- Kendini bulman nefsini öldürmekle, hiçliğinde O'nu tanımanla mümkünse, kendini tanımanı sağlayan anlam, Hayatmıdır? - Nefsini tatminle kendini kaybetmen, varlığında yok kılmanla mümkünse, kendini tanıyamayışını sağlayan anlamsızlık, hayattayken kendini bulamayışınmıdır?
İftara yetişme kavgası trafikte iki can aldı. İFTARA YETİŞME KAVGASI" Bu haberin neresinde iftar sevinci, neresinde ramazanın sabrı. Keşke o orucu tutmasaydınız da şu an öldürdüğünüz canlar yaşıyor olsaydı. Zira bu tuttuğunuz oruç değil. Boşu boşuna aç kalmışsınız... Oruç bize sabrı öğretmiyorsa şayet başka bir şey de öğretemez. İyi diyet yapıyoruz Allahtan ramazan var da...
Sinirlisin! Çünkü oruçsun. Acelen var! Çünkü oruçsun. Fırında pide kuyruğuna kaynak yaptın! Çünkü iftara yetişeceksin. Trafikte süratlisin ve bir elin kornada! Sahi sen oruçsun bunlar sana mübah!!! Bir ibadetin arkasına sığınıp kalp kırma yetkisi vermemiştir sana orucu emreden...
Eğer tuttuğun oruç, halka zarar vermene neden oluyorsa, tutmaman daha hayırlıdır.
Önce biyolojik ihtiyaçlardan başlanır tebliğe. Bundan dolayı Kur'an, sürekli olarak infakı emrediyor. Hz Ali'nin, "aç insanın dini olmaz," sözünü unutmayalım.
Bir adam bir kadına vuruyor, kadından sen utanıyorsun. Bir kadın bir çocuğa vuruyor, çocuktan sen utanıyorsun. Bir çocuk bir kediyi dövüyor, kediden sen utanıyorsun. Bir kedi bir serçeyi tutuyor, serçeden sen özür diliyorsun. Peri değilsin. Olsan küçük İskender senin için yazmış olurdu o dizeyi, "Periler ölürken özür diler." İnsan olduğun için bütün günahlar için özür dilemek istiyorsun. İsa peygamber gibisin, bütün günahlar için sen yansan, bitecek olsa, yanacaksın. İnsansın, bitsin bu ıstırap da nasıl biterse bitsin istiyorsun. Çünkü sen de Muhammed peygamber gibi kedi uyanmasın diye eteğini kesebilirsin. Musa gibi öleceksek ölelim deyip çöle gidebilirsin. Sen daha az değilsin. Daha az olmadığın için herkes için ve hep utanabilirsin.
Kafkaokur Dergisi sayı 25 Abone olan hiç kimse pişman olmadı henüz!
Yüz küsür milyar galaksi, o galaksilerden birinde milyarlarca sistem, o sistemin içinde milyarlarca yıldız ve gezegen, o gezegenlerden birinde yaşayıp ölmüş yüz küsür milyar insan, o insanların içinde halihazırda yaşayan yedi küsür milyar insandan sadece biri "bir insan" ama kendini o kadar önemsiyor o kadar baş role layık görüyor ki. Esasen bir "fgr" yani diyaloğu olan bir figüran. Ah keşke bilse bunu. Bir çakıltaşı kadar yer kaplamayan ismine ne anlamlar sığdırıyor şu insan. Arsızlığın kitabı yazılsa birinci cildin kendisine ayrılacağı insanlardan erdem türküleri dinlemek düşüyor şansımıza. Öyle bir çağdayız işte. Hayat hiçbir şey öğretemiyor bazılarımıza...
Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara! Gösterişler, kırıtmalar altında köpüğe benzer boş bir beyin. Bununla en parlak, en ince görüşlü insanların ağzından girip burnundan çıkmayı becerirler. Oysa içlerini yoklarsanız, bir üfürmede su kabarcıkları gibi patlayıverir neleri varsa. __Hamlet__
otuz yaşlarında yalnız yaşayan bir şair yazdığı aşk mektuplarını yanlışlıkla kaybetmiştir bulanın insanlık namına belediye zabıta amirliğine getirmesi ilan olunur ödül olarak bir ömrünü verecektir şair Eren Çiçek kaleminden
tren sesi duyuldu istasyonda ellerini havaya kaldırıp vedalaşma ne olur dirseklerim değerse eğer vagona yeni çıkan yaralarımı kanatma ne olur istasyonda kuş sesleri gazete satan bir adamın haykırışları istasyonda ayrılık vakti saat on ikiyi çeyrek geçiyor bana bir daha hoşçakal deme istasyonda insanlar üşümemek için elleri ceplerinde dudaklarında kaçak sigara tren kalkıyor abi arkasından koşsam yetişir miyim vagonlara sövsem mi daha çabuk varırım gideceğim yere yoksa gözlerimi kapatıp rüya görsem mi bence uyumalıyım istasyonda bir sonraki tren gelene kadar gazete satan adam susana kadar Eren Çiçek
NOT= Mısralar farklı zamanlarda yazılmıştır. Bu yüzden tarih vermiyorum.
Tuğlayı nereye koyduğumuza bağlı olarak değişmez mi?
Ya bilgi birikim ve inanç dünyamızın üzerine koyarız ya da insanlarla aramıza.
İnsanı mutlu eden küçük şeyler yoktur. Mutlu eden her şey büyüktür.
- Kendini bulman nefsini öldürmekle, hiçliğinde O'nu tanımanla mümkünse, kendini tanımanı sağlayan anlam, Hayatmıdır?
- Nefsini tatminle kendini kaybetmen, varlığında yok kılmanla mümkünse, kendini tanıyamayışını sağlayan anlamsızlık, hayattayken kendini bulamayışınmıdır?
"n e a d ı n ı b i l i y o r u m needegünahını"
Geceyi seyrede seyrede öğrendim ki ışık insanın içinde yanmıyorsa yüzüne vurmuyor.
İnsanın Acısını İnsan Alır, Şükrü Erbaş
Huzurlu ve mutlu olmanın sırrı, " Kimseyle savaşmamak, biriyle yarışmamak" mış.
Onun için "yok say"!
Sularda deniz kızı
Varlığı kadar sessiz
Kalsın sözün yaldızı
İçim efkârı engiz
Gül kokan soluktayım
Kim sorarsa yoktayım
S. Mirzabeyoğlu
"Bir şair intihar etmek isteyen genç bir kadına "Dur!" diyordu, daha senin için bir şiir bile yazılmadı..." >>C. Meriç
Oysa birini sevmek onun hikayesini sevmektir. Ve birbirini sevmek de ortak bir hikâye inşa etmektir.
Haysiyet/ Ece Üner
Ve bu vakitten sonra artık ölmek bile tek başına bir eylem değildir.
Ölen toprağa gömülür, kalan; ölenin yüreğine.
İftara yetişme kavgası trafikte iki can aldı.
İFTARA YETİŞME KAVGASI"
Bu haberin neresinde iftar sevinci, neresinde ramazanın sabrı.
Keşke o orucu tutmasaydınız da şu an öldürdüğünüz canlar yaşıyor olsaydı. Zira bu tuttuğunuz oruç değil. Boşu boşuna aç kalmışsınız...
Oruç bize sabrı öğretmiyorsa şayet başka bir şey de öğretemez.
İyi diyet yapıyoruz Allahtan ramazan var da...
Sinirlisin! Çünkü oruçsun. Acelen var! Çünkü oruçsun. Fırında pide kuyruğuna kaynak yaptın! Çünkü iftara yetişeceksin. Trafikte süratlisin ve bir elin kornada! Sahi sen oruçsun bunlar sana mübah!!!
Bir ibadetin arkasına sığınıp kalp kırma yetkisi vermemiştir sana orucu emreden...
Eğer tuttuğun oruç, halka zarar vermene neden oluyorsa, tutmaman daha hayırlıdır.
Molla Cami
Önce biyolojik ihtiyaçlardan başlanır tebliğe. Bundan dolayı Kur'an, sürekli olarak infakı emrediyor.
Hz Ali'nin, "aç insanın dini olmaz," sözünü unutmayalım.
Gönül tezgahında şiir dokudum
İplik iplik nakışında 'seN' varsın.. diyen Abdurrahim Karakoç'un yüreğindeki sevda kuşatsın ramazan iklimimizi.
Hayat ilk üç harfini, Hay'ını öğreteli neredeyse 13 sene oldu.
Geçenlerde ise Uranus'dada var olduğunu akustiğinde öğretti...
Hayat bana kimseye gereğinden fazla değer vermemeyi öğretti...
Bir adam bir kadına vuruyor, kadından sen utanıyorsun. Bir kadın bir çocuğa vuruyor, çocuktan sen utanıyorsun. Bir çocuk bir kediyi dövüyor, kediden sen utanıyorsun. Bir kedi bir serçeyi tutuyor, serçeden sen özür diliyorsun.
Peri değilsin. Olsan küçük İskender senin için yazmış olurdu o dizeyi, "Periler ölürken özür diler." İnsan olduğun için bütün günahlar için özür dilemek istiyorsun. İsa peygamber gibisin, bütün günahlar için sen yansan, bitecek olsa, yanacaksın. İnsansın, bitsin bu ıstırap da nasıl biterse bitsin istiyorsun. Çünkü sen de Muhammed peygamber gibi kedi uyanmasın diye eteğini kesebilirsin. Musa gibi öleceksek ölelim deyip çöle gidebilirsin. Sen daha az değilsin. Daha az olmadığın için herkes için ve hep utanabilirsin.
Kafkaokur Dergisi sayı 25
Abone olan hiç kimse pişman olmadı henüz!
"Kimsenin ne dediğini ve ne düşündüğünü takmadığın zaman, çok tehlikeli bir özgürlük seviyesine ulaşıyorsun.."
Jim Carrey
Yüz küsür milyar galaksi, o galaksilerden birinde milyarlarca sistem, o sistemin içinde milyarlarca yıldız ve gezegen, o gezegenlerden birinde yaşayıp ölmüş yüz küsür milyar insan, o insanların içinde halihazırda yaşayan yedi küsür milyar insandan sadece biri "bir insan" ama kendini o kadar önemsiyor o kadar baş role layık görüyor ki. Esasen bir "fgr" yani diyaloğu olan bir figüran. Ah keşke bilse bunu.
Bir çakıltaşı kadar yer kaplamayan ismine ne anlamlar sığdırıyor şu insan.
Arsızlığın kitabı yazılsa birinci cildin kendisine ayrılacağı insanlardan erdem türküleri dinlemek düşüyor şansımıza. Öyle bir çağdayız işte. Hayat hiçbir şey öğretemiyor bazılarımıza...
Shakespeare'den günümüze ışık tutan bir tirat.
Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara! Gösterişler, kırıtmalar altında köpüğe benzer boş bir beyin. Bununla en parlak, en ince görüşlü insanların ağzından girip burnundan çıkmayı becerirler. Oysa içlerini yoklarsanız, bir üfürmede su kabarcıkları gibi patlayıverir neleri varsa.
__Hamlet__
"..Örseler acıyla düştüğü yeri / Susarak büyüyen adamların sevgisi. "
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş >>E.Bayazıt
Ve ben göç ediyorum fetih hazırlıkları yaptığım o ülkeye.
Samimi olmak en güzel keramettir.
Bırakın uçmak, kuşlara münhâsır olsun. >> O. Ünlü
Güzel söylediniz Ali Bey. Ben üzerimdeki yükü atmaya çalışıyorum :)
otuz yaşlarında yalnız yaşayan bir şair
yazdığı aşk mektuplarını
yanlışlıkla kaybetmiştir
bulanın insanlık namına
belediye zabıta amirliğine getirmesi ilan olunur
ödül olarak
bir ömrünü verecektir şair
Eren Çiçek kaleminden
tren sesi duyuldu istasyonda
ellerini havaya kaldırıp vedalaşma ne olur
dirseklerim değerse eğer vagona
yeni çıkan yaralarımı kanatma ne olur
istasyonda kuş sesleri
gazete satan bir adamın haykırışları
istasyonda ayrılık vakti
saat on ikiyi çeyrek geçiyor
bana bir daha hoşçakal deme
istasyonda insanlar
üşümemek için elleri ceplerinde
dudaklarında kaçak sigara
tren kalkıyor abi
arkasından koşsam yetişir miyim vagonlara
sövsem mi daha çabuk varırım gideceğim yere
yoksa gözlerimi kapatıp rüya görsem mi
bence uyumalıyım istasyonda
bir sonraki tren gelene kadar
gazete satan adam susana kadar
Eren Çiçek
NOT= Mısralar farklı zamanlarda yazılmıştır. Bu yüzden tarih vermiyorum.
tren sesi duyuldu istasyonda
ellerini havaya kaldırıp vedalaşma ne olur
Eren Çiçek
Kendini yakmak istemelisin kendi ateşinde, nasıl yeniden doğabilirsin önce kül olmadan.
Karşına çıkabilecek en kötü düşman her zaman sen kendin olacaksın.
''Belki de şair olurum ve seni de aldırırım yanıma...'' >> O.Ünlü
Ya da şiir olur kaleminle buluşurum. >> M.Kaya
:) :)