Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mehmetçik sizce ne demek, mehmetçik size neyi çağrıştırıyor?

mehmetçik terimi Bülent Şenlik tarafından 13.01.2004 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay18.01.2015 - 20:27

    Alnından öptüklerim.Arkanızda üç beş tane varsa korkmadan atılın ileri,merak etmeyin sizi canları pahasına korurlar.

  • Tenni Terenne
    Tenni Terenne07.01.2010 - 03:10

    Havada karada denizde her zaman ve her yerde...

  • Nilüfer Aydemir
    Nilüfer Aydemir05.01.2010 - 01:09

    dünyada kimsenin sahip olamayacağı her biri tek başına kahramanlık destanı yazacak kadar kocamannn yürekli birer dev adamlar..

    ruhlarınız şad olsun ve iyi ki varsınız!

  • Metin Yılmaz
    Metin Yılmaz27.12.2009 - 13:04

    Peygamber Ocağının yiğit evlatları, yeryüzündeki askerlerin en şereflisi.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan26.12.2009 - 22:19

    vatanımın masum ve cefakar evlatları bir sizin adınız kaldı pak. Rabbim sizi hain pusulardan korusun.
    ANADOLUNUN DAĞLARINDA ALLAH'A EMANETSİNİZ.
    DUALARIMIZ SADE SİZEDİR BİLİRMİSİNİZ.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan26.12.2009 - 22:19

    vatanımın masum ve cefakar evlatları bir sizin adınız kaldı pak. Rabbim sizi hain pusulardan korusun.
    ANADOLUNUN DAĞLARINDA ALLAH'A EMANETSİNİZ.
    DUALARIMIZ SADE SİZEDİR BİLİRMİSİNİZ.

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``25.07.2009 - 13:25

    Haklı savaşın kahraman evlatları...

    ...

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri ``20.07.2009 - 17:36

    'Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir fütur (yılgınlık) bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler ellerinde Kuran'ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler, kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren, şaşılacak ve övülecek bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebesi'ni kazandıran bu yüksek ruhtur.'

    -Mustafa Kemal ATATÜRK-

    ...

  • Berk Aslan
    Berk Aslan02.10.2008 - 03:13

    Karşımızdaki bir Türk siperinde silâhın ucuna takılmış beyaz bir iç çamaşırı yukarı kaldırılarak sallandı. Her taraf sessizliğe gömülmüştü. Her iki tarafın siperdekileri silahları üzerine doğrulmuş, dikkatle onu takip ediyordu. Siper ardından iri yapılı bir er yükseldi; Kesin tavırlarla yükselttiği çamaşırı silâhı sipere attı. Kendine güvenen tavırlarla yavaş yavaş yaralıya doğru ilerliyordu. Karşı taraf ve çevresiyle ilgilenmiyor; herkes donup kalmış Türk askerini seyrediyordu. Şaşkınlıktan kurtulabilen askerler Mehmetçiğe nişan almaya çalışıyorlardı. Türk askeri, hiçbir şeye aldırmadan yaralının yanına geldi. Nazik yumuşak hareketlerle yaralının kıyafetini düzeltti. Yaralıyı yerden kaldırdı. Yaralının kolunu omzuna koydu. Yavaş ve emin adımlarla yaralıyı bizim tarafa getirdi. Siperimizin üzerine yavaşça bıraktı, geldiği gibi kendi siperine döndü.
    İngiliz siperlerinde şaşkınlık devam ediyordu!
    İngiliz komutanı: 'Korkak sıçanlar... cesaret örneği görün... Hele bunlarla birlikte aynı cephede savaşmanın tadına doyulmaz... Bu yiğit Türk çocukları keşke dostumuz olsalardı. Bu kahramanlarla savaş değil, dostluk yapmalı... Dostluk.'
    Bu Türk askerine teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu.


    Şimdi okuyacağınız menkıbenin, insanlara çok çekici gelen ve aklınızda kolaylıkla yer eden bir yumuşaklığı ve tatlılığı vardır.
    Çanakkale Savaşları'nda, Fransız kuvvetlerine komuta eden General Guro, savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının bir kısmını, savaş sırasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor:
    Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi.
    Su çiçekleri, leylaklar, Peygamber çiçekleri, papatyalar bir gökkuşağı âlemi oluşturuyorlardı. Şimdi, savaş sahasında dövüş bitmiş, o güzelim tablo, kan revan içindeydi. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır kayıplar vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutmayacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk Askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtasıyla bir konuşma yaptık: Niçin, öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:
    Bu Fransız yaralanınca yanıma düştü. Cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi! Anlamadım! .. Ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok! İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün! ..
    Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı! .. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşların donduğunu hissettim! Çünkü, Türk askerinin göğsünde, bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkamıştı! ..
    Az sonra ikisi de öldüler! ! !

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca27.02.2008 - 10:10

    ABD gibi bir süper güç bile allahın çölüne taaruz için baharı beklemişken onlar -20 derecede 2 metre karın üstüne güneş gibi doğdular, dünya sizi hayretle izliyor...