Ask icin bu kadar gorus bildirmek pes demek ki o kadar onemli bir kavram demek,bak hic asik olmadim ama (yalannn) beni simdi zorla asik edeceksiniz haaa...Kime olsam acaba? ? ? mmmmm
aşk, sabık efradın ifadesiyle 'hemhal' olmaktır. Kendini onda bulmak, tatmak, yaşamaktır. Aşkta, istek arzu vardır ancaki şehvetten öte bir şeydir. Bu manada aşk mı şehveti doğurur yoksa şehvet mi aşkı doğurur? sorgulanması gerekir. Anne ile bebeği arasındaki duygu yoğunlaşmasına aşk denmemektedir.Bu durum ise, aşkın sonradan olan bir değişiklik olduğunu ortaya koymektadır. Bu müterafiklik nedeniyle günümüz insanı, şehevi arzu ile bir araya gelmeyi aşk olarak nitelemektedir.
Bu tarif esas itibariyle, nesneye ve karşı cinse olan duygu yoğunlaşmasının, istek ve arzu coşmasının bir ifadesidir. Ancak, zaman, mekan ve nesneyi aşarak kendini de unutarak bir duygu yoğunlaşması vardır ki, bu tanımlama bu günün kavram tanımlamasına biraz uzakta kalmaktadır.Bu manada aşk, her şeyi aşmak ve yok olmayı istemektir.
Netice itibariyle, aşk farklı manaları muhtevi ve fakat, yaşamsal süreç boyunca asli manasından çıkarılarak en basit tanımıyla gündelik yaşamda varlığını sürdürmektedir.
aşk, günümüzde ayaklar altına alınan yüce bi duygudur. ama insanda bir zihniyettir gidio... adına da ÇIKMAK demişler.iki güne bir sevgili deiştiriyolar.onlar hiç üzülmüyolar mı die merak ediyosanız insan sevmediği birinden ayrılınca tabi ki üzülmez.bakın arkadaşlar aşkı öle yabana atmayın. aşk bir hastalıktır.demin de sölediim gibi en yüce duygudur.aşk için insanlar canlarını feda etmişler.günümüzde böle mi? of ya ben çok eski kafalıyım yada aşk artık öldü....
aşk...günümüzün hakarete uğrayan en güzel kavramı.çünkü; insanlar yaşadıkları gündelik basit şeylerde de aşk kavramını kullanmaya başladılar.aşkın dili olsaydı herhalde davacı olurdu.haykırırdı ben bu değilim benim gibi sonsuz olan bir duygu sizin dediğiniz ve yaptığınız gibi gündelik biten birşey olabilirmi? ben ebediysem beni sınırlı dünyalarınıza hapsedip adımı kullanamazsınız...lütfen kullanmayalımda...dahada anlamıyorsak bir araştıralım leyla ile mecnun hikayesinin aslını...belki o zaman anlarız...sevgiyle kalın...
yapmayın tanımlanmaya değecek bir kelime bile değil artık ona bakarsanız herkes aşık haftadan haftaya sevgili değiştirenler bence sevginizi göstermek için başka kelime kullanın çünkü bunu yeterince kirlettinniz
hayat damarlarımızda biriken göz yaşlarımızı kimi zaman serbest bırakan, kimi zaman kurutan, kimi zaman bizi yalnız bırakan ve zamanı gelince acımadan çekip giden ve bazen çekip gitme zamanı hiç gelmeyen ve bazen onsuz olmaz dedirten sadece çok KÜÇÜK bişey..Sadece 3 harf ama....Herkesden herkese değişen ama bi yerde birleşen anlamı ÇOKKK büyükkkkkkkk.......
bBir papatya tarlası düsün.Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker. Yaklaşırsın yanına. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için her şeyi yapmak istersin. Dokunmak istersin. Dokunamazsın, orda onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna. Dayanamazsın onun kokusuna. Unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin. Diğer papatya orda kalmıştır. üreğinin bir kenarında. Paylaşılmamıştır birçok şey. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona. AŞK bu olsa gerek...
Saf verme saf almadır: sevdiğinizin saçını aralayarak kulağına bir çiçek iliştirirken gülümsemesiyle gönlünden size akan sıcaklık gibi. Saf alma saf vermedir. Sıcaklık sizi sararken kollarınızın da gayri ihtiyari ona sarılıvermesi gibi Saf alma, almadan vermedir; saf verme, vermeden almadır. Vermeden alma, saf eylemsizlik; almadan verme saf eylem. Yokluk ve olma. İkisi de düşünülemeyen, ama olanaksız değil.
Aşıklar yüz yüze, arkadaşlar sırt sırtadır. Yokluk olmaya, olma yokluğa geçer aşkta. Zamanda değildir aşk, bu yüzden düşünülemez, ama olanaklıdır çünkü zamanı doğurur. Kendinizin, kendi ve başkası diye yarılışını, ikametgahınızın hangi yaka olduğunun ayırt edilemezliğini yaşarsınız. Kendiniz başkasına, kendi-başkanız başkasının kendine geçer döner. Vicdan işte böyle bir döngünün belleğidir kırık ilişkileri onaran, eli öz kılan. Aşk biz olmadan bir esrimedir. Üçüncü kişiyi kaldırmazlığı bizciliğinden gelmez, ne ki bir bedeli vardır bunun; biten aşklar tazelenemez.
Aşklar geçer arkadaşlıklar kalır. Başkalarına açıktır arkadaşlık da ondan. Dayanıklılığı, ömrüne bereket uzun ömrü buradan gelir. Ama zamanda olduğundan, kusurludur bütün arkadaşlıklar ve bütün sevgiler.
Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylubaşkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz Niçin aşk?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler? Tek başına aşkı tanımlamak herşeyden soyutlamak mümkün mü? Hayır! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı. Nedir şu aşk...?
Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz. Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, 'Aşık oldum' dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir. Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, 'Seni Seviyorum' diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işteodur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.! ! . Lütfen ona haksızlık etmeyin..Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme
Belki de sadece şevkat ve dostluktur...aşk... Bir aşı paylaşmak..bir yastığa baş koymaktır belki.. Belki genetik bir mucize vücuda getirmektir birlikte...ve neslini devam ettirmek....
belki de...aşk....
bir bankta yanyana oturmuş 80 yaşındaki bir ninenin yanında oturan dedenin omzuna başını dayayıp...şekerleme yapması kadar kolaydır....
sen nelere kadirsin...
Aşk,
- mecazi ise insanı ciddi üzer
- hakiki ise insanı mutlu eder
Fethullah Gülen Grubu
(http://www.antoloji.com/grup/fethullah-gulen)
dünyanın en güzel şeyii..... kkim inkar edebilir ki
Ask icin bu kadar gorus bildirmek pes demek ki o kadar onemli bir kavram demek,bak hic asik olmadim ama (yalannn) beni simdi zorla asik edeceksiniz haaa...Kime olsam acaba? ? ? mmmmm
bu erosun ta tötüne...yayım dedirten terim...
Oltanın ucunda ki balık.
Hakkında bu kadar kelime israfı yapıldığına göre,varlığı da şüpheli demekki.
İki kişini nefesi tek bir ağızdan alıp verememeleridir...
İnsafla gözet aşkı güzel bulursun,
İnsan mayasından kötülükler bozgun,
Sen şehvete aşk ismini verdin ancak,
Şehvetten aşka dek varan yol upuzun.
MEVLÂNA
aşk psikolojik bir hastalıktır, zayıf insanların yaşadığı bir şeydir.
dart...ama hep duvara.
aşk, sabık efradın ifadesiyle 'hemhal' olmaktır. Kendini onda bulmak, tatmak, yaşamaktır. Aşkta, istek arzu vardır ancaki şehvetten öte bir şeydir. Bu manada aşk mı şehveti doğurur yoksa şehvet mi aşkı doğurur? sorgulanması gerekir. Anne ile bebeği arasındaki duygu yoğunlaşmasına aşk denmemektedir.Bu durum ise, aşkın sonradan olan bir değişiklik olduğunu ortaya koymektadır. Bu müterafiklik nedeniyle günümüz insanı, şehevi arzu ile bir araya gelmeyi aşk olarak nitelemektedir.
Bu tarif esas itibariyle, nesneye ve karşı cinse olan duygu yoğunlaşmasının, istek ve arzu coşmasının bir ifadesidir. Ancak, zaman, mekan ve nesneyi aşarak kendini de unutarak bir duygu yoğunlaşması vardır ki, bu tanımlama bu günün kavram tanımlamasına biraz uzakta kalmaktadır.Bu manada aşk, her şeyi aşmak ve yok olmayı istemektir.
Netice itibariyle, aşk farklı manaları muhtevi ve fakat, yaşamsal süreç boyunca asli manasından çıkarılarak en basit tanımıyla gündelik yaşamda varlığını sürdürmektedir.
aşk, günümüzde ayaklar altına alınan yüce bi duygudur. ama insanda bir zihniyettir gidio... adına da ÇIKMAK demişler.iki güne bir sevgili deiştiriyolar.onlar hiç üzülmüyolar mı die merak ediyosanız insan sevmediği birinden ayrılınca tabi ki üzülmez.bakın arkadaşlar aşkı öle yabana atmayın. aşk bir hastalıktır.demin de sölediim gibi en yüce duygudur.aşk için insanlar canlarını feda etmişler.günümüzde böle mi? of ya ben çok eski kafalıyım yada aşk artık öldü....
aşk;
başına vuracak taşı,
bulduktan sonraymış abla...
aşk çok büyük bir özveridir. zira hergün ölmeye herkes dayanamaz.
aşk...günümüzün hakarete uğrayan en güzel kavramı.çünkü; insanlar yaşadıkları gündelik basit şeylerde de aşk kavramını kullanmaya başladılar.aşkın dili olsaydı herhalde davacı olurdu.haykırırdı ben bu değilim benim gibi sonsuz olan bir duygu sizin dediğiniz ve yaptığınız gibi gündelik biten birşey olabilirmi? ben ebediysem beni sınırlı dünyalarınıza hapsedip adımı kullanamazsınız...lütfen kullanmayalımda...dahada anlamıyorsak bir araştıralım leyla ile mecnun hikayesinin aslını...belki o zaman anlarız...sevgiyle kalın...
deli sormuş deliye,
aşk nedir diye;
deli gülmüş deliye,
neden deliyim diye...
Aradığınız aşka şuan ulaşılamıyor...
içinize dönün ve şarkılarınızı yakıp secdede bekleyin...
eğer böyle birşey mümkünse...
Mevlana İdris
yapmayın tanımlanmaya değecek bir kelime bile değil artık ona bakarsanız herkes aşık haftadan haftaya sevgili değiştirenler bence sevginizi göstermek için başka kelime kullanın çünkü bunu yeterince kirlettinniz
aşk hayatı bozmuş
gerisi boşmuş
hepsi oyunmuş...
aşk bitmiş yalanı kalmış :)
benceyaşama gerekçesidir duyguların en güzeli en kuvvetlisidir
hayat damarlarımızda biriken göz yaşlarımızı kimi zaman serbest bırakan, kimi zaman kurutan, kimi zaman bizi yalnız bırakan ve zamanı gelince acımadan çekip giden ve bazen çekip gitme zamanı hiç gelmeyen ve bazen onsuz olmaz dedirten sadece çok KÜÇÜK bişey..Sadece 3 harf ama....Herkesden herkese değişen ama bi yerde birleşen anlamı ÇOKKK büyükkkkkkkk.......
görüldüğü gibi ençok tıklanıp düşüncelerin yazıldığı şey
aşksız kimse yapamıyor
yani aşk
bir ihtiyaç.....
1400 bana nasip olsun bari...
başını diğer tarafa çevirdiğin an onu tekrar özlemektir...
bBir papatya tarlası düsün.Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni
çeker. Yaklaşırsın yanına. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için her şeyi yapmak istersin. Dokunmak istersin. Dokunamazsın, orda
onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna. Dayanamazsın onun kokusuna.
Unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin. Diğer papatya orda kalmıştır. üreğinin bir kenarında. Paylaşılmamıştır birçok şey. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona. AŞK bu olsa gerek...
acı......
Almasız vermesizdir aşk
Saf verme saf almadır: sevdiğinizin saçını aralayarak kulağına bir çiçek iliştirirken gülümsemesiyle gönlünden size akan sıcaklık gibi. Saf alma saf vermedir. Sıcaklık sizi sararken kollarınızın da gayri ihtiyari ona sarılıvermesi gibi
Saf alma, almadan vermedir; saf verme, vermeden almadır. Vermeden alma, saf eylemsizlik; almadan verme saf eylem. Yokluk ve olma. İkisi de düşünülemeyen, ama olanaksız değil.
Aşıklar yüz yüze, arkadaşlar sırt sırtadır. Yokluk olmaya, olma yokluğa geçer aşkta. Zamanda değildir aşk, bu yüzden düşünülemez, ama olanaklıdır çünkü zamanı doğurur. Kendinizin, kendi ve başkası diye yarılışını, ikametgahınızın hangi yaka olduğunun ayırt edilemezliğini yaşarsınız. Kendiniz başkasına, kendi-başkanız başkasının kendine geçer döner. Vicdan işte böyle bir döngünün belleğidir kırık ilişkileri onaran, eli öz kılan. Aşk biz olmadan bir esrimedir. Üçüncü kişiyi kaldırmazlığı bizciliğinden gelmez, ne ki bir bedeli vardır bunun; biten aşklar tazelenemez.
Aşklar geçer arkadaşlıklar kalır. Başkalarına açıktır arkadaşlık da ondan. Dayanıklılığı, ömrüne bereket uzun ömrü buradan gelir. Ama zamanda olduğundan, kusurludur bütün arkadaşlıklar ve bütün sevgiler.
'herkesin sözünü ettiği ama pek az kişinin görebildiği bir hayalettir' demiş bi adam.. katılıyorum canı gönülden
Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.
Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın
tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylubaşkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz
Niçin aşk?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir
şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?
Tek başına aşkı tanımlamak herşeyden soyutlamak mümkün mü? Hayır! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı.
Nedir şu aşk...?
Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne
olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.
Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, 'Aşık oldum' dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, 'Seni Seviyorum' diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işteodur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya
calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu...
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.! ! . Lütfen ona haksızlık etmeyin..Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme
' SENİ SEVİYORUM ' Demek İçin Geç Kalma;
Belki de sadece şevkat ve dostluktur...aşk...
Bir aşı paylaşmak..bir yastığa baş koymaktır belki..
Belki genetik bir mucize vücuda getirmektir birlikte...ve neslini devam ettirmek....
belki de...aşk....
bir bankta yanyana oturmuş 80 yaşındaki bir ninenin yanında oturan dedenin omzuna başını dayayıp...şekerleme yapması kadar kolaydır....