Kültür Sanat Edebiyat Şiir

haçlı seferleri sizce ne demek, haçlı seferleri size neyi çağrıştırıyor?

haçlı seferleri terimi Ger tarafından 01.07.2003 tarihinde eklendi

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş 14.07.2017 - 01:08

    Hâlâ devam eden istila. Ama artık adamları bizden çıkıyor...

  • Nevzat Dağlı
    Nevzat Dağlı 30.03.2011 - 13:27

    Haçlı seferleri ne yazık ki durmuyor. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat, 21. Yüzyılda da devam eden bu seferleri şöyle dizelere dökmeye çalıştı:

    21. Yüzyılda Haçlı Seferi

    Bu yüzyılda yine Haçlı Seferi,
    Mazlumlara bile bile saldırdı.
    Şimdi oldu demokrasi neferi,
    İnsanlığı sile sile saldırdı.

    Halk içine soktu fitne, fesatlar,
    Kaleler yıkıldı, çöktü tüm setler.
    Çoluk, çocuk parçalanmış cesetler,
    Arkasında kala kala saldırdı.

    Bahaneyle sistemleri durdurdu,
    Masum halkı birbirine kırdırdı.
    Uluslararası tezgah kurdurdu,
    Bir yolunu bula bula saldırdı.

    Silahını bağımsıza döndürdü,
    Yeni bayrak çekti, bayrak indirdi.
    Yurtseveri yalanlarla sindirdi,
    Üstesinden gele gele saldırdı.

    Mabetleri yaktı, yıktı füzeler,
    Yağmalandı hazineler, müzeler.
    Haçlı kafa ilkesini tazeler,
    Bakın yine çala çala saldırdı.

    Müslümanın ezmek için başını,
    Taş üstünde bırakmadı taşını.
    Görmeyerek gözündeki yaşını,
    Ağlayana güle güle saldırdı.

    Çağdaş haçlılara Nevzat tanıktır,
    Emperyalist olan gerçek sanıktır.
    Vatanı sevenin bağrı yanıktır,
    Yüreğine dala dala saldırdı.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 27.12.2009 - 11:33

    Haçlı Seferleri,tarihin kaydettiği en büyük barbarlık akınlarından biridir.Kilisenin öncülüğünde 1 milyon gönüllü toplanır,bu güruh kökleşmiş kararlılığını vurgulamak için,kalın çuha kumaştan haçlar keserek elbiselerine iliştiriyor ve bu bnedenle kendilerine 'Haçlılar'lakabını uygun görüyordu.Asya'ya ayak basar basmaz Müslüman ve Hıristiyan halka acımasızca saldırdılar.kısa zaman da tüm yöre hırsızlık,cinayet,ırz düşmanlığı olaylarıyla dehşete düştü

  • Kötü Kedi Şerafettinn
    Kötü Kedi Şerafettinn 09.10.2009 - 07:39

    savaş, savaş, savaş,
    güzelim çağları boşa harcamışlar....

  • Aslı Şah
    Aslı Şah 28.07.2009 - 11:18

    HALEN DOLAYLI YOLDAN SÜREN BİR SEFER

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 21.06.2009 - 22:57

    ...Hatta ölülerin karnını bile içinde bir şeyler bulmak ümidiyle deşip bakıyorlardı.Vahşet Müslümanlarla sınırlı kalmaz Kudüs Yahudileri'de aynı korkunç akibete uğrayacaktı.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 22.04.2009 - 00:27

    Haçlı seferleri başlangıçta zaruretten doğmuştur:salgın hastalıklar ve açlık daha sonra Bereketli hilale(Mezopotamya) Papa vasıtasıyla ordular gönderilmiş orada yaşayan müslüman halklara karşı büyük katliamlar yapılmıştır.

  • Alp Ersoy
    Alp Ersoy 28.01.2009 - 00:04

    Haçlı seferlerinin nedenleri diye bir şey yoktur bir nedeni vardır o da doğunun zenginliklerine sahip olmaktır.Bu da tarih sahnesinde yaşanmış ve tarihin sınıf mücadelesinden ve ekonomik zenginlik savaşından ibaret olduğunu kanıtlayan büyük olaylar zinciridir.Eğer diğer nedenler ne olacak diye sorarsanız bende pekala söylerim ki;
    Yoksul halkı ve skolastik düşünceyle terbiye edilmiş halkı bu savaşa nasıl göndereceklerdi ki (cennet vaatleri vs.)
    Barbarlık konusuda güç kimdeyse ekonomik zenginliği ele geçirmek için elinden gelen zorbalığı yapacaktır sonuçta barbar gücü elinde tutan hakim sınıflardır barbarlığı etnik ve dinsel kimliğe dayandırmak yanlıştır.Nitekim 1940 lı yıllarda mazlum olan yahudiler şimdilerde gücü ele geçirdiği için filistinde bulunan doğal kaynakları ele geçirmek için barbarlık yapıyor.Demek ki neymiş kardeşler Tarih sınıf mücadelesinden ibarettir öyleydi öyle devam ediyor ve öyle devam edecek...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 29.12.2008 - 22:06

    Haçlı seferleri: asla bitmedi bitmeyecek.
    Müslüman ve Türkler üzerine onlarca devletin birleşip ordularını göndermesi, hiç bitmedi ki.
    Osmanlı ya karşı defalarca denediler.
    Kurtuluş savaşında köpekler gibi saldırdılar.
    Şimdi ortadoğuda saldırıyorlar.

    Hedeflerİ: İslamın tasfiyesi, Türk'lerin Anadolu'dan kesinlikle sürülmesi.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 29.12.2008 - 22:06

    Hedeflerİ: İslamın tasfiyesi, Türk'lerin Anadolu'dan kesinlikle sürülmesi.

  • Sen Ve Ben
    Sen Ve Ben 18.11.2008 - 04:00

    KUDÜSTE SOKAKLAR ATLARIN DİZİNE KADAR KAN GÖLÜ OLMUŞTU BU VAHŞETİ YAPAN SÜVARİ DAHİ KORMUŞ ALLAHTAN RAHMET DİLEMİŞTİR VATİKAN TARİHTEN BERİ KANLA BESLENEN KURUMDUR? ? ?

  • Osmanlim Osmanlim
    Osmanlim Osmanlim 12.11.2008 - 23:46

    Hacli seferleri maalesef bitmedi,suan parcala-böl taktigine gectiler...

  • Engin Alca
    Engin Alca 18.09.2008 - 01:47

    Şekil değiştirmiş olsada hala devam ediyor...

  • Orhan Turan
    Orhan Turan 13.06.2007 - 18:16

    Müslüman Türk milletini içine sinderemeyen Avrupalı zavallıların,her defasında kendilerini doğrattıkları savaşlar.

  • Murat Ateş
    Murat Ateş 05.05.2007 - 16:28

    Umutsuz Çırpınışlar.

  • Tevfik Pekel
    Tevfik Pekel 27.10.2006 - 19:09

    HAÇLILAR.
    Müslümanlık adına sefere gidiyoruz arkadaşlar dersek,Hrıstiyan aleminin tekmili birden müslümanlar barbar diye ayaklanırlar.asıl barbarlık kimin marifeti belli oluyor...Barbar Conan masumdur....

  • Anna Çilinğir
    Anna Çilinğir 23.09.2006 - 11:44

    bir hristiyan olarak utanç duydugum savaş..
    adamlar nasıl bu kadar acımasız olabilmişler..
    şimdi bakın melekleri oynuyorlar..
    şimdi bushun yaptıgı ne peki..

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 12.09.2006 - 16:38

    Papanın ve kendini din adamı sayan bazı düzenbaz kişilerin cahil halkı ölüme göndermesi.Kendini İsa nın koruyucusu sayan ve çapulcu takımından başka bir şey olmayanların yaptığı seferler...
    şöyle bir söz vardır bence çok doğru..
    TÜRKLER MÜSLÜMANLARIN KORUYUCUSUDUR.İşte en güzel yanıtı haçlı seferlerinde verilmiş.
    Anadolu ya giren bu çapulcu serseri takımına karşı bir avuç müslüman Türk Kılıçarslan ın Sultan Mesut un komutasında kahramanca savaşmış sadece çok azı Kudüs e ulaşabilmişir.Adamlar il iki haçlı seferlerinde Selçuklulara takılınca 3. seferi denizden çıkarma şeklinde yapmıştır.
    Ama bu seferde diğer Türk devletleri Eyyubiler ve Memlukler Selahaddin Eyyubi ve Baybars önderliğinde haç takan çapulcuları geldikleri yere geri göndermiştir.

  • Furkan Sayman
    Furkan Sayman 02.08.2006 - 16:13

    haclı seferi turklerin kudusu aldıktan sonra avrupadaki papazların hazmedeyip paso ordu göndermesi (yenilen pelivan gürese doymazmıs)

  • Çağrı Başkurt
    Çağrı Başkurt 19.07.2006 - 16:37

    bana göre haçlı seferleri müslüman ve türk alemine yapılmış ve ileride yapılacak bizi sarsacak olaylardan sadece biridir

  • Şayler Gafici
    Şayler Gafici 03.07.2006 - 10:04

    george bush'un ırak savaşını başlattıktan hemen sonra ' yeni bir haçlı seferi başlıyor' demesinden; köhne bizans zihniyetinin ölmediği belli oluyor.

  • Tuncay Kangal
    Tuncay Kangal 17.06.2006 - 20:17

    Büyük Ortadoğu Projesi

  • Ayşegül Karanfil
    Ayşegül Karanfil 29.10.2005 - 21:15

    bunlar eskiden olduğu gibi yapılmıyor günümüzde.artık tur şiketleri var..... :)

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 21.09.2005 - 17:09

    karışık bi olgu hepsini buraya yazamam merak eden varsa mesaj yazsın ona anlatırım

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 18.05.2005 - 10:26

    Cennetin krallığını seyredince öğrendim ki;
    Salahattin Eyyubi Cennete kralmış. Cennet Kudüs(Jerusalem) imiş. O sıralar cüzzamlı olan bir batılı kral bu cennete kral olmaya gelmiş. Savaşlarda bir sürü insan ölmüş. Leşlerini akbabalar yemiş. Başroldeki hristiyan vatandaşta cennet burasıysa varsın kralıyla kalsın demiş.

    Salahattin Eyyubi de benim için anlamı 'hiç' dediği topraklara sonra anlamı 'herşey' demiş ve krallığına devam etmiş.

    Daha sonra II. Haçlı seferi başlamış ama film orda bitiyor. Filmde yahudilerin buraya ülke kurması da anlatılmıyor.

    Zaten filmin en başında cennet olarak beyin ve kalp gösteriliyor. Hani hayyam cenneti ve cehennemi arıyormuşta gökten bir ses yankılamış;
    Ne ararsın! cennette sendedir, cehennemde!
    demiş ya onun gibi...

  • Yasın Muco
    Yasın Muco 11.05.2005 - 14:54

    . Haçlı Seferi (1096-1099)

    Papa II. Urban ve Piyer Lermit'in çabalarıyla Avrupa'da kalabalık bir ordu hazırlanmıştı. Anadolu'ya ilk gelen düzensiz gruplar, I. Kılıç Arslan tarafından yok edilmişlerdir. Ancak bu grubun ardından şövalye, kont ve düklerden oluşan bir ordu, Anadolu'ya girdi. Türkiye Selçuklularının merkezi İznik kuşatıldı. Kılıç Arslan, İznik'i boşaltmak zorunda kaldı. Haçlılara karşı başarı ile mücadele eden Kılıç Arslan, Haçlıları çok kalabalık olmalarından dolayı durduramamıştır. Antakya'yı işgal eden Haçlılar, 1099'da Kudüs'ü Fatımilerden aldılar. Sonuçta:

    Kudüs, Haçlıların eline geçti.
    İznik ve Batı Anadolu, Bizans'ın eline geçti.
    Anadolu Selçukluları, İznik'i kaybedince Konya'yı başkent yaptılar.
    Haçlılar, ellerine geçirdikleri Antakya, Urfa, Trablusşam, Sur, Yafa, Nablus gibi şehirlerde feodalite rejimine dayanan dükalık ve kontluklar kurdular.
    II. Haçlı Seferi (1147-1149)

    Musul Atabeyi İmadeddin Zengi, Urfa'yı 1144'te Haçlılardan aldı. Ardından Halep ve Şam alınınca Kudüs Krallığı Papa'dan yardım istedi. Papa'nın çağrısı ile Alman İmparatoru III. Konrad ile Fransa Kralı VII. Lui, ayrı yollardan Anadolu üzerine sefere çıktılar. İki ordu da Anadolu Selçukluları tarafından bozguna uğratıldı. Ordularının büyük kısmını kaybeden iki kral, Şam'a saldırdılar, fakat başarılı olamadılar.

    III. Haçlı Seferi (1189-1192)

    Mısır'da devlet kurmuş olan Selahaddin Eyyubi, Haçlılarla amansız bir savaşa tutuştu. Amacı, Suriye'deki Haçlı üstünlüğüne son vermekti. Selahaddin Eyyubi, bu mücadelede başarılı olarak 1187'de 'Hıttin' denilen yerde Haçlıları yendi. Kudüs dahil olmak üzere Suriye'nin büyük bir bölümünü Haçlı istilasından kurtardı.

    Kazanılan bu zaferler, Avrupa'da duyulunca, her yerde dini propagandalar yapıldı. Alman İmparatoru Frederik Barbaros, Fransa Kralı Filip Ogüst ve İngiltere Kralı Arslan Yürekli Rişar komutası altındaki yeni Haçlı orduları harekete geçtiler. Kara ve deniz yollarıyla gelen Haçlı orduları, Kudüs'ü almayı başaramayarak geri döndüler.

    IV.Haçlı Seferi (1204)

    Eyyubiler, Haçlılarla mücadeleye devam ediyorlardı. Filistin'deki Yafa ve sahil şeridindeki bazı kaleler, Eyyubilerin eline geçince Papa, bütün Hıristiyanları sefere çağırdı. Haçlılar, bu defa deniz yolunu kullanmak istediler ve Venedik ile anlaştılar. Bu sırada Bizans'ta taht kavgaları sürüyordu. İmparator olmak isteyen Aleksi Angelos, Haçlılardan çeşitli vaadlerle yardım istedi. Papa'nın muhalefetine rağmen İstanbul'a gelen Haçlılar, tahttan indirilen İzak ve oğlu Aleksi'yi imparator ilan ettiler ve İstanbul'u yağmaladılar.

    İstanbul halkının ayaklanarak imparatoru ve oğlunu öldürmesi üzerine Haçlılar, İstanbul'u işgal ederek Latin İmparatorluğu'nu kurdular (1204) . İstanbul'dan kaçan Bizans soyluları, İznik Rum İmparatorluğu'nu (1204 -1261) ve Trabzon Rum İmparatorluğu'nu (1204 -1461) kurdular. İznik Rum İmparatorluğu, 1261 yılında Latin İmparatorluğu'nu yıkarak Bizans'ı tekrar canlandırmıştır.

    V. Haçlı Seferi (1228)

    Papa'nın çağrısı üzerine Alman imparatoru II. Frederik, deniz yolu ile Akka'ya geldi (1228) . Bu sırada Eyyubiler, iç mücadeleler ile uğraşıyorlardı. Haçlılar, bundan yararlanarak Sayda ve Kudüs'ü kuşattılar. Haçlılarla başa çıkamayacağını anlayan Eyyubi Hükümdarı Melik Adil, Haçlıların Kudüs'te serbestçe oturma şartını kabul ederek 10 yıllık bir anlaşma yaptı (1229) . Böylece Haçlılar amaçlarına ulaştılar. Ancak Filistin'e kadar inen Harzem Türklerinin Haçlıları yenmesiyle Eyyubiler Kudüs'ü yeniden ele geçirdiler (1244) .

    VI. Haçlı Seferi (1248)

    Kudüs, tekrar Türklerin eline geçince, Papa yeniden Hıristiyanları sefere çağırdı. Ancak Avrupalılar seferlerden bıkmışlardı. Sadece Fransa Kralı Sen Lui sefere çıktı. Sen Lui de Eyyubi Hükümdarı Turanşah'a esir düştü. Önemli miktarda kurtuluş parası vererek Fransa'ya dönebildi.

    VII. Haçlı Seferi (1270)

    Fransa Kralı Sen Lui, kardeşinin kışkırtmalarıyla son Haçlı Seferi'ne çıktı. O sırada Tunus'tan kalkan Arap korsanları, doğuya giden Hıristiyan gemilerine zarar veriyordu. Bu yüzden Tunus'a sefer düzenleyen Sen Lui ve ordusunun yarısı, veba salgını nedeniyle öldü.

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 29.04.2005 - 17:46

    haçlı seferleri; içinde binlerce sırrı barındıran bir muammadır. haçlı seferleri bazıları tarafından hala anadolu üzerine yapılmış geniş çaplı seferler olarak bilinsede aslında öyle değildir...seferler aslında kudüse -kutsal tporaklara- düzenlenmiştir.anadolu bu yolun üzerindeki sadece duraklardan birisidir...haçlı seferleri zaten biraz önce söylediğim nedenden dolayı yapılmış bi fiilde değildir yani aslında kutsal toprakları falan ele geçirme olayı işin hikaye kısmıdır haçlı zihniyetinin temelinde -bunu şuan dahi çok az insan bilir- bu seferlerkutsal kaseden magdalalı meryeme eski lahitlerden saf iseviliğe uzanan uzun ve karmaşık bi spekilasyondur.haçlı seferlerinin gayesi kudüs değil kudüsteki GERÇEKLERdir.yani şuan papalığın bile kabullenmek zorunda kaldığı bazı gerçekler vardır bu gerçekler hrıstiyanlığın ilk halini yani günümüzden çok farklı bi yapıya sahip olan halini yansıtmaktadır..bu gerçekler arasında -şuanda bunu hrıstiyan alemi sancılı fakat gizli bi şekilde yavaş yavaş kabullenmktedir- hz.isa nın ilahlaştırılımasının roma imparatorlarından Costantine un -bu şahıs tarih kitaplarında hristiyanlığı 325 te roma imparatorluğunun resmi dini kabul eden ve ilk isevi roma imparatoru olarak bilinir- bir oyunu olduğunu bangır bangır bağırmaktadır dünyaya... sadece bununla da kalmıyor aslına bakar ve titizlikle incelerseniz (bu gerçek tüm tarih uzmanları tarafından kabul edilmekte ve korkuları yüzünden dünyadan gizlenmektedir) pagan dininin -roma döneminde doğaya ve kadına tapılan bi din- hriıstiyanlıkla homejen karışıp yeni bi din olduğu anlaşılır...mesela aslında hrıstiyanlığın kutsal günü pazar günü değil cumartesidir..hayır arkadaşlar musevlikle karıştırmryorum bu herkesten gizlenen ama doğruluğunun açıklanması imkansız olan bi gerçektir...peki nedenşuan pazar günü, değil mi? şu yüzden:biraz önce dediğim gibi Costantine isevi olduğunu ve romanın da resmi dininin isevilik olduğunu açıklamıştır bu doğrudur ama gerçekler biraz gizlenmiştir şöyle ki; Costantine aslında iseviliği isteyerek kabul etmemiştir...yani iseviliğin roma topraklarında hızla yayıldığını görünce korkmuş ve bu açıklamayı yapmıştır, iseviliği kabul etmiştir...oysa bir çok gerçek gösteriyorki costantine bu dini gerçekten kabul etmemiştir ve bir bakıma hem kendi dinini korumak hem de iseviliği bozmak yenilikler katmak için kendi dininin önemli olaylarını olgularını bu dinle karıştırmış ve iseviliğin saf halini yansıtan lahitleri GERÇEKLERide ortadan yok etmeye çalışimıştır...bunu bugün katolik liderliğide-papalık- biliyor ama bunu bu gün nasıl açıklayacağını bilmediği için o gün costantine nin ortadan kaldırmya çaılışıpta yapamadığı belgeleri bu gün bizzat katolik liderliği yok etmeye çalışmaktadır...iseviliğin kutsal dininin neden pazar günü olduğuna gelince; çünkü costantine nin dininin kutsal günü pazardı...yaaani biraz öncede dediğim gibi costantine nin oyunlarından biridir...şimdi akıllara bi soru takılıyor değil mi madem bu kadar büyük saptırmalar oldu peki o günün isevileri buna neden karşı çıkmadı değil mi? el-cevap arkadaşlar:çünkü bunları imparator söylüyordu bu arada söylemeyi unuttum imparator iseviliği kabul edince hrıstiyanlığında manevi liderliğin aldı...eline böyle bi güç geçince imparator bu avantajı değerlendirmekte gecikmedi ve geceleri hz. isanın ve tanrının rüyasına girdiğini hatta ve hatta onlarla -bu bugünde papalar tarafından yapılır- birebir diyaloğa geçtiğini söyledi ve kendi yorumuna ve eski dininin inançlarına göre yargılar biçmeye başladı...-zekice değil mi-
    bunlara karşı çıkanlara gelince SUSTURLDU dahada açık olarak:ÖLDÜRÜLDÜ...bu elbette zor olmadı çünkü hem dini hemde siyasi liderlik gibi iki erişilmez gücü elinde bulunduruyordu...biliyorum biraz konu dağıldı ama bunları ve daha nicelerini bilmediğin,z takdirde anlatmak istediğimi anlamak imkansıza yakın birşey olacaktı...konumuz haçlı seferleriydi...evet o meşhur haçlı seferleri bu bilgileri içeren belgeler için düzenlenmişti...ama bunu sadece elit tabaka yani şuan ismi sion tarikatı olarak geçen gizli bir cemyet biliyordu diğerleri(askerler) konumuzun başında da dediğim gibi işin sadece hikaye kısmını -kutsal toprakları müslümanlardan alma hikayesi- biliyordu...ama bunların içindede bunu bilenler vardı bugün isimleri TAPINAK ŞOVALYELERİ...ilginç değil mi nereden nereye...

  • Hamza Ressam
    Hamza Ressam 27.04.2005 - 13:58

    anlamı haçlıların kutsal toraklara düzenlediği seferlerdir. haçlı seferleri aslında birçok nedeni olan ama tarih kitaplarına birileri istediği için kutsal toprakları ele geçirmek için yapılan seferler olarak geçmiştir...işin aslına bakılırsa olayı bununla sınırlamak terbiyesizlik olur çünkü işin içinde işler vardı mesela bunlardan biri costantinie'nin isa yı ilahlaştırmak için güttüğü politikalar esnasında yani iseviliği bozmak için yaptığı icraatlarda (costantinie her ne kadar isevi olarak bilinsede aslında isevi değildi pagandı.yani doğaya tapıyordu dahada açacak olursak roma imparatorluğu döneminde çok büyük bir kitlenin inandığı bi putperestlikti...) ortadan kaldırmaya mecbur olduğu tabletler vardı.bu tabletler hristiyanlığın saf, yalın, bozulmamış halini yansıtıyordu anlatıyordu.ve bunu bilen bi grup isevi (bugün isimleri sion tarikatı olarak geçiyor.) isevilerce kutsal sayılan kutsal kaseyi arayacağız propagandası yapmış ve kendilerine güçlü bi askeri (şuan kitaplarda tapınak şövalyeleri olarak anılırlar) kanat oluşturmuşlardı... onlar bu seferler sırasında hem kaseyi hem de aradıkları tabletleri bulmuşlardı ve bunu kendilerine bir güç kaynağı olarak kullandılar.zaten bilindiği üzere tapınak şövalyeleri haçlı seferleri sonrasında avrupada papa tarafından verilen -hayal dahi edilemeyecek kadar geniş-imtiyazlar aldılar...bunun sebebi tarih kitaplarında seferlerdeki üstün fedakarlıklarıyla bağdaştırılır ama işin bununla pek bir ilgisi yoktur onların bu kadar imtiyaz sahibi olmaları ele geçirdikleri tabletleri katolik liderliğine (dönemin papasına...) göstererek hrıstiyan dünyasını GERÇEKLERLE tehdit etmelerinden kaynaklanmaktadır... neyse bu konu çok uzun ama devam edeceğim çünkü bu konu da çok entrikalar çok şiferler gizli...DEVAM EDECEĞİM...

  • Gamze Kırlangıç
    Gamze Kırlangıç 09.04.2005 - 22:21

    Geldikleri gibi gittiler...

  • Düşünmüyorum Yine De Varım
    Düşünmüyorum Yine De Varım 08.02.2005 - 09:20

    Devam etmediğini iddia eden vr mı?

  • Hüseyin Kınıklıoğlu
    Hüseyin Kınıklıoğlu 21.01.2005 - 19:02

    dün vardı bugün var inşallah yarın olmaz

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 22.07.2004 - 14:55

    HAÇLI SEFERLERI


    ----------

    Islâm düsmani papalarin Kudüs'ü müslümanlari hakimiyetinden kurtarmak ve müslümanlari Anadolu ve Avrupa'dan atmak gayesiyle baslattiklari seferlere verilen âd.

    Islâmiyetin hristiyanligin aksine büyük bir süratle yayIlmasi, müslümanlarin Suriye, Filistin ve Anadolu'ya hakim olarak Iznik'in baskent oldugu yeni bir devleti kurmalari, hristiyan aleminin dini lideri papayi ve hristiyanligin hâmîsi olarak kabul edilen Bizans Imparatorunu ciddi bir sekilde endiselendiriyordu. Bu yüzden hem Islâmiyetin yayilisini durdurmak hem de sosyal ve ekonomik sIkinti içinde olan Avrupa'yi bu durumdan kurtarmak için Bati Avrupa'da Vatikan kilisesinin önderliginde yogun bir faaliyet baslatildi. Papa II. Urbanus Hz. Isa'nin dogum yeri olan Kudüs'ün ve kutsal saydiklari makamlarin müslümanlar tarafindan kirletildigini, Kudüs'e giden hristiyan haci adaylarina zulüm ve iskence yapildigini öne sürerek böyle mukaddes bir beldenin müslümanlarin baskisindan kurtarIlmasi için bütün hristiyanlarin canla basla seferber olmalari gerektigini söyleyerek halki sefere katIlmalari için tahrik ediyordu. Halbuki uzun süredir bu kutsal topraklar hristiyan haci adaylari tarafindan ziyaret ediliyor, bu konuda onlara engel olunmak söyle dursun yardim bile ediliyordu. Filistin'de kendilerine ayrIlmis hastaneleri, kilise ve manastirlari hatta kütüphaneleri bile vardi. Öte yandan Bati Avrupa'da halkin içine düsmüs oldugu ekonomik kriz ve sIkintidan da ancak dogunun baharat yollarinin ele geçirIlmesiyle kurtulabilecegi söylenerek halk bu sefere katIlmaya tesvik ediliyordu. Bütün bu gayelerin gerçeklesmesi de ancak hristiyan aleminin yek vücut halinde hareket etmesiyle mümkün olabilirdi.

    Birinci Haçli Seferi:

    Papa II. Urbanus 18-28 Kasim 1095 tarihleri arasinda bütün Bati Avrupa'nin ileri gelen din adamlarinin katildigi bir toplantida bu büyük harekâta süratle hazirlanmalari gerektigini hatirlattiktan sonra Ilk büyük haçli kafilesinin harekete geçmesini temin etmistir. Ertesi yil yani 1096'da Pierre L'Ermitte adli bir kesisin idaresinde heyecanli fakat disiplinsiz bir haçli kitlesi düzensiz bir vaziyette Belgrat, Nis, Sofya, Filibe ve Edirne yoluyla Istanbul'a gelmis ve 6 Agustos 1096'da Bizans Imparatoru Alexios Kommenos tarafindan Anadolu yakasina geçirIlmistir. Savas disiplininden uzak bu haçli kitlesi Eylül 1096'da Anadolu Selçuklu Sultani I. Kiliç Arslan tarafindan bozguna ugratIlmistir.

    Bu haçli sürülerinin Kiliç Arslan tarafindan imha edIlmesi üzerine Avrupa'da prensler, dükler ve zirhli askerlerden olusturulan ordularla yeni bir hareket baslatIlmistir. Birincinin aksine tam bir disiplin içinde bulunan bu ordular savas kabiliyeti yüksek sövalyelerden olusuyordu. Meshur kontlarin idaresinde dört kol halinde harekete geçen yeni haçli kuvvetleri 1097'de yine Imparator Alexios tarafindan Anadolu'ya geçirildi. Mayis 1097'de Iznik'i kusatan Haçlilar müstahkem surlarla çevrili sehri sIkistirmaya basladilar. Anadolu Selçuklu Sultani Kiliç Arslan bu sirada Malatya'da bulunuyordu. Üstün haçli kuvvetleri karsisinda basarili olamayacaklarini anlayan müslüman askerler sehri Bizans kumandani Butumites'e teslim etmek üzere müzakerelere basladiklari sirada Kiliç Arslan gelince teslimden vazgeçerek haçlilarla kanli bir mücadeleye girdiler. Selçuklu sultani I. Kiliç Arslan ordusunu Iznik hIsari önündeki ovada savasa soktu. Çok çetin geçen bu çarpismalar sirasinda her Iki tarafin da agir kayiplari oldu. Sonunda Kiliç Arslan Iznik'i kendi mukadderatina birakarak haçlilari daglik bölgelerde ve geçitlerde sIkistirmak gayesi ile geri çekildi. Haçlilar siddetli hücumlar sonunda Iznik'i ele geçirerek Bizans'a teslim ettiler.

    (19 Haziran 1097) . Kiliç Arslan böylece yalniz baskentin degil oradaki asker ve hazinelerini de kaybederken haçli kuvvetleri de Eskisehir istikametinde ileri harekâta devam ettiler. 30 Haziran 1097'de Eskisehir ovasinda Haçlilari tekrar sIkistiran Kiliç Arslan arkadan yetisen zirhli birlikler karsisinda geri çekIlmek zorunda kaldi. Anadolu içlerine çekilirken de muhtelif yörelerdeki Türk birliklerini kendisine katIlmaya çagirdi. Bu arada Danismend Gazi ve Kayseri bölgesi emiri Hasan ile ittifak yapti.

    Haçlilar Eskisehir ovasinda birkaç gün dinlendikten sonra Bizanslilarin tavsiyesine uyarak Konya'ya dogru yola çiktilar. Türk birlikler zaman zaman yaptiklari baskinlarla Haçlilara agir kayiplar verdirdiler. Hâçlilar Agustos ortalarinda Konya'ya varip Meram'da bir süre dinlendikten sonra Eregli'ye hareket ettiler. Kiliç Arslan bu sirada tekrar haçlilarin karsisina çikti fakat savasa girmeye cesaret edemedi. Haçlilar Eregli de Iki kola ayrildilar. Bir kismi Kilikya istikametinde yola devam ederken büyük bir bölümü de Kayseri'ye yöneldi. Emir Hasan yol boyunca Haçlilarla kahramanca savastiysa da müslümanlarin Kayseri'yi bosaltmalarina engel olamadi. Haçlilar Kayseri'yi geçip Göksün ve Maras yoluyla Antakya'ya dogru ilerlediler.

    Ana Haçli ordusu Konya Eregli'sine vardigi sirada Kilikya'ya giden Baudouin de Boulogne, Maras'ta birlesik haçli ordusuna katIlmis ve daha sonra Antakya istikametinde ilerleyen ordudan tekrar ayrilarak Urfa bölgesine gitmistir. Telbâsir'de bulundugu sirada kendisine yapilan davet üzerine Urfa'ya hareket etmis ve 10 Mart 1098'de Urfa Haçli Kontlugu'nu kurmustur. Antakya'ya varan haçli kuvvetleri ise burçlardan birini korumakla görevli Ermeni asilli Firûz ile anlasarak 3 Haziran 1098'de sehri isgal etmisler ve burada Antakya prensligini, kurmuslardir.

    Haçlilarin Suriye bölgesine inmeleri ve müslümanlarin mallarina ve canlarina kastetmeleri sebebiyle beliren hosnutsuzluk üzerine halife Mustazhir Sultan Berkyaruk'a bir elçi gönderdi ve ordularinin gücü kuvveti artmadan haçlilara karsi cihad için gerekli hazirliklarda bulunmasini Istedi. Berkyaruk da askerlerine 'Amîdu'd Devle ile birlikte cihada çikmalarini emretti (491/1097-1098) . Hille Arap emîri Sadaka da ayni maksatla harekete geçti ve öncü birliklerini Enbar'a gönderdi. Fakat haçlilarin çok büyük bir orduya sahip oldugu duyulunca müslümanlarin cesareti kirildi. Bu durum Franklarin Suriye'de iyice yerlesmeleri ve daha ileri bir harekâta devam ederek Kudüs'ü isgal etmeleriyle neticelenecektir.

    Kudüs, Tâcu'd-Devle Tutus'un hâkimiyetinde idi. Bilâhere Artuk oglu Sokman'a ikta' etmisti. Haçlilarin Antak ya'yi isgalini ve bütün müslümanlari kiliçtan geçirmelerini firsat bilen Fâtimîler Efdal b. Bedru'l-Cemâlî'nin komutasinda gönderdikleri ordu ile Kudüs'ü muhasara ettiler ve manciniklarla tas yagmuruna tuttular. Sehri kirk gün koruyan Artukoglu 0l-Gazi ve Sokman sonunda Kudüs'ü onlara teslim etmek zorunda kaldilar.


    Haçlilar Antakya'dan sonra asil hedefleri olan ve Fâtimî emîri 0ftihâru'd devle tarafindan idare edilen Kudüs'e yöneldiler. Aç ve per Isan bir halde olan bu kutsal sehri günlerce muhasara ettiler. Nihayet 15 Temmuz 1099 tarihinde ele geçirdiler. Bir kisim müslümanlar Mihrab-i Davud'a siginip 3 gün mücadele verdiler, fakat daha sonra eman ile teslim olmak zorunda kaldilar. Franklar Mescid-i Aksâ'da yetmis bin müslümani kiliçtan geçirdiler. Altin ve gümüs kandillere, sayisiz denecek kadar degerli esyaya sahip oldular. Böylece hedeflerine ulasan haçlilar Kudüs'te Lâtin Devleti'nin Ilk kralligini kurdular.

    Bu müslüman katliami karsisinda Kadi Ebu Sa'd el-Herevî baskanliginda Suriye'den gelen heyet müslümanlarin acikli vaziyetlerini gözler önüne serip yardim diledi. Halife gözleri yasartan ve gönülleri ürperten bu durum karsisinda Kadi Ebu Muhammed ed-Damagânî, Ebu Bekr es-Sasî, Ebu'l-Kasim ez-Zencânî, Ebu'l-Vefâ b. Ukayl, Ebû Sa'd el-Hulvânî, Ebu'l-Hüseyn b. Semmâk'i emirleri ve mü'minleri cihada tesvik etsinler diye gönderdi ise de çogu yaslilik ve hastaligim bahane etti. Bunlardan Ebu'l-Vefâ, Ebû Sa'd el-Hulvânî ve Ebu'l-Hüseyn Hulvân'a geldiklerinde Sultan Berkyaruk'un veziri Mecdu'l-Mülk'ün katledildigini duyup geri döndüler. Böylece bu hayirli tesebbüsten de hiç bir sey elde edilemedi. Sultan Berkyaruk ve digerleri taht kavgalarindan firsat bulup da bu konularla ilgilenemediler.

    Hz. Ömer'in Kudüs'ü fethettigi zaman hristiyan halka can ve mal emniyeti, din ve vicdan hürriyeti tanidigini ve onlara nasil Islâmî ve Insanî bir muamelede bulundugunu bilenlerin onun bu âlicenap hareketiyle hristiyanlarin Kudüs'ü isgal ettikleri zaman sergiledikleri vahsice davranislari birbirleriyle mukayese ederek Hz. Ömer'in bu asilce davranisi karsisinda saygi ile egIlmeleri gerekir. Ama bu gibi olaylar Islâm'in ve müslümanlarin merhametli davranislari ile Islâm düsmanlarinin gaddarca tavirlarinin karsilastirmak arasinda son derece önemlidir.

    Ikinci Haçli Seferi:


    Atabeg 0m adeddin Zengi'nin 1144'te Urfa'yi fethi bütün Avrupa'da çok büyük yanki uyandirdi. Islâm dünyasinin bagrina bir kama gibi saplanan Urfa Haçli Kontlugu'nun yIkilmasi ve Urfa'nin tekrar Islâm topraklarina katIlmasi müslümanlari büyük bir sevince bogarken hristiyanlari da ayni sekilde üzüntüye sevketti. Urfa'yi üs olarak kullanip el-Cezire ve Suriye'deki müslüman halka zulüm ve iskence eden hristiyanlar Aziz Bernard'in tesvikleri ve Papa III. Eugenius'un 1145 tarihli fermaniyla yeni bir haçli seferi için hazirliklara basladilar. Papanin çagrisi üzerine Fransa krali VII. Louis ile Alman Imparatoru III. Konrad bu sefere katIlmaya karar verdiler ve 1147'de ayri ayri hareket ettiler. Konrad Dorylaion yakinlarinda Anadolu Selçuklu sultani I. Mesud'a maglup olarak sIkinti içinde yoluna devam etti. Kral Louis de Antakya üzerinden Kudüs'e hareketle burada Konrad ile bulustu. Iki haçli lideri Sam'a sardirmaya karar verip 50.000 kisilik büyük bir orduyla harekete geçtiler. Sam âtabegi Emir Üner, Musul atabegi Nureddin Zengi'den yardim Istedi. Bir müddet Sam'i kusatan haçlilar hiç bir basari elde edemeden geri döndüler. Böylece Ikinci haçli seferi hedefine ulasamadan sona erdi (1148) .

    Üçüncü Haçli Seferi:

    Büyük Islâm mücahidi Salâhaddîn-i Eyyûbî'nin Misir'da hâkimiyeti ele geçirerek Fâtimi devletine son vermesi haçlilar için de agir bir darbe olmustu. Salahaddin 1187'de Hittin'de kral Guy de Lussignan'i maglup etmis ve Gerçek Haç'i ele geçirmisti. Haçlilar Islâm dünyasina geldikleri tarihten beri böyle agir bir darbeye maruz kalmamislardi. Salâhaddin-i Eyyubî bu savasta Kudüs haçli kralligina bagli kuvvetlerin büyük bir kismini imha etmis oldugu için ciddi bir mukavemetle karsilasmadan Taberiyye, Nâsira, Nablus, Akkâ, Hayfa, Sayda, Cübeyl ve Beyrut'u, 4 Eylül 1187'de de Askalan'i zaptetti. 20 Eylül 1187'de Kudüs'ü muhasara etmeye basladi ve 2 Ekim 1187 Cuma günü (27 Receb 583) Mirac gecesinde fethetti. Bu zafer Islâm âlemini hakli olarak büyük bir sevince bogdu. Salahaddin-i Eyyubî de tipki Hz. Ömer gibi esir alinan hristiyan ahaliye sefkat ve merhametle muamele etti. Sehirdeki haçlilar fidye ödeyerek kurtuldular. Fakirlerden hiçbir fidye alinmadan diledikleri yere gönderildi. Kadinlara, çocuklara ve hristiyan din adamlarina her türlü kolaylik gösterildi. Iste Seksen sekiz yil önce Kudüs'e giren haçli zalimlerinin davranisi ile Selahaddini Eyyûbî'nin davranislari arasindaki fark Iki ümmet arasindaki farktir.

    Kudüs'ün fethi ve Haçli hakimiyetindeki bir çok sehrin müslümanlarin eline geçmesi Avrupa'da tepkiyle karsilandi ve Papa VII. Gregorius'un çagrisiyla Kudüs'ü kurtarmak amaciyla yeni bir sefer için hazirliklara baslandi. Çagriya Ilk katilan Sicilya krali Guglielmo 1189'da baslatilan sefere katilamadan öldü. Papaligin tahrIkiyle Alman Imparatoru Friedrich Barbarossa, Fransa krali Phlippe Auguste ve Ingiltere krali Arslan Yürekli Richard ile Italyan sehir devletleri de gemileriyle bu sefere katildilar. Haçlilar bu seferde sahip olduklari muazzam donanma sayesinde Selahaddin'e karsi uzun süre mukavemet edebildiler. Kral Philippe ile Richard 1191'de Akkâ önlerinde bulusup sehri muhasara ettiler. Haçlilar karsisinda tutunamayan Akka emiri teslim oldu (1191) . Bu arada kral Richard ile anlayasamayan Philippe ülkesine döndü. 1192'de Yafa ile Sur arasindaki sahil seridi Franklara birakilarak 3 yil 8 aylik bir anlasma imzalandi. Üçüncü Haçli seferinde haçlilarin yegane kazanci Kibris'i elegeçirmeleriydi. Haçlilar daha sonra burayi önemli bir üs olarak kullandilar.

    Dördüncü Haçli Seferi

    Dördüncü haçli seferinin amacindan saptirildigini gören Papa bu düsüncenin bütün Hristiyan alemine yayIlmasindan korkarak yeni bir sefer için kollari sivadi. Halk arasinda haçli seferlerine katIlma arzusu bütün siddetiyle devam ediyordu. 1212 yilinda binlerce çocuk ayni düsüncelerle sefere katIlmisti. Bunun üzerine Papa III. Innocentius 1215 tarihinde yeni bir sefer için çagrida bulundu. Kutsal Roma Germen Imparatoru II. Friedrich de bu sefere katIlmaya söz vermisti ancak daha sonra ülkesinde kalmasi uygun bulundu. Papa'nin bu seferi gerçeklestirebIlmesi için önemli miktarda paraya ihtiyaci vardi. Venedik ve Cenova'ya müracaat ederek yardim Istedi. Onlar ancak Misir'a bir sefer düzenlenirse para yardiminda bulunacaklarini söylediler. Maksat dini olmaktan çok ticârî bir hüviyet kazanmisti. Uzak Dogu'ya giden ticaret yolunun Misir ve Kizil Deniz'den geçmesi sebebiyle bu yöreye hâkim olmak istiyorlardi. 1218'de Kudüs kralliginin yasal varisi Jean de Brienne önderliginde yola çiktilar. 1219'de Dimyat'i isgal ettiler. Bir Fransiz birligi de Anadolu istikametinde yola koyuldu. Eyyûbiler endiseye kapilarak Kudüs'ü teslim etmeye razi olduklarin bildirdi ve baris talebinde bulundular. Fakat papalik elçisi buna yanasmadi ve 1221 Temmuzunda Kahire'ye dogru hareket etti, fakat Nil'i geçemedi. Eyyubî hükümdari el-Melikü'l-Kâmil haçlilari Dimyat'tan uzaklastirmayi basardi. Neticede haçlilar daha kötü sartlarda bir anlasmayla razi oldular (1221) . Bu sefer papaligin önderliginde düzenlenen son haçli seferi oldu.

    Altinci Haçli Seferi:

    Bu haçli seferi karakter bakimindan digerlerinden farkliydi. Papa, III. Honorius Kutsal Roma Germen Imparatoru II. Friedrich'i Kudüs'ü elegeçirerek orada krallik tacini giymeye tesvik etti. 1227 yilinda sefere çIkilmak üzereyken salgin bir hastalik yüzünden bundan vazgeçildi ve geri dönüldü. Yeni Papa IX. Gregorius Imparatorun hastaligi bahane ederek geri dönmesinden hoslanmadi ve onu aforoz etti. Bunun üzerine II. Friedrich papaliktan ayri olarak kendi basina Misir'a hareket etti. Eyyûbi hükümdari dahili mücadeleler yüzünden haçlilarla ciddi olarak mücadele edemedi. II. Friedrich ile anlasarak Kudüs, Nâsira ve Beytüllahm'i haçlilara teslim etti (1229) . el-Melikü'l-Kâmil'in bu davranisi Islâm alemini üzüntüye bogdu. Salâhaddin-i Eyyûbi'nin binlerce sehit vererek fethettigi bu mukaddes beldeyi onlara teslim etmesi ihanet olarak kabul edildi. Nihayet el-Melikü's-Salih devrinde sehir yeniden müslümanlar eline geçti (1246) .

    Yedinci Haçli Seferi:

    Fransa krali IX. Louis yeni bir sefer arzusundaydi. Papa IV. Innocentius da onu destekledi ve 1245'te hristiyan lara yeni bir çagrida bulundu. Kral Louis Fransiz ve 0ngilizlerden olusan bir orduyla yola çikti (1248) . Eylül ayinda Kibris'i alip Misir'a dogru yola çikti. 1249'da Dimyat'i zaptettiler. Robert de Artois adli haçli kumandani Mansûra'ya bir sefer düzenlediyse de yenilip geri çekildi. Daha sonra bizzat Kral Louis Kahire üzeri ne yürüdü fakat Islâm ordusuna yenilerek Turansah'a esir düstüyse de serbest birakildi.

    Sekizinci Haçli Seferi:

    Mogollari Aynicâlut'ta agir bir bozguna ugrattiktan sonra Kutuz'u öldürerek tahta geçen Baybars Haçlilara karsi yogun bir kampanya baslatti. 1265'te Kaysâriyye, Hayfa ve Arsuf'u, ertesi yil Galilea'yi, 1268'de Antakya'yi ele geçirdi ve 1271'de Haspitalier sövalyelerinin karargâhini zaptetti. Bu gelismeler Avrupa'da büyük yanki uyandirdi. IX. Louis yeni bir sefer için hazirliga basladi ve 1270'de Tunus'u isgal etmek gayesiyle harekete geçti. Onun yolda ölümü üzerine Prens Edward kumandasindaki haçlilar basari saglayamadilar. 1289'da Trablussam, 1291'de de haçlilarin son kalesi Akkâ düstü. Papa IV. Nicholaus ve halefleri dogudaki hristiyanlara yardimci olmak amaciyla tesebbüse geçtilerse de sonuç alamadilar. Fransa ile Ingiltere aralarindaki çekismeler yüzünden bu hareketi yeterince destekleyemediler. Üstelik Avrupa ekonomik açidan da giderek zayif düsmüstü. Haçli seferleri daha sonraki asirlarda devam etmekle beraber bunlarin gayesi artik kutsal topraklari elegeçirmek degil Avrupa'daki Osmanli ilerleyisini durdurmakti.

    Osmanlilarin Balkanlara girip Bulgaristan'i ve Sirbistan'in bir kismini ele geçirmesi üzerine bütün Avrupa Hristiyan dünyasi hazirladigi birlesik ordularla Osmanlilar üzerine saldiriya geçtiler. Kurulan Balkan ittifakiyla Bulgarlar, Sirplar, Macarlar, Arnavutlar ve Ulahlar Kosova'da müslümanlara saldirdilarsa da büyük kayiplar vererek geri çekildiler. Fakat birkaç yil sonra Balkan ittifâkina katilan milletlere ek olarak Fransiz, Italy an ve 0ngilizlerin de yer aldigi büyük bir Haçli ordusu daha harekete geçip Balkanlarda müslümanlara saldirdi. Nigbolu'da meydana gelen s avasta Haçlilar büyük bir bozguna ugratildilar.

    Günümüze kadar devam eden Batililarin saldirilari I. Dünya savasinda Osmanliyi yikarak daha sonralari Kuzey Afrika ve Ortadogu'yu istila edip birçok küçük devletçikler kurarak emperyalist bir ruhla sömürmeye baslamislardir. Bütün bunlar yetmiyormus gibi Islâm dünyasinin merkezinde mukaddes Kudüs çevresinde Yahudi devletini kurmakla veya bu devletin kurulmasi için en büyük yardimi saglamakla haçli zihniyetlerini bir kez daha ortaya koydular. Filistin, Kesmir ve Afganistan'in isgali Kibris konusundaki tutumlari haçli zihniyetinin bir devami olarak yasanirligini sürdürmektedir

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 07.07.2004 - 02:51

    Haçlı Seferleri hala devam ediyor ama artık hücumlarına karşı güçlü bir kale değil nerdeyse doğuya karşı onların kalesi haline geldik...

  • Mruhi Gönen
    Mruhi Gönen 06.07.2004 - 21:49

    İlk seferinde diğer hırıstıyan ülkeleri bile ezerek doğuya doğru gelen bir sefer.

  • Adsa Dasda
    Adsa Dasda 24.02.2004 - 00:29

    awrupalıların turizm amaçlı yaptıkları gezilerdir...

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 01.07.2003 - 17:01

    Türklere İslam aleminde büyük yer kazandıran seferlerdir...