Hayat bana her kırıldığımda, yeniden ayakta durmam gerektiğini öğretti. Uygulamalı anlattı. Kırdı, döktü, parçaladı. Paranın önemi olmadığını anlattı. (Cheap thrills)
Hatanın üzerine hata yapmak değillerim arasında çünkü hata yapılır sonra o hatadan ders çıkartılır.. böylece bilgi edinmiş olur insan bilgiden kasıt “ tecrübe “ dir .. insanı insan yapan hatalarında ısrarcı olmak değil bilakis onlardan ders çıkartmayı bilmektir..
"...Mükemmel olma telaşının yaptırdığı hatalar ve yapılan hataların mükemmel olma telaşını kamçıladığı kısırdöngüyle yaşıyor kişioğulları. Oysa bir insan için en korkunç şey olmalı mükemmellik ve kesinlik. İnsan yaptığı, yapacağı ve defalarca tekrarlayacağı hatalarıyla insan, ama bunu görmüyor. Çağ, mükemmelliği, kesinliği, hesap etmeleri dayatıyor. İşte bu yüzden sevse de sevemiyor insan. Katılaşıyor. Katılaştıkça daha çabuk kırılıyor. Kırıldıkça daha çok katılaşıyor. .."
Şöyle bir şey varmış; Bir ortamda gülünecek bir durum olduğunda herkes oradaki en sevdiği kimse "o an" onun yüzüne bakarmış o da gülüyor mu diye... Yanlış bir çıkarım! Çünkü insan zaten hep sevdiğinin yüzüne bakar.
"Düşman bir mi? Sen ona bir daha ekle. Üç mü, beş mi? Sen ona bir de kendini ekle..." Tarık Buğra.
İnsanın en büyük düşmanı kendi içinde beslediği kin, nefret, kibir, sinsilik, hasetlik, kıskançlık gibi duygularıdır. İnsan kendi içine sevgi ekmeli, sevgi yeşertmeli. Sevginin gücü ile aşılmayacak yol yoktur. Sevmeyi bilene mesafe de engel de yoktur.
"Sevmek bir mübalağa sanatıdır, abartın!" Diyor İsmet Özel...
Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar. -->> Nietzsche Duyanlar da kıskanıyorlar :)) ---> M. Kaya Sesi iyice açalım o halde! Günaydın müziği içinde duyan herkese....
Günlerdir hatta aylardır uykusuzsun, Bir türlü uyku düzeni kuramadın,Sabah gün doğmadan ayaktasın.. Aklında o soru: "Ne zaman büyüyecek"? Yemek yemiyor,yakana yapışıyor,Azalacak sandıkça daha çok bağlanıyor . Durmaksızın kavga ediyorlar,şikayetler bağırışlar..Hakem olmaktan çözüm aramaktan kıskançlıklardan yılmış durumdasın.. Aklında bir tek soru ; "Ne zaman büyüyecek "? Geçecek demiyorum ama bil'ki geçiyor. Büyüyorlar, büyüyor ! Gözünün içine baka baka büyüyor..Sana dokunup son sütünü içip arkasını döndüğünde büyüyor. Bisikletin arka tekerini çıkardığında dengesini sağlayamayıp düştüğünde,kalkıp devam ettiğinde büyüyor.. Gece son kez korkuyorum diye yanina geldiğinde,karşıdan karşıya geçerken son kez elini tuttuğunda,yorulduğu için son defa kucağına aldığında Ve sonra kucağa gelmek yerine sana yaslandığında büyüyor.. Bisiklet yerine araba kullanmak istediğinde büyüyor..Eger bisikleti hala dört tekerlekli ise hala bisikletli ise ve hala sizinleyse O zaman an'ı yakalayın . Anılar evlat kokusu saklayamıyor. :( İnsanlar bir çift tekerleğe bakarak neden duygulandığını anlamayacak.Ve tek bir cümle dökülecek dilinden ... "NE ÇABUK BÜYÜDÜN.."?
"Müsaitsen şayet; seninle biraz ‘kavuşmaya’ ihtiyacım var…" diyen İbrahim Tenekeci'nin nahif umudu sarsın günümüzü. Hasreti de vuslata dair olan herkese günaydın.
Doodson, kaygısız, umutlu, stressiz bir hayat için;
Sakin bir ev. İlham verecek kitaplar. Kendi yetiştirdiğiniz çiçekler. Sevilmeye değer bir kaç arkadaş. Acı veya pişmanlık vermeyecek masum eğlenceler. Yeter diyor.
Aşk denen şeyin Cemil Meriç gibi bir mütefekkirin kaleminde nasıl arşın kutbuna yükseldiğini öğretti. İşte şöyle...
Asırlara değil, sana seslenmek istiyorum. Şöhretten, ebediyetten bana ne? İstiyorum ki, bütün yazdıklarımı ve bütün yazacaklarımı yalnız sen okuyasın. Ben, bütün ilhamlarım, bütün rüyalarım, bütün vecitlerimle yalnız seni terennüm etmek, şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum.
"Benden bakıp seni görmek ne güzel" diyen Abdurrahim karakoç'un yüreğindeki nahiflik kuşatsın günümüzü. Günü aydın olsun dilindeki söz kalbinden gelen herkese...
"Ben onun sılası , kendimin gurbetiyim." Diyen Sezai Karakoç'un sevdasındaki nahiflik kuşatsın günümüzü. Günaydın sılası gurbeti içinde taşıyan herkese...
Demek istediğim de o değil zaten de. Biz bakıp öyle yorumlarız. Lüzumsuz ve gereksiz olanın varlığı lüzumlu olanın kıymetini daha da anlamlı kılıyor. Bizim gözümüzde efenim. Allah öyle yaratmıştır demiyorum.
Ruhuna denk düşen bir ruh bulamayanlar tıpkı dünyanın yörüngesinde dönebilmesi için denge unsuru olan gezegenlere benzer. Yalnız sayılmazlar. Gereksiz gibi görünen varlıklarının sayesinde değerli ruhların anlamı olur. Galiba???
çok yakışıklıyız, cakalıyız çok hamdolsun sünnet sakallar altında marka gömleklerle pek güzeliz, pek cazibeliyiz, alımlıyız süslü tesettürlerle hayırlı cumalar çok iyi anlaşıyoruz çağımızla çok şükür nefsimize karşın bir sebatımız yok secdede robotik dizlerimiz, favori dizilerimiz var (Payidar Zaraman)
Hayat şunu öğretti ki, şayet dinlenecek bir yürek yoksa hayatınızda sakın yorulmayın... Yorgunluktan ölürsünüz!
Kapatıp gözleri, yüreğin yelkenlerini ardına kadar açıp huzura demir alma vaktidir.
İçerisinde, insanı bütün dertleri ile sırtlayan yüreğe bin selam olsun...
Hayat bana her kırıldığımda, yeniden ayakta durmam gerektiğini öğretti. Uygulamalı anlattı. Kırdı, döktü, parçaladı.
Paranın önemi olmadığını anlattı. (Cheap thrills)
Müzikte tedavi edicidir evet ama ruhların asıl ihtiyacı ruhu ruhuna denk düşen bir insandır.
Yoğun ve yorucu bir günün sonuna dinlendirici bir melodi.
Güneşli bir köy sabahından günaydın herkese
uçurdum göğsüm kafesinden
sorgusu kusurlu acıları
anka yanığı ellerinle
serv-i revan gülüşünle
her yaşın acemisidir insan
kendine çocuk, kendine uzak
karanlığında aydınlanır oysa
gölgesi sırtında, sözcükler cebinde
Hayat bize şiir yazmayı öğretti.
Hatanın üzerine hata yapmak değillerim arasında çünkü hata yapılır sonra o hatadan ders çıkartılır.. böylece bilgi edinmiş olur insan bilgiden kasıt “ tecrübe “ dir .. insanı insan yapan hatalarında ısrarcı olmak değil bilakis onlardan ders çıkartmayı bilmektir..
Arsızlıkta inat etmek, arsızlığın kendinden daha kötüdür.
Hayırlı günler olsun.
"...Mükemmel olma telaşının yaptırdığı hatalar ve yapılan hataların mükemmel olma telaşını kamçıladığı kısırdöngüyle yaşıyor kişioğulları. Oysa bir insan için en korkunç şey olmalı mükemmellik ve kesinlik. İnsan yaptığı, yapacağı ve defalarca tekrarlayacağı hatalarıyla insan, ama bunu görmüyor. Çağ, mükemmelliği, kesinliği, hesap etmeleri dayatıyor. İşte bu yüzden sevse de sevemiyor insan. Katılaşıyor. Katılaştıkça daha çabuk kırılıyor. Kırıldıkça daha çok katılaşıyor. .."
Şöyle bir şey varmış;
Bir ortamda gülünecek bir durum olduğunda herkes oradaki en sevdiği kimse "o an" onun yüzüne bakarmış o da gülüyor mu diye...
Yanlış bir çıkarım!
Çünkü insan zaten hep sevdiğinin yüzüne bakar.
Huzurlu bir gün olsun herkese tünaydın...
"Düşman bir mi? Sen ona bir daha ekle. Üç mü, beş mi? Sen ona bir de kendini ekle..."
Tarık Buğra.
İnsanın en büyük düşmanı kendi içinde beslediği kin, nefret, kibir, sinsilik, hasetlik, kıskançlık gibi duygularıdır.
İnsan kendi içine sevgi ekmeli, sevgi yeşertmeli.
Sevginin gücü ile aşılmayacak yol yoktur.
Sevmeyi bilene mesafe de engel de yoktur.
"Sevmek bir mübalağa sanatıdır, abartın!" Diyor İsmet Özel...
Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar. -->> Nietzsche
Duyanlar da kıskanıyorlar :)) ---> M. Kaya
Sesi iyice açalım o halde!
Günaydın müziği içinde duyan herkese....
Günlerdir hatta aylardır uykusuzsun,
Bir türlü uyku düzeni kuramadın,Sabah gün doğmadan ayaktasın..
Aklında o soru:
"Ne zaman büyüyecek"?
Yemek yemiyor,yakana yapışıyor,Azalacak sandıkça daha çok bağlanıyor .
Durmaksızın kavga ediyorlar,şikayetler bağırışlar..Hakem olmaktan çözüm aramaktan
kıskançlıklardan yılmış durumdasın..
Aklında bir tek soru ;
"Ne zaman büyüyecek "?
Geçecek demiyorum ama bil'ki geçiyor.
Büyüyorlar, büyüyor ! Gözünün içine baka baka büyüyor..Sana dokunup son sütünü içip arkasını döndüğünde büyüyor.
Bisikletin arka tekerini çıkardığında dengesini sağlayamayıp düştüğünde,kalkıp devam ettiğinde büyüyor..
Gece son kez korkuyorum diye yanina geldiğinde,karşıdan karşıya geçerken son kez elini tuttuğunda,yorulduğu için son defa kucağına aldığında Ve sonra kucağa gelmek yerine sana yaslandığında büyüyor..
Bisiklet yerine araba kullanmak istediğinde büyüyor..Eger bisikleti hala dört tekerlekli ise hala bisikletli ise ve hala sizinleyse O zaman an'ı yakalayın .
Anılar evlat kokusu saklayamıyor. :(
İnsanlar bir çift tekerleğe bakarak neden duygulandığını anlamayacak.Ve tek bir cümle dökülecek dilinden ...
"NE ÇABUK BÜYÜDÜN.."?
Bir gün ister istemez
Karşısında olacaksın kaçtıklarının!
Dua et
O gün mahşer olmasın... -->>ACZ
"Müsaitsen şayet; seninle biraz ‘kavuşmaya’ ihtiyacım var…" diyen İbrahim Tenekeci'nin nahif umudu sarsın günümüzü.
Hasreti de vuslata dair olan herkese günaydın.
"Her şey incelikten, insan kalınlıktan kırılır."
Atasözüymüş
Ben Nusret Baba'dan duydum.
Sevgili Doodson ... bu saydıklarının hepsi var.. yetmezmiş gibi bide iyot kokusu...deniz tuzu.. rakı.. ve kedi var..
Doodson, kaygısız, umutlu, stressiz bir hayat için;
Sakin bir ev.
İlham verecek kitaplar.
Kendi yetiştirdiğiniz çiçekler.
Sevilmeye değer bir kaç arkadaş.
Acı veya pişmanlık vermeyecek masum eğlenceler.
Yeter diyor.
kimin içini biliyoruz ki anlayabilelim?
“İnsanların s ö z l e r i n e inandım / Bağışlayınbeni…”
bilinç arkası kırılmalarına yara bandı ikramımız başlamıştır.....
Aşk denen şeyin Cemil Meriç gibi bir mütefekkirin kaleminde nasıl arşın kutbuna yükseldiğini öğretti. İşte şöyle...
Asırlara değil, sana seslenmek istiyorum.
Şöhretten, ebediyetten bana ne?
İstiyorum ki, bütün yazdıklarımı ve
bütün yazacaklarımı yalnız sen okuyasın.
Ben,
bütün ilhamlarım,
bütün rüyalarım,
bütün vecitlerimle yalnız seni terennüm etmek,
şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum.
"Benden bakıp seni görmek ne güzel" diyen Abdurrahim karakoç'un yüreğindeki nahiflik kuşatsın günümüzü.
Günü aydın olsun dilindeki söz kalbinden gelen herkese...
"Ben onun sılası , kendimin gurbetiyim."
Diyen Sezai Karakoç'un sevdasındaki nahiflik kuşatsın günümüzü.
Günaydın sılası gurbeti içinde taşıyan herkese...
Demek istediğim de o değil zaten de. Biz bakıp öyle yorumlarız. Lüzumsuz ve gereksiz olanın varlığı lüzumlu olanın kıymetini daha da anlamlı kılıyor.
Bizim gözümüzde efenim.
Allah öyle yaratmıştır demiyorum.
Ruhuna denk düşen bir ruh bulamayanlar tıpkı dünyanın yörüngesinde dönebilmesi için denge unsuru olan gezegenlere benzer.
Yalnız sayılmazlar. Gereksiz gibi görünen varlıklarının sayesinde değerli ruhların anlamı olur. Galiba???
Aynı duyguyu paylaşan kederli ruhlar birbirleriyle karşılaştıklarında huzur bulurlar. >>H.Cibran
Gerisi kalabalıktır zaten. >> M.Kaya
çok yakışıklıyız, cakalıyız çok hamdolsun
sünnet sakallar altında marka gömleklerle
pek güzeliz, pek cazibeliyiz, alımlıyız
süslü tesettürlerle hayırlı cumalar
çok iyi anlaşıyoruz çağımızla çok şükür
nefsimize karşın bir sebatımız yok
secdede robotik dizlerimiz, favori dizilerimiz var
(Payidar Zaraman)
Günaydın herkese
Fırtınalı bir sabahtan Günaydın