Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mahşer sizce ne demek, mahşer size neyi çağrıştırıyor?

mahşer terimi Selin Sonsuz tarafından 30.09.2003 tarihinde eklendi

  • Olay Olay
    Olay Olay28.12.2010 - 17:54

    Mahşer

    Gün öyle bir gün ki, baba evladından kaçar, evlat annesineden…
    Ne mal fayda verir insana, ne de çoluk çocuk.
    İnsan amelleriyle başbaşa…

    Gün öyle bir gün ki, mahşer gibi değil; mahşerin ta kendisi.
    Her insanın mutlaka göreceği, yaşayacağı bir gün.
    O gün ile aramızda sadece ölüm var…

    Anlatan Hazreti Peygamber;
    Allah mahşer günü öncekileri ve sonrakileri tek bir düzlükte toplar.
    Bakan onlara bakar, çağıran onları işitir.
    Güneş onlara yaklaşır.
    Gam ve sıkıntı insanların tahammül edemeyecekleri dereceye ulaşır…

    Öyle ki insanlar: “İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musunuz?
    Bizlere şefaat edecek birini bilmiyor musunuz? ” demeye başlarlar.
    Birbirlerine: “Babamız Adem var” derler ve O’na gelirler.
    “Ey Adem! Sen insanların babasısın. Allah seni kendi eliyle yarattı.
    Kendi ruhundan sana üfledi. Bütün isimleri sana öğretti.
    Meleklerine senin önünde secde ettirdi.
    Rabbin nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın? ” derler.
    Adem Aleyhisselam: “Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Aslında şefaate benim yüzüm yok.
    Çünkü cennette iken Allah beni o ağaca yaklaşmaktan men etmişti. Ben bu yasağa asi oldum.
    Nefsim…Nefsim…N efsim…
    Benden başkasına gidin. Nuh Aleyhisselam‘a gidin.” diyecek.

    İnsanlar Nuh Aleyhisselam‘a gelecekler.
    “Ey Nuh! Sen yeryüzü ahalisine gönderilen Resullerin ilkisin.
    Allah seni çok şükreden bir kul; Abden şekûrâ diye isimlendirdi.
    İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musun?
    Rabbin nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın? ” diyecekler.
    Nuh Aleyhisselam da şöyle diyecek:
    “Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Benim bir dua hakkım vardı. Ben onu kavminin aleyhine, beddua olarak yaptım.
    Nefsim…Nefsim…Nefsim…
    Benden başkasına gidin. İbrahim Aleyhisselam‘a gidin.”

    İnsanlar İbrahim Aleyhisselam‘a gelecekler.
    “Ey İbrahim! Sen Allah’ın Peygamberi ve arz ahalisi içinde yegane Halilisin.
    Bize Rabbin nezdinde şefaat et. İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musun? ” diyecekler.
    İbrahim Aleyhisselam onlara:
    “Rabbim bugün öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Şefaat etmeye kendimde yüz de bulamıyorum.
    Nefsim…Nefsim…N efsim…
    Benden başkasına gidin. Musa Aleyhisselam‘a gidin.”

    İnsanlar Musa Aleyhisselam‘a gelecekler.
    “Ey Musa! Sen Allah’ın Peygamberisin.
    Allah seni risaletiyle ve hususi kelamıyla insanlardan üstün kıldı.
    Bize Allah nezdinde şefaatte bulun.”
    Musa Aleyhisselam da:
    “Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Esasen Rabbim nezdinde şefaate yüzüm de yok.
    Çünkü ben öldürülmesiyle emrolunmadığım bir cana kıydım.
    Bugün ben mağfirete mazhar olursam bu bana yeter.
    Nefsim…Nefsim…N efsim…
    Benden başkasına gidin. İsa Aleyhisselam‘a gidin.” diyecek.

    İnsanlar İsa Aleyhisselam‘a gelecekler.
    “Ey İsa! Sen Allah’ın Peygamberisin.
    Meryem’e attığı bir kelamısın. Ve kendinden bir ruhsun.
    Üstelik sen beşikteyken insanlarla konuşmuştun.
    Rabbin nezdinde bize şefaat et.”
    İsa Aleyhisselam da diğer peygamber kardeşleri gibi:
    “Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.” diyecek.
    Nefsim…Nefsim…N efsim…
    Benden başkasına gidin. Muhammed Aleyhisselam‘a gidin.” diyecek.

    Ve insanlar bana gelecekler.
    “Ey Muhammed! Sen Allah’ın Peygamberisin.
    Bütün peygamberlerin sonuncususun.
    Allah senin geçmiş, gelecek bütün günahlarını mağfiret buyurdu.
    Bize Rabbin nezdinde şefaatte bulun.
    Şu içinde bulunduğumuz hali görmüyor musun? ” diyecekler.
    Bunun üzerine ben Arş’ın altına gideceğim.
    Rabbim için secdeye kapanacağım.
    Derken Allah, benden önce hiç kimse için açmadığı methü senaları benim için açacak.
    Ben onlarla Rabbime methü senalarda bulunacağım.
    Sonra:
    “EY MUHAMMED!
    BAŞINI KALDIR VE İSTE.
    İSTEDİĞİN SANA VERİLECEK.
    ŞEFAAT TALEP ET. ŞEFAATİN YERİNE GETİRELECEK.” denilecek.
    Ben de başımı kaldıracağım:
    “Ey Rabbim! Ümmetim.”
    “Ey Rabbim! Ümmetim.”
    “Ey Rabbim! Ümmetim.”

    “EY MUHAMMED! ” denilecek.
    ÜMMETİNDEN HESABI OLMAYANLARI
    VE KALPLERİNDE HARDAL TANESİ KADAR İMAN BULUNANLARI
    CENNET KAPILARINDAN İÇERİ AL.” denilecek.

    Gün öyle bir gün ki, baba evladından kaçar, evlat annesineden…
    Ne mal fayda verir insana, ne de çoluk çocuk.
    İnsan amelleriyle başbaşa…

    Gün öyle bir gün ki, mahşer gibi değil; mahşerin ta kendisi.
    Her insanın mutlaka göreceği, yaşayacağı bir gün.
    O gün ile aramızda sadece ölüm var…

    Dursun Ali ERZİNCANLI

  • Yasemin Giz
    Yasemin Giz30.03.2009 - 19:05

    Gördüğüm senin cennetindi;
    Sanki karanlıktı, kararlılıktı
    Sondu,sonsuzdu
    Bir yudum suydu
    Kör kuyudan
    Bildim denizin yandığını, yanıldığımı
    Kandım
    Âraftayım.

    N.Zelal

  • Murat Ateş
    Murat Ateş23.01.2008 - 16:13

    Artık okudum. Ve anladım neden bu kadar az tıklanan bir kelime olduğunu. Peyamii safanın en uzun sürede bitirdiğim, sürükleyiciliği diğer yapıtlarına göre kısır kalmış bir eseri. Hala anlayamadım niye bitirmekte zorlandığımı. Ama galiba ilk yazı denemelerinden biri olduğu için. Olsun buna da şapka çıkarmak boynumuzun borcu. Kalemi önünde eğileceğimiz yazarlar yok ki karşılaştıralım.

  • Murat Ateş
    Murat Ateş11.11.2007 - 16:11

    Peyami safanın okumaya vakit bulamadığım ender kitaplarından bir tanesi. İnşallah en kısa zamanda okuyacak ve onun muhayyilesindeki doyumsuzluğu yaşamaya devam edeceğim.

  • Selim Kaya
    Selim Kaya31.05.2007 - 19:34

    Mahşer mi?
    Hakikat mahşer!

  • Kaan Demir
    Kaan Demir12.04.2007 - 19:42

    buluşalım aşkım...............

  • Rıdvan Varol
    Rıdvan Varol12.04.2007 - 18:32

    mahşer kıyametten sonra hesap ve bulusma yerıdır bunun sonucunda
    mahserde bulusmak uzere
    ey nazlı yarim
    gel gidelim
    bu topraklardan gidelim
    bu dunyada varmassak
    mahserde gununde bulusalım

  • Edaa
    Edaa06.01.2007 - 13:57

    İkinci sur’a üflendikten (nesha-i saniyeden) sonra insanların hepsinin diriltilerek kabirlerinden kalkıp muhakeme edilmeleri için toplandıkları yer anlamına gelir. Birinci neshada (sur’a ilk üflendiğinde) Allah’ın kalmasını dilediği melekler müstesna, canlıların hepsi ölecek, yerin ve göklerin nizamı bozulacaktır. Sonra göklerin ve genişletilen yerin nizamı başka bir şekilde sağlandıktan sonra ikinci nesha esnasında (sur’a ikinci defa üfürülünce) her insan ve cinnin ruhları, diriltilen bedenleri ile birleşir. Herkes, diriltildikten sonra, “mahşer” denilen yere sevkedilir ve burada toplanır. Diriltilen mahlukatın toplandıkları “mahşer” fevkalade geniş, düz, binasız ve yapısız yepyeni bir yer olacaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) , “Kıyamet günü insanlar, halis undan yapılmış dümdüz ekmek gibi esmere yakın beyaz bir yer üzerinde toplanacaklardır” buyurmuştur. (Buhari)

    İnsanlar ve cinler, mahşerde toplandıktan sonra muhakeme olunmak için çeşitli korku ve sıkıntılar içinde uzun müddet bekletileceklerdir. Bu müddetin bin ila ellibin yıl arası olduğu söylenir. Mahşer yerinde Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) ’in yerine “Livaü’l-Hamd” sancağı verilecektir. Başta Hz. Adem olmak üzere bütün peygamberler, Resulullah (s.a.v.) ’in sancağı altında toplanacaklardır. (Tirmizi)

    Büyük bir adalet mahkemesi kurularak herkese dünya da yaptığı her iş sorulacak, amel defterleri verilecek ve mizan konulacaktır. Herkes küfr ve dalaletteki veya iman ve hidayetteki rehberleriyle birlikte çağırılacaktır. Bu konuda Kur’an da şöyle buyuruluyor: “O gün insan sınıflarından her birini rehberleriyle (izinden gittiği kimselerle birlikte) çağıracağız. Artık kimin kitabı (defteri) , sağından verilirse, onlar kitablarını en küçük haksızlığa uğratılmayarak okuyacaklardır.” (el-isra, 17/71) Herkese “amel defterini oku” denilecek (el-isra, 17/14) . Her insan da amel defterinde neler yazılı olduğunu anlayacaktır. “Yüce Allah, kula bu gün şahid olarak nefsin ve şahidler olarak Kiramen Katibin melekleri kafidir, der ve sonra ağzı mühürlenir ve azaları da dünyada neler yaptıklarını anlatır” (Müslim) . “O gün onların ağızlarını mühürleriz. işleyip kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şehadet eder” (Yasin, 36/65) .

  • Hakan Uzunöz
    Hakan Uzunöz09.09.2006 - 23:03

    bilinmeyeni

  • Merlin Xn
    Merlin Xn03.08.2006 - 15:44

    Stephen King babamızın bir kipatı.