“Ne kadar da kıymetliymiş, yollarda amaçsızca gezebilmek. Ne kadar da kıymetliymiş, bir sokak bankına oturabilmek. Ne kadar da kıymetliymiş, denizin maviliğini görebilmek. Ne kadar da kıymetliymiş gel ÇAY İÇELİM diyebilmek...
: Sosyal Güvenlik Kurumu''nda ( SGK. ) ödenemeyen veya ödenmeyen çalışanlara veya iş yeri sahiplerine ait Sosyal Güvenlik - Emeklilik Primleri için geçmişe dönük borçlanma getirilsin. Vatandaşlar bir iş yerinde çalışırken ödenmeyen veya bağımsız olarak çalışırken ödeyemedikleri ayların primlerini SGK.''ya borçlansınlar. İstedikleri zaman bu borçlarını faizleriyle beraber taksitler halinde bu kuruma ödesinler. Böyle yapılırsa vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmiş olur. Devletimize de maddi gelir ( kaynak ) sağlanmış olur.
Devlet yada özel sektörde çalışanlar için Sosyal Güvenlik Kurumu''nda ( SGK. ) Askerlik Borçlanması olduğu gibi üniversitelerde okuyan öğrenciler ve üniversitelerde okumuş çalışanlar için üniversitelerde okudukları süreler için ''''Yükseköğretim Öğrenim Borçlanması'''' Getirilsin. Bu kişiler askerlik borçlanmasında olduğu gibi , üniversitede okudukları süreler için bu sürelerin sigortalarını Sosyal Güvenlik Kurumu''na borçlansınlar. Öğrenciler Üniversite bitince bu süreleri gelirlerine göre devlete ödesinler. Çalışanların ise üniversite okudukları süreleri maaşlarından Sosyal Güvenlik Kurumu''na gelirlerine göre ödesinler yada maaşlarından kesilsin. Böyle yapılırsa üniversitede okunan süreler boşa gitmemiş olur, SGK.'' da gözükmüş olur , devletimize ek gelir sağlanmış olur, öğrencilerin emekleri boşa gitmemiş olur, öğrencilerin okudukları zamanlar boşa gitmemiş olur, bu öğrencilere sosyal hak sağlanmış olur.
Devlet kadrolarına ( Merkezi ve Yerel Yönetimler ) idareci ( yönetici ) atanırken sadece üniversitelerin idareci ( yönetici ) yetiştiren lisans programlarından yani İşletme / İşletmecilik,Kamu Yönetimi,Siyasal Bilgiler programlarından mezun olanlar idareci olarak atansınlar. Diğer bölüm ve programların mezunları yöneticilik yapmasınlar, onlar sadece mezun oldukları programların yetki verdiği işleri yapsınlar. Böyle yapılırsa herkes aldığı diplomanın verdiği işleri yapar, adalet ve hak yerini bulur. Devlet kurumlarına ( merkezi ve yerel yönetimler ) personel alınırken yaş sınırlaması kaldırılsın. Emekli olana kadar her yaşta insanlar şartları uyuyorsa devlet kurumlarına girebilsin. Böyle yapılırsa devletimiz her yaşta insandan çalışan olarak faydalanabilir , devletin hizmetleri daha başarılı bir biçimde yerine getirilir.
Önceki geçerli olan yasaya göre memur liselerinden yani ; Sağlık Meslek , Polis Meslek , Askeri , İmam Hatip , Öğretmen Liselerinden mezun olanlar bu okullardan mezun olduktan sonra almış oldukları ünvanları ile devlet memuru olarak atanıyorlardı. Bir tarihten sonra söz konusu yasa değişti ama Polis Meslek ve Askeri Liselerden mezun olan kişiler mezun olunca önceki kaldırılan yasaya göre sınavsız olarak devlet memuru olarak atanmaya devam ettiler. Buna karşın Sağlık Meslek , Öğretmen ve İmam Hatip Liselerinden mezun olan kişiler devlet memuru olarak atanmadılar. Ancak geçerli olan yasamıza göre kazanılmış haklar geri alınamaz. Sağlık Meslek , Öğretmen ve İmam Hatip Liselerinden mezun olan kişilerin bu liselerden mezun olunca kazanmış oldukları ünvanları ile devlet memuru olarak atanmaları ,bu liselerden mezun oldukları tarihlerin bu kişilerin SGK-Emeklilik Başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi, resmiyette devlet memuru sayılmaları bu kişilerin kazanılmış haklarıdır. Bunun için bu liselerden mezun olan kişiler resmiyette, yasal olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK ) kayıtlarında kazanılmış hakları olarak söz konusu ünvanları ile devlet memuru olarak sayılsınlar ( kabul edilsinler ) , bu liselerden mezun oldukları tarihler bu kişilerin SGK-Emeklilik Başlangıç tarihi olarak kabul edilsin ,devlet memurlarında olduğu gibi bağlı oldukları sosyal güvenlik-emeklilik kurumu Emekli Sandığı olsun. Devlet kurumlarına ( merkezi ve yerel yönetimler ) personel alınırken yaş sınırlaması kaldırılsın. Emekli olana kadar her yaşta insanlar şartları uyuyorsa devlet kurumlarına girebilsin. Böyle yapılırsa devletimiz her yaşta insandan çalışan olarak faydalanabilir , devletin hizmetleri daha başarılı bir biçimde yerine getirilir.
Güvenilir ve başarılı bir Diyanet kurumunun oluşturulması için Diyanet İşleri Başkanlığının yapısı değiştirilmeli. Bunun için bu kurum önce yerel yönetimlerde olduğu gibi iç işlerinde bağımsız, kendi bütçesi olan, kendi bünyesinde kendi kararlarını alabilen bir kurum haline getirilmelidir. Bu kurumun bünyesinde Diyanet Şurası kurulmalıdır. Bu şura belediye meclislerinde olduğu gibi bu kurumun son karar ve kurum yönetimini denetleyen organ olmalıdır. Bu şuranın üyeleri tüm üniversitelerin senatolarından seçilen birer üyelerden oluşmalıdır. Şuranın üyeleri ilahiyat alanında doktora yapmış kişiler arasından, senatoların salt çoğunluğuyla iki turlu seçimle seçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanını ve diğer önemli organları iki turlu seçimle Diyanet Şurası seçmelidir. Bu şura altı ayda bir olağan olarak toplanmalı, diyanet konuları ile ilgili ve kurum ile ilgili sorunlar bu şurada tartışılmalıdır. Bu şura üyelerinin tam sayısının dörtte birinin yazılı isteği ile ve Diyanet İşleri Başkanının çağrısı ile olağanüstü olarak toplanabilmelidir. Şura gerekli gördüğü durumlarda Diyanet İşleri Başkanını ve diğer önemli organların üyelerini değiştirebilmeli, yerlerine yeni kişileri seçebilmelidir. Bu kurumun faaliyetleri, hesapları yargı denetimine açık olmalı, gerekli durumlarda yetkili yargı organları tarafından gerekli hukuki işlemler yapılabilmelidir. Teşekkürler.
“Ne kadar da kıymetliymiş, yollarda amaçsızca gezebilmek.
Ne kadar da kıymetliymiş, bir sokak bankına oturabilmek.
Ne kadar da kıymetliymiş, denizin maviliğini görebilmek.
Ne kadar da kıymetliymiş gel ÇAY İÇELİM diyebilmek...
Günaydın Kürsü Ahalisi ... Hayırlı Cumalar ... İşiniz Rast Gitsin ...
Kadın yara aldıkça tırnaklarına oje sürermiş
Kırmızıdan geçerken öğrendim..
Sırat'tan ayakla değil, kalple geçilir. Temiz Tut...
Hepsi birer marka
Onu tarihe gömdük
Ama kaideyi bozan istisna var çok özlediysen
Nolmuş nolmuş
İnsanda güzel durmayan
Kedilere çok yakışıyor kibir
: Sosyal Güvenlik Kurumu''nda ( SGK. ) ödenemeyen veya ödenmeyen çalışanlara veya iş yeri sahiplerine ait Sosyal Güvenlik - Emeklilik Primleri için geçmişe dönük borçlanma getirilsin. Vatandaşlar bir iş yerinde çalışırken ödenmeyen veya bağımsız olarak çalışırken ödeyemedikleri ayların primlerini SGK.''ya borçlansınlar. İstedikleri zaman bu borçlarını faizleriyle beraber taksitler halinde bu kuruma ödesinler. Böyle yapılırsa vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmiş olur. Devletimize de maddi gelir ( kaynak ) sağlanmış olur.
Devlet yada özel sektörde çalışanlar için Sosyal Güvenlik Kurumu''nda ( SGK. ) Askerlik Borçlanması olduğu gibi üniversitelerde okuyan öğrenciler ve üniversitelerde okumuş çalışanlar için üniversitelerde okudukları süreler için ''''Yükseköğretim Öğrenim Borçlanması'''' Getirilsin. Bu kişiler askerlik borçlanmasında olduğu gibi , üniversitede okudukları süreler için bu sürelerin sigortalarını Sosyal Güvenlik Kurumu''na borçlansınlar. Öğrenciler Üniversite bitince bu süreleri gelirlerine göre devlete ödesinler. Çalışanların ise üniversite okudukları süreleri maaşlarından Sosyal Güvenlik Kurumu''na gelirlerine göre ödesinler yada maaşlarından kesilsin. Böyle yapılırsa üniversitede okunan süreler boşa gitmemiş olur, SGK.'' da gözükmüş olur , devletimize ek gelir sağlanmış olur, öğrencilerin emekleri boşa gitmemiş olur, öğrencilerin okudukları zamanlar boşa gitmemiş olur, bu öğrencilere sosyal hak sağlanmış olur.
Devlet kadrolarına ( Merkezi ve Yerel Yönetimler ) idareci ( yönetici ) atanırken sadece üniversitelerin idareci ( yönetici ) yetiştiren lisans programlarından yani İşletme / İşletmecilik,Kamu Yönetimi,Siyasal Bilgiler programlarından mezun olanlar idareci olarak atansınlar. Diğer bölüm ve programların mezunları yöneticilik yapmasınlar, onlar sadece mezun oldukları programların yetki verdiği işleri yapsınlar. Böyle yapılırsa herkes aldığı diplomanın verdiği işleri yapar, adalet ve hak yerini bulur. Devlet kurumlarına ( merkezi ve yerel yönetimler ) personel alınırken yaş sınırlaması kaldırılsın. Emekli olana kadar her yaşta insanlar şartları uyuyorsa devlet kurumlarına girebilsin. Böyle yapılırsa devletimiz her yaşta insandan çalışan olarak faydalanabilir , devletin hizmetleri daha başarılı bir biçimde yerine getirilir.
Önceki geçerli olan yasaya göre memur liselerinden yani ; Sağlık Meslek , Polis Meslek , Askeri , İmam Hatip , Öğretmen Liselerinden mezun olanlar bu okullardan mezun olduktan sonra almış oldukları ünvanları ile devlet memuru olarak atanıyorlardı. Bir tarihten sonra söz konusu yasa değişti ama Polis Meslek ve Askeri Liselerden mezun olan kişiler mezun olunca önceki kaldırılan yasaya göre sınavsız olarak devlet memuru olarak atanmaya devam ettiler. Buna karşın Sağlık Meslek , Öğretmen ve İmam Hatip Liselerinden mezun olan kişiler devlet memuru olarak atanmadılar. Ancak geçerli olan yasamıza göre kazanılmış haklar geri alınamaz. Sağlık Meslek , Öğretmen ve İmam Hatip Liselerinden mezun olan kişilerin bu liselerden mezun olunca kazanmış oldukları ünvanları ile devlet memuru olarak atanmaları ,bu liselerden mezun oldukları tarihlerin bu kişilerin SGK-Emeklilik Başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi, resmiyette devlet memuru sayılmaları bu kişilerin kazanılmış haklarıdır. Bunun için bu liselerden mezun olan kişiler resmiyette, yasal olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK ) kayıtlarında kazanılmış hakları olarak söz konusu ünvanları ile devlet memuru olarak sayılsınlar ( kabul edilsinler ) , bu liselerden mezun oldukları tarihler bu kişilerin SGK-Emeklilik Başlangıç tarihi olarak kabul edilsin ,devlet memurlarında olduğu gibi bağlı oldukları sosyal güvenlik-emeklilik kurumu Emekli Sandığı olsun. Devlet kurumlarına ( merkezi ve yerel yönetimler ) personel alınırken yaş sınırlaması kaldırılsın. Emekli olana kadar her yaşta insanlar şartları uyuyorsa devlet kurumlarına girebilsin. Böyle yapılırsa devletimiz her yaşta insandan çalışan olarak faydalanabilir , devletin hizmetleri daha başarılı bir biçimde yerine getirilir.
Güvenilir ve başarılı bir Diyanet kurumunun oluşturulması için Diyanet İşleri Başkanlığının yapısı değiştirilmeli. Bunun için bu kurum önce yerel yönetimlerde olduğu gibi iç işlerinde bağımsız, kendi bütçesi olan, kendi bünyesinde kendi kararlarını alabilen bir kurum haline getirilmelidir. Bu kurumun bünyesinde Diyanet Şurası kurulmalıdır. Bu şura belediye meclislerinde olduğu gibi bu kurumun son karar ve kurum yönetimini denetleyen organ olmalıdır. Bu şuranın üyeleri tüm üniversitelerin senatolarından seçilen birer üyelerden oluşmalıdır. Şuranın üyeleri ilahiyat alanında doktora yapmış kişiler arasından, senatoların salt çoğunluğuyla iki turlu seçimle seçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanını ve diğer önemli organları iki turlu seçimle Diyanet Şurası seçmelidir. Bu şura altı ayda bir olağan olarak toplanmalı, diyanet konuları ile ilgili ve kurum ile ilgili sorunlar bu şurada tartışılmalıdır. Bu şura üyelerinin tam sayısının dörtte birinin yazılı isteği ile ve Diyanet İşleri Başkanının çağrısı ile olağanüstü olarak toplanabilmelidir. Şura gerekli gördüğü durumlarda Diyanet İşleri Başkanını ve diğer önemli organların üyelerini değiştirebilmeli, yerlerine yeni kişileri seçebilmelidir. Bu kurumun faaliyetleri, hesapları yargı denetimine açık olmalı, gerekli durumlarda yetkili yargı organları tarafından gerekli hukuki işlemler yapılabilmelidir. Teşekkürler.
Önce kendinizi sevin
Sonra kendinizi
En son yine kendinizi sevin
Sevin ki
Başkaları sizin ne yapacağınıza karar vermesin
Aaa
Darılırım gitme
Çok içimde kalır çok
Tamam gidin özelde yaşayın ne yaşıyorsanız
Ayçiçeğinin yaşı tutmuyor
Beni güldürmeye çalışıyorsun ama çok ağlayacaksın ayçiçeği
Hayatını başkalarını güldürmeye adayanlar çok ağlayacaklar
Küp şekerciğim Ramazan bereket ayıdır diye paylaşım yapmışsın
İsmi Ramazan soy ismi bereket olan biri de yorum yazmış sensin ayı diye
Adamın tekerine çomak sokarsan tabi kızar
Bırak girme avıyla arasına
Amerika iç savaşında muhabirlik yapmak isterim. malum siyahlarla kızılderililere yaptıkları ortada.
Evet haklısın çok SAHRA
Pompacıyı da kızdırdın bak
karizma uğruna güneşe bakmayan şey
kime ne dediğimi
nerede ne diyeceğimi iyi bilenlerdenim
sen samimiyeti kibarlığa boğdurmak istiyorsan o ayrı
Sevgili ayçiçeği
Okul yıllarında komünist kız seni öpecekken elense çekip Kızla kafa tokuşturan kimdi
Açtırma bana kirli çamaşırlarını
Ben deniz kabuğundan sonsuzluğun deli uğultusunu dinledim sen denizin dingin sesini başkası başka bir şey
Hepiniz şişmansınız
Cebime sığmazsınız
Eyvallah bacım
Bi de kafa tokuşturak tam olsun
Sahracığım bi ara bana da uğra
Sana müzik koleksiyonumu göstereyim
Eyvallah Sahra
müzik isteyen varsa yazabilirler onlar da armağan edebilirim
End of The love:)
Sen güneşi gösterince
Kuruyan nehirler gibi yakışıksız kaldım
Çığlık öncesindeki sessizlikti susuşumuz
susmadık biz
Bağırırsam
Çekilen sulara sor beni