Ve Doğa koleji de eğitime ara verdi... Eğitimi özelleştiren ve eğitim birliği ilkesine saldıran hükümetin varsa bir cevabı çok merak ediyoruz.. İflas eden kaçıncı okul bilmiyoruz
Çok zor be turkuaz. Hocalar kemoterapi bile veremiyorlar. Sadece yaşam kalitesini artırmak için avuç avuç ilacı serumlara doldurup veriyoruz. Çok ağrısı var ve benim çaresizliğim en az onun ağrıları kadar can yakıcı benim için. Yine de teşekkürler
Evlilik sosyal baskının sonucunda oluşmuş kurumsal bir kavram. İçeriği ile yapılmak istenen şey aslında farklı değildir. Sevgi bağının bu kurumla hiç ilgisi yoktur. Bu durumda bence çok gerekli bir kurum değil aslında. Asıl öğrenmemiz gereken birinden yetkisini aldığımız iyelik ile ne yapacağımızı bilebilmemiz. Aidiyet diye bir şey olamaz. Birinin yanında sadece istediğin için kalıyorsan bunun için bir imza atmışsın atmamışsın çok önemli değildir. İstemediğin halde bir kuruma saygım var diye, mecbur olduğun için,korktuğun için vs vs nedenlerle birinin yanında kalmaya devam etmek se her anlamda saçmalık ve haksızlıktır.
Öyle dar bir dünya sunuyor ki insana burası bence hiç de öyle ''serbest kürsü'' kavramının içi dolmuyor. Din, Atatürk ( düşmanlık veya sevgi sözleri), kendi hayat görüşünün ispatı vs vs gibi üç beş konu dışında konuşulabilen hiç bir şey yok.
Uzun süre, her gün buradan hiç ayrılmadan sürekli yazan insanların kendi kendilerine çizdikleri çemberin içinden çıkamayışını üzülerek takip ediyorum. Kendi fikrinin dışında bir kitap okusalar, bir belgesel izleseler, bir film izleseler çok başka olurdu sonraki adımları. Rutinler akla ulanınca kendi çıkmazınızı tekrar ediyorsunuz.
Sadete gelmek değil, sadede gelmektir. Bu bir kelime değil sözcük öbeğidir. Bir deyim olarak kabul edilebilir, argo hiç değildir. Anlam içeriği ile ilgili verilen bilgi doğrudur.
Akıl sahibi insanları eşit ve özgür seçimlerinde serbest bırakan Hanefi içtihadı kadına özgürlük ve eşitlik hakkı tanımak istemeyen diğer otoriteler tarafından "hanefilere sorsanız zina suç değildir" diyerek alaya alınmış hatta bir Şii içtihadı olan muta nikahı ile ahlaksızlığın dibine vurulmuştur... kimi kandırıyorsunuz Hani Allah bize şah damarımızdan daha yakındı... Yerseniz ama yemeyin... Düşmez kalkmaz bir Allah... Hem Cebrail yanından gelmiyorsunuz hem de sahabenin salatalığını siz tutmadıysanız ordaymış gibi konuşmayın.... Nasıl denir Allah-u Âlem
Evlilikte Takva mı mantık mı aşk mı konusunda en iyi cevabı Ebu Hanife vermişti "yetişkinliğe erişmiş akıl sahibi kadın ve erkek kendi aralarında anlaşmışlarsa Allah katında evlidirler..." Geriye söylediğiniz her laf sizin hüsnü kuruntunuz...
Turin deki otelinden çıkan Nietsche. bir arabacının atını kırbaçladığını görüyor. atın yanına gidiyor kollarını atın boynuna doluyor ve göz yaşlarına boğuluyor. Tam da Nietsche' nin akıl sağlığının bozulduğu dönemler. ve tam da bu yüzden yaptığı harekette derin anlamlar bulmak gerek.Nietsche, " Hayvanlar yarı makinedir insanın hizmetine sunulmuş, traktörünüzün ya da trenin vagonlarından biri gıcırdıyorsa bu vagon acı çekiyordur demek midir tabii ki değil, hayvanlarda böyle, onlar adına üzülmek yersizdir." diyen diyen Decartes adına hayvandan özür diliyordu.
Çocukken güneş olmak isterdim. Baktım ondaki sıcaklık bende de var. Vazgeçtim... Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak. Çünkü güneşten sıcaktı kalbim. Büyüdüm derken, Dünyanın en zor işi ile karşılaştım. YAŞAMAK... Yaşam denen ayazda üşüdüm. Soğudu buza döndü kalbim. Ne "GÜNEŞ" olabildim, Ne de ÇOCUK kalabildim... Alıntı
Dembscher diye birinin Beethoven' a elli florin borcu vardır. sürekli olarak para sıkıntısı aşayan besteci Dembscher' a kendisine olan borcunu hatırlattığında adam yaslı bir iç çekişle : "Muss es sein !" ( şart mı!) der.Beethoven gürültülü bir kahkaha atarak: " Es muss sein!" (Şart!) diye cevap verir ve bu sözcüklerle onlara eşlik eden ezgiyi bir yere not eder.bu gerçekçi motif üzerine dört ses için bir kanon yazar; üç ses "es muss sein es muss sein jajaja! diye söylerken dördüncü ses: "Heraus mit dembeutel! ( keseyi Çıkar ) diyerek araya girer. bir yıl sonra aynı motif Beethoven'in opus135 son kuarterinin dördüncü muvmanının temelini oluşturacaktır. Beethoven Dembscher'ın kesesini unutalı çok olmuştur. "es muss sein!" çok daha ciddi bir tını taşımaktadırartık; doğrudan doğruya "yazgı" nın ağzından çıkmaktadır şimdi bu sözler. Milan Kundera Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği Sayfa 201
"Teke tek bilim " programında fatih Altaylı nın konukları parçacık fizikcileriydi... öldürülen bilim insanlarımızdan birinin eşi programda uçağın sahibi firmanın uçağı bir naylon şirkete naylon şirket de başka naylon şirketlere satmış. Zaten uçmaması gereken bir uçak içinde onlarca insanla birlikte çok değerli insanlarımızın şehit edilmesine sebep oldu.. Sigorta şirketinden anında parası alınan uçağın sahibi bir türlü bulunamadı... Konunun özeti acılı eşinin ağzından üç aşağı beş yukarı böyle... Uçak düştüğünde de bunun komplo olduğunu söylemiştim şimdide söylüyorum... Halk Bankası davasında ipe sapa gelmez delillerle tamamen bir operasyonla Türkiye Cumhuriyeti ne tuzak kuran amerikan terör devleti politikasına karşı bu kadar açım herşeyi ortada bir olay için uçak şirketinin sahibi şirkete dava açamıyoruz... Neden? Kimden korkuyorsunuz? program boyunca ülkenin parçacık teknolojileri geliştirmek için neler yapıldığını ve yapılması gerektiğini anlatmaya çalışan bu bilim insanı gözleri ağlamaklı satır aralarında bahsettiği eşi ile ilgili söyledikleri vicdanınızı kanatmıyorsa Allah belanızı verdi demektir... Allahınızdan bulun demek bile zul... Allah Hak tır ve muhakkak tecelli eder... Birileri gelir bu hesabı sorar..
Ve Doğa koleji de eğitime ara verdi... Eğitimi özelleştiren ve eğitim birliği ilkesine saldıran hükümetin varsa bir cevabı çok merak ediyoruz.. İflas eden kaçıncı okul bilmiyoruz
Adriana Lima emekli oluyor... Yani bence de haber değeri var...
Teşekkür ederim, Amin
Amin, Teşekkürler
Maria puder geçmiş olsun Allah acil şifalar versin
şiir Abdurrahim Karakoç' tan - Sen varsın adlı şiiri...Keyifli dinlemeler, umarım beğenirsiniz.Desteklerinizi beklerim
Eyvallah, sağ olun. Amin.
Çok zor be turkuaz. Hocalar kemoterapi bile veremiyorlar. Sadece yaşam kalitesini artırmak için avuç avuç ilacı serumlara doldurup veriyoruz. Çok ağrısı var ve benim çaresizliğim en az onun ağrıları kadar can yakıcı benim için. Yine de teşekkürler
İyi değilim, babam sona hızla ilerliyor. Durum böyle.
Evlilik sosyal baskının sonucunda oluşmuş kurumsal bir kavram. İçeriği ile yapılmak istenen şey aslında farklı değildir. Sevgi bağının bu kurumla hiç ilgisi yoktur. Bu durumda bence çok gerekli bir kurum değil aslında. Asıl öğrenmemiz gereken birinden yetkisini aldığımız iyelik ile ne yapacağımızı bilebilmemiz. Aidiyet diye bir şey olamaz. Birinin yanında sadece istediğin için kalıyorsan bunun için bir imza atmışsın atmamışsın çok önemli değildir. İstemediğin halde bir kuruma saygım var diye, mecbur olduğun için,korktuğun için vs vs nedenlerle birinin yanında kalmaya devam etmek se her anlamda saçmalık ve haksızlıktır.
Öyle dar bir dünya sunuyor ki insana burası bence hiç de öyle ''serbest kürsü'' kavramının içi dolmuyor. Din, Atatürk ( düşmanlık veya sevgi sözleri), kendi hayat görüşünün ispatı vs vs gibi üç beş konu dışında konuşulabilen hiç bir şey yok.
Uzun süre, her gün buradan hiç ayrılmadan sürekli yazan insanların kendi kendilerine çizdikleri çemberin içinden çıkamayışını üzülerek takip ediyorum. Kendi fikrinin dışında bir kitap okusalar, bir belgesel izleseler, bir film izleseler çok başka olurdu sonraki adımları. Rutinler akla ulanınca kendi çıkmazınızı tekrar ediyorsunuz.
Sadete gelmek değil, sadede gelmektir. Bu bir kelime değil sözcük öbeğidir. Bir deyim olarak kabul edilebilir, argo hiç değildir. Anlam içeriği ile ilgili verilen bilgi doğrudur.
Günümüzde evlenmenin ne demek olduğunu bilen insanlardır hiç evlenmeyen insanlar...
Akıl sahibi insanları eşit ve özgür seçimlerinde serbest bırakan Hanefi içtihadı kadına özgürlük ve eşitlik hakkı tanımak istemeyen diğer otoriteler tarafından "hanefilere sorsanız zina suç değildir" diyerek alaya alınmış hatta bir Şii içtihadı olan muta nikahı ile ahlaksızlığın dibine vurulmuştur... kimi kandırıyorsunuz Hani Allah bize şah damarımızdan daha yakındı... Yerseniz ama yemeyin... Düşmez kalkmaz bir Allah... Hem Cebrail yanından gelmiyorsunuz hem de sahabenin salatalığını siz tutmadıysanız ordaymış gibi konuşmayın.... Nasıl denir Allah-u Âlem
Evlilikte Takva mı mantık mı aşk mı konusunda en iyi cevabı Ebu Hanife vermişti "yetişkinliğe erişmiş akıl sahibi kadın ve erkek kendi aralarında anlaşmışlarsa Allah katında evlidirler..." Geriye söylediğiniz her laf sizin hüsnü kuruntunuz...
Söz yüzüğünü atarken
"Sözün bittiği yerdeyiz."
diyen var mıdır acaba..???
Çok merak ettim şimdi...?????+?
Bunlar hep tüketilemeyen enerjinin
zihinsel pörtlemeleri...
salkım söğüt : )
her derdin bir çaresi var derler . peki çaresizliğin var mı ?
Nietche' nin kaybettiği aklı bizim iyicil yanımızdı.
Turin deki otelinden çıkan Nietsche.
bir arabacının atını kırbaçladığını görüyor. atın yanına gidiyor kollarını atın boynuna doluyor ve göz yaşlarına boğuluyor.
Tam da Nietsche' nin akıl sağlığının bozulduğu dönemler. ve tam da bu yüzden yaptığı harekette derin anlamlar bulmak gerek.Nietsche, " Hayvanlar yarı makinedir insanın hizmetine sunulmuş, traktörünüzün ya da trenin vagonlarından biri gıcırdıyorsa bu vagon acı çekiyordur demek midir tabii ki değil, hayvanlarda böyle, onlar adına üzülmek yersizdir." diyen diyen Decartes adına hayvandan özür diliyordu.
Çocukken güneş olmak isterdim. Baktım ondaki sıcaklık bende de var. Vazgeçtim... Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak. Çünkü güneşten sıcaktı kalbim. Büyüdüm derken, Dünyanın en zor işi ile karşılaştım. YAŞAMAK... Yaşam denen ayazda üşüdüm. Soğudu buza döndü kalbim. Ne "GÜNEŞ" olabildim, Ne de ÇOCUK kalabildim...
Alıntı
Eros , yaşlandın mı? ok'un gideceği yeri göremiyorsun...
Ya bir imkansıza yada bir hayırsıza denk getiriyorsunuz.
Küçük İskender
Günaydın
Pembe buralarda mı hâlâ ...
Dönmek yeniden başlamaktır.
Ön yargıları çöpe atan videolarda bugün..
Dembscher diye birinin Beethoven' a elli florin borcu vardır. sürekli olarak para sıkıntısı aşayan besteci Dembscher' a kendisine olan borcunu hatırlattığında adam yaslı bir iç çekişle : "Muss es sein !" ( şart mı!) der.Beethoven gürültülü bir kahkaha atarak: " Es muss sein!" (Şart!) diye cevap verir ve bu sözcüklerle onlara eşlik eden ezgiyi bir yere not eder.bu gerçekçi motif üzerine dört ses için bir kanon yazar; üç ses "es muss sein es muss sein jajaja! diye söylerken dördüncü ses: "Heraus mit dembeutel! ( keseyi Çıkar ) diyerek araya girer.
bir yıl sonra aynı motif Beethoven'in opus135 son kuarterinin dördüncü muvmanının temelini oluşturacaktır.
Beethoven Dembscher'ın kesesini unutalı çok olmuştur. "es muss sein!" çok daha ciddi bir tını taşımaktadırartık; doğrudan doğruya "yazgı" nın ağzından çıkmaktadır şimdi bu sözler.
Milan Kundera
Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği
Sayfa 201
Ben demiştim
Nerdesin cane
Manuş baba süpersin
"Teke tek bilim " programında fatih Altaylı nın konukları parçacık fizikcileriydi... öldürülen bilim insanlarımızdan birinin eşi programda uçağın sahibi firmanın uçağı bir naylon şirkete naylon şirket de başka naylon şirketlere satmış. Zaten uçmaması gereken bir uçak içinde onlarca insanla birlikte çok değerli insanlarımızın şehit edilmesine sebep oldu.. Sigorta şirketinden anında parası alınan uçağın sahibi bir türlü bulunamadı... Konunun özeti acılı eşinin ağzından üç aşağı beş yukarı böyle... Uçak düştüğünde de bunun komplo olduğunu söylemiştim şimdide söylüyorum... Halk Bankası davasında ipe sapa gelmez delillerle tamamen bir operasyonla Türkiye Cumhuriyeti ne tuzak kuran amerikan terör devleti politikasına karşı bu kadar açım herşeyi ortada bir olay için uçak şirketinin sahibi şirkete dava açamıyoruz... Neden? Kimden korkuyorsunuz? program boyunca ülkenin parçacık teknolojileri geliştirmek için neler yapıldığını ve yapılması gerektiğini anlatmaya çalışan bu bilim insanı gözleri ağlamaklı satır aralarında bahsettiği eşi ile ilgili söyledikleri vicdanınızı kanatmıyorsa Allah belanızı verdi demektir... Allahınızdan bulun demek bile zul... Allah Hak tır ve muhakkak tecelli eder... Birileri gelir bu hesabı sorar..