Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hakem sizce ne demek, hakem size neyi çağrıştırıyor?

hakem terimi Cem Nizamoglu tarafından 15.08.2004 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 24.06.2014 - 13:33

    'Hakem,oyunu kaldığı yerden devam ettirdi'.

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 07.05.2009 - 13:05

    HAKEM, HÜKÜM VERENDİR.

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 07.05.2009 - 13:05

    HAKEM, ARABULUCUDUR.

  • Eren Erensoy
    Eren Erensoy 08.04.2009 - 14:17

    Buda mı gol değil hocam
    diye yakarılan şahıs

  • Eren Erensoy
    Eren Erensoy 08.04.2009 - 14:17

    Maçlarda maça tesir eden hoca takımı.

  • Hüseyin Yasin Arık
    Hüseyin Yasin Arık 16.12.2006 - 06:17

    İki kuruş para için belirli haftalarda ortalama 20 bin kişiden ana avrat küfür yiyen bizzat benimde sövdüğüm insan.

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 27.10.2006 - 19:41

    Piere Luici Collina.... üzerine başka hiçbir ademoğlunu tanımam.Toroğlu ve Çakar sadece Showman'dir.Showlarını AB'ye uyum kriterleri çerçevesinde değerlendrilmesini düşünmekteyim dir...!

  • Metin Alan
    Metin Alan 08.07.2006 - 21:54

    her maç bir stad dolusu akraba edinilen meslek:P ama bazen akrabalar ihanet ediyor yeter ki ev sahibi 5 çekmiş olsun :) :) :) :)
    bir futbol fanatiğinin yaklaşık 16 mt ofsaytine düdük çalıp hayatını riske eden benım kahraman vefakar hakemlerim... siz nasıl olur da binlerce dolar yatırmış adam bahise onun takımına %1500 penaltıyı çalmazsınız:P ahhss ahhss gözümle gördüm size nakledeyim...
    yıl sanırsam 1996 şanlıurda yım yeşil sarı bayragımızı da yapmışız kare li kareli bayrak hah damalı bayrak:9 kumaş aldık pazardan düz sonra arkadasın aplası damalı bayrak yaptı bize :) neyse bize zopa bulduk bi yerden taktık bayragı dogru stada hemde en belalı tirbüne kefçiler türbini :)) bilen bilir protokolün karşısı harflendirmeyı tam yaparsak keyifçiler türbini :) maçı izliyoruz amigo nun üzerinde bastan aşşa bi elbise var şalvar alt kısmı rengi sarı yeşil :) maçtan önce başladık şenola urfaa şenolaa başka tezahurat yasaklanmış sanki :) davulumuz da var ama bando davulu deil ramazan davulu :)
    amigonun tehditi: bağırın uleen bağırmassayz(bagırmassanız eger) bu dahulu(davul) kıraram aynım(aynı-yani gibi bişey) sehaya(saha) ataram ve dikkat lütfen MAÇİYİZI BOZARAM :)))))))) davulu kırıp sahaya atınca maçı bozacak bizim amigo :) neyse maçı izliyoruz urfalı fudbolcu:P yaklasık6-7 metre ofsayt kör olsanız bile abi buz gibi ofsayt dersiniz ama nasıl yani? ofsayt mi hemde urfada? hem de adıyaman maçında(adıyamanlılar düşman cephe ya) aman yarabbi yanımda bi fudbol pröfösörü: - la hekeemmm biipp bipppppppppppppp lan bipppp nasıl sen biippppppp evet işte aynen böylle :)
    şimdi hakemlere neden silah vermıyorlar anladım :) yazık para için bunca çileye :)

  • Hakan
    Hakan 20.06.2006 - 21:40

    yapılacak iş değil

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 12.06.2006 - 23:21

    yeşil sahada
    tecavüz
    tel örgüler
    izin vermez
    girmeye
    seyirci çaresiz
    maç hakemsiz
    saha yakın
    burası
    ırak
    ...

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 26.02.2006 - 23:28

    Aziz Yıldırım akıllı adam, gidip mağazadan tek tek almak yerine toptan alıyor, hem ucuza geliyor hem uğraştırmıyor ;)

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 26.12.2005 - 17:01

    'kaynak göstermeksizin alıntılanan bölüm'...


    'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İç hukuktaki normlar hiyerarşisinde kanun olarak değerini bulmuştur. Dolayısıyla sözleşme normları başkaca ritüele gerek duyulmaksızın ulusal normlar ile ”Hak ve özgürlükler” temelinde bir birliktelik kurarak İç Hukuk Ailesinin (pozitif hukuk ailesinin) bireyi olmuştur.
    Sözleşmenin birinci maddesi ile Yüksek Sözleşmeci Yanlara,yetki alanları içindeki yurttaş olsun olmasın “Herkese” hak ve özgürlükler konusunda olanaklar sağlamaları ödev olarak yüklenmiştir.
    Ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde izlenecek yöntemler sözleşmenin ruhuna aykırı olmamak koşulu ile yanlara bırakılmıştır.Yan devletler,bu yükümlülüklerini ya sözleşme normlarının iç hukukun bir parçası(birci yöntem) olarak ya da doğrudan doğruya (ikici yöntem) uygulamak suretiyle gerçekleştirmektedirler.
    Böylelikle bireyler uluslararası hukuktan doğan haklarını yetkili ulusal yargı organları önünde başvuruya konu yapabilecekleri gibi ulusal yargı organları da uluslararası sözleşmeyi uygulamak ile sorumlu olacaklardır.Ancak ulusal mercilerin sözleşme hükümlerini doğrudan doğruya uygulayabilmeleri ulusal düzeyde ek düzenlemelerin gerçekleştirilmesine gerek bulunmaması koşuluna bağlıdır.Buradan hareketle denilebilir ki;

    1-Sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerin yerine getirilmesi ancak sözleşme ruhuna uygun ve uygulanabilir düzenlemelerin gerçekleştirilmesi ile birlikte etkin bir uygulama pratiğine bağlıdır.
    2-Yargıçlar Sözleşmenin bütününde olduğu gibi gerekçe uygulamasında da insan hakları eksenli ortak bir ” Avrupa Hukuku” ile “Korunma Düzeneği”ni gerçekleştirmeyi hedefleyen ” anlayış ve algılamaları” ve bunların gerçekleşmesinde etkinliği tartışmadan ayrık Avrupa Mahkemesi’nin insan hakları ve temel özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi amacına dayalı,ortak bir Avrupa Hukuk kültürü ve anlayışının temel alan paradigmasını belirleme,adlandırma,nitelendirmede ölçüt almak zorundadırlar.
    3-Ancak bu şekildeki edim, Avrupa Mahkemesi içtihatlarının kaba bir uygulaması yahut doğrudan emsal alınması şeklinde algı ve yorumlanması yerine, bu içtihatların içeriğindeki “ temel ilkeler “ ve bununla “ulaşılmak istenen amacın” saptanması ile gerçekleştirilmiş olacaktır.
    4-Yöresel Yargı organları; Demokratik bir Siyasal Rejim ve Hukuk’un üstünlüğünün yöneldiği barış ve adalet idesinin yargılama alanında gerçekleşmesinin her şeyden evvel “Doğru Hukukun Bilgisi” yanında “Hukukun Kültürü” dayalı bir etkinlik olduğunun farkında olarak,davranmaları gerekmektedir.
    Ancak,bunun adına ister “istenç” ister “paradigma” densin mutlaka bir uygulama iradesine gereksinim vardır. Uygulama iradesi ise özellikle ve öncelikle bir özeleştirinin varlığını gerektirir.Özeleştiri ise,Yargıçların ‘duruşma anlayışından yargılama anlayışına’ geçişi sağlayacak ve haklara erişmeyi kolaylaştıracak, güvence altına alacak, bilgi temelli etkinliklerini artırmaları,iddia makamının ise gerek kendisi gerekse adına görev yapan kişi ve kurumlar aracılığı ile ‘ argüman çokluğundan ziyade argüman ağırlığını esas alan’ hızlı,etkili ve sonuç alıcı delil elde etme yöntemini geliştirmeleri, yargının bağımsız öğesi olan savunmanın ise savunma tekelinin vermiş olduğu yetki ve sorumluluk bilinci ile ‘sürece özenli aktif bir savunma konsepti ‘ile katkıda bulunmaları ile olanaklıdır.
    Söz konusu anlayışın benimsenip yerleşmesi adil ve güvenli yargılanma hakkı ile amaçlananların gerçekleşmesine sayısız katkı sunacaktır.
    Dolayısı ile yargılamada sürecinde her birinin farklı ancak inkar edilemeyecek etkinlik ve katkısı bulunan bu dinamiklerin somut uyuşmazlığı, Strazburg Yargı Kararlarının norm ve olaya ilişkin yorumları ile bu yorumun özündeki ilkelerden yararlanarak gidermeyi amaç edinmeleri,adaletin kolektif bir çabanın ürünü olduğu savının da gereği olacaktır.
    Bu amacın gerçekleşmesi, büyük ölçüde yargıç ve diğerlerinin öncelikle,nitelikli bir hukuk eğitimi yanında yoğun, uygulamaya dönük ve makul süreli bir mesleki hazırlık dönemi geçirmelerine bağlı görünmektedir.
    Bu bağlamda,hukuku mayalandıran ve tatlandıranın, hukukun felsefe ve sosyolojisi ile yorum bilimi olduğu bir kez daha anımsanarak ve bu bilimlerin yeniden kürsülerde hak ettikleri etkinlik ve konuma kavuşturulması sağlanarak,felsefe ve sosyolojiye yönelik bu ikincil ve ilgisiz tutumun da terk edilmesi gerekmektedir.
    Hukuk eğitiminin değişik aşamalarında ve özellikle yargıç eğitiminde bu eksikliğin giderilmesi yargıçların felsefe ve sosyolojideki argümanlara başvuru gereksiniminin de dolaylı karşılanmasına hizmet edecektir.
    Hukuk pratiği ile yorum öğretisi arasındaki yoğun ilişki de akılda tutularak,yorum öğretisinden fazlası ile yararlanılmasının kapıları mutlaka aralanmalıdır.Yorum metodolojisi anlamlandırma ve nitelendirmede kaçınılmaz bir değere sahiptir. Zira bu kararlardaki hukuksal kavramların açık yada gizlenen anlamları ve normatif düzenleme ile hedeflenen nihai amacın belirlenmesi yargıcın yorum metodolojisini bilip etkili kullanımı ile olanaklıdır.
    Bu bağlamda,yorum metodolojisi Genelde Strazburg,özelde de Türk Yargısının geleceğin hukukunun tasarlanmasında sık sık başvurulan algılama tanımlama,nitelendirme ve değerlendirme araçlarındandır. Geçmişten günümüze değin gelinen süreçte insan haklarının ve özgürlüklerinin henüz gelişimlerini tamamlayamadıkları gözetildiğinde,baş vurulan genişletici ve amaçsal yorum yöntemlerinin anılan gelişimin tamamlanmasında katılımcı ve kurucu bir işlev üstlenecekleri kesindir.
    6-Bu anlamda gerekçe de anılan misyonun edinilmesinde insan hakları alanındaki katkıların bileşeni olarak önemsenmeli bu önem, Strazburg Mahkemesinin temel içtihatlarının referans alınmasında kendini bulmalıdır. Ancak,gerek öğreti ve gerekse Yüksek Yargının ayrık pratikleri bir yana Avrupa Mahkemesinin temel içtihatları ve insan hakları anlayışı ile uyumlu biçimi gözetildiğinde bu alandaki argümanlardan da yeteri ve gerektiği kadar alınarak karşılıklı etkileşimin kanalları açık tutulmalıdır.İnsan haklarının gelişimi de bu bileşenlerin katkıları ivme kazanacaktır.
    7-Gelinen noktada gerekçeli karar hakkı konusunda iç hukuk sisteminin Strazburg yargı organının temel kabul ettiği ölçülerle bir iki ayrıntı dışında örtüştüğü ve kimi zamanlarda da ötede olduğu bir gerçektir.
    8-Yargıçların bir yönüyle hukuk uygulayıcısı öteki yüzü ile bir sosyal/hukuk tasarımcı kimliği taşıdıkları, gelecekteki sosyal düzen ve bu düzenin dayandığı normatif alanın, odağına insanın değer olarak oturtulması,bu kimlik sayesinde olacaktır. Hukuk bu kimlikte adalete dönüşecektir! ...
    9-Sonuç olarak ifade edilebilir ki; Gerekçeli karar alma hakkı koruyucu düzeneğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,Anayasa ve yargılama yöntemine ilişkin yasalar,öğreti ile bunların pratiğinden oluştuğu,bu mekanizmanın niteliği itibarı ile hakkın kullanımını kolaylaştıracak ve koruyacak ve geliştirecek bir konsepte sahip olduğu, bu anlamda Türk Yargısının yeterli donanım ve argümana sahip olduğu söylenebilir ise de, ilk seviye yargı yerleri,hazırlık tahkikatı makam ve uzantıları ile yargılamanın diğer öğesi savunma kurumunun bu konsepte tamamıyla uygun pratiklerinin olmadığı belirtilen sapma biçimleri ile ortadadır.Bu konudaki savın Türk Devleti aleyhine açılan ve sona eren mahkumiyet rakamları ile de sabittir.
    Anılan durumdan kurtulmanın şimdiye dek anlatılanların yanında uygulayıcıların (dinamiklerin) kimi ve neyi temsil ettiklerinin bilincinde olarak, insan haklarında somutlaşacak bir adalette,katılımcı kimlikleri ile öne çıkmalıdırlar.'

    ....

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 24.12.2005 - 14:44

    arkeoloji?

    Kayıp Zamanların Peşinde Alman Arkeoloji Enstitüsü Anadolu Kazıları Auf Der Suche Nach Verscwunden; Kolektif
    Yapı Kredi Yayınları; Mart 1999

    Arkeoloji ve Sanat Sayı: 79 Yıl: 19 Prehistorya / Arkeoloji / Eskiçağ Tarihi / Sanat Tarihi / Etnog; Nezih Başgelen
    Arkeoloji ve Sanat Yayınları; Ağustos 1997

    Arkeoloji Sözlüğü; Secda Saltuk
    İnkılap Kitabevi; 1997

    Arkeoloji ve Sanat Sayı: 75 Yıl: 18 Prehistorya / Arkeoloji / Eskiçağ Tarihi / Sanat Tarihi / Etnog; Nezih Başgelen
    Arkeoloji ve Sanat Yayınları; Güz 1996

    Arkeolojik Kazı Sistemi El Kitabı; Veli Sevin
    Arkeoloji ve Sanat Yayınları

    Arkeoloji; Clare Goff
    Remzi Kitabevi

    Modern İnsanın Kökeni; Roger Lewin
    TÜBİTAK Yayınları

    Bir Özyaşamöyküsü; R. G. Collingwood
    Yapı Kredi Yayınları

    Ahit Sandığı Can Giray KELEBEK YAYINLARI

    Arkeoloji'nin ABC'si Paul Bahn KABALCI YAYINEVİ

    ...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 22.12.2005 - 11:58

    EK - 3...

    Aktulum, Kubilay, Metinlerarası İlişkiler, Öteki Yayınları, Ankara, Mayıs 2000-

    ARİSTOTELES(1996) . Yorum Üzerine, çev. Saffet Babür, Ankara: İmge Kitabevi.

    AYSEVER, R. Levent (2000) . 'Dil Felsefesi, Söz Edimleri Kuramı ve John R. Searle', Searle 2000 içerisinde (s. 7-62) .

    DENKEL, Arda (1984) . Anlamın Kökenleri, İstanbul: Metis Yayınları.

    DERRIDA, Jacques (1999a) . 'Göstergebilim ve Gramatoloji', Türkçeye çev. Tülin Akşin. Toplumbilim, sayı 10/Jacques Derrida Özel Sayısı, s. 175-183.

    DERRIDA, Jacques (1999b) . 'İnsan Bilimlerinin Söyleminde Yapı, Gösterge ve Oyun,' çev. Özkan Gözel. Toplumbilim, sayı 10/Jacques Derrida Özel Sayısı, s. 165-173.

    DERRIDA, Jacques (1999c) . 'Différance', Türkçeye çev. Önay Sözer. Toplumbilim, sayı 10/Jacques Derrida Özel Sayısı, s. 49-61.

    DERRIDA, Jacques (1999d) . 'Platon'un Eczanesi,' Türkçeye çev. Zeynep Direk. Toplumbilim, sayı 10/Jacques Derrida Özel Sayısı, s. 63-81.

    LOCKE, John (1992) . İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme, çev. Vehbi Hacıkadiroğlu, İstanbul: Ara Yayıncılık.

    SAUSSURE, Ferdinand de (1976) . Genel Dilbilim Dersleri, çev. Berke Vardar. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

    SEARLE, John. R. (2000) . Söz Edimleri, çev. R. Levent Aysever, Ankara: Ayraç Yayınevi.

    ....

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 20.12.2005 - 18:41

    kaynakça ekleri hakemi takip içindir...
    tartışmacıların taradığı kaynaklar gizlidir...

    KAYNAKÇA...

    Anthony Giddens, Modernliğin Sonuçları, Çev. Ersin Kuşdil, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 1994, s.18

    Arendt, H., Geçmişle Gelecek Arasında, Çev Bahadır Sina Şener, İletişim Yayınları, İstanbul, 1996, s.129

    Habermas, J., “Hannah Arendt’in İletişimsel Erk Kavramı”, Çev.Zeynep Çağlayan, Cogito, Sayı 5, 1995, s.258

    Billington, R., Felsefeyi Yaşamak, Ahlak Düşüncesine Giriş, Çev. Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yay., İstanbul, 1997, s.45.

    G.W.F. Hegel, Hukuk Felsefesinin Prensipleri, Çev. Cenap Karakaya, Sosyal Yayınları, İstnbul, 1991, s. 7

    Poole, R., Ahlak ve Modernlik, Çev. Mehmet Küçük, Ayrıntı Yay., İstanbul, 1993, s.25.

    Bauman, Z., Postmodern Etik, Çev. Alev Türker, Ayrıntı Yay., İstanbul, 1998, s.45.

    Habermas, J., Zur Logik der Sozialwissenschaften (Sosyal Bilimler Mantığı Üzerine) , 1967, s. 8 (Türkçeye Mustafa Tüzel tarafından çevrilmiştir, 1998) .

    Adorno, T. W., Aufsätze zur Gesellschaftstheorie und Soziologie (Toplum Teorisi ve Sosyoloji Üzerine Makaleler) , s. 239, 1970.

    Horkheimer, M., Kritische Theorie (Eleştirel Teori) , cilt 1, s. 129, 1968.

    Gadamer, H. - G., Kleine Shcriften, Cilt 1 (Küçük Yazılar) , s. 143, 1966.

    ...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 19.12.2005 - 13:25

    eksikleri alfabetik sıraya göre dizin...

    Bulaç, Ali. Çağdaş Kavramlar ve Düzenler. 10. b. Endülüs Yayınları, Eylül 1990.

    Marx, K., Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, Sol Yay., Temmuz 1979

    Chomsky, Noam. Kader Üçgeni (ABD, İsrail ve Filistinliler) . Çev. Bahadır Sina Şener. 1.b. İletişim, Ocak 1993.

    Dünya Ekonomisi ve Emperyalizm, Özgün Yay., Temmuz 1975

    Reiman, M., Stalinizmin Doğuşu, Metis Yay., Ekim 1998

    Estin, C.& Laporte H.(2002) . Yunan ve Roma Mitolojisi. Çev.:Musa Eran. TÜBİTAK Yayınları, 21. Basım, Ankara

    İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ İNDEKSİ, Dr. Vâhid ÇABUK, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1994.

    KÖPRÜLÜ, Prof. Dr. Fuad, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, 2. bs., Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1966.

    Altan, Mehmet. Süperler ve Türkiye. Afa Yayınları, 1986.

    Altındal, Aytunç. Üç İsa. Çev. Sibel Özbudun. Anahtar Kitaplar, 1993.

    Benbanaste, Nesim. Örneklerle Türk Musevi Basının Tarihçesi. Sümbül Basımevi, 1988.

    Bourderon, Roger. Faşizm İdeolojileri ve Uygulamaları. Çev. Kenan Somer. 1.b. Onur Yayınları, Şubat 1989.

    ....

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 15.12.2005 - 17:04

    KAYNAKÇA:
    Bookchin, Murray, 1995, Toplumsal Anarşizm veya Yaşamtarzı Anarşizme: Birleştirilemez Bir Uçurum, London: AK Press.
    Bookchin, Murray, 1996, Üçüncü Devrim: Devrimci Çağda Halk Hareketleri, Cilt. 1, New York: Cassell.
    Chomsky, Noam, 1994, Sırlar, Yalanlar ve Demokrasi, Tucson, AZ: Odonian Press.
    Dahl, Robert, 1989, Demokrasi ve Ona Karşı Eleştiriler, New Haven: Yale University Press.
    Dewey, John (editör) , 1957, Thomas Jefferson'un Yaşayan Düşünceleri, New York: Fawcett.
    Dolgoff, Sam (editör) , 1974, Anarşist Kolektifler: 1936-1939 İspanyol Devrimi'nde İşçilerin Kendinden Yönetimi, New York: Free Life Editions.
    Draper, Hal, 1969, 'Anarşizmin Babası Üzerine Bir Not', New Politics. Cilt VIII, sayı 1, s. 79-93.
    Goodman, Paul, 1965, İnsanlar veya Personel: Merkezsizleşme ve Karma Sistem, New York: Random House.
    Guerin, Daniel, 1970, Anarşizm: Teoriden Pratiğe, (M. Klopper, çevirmen) , New York: Monthly Review Press.
    Kropotkin, Peter, 1986, Büyük Fransız Devrimi: 1789-1793, (N. F. Dryhurst, çevirmen) , London: Elephant.
    Kropotkin, Peter, 1993, 'Devlet: Tarihsel Rolü', Kropotkin’s Fugitive Writings, (G. Woodcock, editör) , Montreal: Black Rose Books, s. 159-201.
    Laclau, Ernesto, and Mouffe, Chantal, 1985, Hegamonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokratik Bir Siyasete Doğru, New York: Verso.
    Lenin, V.I., 1976, Seçme Eserler, Moscow: Progress Publishers.
    Malatesta, Errico, 1995, Anarşist Devrim: Polemiksel Makaleler 1924-1931, (V. Richards, editör) , London: Freedom Press.
    Mouffe, Chantal (editör) , 1992, Radikal Demokrasinin Boyutları: Çokçuluk, Yurttaşlık, Topluluk, New York: Verso.
    Mouffe, Chantal, 1996, 'Radikal Demokrasi Mi, Liberal Demokrasi Mi? ', D. Trend (editör) , Radikal Demokrasi, New York: Routledge, s. 19-26.
    Morrison, Roy, 1995, Ekolojik Demokrasi, Boston: South End Press.
    Trend, David (editör) , 1996, Radikal Demokrasi: Kimlik, Yurttaşlık, ve Devlet, New York: Routledge.
    Tucker, Benjamin R., 1888, Devlet Sosyalizmi ve Anarşizm: Ne Kadar Uyuşur ve Hangi Hususta Farklılaşır, Alpine, MI: Charles W. Bergman.
    Voline, 1974, Bilinmeyen Devrim: 1917-1921, Montreal: Black Rose Books.
    Wood, Ellen Meiksins, 1995, Kapitalizme Karşı Demokrasi: Tarihsel Materyalizmi Yenilemek, Cambridge: Cambridge University Press.
    Woodcock, George, 1962, Anarşizm: Liberter Fikirlerin ve Hareketlerin Tarihi, New York: World Publishing.
    Çeviri: Anarşist Bakış

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 13.12.2005 - 14:07

    bu kaynaklar kabul edildi...


    Carlisle, Ronald C. ve Siegel., Michael I. (1974) ,'Some Problems in the Interpretation of Neanderthal Speech Capabilities: A Reply to Lieberman', American Anthropologist 76: 319 - 22.

    Denes, P.B. ve Pinson, E.N. (1973) , The Speech Chain: The Physics and Biology of Spoken Language, göz. geç. bas., Garden City, N.Y.: Anchor Press.

    Falk, Dean (1975) , 'Comparative Anatomy of the Larynx in Man and the Chimpanzee: Implications for Language in Neanderthal', American Journal of Physical Anthropology 43: 123 - 32.

    Falk, D. (1980) , 'Language, Handedness, and Primate Brains: Did the Australopithecines Sign? ', American Anthropologist 82: 72-8.

    İzbul, Yalçın (1979) , 'Şempanzelerde Gözlemlenen Dil Davranışları Üzerine Bazı Düşünceler', Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 2: 38-56.

    İzbul, Y. (1981) , 'Dilin Evrenceleri ve Konuşmaya Dayalı Bildirişimin Evrimi: Hockett'in Görüşleri Üzerine Bir Değerlendirme', Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 4: 76-100.

    İzbul, Y. (1983) 'İnsanın Evriminde Avcı-Toplayıcı Yaşam Tarzı; Alet Teknolojisi ve Konuşma Dili', Gazi Üniversitesi B.Y.Y.O. İletişim Dergisi 5 (baskıda) .

    Le Gros Clark, W. E. (1971) , The Antecedents of Man: An Introduction to the Evolutlon of the Primates, (1959) , 3. bas., Edinburg: Edinburg University Press.

    Lenneberg, Eric. H. (1967) , The Biological Foundations of Language, Nevv York: Wiley.

    Lieberman, Philip (1968) , 'Primate Vocalizations and Human Linguistic Ability', Journal of the Acoustical Society of America 44: 1574-84; bkz., ayrıca, Lieberman, 1972: 11-40.

    Lieberman, P. (1969) , 'On the Acoustic Analysis of Primate Vocalizations', Behavior Research Methods and Instrumentation 1: 169-74; bkz., ayrıca, Lieberman, 1972: 63-75.

    Lieberman, P. (1972) , The Speech of Primates, The Hague: Mouton.

    Lieberman, P. ve Crelin, Edmund S. (1971) , 'On the Speech of Neanderthal Man', Linguistic Inquiry 2: 203-22; bkz., ayrıca, Lieberman, 1972: 76-100.

    Lieberman, P., Crelin, E.S., ve Klatt, D.H. (1972) , 'Phonetic Ability and Related Anatomy of the Nevvborn and Adult Human, Neanderthal Man, and the Chimpanzee', American Anthropologist 74: 287-307; bkz., ayrıca, Lieberman, 1972: 101-33.

    Lieberman, P., Harris, Katherine S., Wolff, Peter.ve Russel, Lorraine H. (1971) , 'Nevvborn Infant Cry and Nonhuman Primate Vocalizations', Journal of Speech and Hearing Research 14: 718-27; bkz., ayrıca, Lieberman, 1972: 41-53.

    Lieberman, P., Klatt, D.H., ve Wilson, W.A. (1969) , 'Vocal Tract Limitations on the Vowel Repertoires of Rhesus Monkey and Other Nonhuman Primates', Science 164:1185-7; bkz., ayrıca, Lieberman
    1972: 54-62.

    Rosen, S.I. (1974) , Introduction to Primates, Living and Fossil, Englevvood Cliffs, N.J.: Prentice-Hall.

    Trinkaus, Erik ve Howells, William W. (1979) , 'The Neanderthals', Scientifıc American 241: 118-33.

    Wilson, Edvvard O. (1975) , Sociobiology: The New Synthesis, Cambridge, Mass.: The Belknap Press öf Harvard University Press.

    ....

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 09.12.2005 - 14:49

    kaynakça...


    Ortaylı, İlber; “Osmanlı Diplomasisi ve Dışişleri Örgütü”, Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi,
    Ortaylı, İlber; Türkiye İdare Tarihi, Ankara, 1979.
    Sander, Oral; Anka’nın Yükselişi ve Düşüşü, Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Denem
    Thévenot, Jean; 1655 – 1656’da Türkiye, İstanbul, 1978.e, Ankara, 1993.
    Soysal, İsmail (yay. haz.): Çağdaş Türk Diplomasisi: 200 Yıllık Süreç, Ankara (1999) .
    Berkes, Niyazi; Türkiye’de Çağdaşlaşma, Doğu-Batı Yay., İstanbul, 1978
    Keyder, Çağlar; Türkiye’de Devlet ve Sınıflar, İletişim Yay., 5.bs, İstanbul, 1999
    Sinanoğlu, Suat; Türk Hümanizmi, TTK, Ankara, 1972
    Şapolyo, Enver Behan; Türkiye Cumhuriyeti Tarihi (1918-1950) , MEB., İstanbul, 1950
    Bernard Lewis,Modern Türkiye’nin Doğuşu,Ankara (1988) . • Carr, Edward H.; Milliyetçilik ve Sonrası, İstanbul, 1999
    Erözden, Ozan; Ulus-Devlet, Ankara, 1997
    Gellner, Ernest; Milliyetçiliğe Bakmak, İletişim Yay., İstanbul, 1998
    Gellner, Ernest; Uluslar ve Ulusçuluk, çev:Büşra E. Bahar- Günay G. Erdoğan, İnsan Yay., İstanbul, 1992
    Hobsbawm, E. J.; 1780’den Günümüze Milletler ve Milliyetçilik, İstanbul, 1995
    Kovel, Joel; Tarih ve Tin; Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 1996
    Mutman, M.; Yeğenoğlu, M.; Keyman F.; Oryantalizm, Hegemonya ve Kültürel Fark; İletişim Yayınları, 1998
    Ortaylı, İlber; 'Klasik Çağın Türkiye'de Algılanması', Oral Sander'e Armağan, Ankara, 1996
    Said, Edward; Şarkiyatçılık; Metis Yayınları, İstanbul, 1999

    ...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 08.12.2005 - 14:31

    ''Merkezîleşme öyle sert ve sıkı bir yapı ki merkeze hakim olan ideoloji bütün entelektüel dağarcığımızı şekillendirebiliyor. Şairleri, yazarları yasaklayabiliyor, kendisine aykırı gelen yazarları hapse atabiliyor, kitapları yakabiliyor.

    Merkezî otoritenin düşünüş biçimi, kendi varlığını idameye yönelik bir dizi pratik talimattan öteye gidemiyor. Dolayısıyla edebiyat ve felsefe gibi konularla da ancak kendi varlığı ve anlayışı veçhesinden ilgileniyor.Onun için kendisine yaramayan bir edebiyat sadece laf salatası. Zaten 'Edebiyat yapma! ' şeklindeki serzenişin temelinde de bu merkezî dayatmanın toplumdaki yansımasını görmüyor muyuz?

    Merkezîleşme bütün değerleri ve normları kendisi tanımlayarak toplumdan sadece bunlara uymasını istiyor. Dolayısıyla edebiyat ve felsefe gibi konular birbirlerinden apayrı ve otoritenin pragmatizmine göre yararlı/yarasız sayılan 'hobilere' indirgeniyor. Meselâ hâlâ yazarlığı bir 'meslek' kabul etmeyen, 'sigortalı' bir devlet memuriyetini tek ve gerçek 'iş' sayan bir toplumun AB ile ilgili sağlıklı bir kanaat geliştirmesi mümkün mü?

    Zira böyle bir toplumun, John Locke'un hoşgörü üzerine yazdıklarının bir 'mektup' olduğunu önemsemesi beklenebilir mi? Veya 'Yüzüklerin Efendisi'nin' (Her ne kadar Tolkien, 'varlığının farkına vardığından beri alegoriden nefret ettiğini' söylemiş olsa da…) ciddi bir totalitarizm ve sanayileşme eleştirisi olduğunu fark edebilir mi? Veya… Asimov'un 'Ben Robt'unun' insan ve Tanrı ilişkisine dair, insan varoluşuna dair yerleşik kanaatlerimize yönelik bir eleştiri olduğunu umursar mı? Hatta… Ülkemiz 'okumuşlarınca' hâlâ burun kıvrılan best-seller türünün önde gelen yazarlarından Dean Koontz'un 'Kalbin Karanlık Irmakları' isimli kitabının, özgürlükler ülkesi olarak bilinen Amerika'yı bekleyen korkunç bürokratik derin devlet totalitarizmine bir uyarı olduğuna kim dikkat eder?

    Aslında burada, sosyalizme bence en sert eleştiriyi getiren Orwell'ı en önce anmadığımız için eminim bazı okurlar tebessüm etmişlerdir. 'Hayvan Çiftliği' ve elbette '1984' ile sosyalizmin eninde sonunda totalitarizmden (hadi daha rahat söyleyelim Stalinizm'den) başka bir şey doğurmayacağını bize anlatırken acaba lâf salatası mı yapıyordu? Ya Zamyatin? Orwell'a ve Huxley'e yol göstermiş bu talihsiz devrimcinin öngörüsü acaba siyaset bilimcilerince yeterince dikkate alındı mı dersiniz?

    Burada çeşitli edebî türlerde toplum ve siyasete bakışı örneklemekteki maksadımız, bizim için hedef olan batının, düşünce dünyasının, edebiyattan ne kadar beslendiğini göstermekti. Zira felsefe sadece bilge-kralların yazdığı bir beyin kullanma kılavuzu değildir. Felsefe bizimledir ve kendi varlığımız anlamanın bir aracıdır. Edebiyat da bunu ifade etmenin, dile getirmenin bir aracıdır. Felsefî yorum edebî metinden ayrılamaz. Edebî bir metni yorumlarken fikrî alt yapıyı es geçemeyiz. Ve her felsefe metni, edebiyatın disiplinli öğretmenliğine ihtiyaç duyar.''


    tutarsız...
    yanlış ve sebepsiz...
    verilen kaynaklar dan bu anlam çıkmıyor...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 07.12.2005 - 16:40

    eleştirmene not...

    denetçi yada izleyicilerin kim olduğu açıklanmaz...
    günlük gazete,haftalık dergiler mesnetsizlik şüphesiyle onaylanmaz...
    'kaynak olarak gösterilmeyecek dergiler' dışında hepsi uygundur...
    sanat ifadelerin de aktif eserler kullanılamaz,ancak gıyaben emsal gösterilir...
    ...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 07.12.2005 - 13:03

    ...
    düzeltme...

    'Ama derin-düşünce düzlemindeki anlak felsefeyi denetimi altına aldı. Başka bakımlardan bir belgi olarak kullanılan bu anlatımın neyi anlattığını sağın olarak bilmemiz gerekir; onunla genel olarak soyutlayıcı ve dolayısıyla ayırıcı ve ayırmasında direten anlak anlaşılır. Usa karşı döndüğünde sıradan sağduyu olarak davranır ve gerçekliğin duyusal olgusallık üzerine dayandığı, düşüncelerin yalnızca düşünceler olduğu, ve bunun ilkin duyusal algının onlara içerik ve olgusallık vermesi anlamında böyle olduğu, usun kendinde ve kendi için kaldığı sürece yalnızca beynin kuruntularını ürettiği görüşünü dayatır. Usun bu kendini yadsıması üzerine gerçeklik kavramı yiter; us yalnızca öznel gerçekliği, yalnızca görüngüleri, yalnızca olgunun kendisinin doğasının karşılık düşmediği birşeyi bilmeye sınırlanır; bilme geriye sanıya indirgenir.'
    ...

    bu ifadelerin kaynağı muteber değil...
    ilk üçü ile tutarlı ve bağlantılı değil...
    kullanılan dil,alıntılanan yere ait olduğu için kabul edilebilir...
    düzeltme ve açıklamalar için yeni başlık ve ek süre kullanılmasın da fayda var...
    4.tartışma söz sahibiyle devam etsin...

  • Desmos Yakaza Zorba
    Desmos Yakaza Zorba 05.12.2005 - 13:32

    kaynaksız ifadeler yalan ve çarptırma olarak değerlendirilir...
    kavramsal çerçeve iddia sahibi tarafın dan oluşturulur...
    soruya cevap verilir soru ile karşılık verilmez...
    herkez istediği inancı güder sonucun mantıksal tutarlılığı zedelenmedikçe..
    açıklama getiremeyenler 24 saat süre ile kaybetmiş sayılmaz...
    açıklama metinlerinin gramer ve semantik belirlenimi(yanlışlık-doğruluk) hakemin insiyatifindedir...
    yeni bir iddia konuya aidiyeti göz önün de bulundurularak eski bir açıklamayla geçiştirilmez...
    her müdahil kompozisyonun tamamın dan sorumludur kimse branşlaşmaya gidemez...
    mehazlar gizlice hakeme ulaştırılır...
    kesintisiz çizgiyle bitmeyen kavramların tartışması sürmektedir...
    aşamalı açıklamalar da ardışık açıklamalara gidilir sıra kesinlikle atlanmaz...
    bu kaideler diğer 3 kaidenin devamıdır...
    ve katılımcılar tarafın dan üstlerin de uzlaşılmışlardır...
    ...

    kolay gelsin...

  • İbrahim Beydag
    İbrahim Beydag 21.09.2005 - 23:14

    HâKêM Himmmmmmmm bi DüŞüNüYiM
    HaH aKLıMa biŞeYLeR GeLDi
    DaHa o GüN FeNeR-BeŞiKtaŞ MaCıNDa HaKEMLeRiN Ne KaDaR TaRaF TuTTuKLaR BeLLi oDLu
    KırMıZı karTLıK PoziSYoNDa FeNeRiN aLeHiNa DüDüK ÇaLDı
    ....

  • İmpiger
    İmpiger 12.03.2005 - 02:00

    Ülkemizdeki meslek grupları arasında küfür yemede ebelerin yegane rakipleri.