aman gardaşım ne işin var şununla,,,onla temas eden herşeyin çok kirlenmez mi ? :=)) yakında bu bana da bir senaryo uydurur görün bakın..hA HA HA HAYTTTTTTTTT
ben öle bir yapıya sahibim ki,dostlarımla yaptığım hiçbir şeyi unutamam...iyisini de,kötüsünüde..
Ahmet bey fıkra deyince aklıma bir fıkra geldi...yakında bir dosta da anlatmıştım..
genç adamın evlenme çağı gelmiş ama,beğendiği kızı istedecek kimi kimsesi yokmuş,maçar ben isteyeceğim artık demiş eve şekerini almış çiçeğini yaptırmış,gitmiş kız evine,hoş beş vs iş konuya gelince kızın babası evlat seninle şötyle bir sohbet edelim demiş ve başlamış sormağa _ oğlum içkin var mı ? _ haşa efendim _ kumarın var mı _ ne münasebet efendim _çapkınlık filan malum bekarsın _ hayır efendim asla _ e oğlum senin hiç mi kötü bir huyun yok _ olmaz mı efendim neticede ben de insanım tabiiki var _ merak ettim oğlum bedir bu kötü huyun _ ben çok yalan söylerim efendim
Anlat o zaman kardeş... burdaki like veya dislike olayına ne diye takılıyorsun...? bir kaç tane manyağımız var burda ota moka dislike veriyor.. yapacak bir şey ok... hasta işte he deycen geçecen öylesine... ben o hasta kişi dislike verecek diye buraya yazı yazmayacak mıyım? çok bekler o ezik :)))
Delim divanem ablacım..yorgun olduğum bir gün bana da önermiştin köpüklü şekerli türk kahvesi..ve çok işime yaramıştı şimdi her şekerli kahve içişimde aklıma geliyorsun kulakların çınlıyor mu..?:))
ben de hiç sevemedim şu menengiç kahvesini.. hiçte güzel değil de,zevk meselesi diyelim, benim kahvem mis gibi Türk kahvesi bol köpüklü ve dahi bol şekerli olacak... çok şekerli içtiğim için,çok seyrek içebiliyorum..yok ya şekerim filan yok Allaha şükür..
Ahmet bir şey demek istemiyorum kardeşim.... yeni gelinler gibi olma....!!! oynamayı biliyorsan buyur meydan senin.. ama oynamayı bilmiyorsan yapacak bir şey yok :)))
Göğe Bakma Durağı İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat. Turgut Uyar
Zevk meselesi Berke, teşekkürler yinede...ki antep'te kaldım 6 ay ama o kahveyi pek beğenmedim...hatta menengiç kahvesi diye bir kahveside var...o da bana bir garip geldi... ben bildiğimden şaşmam.. bol köpüklüsünden Türk Kahvesi...şeker olayı size kalmış
bu arada kız Sulu Özlem...sen kahve yapmayı biliyon demi :))) ?
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı Göğsümün içinde ateş var gibi Bazı nur içinde, bazı sisteyim Bazı beni seven bir göğüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı Hayatım tükenmez maceralardı İçimde binlerce istekler vardı Bir şair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Başını göğsüme sakla sevgilim Güzel saçlarında dolaşsın elim Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların onu yaralar kıpırdatıyor ve o sertelmektedir yaralardan kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran içimize güneşler bırakan nal sesleri. Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın varınca bayrakları, marşları duyuyorum başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor durup dineliyorum bütün taframla bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün hantal yüreklerin olduğu orda.
Kesik kolları var aşkın döl ve inat barındıran. Hırpanî bir okşayışla akşam yanaşınca çocuklara ben karakavruk yüzümün arkasında kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan halksa kal'am onu kal'a kılan benim boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
Ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri çünkü kavganın göbeğidir benim yerim canlarım, kollarında Parti pazubentleri dik başlar, erkek haykırışlarla göndere, en yukarlara çekiyorlar en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini. Yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime? Asfalt yakıyor genzimi asfalt adamlarını topluyor aramızdan yıkılıp omuzdaşlarının seslerine yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
Ben merd-i meydan yani toprağın ve kanın gürzü güllerin bin yıllık mezarı bendedir yukardan bakarım efendilerin pusatlarına insanların bütün sabahlarını merak ederim gök hırpalanmaktadır merakımdan ıtır kokan benim yumruklarımdır benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
Alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa Zülküf de vursun. Yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
aman gardaşım ne işin var şununla,,,onla temas eden herşeyin çok kirlenmez mi ? :=))
yakında bu bana da bir senaryo uydurur görün bakın..hA HA HA HAYTTTTTTTTT
aaman da aman suyun özlemi de teşrif etmişler...dağarcığında da bol mok taşıyarak hemde..
Nesrin Şahin nerden çıktı sevgilim Özlemim?
her gün yeni bir isim...
sen bana yönel aşkım..
Ahan da benim sevgili adayım gelmiş :)))
Özlemciğim hoşgeldin....kahve yapta içelim .
ben öle bir yapıya sahibim ki,dostlarımla yaptığım hiçbir şeyi unutamam...iyisini de,kötüsünüde..
Ahmet bey fıkra deyince aklıma bir fıkra geldi...yakında bir dosta da anlatmıştım..
genç adamın evlenme çağı gelmiş ama,beğendiği kızı istedecek kimi kimsesi yokmuş,maçar ben isteyeceğim artık demiş eve şekerini almış çiçeğini yaptırmış,gitmiş kız evine,hoş beş vs iş konuya gelince kızın babası evlat seninle şötyle bir sohbet edelim demiş ve başlamış sormağa
_ oğlum içkin var mı ?
_ haşa efendim
_ kumarın var mı
_ ne münasebet efendim
_çapkınlık filan malum bekarsın
_ hayır efendim asla
_ e oğlum senin hiç mi kötü bir huyun yok
_ olmaz mı efendim neticede ben de insanım tabiiki var
_ merak ettim oğlum bedir bu kötü huyun
_ ben çok yalan söylerim efendim
Anlat o zaman kardeş...
burdaki like veya dislike olayına ne diye takılıyorsun...?
bir kaç tane manyağımız var burda ota moka dislike veriyor..
yapacak bir şey ok...
hasta işte he deycen geçecen öylesine...
ben o hasta kişi dislike verecek diye buraya yazı yazmayacak mıyım?
çok bekler o ezik :)))
Delim divanem ablacım..yorgun olduğum bir gün bana da önermiştin köpüklü şekerli türk kahvesi..ve çok işime yaramıştı şimdi her şekerli kahve içişimde aklıma geliyorsun kulakların çınlıyor mu..?:))
ben de hiç sevemedim şu menengiç kahvesini..
hiçte güzel değil de,zevk meselesi diyelim,
benim kahvem mis gibi Türk kahvesi bol köpüklü ve dahi bol şekerli olacak...
çok şekerli içtiğim için,çok seyrek içebiliyorum..yok ya şekerim filan yok Allaha şükür..
Ahmet bir şey demek istemiyorum kardeşim....
yeni gelinler gibi olma....!!!
oynamayı biliyorsan buyur meydan senin..
ama oynamayı bilmiyorsan yapacak bir şey yok :)))
Us (um)Hoş geldin.. :))slm kürsümm..
Göğe Bakma Durağı
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat.
Turgut Uyar
Yapraklardan nem çalmış bir çiçektik
Devirdik yazı
Hazandan hüzün kopardık umuttuk
Sevinçtik
Sarı
Zevk meselesi Berke,
teşekkürler yinede...ki antep'te kaldım 6 ay ama o kahveyi pek beğenmedim...hatta menengiç kahvesi diye bir kahveside var...o da bana bir garip geldi...
ben bildiğimden şaşmam.. bol köpüklüsünden Türk Kahvesi...şeker olayı size kalmış
bu arada kız Sulu Özlem...sen kahve yapmayı biliyon demi :))) ?
kahveyi antep te dibek kahvesi içeceksiniz..tavsiye ederim..
kürsünün adımı değişti :):))
:))) iyi hatırlattın dur bir kahve yapayım..canım çekti..içine sevgimide katayımmı şeker kullanmak zorunda kalmıyayım..
Ben Özlem Su'yu istiyorum sevgili olarak :))) kahve yapabiliyordur herhalde :-P
var mı öyle birileri us :)) varsa bizede söyle..
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi
Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sabahattin Ali – Çocuklar Gibi
herkesi iyi günler..ne kadar güzel bir gün..güneş ışıl ışıl yaz geldi artık...
Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.
Kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
Hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
Ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında Parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
Yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
Asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
Ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
Alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
Zülküf de vursun.
Yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
İsmet Özel
herkese musmutlu günler efenim
bu gün okulda siber saldırı ve siber zorbalık hakkında arkadaşlarıma seminer verdim. birilerinin kulakları çınlamıştır sanırım
Ben kahve de istiyorum Us ;-)
Bu arada Levla Hikayesi paylaşım alâ olmuş .
Adam yalan konusunda doktora yapmış :-)))))
Palavuzoğlu.
Çay varsa günaydın :)
Yönetmeye adayız
Ankara'yla başladık istanbul'u da alacağız Türkiye'yi de önümüze katacağız
Yarrattığınız andaval güruhu yeneceğiz az kaldı
____________ Azgın azınlıklar
güzel olan güzel gider
şayet İzmire sahiden gidersek,söz bu şiiri ben de size yorumlayacağım
değerli paşamız tabiiki herşey geçer devamlı ne varki dünyada zaten,
amma velakin geçer geçmesinede,delipte geçer,yüreği paçavraya çeviripte geçer
neler geldi geçti felekten,
koca deve un olduda ,
oda geçti elekten
vallahi ben yazacaktım Afitap hanım
zira üstadın en sevdiğim şiiridir elinize sağlık...
he sanal ya,... en sevdiğim şairdir üstad mekanı cennet olsun