Kültür Sanat Edebiyat Şiir

aşk sizce ne demek, aşk size neyi çağrıştırıyor?

aşk terimi Cengiz Ekrem Teymur tarafından tarihinde eklendi

  • Sebahattin Şahin
    Sebahattin Şahin

    ne zamandan beri arayıp bu gün bulduğum imkansız sandığum ve kesinlikle bitmemesini istediğim bir melek

  • Halit Yıl
    Halit Yıl

    AŞK ONA ULAŞAMAMAKTIR...
    ONU ELDE EDEMEMEKTİR
    KAÇARSIN AŞIK OLURSUN
    TUTARSIN TİKSİNİRSİN
    BÖYLE BİR ŞEY...

  • Arda Kaynak
    Arda Kaynak

    Isik: Aniden gelince gözlerimiz kamasmaz mi? Hiçbir yere bakamaz, baksak da göremez oluruz: Ask...

  • Nedim Uğur
    Nedim Uğur

    'Eğer hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek
    kalacaksınız deseler,
    yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim:
    Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta
    sallanırken...
    Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim insanla öpüştüğüm ilk
    gün...
    Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu.
    Ama aslında bu kadar basitti işte:
    Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan, âşıksın! '

    Kürşat Başar (Başucumda Müzik Kitabından...)

  • Reyhan Sarı
    Reyhan Sarı

    uzak benden aşk uzak artık

  • Muhammed Mücahid Hatipoğlu
    Muhammed Mücahid Hatipoğlu

    benden uzak olsun...

  • Reyhan Sarı
    Reyhan Sarı

    AŞK;
    BİR KİŞİ İÇİN FELAKET
    İKİ KİŞİ İÇİN SAADET
    ÜÇ KİŞİ İÇİN CİNAYET DEMEKTİR! ! !

  • Nedim Uğur
    Nedim Uğur

    Tahir'le Zühre Meselesi

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte
    yani yürekte.

    Mesela bir barikatta dövüşerek
    mesela kuzey kutbunu kefe giderken
    mesela denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


    Nazım Hikmet

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    seni sevmek bir yurdu sevmek kadar sıcak ve beter ve şaşırtıcı... nasıl yurdumu düşünürken aklıma geliyorsa ölüm, seni düşününce de silahlar patlıyor göğsümün sol altında. devrime inanmak gibi birşey hayalini gözlemek ve işte hayalini gözlemek: sabaha karşı penceremde parıldayan birkaç dakika. tut o birkaç dakikayı uzat sonsuza ve beni orada kendi yüreğimi yerken bulsun jandarmalar! ..

    yüksek tansiyon, yüksek ateş, yüksek ayrılık ve yürek büyümesinden öleceğim. biliyorsun öleceğim; seni severken öleceğim! kız sen benden sonra yaşamayasın..!

    bir lanetli....

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi

    Arap meliklerinden birine Leyla ile Mecnun’un halinden bahsediyorlar. Dediler ki:

    - “Mecnun, iyi ve kuvvetli bir şair olduğu halde, çöllerde dolaşıp perişan bir hale düştü. İrade dizginini elinden kaçırdı.”

    Melik, “Onu bulup getirin” emrini verdi.

    Mecnunu bulup getirdiler ve huzura çıkardılar.

    Melik, onu ayıplayarak şöyle dedi:” İnsanlık şeref ve haysiyetinden ne zarar gördün ki, hayvanlık huyunu aldın da, insanlar arasında yaşamaktan vazgeçtin? ...”

    Mecnun ona inliye inliye şu cevabı verdi:

    - ”Birçok dostlarım Leyla’yı sevdiğim için beni ayıpladılar. Fakat bir gün Leyla’yı gördüklerinde, benim mazur olduğumu anlayacaklardır.”

    “Ey gönlümü alan güzel! ...Keşki beni ayıplayanlar seni bir görseydiler. Seni görünce, turunç kesecekleri yerde kendilerinden geçip ellerini keserlerdi. Bunu görmek isterdim. O zaman hakikat meydana çıkar ve davamda haklı olduğum sabit olurdu.”

    Melik; “Bir de biz görelim bakalım. Ne biçim şeymiş bu Leyla”, dedi ve onun aranıp bulunmasını ve huzuruna getirilmesini emretti.

    Melikin emri üzerine memurlar çölü dolaştılar, çadırları aradılar. Sonunda Leyla’yı bularak getirip huzura çıkardılar.

    Melik, baktı ki, bu Leyla denilen kız, esmer mi esmer, zayıf mı zayıf....Melik, Leyla’yı beğenmedi. Çünkü haremindeki cariyelerin en çirkini ve hakiri, ondan daha güzel ve daha süslü idi...

    Zeki Mecnun, melikin aklından geçeni derhal anladı ve dedi ki:

    - “Ey Melik! ..Leyla’ya kıymet vermek için ona, Mecnun gözüyle bakmalısın.Eğer Leyla’ya benim gözümle bakarsan gerçeği o zaman anlar, aşkımdaki manayı ve sırrı o vakit çözer, ondaki güzelliğin o zaman farkına varırsın...”

    Mesnevi de şöyle geçiyor:

    Sen benim derdimi kavrayamazsın ki, bana acıyabilesin. Benim derdimi ve derdimdeki manayı idrak ve ihata edebilen bana arkadaş olabilir. Ben böyle bir arkadaşa halimi gece gündüz anlatabilirim. O da anlar...”İki odun birlikte olursa iyi yanar.”

    Şöyle bir şiir de var:

    Cananıma ve yurduna dair kulağıma gelen sözleri,
    O yurdun güvercinleri duysalar, benim feryadıma iştirak ederler.

    Ey dostlarım! ...Sıhhat ve afiyette olan kimseye söyleyin:
    Sen dertlinin yüreğindeki sızıyı bilmezsin.

    Mesnevi de ayrıca şöyle geçer:

    “Sağlam insanlarda yara derdi bulunmaz. Ben derdimi ancak ve ancak derdime ortak olana söyleyebilirim. Başkasına anlatamam... Ömründe bir kimseyi arı sokmamış ise, ona arıdan bahsetmek boş şeydir. Sen benim gibi bir derde müptela olmamış isen, benim halim sana efsane gibi gelir. Onu bir masal gibi dinlersin. Benim içimdeki sızıyı başkasıyla mukayese etme. Başkası, tuzu elinde tutuyor. Halbuki benim yarama ekilmiştir.”

  • Selin Sel
    Selin Sel

    Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın bir çocuğun elinde,
    ki celladım gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken
    Yine de özlüyorum onu, niyetçi tavşanlara dönerken beklediklerim

    Aynı soruyu sormaktan,
    Minör ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan
    İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
    Yoruldum, yoruldum,YORULDUM.....
    Gereklilik kipinde yaşamaktan.

    A. Telli

  • Selin Sel
    Selin Sel

    Aşk sevmediğin ama yapman gereken sorumluluklarını yerine getirebilmen için sana adanmış manevi bir güç…Umutlarını yitirmemeni anımsatan ufak bir mutluluk dalgası ve gözlerinde kaybolabildiğin biriyle aynı yolda elele yürüyebilmektir. Düşen bir çocuğu koşup kaldıracak kadar duyarlı olabilmek ve yaşlandım diye ağlayan bir teyzeye hala güzel görünebildiğini söyleyebilmektir. Sokaklarda nedensiz yere bağırabilmek. Bir günlüğüne de olsa çocuk olup isyan edebilmektir. Tadını bilmediğin yemekleri yiyebilmek, hiç görmediğin ülkelere gidebilmektir. Zaman alışkanlıklarıyla geliyor ve bizi bırakın evimiz önümüzde duran selvi ağacı için bile yerimizde kalma dürtüsüyle doldurabiliyor. Bir günlüğüne de olsa vazgeçebiliyorsam alışkanlıklarımdan, gidebiliyorsam daha önce sevmediğim bir sokağa ve bırakabiliyorsam kendimi derin uykulara aşığım demektir… Ama en önemlisi korkuyorsam kaybetmekten çocukluğuma yakınım ve hala büyümemişim demektir.

    T E K İ M / -7-

  • Ziya Ediz
    Ziya Ediz

    aşk, bir yaşam, bir felsefe, bir ideal, bir görüş, bir tarz, bir mutluluğun ifadesidir....

  • Tarhan Tekelioglu
    Tarhan Tekelioglu

    forum ana sayfada degisik tartisma(!) konularindan biri: sizce ask nedir?
    bizce ask:

    bu isi en iyi tanimlayan, bir cizgi film kahramani... ortacagda güzel bir tazeyi bir kenara sikistiran papaz efendi hesap sormaktadir, cizgi filmimizin venüsünden...
    önce bu papazin filmdeki durumu nedir bunu bir acikliga kavusturmak lazim tabii..
    bu papaz, tüm papazlar gibi, aile edinmesi hos yasak olan ve ailesi tüm hristiyanlar olan, pederlerden biri.. kendini insanliga adamis bir papaz..
    o zamanin hit hobylerinden biri ile de ugrasmaktadir, ayin, cenaze, dügün vs.. yogun isleirnin arasinda... hobisi: simyacilik... yani, tamamen insanligin (kendisi bir insandir) iyiligi icin kendini bakir teneke gibi dogada bol bulunan boktan malzemelerden altin elde edebilme ilmine adamis bir papazdir kahramanimiz.. gecelerini gündüzlerini, asil mesleginin disindan tamamen bu ise ayirmistir...
    geceler boyu kitablar karistirir, ilham gelmesi icin rüyalarini da bu ise tahsis etmistir..
    ama, kendini insanligin (!) hizmetine bu kadar adamis iken, son zamanlarda kücük bir sorun beliriverir...
    bu kücük sorunun hesabini sorar, köseye kistirdigi sorumludan:

    'ver bakalim simdi, gecelerimi yararsiz rüyalarla mesgul etmenin hesabini! '

    bence aski, bu bir tavan arasinda köseye kistirilmis bir sarisin afeti devrana hitaben söylenmis spontan hitab cümleciginden daha özlü ve etraflica ifade edebilen lakirdi nadirdir tüm dünyanin ask lugatcelerinde...

    bir de,

    tolstoy'un anna karenina'sinda (sanki okumusum gibi, havali giris cümleme bakar misiniz... icinde keloglana idman yaptiran bölümler var diye okuyan bir arkadasimin hayat dersi diye bana üni. yillarimda anlattigi bir pasaj bu.. ben kim, böyle baba kitablar okumak kim..)

    adam diyesiymis kim:

    'kadin bir yük gibidir... önünde tutarsan, ellerini mesgul ettiginden, ellerinle is yapamazsin... sirtina sarman lazim ki hayatinin akisini fazla etkilemesin'

    bu durumda,

    en garantisi,
    türk filimlerinde kemal sunala mahalle arkadaslarinin ettigi tavsiyeye uyup, kapisinin önünde 'korkma kötü bir niyetim yok, sadece seydecegim..' diyip, olayi garantiye almak...

    bir papaz, bir tolstoy ve bir kemal sunal'in bana ögrettigi...
    bunlardan daha arif bir adam sözünü nerede bulacagiz kardesim?

    öpüyorum kötü bir niyet tasimaksiniz hepinizi...

  • Ozge Sidar
    Ozge Sidar

    aşk,mucizelere inanmaktır.bindiğiniz her otobüsün sizi ona götürmesini dilemektir.aranızda kilometrelerce uzaklık olsa da bir sokak köşesinde aniden karşınıza çıkıvermesini ummaktır.izmir de gemiden inen her subay öğrencisinin yüzünde onu aramaktır.balonlara ismini yazıp gökyüzüne savurmaktır sonra.her yaşanan anı onun beni sevebilme ümidine adamaktır.aşk..tanrıyla başbaşa kalmaktır.

  • Nehir Onku
    Nehir Onku

    Aşk karşındaki insanı değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabullenip sevebilmek
    ve onu birkaç dakikalığına da olsa görebilmek soğuktan donmayı göze alabilmektir.

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    şimdilerde cinsellikle karıştırılan şey..

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    Saati Yok Eremi Yok

    Aşktan yana söz duyunca
    Ben hep seni düşünürüm
    Uçsuz hayaller boyunca
    Ben hep seni düşünürüm

    Yıldızlar kayar yüceden
    Renkler sıyrılır geceden
    Yüreğim sızlar inceden
    Ben hep seni düşünürüm

    Aklın ucu değer hiçe
    Yol ararım içten içe
    Kainat uyur sessizce
    Ben hep seni düşünürüm

    Korkunun bittiği yerde
    Haz duyarım ince ince
    Bir mezar görsem bir yerde
    Ben hep seni düşünürüm

    Zaman hep sonsuza akar;
    Meyve dökülür, dal kalkar
    Çiçeklere bakar baakr
    Ben hep seni düşünürüm

    Rüzgar eser ilden İl'e
    Sağlıkta bitmez bu çile
    'Var'dan öte, 'Yok'ta bile
    Ben hep seni düşünürüm

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    Aşk

    Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
    Kar altinda terleyerek uyanmaktir aşk.

    Yanmiş iki cesedin kina gibi külleri arasindan
    Fişkin sürerce dirilip yeniden yanmaktir aşk.

    Cümle agaç kapilari, cümle demir kapilari aşip,
    Bir gönül kapisina dayanmaktir aşk.

    Sevgilinin otagini gökkuşagina boyayip gece-gündüz,
    Hüznün safran sarisiyla boyanmaktir aşk.

    Yaratmaktir ya da sevgilinin topragindan yaratilmak,
    Her nefes alip verişte yanmaktir aşk.

    Ismaili bir gönülle teslim olmaktir biçaga,
    Birini kandirmak degil, bilerek kanmaktir aşk.

    Diline arilar konar, koynunda karincalar gezer,
    Sevgilinin ölçegiyle her zaman sinanmaktir aşk.

    Israfil'in Sur'unu ruhunda duymaktir aşk,
    Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktir aşk.

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    -günlerce ve bu saatlerde beni uykusuz tuabilen şey..

    - aslında olmayan, hayal aldanış....

  • Ahmet Peker
    Ahmet Peker

    - bir şiir okursun alır hülyalara, başka alemlere götürür.. aşk iki kişinin aynı anda aynı şiiri yaşadığını hissetmesidir.. bir şiiri yaşamak...! ?

    -insanların en çok yalan attıkları kendilerini bile kandırdıkları konu..

    -insanların hep en idealini aradıklarını söyleyip karşılarına çıkınca korkup kaçtıkları şey

    -cesur insanların işi(üzerinize alınmayın hiç biriniz aşk yaşayacak kadar cesur ve dürüst değilsiniz)

    -ateşe gülümseyerek yürümek

    -ve elele bir uçurumdan atlarken mutlu olabilmek...

    - hayır, hayır öyle değil; siz de olmayan, asla anlayamayacağınız birşey...

  • Ayşe Ay
    Ayşe Ay

    aşk karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmaklaa hıyarın teki olduğunu anlamak arasında geçen zamandır...

  • Ozge Sidar
    Ozge Sidar

    aşk yeni yaptırdığınız evinizi kiraya vermek gibidir.kiracılar habersizce çekip giderler.döndüğünüzde evinizi viraneye dönmüş bi halde bulursunuz.duvarlarına çocuklar resim çizmiş,camlar kırılmış,kapı kulpları ve ampuller çalınmıştır.bahçe ise bakımsızdır.yabani otlarla ve böceklerle dolmuştur.bir tulum giyip elinize bir çekiç alıp herşeye yeniden başlarsınız o buruklukla.mevsim sonbahardır.

  • Hande
    Hande

    seni uzaktan sevmek
    AŞK ların en güzeli,
    alıştım hasretine
    gel desen gelemem ki!

  • Gülcan Seven
    Gülcan Seven

    ask yasanilinca anlasiliyor ask oldugunu bile bilmiyor insan cogu kez, kayip edince anliyor o beraberligin ask oldugunu
    ve ask ayaklari yerden kesiyor cogu kez yerdemisin göktemi bilemiyorsun

  • Hep Soruyorum
    Hep Soruyorum

    bence aşk anlatılamıcak, kelimelere sığmıcak kadar güseeeeeeel! aşık olduum çok mu belli oluo? ;)))

  • Gamze
    Gamze

    :) :( :) :(

  • Betül Güz
    Betül Güz

    aşk nurullah gencin deyimiyle cefa ülkesinde umudun rüyasıdır...

  • Tertunç
    Tertunç

    aşk,nerede olduğu bilinmeyen,yakalanıldığı zaman insanı bir sır gibi saran büyülü bir hisler kaynağıdır.

  • Şair
    Şair

    AŞK

    Aşk her zaman güzeldir,
    Yeter ki içinde aşk olsun.

    7 Ekim 1993, Gaziantep

    Bülent ÖZCAN


    AŞK İNSANA KANATLAR VERİR

    Aşk insana kanatlar verir
    Yürek gideceği yeri bilir
    Mutluluk keşfedilmeyi bekleyen bir ülkedir
    Umutsuzluk o ülkede yitik bir şehir

    Aşk insana kanatlar verir
    Güçlü, dingin, coşkun kanatlar
    Ölümsüzlük şehrinden hayat seslenir:
    Ölüm geçilirse bir aşkla geçilir.

    17 Kasım 2000,
    Hucknall-Nottinghamshire-İngiltere

    Bülent ÖZCAN


    AŞK YİTİK BİR ÜLKEDİR

    Aşk yitik bir ülkedir
    Umuttur anahtarı
    O ülkeye girilmez
    Tez kuşan umutları

    Aşk yitik bir ülkedir
    Sevgidir anahtarı
    O ülkeye girilmez
    Sev bugünü yarını

    Sev bütün insanları...

    Kasım 1997, Londra

    Bülent ÖZCAN

    www.bulentozcan.com