Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ümraniye Belediyesi Şiir Yarışması
  • KURTLAR VADİSİ IRAK17.04.2006 - 15:04

    Kurtlar vadisi ırak, holywood aksiyonunun türk versiyonu. Ancak bunu yaparken, sadece film olarak kalmak istememiş ve mahallenin haydutlarına karşı yeni yetme delikanlıların iyiniyetli, feverani davranışlarının sergilendiği bu manada bir takım mesajların verildiği bir film.
    Nedir bu mesajlar? Bu mesajlar, birlik ve beraberlik. Bu coğrafyanın sahiplerinin ve yaşayanlarının ancak kendilerince anlaşılabileceği. Farklı olanların, tüm güçleriyle bu topraklara ait olanı anlayamayacağı ve pervasızca tüketilmek kaydıyla piyasaya sunabileceği.

  • jitem17.04.2006 - 14:43

    Jitem, yetkililerce kabul edilmese ve hukuken kabul edilmese bile kamuoyundaki genel kanı çerçevesinde devletin bekasına yönelik terör yahut illegal örgütlenmelerin çökertilmesi amacıyla faaliyetler icra eden ve devletin desteklediği devlet içinde memur yahu gönüllülerden müteşekkil bir organizasyonun adıdır.

    Sözkonusu organizasyonun varlığının tartışılması, güvenlik ve zaafiyet kavramlarıyla bir başka yönü itibariyle ise, hayatiyetle yakından ilgili bulunmaktadır. Çünkü, kurallar, olağan ve karşınızdakinin kurallara bağlı hareket edeceği durumlara göre oluşturulmuş bulunmaktadır. Muhatabınızın kuralsızlığı ve müdahalenin aciliyeti ve farklılığı nedeniyle bir takım usuli prosedürlere bağlı kalmak güneşin doğmasını beklemek gibidir ki, bazen işlerin karanlıkta yapılması gereği aşikardır. Bu anlamda, bu tür organizasyonların zorunluluğunu hayatiyet kavramı ile yakinen irtibatlandırarak değerlendirme zarureti kaçınılmazdır.

    Anılan organizasyonun hareket ve eylemlerindeki sınır ise, elbetteki kendini doğuran olağanüstülük, öngörülmezlik ve kuralsızlığın bittiği yerdir. Bir başka ifadeyle JİTEM veya benzeri örgütlenme, kaos ortamına has olup, bu kaosun normalleşmeye döndüğü anda görevimiz tehlikedeki chip gibi kendiliğinden sona erecektir.

  • FİFA07.12.2005 - 16:37

    Elbetteki, uluslararası futbol turnuvalarını ve organizasyonunu yapan kurumlardan biri. Bunun son olaylar muvacehesindeki davranışları üzerine yorum yapmak gerekirse, her kurum ve kuruluş kendisini yönetenlerin şekil ve kalıbına bağlı olarak taraf olmak zorundadır. İşin içine uluslararasılık girince ise, bu zaten kaçınılmazdır. Burada dikkati çeken taraf esas itibariyle, tüm uluslararası konularda biz türklerin tek kalması. Bir başka ifadeyle, muhasım duygular nedeniyle türkiyenin karşısında olan yahut olabilecek durumda olanların ittifak etmesi. Buradan çıkarılması gereken ders, her zaman güçlü olmak zorunluluğudur. Güç ve buna bağlı dengeler çerçevesinde hareket eden uluslararası ilişkiler bakımından yalnızlığımızı, 'türkün türkten başka dostu yoktur' u bize yeniden hatırlatan bir kurum.

  • üç şey07.12.2005 - 16:28

    1 ncisi Sağlık; çünkü, o olmadan hiç bir şeyin tadı ve tuzu olmadığı gibi, Allah bile hastalık halinde yükümlülüklerden beri kılıyor.
    2 ncisi Huzur; çünkü, huzur yoksa hiçbir şeyi anlayamazsın, değerini idrak edemezsin. Sahip olamazsın ona, sahip oldularını anlayamazsın.
    3 ncüsü Şuur; çünkü, şuur, içselleştirmek, idrak demek. Bugün şikayet ettiğimiz tüm sathiliklerin, yüzeyselliklerin temelinde şuursuzluk var. Şuur olmayınca, samimiyet de olmuyor tabi.

  • türk05.05.2005 - 10:18

    Türk, tarih boyunca bir arada yaşayarak ortak anlayış ve davranış biçimi geliştirmiş ırki boyutu da olan ve fakat ondan bağımsız bir topluluğun adıdır.
    Mücerret ırkıyet esasına dayalı nitelendirme, macarları da türk olarak kabul etmek sonucuna götürür ki, bu gün itibariyle böylesi bir yaklaşımın doğru olmadığı ortadadır.
    Türklükle gurur duymak derken esasen, şanlı mazide insan olmanın gereğinin yerine getirilmiş olmasına istinaden yapılmış olanları tasvip etmek kastedilmektedir. Bu husus doğrudur. Ancak, bu hasletlerden uzak olarak sadece tasvip anlamında gurur, boşta kalmışlık nedeniyle kendini bir yere ait hissetme zorunluluğundan kaynaklanan bir savruluştur. Başka bir şey değil.

  • aşk05.05.2005 - 10:06

    aşk, sabık efradın ifadesiyle 'hemhal' olmaktır. Kendini onda bulmak, tatmak, yaşamaktır. Aşkta, istek arzu vardır ancaki şehvetten öte bir şeydir. Bu manada aşk mı şehveti doğurur yoksa şehvet mi aşkı doğurur? sorgulanması gerekir. Anne ile bebeği arasındaki duygu yoğunlaşmasına aşk denmemektedir.Bu durum ise, aşkın sonradan olan bir değişiklik olduğunu ortaya koymektadır. Bu müterafiklik nedeniyle günümüz insanı, şehevi arzu ile bir araya gelmeyi aşk olarak nitelemektedir.

    Bu tarif esas itibariyle, nesneye ve karşı cinse olan duygu yoğunlaşmasının, istek ve arzu coşmasının bir ifadesidir. Ancak, zaman, mekan ve nesneyi aşarak kendini de unutarak bir duygu yoğunlaşması vardır ki, bu tanımlama bu günün kavram tanımlamasına biraz uzakta kalmaktadır.Bu manada aşk, her şeyi aşmak ve yok olmayı istemektir.

    Netice itibariyle, aşk farklı manaları muhtevi ve fakat, yaşamsal süreç boyunca asli manasından çıkarılarak en basit tanımıyla gündelik yaşamda varlığını sürdürmektedir.