına peygamber efendimiz in hırkasını getirtdiklerinin evinde adamı doğrayıp cenazesini yok edecek kadar ayarları kaymış. Herkes sus pus... Niye? Ya paralarını isterlerse? Biz de saçmalıyormuşuz... Yoksa bunlar bu dünyada olmuyor. Aslında her şey yalan... Hatta kandırmaca..
Koca diyanetin dincilerin elinde milleti dinden nasıl soğuttuğu tarihi geçerken sorumluluk makamındakilerin aymazlıkları da artık vaka-i adiyeden... Müslümanlar dinsizleşiyor diye Allah ve onun indirdiği güzel ahlak yeryüzünden siliniyor değil.. Helak oluyorsunuz helak.... Üstelik iblisler gibi...
düşsüz gezer mi ruh engeli olsa da akıl mantık akılsız susarda akıllıya akıl verir mantıksız düşsüz gezer mi ruh torosu aşar şarapsada susar düş görmeye başlar sakınçsız
çırpınır akdeniz suyu çaresiz ve sebepsiz kirletenler emperyalist iç boşaltır pezevençe nil in ağzı tıkanır haykırır nil nilce nillilere kara bahtlı kara düşlü çapsız karabaşlı deyyus teslimdir benliği varlığı sattı çağlar boyu canı
düşsüz gezer mi ruh adem den ademoğluna uzanır gider akdeniz nil kan doldurur roma dan nil kan doğrur apollon dan nil kan kusar ummandan
düşsüz gezer mi ruh sen seni bilmeden vardı sen senlikten gidincede var olacaktır ebedi ruh. efes//35..12082019
Uzat ellerini Ellerin ellerim ellerimiz Uzat ellerini yalnız değiliz
Bak bu kaçıncı göz uykuya aç Kirpik kirpik sancısı Bu kaçıncı çığlık Kalakalmış topraklar üstünde... Bak bu kaçıncı gerçek saklanmış kıyı bucak Gel haykıralım Duyuralım Yoksa suç bizim olacak ....
''Yaşlılarımız ve Bayram Yer Süleyman Demirel Yaşlılar Yurdu. Bayramın 4. günü, eski komşularımızdan birini ziyarete gidiyoruz kardeşimle. Ziyaretçi bekleyen gözü yolda insanların halini hatrını soruyoruz. İlgi gösterdiğimiz yaşlılarla konuşurken, dedektif titizliğinde bizi gözleyen bir yaşlı amca dikkatimizi çekiyor. Kardeşimde ben de farkındayız izlendiğimizin ama çaktırmıyoruz. Adam bizi arabaya binmeden önce yakalıyor. "Bu Mehmet'imin numarası, söyleyin ona gelsin beni alsın. Buraya bıraktı beni, unuttu gitti." diyor sinirli sinirli. Numarayı alıp cep telefonumdan çevirirken kardeşim adama sarılıp sakinleştirmeye çalışıyor. Mehmet açınca veriyoruz telefonu; o yaşlı ve sinirli adam bebekler gibi ağlayarak "Evladım seni çok özledim, göresim geldi. Ne olur bir uğra" diyor. Tamamen terk edilmekten korktuğundan mı yoksa gerçek duyguları mı bu bilmiyoruz. Konuşması bitince kardeşime sarılıp "Mehmedim" deyip ağlıyor. Hepimiz Mehmet'iz bu yalnızlık gözyaşlarında... Hepimiz birer evlat. Bayramda yaşlılarımızı ziyaret etmeyi unutmayın gerçek Mehmet Bey. Bekliyorlar.
üstteki yazı bana gelen bir mesajdan alıntıdır,ey herkesin kürsüsünün cemaati ,
ne yazıkki % 90 BAYRAMLARI TATİL GÜNLERİ OLARAK DEĞERLENDİRİYOR SADECE... sanki biz hiç yaşlanmıyacakmışız gibi, halbuki bilhassa bayram günleri gönül kazanılan,unutulanların hatırlandığı günler olmalı naçizene
merhaba,... herkesin kürsüsünün cemaati,....gününüz ve bayramınız hoş ola,..
BAŞARI :
Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir. Toplumun gözünde başarı; iyi bir maddi gelir getiren kariyer, büyük bir ev, lüks bir arabadır. Aslında bunlar başarılı olmanın tanımı olamaz. Ralph Waldo Emerson başarıyı şöyle tanımlamıştır:
BAŞARI;
Sık sık gülmek ve çok sevmektir
Akıllı insanların ve çocukların sevgisini kazanmaktır;
Dürüst eleştirmenlerin onayını almak;
Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır.
Güzeli sevmektir;
Herkesin en iyi yanlarını bulmaktır.
Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir.
Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe,
ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır.
Gönlünce eğlenmek ve gülmek,
Kendinden geçerek şarkı söylemektir.
Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.
merhaba,... herkesin kürsüsünün cemaati :
ben hep gitmenin,.. en kolay yol olduğunu düşünmüşümdür..
sanki kalana kalıyormuş gibime geliyor,... kalınan yerde onca yaşanan anılar,ve tabiiki sonucundaki kalan acılar,
giden yeni bir çevreye gidiyor,oyalanma ihtimali daha yüksek..
yani bu benim,.. naçizane ve değişmiyecek kanaatim...
Gitmenin yararı kalmanın zararından çoksa gideceksin...
Toplayıp yeşil fasulye mi yapsak bugün
Hem de zeytinyağlı
Benim de kalbim çok yufka, benimkinden de kol böreği yapmasınlar yufka diye
Senin pambık gibi kalbin var, sen zaten ermiş sayılırsın karizma
Kaldı ki devletle hükümet farkını bilmeyen yandaşyalakalara ne anlatsan boş
HUUUUUUUUU...Merhaba...
herkesin kürsüzünün cemaati :
unuttuysanız hatırlatırım,bügün de bayram...
Canımın Sultanı
Yalnızlığın ölüm gibi sessiz ve ani
Yalnızlığın gidişin gibi öfkeli ve sancılı
Hani gittin ya, gecelerin en koyu karanlığına hapsoldum
İsyankâr bir yağmur saçlarımı ıslatır,
İsyankâr bir rüzgâr saçlarımı savurur, gidişinle
Hayatın en katranlı anlarında kaybettim
merhamet duygularımı
Şimdi ağız dolusu öfke kusuyorum, günlerin ihanetine uğrayarak
Hiç kimsenin yokluğu beni böyle kötü bir şekilde yakmadı
Gittin ya, hayat zindandır
Ben mahkûmum
Gidişinle kaybettim ümit denen fakir duygularımı
Bilemedim acıların beni böyle yıldıracağını
Ve bitkin hale düşüreceğini
Zamansız gidişi vardı ya, kendime gelemedim
Dembedem dolaştım deliler gibi
Umutsuzluğun girdabına düştüm
Sevdana meftun oldum ey solmayan gülüm
Düşüncelerim hoyratça bir şekilde beynimde gezer
Yitik bakışlarım sızar geceye
Bu akşam bütün sahte umutlarımı saldım denizin derinliklerine
Sen gidince sanki kanadım koptu
Bu nasıl zalim ayrılıkmış
Yılların ve yalnızlığının yorgunlu var gözlerimde
Bilmiyorum neden sevdana böyle tutsak oldum
Ay ışığında giderim bu şehirden, ardıma bakmadan
Sen olmadan yaşamak, koyu kâbustur.
İstersen bu canımı pazarlıksız bir şekilde
Canım senindir, kainatın eşsiz gülü
Bu şiiri Hz. Muhammed (sav)'e ithafen yazdım.
Şair ve yazar: Yunus Baba (Ali Abi)
Hiç güleceğim yoktu dünyayı ayağa kaldırmıştır. Ne oldu tıssssss... Suudlar kabeyi koruyan ecdat kalesini yıkmaya kalktıklarında dincilere gelene kadar tüm hükümetler savaş sebebi saymıştı.. Dünyanın gerçekten gözüne uyku gitmiyordu.. Nezaman parasını verip mimar Sinan ın eserleri dahil dinciler in eline verip analarını atalarını da satıp gönderdiler ozaman dan beri dünya dalga geçiyor.. Komisyonu neyse veririz susar diye. Devlet şirket gibi görenlerin vebali
Bir batılıya devlet için ölmek veya bedel ödemekten bahsettiğiniz vakit güler. Saçma gelir. Zira devlet, insanların kurduğu bir organizasyondur. Onlar için devlet, Milletten kutsal değildir. Devlet; sen, ben, herkestir.
Yüksel Hoş
Seçtiğimiz kişilere "devlet büyüğü" denmesi ne kadar garip bir ifade? Bunu bir İsveçliye deseniz gülmez deli sanır bakar yüzünüze. Devletin büyüğü varsa, küçükleri kim oluyor? Bizler mi? Sonra da yüce Türk Milleti değil mi?
Yüksel Hoş
Tabii ki diyanet Türkiye Cumhuriyeti nin ilkelerine göre hareket edecek.. Arapların para karşılığı değil kabeyi Kur'anı Allah ı bile sarf malzemesi yaptığı artık sağır sultanın malumu... Nerde Hak? İsrail'e iş tutan koca bir arap alemi Türkiyeye ambargo uyguluyor. Üstelik parasını peşin verip ayağına peygamber efendimiz in hırkasını getirtdiklerinin evinde adamı doğrayıp cenazesini yok edecek kadar ayarları kaymış. Herkes sus pus... Niye? Ya paralarını isterlerse? Biz de saçmalıyormuşuz... Yoksa bunlar bu dünyada olmuyor. Aslında her şey yalan... Hatta kandırmaca..
Koca diyanetin dincilerin elinde milleti dinden nasıl soğuttuğu tarihi geçerken sorumluluk makamındakilerin aymazlıkları da artık vaka-i adiyeden... Müslümanlar dinsizleşiyor diye Allah ve onun indirdiği güzel ahlak yeryüzünden siliniyor değil.. Helak oluyorsunuz helak.... Üstelik iblisler gibi...
Selam kürsü en güzel günler efendim
Deli ne kaybettini bir bilsen
Bir daha dene belki yeniden seversin
Ahmet bey sıcak süt sevmenin bedelini ödemişsiniz
Sıcak süt sevmem
merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati,
Valla çamurdan adam,.. ben ne şekilde ıslanırsa ıslansın,
ıslak ekmek sevmediğim için,
ben doğramıyorum...
düşsüz gezer mi ruh
engeli olsa da akıl mantık
akılsız susarda
akıllıya akıl verir mantıksız
düşsüz gezer mi ruh
torosu aşar şarapsada susar
düş görmeye başlar sakınçsız
çırpınır akdeniz suyu
çaresiz ve sebepsiz
kirletenler emperyalist
iç boşaltır pezevençe
nil in ağzı tıkanır
haykırır nil nilce nillilere
kara bahtlı kara düşlü
çapsız karabaşlı deyyus
teslimdir benliği varlığı
sattı çağlar boyu canı
düşsüz gezer mi ruh
adem den ademoğluna
uzanır gider akdeniz
nil kan doldurur roma dan
nil kan doğrur apollon dan
nil kan kusar ummandan
düşsüz gezer mi ruh
sen seni bilmeden vardı
sen senlikten gidincede
var olacaktır ebedi ruh.
efes//35..12082019
Yoğurda ekmek doğrayanları bilmek istiyorum
Uzat ellerini
Ellerin ellerim ellerimiz
Uzat ellerini yalnız değiliz
Bak bu kaçıncı göz uykuya aç
Kirpik kirpik sancısı
Bu kaçıncı çığlık
Kalakalmış topraklar üstünde...
Bak bu kaçıncı gerçek saklanmış kıyı bucak
Gel haykıralım
Duyuralım
Yoksa suç bizim olacak
....
heeee ammada ahali haaaa...
miilet şimdi deniz ve kumlarLa haşır neşir,
bizi duyan var mı ki,sayın Muammer bey...?
''Yaşlılarımız ve Bayram
Yer Süleyman Demirel Yaşlılar Yurdu. Bayramın 4. günü, eski komşularımızdan birini ziyarete gidiyoruz kardeşimle. Ziyaretçi bekleyen gözü yolda insanların halini hatrını soruyoruz. İlgi gösterdiğimiz yaşlılarla konuşurken, dedektif titizliğinde bizi gözleyen bir yaşlı amca dikkatimizi çekiyor. Kardeşimde ben de farkındayız izlendiğimizin ama çaktırmıyoruz. Adam bizi arabaya binmeden önce yakalıyor. "Bu Mehmet'imin numarası, söyleyin ona gelsin beni alsın. Buraya bıraktı beni, unuttu gitti." diyor sinirli sinirli. Numarayı alıp cep telefonumdan çevirirken kardeşim adama sarılıp sakinleştirmeye çalışıyor. Mehmet açınca veriyoruz telefonu; o yaşlı ve sinirli adam bebekler gibi ağlayarak "Evladım seni çok özledim, göresim geldi. Ne olur bir uğra" diyor. Tamamen terk edilmekten korktuğundan mı yoksa gerçek duyguları mı bu bilmiyoruz. Konuşması bitince kardeşime sarılıp "Mehmedim" deyip ağlıyor. Hepimiz Mehmet'iz bu yalnızlık gözyaşlarında... Hepimiz birer evlat. Bayramda yaşlılarımızı ziyaret etmeyi unutmayın gerçek Mehmet Bey. Bekliyorlar.
üstteki yazı bana gelen bir mesajdan alıntıdır,ey herkesin kürsüsünün cemaati ,
ne yazıkki % 90 BAYRAMLARI TATİL GÜNLERİ OLARAK DEĞERLENDİRİYOR SADECE...
sanki biz hiç yaşlanmıyacakmışız gibi,
halbuki bilhassa bayram günleri gönül kazanılan,unutulanların hatırlandığı günler olmalı naçizene
Merhabalar herkesin kürsüsünün cemaati :
hey gidi günler hey,
eskiden geceleri helede tatil geceleri sanki akardı bu kürsüde mesajlar,
Uzak , yakın - Görüştüğüm , görüşmediğim - Büyük , küçük herkese hayırlı bayramlar.
Herkesin beklediği kadar güzel yaşanır, inşAllah.
merhaba,... herkesin kürsüsünün cemaati,....gününüz ve bayramınız hoş ola,..
BAŞARI :
Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir. Toplumun gözünde başarı; iyi bir maddi gelir getiren kariyer, büyük bir ev, lüks bir arabadır. Aslında bunlar başarılı olmanın tanımı olamaz. Ralph Waldo Emerson başarıyı şöyle tanımlamıştır:
BAŞARI;
Sık sık gülmek ve çok sevmektir
Akıllı insanların ve çocukların sevgisini kazanmaktır;
Dürüst eleştirmenlerin onayını almak;
Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır.
Güzeli sevmektir;
Herkesin en iyi yanlarını bulmaktır.
Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir.
Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe,
ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır.
Gönlünce eğlenmek ve gülmek,
Kendinden geçerek şarkı söylemektir.
Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.
İşte tüm bunlar başarılı olmaktır.
(Alıntı)
Bayramınız kutlu olsun. Lütfen Ferdinand ı bu bayramda da unutmayınız. Bir başarı, bir mücadele, bir azim öyküsü onun ki ...
Bir Ferdinand kolay olunmuyor dostum.
:))
Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa “siz” diyordu.
ne güzel anavatanında bayram geçirmek,hoş geldiniz Muammer bey
geçmiş olsun bay karizma,umarım geçmiştirde
Bayramlıklarım Olmadı Ki; Bayramlarım Olsun.!
Nihat İlikcioğlu
... iyileri sevgi korur ... çok geçmiş olsun tekrar ... kendine iyi bak lütfen
... herkese iyi günler ...